Bursa’da Emekli İsyanı: “Bu Düzen Emekliyi Açlığa, Hastalığa ve Sessiz Ölüme Mahkûm Ediyor”
Bursa’da Emekli İsyanı: “Bu Düzen Emekliyi Açlığa, Hastalığa ve Sessiz Ölüme Mahkûm Ediyor”
Devrimci Emekliler Sendikası Bursa Şubesi, Sürmeli Selçuk Söğüt'ün açıklamasıyla emeklilerin ekonomik yıkımını ve sağlık sistemindeki sorunları gündeme taşıdı. Sendika; maaş artışı, ücretsiz sağlık hizmeti ve hakların iadesini talep etti.
Haber Giriş Tarihi: 14.05.2026 23:30
Haber Güncellenme Tarihi: 11.09.2026 20:34
Kaynak:
Bülten
Bursa'da düzenlenen basın açıklamasında Devrimci Emekliler Sendikası Bursa Şubesi, emeklilerin yaşadığı ağır ekonomik ve sosyal yıkımı sert sözlerle gündeme taşıdı. Şube Sekreteri Sürmeli Selçuk Söğüt tarafından yapılan açıklamada, mevcut ekonomik düzenin uzakta emekliyi “insanca yaşamdan koptuğu” vurgulanırken, hükümetin uyguladığı politikalar “örgütleme zayıflaştırma sistemi” olarak nitelendirildi.
Sendika açıklaması, yalnızca maaşın kesilmesiyle getirilip sıradan bir protesto edilmekten öte, Türkiye'de emeklilerin içine sürüklendiği yaşam koşullarına yönelik çok sert bir toplumsal itiraz uygulandı. Açıklamada kullanılan ifadeler, emeklilerin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve psikolojik bir kırıklıklarla karşı karşıya olduğu gözlerin önünde serdi.
“Emeklilik Dinlenme Dönemi Değil, Hayatta Kalma Savaşına Dönüştü”
Basın açıklamasında konuşan Sürmeli Selçuk Söğüt, ülkenin üretim gücü omuzlayan emeklilerin bugün “devletin sırtında yük” gibi gösterildiğini belirterek sert tepki gösterdi.
Açıklamada, fabrikalardan hastanelere, okullardan tarlalara kadar ülkenin her alanında yıllarca emek veren milyonlarca yurttaşın bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlandığı ifade edildi. Emekliliğin artık huzurlu bir yaşam evresi olmaktan çıktığı belirtilirken, mevcut ekonomik sistemin emeklileri doğrudan “sefalet rejimi” içine ittiği savunuldu.
Sendika yönetimi, özellikle son yıllarda hızla artan hayat pahalılığı karşısında emekli maaşlarının eridiğini, milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, “iktidarın emekliyi görünmez hale getirmeye çalıştığını” öne sürdü.
Sağlık Sistemine Ağır Eleştiri: “Randevu Almak Milli Piyango Gibi”
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri sağlık sistemine yönelik sert eleştiriler oldu. Emeklilerin ilerleyen yaşları nedeniyle sağlık hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Söğüt, bugün kamusal sağlık sisteminin emekliler açısından erişilemez hale geldiğini ifade etti.
Özellikle Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden uzman doktora ulaşmanın neredeyse imkânsız hale geldiği belirtilirken, göz, kardiyoloji, nöroloji ve ortopedi gibi kritik branşlarda aylar sonrasına randevu verildiği vurgulandı.
Açıklamada, “Bizlerin o süreyi bekleyecek zamanı, sağlığı ya da ömrü olup olmadığı kimsenin umurunda değil” ifadeleri kullanılırken, kamu hastanelerindeki yoğunluk ve sağlık sistemindeki tıkanıklığın, dar gelirli yurttaşları özel hastanelere mecbur bıraktığı savunuldu.
Muayene ücretleri, ilaç katkı payları ve sürekli artan fark ücretlerinin de emekli maaşlarını daha cebe girmeden erittiği belirtilirken, mevcut sistem “hastaları enkaz altında bırakan bir sağlık çöküşü” olarak tanımlandı.
“İktidar Emeklinin Sofrasına Kadar Müdahale Ediyor”
Devrimci Emekliler Sendikası’nın açıklamasında ekonomik kriz ve hayat pahalılığına ilişkin kullanılan ifadeler ise dikkat çekici sertlikteydi.
Türkiye’de açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 115 bin lirayı aştığı belirtilirken, milyonlarca emeklinin 20 bin lira seviyesindeki maaşlarla yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi.
Eskiden temel tüketim ürünü olan et, peynir ve süt ürünlerinin artık emekliler için ulaşılması zor lüksler haline geldiği vurgulanırken, açıklamada şu dikkat çekici değerlendirmelere yer verildi:
“İktidar artık emeklinin ne yiyeceğine, ne kadar protein tüketebileceğine, hangi saatte ucuz ekmek kuyruğuna gireceğine kadar karar veren bir noktaya gelmiştir.”
Açıklamada Avrupa’daki emeklilerin sosyal yaşam ve tatil imkanlarına dikkat çekilirken, Türkiye’de milyonlarca emeklinin yaşam alanının “mutfak ile oturma odası arasındaki dar koridora sıkıştığı” ifade edildi.
Bayram İkramiyesi Tepkisi: “İkramiye Değil, Sus Payı”
Sendika yönetimi, yıllardır tartışma konusu olan bayram ikramiyelerine ilişkin de çok sert ifadeler kullandı.
Kamuoyuna “müjde” olarak sunulan 4 bin liralık bayram ikramiyesinin gerçek yaşam koşulları karşısında hiçbir anlam taşımadığı belirtilirken, bu rakamla kurbanlık almayı bıraktığı, temel piyasa ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığı vurgulandı.
Torunlara bayram harçlığı verilmesinin bile lüks hale geldiği ifade edilen raporda, mevcut ikramiyelerin ayrı ayrı emeklilere verilen değeri gösterildiği savunularak, “Bu ödeme artık bir bayram ikramiyesi değil, açıkça bir sus payıdır” denildi.
Seyyanen Zam Tartışması: “Emekliye Açık Ayrımcılık”
Basın açıklamalarında memur emeklilerine yönelik seyyanen zam düzenlemesi hedef alındı. Aktif görevdeki memurlara verilen seyyanen artışının emekli memurların maaşlarına yansıtılmamasının büyük bir adaletsizliğin yansıtıldığı belirtildi.
Aynı kurumlarda uzun süre çalışan insanların emekli olduktan sonra ciddi gelir kaybı ifade edilirken, bu muamelenin “emekliliği cezaya dönüştürüldüğü” savunuldu.
Sendika, emekliler ile aktif çalışanlar arasındaki maaş farkının geçen gün daha da büyüdüğünü belirterek, bunun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı.
“Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz”
Açıklamanın sonunda Devrimci Emekliler Sendikası, yaygın olarak dağıtılan net öğeler halinde duyurdu.
Sendika;
En düşük maaşlı emekliliğin insanca yaşam koşullarının ortadan kaldırılması,
Sağlıkta alınan tüm katkı ödemelerinin sunulması,
Emeklilere ücretsiz ve demokratik sağlık hizmetlerinin sunulması,
Bayram ikramiyelerinin en az bir asgari ücret düzeylerine yükseltilmesi,
Sendikal bölgedeki baskıların bebeklerini,
DİSK Dev-Sen'in toplu sözleşmelerinde meşru taraf olarak kabul talep etti.
Açıklama, meydanda atılan sert sloganlarla sona erdi:
"Evlerimize hapsedilmeyeceğiz!
Gasp edilen haklarımızı alana kadar alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız!"
Meydanda sık sık:
“Yaşasın DİSK!”
“Yaşasın DEV Emekli-Sen!”
“Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”
Sloganlar artarken, emeklilerin süreç süreci daha geniş katılımlı eylemler düzenlemeye hazırlandığı mesajı verildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa’da Emekli İsyanı: “Bu Düzen Emekliyi Açlığa, Hastalığa ve Sessiz Ölüme Mahkûm Ediyor”
Devrimci Emekliler Sendikası Bursa Şubesi, Sürmeli Selçuk Söğüt'ün açıklamasıyla emeklilerin ekonomik yıkımını ve sağlık sistemindeki sorunları gündeme taşıdı. Sendika; maaş artışı, ücretsiz sağlık hizmeti ve hakların iadesini talep etti.
Bursa'da düzenlenen basın açıklamasında Devrimci Emekliler Sendikası Bursa Şubesi, emeklilerin yaşadığı ağır ekonomik ve sosyal yıkımı sert sözlerle gündeme taşıdı. Şube Sekreteri Sürmeli Selçuk Söğüt tarafından yapılan açıklamada, mevcut ekonomik düzenin uzakta emekliyi “insanca yaşamdan koptuğu” vurgulanırken, hükümetin uyguladığı politikalar “örgütleme zayıflaştırma sistemi” olarak nitelendirildi.
Sendika açıklaması, yalnızca maaşın kesilmesiyle getirilip sıradan bir protesto edilmekten öte, Türkiye'de emeklilerin içine sürüklendiği yaşam koşullarına yönelik çok sert bir toplumsal itiraz uygulandı. Açıklamada kullanılan ifadeler, emeklilerin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve psikolojik bir kırıklıklarla karşı karşıya olduğu gözlerin önünde serdi.
“Emeklilik Dinlenme Dönemi Değil, Hayatta Kalma Savaşına Dönüştü”
Basın açıklamasında konuşan Sürmeli Selçuk Söğüt, ülkenin üretim gücü omuzlayan emeklilerin bugün “devletin sırtında yük” gibi gösterildiğini belirterek sert tepki gösterdi.
Açıklamada, fabrikalardan hastanelere, okullardan tarlalara kadar ülkenin her alanında yıllarca emek veren milyonlarca yurttaşın bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlandığı ifade edildi. Emekliliğin artık huzurlu bir yaşam evresi olmaktan çıktığı belirtilirken, mevcut ekonomik sistemin emeklileri doğrudan “sefalet rejimi” içine ittiği savunuldu.
Sendika yönetimi, özellikle son yıllarda hızla artan hayat pahalılığı karşısında emekli maaşlarının eridiğini, milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, “iktidarın emekliyi görünmez hale getirmeye çalıştığını” öne sürdü.
Sağlık Sistemine Ağır Eleştiri: “Randevu Almak Milli Piyango Gibi”
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri sağlık sistemine yönelik sert eleştiriler oldu. Emeklilerin ilerleyen yaşları nedeniyle sağlık hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Söğüt, bugün kamusal sağlık sisteminin emekliler açısından erişilemez hale geldiğini ifade etti.
Özellikle Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden uzman doktora ulaşmanın neredeyse imkânsız hale geldiği belirtilirken, göz, kardiyoloji, nöroloji ve ortopedi gibi kritik branşlarda aylar sonrasına randevu verildiği vurgulandı.
Açıklamada, “Bizlerin o süreyi bekleyecek zamanı, sağlığı ya da ömrü olup olmadığı kimsenin umurunda değil” ifadeleri kullanılırken, kamu hastanelerindeki yoğunluk ve sağlık sistemindeki tıkanıklığın, dar gelirli yurttaşları özel hastanelere mecbur bıraktığı savunuldu.
Muayene ücretleri, ilaç katkı payları ve sürekli artan fark ücretlerinin de emekli maaşlarını daha cebe girmeden erittiği belirtilirken, mevcut sistem “hastaları enkaz altında bırakan bir sağlık çöküşü” olarak tanımlandı.
“İktidar Emeklinin Sofrasına Kadar Müdahale Ediyor”
Devrimci Emekliler Sendikası’nın açıklamasında ekonomik kriz ve hayat pahalılığına ilişkin kullanılan ifadeler ise dikkat çekici sertlikteydi.
Türkiye’de açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 115 bin lirayı aştığı belirtilirken, milyonlarca emeklinin 20 bin lira seviyesindeki maaşlarla yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi.
Eskiden temel tüketim ürünü olan et, peynir ve süt ürünlerinin artık emekliler için ulaşılması zor lüksler haline geldiği vurgulanırken, açıklamada şu dikkat çekici değerlendirmelere yer verildi:
“İktidar artık emeklinin ne yiyeceğine, ne kadar protein tüketebileceğine, hangi saatte ucuz ekmek kuyruğuna gireceğine kadar karar veren bir noktaya gelmiştir.”
Açıklamada Avrupa’daki emeklilerin sosyal yaşam ve tatil imkanlarına dikkat çekilirken, Türkiye’de milyonlarca emeklinin yaşam alanının “mutfak ile oturma odası arasındaki dar koridora sıkıştığı” ifade edildi.
Bayram İkramiyesi Tepkisi: “İkramiye Değil, Sus Payı”
Sendika yönetimi, yıllardır tartışma konusu olan bayram ikramiyelerine ilişkin de çok sert ifadeler kullandı.
Kamuoyuna “müjde” olarak sunulan 4 bin liralık bayram ikramiyesinin gerçek yaşam koşulları karşısında hiçbir anlam taşımadığı belirtilirken, bu rakamla kurbanlık almayı bıraktığı, temel piyasa ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığı vurgulandı.
Torunlara bayram harçlığı verilmesinin bile lüks hale geldiği ifade edilen raporda, mevcut ikramiyelerin ayrı ayrı emeklilere verilen değeri gösterildiği savunularak, “Bu ödeme artık bir bayram ikramiyesi değil, açıkça bir sus payıdır” denildi.
Seyyanen Zam Tartışması: “Emekliye Açık Ayrımcılık”
Basın açıklamalarında memur emeklilerine yönelik seyyanen zam düzenlemesi hedef alındı. Aktif görevdeki memurlara verilen seyyanen artışının emekli memurların maaşlarına yansıtılmamasının büyük bir adaletsizliğin yansıtıldığı belirtildi.
Aynı kurumlarda uzun süre çalışan insanların emekli olduktan sonra ciddi gelir kaybı ifade edilirken, bu muamelenin “emekliliği cezaya dönüştürüldüğü” savunuldu.
Sendika, emekliler ile aktif çalışanlar arasındaki maaş farkının geçen gün daha da büyüdüğünü belirterek, bunun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı.
“Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz”
Açıklamanın sonunda Devrimci Emekliler Sendikası, yaygın olarak dağıtılan net öğeler halinde duyurdu.
Sendika;
En düşük maaşlı emekliliğin insanca yaşam koşullarının ortadan kaldırılması,
Sağlıkta alınan tüm katkı ödemelerinin sunulması,
Emeklilere ücretsiz ve demokratik sağlık hizmetlerinin sunulması,
Bayram ikramiyelerinin en az bir asgari ücret düzeylerine yükseltilmesi,
Sendikal bölgedeki baskıların bebeklerini,
DİSK Dev-Sen'in toplu sözleşmelerinde meşru taraf olarak kabul talep etti.
Açıklama, meydanda atılan sert sloganlarla sona erdi:
"Evlerimize hapsedilmeyeceğiz!
Gasp edilen haklarımızı alana kadar alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız!"
Meydanda sık sık:
“Yaşasın DİSK!”
“Yaşasın DEV Emekli-Sen!”
“Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”
Sloganlar artarken, emeklilerin süreç süreci daha geniş katılımlı eylemler düzenlemeye hazırlandığı mesajı verildi.
Kaynak: Bülten
En Çok Okunan Haberler