Hava Durumu

#Verimlilik

- Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AROMA’dan Güçlü Dönüş: Konkordato Süreci Sona Erdi! Haber

AROMA’dan Güçlü Dönüş: Konkordato Süreci Sona Erdi!

Türkiye’nin köklü içecek markalarından AROMA’da yaklaşık iki yıldır devam eden konkordato süreci sona erdi. Şirket, yeniden yapılanma çalışmalarının ardından yeni bir döneme girdi. AROMA’nın konkordato sürecinden kendi iradesiyle çıkmak için yaptığı talep, 9 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşmayla sonuçlandı. Böylece şirketin yaklaşık iki yıldır devam eden konkordato dönemi tamamlanmış oldu. Üretim devam etti, yeniden yapılanmaya ağırlık verildi Şirket, konkordato döneminde üretim, tedarik ve ticari faaliyetlerini sürdürürken finansal ve operasyonel yapısını yeniden şekillendirmeye yönelik çalışmalar yürüttü. Süreç, konkordato komiser heyetinin gözetiminde ve ilgili mahkemenin denetiminde gerçekleştirildi. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Duruk ile Yönetim Kurulu Başkan Vekili Onur Duruk yönetiminde yürütülen çalışmalarda; verimlilik, kurumsal yapılanma, yeni ürün geliştirme, müşteri ilişkileri ve ticari büyüme başlıklarına ağırlık verildi. AROMA rotasını yeniden büyümeye çevirdi Konkordato sürecinin sona ermesiyle AROMA, yeni dönemde üretim kapasitesini ve pazardaki konumunu güçlendirmeye odaklanacak. Ömer Duruk ve Onur Duruk, süreç boyunca destek veren çalışanlara, kamu kurumlarına, finans kuruluşlarına, tedarikçilere, bayilere, müşterilere ve iş ortaklarına teşekkür ederek, şirketin yeni hedeflere odaklandığını belirtti. AROMA yönetimi, “Türkiye’nin Aroması” sloganıyla üretmeye, yeni ürünler geliştirmeye ve markayı geleceğe taşımaya devam edeceklerini bildirdi.

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık: “Yeni Yönetim Sistemi Kurumsal Dengeleri Zayıflattı” Haber

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık: “Yeni Yönetim Sistemi Kurumsal Dengeleri Zayıflattı”

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, Türkiye'de 2017 referandumu ve 2018 seçimleri sonrasında hayata geçirilmesi yeni yönetim sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Altınışık, sistemin devletin yönetiminde hızlı ve merkezi bir karar alma yapısı oluşturuldunu ancak bunun yanında önemli kurumsal tartışmaların da ortaya çıktığını ifade etti. “Yürütmede Merkezileşme, Karar Süreçlerinde Hız Sağladı” Altınışık, yeni yönetim modeliyle birlikte yayımlanmanın büyük ölçüde merkezileştiğini ve karar almanın hızlandığını belirtti. Bu durumun kısa süreli, günlük idari avantajların gösterilmesini sağlayan Altınışık, özellikle kriz yönetimi ve hızlı bir şekilde koordine edilmesi açısından sistemin etkili olabileceğine dikkat çekti. Ancak bu hızın, kararların farklı görüşlerinin dağılımını bölüştüğünü ve dengeden kaynaklanan mekanizmaların yoğunlaştığı yöndeki eleştirileri de birlikte ortaya çıktığını söyledi. “Meclisin Denetim Gücü Zayıfladı” Altınışık bilgilendirmesinde, yeni sistemle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yasama ve denetim faaliyetlerinde belirgin bir gerilemenin yaşandığı ileri sürüldü. Yasama sürecinin etkinliğinin azaldığını, yürütme üzerindeki denetim sisteminin ise daha kapsamlı hale geldiğini ifade etti. Ayrıca yargının bağımsızlığının kamuoyunda oluşan tartışmalara da değinen Altınışık, bu durumun hukuk devletini ilkesine yönelik güven algısını devam ettireceğini savundu. “Bürokratik Yapıda Koordinasyon Sorunları Yaşanıyor” Altınışık, sistem değişiklikleriyle birlikte bürokratik yapıda önemli dönüşümlerin yaşandığını belirtti. Kurumlar arası koordinasyonun zaman zaman zayıfladığına ve finansal istikrarın aksaklıklara ayrıldığına dikkat çekildi. Bu korumanın kamu yönetimi verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından bazı zorlukların oluşmasını ifade etti. “Daha Güçlü Denetim ve Kurumsal Denge Gerekiyor” Ensari Altınışık, uzun ömürlü, daha sağlıklı bir yönetim yapısı için denge ve denetimin gelişmesinin devam ettiğini vurguladı. açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: “Meclisin ve yargının denetim gücü çalışıyor, uzman kadroların yeniden etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası ayrılmanın büyük önemi var.” Altınışık, daha şeffaf, hesap verebilir ve kurumsal kapasitesi güçlü bir yönetim yapısı Türkiye'nin demokratik kalkınma bakış açısının kritik olduğunu ifade etti.

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli Haber

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sedat Yalçın, para politikalarının enflasyonu başlatan ve şiddetlendiren unsurların kontrol edilebileceğini ancak kalıcı çözümün üretim sisteminin yeniden yapılandırılmasından bozulduğunu vurguladı. Merkez Bankası'nın faiz, döviz kuru, kredi verisi ve tasarruf-yatırım dengesi üzerinden enflasyonu yönetebileceğini ifade eden Yalçın, buna rağmen sorunun sadece para politikasıyla çözülemeyeceğini söyledi. “Yapısal sorunlar ekonomiyi kilitliyor” Türkiye'de üretim sistemi uzun yıllar boyunca biriken yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yalçın, eğitim sistemi ile iş gücü değişimi arasındaki kopukluğun üretim kalitesini düşürdüğünü dile getirdi. Mesleki eğitim ile mühendislik alanları arasındaki uyumsuzluk da ekonominin rekabet gücünün arttığı faktörler arasında gösterilmiştir. Enerji ve ara malında piyasadan Türkiye ekonomisinin kırılgan hale getirdiğini belirten Yalçın, bu durumun cari açık riskini artırdığı gibi maliyet enflasyonunu da tetiklediğini ifade etti. Sanayi ve tarımda verimlilik sorunu Sanayi ve tarımda küçük değişiklik ve parçalı işletme verimliliğini sınırladığını belirten Yalçın, sanayinin uzun vadeli finansman varlığının zorlandığını söyledi. Kalkınmada fonksiyonel planlama eksikliğine dikkat eden Yalçın, organize sanayi bölgelerinin ulaşım ve liman bağlantılarındaki gecikmenin lojistik maliyetlerinin artırıldığını ifade etti. “Yüksek teknoloji üretimine geçmek zorundayız” Yalçın, Türkiye'nin rekabette geri kalmaması için yüksek teknolojiye dayalı üretimmodeline tutulmasını vurgulayarak, dijital ve yeşil dönüşümün tamamlamış bir üretim ekosisteminin akımının şartı olduğunu söyledi. Güçlü bir lojistik altyapısı, coğrafi entegrasyon ve ihracatta yüksek teknoloji payının kalkınma politikalarının temel hedefi arasında yer açmakta olan Yalçın, “Türkiye'nin üretim sistemini özetleyen bir reformdan ekonomik olarak kalıcı şekilde elde edilmesi mümkün değil” kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.