Hava Durumu

#Yatırım

- Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Turizmi Neyi Kaybetti, Neyi Geri Kazanabilir? Haber

Bursa Turizmi Neyi Kaybetti, Neyi Geri Kazanabilir?

Bursa… Osmanlı’nın ilk başkenti, Uludağ’ın gölgesinde şekillenmiş kadim bir medeniyet merkezi, şifalı termal sularıyla yüzyıllardır şifa dağıtan, doğası, tarihi ve kültürüyle dört mevsim turizme elverişli eşsiz bir şehir. Ancak tüm bu güçlü potansiyele rağmen Bursa’nın turizmde bugün geldiği nokta, “imkânların çokluğu” ile “değerlendirme başarısızlığı” arasındaki çarpıcı farkı gözler önüne seriyor. Turizmci İyiler Topluluğu Başkanı Özcan Gönülal, Bursa’nın turizmde sahip olduğu avantajları yeterince geliştiremediğini, koruyamadığını ve dünya ölçeğinde güçlü bir marka haline getiremediğini vurguluyor. Gönülal’a göre Bursa’nın temel sorunu potansiyel eksikliği değil; uzun vadeli planlama, sürdürülebilir strateji ve etkili tanıtım eksikliği. “Bursa’nın Eksik Olan Hiçbir Şeyi Yoktu” Bursa, doğal ve kültürel zenginlikleriyle Türkiye’nin en güçlü turizm merkezlerinden biri olabilecek niteliklere sahip. Dağları, denizi, gölleri, termal kaynakları, zengin mutfağı, tarihi mirası ve sağlık altyapısı ile dört mevsim turizm yapılabilecek ender şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yıllar içinde bu avantajların yeterince değerlendirilememesi, Bursa’nın turizm yarışında geri planda kalmasına neden oldu. Termal Turizmde Kaybedilen Liderlik Bir dönem Türkiye’nin termal turizm başkenti olarak görülen Bursa, özellikle Çekirge bölgesi ile öne çıkıyordu. Ancak süreç içinde kamu ve özel sektör yatırımlarının farklı şehirlere yönelmesiyle birlikte termal turizmde liderlik Afyonkarahisar gibi illere geçti. Günümüzde Afyon, termal turizmde marka şehir olarak öne çıkarken, Bursa sahip olduğu tarihi ve doğal termal potansiyeli aynı ölçüde geliştiremedi. Kış Turizminde Artan Rekabet Bursa’nın simgesi olan Uludağ, uzun yıllar Türkiye’nin en önemli kayak merkezi konumundaydı. Ancak son yıllarda Erzurum (Palandöken), Kayseri (Erciyes) ve Kars (Sarıkamış) gibi destinasyonların güçlü yatırımlarla öne çıkması, rekabet dengesini değiştirdi. Rakip şehirler altyapı yatırımlarını artırırken ve uluslararası tanıtım faaliyetlerine ağırlık verirken, Uludağ aynı ivmeyi sürdüremedi. Kültür, Kongre ve Gastronomi Turizminde Geri Kalış Bursa’nın yalnızca doğa turizmi değil, kültür ve gastronomi alanlarında da büyük bir potansiyeli bulunuyor. Ancak bu alanlarda Türkiye’de farklı şehirler öne çıkmayı başardı: Kongre turizminde: İstanbul, Antalya ve İzmir Gastronomi turizminde: Gaziantep, Hatay ve Adana Sağlık turizminde: İstanbul ve Antalya Bursa ise Osmanlı’nın doğuşuna ev sahipliği yapmasına rağmen, kültür turizminde hak ettiği küresel görünürlüğü yakalayamadı. Kaderine Bırakılan Değerler: İznik’ten Gölyazı’ya Şehrin en önemli turizm değerleri arasında yer alan İznik, Cumalıkızık, Hanlar Bölgesi, Gölyazı, Suuçtu Şelalesi ve longoz alanları, güçlü bir marka hikâyesine dönüşebilecek potansiyel taşımasına rağmen yeterince entegre bir turizm stratejisiyle desteklenemedi. Bu alanlar, uluslararası ölçekte turist çekebilecek nitelikte olmasına rağmen çoğu zaman yerel çabalarla sınırlı kaldı. En Büyük Kayıp: Doğanın Tahribi Bursa turizmine ilişkin en kritik başlıklardan biri de doğal alanların dönüşümü oldu. Bir dönem yürüyüş yolları, yeşil vadiler ve nefes alınan ekosistemler, zamanla yapılaşma baskısıyla daraldı. Gönülal’ın ifadesiyle: “Gelişim” adı altında yapılan müdahaleler, “Yatırım” gerekçesiyle artan yapılaşma, Doğal alanlarda yükselen betonlaşma, şehrin en önemli turizm sermayesi olan doğayı zayıflattı. Yeşilin yerini yapılaşmanın alması, Bursa’nın doğal kimliğinde geri dönüşü zor bir aşınma yarattı. Turizm Sektörünü Zorlayan Ekonomik Gerçekler Bursa turizmi yalnızca tanıtım eksikliğiyle değil, aynı zamanda artan ekonomik maliyetlerle de mücadele ediyor. Sektör temsilcilerine göre: Enerji maliyetleri yükseliyor, Personel giderleri artıyor, Kira ve işletme maliyetleri büyüyor, Ulaşım ve lojistik masrafları katlanıyor, Tarımsal üretimin azalması gıda maliyetlerini artırıyor. Bu tablo, turizm işletmelerini giderek daha zor bir ekonomik denklemin içine sokuyor. Turizmde Küresel Rekabet ve Tercih Değişimi Artan maliyetler ve yetersiz tanıtım, yerli turistin farklı destinasyonlara yönelmesine, yabancı turistin ise daha güçlü markalaşmış şehirlere gitmesine neden oluyor. Böylece Bursa, sahip olduğu potansiyele rağmen rekabet avantajını yeterince kullanamıyor. Aslında Kaybedilen Nedir? Analize göre Bursa’nın kaybı, doğal veya tarihi kaynakların yokluğu değil; bu kaynakların doğru yönetilememesi: Termal vardı, geliştirilemedi Uludağ vardı, yenilenemedi Tarih vardı, anlatılamadı Doğa vardı, korunamadı Gastronomi vardı, markalaştırılamadı Bu durum, kaynak eksikliğinden çok strateji eksikliğine işaret ediyor. Bursa İçin Hâlâ Güçlü Bir Gelecek Mümkün Tüm bu tabloya rağmen Bursa’nın turizm potansiyeli hâlâ güçlü şekilde varlığını sürdürüyor. Uludağ, termal kaynaklar, tarihi miras ve doğal güzellikler yerinde duruyor. Uzmanlara göre kritik olan, bu değerlerin yeniden doğru bir vizyonla ele alınması. Yeni Bir Turizm Anlayışı Şart Bursa’nın geleceği için önerilen yaklaşım: Kısa vadeli değil uzun vadeli planlama Sürdürülebilir turizm politikaları Güçlü uluslararası tanıtım stratejileri Doğayı koruyan kalkınma modeli Marka şehir kimliği oluşturma Sonuç: Kaybedilen Potansiyel Değil, Zaman ve Vizyon Özcan Gönülal’ın değerlendirmesi, Bursa turizminin temel sorununu net bir şekilde ortaya koyuyor: eksik olan kaynak değil, yönetim ve vizyon. Bursa bugün hâlâ Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen turizm merkezlerinden biri olabilecek güçte. Ancak bunun gerçekleşmesi, geçmişte kaybedilen zamanın telafi edilmesi ve doğru stratejik adımların atılmasıyla mümkün olabilir. Çünkü Bursa’nın hikâyesi bitmiş bir hikâye değil; doğru yazıldığında yeniden başlayabilecek güçlü bir turizm anlatısıdır.

Ünlü ekonomistten uyarı: Bayram öncesi gram altında deprem olacak Haber

Ünlü ekonomistten uyarı: Bayram öncesi gram altında deprem olacak

Altın piyasasında dalgalı seyir devam ederken, Prof. Dr. Murat Ferman’dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Ferman, bayram öncesi artan nakit ihtiyacının altın fiyatları üzerinde kısa vadeli baskı oluşturabileceğini belirterek gram altında 200-300 TL civarında geri çekilme yaşanabileceğini söyledi. “BAYRAM DÖNEMİNDE NAKİT İHTİYACI ARTIYOR” Prof. Dr. Murat Ferman, uzatılmış bayram tatillerinin ekonomik davranışları doğrudan etkilediğini ifade etti. Bayram dönemlerinde vatandaşların nakde yöneldiğini ve özellikle Kurban Bayramı öncesinde TL ihtiyacının arttığını belirten Ferman, bunun altın fiyatları üzerinde kısa süreli satış baskısı oluşturabileceğini söyledi. “GRAM ALTINDA 200-300 TL GERİ ÇEKİLME GÖRÜLEBİLİR” Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ferman, bayram etkisiyle gram altında aşağı yönlü hareketlerin görülebileceğini ifade etti. Ferman, “Gram altında 200-300 TL civarında geri çekilme görülebilir” dedi. Son dönemde gram altının 7 bin TL seviyelerinde kalıcı olmakta zorlandığını belirten Ferman, fiyat hareketlerinin arkasında küresel ekonomik gelişmelerin bulunduğunu vurguladı. “ORTA VE UZUN VADEDE YÜKSELİŞ DEVAM EDECEK” Kısa vadeli dalgalanmalara rağmen altının orta ve uzun vadede yükseliş eğilimini sürdüreceğini söyleyen Ferman, altının geçmişte yatırımcısına önemli kazanç sağladığını hatırlattı. Ferman, “Altında yön orta ve uzun vadede yukarıdır” ifadelerini kullandı. FED VE DOLAR VURGUSU Faiz politikalarının altın fiyatları üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Ferman, faiz artışlarının altını baskıladığını, faiz indirimi beklentilerinin ise altına destek verdiğini söyledi. ABD Merkez Bankası’nın faiz politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ferman, FED tutanaklarında faiz indirimlerinin ertelenebileceğine yönelik sinyaller bulunduğunu ifade etti. Doların güçlenmesinin de altın üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. PETROL FİYATLARI DA ETKİLİ OLUYOR Altın ile petrol fiyatları arasında güçlü ilişki bulunduğunu belirten Ferman, petrol fiyatlarındaki yükselişin altını baskıladığını, düşüşlerin ise altına alan açtığını söyledi. Küresel gelişmelerin finansal piyasaları doğrudan etkilediğini ifade eden Ferman, belirsizlik dönemlerinde tüm varlık sınıflarının birbirine bağlı hareket ettiğini vurguladı. “STAGFLASYON RİSKİ ARTIYOR” Dünya ekonomisinde büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiğini belirten Ferman, aynı anda enflasyonun yükselmeye devam ettiğini söyledi. Bu durumun “stagflasyon” riskini artırdığına dikkat çeken Ferman, hem Türkiye hem de küresel ekonomi açısından zorlu bir tablo oluştuğunu ifade etti. “ALTIN SPEKÜLATİF DEĞİL, DEĞER KORUMA ARACI” Altının kısa vadeli kazanç aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Ferman, yatırımcıların kişisel ihtiyaç ve risk profiline göre hareket etmesi gerektiğini söyledi. Ferman, altının tüketim değil, uzun vadeli değer koruma amacı taşıyan bir yatırım aracı olduğunu belirtti. * BU BİR YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi Haber

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi

Balkan kökenli iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan BALKANTÜRKSİAD bünyesinde faaliyet gösteren Balnet-2 üyeleri, düzenlenen kahvaltı programında bir araya gelerek hem dernek faaliyetlerini değerlendirdi hem de iş dünyasının güncel gündemine ilişkin kapsamlı istişarelerde bulundu. Program, Uzay Pastanesi Geçit Şubesi ev sahipliğinde, samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gözlendiği organizasyon, üyeler arasındaki iletişimi güçlendirme ve yeni iş birliklerine zemin hazırlama açısından önemli bir buluşma olarak öne çıktı. İş Dünyasının Gündemi Masaya Yatırıldı Kahvaltı programı boyunca katılımcılar, Türkiye ve bölge ekonomisindeki güncel gelişmeleri ele alarak sektör bazlı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle üretim, ticaret, ihracat ve yatırım alanlarında yaşanan değişimlerin iş dünyasına etkileri üzerine fikir alışverişi yapıldı. Balnet-2 üyeleri, küresel ekonomik dalgalanmaların yerel iş süreçlerine yansımaları, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni pazar arayışları gibi konuların önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağına dikkat çekti. Bu doğrultuda, dernek bünyesinde gerçekleştirilecek ortak projelerin ve iş geliştirme faaliyetlerinin artırılmasının gerekliliği vurgulandı. Kurumsal Dayanışma ve İş Birliği Vurgusu BALKANTÜRKSİAD çatısı altında düzenlenen etkinlikte, üyeler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi en önemli başlıklardan biri oldu. Katılımcılar, bu tür organizasyonların sadece sosyal bir buluşma olmanın ötesinde, iş geliştirme ve ortaklık fırsatları yaratma açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Balnet-2 yapılanmasının, özellikle aynı vizyona sahip iş insanlarını bir araya getirerek güçlü bir sinerji oluşturduğu belirtilirken, düzenli toplantı ve etkinliklerle bu yapının daha da güçlendirileceği dile getirildi. Sunumlar ve Değerlendirmeler Yapıldı Program kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda, derneğin mevcut çalışmaları, hedefleri ve gelecek dönem projeleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Katılımcılar, sunumların ardından söz alarak kendi sektörlerine ilişkin görüşlerini paylaştı ve karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda ayrıca, iş dünyasında rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler, yenilikçi yaklaşımlar ve girişimcilik fırsatları üzerine de görüş alışverişi gerçekleştirildi. Geniş Katılım Dikkat Çekti Kahvaltı programına Balnet-2 Başkanı Burcu Aydın başta olmak üzere; Ersin Aslan, Ali Erzincanlıoğlu, Okan Dursun, Erdal Yıldırok, Samet Cebel, Berk Tunakan ve Hasan Bilgiç katılım sağladı. Katılımcılar, bu tür buluşmaların süreklilik kazanmasının hem kurumsal bağları güçlendireceğini hem de yeni iş fırsatlarının önünü açacağını belirtti. Gelecek Dönem İçin Güçlü Mesaj Etkinlik, yapılan değerlendirmeler ve karşılıklı görüş alışverişlerinin ardından sona ererken, Balnet-2 üyeleri önümüzdeki süreçte daha fazla ortak projeye imza atma ve iş dünyasında daha etkin rol alma konusunda kararlılık mesajı verdi. Düzenlenen bu tür organizasyonların, yalnızca mevcut ilişkileri pekiştirmekle kalmayıp aynı zamanda yeni iş birliklerinin de kapısını araladığı ifade edilirken, BALKANTÜRKSİAD’ın bölgesel ve ulusal ölçekteki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların da devam edeceği vurgulandı.

İlkar Servis Yeni Hizmet Binasını Görkemli Törenle Açtı Haber

İlkar Servis Yeni Hizmet Binasını Görkemli Törenle Açtı

Bursa iş dünyası, otomotiv sektörü ve kent protokolünü bir araya getiren anlamlı bir organizasyona sahne oldu. İlkar Grup bünyesinde faaliyet gösteren İlkar Servis, modern teknolojiyle donatılmış yeni hizmet binasını yoğun katılımla gerçekleştirilen görkemli bir törenle resmen hizmete açtı. Sektördeki yükselişini yeni yatırımlarla taçlandıran firma, gerçekleştirdiği açılış programıyla hem vizyonunu ortaya koydu hem de Bursa ekonomisine verdiği katkıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Nilüfer Üçevler Mahallesi’nde hizmete giren yeni tesisin açılışına siyaset, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademi, spor ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. Programa, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren başta olmak üzere büyükşehir ve ilçe belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, STK başkanları, farklı ilçelerden müftüler, akademisyenler, sektör temsilcileri, sporcular, iş insanları ve yüzlerce davetli iştirak etti. 2016’da Küçük Adımlarla Başlayan Hikâye, Bugün Dev Bir Tesise Dönüştü Açılış programı, İlkar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nemidar’ın konukları tek tek selamlamasıyla başladı. Samimi ve vizyoner bir konuşma yapan Nemidar, 2016 yılında mütevazı imkânlarla çıktıkları yolda bugün örnek gösterilen modern bir tesisin kapılarını açmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Nemidar konuşmasında, başarıya giden yolun yalnızca ticari hedeflerden değil; güven, dürüstlük, istikrar ve müşteri memnuniyetinden geçtiğini vurgulayarak, “Bugün burada sadece bir bina açmıyoruz. Aynı zamanda yılların emeğini, alın terini, inancını ve geleceğe dair hedeflerimizi taçlandırıyoruz” mesajını verdi. Bursa’da Stellantis Markalarına Profesyonel Çözüm Merkezi Yeni hizmet binasıyla dikkatleri üzerine çeken İlkar Servis, Bursa’da Stellantis Grubu markalarına yönelik özel servis hizmeti sunuyor. Firma; Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles kullanıcılarına tamirat, bakım, mekanik onarım, elektronik arıza tespiti ve kaporta-boya alanlarında profesyonel çözümler sunuyor. Alanında uzman teknik personeliyle hizmet veren tesis, son teknoloji cihazlarla donatılmış servis alanları, hızlı bakım üniteleri, müşteri bekleme alanları, yedek parça departmanı ve operasyonel kapasitesiyle bölgenin önemli otomotiv merkezlerinden biri olmaya aday gösteriliyor. Müşteri Memnuniyeti ve Şeffaf Hizmet Anlayışı Ön Planda İlkar Servis’in temel çalışma prensibini güvenilirlik, şeffaflık ve kalite oluşturuyor. Firma bünyesinde yapılan tüm işlemlerde orijinal ve eşdeğer yedek parçalar kullanılırken, gerçekleştirilen bakım ve onarımlar garanti kapsamı altında sunuluyor. Arıza tespitinden teslimata kadar tüm süreçlerin titizlikle yönetildiği işletmede, araç sahiplerinin ihtiyaçlarına hızlı ve kalıcı çözümler üretiliyor. Firma yetkilileri, gelişen otomotiv teknolojisini yakından takip ederek her geçen gün hizmet standartlarını daha yukarı taşımayı hedeflediklerini belirtti. En Duygusal An: İlk Üç Müşteriye Vefa Plaketi Açılış töreninin en anlamlı ve duygusal bölümlerinden biri ise İlkar Servis’in kuruluşundan bu yana firmayı yalnız bırakmayan ilk üç müşteriye plaket takdim edilmesi oldu. Yıllardır süren güven ilişkisini simgeleyen bu özel anlarda salonda duygusal atmosfer yaşandı. Firmanın geçmişine sadakat gösteren müşterilere teşekkür edilmesi, ticari başarının temelinde insan ilişkileri ve vefa duygusunun yer aldığını bir kez daha gösterdi. Pasta Kesildi, İkramlar Yapıldı, Dostluk Mesajları Verildi Program kapsamında 10. yıl pastası kesilirken, katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu. Davetliler yeni tesisi gezerek servis alanlarını yerinde inceleme fırsatı buldu. Açılış organizasyonu boyunca sıcak ve samimi görüntüler yaşanırken, sektör temsilcileri de yatırımın Bursa adına önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi. İlkar Spor Kulübü de Tanıtıldı Organizasyon yalnızca ticari başarıya değil, sosyal sorumluluk ve spor alanındaki yatırımlara da sahne oldu. Programda İlkar Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren sporcular tanıtıldı ve kulübe verilen destekler hakkında bilgilendirme yapıldı. Özellikle oryantiring branşında yürütülen çalışmalar dikkat çekti. Harita, pusula, strateji ve fiziksel dayanıklılığı bir araya getiren oryantiring sporunun gençler açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Kulüp bünyesinde sporculara zaman ölçümü sistemleri, navigasyon teknikleri, harita okuma becerileri ve profesyonel yarış hazırlıkları konusunda eğitimler verildiği belirtildi. Bu yönüyle İlkar Grup’un yalnızca ticarette değil; gençliğe, spora ve toplumsal gelişime de yatırım yapan örnek bir kurum kimliği taşıdığı vurgulandı. Bursa Ekonomisine ve İstihdama Yeni Katkı Yeni tesisin devreye alınmasıyla birlikte istihdam kapasitesinin artacağı, servis hizmet sürelerinin kısalacağı ve daha fazla müşteriye aynı anda kaliteli hizmet sunulacağı ifade edildi. Bu yatırımın hem Bursa ekonomisine hem de otomotiv yan sanayi ekosistemine önemli katkılar sağlayacağı değerlendiriliyor. “Bu Daha Başlangıç” Açılışta konuşan firma temsilcileri, yeni binanın yalnızca bir yatırım değil, gelecekte atılacak daha büyük adımların başlangıcı olduğunu belirterek, büyüme hedeflerinin devam ettiğini kaydetti. Teşekkür Mesajı İlkar Grup yetkilileri program sonunda yaptıkları açıklamada, “Bizlere değer katan, bu özel günümüzde yanımızda olan tüm misafirlerimize, dostlarımıza, müşterilerimize ve destek veren herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Hafızalarda Yer Edecek Açılış Modern mimarisi, güçlü teknik altyapısı, uzman kadrosu ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla sektörde iddiasını büyüten İlkar Servis’in yeni hizmet binası, Bursa’da uzun süre konuşulacak yatırımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Görkemli açılış organizasyonu ise iş dünyasının birlik, dayanışma ve vizyon buluşmasına dönüştü.

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli Haber

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sedat Yalçın, para politikalarının enflasyonu başlatan ve şiddetlendiren unsurları kontrol edebileceğini ancak kalıcı çözümün üretim sisteminin yeniden yapılandırılmasından geçtiğini vurguladı. Merkez Bankası’nın faiz, döviz kuru, kredi genişlemesi ve tasarruf–yatırım dengesi üzerinden enflasyonu yönetebileceğini ifade eden Yalçın, buna rağmen sorunun sadece para politikasıyla çözülemeyeceğini söyledi. “Yapısal sorunlar ekonomiyi kilitliyor” Türkiye’de üretim sisteminin uzun yıllardır biriken yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yalçın, eğitim sistemi ile iş gücü verimliliği arasındaki kopukluğun üretim kalitesini düşürdüğünü dile getirdi. Mesleki eğitim ile mühendislik alanları arasındaki uyumsuzluk da ekonominin rekabet gücünü zayıflatan faktörler arasında gösterildi. Enerji ve ara malında dışa bağımlılığın Türkiye ekonomisini kırılgan hale getirdiğini belirten Yalçın, bu durumun cari açık riskini artırdığı gibi maliyet enflasyonunu da tetiklediğini ifade etti. Sanayi ve tarımda verimlilik sorunu Sanayi ve tarımda küçük ölçekli ve parçalı işletme yapısının verimliliği sınırladığını belirten Yalçın, sanayinin uzun vadeli finansman bulmakta zorlandığını söyledi. Kalkınma ölçeğinde planlama eksikliğine de dikkat çeken Yalçın, organize sanayi bölgelerinin demiryolu ve liman bağlantılarındaki yetersizliğin lojistik maliyetlerini artırdığını ifade etti. “Yüksek teknoloji üretimine geçmek zorundayız” Yalçın, Türkiye’nin küresel rekabette geri kalmaması için yüksek teknolojiye dayalı üretimmodeline geçmesi gerektiğini vurgulayarak, dijital ve yeşil dönüşümünü tamamlamış bir üretim ekosisteminin oluşturulmasının şart olduğunu söyledi. Güçlü lojistik altyapı, mekânsal entegrasyon ve ihracatta yüksek teknoloji payının artırılmasının kalkınma politikalarının temel hedefleri arasında yer aldığını belirten Yalçın, “Türkiye’nin üretimsistemi kapsamlı bir reformdan geçmeden ekonomik sorunların kalıcı şekilde çözülmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.