Hava Durumu

#Yatırım

- Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Yılmaz’dan öğrencilere ziyaret: Taleplerini dinledi Haber

Başkan Yılmaz’dan öğrencilere ziyaret: Taleplerini dinledi

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Mahmud Celaleddin Ökten İmam Hatip Ortaokulu’nda öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi. Ziyarette eğitim çalışmaları hakkında bilgi alan Yılmaz, öğrencilerin beklenti ve önerilerini dinledi. Okul Müdürü Mehmet Çalık ve öğretmenlerle görüşen Başkan Yılmaz, ardından sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet etti. Çocuklara hedeflerinden vazgeçmemelerini tavsiye eden Yılmaz, hayallerini gerçekleştirmek için azimle çalışmanın önemini vurguladı. Yıldırım Belediyesi’nin çalışmalarında çocukların ve gençlerin ihtiyaçlarını ön planda tuttuklarını belirten Yılmaz, okulların fiziki koşullarının ve eğitim altyapısının güçlendirilmesine destek verdiklerini ifade etti. İlçede hayata geçirilen kütüphane, spor tesisi ve gençlik merkezi projelerinin de öğrencilerin eğitimine ve gelişimine katkı sunmayı amaçladığını söyledi. Çocuklara yönelik çalışmaları geleceğe yapılan bir yatırım olarak gördüklerini dile getiren Yılmaz, “Çocuklarımızın eğitimi ve gelişimine katkı sağlamak için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz” dedi. Öğrencilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Başkan Yılmaz, gençlerin enerjisinin ve heyecanının kendilerine güç verdiğini kaydetti. Yılmaz, “Onların hayallerini gerçekleştirebilmeleri, hedeflerine ulaşabilmeleri ve geleceğe güvenle hazırlanmaları için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Gençlerimiz ve çocuklarımız için ne yapsak az” ifadelerini kullandı.

SÜRAT KARGO İLE TRABZONSPOR’UN İŞ BİRLİĞİ İKİ SEZON DAHA DEVAM EDECEK Haber

SÜRAT KARGO İLE TRABZONSPOR’UN İŞ BİRLİĞİ İKİ SEZON DAHA DEVAM EDECEK

Sürat Kargo ile Trabzonspor arasında geçtiğimiz sezon başlayan sponsorluk anlaşması iki yıl daha uzatıldı. Şirket, 2026-2027 ve 2027-2028 sezonlarında bordo-mavili kulübün resmi kargo sponsoru olmayı sürdürecek. Trabzonspor ile Sürat Kargo arasındaki sponsorluk iş birliğinde yeni dönem başladı. Papara Park’ta gerçekleştirilen imza töreniyle anlaşmanın iki sezon daha devam etmesi kararlaştırıldı. Yeni anlaşma kapsamında Sürat Kargo, Trabzonspor Erkek Futbol A Takımı’nın 2026-2027 ve 2027-2028 sezonlarındaki kargo süreçlerine destek sağlayacak. OĞUZ: “İŞ BİRLİĞİMİZİ SÜRDÜRMEKTEN MUTLUYUZ” Sürat Kargo Genel Müdürü Cem Oğuz, Trabzonspor gibi köklü geçmişe ve güçlü taraftar kitlesine sahip bir kulüple iş birliklerinin devam etmesinden mutluluk duyduklarını belirtti. Oğuz, şirketin operasyonel gücü ve deneyimiyle Trabzonspor’un kargo süreçlerine katkı sunmayı sürdüreceğini ifade ederek, sporun dinamizmiyle lojistik sektöründeki deneyimlerini bir araya getiren bu iş birliğine önem verdiklerini söyledi. Sürat Kargo’nun yatırımlarına da değinen Oğuz, son bir yılda yaklaşık 20 milyon euroluk yatırım gerçekleştirdiklerini ve operasyonel kapasitelerini iki katına çıkardıklarını belirtti. Oğuz ayrıca 2026’nın ilk altı ayında şirketin pazar payında önemli artış sağlandığını ifade etti. TRABZONSPOR’DAN SPONSORLUK MESAJI Trabzonspor Genel Sekreteri Sami Karaman ise kulüp olarak güçlü ve güvenilir markalarla uzun vadeli iş birliklerine önem verdiklerini söyledi. Sürat Kargo ile geçen sezon başlayan birlikteliğin iki sezon daha devam edecek olmasından memnuniyet duyduklarını belirten Karaman, şirketin geniş hizmet ağı ve operasyonel kapasitesinin kulübün kargo süreçlerine katkı sağladığını ifade etti. Karaman, iki markanın karşılıklı güven temelinde yoluna devam etmesinin önemli olduğunu belirterek Sürat Kargo’ya Trabzonspor’a verdiği destek nedeniyle teşekkür etti. 700’DEN FAZLA ŞUBEYLE HİZMET VERİYOR Bacacı Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren Sürat Kargo, Türkiye genelinde 700’den fazla şube, 13 bölge müdürlüğü, 26 aktarma merkezi ve 2 binden fazla mobil dağıtım alanıyla hizmet veriyor. Yapılan yeni sponsorluk anlaşmasıyla Sürat Kargo-Trabzonspor iş birliği en az 2027-2028 sezonunun sonuna kadar devam edecek.

Gürsu’da Piknik Alanlarının Kapanması Tartışma Yarattı: “Çalışmalar Neden Yazın Yapılıyor?” Haber

Gürsu’da Piknik Alanlarının Kapanması Tartışma Yarattı: “Çalışmalar Neden Yazın Yapılıyor?”

Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman, ömrünün uzun süredir devam ettiği açıkta bulunan piknik alanlarıyla ilgili eleştirilerde bulundu. Ağırman, saldırılara karşı belirtilerin gösterdiği savaşçıların yazlıklarının denk gelmenin dayanıklı olduğunu savundu. BURSA – Gürsu'da genel olarak yaz aylarında kullanılan piknik ve dinlenme halinde kalma nedeniyle aylardır kapalı olması siyasi tartışmaya konu oldu. Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman, Hastane Yolu üzerinde ve halk arasında “Top Sahası” olarak bilinen bölgede bulunan piknik yapıldığına ilişkin açıklama yaptı. Vatandaşlardan konuyla ilgili çok sayıda şikayet aldıklarını belirten Ağırman, sorunun ortaya çıktığı kişinin kendisi olmadığını, saldırganların planlanma zamanı olduğunu söyledi. “YATIRIMA DEĞİL, ZAMANLAMAYA İTİRAZIMIZ VAR” Gürsu'da sosyal araçların önemli olduğunu ifade eden Ağırman, belediyelerin yaşam standartlarını yükseltecek yatırımlar yapmayı desteklediklerini belirtti. Ancak rekor düzeyde olan bu bölgelerde aşırı ihtiyaç vardı yaz döneminde yaygınlaşmanın planlama bakış açısının sorgulanması savunan Ağırman, "Kış boyunca neden yapılmadı?" konuyla ilgili olarak taşındı. Ağırman, açıklamasında, gözenekli çocuklarıyla birlikte vakit harcamak ve piknik yapmak için aralıkların yaz aylarında aralıkların genişlemesinin oluşmasını diledi. “KAMU HİZMETİNDE ZAMANLAMA DA ÖNEMLİ” Kamu yatırımlarında yalnızca üretimin yapılmadığını, hizmetin hangi dönemde gerçekleştirildiğinin de dikkate alınmadığını belirten Ağırman, özellikle Gürsu'da yeşil ve sosyal alan ihtiyacının bulunduğunu ifade etti. Ağırman, yaz programlarının yoğun şekilde kullanıldığını, uzun süreli hizmet verememesinin doğru bir planlama olmadığını savunarak, askerlerin mümkün olduğunca düşük olduğu dönemlerde gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. TADİLATİN BİTİŞ TARİHİ AÇIKLANSIN ÇAĞRİSİ Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman, resmi olarak devam eden kayıtların ne zaman tamamlanacağının kamuoyuna açıklanmasını istedi. Vatandaşların kaza nedeniyle arızalanması Ağırman, sürenin tamamlanması takviminin net şekilde paylaşılmasının beklentileri karşılama açısından önemli olduğunu ifade etti. “GÜRSU HALKI HİZMET BEKLYOR” Ağırman, Gürsu'nun fiziksel hizmet talebinin doğal olarak belirtildiğini, elindeki sosyal alanların erişiminin kolaylaştırılmasının gerektiğini söyledi. Açıklamasında hizmet anlayışının yalnızca yatırım yapmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Ağırman, planlama, zamanlama ve vatandaşın günlük yaşamına etkilerinin de dahil olmaması dile getirildi. “SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” Anahtar Parti Gürsu İlçe Seçimi olarak gündemden gelen patlama önerisini taşımaya devam edeceklerini belirten Ağırman, piknik bölümlerinin sürekli tamamlanma süreçlerini takip edeceklerini söyledi. Ağırman, kişilerden oluşan salgınların hızlandırılması ve sürekli olarak benzer hizmetlerin kullanım yoğunluğu ile mevsim şartlarının gözlenmeden planlanması istendi. Ağırman, açıklamasının sonunda Gürsu'daki miktarın gösterilmediğini belirterek, “Gürsu parçacık sesi duyulmalıdır” mesajını verdi.

DUACINARI PROJESİ ÜZERİNDEKİ TARTIŞMALAR BÜYÜYOR: “KÜLTÜR VE YAŞAM MERKEZİ Mİ, TİCARET VE RANT MERKEZİ Mİ?” Haber

DUACINARI PROJESİ ÜZERİNDEKİ TARTIŞMALAR BÜYÜYOR: “KÜLTÜR VE YAŞAM MERKEZİ Mİ, TİCARET VE RANT MERKEZİ Mİ?”

Bursa'nın nüfus yoğunluğu yüksek ilçelerinden biri olan Yıldırım'da inşası süren Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi Projesi, kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis tarafından yapılan sert eleştiriler ve kamuoyuna yöneltilen sorular, proje üzerindeki soru işaretlerini artırdı. Sürecin şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü iddia eden Seyis; Yıldırım halkının yeterince bilgilendirilmediğini, bölge sakinlerinin görüşlerine başvurulmadığını ve kamu kaynaklarıyla gerçekleştirilen bir yatırımın detaylarının gizlendiğini öne sürdü. Yıldırım kamuoyunda giderek büyüyen tartışmaların odağında ise şu temel soru yer alıyor: "Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi mi inşa ediliyor, yoksa yeni bir ticaret ve rant alanı mı oluşturuluyor?" "YILDIRIM HALKI BİLGİLENDİRİLMİYOR" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, yaptığı değerlendirmelerde konunun sadece bir bina inşası olmadığını, Yıldırım'ın geleceğini etkileyecek kritik bir yatırım olduğunu vurguladı. Seyis'e göre, böylesine kapsamlı bir proje hazırlanırken mahalle sakinleri, muhtarlar, esnaf odaları, sivil toplum kuruluşları, şehir plancıları ve bölge temsilcileriyle kapsamlı bir istişare süreci yürütülmesi gerekiyordu. Ancak iddialara göre bu süreç işletilmedi. Projenin hangi ihtiyaç analizleri doğrultusunda hazırlandığı, hangi kriterlerle şekillendirildiği ve asıl kullanım amacının ne olduğu konusunda kamuoyuna yeterli açıklamanın yapılmadığı ileri sürülüyor. İsmail Seyis, "Yıldırım'da yürütülen bu projede halkın söz hakkı görmezden gelinmiştir" ifadelerini kullandı. "İHALE SÜRECİ NEDEN TAM OLARAK AÇIKLANMIYOR?" Tartışmaların en kritik noktalarından birini ise ihale süreci oluşturuyor. Muhalefet kanadı; maliyetlerin, ihale detaylarının, yüklenici firmanın, sözleşme şartlarının ve projenin kapsamının şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtiyor. Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ilkesinin işletilmesi gerektiğini vurgulayan Seyis, şu soruları yöneltti: Projenin toplam maliyeti nedir? İhale hangi şartlar altında gerçekleştirilmiştir? İhaleye katılan firmalar kimlerdir? Teknik detaylar kamuoyuna neden ayrıntılı olarak açıklanmamaktadır? Projenin nihai kullanım planı nedir? Kültürel alanların oranı ne kadardır? Ticari alanların büyüklüğü nedir? Bu soruların yanıtlanması gerektiğini savunan Seyis, "Bu durum şeffaf yönetim anlayışının bir gereğidir" dedi. "KÜLTÜR ADI ALTINDA TİCARİ PROJE Mİ?" Yıldırım kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de merkezin kullanım amacı. Projenin ismi "Kültür ve Yaşam Merkezi" olsa da, ilerleyen süreçte ticari faaliyetlerin ağırlık kazanacağı yönünde çeşitli iddialar konuşuluyor. Vatandaşlar arasında; "Bu proje gerçekten kültürel gelişim için mi yapılıyor?" "Yoksa ticari birimlerin ön planda olduğu yeni bir rant alanına mı dönüşecek?" Sorusunun sıkça sorulmaya başlandığı görülüyor. Muhalefet temsilcileri, kültür merkezlerinin toplumsal ortak kullanım alanları olması gerektiğini, ticari kapasitenin ön plana çıkmasının kamu yararını gölgeleyebileceğini savunuyor. "MİLYONLARCA LİRALIK YATIRIM KİMİN İHTİYACINI KARŞILAYACAK?" Projeye ayrılan bütçenin büyüklüğü de tartışmaların odağında yer almaya devam ediyor. Yıldırım'ın; Trafik, Kentsel dönüşüm, Otopark, Gençlik merkezleri, Spor alanları, Sosyal destek projeleri, Yeşil alan eksikliği, Deprem hazırlıkları, gibi pek çok temel sorunu varken, milyonlarca liralık bu yatırımın gerçek ihtiyaçlara cevap verip vermediğinin açıklanması talep ediliyor. "Öncelik gösterişli binalar mı, yoksa vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştıracak hizmetler mi?" sorusu da kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. "DUACINARI HALKINDIR" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Duacınarı'nın sadece belirli çevrelerin değil, tüm Yıldırım halkının ortak değeri olduğunu vurguladı. Seyis'e göre, kamuya ait alanlar üzerinde yapılacak yatırımların temel amacı vatandaşın faydası olmalıdır. Bu nedenle tüm ayrıntıların şeffaf bir şekilde paylaşılması ve bölge halkının karar süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini belirtti. "KARARI YILDIRIM HALKI VERECEK" Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi üzerinden yürütülen tartışmaların büyüme eğiliminde olduğu görülürken, tüm detayların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Yıldırım halkı şu an şu soruların cevabını arıyor: Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi, gerçekten bir kültür ve yaşam merkezi olarak mı hizmet verecek? Bir Kültür ve Ticaret Merkezi'ne mi dönüşecek? Yoksa kamu kaynaklarıyla yeni bir rant alanı mı yaratılıyor? Bu soruların yanıtı sadece siyasi açıklamalarla değil, proje tamamlandığında ortaya çıkacak somut sonuçlar ve Yıldırım halkının yapacağı nihai değerlendirme ile belli olacak. Tartışmalar sürerken değişmeyen tek bir gerçek var: Yıldırım halkı, kamu kaynaklarıyla yürütülen yatırımlarda daha fazla şeffaflık, daha fazla katılım ve daha yüksek hesap verebilirlik talep ediyor.

Bursa Turizmi Neyi Kaybetti, Neyi Geri Kazanabilir? Haber

Bursa Turizmi Neyi Kaybetti, Neyi Geri Kazanabilir?

Bursa… Osmanlı'nın ilk başkenti, Uludağ'ın gölgesinde şekillenmiş kadim bir medeniyet merkezi, şifalı termal sularıyla yüzyıllardır şifa dağıtan, doğası, tarihi ve kültürüyle dört mevsim turizme uygun eşsiz bir şehir. Ancak tüm bu güçlü potansiyele rağmen Bursa'nın turizminde bugün ortaya çıkan nokta, “imkânların çokluğu” ile “değerlendirme başarısızlığı” arasındaki değişim farkı gözler önüne seriyor. Turizmci İyiler Topluluğu Başkanı Özcan Gönülal, Bursa'nın turizmde sahip olduğu bilginin yeterince gelişemediğini, koruyamadığını ve dünya performansında güçlü bir marka haline getiremediğini vurguluyor. Gönülal'a göre Bursa'nın temel sorunu gücü eksikliği değil; uzun vadeli planlama, sürdürülebilir strateji ve etkili tanıtım eksikliği. “Bursa'nın Eksik Olan Hiçbir Şeyi Yoktu” Bursa, Türkiye'nin doğal ve kültürel zenginlikleriyle güçlü bir turizme sahip olabilecek biri olabilir özelliklere sahip. Dağları, denizi, gölleri, termal kaynakları, zengin mutfağı, tarihi dağılımı ve sağlık hizmetleri ile dört mevsim turizmi mümkün ender şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yıllar içinde bu bütçenin yeterince değerlendirilmemesi, Bursa'nın turizm yarışında geri planda kalmasının nedeni oldu. Termal Turizmde Kaybedilen Liderlik Bir dönem Türkiye'nin termal turizm başkenti olarak görülen Bursa, özellikle Çekirge bölgesi ile öne çıkıyor. Ancak süreç içinde kamu ve özel sektör yatırımlarının farklı şehirlere yönelmesiyle birlikte termal turizmde liderlik Afyonkarahisar gibi illere geçti. Günümüzde Afyon, termal turizmde marka şehir olarak öne çıkarken, Bursa'nın sahip olduğu tarihi ve doğal termal potansiyeli aynı ölçüde gelişmiştir. Kış Turizminde Artan Yarışması Bursa'nın simgesi olan Uludağ, uzun yıllar Türkiye'nin en önemli kayak merkezi konumundaydı. Ancak son yıllarda Erzurum (Palandöken), Kayseri (Erciyes) ve Kars (Sarıkamış) gibi destinasyonların güçlü yatırımlarla öne çıkması, rekabetin uyumluluğu değiştirildi. Rakip şehirler altyapı yatırımlarını arttırırken ve uluslararası tanıtım faaliyetlerine ağırlık verirken, Uludağ'ın aynı ivmesini sürdürmesini sağladı. Kültür, Kongre ve Gastronomi Turizminde Geri Kalış Bursa'nın yalnızca doğa turizmi değil, kültür ve gastronomi alanlarında da büyük bir potansiyel bulunuyor. Ancak bu alanlarda Türkiye'de farklı şehirler öne çıkmayı başardı: Kongre turizminde: İstanbul, Antalya ve İzmir Gastronomi turizminde: Gaziantep, Hatay ve Adana Sağlık turizminde: İstanbul ve Antalya Bursa ise Osmanlı'nın doğuşuna ev sahipliği yapmasına rağmen, kültür turizminde hak ettiği küresel görünümü yakalayamadı. Kaderine Bırakılan Değerler: İznik'ten Gölyazı'ya Şehrin en önemli turizm değerleri arasında yer alan İznik, Cumalıkızık, Hanlar Bölgesi, Gölyazı, Suuçtu Şelalesi ve longoz alanları, güçlü bir marka hikâyesine dönüşebilecek potansiyel ulaşıma rağmen yeterince entegre bir turizm stratejisiyle desteklenemedi. Bu alanların, uluslararası düzeyde turist çekebilecek nitelikte olmasına rağmen çoğu zaman yerel çabalarla sınırlı kaldı. En Büyük Kayıp: Doğanın Tahribi Bursa turizmine ilişkin en kritik hikayelerden biri de yurt içi mekanlardaydı. Bir dönem yürüyüş yolları, yeşil vadiler ve nefes alınan ekosistemler, sürekli yapılaşma baskısıyla daraldı. Gönülal'ın Yazdığı: “Gelişim” adı altında yapılan müdahaleler, “Yatırım” artan yapılaşma, Doğal alanlarda artan betonlaşma, Şehrin en önemli turizm sermayesi olan doğayı artırdı. Yeşilin yerinde yapılaşmanın alınması, Bursa'nın doğal kişiliğinde geri dönüşünde zor bir aşınmaya neden oldu. Turizm Sektörünü Zorlayan Ekonomik Gerçekler Bursa turizmi yalnızca tanıtım eksikliğiyle değil, aynı zamanda artan ekonomik büyümeyle de mücadele ediyor. Sektör temsilcilerine göre: Enerji maliyetleri yükseliyor, personel giderleri artıyor, kira ve işletme maliyetleri artıyor, ulaşım ve lojistik giderleri artıyor, tarımsal üretimin üretimi, gıda maliyetleri artıyor. Bu tablo, turizm işletmelerini giderek daha zor bir ekonomik denklemin içine sokuyor. Turizmde Küresel Rekabet ve Tercih Değişimi Artan büyüme ve yetersiz tanıtım, yerli turistlerin farklı destinasyonlara yönelmesine, yabancı turistlerin ise daha güçlü markalaşmış şehirlere gitmesine neden oluyor. Böylece Bursa, sahip olduğu potansiyele rağmen rekabet avantajını yeterince kullanamıyor. Sıkıcı Kaybedilen Nedir? Bursa'nın kaybı, doğal veya tarihi verim yokluğuna göre analiz edin; bu dağıtımın doğru yönetilememesi: Termal vardı, geliştiremedi Uludağ vardı, yenilenemedi Tarih vardı, anlatamadı Doğa vardı, korunamadı Gastronomi vardı, markalaştırılamadı Bu durum, kaynak eksikliğinden çok strateji eksikliğine işaret ediyor. Bursa İçin Hâlâ Güçlü Bir Gelecek Mümkün Tüm bu tabloya rağmen Bursa'nın turizm potansiyeli güçlü şekilde varlığını sürdürüyor. Uludağ, termal kaynaklar, tarihi miraslar ve doğal güzellikler varlığını sürdürüyor. Uzmanlara göre kritik olan, bu değerlerin yeniden doğru bir vizyonla ele alınması. Yeni Bir Turizm Anlayışı Şart Bursa'nın geleceği için önerilen alternatif: Kısa vadeli değil uzun vadeli planlama Sürdürülebilir turizm politikaları Güçlü uluslararası tanıtım yöntemi Doğayı koruyan kalkınma modeli Marka şehir yapısı oluşturma Sonuç: Kaybedilen Potansiyel Değil, Zaman ve Vizyon Özcan Gönülal'ın değerlendirmesi, Bursa turizminin temel sorunu net bir şekilde ortaya koyuyor: eksik olan kaynak değil, yönetim ve vizyon. Bursa bugün mevcut Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen turizminden biri olabilecek güçte. Ancak bunun devam etmesi, geçmişte kalan aralıkların hızlandırılması ve doğru akışların atılmasıyla mümkün olabilir. Çünkü Bursa'nın hikayesi bitmiş bir hikaye değil; Doğru yazıldığında yeniden başlayabilecek güçlü bir turizm anlatımıdır.

Ünlü ekonomistten uyarı: Bayram öncesi gram altında deprem olacak Haber

Ünlü ekonomistten uyarı: Bayram öncesi gram altında deprem olacak

Altın bölgedeki dalgalı seyir devam ederken, Prof. Dr. Murat Ferman'dan dikkati değerlendirme değerlendirmeleri geldi. Ferman, bayram öncesi artan nakit fiyatlarının altın fiyatları üzerinde kısa vadeli baskı oluşturabileceğini belirterek gram altında 200-300 TL civarında geri çekilebileceğini söyledi. “BAYRAM DÖNEMİNDE NAKİT İHTİYACI ARTIYOR” Dr.Murat Ferman, uzatılan bayram tatillerinin ekonomik büyümenin doğrudan devam edeceğini ifade etti. Bayramda geçirdiğinin nakde yöneldiğini ve özellikle Kurban Bayramı öncesinde TL kullanımının arttığını belirten Ferman, bunun fiyatları üzerinde kısa süreli satış baskısı oluşturulabileceğini söyledi. “GRAM ALTINDA 200-300 TL GERİ ÇEKİLME GÖRÜLEBİLİR” Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ferman, bayramların gram altında aşağı yönlü hareketlerin görülebildiğini ifade etti. Ferman, “Gram altında 200-300 TL civarında geri çekilebilir” dedi. Son dönemde gram altının 7 bin TL seviyesinde kalıcı olarak zorlandığını belirten Ferman, fiyat hareketlerinin arkasında küresel ekonomik gelişmelerin bulunduğunu vurguladı. “ORTA VE UZUN VADEDE YÜKSELİŞ DEVAM EDECEK” Kısa vadeli dövizlere rağmen altının orta ve uzun süre dayanıklı dayanıklılığını sürdüreceğini söyleyen Ferman, altının tarihsel yatırımcısına önemli kazanç elde ettiğini hatırlattı. Ferman, “Altında yön orta ve uzun ömürlü yukarıdır” ifadesini kullandı. FED VE DOLAR VURGUSU Faiz politikalarının altın fiyatlarının üzerinde saklandığına dikkat çeken Ferman, faiz artışlarının arttığını, faiz indirimi tahminlerinin ise temelde desteklendiğini söyledi. ABD Merkez Bankası'nın faiz politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ferman, FED tutanaklarında faiz indirimlerinin ertelenebileceğine yönelik sinyaller bulunduğunu ifade etti. Doların güçlendirilmesinin de altın üzerinde baskı oluşturulduğunu belirtti. PETROL özellikleri DA ETKİLİ OLUYOR Altın ile petrol fiyatları arasında güçlü ilişki bulunduğunu söyleyen Ferman, petrol fiyatlarındaki yükselişin baskılandığını, düşüşlerin ise yerinde açıldığını söyledi. Küresel gelişmelerin finansal piyasaların yönlendirilmesini ifade eden Ferman, sonuçların ortaya çıkmasının tüm varlık sınıflarının bir arada tutularak hareket ettiğini vurguladı. “STAGFLASYON RİSKİ ARTIYOR” Dünya ekonomisinde büyüme tahminlerinin aşağı yönde revize edildiğini söyleyen Ferman, aynı anda enflasyonun yükselmeye devam ettiğini söyledi. Bu durumun "stagflasyon" riskini artırdığına dikkat çeken Ferman, hem Türkiye'nin hem de küresel ekonomik açıdan zorlu bir tablo oluştuğunu ifade etti. “ALTIN ​​SPEKÜLATİF DEĞİL, DEĞER KORUMA ARACI” Altının kısa vadeli kazanç aracı olarak görülmemesinin altını çizen Ferman, bilginin kişisel ihtiyaç ve risk profiline göre hareket ettiğini söyledi. Ferman, altının tüketiminin değil, uzun vadede değer koruma amacı taşıyan bir yatırım aracı olduğunu belirtti. * BU BİR YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi Haber

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi

Balkan kökenli iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan BALKANTÜRKSİAD bünyesinde faaliyet gösteren Balnet-2 Üyeleri, düzenlenen kahvaltı programı bir araya gelerek hem dernek faaliyetlerini değerlendirdi hem de iş dünyasının güncel özelliklerini gösteren genel istişarelerde bulundu. Program, Uzay Pastanesi Geçit Şubesi ev sahipliğinde, samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gözlendiği organizasyon, üyelerin arasındaki iletişimi güçlendirmek ve yeni işbirliklerine zemin hazırlama açısından önemli bir buluşma olarak öne çıktı. İş Dünyasının Gündemi Masaya Yatırıldı Kahvaltı programı boyunca devam eden, Türkiye ve bölge ekonomilerindeki güncel hayatınızda ele alarak sektör bazlı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle üretim, ticaret, ihracat ve yatırım alanlarında yaşanan değişimlerin iş dünyasının etkileri üzerine fikir alışverişi yapıldı. Balnet-2 Üyeleri, küresel ekonomik para birimlerinin yerel iş parçacıklarına yansımaları, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni pazar arayışları gibi konuların önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağına dikkat çekti. Bu doğrultuda, dernek bünyesinde gerçekleştirilecek ortak uygulama ve iş geliştirme süreçlerinin gerekliliği vurgulandı. Kurumsal Dayanışma ve İş Birliği Vurgusu BALKANTÜRKSİAD çatısı altında düzenlenen etkinlikte, üyelerin arasındaki dayanışmanın en önemli başlıklarından biri oldu. Katılımcılar, bu tür organizasyonların sadece sosyal bir buluşmanın ötesinde, iş geliştirme ve ortaklık fırsatları yaratma açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Balnet-2 yapımının, özellikle aynı vizyona sahip iş insanlarını bir araya getirerek güçlü bir sinerji oluşturulurken, düzenli toplantı ve etkinliklerle bu şekilde daha da güçlendirileceği dile getirildi. Sunumlar ve Değerlendirmeler Yapıldı Program kapsamında sunumlarda, derneğin mevcut çalışmaları, hedefi ve gelecek dönem projeleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Katılımcılar, sunumların ardından söz alarak kendi bölümlerine ilişkin kayıtların paylaşılması ve değerlendirilmesinde bulundu. Toplantıda ayrıca iş dünyasındaki rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler, gelişmiş çözümler ve girişimcilik fırsatları üzerine görüş alışverişi topluluğu. Geniş Dikkat Katılım Çekti Kahvaltı Balnet-2 Başkanı Burcu Aydın başta olmak üzere; Ersin Aslan, Ali Erzincanlıoğlu, Okan Dursun, Erdal Yıldırok, Samet Cebel, Berk Tunakan ve Hasan Bilgiç'in katılımı sağlandı. Katılımcılar, bu tür buluşmaların süreklilik kazanmanın hem kurumsal bağların güçleneceğini hem de yeni iş fırsatlarının önünü açacağını belirtti. Gelecek Dönem İçin Güçlü Mesaj Etkinlik, yapılan değerlendirmeler ve karşılıklı görüş alışverişlerinin ardından sona ererken, Balnet-2 Üyeleri ilerleyen süreçte daha fazla ortak projeye imza atma ve iş dünyasında daha etkin rol alma konusunda kararlılık mesajı verdi. Düzenlenen bu tür organizasyonlarının, yalnızca mevcut bağlantıların pekiştirilmesiyle sağlanırken aynı zamanda yeni işlerin birleştirilmesinin de kapısının araladığı ifade edilirken, BALKANTÜRKSİAD'ın ulusal ve ulusal düzeydeki eğitimin sürdürülmesine yönelik şiddetleri da devam ettirildiği vurgulandı.

İlkar Servis Yeni Hizmet Binasını Görkemli Törenle Açtı Haber

İlkar Servis Yeni Hizmet Binasını Görkemli Törenle Açtı

Bursa iş dünyası, otomotiv sektörü ve kent protokolünü bir araya getiren anlamlı bir organizasyon sahnesi oldu. İlkar Grup bünyesinde faaliyet gösteren İlkar Servis, modern teknolojiyle donatılmış yeni hizmet binasını yoğun ilgiyle dolu bir törenle resmi olarak hizmete açtı. Sektördeki büyümeyi yeni yatırımlarla taçlandıran firma, gerçekleştirdiği açılış programıyla hem vizyonunu ortaya koydu hem de Bursa ekonomisine katkıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Nilüfer Üçevler Mahallesi'nde hizmete giren yeni bölgelere siyaset, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, akademi, spor ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. Programa, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren başta olmak üzere büyükşehir ve ilçe belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, STK başkanları, farklı ilçelerden müftüler, akademisyenler, sektör temsilcileri, sporcular, iş insanları ve bireysel davetli katılımcılar oldu. 2016'da Küçük Adımlarla Başlayan Hikâye, Bugün Dev Bir Tesise Dönüştü Açılış programı, İlkar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nemidar’ın konukları tek tek selamlamasıyla başladı. Samimi ve vizyoner bir konuşma yapan Nemidar, 2016 yılında mütevazı imkânlarla çıktıkları yolda bugün örnek gösterilen modern bir tesisin kapılarını açmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Nemidar konuşmasında, başarıya giden yolun yalnızca ticari hedeflerden değil; güven, dürüstlük, istikrar ve müşteri memnuniyetinden geçtiğini vurgulayarak, “Bugün burada sadece bir bina açmıyoruz. Aynı zamanda yılların emeğini, alın terini, inancını ve geleceğe dair hedeflerimizi taçlandırıyoruz” mesajını verdi. Bursa’da Stellantis Markalarına Profesyonel Çözüm Merkezi Yeni hizmet binasıyla dikkatleri üzerine çeken İlkar Servis, Bursa’da Stellantis Grubu markalarına yönelik özel servis hizmeti sunuyor. Firma; Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles kullanıcılarına tamirat, bakım, mekanik onarım, elektronik arıza tespiti ve kaporta-boya alanlarında profesyonel çözümler sunuyor. Alanında uzman teknik personeliyle hizmet veren tesis, son teknoloji cihazlarla donatılmış servis alanları, hızlı bakım üniteleri, müşteri bekleme alanları, yedek parça departmanı ve operasyonel kapasitesiyle bölgenin önemli otomotiv merkezlerinden biri olmaya aday gösteriliyor. Müşteri Memnuniyeti ve Şeffaf Hizmet Anlayışı Ön Planda İlkar Servis’in temel çalışma prensibini güvenilirlik, şeffaflık ve kalite oluşturuyor. Firma bünyesinde yapılan tüm işlemlerde orijinal ve eşdeğer yedek parçalar kullanılırken, gerçekleştirilen bakım ve onarımlar garanti kapsamı altında sunuluyor. Arıza tespitinden teslimata kadar tüm süreçlerin titizlikle yönetildiği işletmede, araç sahiplerinin ihtiyaçlarına hızlı ve kalıcı çözümler üretiliyor. Firma yetkilileri, gelişen otomotiv teknolojisini yakından takip ederek her geçen gün hizmet standartlarını daha yukarı taşımayı hedeflediklerini belirtti. En Duygusal An: İlk Üç Müşteriye Vefa Plaketi Açılış töreninin en anlamlı ve duygusal bölümlerinden biri ise İlkar Servis’in kuruluşundan bu yana firmayı yalnız bırakmayan ilk üç müşteriye plaket takdim edilmesi oldu. Yıllardır süren güven ilişkisini simgeleyen bu özel anlarda salonda duygusal atmosfer yaşandı. Firmanın geçmişine sadakat gösteren müşterilere teşekkür edilmesi, ticari başarının temelinde insan ilişkileri ve vefa duygusunun yer aldığını bir kez daha gösterdi. Pasta Kesildi, İkramlar Yapıldı, Dostluk Mesajları Verildi Program kapsamında 10. yıl pastası kesilirken, katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu. Davetliler yeni tesisi gezerek servis alanlarını yerinde inceleme fırsatı buldu. Açılış organizasyonu boyunca sıcak ve samimi görüntüler yaşanırken, sektör temsilcileri de yatırımın Bursa adına önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi. İlkar Spor Kulübü de Tanıtıldı Organizasyon yalnızca ticari performans değil, sosyal sorumluluk ve spor alanındaki yatırımlara da sahne oldu. Programda İlkar Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren sporcular tanıtıldı ve kulübe verilen bilgiler hakkında bilgilendirme yapıldı. Özellikle oryantiring branşında sürdürülen çalışmalara dikkat edildi. Harita, pusula, strateji ve fiziksel hesapların bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan sporun insanlara yönelik büyük önem taşıdığı ifade edildi. Kulübün sporculara ait zaman sistemleri, navigasyon teknikleri, harita okuma kayıtları ve profesyonel yarış hazırlıkları konusunda eğitimler verildiği belirtildi. Bu kapsamda İlkar Grup'un yalnızca ticarette değil; Gençliğe, spora ve toplumsal gelişime yatırım yapan örnek bir kurum kimliğinin taşıdığı vurgulandı. Bursa Ekonomisine ve İstihdama Yeni Katkı Yeni çalıştırmanın devreye alınmasıyla birlikte çalıştırma kapasitesinin artacağı, servis hizmet sürelerinin kısalacağı ve daha fazla sistemin aynı anda kaliteli hizmet sunulacağı ifade edildi. Bu yatırımın hem Bursa ekonomisine hem de otomotiv yan sanayi ekonomisine önemli katkıları değerlendiriliyor. “Bu Daha Başlangıç” Açılışta konuşan firma temsilcileri, yeni binanın yalnızca bir yatırım olmadığını, ileride daha büyük adımların atılacağını belirterek, büyüme hedeflerinin devam ettiğini kaydetti. Teşekkür Mesajı İlkar Grup program boyunca faaliyetlerini sürdürmektedir; “Bizlere değer katan, bu özel günümüzde yanımızda olan tüm vatandaşlarımıza, dostlarımıza, güvenilir ve destek veren herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Hafızalarda Yer Edecek Açılış Modern tasarım, güçlü teknik sunum, uzman ekip ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla ürün iddiasını büyüten İlkar Servis'in yeni hizmet binası, Bursa'da uzun süre konuşulacak yatırımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Görkemli kutlama organizasyonu iş dünyasında birlik, dayanışma ve vizyon buluşmasına dönüştü.

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli Haber

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sedat Yalçın, para politikalarının enflasyonu başlatan ve şiddetlendiren unsurların kontrol edilebileceğini ancak kalıcı çözümün üretim sisteminin yeniden yapılandırılmasından bozulduğunu vurguladı. Merkez Bankası'nın faiz, döviz kuru, kredi verisi ve tasarruf-yatırım dengesi üzerinden enflasyonu yönetebileceğini ifade eden Yalçın, buna rağmen sorunun sadece para politikasıyla çözülemeyeceğini söyledi. “Yapısal sorunlar ekonomiyi kilitliyor” Türkiye'de üretim sistemi uzun yıllar boyunca biriken yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yalçın, eğitim sistemi ile iş gücü değişimi arasındaki kopukluğun üretim kalitesini düşürdüğünü dile getirdi. Mesleki eğitim ile mühendislik alanları arasındaki uyumsuzluk da ekonominin rekabet gücünün arttığı faktörler arasında gösterilmiştir. Enerji ve ara malında piyasadan Türkiye ekonomisinin kırılgan hale getirdiğini belirten Yalçın, bu durumun cari açık riskini artırdığı gibi maliyet enflasyonunu da tetiklediğini ifade etti. Sanayi ve tarımda verimlilik sorunu Sanayi ve tarımda küçük değişiklik ve parçalı işletme verimliliğini sınırladığını belirten Yalçın, sanayinin uzun vadeli finansman varlığının zorlandığını söyledi. Kalkınmada fonksiyonel planlama eksikliğine dikkat eden Yalçın, organize sanayi bölgelerinin ulaşım ve liman bağlantılarındaki gecikmenin lojistik maliyetlerinin artırıldığını ifade etti. “Yüksek teknoloji üretimine geçmek zorundayız” Yalçın, Türkiye'nin rekabette geri kalmaması için yüksek teknolojiye dayalı üretimmodeline tutulmasını vurgulayarak, dijital ve yeşil dönüşümün tamamlamış bir üretim ekosisteminin akımının şartı olduğunu söyledi. Güçlü bir lojistik altyapısı, coğrafi entegrasyon ve ihracatta yüksek teknoloji payının kalkınma politikalarının temel hedefi arasında yer açmakta olan Yalçın, “Türkiye'nin üretim sistemini özetleyen bir reformdan ekonomik olarak kalıcı şekilde elde edilmesi mümkün değil” kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.