Hava Durumu

#Hayat Pahalılığı

- Hayat Pahalılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayat Pahalılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Yıldırım’dan “Saha Siyaseti” Mesajı: Her Mahalleye Ulaşacağız Haber

İYİ Parti Yıldırım’dan “Saha Siyaseti” Mesajı: Her Mahalleye Ulaşacağız

BURSA – İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, yürütülen teşkilat çalışmalarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım'da siyasetin masa başında değil, hayatın her alanında sürdürüleceğini belirten Seyis'in sözleri, teşkilatın yeni dönem çalışma stratejisinin net bir göstergesi olarak yorumlandı. BURSA/YILDIRIM – İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis , yeni dönemde saha faaliyetlerine ağırlık vererek, vatandaşla doğrudan iletişim kurarak siyaset yapmaya devam edeceklerini ifade etti. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı tarafından paylaşılan "Siyaset kolay değil! Ama biz yılmayız. Çünkü bu dava gönül işidir" vurgusuyla, önümüzdeki süreçte mahalle ziyaretleri ve esnaf buluşmalarına öncelik verileceği kaydedildi. “Klavyenin başında değil, sokaktayız” Seyis, siyasetin yalnızca toplantı salonları ve sosyal medya üzerinden yürütülecek bir mekanizma olmadığını hatırlatarak, sorunların yerinde tespit edilmesinin kritik önemine dikkat çekti. Teşkilatla birlikte mahalle mahalle gezeceklerini, esnaf ziyaretlerini artıracaklarını ve kahvehanelerden sokaklara kadar her noktada vatandaşla temas kuracaklarını belirten Seyis, "Biz sadece sosyal medyada yazmıyoruz; sahadayız. Vatandaşımızla istişare ediyor, Türkiye'ye ve Yıldırım'a dair görüşlerimizi anlatıyoruz" şeklinde konuştu. Siyasi süreçlerde farklı görüşler ve eleştirilerle karşılaşmanın doğal olduğunu ifade eden Seyis, bu durumun sahadaki kararlılıklarını etkilemeyeceğini vurguladı. “Vatandaşın talepleri bizim programımız” Yıldırım'da ekonomi, hayat pahalılığı, esnafın yaşadığı güçlükler, gençlerin gelecek kaygıları ve yerel hizmet beklentilerini yakından takip ettiklerini belirten Seyis, çözüm yollarını vatandaşla birlikte istişare edeceklerini söyledi. Hukuk, adalet, ekonomi, eğitim ve milli değerlerin İYİ Parti'nin temel stratejilerini oluşturduğunu kaydeden Seyis, siyasi başarının temelinin vatandaşla kurulacak güçlü bir güven bağına dayandığını ifade etti. İYİ Parti Yıldırım teşkilatının önümüzdeki dönemde mahalle buluşmaları, esnaf ziyaretleri ve vatandaş görüşmelerini sahada yoğunlaştıracağı bildirildi. Seyis, "Siyaset sabır ve emek işidir. Vazgeçmeden, yorulmadan vatandaşımızı dinlemeye ve mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz" mesajını paylaştı. "Hakaret de işitiriz, eleştiri de alırız, zorluk da yaşarız. Ama milletimize anlatmaktan, sahada yer almaktan ve mücadele etmekten asla vazgeçmeyiz."

DSP’den Temizlik Emekçilerine Saha Ziyareti: “Sorunları Yerinde Dinliyoruz” Haber

DSP’den Temizlik Emekçilerine Saha Ziyareti: “Sorunları Yerinde Dinliyoruz”

Demokratik Sol Parti (DSP) İl Başkanı Mehmet Seskır, kentteki işçi işçileriyle bir araya gelerek çalışma koşulları, ekonomik zorluklar ve beklentiler üzerine görüş alışverişinde bulundu. Sabahın erken saatleri mesaiye başlayan temizlik emekçilerini ziyaret eden Seskır, çalışanların talep ve önerilerini yerinde dinledi. Demokratik Sol Parti (DSP) İl Başkanı Mehmet Seskır , günün ilk ışıklarında göreve uygun temizlik işçileriyle buluşarak çalışma koşullarını, ekonomik açıdan ve sosyal hakların düşüncelerine göre beklentileridi. Saha ziyaretleri kapsamında çalışanlarla sohbet eden Seskır, temizlik personelinin kentsel sürdürülebilirliği ve toplumsal sağlığın korunmasının kritik bir sorumluluğunun üstlendiğini belirtti. “Şehrin görünmeyen kahramanları” Temizlik çalışanlarının zorlu hava şartlarına ve ağır iş yüküne rağmen kamu hizmeti sunmaya devam ettiğini vurgulayan Seskır, “Vatandaşlarımız temiz sokaklara uyanıyorsa bunda gece gündüz demeden çalışan temizlik emekçilerimizin büyük payı var.Onların şehirlerimizin görünmeyen kahramanları” dedi. Yapılan görüşmelerde; hayat pahalılığı, ücretler, çalışma saatleri, fazla mesai, iş yükü, sosyal haklar ve iş güvenliği gibi konular ön planın çıkarılarak genişletilmesiyle getirildi. Özellikle yoğun trafik altında ve çeşitli atıklarla temas halinde çalışarak dayanıklılığa dayanıklılığa dikkat çeken Seskır, koruyucu kıyafet ve ekipmanların eksiksiz bakımının sağlandığını vurguladı. Talepler rapor edildi Çalışanlardan gelen tüm görüş ve taleplerin kayıt belgesi alındığını Seskırarak, bu taleplerin özet bir rapor haline getirilerek ilgili kurumlara iletileceğini duyurdu. Saha ziyaretlerinin farklı meslek gruplarıyla devam edeceğini söyleyen Seskır, "Sorunları masanın başında değil, sahada doğrudan vatandaşımızdan dinliyoruz. Çözüm üretmenin ilk adımı, insanların sesine kulak vermektir" ifadesini kullandı. DSP'nin emek, sosyal adalet ve dayanıklılığını esas alan politikalarını sürdüreceğini belirten Seskır, temizlik çalışanlarının yaşam ve çalışma koşullarının tercih edilebilir yöndeki taleplerin takipçisi olacaklarını kaydetti. Seskır, DSP'nin sosyal adalet ve dayanışma politikaları çerçevesinde toplumun her kesimiyle buluşmaya devam edeceklerini ifade ederek, temizlik sorunlarının sorunlarının takipçisi olacaklarını ve çözüm odaklı yaklaşımı sürdüreceklerini söyledi.

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz” Haber

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz”

BURSA – Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamu alımları ve ihale sistemi devam etmekte olup, Türkiye'de kamuya yönelik kullanıma yönelik mevcut anlayış sert sözlerle eleştirdi. Kamu alımlarında şeffaflığın giderek ortadan kaybolduğunu, rekabetin zayıfladığını ve istisnai uygulamaların olağan hale getirildiğini savunan Yurtsever, “Milletin alın terinden oluşan kaynaklar üzerinde hiç kimseden tasarruf hakkı yoktur” dedi. Türkiye'nin ağır ekonomik koşullarının sona erdiği Yurtsever, dünyanın her yerindeki vatandaşın hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetiyle mücadele ettiği bir dönemdeki kamunun nasıl gerçekleştiğini ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Yurtsever, buna karşılık kamu harcamalarındaki tartışmaların toplumsal vicdanında ciddi soruların oluştuğunu kaydetti. “Kamu alımları sistemi yıllar içerisinde yapılan düzenlemelerle kayıtlardan çıkarılmıştır” diyen Yurtsever, açık rekabeti esas alan ihale anlayışının yerinin giderek daha kapalı ve ısınması zor kopyaların ayrılmasını savundu. “İstisnalar Kural Haline Getirildi” Açıklamada kamu alımlarındaki istisna uygulamalarına dikkat çeken Yurtsever, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir ülkede istisnalar çoğaldıkça şeffaflık artar, şeffaflık azaldıkça da milletin devlete olan güveni zarar görür. Kamu alımlarında açık ihale yöntemi temel kural olması gerekirken, bugün istisnai yöntemler giderek yaygınlaştığında ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Devletin kasalarından çıkan her kuruşun hesabı millete." Yurtsever, kamu yönetiminin hesap verebilirliğinin zayıflamasının yalnızca ekonomik olmadığını, aynı zamanda demokratik bir sorun olduğunu belirterek, kamu hizmetlerinin kullanımında toplumsal bilgi alma olanağının bozulmasının olduğunu söyledi. “86 Milyonun Hakkı Korunmalıdır” Saadet Partisi olarak kamu malını bir emanet olarak gördüklerini vurgulayan Yurtsever, kamu harcamalarının belli kesimlerin değil bütünlüklü ortak değer olduğunu ifade etti. "Bu finansman herhangi bir grup, çevrenin veya ayrıcalıklı kesimin değil; 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkıdır. Milletin vergileriyle oluşan bütçe üzerinde tasarrufluluk kolaylığı her zaman kamuya ait olmalıdır. Kamu maliyeleri siyasi, bürokratik veya ekonomik güç odaklarının değil, milletin emanetidir" dedi. “Türkiye İsrafı Değil Tasarrufu Konuşmalıdır” Türkiye'nin ekonomik gerçekleri ortadayken kamu yönetimi tasarruf bilgilerinin ayrılmasını değiştirerek Yurtsever, kamu harcamalarında verimlilik ve denetimin çalışmalarının zorunlu olduğunu ifade etti. "Bugün vatandaş pazarında, piyasada ve faturalarında ağır bir yük gösterirken devletin en küçük israfın bile kabul edilmesi mümkün değildir. Türkiye'nin ihtiyaçlarının kamu kaynakları hoyratça tüketen anlayışlar değil, tasarruf esası alan, adaleti önceleyen ve milletin emanetine sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır" diye konuştu. “Her Kuruşun Hesabı Sorulmalıdır” Açıklamanın sonuna kadar kamu yönetiminin şeffaflık ve dürüstlük çağrısını yineleyen Yurtsever, bütçenin harcandığı her kuruşun kamuoyu tarafından denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. "Darı fedakarlık yaparken kamu yönetiminin de aynı esnekliği göstermesi gerekir. Her kuruşun hesabının verilmesi, ihalelerin şeffaf biçimde yürütülmesi, denetim bloğunun güçlü bir sistem hem ekonomik kayıpları önleyecek hem de devlete fiili güveni artıracaktır. Kamu malına emanet gözüyle bakılmadıkça ne israf önlenebilir ne de adalet tesis edilebilir." Saadet Partili Yurtsever'in açıklamaları, kamu ihaleleri, kamu harcamaları ve devletin yönettiği şeffaflık tartışmalarının yeniden gündemde olduğu bir dönemde dikkat çeken eleştiriler arasında yer aldı.

Bursa’da Emekli İsyanı: “Bu Düzen Emekliyi Açlığa, Hastalığa ve Sessiz Ölüme Mahkûm Ediyor” Haber

Bursa’da Emekli İsyanı: “Bu Düzen Emekliyi Açlığa, Hastalığa ve Sessiz Ölüme Mahkûm Ediyor”

Bursa'da düzenlenen basın açıklamasında Devrimci Emekliler Sendikası Bursa Şubesi, emeklilerin yaşadığı ağır ekonomik ve sosyal yıkımı sert sözlerle gündeme taşıdı. Şube Sekreteri Sürmeli Selçuk Söğüt tarafından yapılan açıklamada, mevcut ekonomik düzenin uzakta emekliyi “insanca yaşamdan koptuğu” vurgulanırken, hükümetin uyguladığı politikalar “örgütleme zayıflaştırma sistemi” olarak nitelendirildi. Sendika açıklaması, yalnızca maaşın kesilmesiyle getirilip sıradan bir protesto edilmekten öte, Türkiye'de emeklilerin içine sürüklendiği yaşam koşullarına yönelik çok sert bir toplumsal itiraz uygulandı. Açıklamada kullanılan ifadeler, emeklilerin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve psikolojik bir kırıklıklarla karşı karşıya olduğu gözlerin önünde serdi. “Emeklilik Dinlenme Dönemi Değil, Hayatta Kalma Savaşına Dönüştü” Basın açıklamasında konuşan Sürmeli Selçuk Söğüt, ülkenin üretim gücü omuzlayan emeklilerin bugün “devletin sırtında yük” gibi gösterildiğini belirterek sert tepki gösterdi. Açıklamada, fabrikalardan hastanelere, okullardan tarlalara kadar ülkenin her alanında yıllarca emek veren milyonlarca yurttaşın bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlandığı ifade edildi. Emekliliğin artık huzurlu bir yaşam evresi olmaktan çıktığı belirtilirken, mevcut ekonomik sistemin emeklileri doğrudan “sefalet rejimi” içine ittiği savunuldu. Sendika yönetimi, özellikle son yıllarda hızla artan hayat pahalılığı karşısında emekli maaşlarının eridiğini, milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, “iktidarın emekliyi görünmez hale getirmeye çalıştığını” öne sürdü. Sağlık Sistemine Ağır Eleştiri: “Randevu Almak Milli Piyango Gibi” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri sağlık sistemine yönelik sert eleştiriler oldu. Emeklilerin ilerleyen yaşları nedeniyle sağlık hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Söğüt, bugün kamusal sağlık sisteminin emekliler açısından erişilemez hale geldiğini ifade etti. Özellikle Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden uzman doktora ulaşmanın neredeyse imkânsız hale geldiği belirtilirken, göz, kardiyoloji, nöroloji ve ortopedi gibi kritik branşlarda aylar sonrasına randevu verildiği vurgulandı. Açıklamada, “Bizlerin o süreyi bekleyecek zamanı, sağlığı ya da ömrü olup olmadığı kimsenin umurunda değil” ifadeleri kullanılırken, kamu hastanelerindeki yoğunluk ve sağlık sistemindeki tıkanıklığın, dar gelirli yurttaşları özel hastanelere mecbur bıraktığı savunuldu. Muayene ücretleri, ilaç katkı payları ve sürekli artan fark ücretlerinin de emekli maaşlarını daha cebe girmeden erittiği belirtilirken, mevcut sistem “hastaları enkaz altında bırakan bir sağlık çöküşü” olarak tanımlandı. “İktidar Emeklinin Sofrasına Kadar Müdahale Ediyor” Devrimci Emekliler Sendikası’nın açıklamasında ekonomik kriz ve hayat pahalılığına ilişkin kullanılan ifadeler ise dikkat çekici sertlikteydi. Türkiye’de açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 115 bin lirayı aştığı belirtilirken, milyonlarca emeklinin 20 bin lira seviyesindeki maaşlarla yaşam mücadelesi verdiği ifade edildi. Eskiden temel tüketim ürünü olan et, peynir ve süt ürünlerinin artık emekliler için ulaşılması zor lüksler haline geldiği vurgulanırken, açıklamada şu dikkat çekici değerlendirmelere yer verildi: “İktidar artık emeklinin ne yiyeceğine, ne kadar protein tüketebileceğine, hangi saatte ucuz ekmek kuyruğuna gireceğine kadar karar veren bir noktaya gelmiştir.” Açıklamada Avrupa’daki emeklilerin sosyal yaşam ve tatil imkanlarına dikkat çekilirken, Türkiye’de milyonlarca emeklinin yaşam alanının “mutfak ile oturma odası arasındaki dar koridora sıkıştığı” ifade edildi. Bayram İkramiyesi Tepkisi: “İkramiye Değil, Sus Payı” Sendika yönetimi, yıllardır tartışma konusu olan bayram ikramiyelerine ilişkin de çok sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “müjde” olarak sunulan 4 bin liralık bayram ikramiyesinin gerçek yaşam koşulları karşısında hiçbir anlam taşımadığı belirtilirken, bu rakamla kurbanlık almayı bıraktığı, temel piyasa ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığı vurgulandı. Torunlara bayram harçlığı verilmesinin bile lüks hale geldiği ifade edilen raporda, mevcut ikramiyelerin ayrı ayrı emeklilere verilen değeri gösterildiği savunularak, “Bu ödeme artık bir bayram ikramiyesi değil, açıkça bir sus payıdır” denildi. Seyyanen Zam Tartışması: “Emekliye Açık Ayrımcılık” Basın açıklamalarında memur emeklilerine yönelik seyyanen zam düzenlemesi hedef alındı. Aktif görevdeki memurlara verilen seyyanen artışının emekli memurların maaşlarına yansıtılmamasının büyük bir adaletsizliğin yansıtıldığı belirtildi. Aynı kurumlarda uzun süre çalışan insanların emekli olduktan sonra ciddi gelir kaybı ifade edilirken, bu muamelenin “emekliliği cezaya dönüştürüldüğü” savunuldu. Sendika, emekliler ile aktif çalışanlar arasındaki maaş farkının geçen gün daha da büyüdüğünü belirterek, bunun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı. “Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz” Açıklamanın sonunda Devrimci Emekliler Sendikası, yaygın olarak dağıtılan net öğeler halinde duyurdu. Sendika; En düşük maaşlı emekliliğin insanca yaşam koşullarının ortadan kaldırılması, Sağlıkta alınan tüm katkı ödemelerinin sunulması, Emeklilere ücretsiz ve demokratik sağlık hizmetlerinin sunulması, Bayram ikramiyelerinin en az bir asgari ücret düzeylerine yükseltilmesi, Sendikal bölgedeki baskıların bebeklerini, DİSK Dev-Sen'in toplu sözleşmelerinde meşru taraf olarak kabul talep etti. Açıklama, meydanda atılan sert sloganlarla sona erdi: "Evlerimize hapsedilmeyeceğiz! Gasp edilen haklarımızı alana kadar alanlardayız, sokaklardayız, omuz omuzayız!" Meydanda sık sık: “Yaşasın DİSK!” “Yaşasın DEV Emekli-Sen!” “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” Sloganlar artarken, emeklilerin süreç süreci daha geniş katılımlı eylemler düzenlemeye hazırlandığı mesajı verildi.

Baki Bekar’dan Sert Çıkış: “Söz Verdiniz, Zamla Geldiniz!” Haber

Baki Bekar’dan Sert Çıkış: “Söz Verdiniz, Zamla Geldiniz!”

Orhangazi kamuoyunda yankı uyandıran su tarifesi tartışmaları, Demokrat Parti cephesinden gelen çok sert açıklamayla yeni bir boyut kazandı. Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar, seçimden önce verilen vaatlerin tam olarak hareket ettiğini belirtti, yerel yönetim ağır sözlerle eleştirdi. Bekar, yaptığı açıklamalarda özellikle Mustafa Bozbey üzerinden yürürken kamuoyuna sunulan “indirim” söylemlerinin gerçeğini yansıttığını savundu. Seçim döneminde vatandaşın ekonomik kaybıyla vaadiyle oy talep edildiğini hatırlatan Bekar, şu ifadelerle tepki gösterdi: "Ne oldu o vaatlere? Hani suya indirim yapıldı mı? Hani vatandaşın cebine nefes aldırılacak mıydı? Daha koltuğa otururken yüzde 16 zamla karşı karşıya kalan bir halk var! Bu mudur sosyal belediyecilik, bu mudur verilen sözlerin yanında mı?" Bekar, açıklamada zam kararının yalnızca ekonomik bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda siyasi bir güven oluştuğunun belirtildiğini vurguladı. Vatandaşın artan hayatının pahalılığı altında ezildiğini söyleyen Bekar, su gibi temel bir ihtiyaç üzerinden yapılan patlamaların kabul edilemez olduğunu dile getirdi. "Bugün Orhangazi'de yaşayan bir vatandaşı, faturalarına baktığında verilen sözlerle karşılaşılan gerçek arasındaki uçurumu net olarak görüyor. Bu zaman, sadece bir fiyat artışı değil; aynı zamanda seçmene karşı açık bir hayal gerçekleştiriliyor. Seçim meydanlarında alkış almak, ama o sözlerin arkasında sorumluluk ister." Parti Demokrat İlçe Başkanı, yerel yönetimde şeffaflıktan uzak, da eleştirerek, alınan kararların gerekçelerinin kamuoyuna açık ve net bir şekilde anlatılması ifade etti. Bekar, belediye yönetiminin halktan kopuk bir anlayış sergilediğini öne sürerek, şu sert sözlerle açıklamasını sürdürdü: "Vatandaşın sırtına yük bindirerek yönetim olmaz! Bu anlayış, milletin aklıyla alay etmektir. Eğer gerçekten halkçı bir belediyecilik iddiası varsa, önce verilen sözler tutulur, sonra yeni adımlar atılır. Ama görür ki, sözler bir kenara bırakılmış, zamlar hız kesmeden devam ediyor." Açıklamanın sonunda resmi çağrıda bulunan Bekar, zaman kararının yeniden gözden geçirilmesini talep etti ve şu şekildelerle tamamladı: "Orhangazi halkı bunu hak etmiyor. Bu yanlıştan dönülmeli, verilen sözlerin olması gerekir. Aksi halde bu yardım kaybının siyasi bedeli ağır olacaktır." Bu sert açıklama, Orhangazi'de su tarifeleri üzerinden büyüyen tartışmanın bugünlerde daha da alevleneceğine işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.