Hava Durumu

#Yardımcı Hizmetler

- Yardımcı Hizmetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yardımcı Hizmetler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA Haber

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA

Büro-İş Sendikası, Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla sosyal güvenlik sistemine ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Büro İş Sendikası Bursa Şubesi; kamu emekçilerinin yaşadığı hak kayıplarını ve SGK çalışanlarının sorun ile taleplerini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz” dedi. Büro İş sendikası Bursa Şube Başkanı Zeynep Alper tarafından yönetim kurulu adına yapılan basın açıklamasında; Ülkemizde “reform” adı altında SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altında birleştirilmiş; yıllardır çıkarılan yasal düzenlemelerle emeklilik yaşı yükseltilmiş, aylık bağlama oranları düşürülmüş, prim gün sayıları artırılmış ve çalışanlar arasında ciddi hak kayıpları yaratılmıştır” denildi. Yazılı basın açıklamasında; Özellikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, kamu çalışanları arasında büyük bir eşitsizliğe neden olmuştur. 1 Ekim 2008 öncesi göreve başlayan memurlar için 25 yıllık hizmette aylık bağlama oranı yüzde 75 olarak uygulanırken, aynı süreyle görev yapan ancak 1 Ekim 2008 sonrası işe başlayan memurlar için bu oran yüzde 50’ye düşürülmüştür. Başta seyyanen zamlar olmak üzere birçok ek ödeme emekli keseneğine yansıtılmamış; uygulanan politikalar kamu emekçileri için “mezarda emeklilik” anlayışını dayatmıştır. Bir başka büyük mağduriyet de EYT düzenlemesinde yaşanmıştır. 8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olanlar EYT kapsamına alınırken, sadece 1 gün sonra sigortalı olan milyonlarca emekçi 17 yıl daha beklemeye mahkûm edilmiştir. Bu adaletsizlik derhal giderilmeli, kademeli emeklilik düzenlemesi hayata geçirilmelidir. Bugün ise çalışanların karşısına “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)” çıkarılmaktadır. Çalışanın maaşından yüzde 3 kesinti yapılmasını öngören bu sistem, zaten geçim sıkıntısı yaşayan emekçileri daha da yoksullaştıracaktır. Biriken fonların kamu yatırımlarına aktarılacağı söylenmektedir. Ancak geçmiş deneyimler göstermiştir ki kamu fonları çoğu zaman sermayeye, yandaşa ve rant çevrelerine kaynak olarak kullanılmaktadır. İşsizlik Sigortası Fonu’nda devlet katkısının bir gecede yüzde 50 düşürülmesi hafızalardadır. Aynı güvencesizlik TES için de geçerlidir. TÜİK’in açıkladığı düşük enflasyon verileri ve toplu sözleşme süreçlerinde yaşanan kayıplar nedeniyle maaşlarımız her geçen gün erimektedir. 4 aylık resmi enflasyon yüzde 14,64 olurken memura verilen yüzde 11 zam daha yılın ilk aylarında erimiştir. Üyesi bulunduğumuz Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Mayıs 2026 araştırmasına göre: Açlık sınırı 36 bin 313 TL, Yoksulluk sınırı ise 108 bin 820 TL’ye ulaşmıştır. Bugün: En düşük emekli maaşı açlık sınırının altında, İki memur maaşı ise ancak yoksulluk sınırına yaklaşabilmektedir. Sosyal güvenlik bir insan hakkıdır. Sosyal devlet; çalışanını, emeklisini yoksulluğa mahkûm eden değil, insanca yaşam koşullarını sağlayan devlettir. Özellikle pandemi ve EYT süreçlerinde büyük özveriyle çalışan SGK emekçileri bugün ciddi ekonomik ve özlük hak kayıpları yaşamaktadır. TALEPLERİMİZ: * Tüm memurlara yoksulluk sınırı üzerinde maaş sağlayacak seyyanen zam verilmelidir. * Enflasyon farkları aylık ödenmelidir. * 2008 öncesi-sonrası emeklilik ayrımı kaldırılmalıdır. * Tüm ek ödemeler emekli keseneğine dahil edilmelidir. * Vergi oranı yüzde 10’da sabitlenmelidir. * 3600 ek gösterge tüm memurlara verilmelidir. * Büyükşehir tazminatı ve kira yardımı sağlanmalıdır. * SGK çalışanlarına Sosyal Güvenlik Tazminatı verilmelidir. * Personel eksikliği giderilmeli, kurum içi uzmanlık sınavı açılmalıdır. * Görevde yükselme sınavlarında mülakat kaldırılmalıdır. * Liyakatsiz görevlendirmelere son verilmelidir. * 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiyeler geri verilmelidir. * Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalıdır. * Fazla mesai ücretleri günümüz koşullarına göre artırılmalıdır. * Yemek, ulaşım ve sosyal yardımlar güncellenmelidir. * Memur disiplin affı çıkarılmalıdır. * Yeşil pasaport hakkı tüm memurlara verilmelidir. Kamu emekçileri ve emekliler olarak yoksulluğa, güvencesizliğe ve hak gasplarına karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi.

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut’tan Sert Açıklama: “Memurun Hakkı Teslim Edilmeden Sosyal Adalet Sağlanamaz” Haber

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut’tan Sert Açıklama: “Memurun Hakkı Teslim Edilmeden Sosyal Adalet Sağlanamaz”

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut, kamu çalışanlarının uzun süredir biriken sorunlarına ilişkin kapsamlı ve sert bir açıklama yaptı. Bulut, memurların özlük haklarının korunması ve geliştirilmesi noktasında mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayarak, mevcut tabloyu “kabul edilemez bir adaletsizlik düzeni” olarak nitelendirdi. Bulut açıklamasında, özellikle yüksek enflasyon karşısında maaşların hızla eridiğine dikkat çekti. Memurların alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü belirten Bulut, “Kamu çalışanı ay sonunu getiremez hale gelmişken ekonomik dengeden söz etmek mümkün değildir. Vergi dilimi uygulamalarıyla yıl içinde maaşlar adeta cezalandırılmakta, çalışan daha fazla kazandıkça daha ağır bir yükün altına sokulmaktadır” ifadelerini kullandı. Kamuda ücret adaletsizliğinin derinleştiğini de dile getiren Bulut, aynı işi yapan memurlar arasında kurumdan kuruma değişen ciddi maaş farklarının sosyal barışı zedelediğini söyledi. Tazminat ve ek ödeme sistemindeki dengesizliklerin çalışanlar arasında huzursuzluk yarattığını belirten Bulut, “Eşit işe eşit ücret ilkesi kağıt üzerinde kalmıştır” diyerek duruma tepki gösterdi. Kamu personel sistemindeki statü farklılıklarına da değinen Bulut, kadrolu, sözleşmeli ve taşeron çalışanlar arasındaki hak farklılıklarının artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade etti. Bu yapının çalışma hayatında ciddi bir karmaşa yarattığını belirten Bulut, tüm kamu çalışanlarının tek çatı altında eşit haklara sahip olması gerektiğini savundu. Liyakat ve kariyer sistemine yönelik eleştirilerinde ise Bulut, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde adalet ilkesinin zedelendiğini öne sürdü. Mülakat sisteminin ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirten Bulut, “Atamalarda liyakat yerine farklı kriterlerin devreye girdiğine dair güçlü bir algı oluşmuştur. Bu durum, kamuya olan güveni sarsmaktadır” dedi. Çalışma koşullarına ilişkin sorunların da görmezden gelindiğini ifade eden Bulut, özellikle yardımcı hizmetler sınıfının yıllardır çözülemeyen problemlerine dikkat çekti. Görev tanımlarının belirsizliği, fazla mesai ücretlerinin yetersizliği ya da ödenmemesi ve tayin-yer değiştirme süreçlerindeki zorlukların çalışanları mağdur ettiğini belirtti. Sendikal haklar ve toplu sözleşme süreçlerine de değinen Bulut, bu mekanizmaların etkin işlemediğini savunarak, kamu çalışanlarının haklarını tam anlamıyla koruyacak güçlü ve adil bir sistemin kurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca 3600 ek gösterge düzenlemesinden yararlanamayan kesimlerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini belirten Bulut, kamudaki yönetici atamalarında liyakat ilkesinin esas alınması ve disiplin cezalarında adaletin sağlanması çağrısında bulundu. Açıklamasının sonunda yetkililere seslenen Bulut, “Memurun alın teri görmezden gelinemez. Sosyal devlet anlayışı, kamu çalışanının hakkını teslim etmekle başlar. Bizler mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, memurun sesi olmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.