Hava Durumu

#Yenilenebilir Enerji

- Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hür Düşünce Hareketi Bursa’da Yeni Kadroyla Sahaya İniyor Haber

Hür Düşünce Hareketi Bursa’da Yeni Kadroyla Sahaya İniyor

Hür Düşünce Hareketi, Bursa'daki teşkilatlanma çalışmalarında yeni bir döneme giriyor. Genel Başkan Süleyman Aksoy'un tarihindeki hareketin Bursa'da yapılmasının başına Salih Can Öz getirildi. Yönetim, arıza ve divan kurullarında görev isimlerinin belirlenmesiyle birlikte hareketin kentteki büyüme süreci de hız kazandı. Bursa'da son dönemde farklı siyasi oluşumların ve sivil hareketlerin kent bölümünde daha fazla yer başlamasıyla birlikte Hür Düşünce Hareketi'nin teşkilatlanması genişletiliyor. Hareketin Bursa'daki yapılanmasında Salih Can Öz ön planda çıkarılırken, yönetim kadrosunda Tarık Vatansever, Sinan Uz, Zeki Saygılı ve Fehmi Etiğ yer aldı. Yeni yapılanmayla birlikte hareketin Bursa'nın ekonomik, sosyal ve siyasi bölünmeye yönelik çalışmalarının yürütülmesi, farklı toplumsal kesimlerle temas kurulması ve yerel ilişkilerle ilgili çözüm önerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bursa yapımının yönetimi belli oldu Paylaşılan teşkilat listesine göre Hür Düşünce Hareketi Bursa Yönetim Kurulu şu şekilde oluşturuldu: Asil üyeler: Salih Can Öz Tarık Vatansever Sinan Uz Zeki Saygılı Fehmi Etiğ Yedek üyeler: Fikret Yorgun Kadir Çolak İlyas Korkmaz Cem Uzuntepe Sinem Kabakçı Hareketin Bursa'daki kurumsal yapısı diğer ayağını ise Denetleme Kurulu oluşturdu. Asil Denetleme Kurulu: Ahmet Yıldırımı Yusuf Öz Metin Ölçümü Yedek Denetleme Kurulu: Berdi Yıldırımı S. Nesrin Ölçümü Mustafa Yıldırım Divan Kurulu'nda ise Ahmet Yıldırımı başkan, Metin Ölçümü ve Zeki Saygılı katip üyesi olarak görev yapacak. Salih Can Öz Bursa yapılanmasının başında Bursa teşkilatının başında bulunan Salih Can Öz, hareketin kentteki yeni dönem dönemlerinde önemli bir sorumluluk üstlenmiş oldu. Ekonomist kimliğiyle öne çıkan Öz'ün turizm ve otelcilik alanında da faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Öz'ün Demokrat Parti eski milletvekili ve Yıldırım Belediye Başkan adayı olarak tanınan Yusuf Öz'ünoğlu'nun bilgileri de özet biyografileri arasında yer alıyor. Öz'ün ekonomi ve iş dünyasındaki deneyiminin, hareketin Bursa'daki yansımasının yansıtılması bekleniyor. “Türkiye'nin Hür Merkezi” yaklaşımı Hür Düşünce Hareketi'nin siyasi söyleminin genel Başkanı Süleyman Aksoy tarafından dile getirilen “Türkiye'nin Hür Merkezi” anlayışı bulunuyor. Hareket, Türkiye'deki siyasi tartışmanın uzun süredir iki kutup üzerinden yürütüldüğünü savunurken, farklı siyasi görüşlerden insanların ortak değerleri etrafında buluşabileceği bağımsız bir merkez oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu anlayışta Cumhuriyet, milli egemenlik, hukuk devleti, demokrasi, özgürlük, insan onuru ve demokratik yönetim gibi temeller öne çıkıyor. Hareket, kendisini yalnızca iktidar ya da muhalefet hayatındaki yerine, kendi hesaplarının tarihinde bilen, iki taraflı da muhalif bağımsız bir siyasi düşünce alanı olarak tanımlıyor. Bursa'da hedef saha çalışması Hür Düşünce Hareketi'nin Bursa yapılanmasının temel başlıklardan biri de teşkilatlanmayı kent merkezinin gerçekleşmesi olacak. Bursa'nın 17 ilçesinin ekonomik ve sosyal açıdan birbirinden farklı ihtiyaçlara sahip olması, yeni yapılanmanın saha araştırmasını önemli hale getiriyor. Sanayi ve ticaretin güçlü olduğu ilçelerin yanı sıra tarım, turizm ve gezi kalkınmanın ön plana çıkan sistemlerde farklı politika önerilerinin geliştirilmesi bekleniyor. Hareketin önümüzdeki dönemdeki ilçelerde toplantılar gerçekleştirmesi, sivil toplum örgütleriyle bir araya gelmesi ve yerel bölgelerle ilgili saha çalışmalarının sürdürülmesi planlanıyor. Gençler ve girişimcilik çerçevelerinin önemli başlıkları arasında Bursa'nın güçlü sanayi ortamında, üniversiteleri ve girişimcilik potansiyeli, ekonomi politikaları açısından hareketin önemli bir çalışma alanı oluşturuluyor. Yüksek katma değerli üretimin sağladığı, teknoloji yatırımlarının desteklediği, genç girişimcilerin önünün açılması ve Bursa ekonomisinin yeni nesil sektörlerle çeşitlendirilmesi hareketin üzerinde durabileceği başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle teknoloji, yazılım, yapay zekâ, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji ve ileri üretim teknolojileri gibi alanlarda Bursa'nın daha güçlü bir konuma taşınması gerektiği yönündeki görüşler dikkat çekiyor. Turizm potansiyeline vurgu Bursa’nın yalnızca sanayi kimliğiyle değil, tarihi ve doğal zenginlikleriyle de öne çıkarılması gerektiği belirtiliyor. Uludağ, İznik, Cumalıkızık, Mudanya, Trilye, Gölyazı, tarihi çarşı ve hanlar bölgesi ile termal kaynakların daha etkin değerlendirilmesi, kent ekonomisinin çeşitlendirilmesine katkı sağlayabilecek alanlar arasında gösteriliyor. Turizm sektöründeki deneyimi nedeniyle Salih Can Öz'ün de bu alanda Bursa'ya yönelik çalışmalarda aktif rol üstlenmesi bekleniyor. “Partilerin arka bahçesi değiliz” mesajı Hür Düşünce Hareketi, kendisini herhangi bir siyasi partinin uzantısı veya geçici siyasi ittifakının parçası olarak tanımlamıyor. Hareketin temel iddiası, farklı siyasi geçmişlerden gelen insanların ortak demokratik ve Cumhuriyetçi değerler etrafında bir araya gelebileceği bağımsız bir yapı oluşturmak. Bu yaklaşımın Bursa’da ne ölçüde karşılık bulacağı ise hareketin önümüzdeki dönemde kuracağı ilişkiler ve sahada ortaya koyacağı çalışmalarla şekillenecek. Kadınlar ve dezavantajlı gruplar da gündemde Yerel siyasette katılımcılığın artırılması, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilinin güçlendirilmesi ve gençlerin siyasi süreçlere daha fazla dahil edilmesi de hareketin öncelikleri arasında gösteriliyor. Bunun yanı sıra engelliler, emekliler, genç işsizler ve sosyal desteğe ihtiyaç duyan vatandaşların sorunlarının sürekli gündemde tutulması gerektiği belirtiliyor. Bu kesimlerle doğrudan temas kurulması, hareketin “hür düşünce” anlayışını yerel düzeyde nasıl hayata geçireceğinin de göstergelerinden biri olacak. Gözler Bursa’daki ilk adımlarda Hür Düşünce Hareketi'nin Bursa yapılanmasında kadroların belirlenmesiyle birlikte gözler yeni dönemde yapılacak çalışmalara çevrildi. Salih Can Öz ve ekibinin hangi ilçelerde teşkilatlanacağı, hangi sivil toplum kuruluşlarıyla temas kuracağı, gençler ve iş dünyasıyla nasıl bir çalışma modeli geliştireceği merak ediliyor. Bursa gibi sanayi, ticaret, tarım ve turizm kapasitesi yüksek; aynı zamanda siyasi rekabetin yoğun olduğu bir kentte yeni bir hareketin kalıcı hale gelebilmesi, yalnızca teşkilat listesine değil, ortaya koyacağı somut çalışmalara bağlı olacak. “Düşünceden sahaya” yeni dönem Hür Düşünce Hareketi Bursa yapılanması, yeni kadrosuyla birlikte kent siyasetinde kendisine bir alan açma hedefinde. Genel Başkan Süleyman Aksoy’un ortaya koyduğu “Türkiye’nin Hür Merkezi” anlayışının Bursa’daki yerel karşılığını oluşturmak ise Salih Can Öz başkanlığındaki ekibin önündeki temel görevlerden biri olacak. Önümüzdeki süreçte hareketin Bursa’nın ekonomik sorunlarından gençlerin beklentilerine, yerel yönetimlerden turizme, sanayiden sosyal politikalara kadar farklı alanlarda hazırlayacağı çalışmalar, yapılanmanın kentteki etkisini belirleyecek. Hür Düşünce Hareketi, Bursa'da yeni kadroyla siyasi söylemini sahaya taşımaya hazırlanırken, gözler Salih Can Öz ve ekibinin atacağı ilk adımlara çevrildi.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Çevre ve İklim Değişikliği Uyarısı: “Doğanın İhtiyaçlarını Görmezden Gelemeyiz” Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Çevre ve İklim Değişikliği Uyarısı: “Doğanın İhtiyaçlarını Görmezden Gelemeyiz”

Aşırı Yaz Sıcaklıkları Ekosistemi Tehdit Ediyor DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, son yıllarda aşırı derecede artan artış aşırı sıcaklıkların doğa üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat ederek çevre bilincinin yayılması ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda daha kararlı adımların atılması gerektiğini vurguladı. “Doğanın İhtiyaçları” başlıklı değerlendirmesinde yaz aylarında yaşanan sıcak hava dalgalarının yalnızca insan sorunları değil, tüm canlıları ve doğal yaşamı tehdit ettiğini Genişler, özellikle su kaynakları, ormanlar, tarım alanları ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki risklere dikkat çekti. Küresel İklim Değişikliği Yaz Aylarını Daha Tehlikeli Hale Getiriyor Dünya çapında olduğu gibi Türkiye'de de yaz aylarında sıcaklıkların her geçen yıl daha yüksek seviyelere yayılmasını sağlayan Recep Genişler, küresel iklim sıcaklıklarının etkilerinin artık günlük yaşamda net şekilde hissedildiğini ifade etti. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların yalnızca geçici bir hava olayı olmadığını söyleyen Genişler, bu durumun doğal dengeyi doğrudan olumsuz bir şekilde etkilediğini kaydetti. Yaz mevsiminin normal koşullarının dengelenebildiği, yönetimin yoğunlaştığı ve insanların açık alanlarda daha fazla zaman geçirdiği bir dönem olduğunu söyleyen Genişler, son yıllarda yaşanan aşırı sıcaklıkların bu olumlu tabloyu çevirmeye gittiğini söyledi. Su Kaynaklarında Kritik Azalma Yaşanıyor Aşırı sıcakların en önemli sonuçlarından birinin su kaynağında meydana gelen kayıplara dikkat ederek Genişler, göller, akarsular, barajlar ve yer altı su rezervlerinde ciddi enerji azalmasının arttığını belirtti. Hava sıcaklığının yükselmesiyle birlikte buharlaşmanın hızlanmasını ifade eden Genişler, özellikle yaz aylarında artan yönetim sulama ihtiyacının mevcut kaynakların üzerindeki baskıyı daha da artırdığını söyledi. Sudaki kayıplarda yalnızca insanların enerjileri değil, su ekosistemlerinde yaşayan balıklar, amfibiler ve diğer canlı türlerinin de tehdit altında olduğu vurgulandı. Uzmanların kuraklık riskine karşı sık sık uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Genişler, Tasarruf suyunun artık bireysel bir tercih değil, toplumsal bir kişi haline geldiğini ifade etti. Orman Yangınları Doğal Yaşamı Yok Ediyor Yüksek sıcaklıklar ve düşük nem oranlarının yaz aylarında orman yangınlarının istatistiksel nedenleri arasında yer değiştirdiğini söyleyen Recep Genişler, Türkiye'nin özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde son yıllarda çok sayıda büyük yangınla karşı karşıya kalamayacağını söyledi. Kuruyan bitki örtüsünün en küçük bir kılavuzla bile tutuşabildiğini belirten Genişler, yangınların yalnızca ağaçları değil, tüm ekosistemi yok olduğunu dile getirdi. Ormanın büyümesinin dokunuşu Genişletenler şunları kaydetti: yetişen hektarlık orman alanı yok oluyor. Yüzlerce canlı türde yaşam sınırına erişebilirsiniz. Toprak değişimi azalıyor. Atmosfere büyük miktarda karbon salınıyor. Erozyon riski artıyor. Ekolojik denge uzun yıllar boyunca onarılamayacak zararlar görülüyor. Yangınların ardından ortaya çıkan tahribatın yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de devamını ifade eden Genişler, ormanların korunmasının iklim değişimiyle mücadelede hayati önem taşıdığını vurguladı. Bitki Örtüsü ve Tarım Alanları Risk Altında Aşırı sıcaklıkların doğal bitki örtüsü üzerinde de ciddi olumsuz etkilerin büyüyerek genişlediğini, yüksek sıcaklık ve yetersiz yağış nedeniyle birçok bitki örtüsünün bozulmasını sağladığını söyledi. Fotosentez faaliyetlerinin yavaşlamasıyla birlikte bitkilerin gelişiminin olumsuz etkilendiğini belirten Genişler, bazı türlerin tamamen kuruyarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Kuraklık nedeniyle; Çayır ve meralar verimsizleşiyor, Tarımsal ürünlerde verim kaybı yaşanıyor, Doğal bitki çeşitliliği azalıyor, Toprak yüzeyi çıplaklaşarak erozyona açık hale geliyor. Tarımsal üretimde yaşanan düşüşlerin gıda güvenliği açısından da önemli riskler oluşturduğunu belirten Genişler, çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sağlayacak yeni yöntemlere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yaban Hayatı Sıcak Hava Dalgalarından Olumsuz Etkileniyor Recep Genişler, aşırı sıcakların yalnızca bitkileri değil, hayvan türlerini de doğrudan etkilediğini belirtti. Su kaynaklarının azalması ve besin zincirinde meydana gelen bozulmalar nedeniyle birçok hayvanın yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. Özellikle kuşlar, sürüngenler ve memelilerin sıcak hava dalgalarından ciddi şekilde etkilendiğini söyleyen Genişler, bazı türlerin yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığını, bazılarının ise yeterli su bulamadığı için hayatını kaybettiğini dile getirdi. Bu durumun biyolojik çeşitliliği tehdit ettiğini vurgulayan Genişler, doğal yaşamın korunmasının çevre politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Toprak Verimliliği Düşüyor, Çölleşme Riski Artıyor Toprağın ekosistemin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Genişler, aşırı sıcaklıkların toprağın nemini hızla kaybetmesine neden olduğunu belirtti. Kuruyan toprakların zamanla sertleştiğini ve verimliliğini yitirdiğini ifade eden Genişler, bitki örtüsünün azalmasının da toprağı koruyan doğal yapıyı zayıflattığını söyledi. Bu süreç sonucunda; Tarımsal üretim azalıyor, Çölleşme riski yükseliyor, Toprak canlılarının yaşam alanları zarar görüyor, Ekosistemlerin sürdürülebilirliği tehlikeye giriyor. Türkiye'nin birçok bölgesinde kuraklık ve çölleşme riskinin giderek arttığını belirten Genişler, toprağın korunmasının geleceğin korunması anlamına geldiğini ifade etti. Hava Kirliliği ve Sağlık Sorunları Artıyor Aşırı sıcaklıkların hava kalitesi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu belirten Genişler, sıcak havalarda atmosferdeki kirletici maddelerin yoğunlaştığını söyledi. Orman yangınlarından kaynaklanan yoğun dumanın da hava kirliliğini artırdığını belirten Genişler, bunun hem insan sağlığını hem de çevreyi tehdit ettiğini kaydetti. Artan hava kirliliğinin bitkilerin gelişimini olumsuz etkilediğini ve ekosistemler üzerinde ek baskılar oluşturduğunu ifade eden Genişler, çevre ve halk sağlığı politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. İklim Değişikliği Kısır Döngüye Dönüşüyor Aşırı sıcaklıkların hem iklim değişikliğinin sonucu hem de bu süreci hızlandıran bir etken olduğunu söyleyen Genişler, orman yangınları ve kuraklık nedeniyle doğal karbon yutaklarının zarar gördüğünü belirtti. Atmosfere daha fazla sera gazı salımının küresel ısınmayı artırdığını ifade eden Genişler, bunun da daha sık ve daha şiddetli sıcak hava dalgalarına yol açtığını söyledi. “İklim değişimi ve aşırı sıcaklıklar arasında değişen besleyen olumsuz bir döngü oluşuyor. Bu döngünün kırılması için yerel, ulusal ve küresel ölçekte güçlü çevre politikalarına ihtiyaç vardır” dedi. Çözüm İçin Ortak Mücadele Çağrısı Recep Genişler, doğanın korunması için bireylerden kamu kişilere kadar herkesin sorumluluğunun üstlenmesinde belirtilen alınabilecek önlemleri şu şekilde sıraladı: Su kaynakları tasarruflu kullanılmalı. Orman yangınlarına karşı toplumsal olarak artırılmalı. Ağaçlandırma çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır. Yenilenebilir enerji yatırımları desteklenmeli. Doğal korumasına parlaklık verilmeli. Modern ve tasarruflu sistem kullanımı. Karbon salınımını azaltacak çevreci politikalar uygulanmalı. İklim değişimiyle mücadelede uluslararası iş birlikleri güçlendirilmeli. “Doğayı Korumak Geleceği Korumaktır” Açıklamanın sonunda çevre bereketinde bulunan DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, doğanın korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de sorumluluğu olduğunu belirtti. Genişletme, orman yangınlarının patlaması, biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi ve toprak bozulmasının kopması gibi sorunlar artık gelecekten değil, bugünün gerçeğidir.

AK Parti Bursa’dan Dünya Çevre Günü mesajı Haber

AK Parti Bursa’dan Dünya Çevre Günü mesajı

AK Parti Genel Merkez Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı tarafından hazırlanan 5 Haziran Dünya Çevre Günü basın açıklaması, Türkiye genelindeki il başkanlıklarında eş zamanlı olarak gerçekleştirilmektedir. Bursa'daki açıklama, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi önünde yapıldı. Basın açıklamasını AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Fatma Şahin okudu. Bursa'da çifte cinayet zanlısının açıklaması ortaya çıktı: 'Eşim ile bacanağımın ilişkisi olduğundan şüphelendim' “DOĞA ARTIK SUSMUYOR” Fatma Şahin, çevrenin korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de sorumluluğu olduğunu belirtti. Şahin, kuruyan nehirler, yanan ormanlar, kirlenen denizler ve bozulan iklim konforuyla doğanın insanlığa güçlü bir çağrı sunan ifade ederek, tabiatla uyumlu bir şekilde yaşamaya devam ettiği haline geldiğini söyledi. SIFIR ATIK VE YEŞİL DÖNÜŞÜM VURGUSU Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde uygulanan 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi ile Emine Erdoğan'ın himayelerinde Sıfır Atık Hareketi'ne dikkat çekildi. Şahin, geri kazanılan her atığın, dikilen her fidanının ve korunan onun damla suyunda bıraktığı önemli bir miras olduğunu ifade etti. Türkiye'nin tüketici enerji yatırımları, millet bahçeleri, yeşil şehircilik anlayışı ve çevre dostu kalkınma adımlarıyla geleceği bugünden inşa ettiğini belirten Şahin, çevreyi korumanın aynı zamanda vatanı korumanın geldiğini kaydetti. COP31 ANTALYA'DA YAPILACAK Fatma Şahin, Türkiye'nin kasım dönemlerinde Birleşmiş Milletler İklim Toplantısı Konferansı COP31'e Antalya'da ev sahipliği yaptığını da hatırlattı. 196 ülkenin milletlerini buluşturacak zirvenin, yalnızca blokajın bir toplantı olmadığını, insanlığın ortak geleceğine ilişkin kararların şekilleneceği önemli bir buluşmanın olduğunu belirtti. Şahin, Türkiye'nin çevre, iklim ve kalkınma politikalarında hakkaniyeti savunmaya ve küresel ölçekte sorumluluğu üstlenmeye devam edeceklerini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.