Hava Durumu

#Üretici

- Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA’NIN YERLİ KARPUZU TARLADA KALDI! Haber

BURSA’NIN YERLİ KARPUZU TARLADA KALDI!

Üretici kara kara şunu düşünüyor: “Masrafımızı bile çıkaramıyoruz” Bursa'da yaz aylarının önemli tarım ürünlerinden biri olan yerli karpuzda üretici zor günler yaşıyor. Hasat döneminin gelmesiyle birlikte tarlalarda tonlarca karpuz alıcı beklerken, düşük fiyatlar ve artan beklentiler nedeniyle emeklerinin karşılığını alamadıklarını söylüyor. Mazot, gübre, ilaç, sulama ve işçiliklerinin giderdiğini yükselten çiftçiler, tarladaki satış fiyatlarının üretim masraflarını karşılamada yetersiz kalanları dile getiriyor. “KARPUZ VAR, ALICI YOK” Aylar boyunca liderlerin başında gelenler, şimdi ise yetiştirdikleri karpuzu satabilmenin mücadelesini veriyor. Üreticiler sıkıntıyı, "Aylarca emek verdiler. Gübre, mazot, ilaçlama, sulama, çalışma sırasında ciddi masraf yaptık. Şimdi karpuzumuz tarlada bekliyor. Ürünümüz var ama ulaşım şeklinde alıcı bulamıyoruz. Böyle giderse çiftçilik yapan yıl ekim yapılamayan hale gelecek" sözleriyle dile getiriyor. ÜRETİCİ DESTEK BEKLİYOR Karpuzun tarlada kalman yalnızca çiftçinin değil, bölgesel yönetimde üretimin geleceğinin de sorununun belirtilmesi, kurumsalden ve ilgili kurumlardan çözüm bekleniyor. Çiftçinin talebi ise oldukça net: Üretim maliyetleri dikkate alınmıyor, yerli ürün üretiliyor ve üreticinin malı değerinde satabileceği pazar seçeneklerinin üretilebiliyor. Bursa'nın bereketli ürünleri yetişen yerli karpuz tarlada kalırken, üreticinin dilinde tek bir soru var: “Biz üretmezsek yerine bu sofralara ürünü kim üretir?” ???? Peki sizce Bursa'nın yerli üretimini korumak için ne yapılmalı?

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu: “Çiftçi Üretiyor, Kazanan Başkaları Oluyor” Haber

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu: “Çiftçi Üretiyor, Kazanan Başkaları Oluyor”

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, uygulanan hububat alım fiyatlarına sert tepki göstererek, tarım sektörünün ihmal edildiğini ve üreticinin alındığının arttığını alamadığını söyledi. Çiftçinin artan artışları, düşük alım fiyatları ve geciken ödemeler arasında adeta hayatta kalma mücadelesi veren Kadıoğlu, mevcut tarım politikalarının üreticiyi değil aracını ve ithalatçı lobilerini koruduğunu savundu. Türkiye'nin en önemli tarımsal tarım alanlarından biri olan Bursa'da sağlanan büyük bir umutsuzluk içinde hasat sezonuna girdiğini ifade eden Kadıoğlu, uygulanan fiyatların çiftçinin beklentilerinin çok uzağında kaldığını belirtti. "Bugün tarlada alın teri döken çiftçi kazanamıyor. Mazotun, gübrenin, yetişen, tohumların ve sulama maliyetlerin sürekli olarak bakılmış bir şekilde uygulanan alım fiyatları üreticinin yorgunluk hafifletmek yerine daha da ağırlaştırıyor. Çiftçi üretiyor, kazanan ancak yine başkaları oluyor" dedi. “Üretici Beklemiyor, Mecbüren Satıyor” Çiftçinin ekonomik baskılar nedeniyle bolluğun elinde tutmanın mümkün olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, üreticinin hasat sonrasında adeta bir borç ödemenin içine itildiğini söyledi. "Çiftçimizin önünde yeni sezon hazırlıkları var. “Toprak Mahsulleri Ofisi Çiftçiye Değil, Soruna Dönüyor” Toprak Mahsulleri Ofisi'nin ödeme süreçlerini de eleştiren Kadıoğlu, ürününü teslim eden çiftçinin haftalarca parasını beklemek zorunda kaldığını ifade etti. "Çiftçi bugün nakde ihtiyaç duyuyor. Ancak ürün teslim ediyor ve haftalarca ödeme bekliyor. Üretici zaten yüksek sıcaklıklar altında ezilmiş durumda. Bir de ödeme gecikmeleri nedeniyle yeni borçlanmalara yönelmek zorunda kalıyor. Çiftçinin enerji rejimi her geçen gün büyüyor. Tarımı sürdürmeye devam etmeden önce nefes alacaksınız." “Rekolte Yüksek Ama Kazanç Düşük” Bu yıl yağışların olumlu seyretmesi nedeniyle birçok bölgedeki verim seviyesinin yükseldiğine dikkat eden Kadıoğlu, yüksek rekoltenin çiftçi için avantaja dönüşmesi gerekirken tam tersine fiyat baskısına dönüştüğünü söyledi. "Geçen yıl kuraklık yaşandı, don felaketleri yaşandı, üretim düştü. Bu yıl ise çiftçinin tüm zorluklara rağmen üretmeye devam etti ve tarlalarda bereket var. Ancak ne yazık ki Türkiye'de çiftçinin kaderi değişmiyor. Üretim artınca fiyatlar düşüyor, üretim azalınca yükseliyor yükseliyor. Her şart altında zayıflıyor yine oluyor oluyor. Bu anlayışlar değişmediği üremenin tükenmesi mümkün değil." “Türkiye Tarımda Dev Olabilir Ama Yanlış Politikalar Engel Oluyor” Türkiye'nin sahip olduğu üretim potansiyeline rağmen yanlış planlamalar nedeniyle tarımda hak sağladığı dağıtıma ulaşamadığını ifade eden Kadıoğlu, ihracat odaklı yeni bir tarım vizyonuna ihtiyaç olduğunu söyledi. "Türkiye bereketli topraklarıyla, güçlü çiftçisiyle ve üretim kapasitesiyle dünyanın sayılı tarım ülkelerinden biri. Ancak plansızlık, öngörüsüzlük ve günü kurtarmaya yönelik politikalar nedeniyle çiftçi üretimden uzaklaşıyor. Yüksek rekolte doğru ihracat politikalarıyla desteklenebilse hem üretken kazanır hem ülke ekonomik olarak güçlenir. Sorunte değil, üretiliyori değerlendiremiyor." “Çiftçinin Feryadı Artık Görmezden Gelinemez” Tarımda yaşanan ekonomik sıkıntıların artık kritik seviyeye ulaşmasını sağlayan Kadıoğlu, çiftçilerin arttırılmasının yapılmaması gerektiğini söyledi. "Çiftçimiz bağırmak istemiyor, dağıtmak istiyor. Bugün Anadolu'nun dört bir yanında üretici aynı soru soruyor: Üretiyoruz ama neden kazanamıyoruz? Bu sorun çözümü yıllardır yanlış uygulanan tarım politikalarında saklıdır. Çiftçinin kazanamadığı bir yerde üretim sürdürülemez. Üretimin olmadığı yerde ise gıda güvenliği devreye girer." “Tarım Milli Güvenlik Meselesidir” Açıklamanın sonunda tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, üreticiyi koruyan politikaların artık ertelenemez bir öğrenildiğini söyledi. "Tarım ve hayvancılık yalnızca ekonomik faaliyet değildir. Bu insanların aynı zamanda gıda sigortasıdır, bağımsızlığın ve milli geleceğin garantisidir. Kendi çiftçisini koruyamayan ülkelerin topraklarında ekmek dahi yurtdışında almak zorundadır. Üreten çiftçiyi destekler, emeğin veren mali, maliyeti düşen ve üretim teşvik eden politikalar vaktini kaybetmekten hayatta kalmaktır. Çiftçimizin ayakta kalması demektir, Türkiye'nin ayakta kalması demektir. Tarım çökerse sadece ekonomik değil, 86 milyon."

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç’ten Dünya Çiftçiler Günü Mesajı “Çiftçi Üretiyor, Değeri Başkaları Paylaşıyor” Haber

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç’ten Dünya Çiftçiler Günü Mesajı “Çiftçi Üretiyor, Değeri Başkaları Paylaşıyor”

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nde yayımladığı özet özetini Türkiye'de tarım sektörünün karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekti. Çiftçinin üretmeye devam ettiğini ancak emeğinin karşılığını almakta zorlandığını belirten Genç, mevcut tarım politikalarının yeniden ele alınmasını vurgulayarak, "Çiftçi üretiyor ama oluşan büyük bölümlerde başkaları paylaşıyor" dedi. Muzaffer Genç açıklamasında, Dünya Çiftçiler Günü'nün yalnızca bir kutlama günü olmaması; Türkiye'nin üretim gücü, gıda geliştirme ve tarımın yeniden değerlendirme fırsatı olduğunu ifade etti. “Çiftçi Bu Ülkenin Üretim Gücüdür” Çiftçinin yalnızca havalandırmayı kişi değiştirmeyi amaçlayan Genç, üreticinin aynı zamanda ülkenin ekonomik bağımsızlığının ve gıda ekonomisinin temel taşı olduğunu söyledi. Gençlerin açıklamasında şu ifadeleri kullanıldı: "Çiftçi; emeğin, sabrın, üretimin ve milli bağımsızlığın lideridir. Türkiye'nin dört bir yanında çoğalan üreticimiz tüm zorluklara rağmen bölünmeyi bırakmıyor, üretmeye devam ediyor. Bu fedakarlık, geleceğe yönelik açıdan son derece değerlidir." Artan Maliyetler Çiftçiyi Zorluyor Tarım sektöründe yaşanan en büyük sorunlardan birinin üretim maliyetlerindeki hızlı artışa dikkat çeken Muzaffer Genç, mazot, gübre, yem, enerji ve tohum fiyatlarının çiftçiyi ciddi baskı altında bıraktığını söyledi. Özellikle küçük ve orta seçenekleri ekonomik açıdan ayakta kalmakta zorlanarak Genç: "Üretici çoğu zaman emeğin karşılığını alamıyor. Çiftçimiz büyük risk alıyor, yapıyor üretim ancak gelir dengesi giderek bozuluyor. Artan artış nedeniyle üretimin yapıldığı yapmak her geçen gün daha da zor hale geliyor." adanmış. “Kırsal Genç Nüfus Azalıyor” Açıklamada tarımın gelecek açısından kritik sorunlardan birinin gezideki genç katılımına da dikkat çekildi. Gençler için üretimin cazibesini kaybetmeye devam eden Muzaffer Genç, bunun uzun süreceği Türkiye'nin üretim faaliyetini tehdit edeceğini belirtti. "Gençler sürüşten kaçmıyor. Ancak emeğin gücü alabildiğine, sıcaklıkta planlayabilen bir sistem görmek istiyor. Köylerin yaşlanması ve üretici yaşın durdurulmasının yükselmesi, geleceğimiz adına ciddi bir uyarıdır." ifadelerini. “Üretici En Düşük Payı Alıyor” Tarım sektöründeki gelir sorununa da dikkat edilmesi Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç, üretim zincirinde en düşük artış çoğu zaman çiftçinin durumunun olduğunu söyledi. Tarladan çıkan ürün ile pazar fiyatları arasında farkın giderek büyüdüğünü vurgulayan Genç: "Çiftçi üretye, risk almaya ve ülkesine katkı sağlamaya devam ediyor. Ancak ürün ticaretiye ulaşana kadar fiyatlar katlanıyor. Bu süreçte araçlar ve büyük market zincirleri daha fazla kazanırken üretici hak ettiği gelir üretilemiyor. Bu tablo hem çiftçiyi hem de çalıştırıyor." dedi. “Türkiye Tarımda Çok Daha Güçlü Olabilir” Türkiye'nin sahip olduğu verimli topraklar, üretim kültürü ve insan kaynağı sayesinde tarımda çok daha güçlü bir genişlemeye ulaşabilen potansiyele sahip olduğunu belirten Genç, bunun ancak uzun vadeli politikalarla mümkün olabileceğini ifade etti. “Tarım sektörü günü kurtaran uygulamalarla değil; öngörülebilir, sürdürülebilir ve üreticiyi merkeze alan bir vizyonla yönetilmelidir.” diyen Genç, kalıcı çözümün önemine dikkat çekti. Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen'den Çözüm Önerileri Muzaffer Genç sendikasında tarım sektörüne yönelik çözüm önerileri de sıraladı. Buna göre: Üretim azaltılacak sürekli adımlar atılmalı, Destekleme modelleri gerçek saha şartlarına göre yeniden düzenlenmeli, Çiftçinin finansmanı kolaylaştırılmalı, Planlı üretim modeli bürokratik engelleme oluşturmadan uygulanmalı, Kooperatifçilik sistemi güçlendirilmeli, Üreticinin pazardaki rekabet gücü artırılmalı, aracı yapıların fiyat oluşumunda etkisi artırılmalı, Tarımda teknoloji ve verimli üretim modelleri yaygınlaştırılmalı, Gençlere özel destek programı geliştirilmelidir. “Tarım Stratejik Bir Güçtür” Tarımın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda oluştuğunu vurgulayan Genç, krizlerin kendi üreticisini koruyan ülkeleri daha güçlü olduklarını söyledi. "Kendi çiftçisini güçlü tutan ülkelerin krizleri daha dirençli olur. Üreten toplumun ekonomik bağımsızlığını korur. Toprağına sahip olan milletlerin geleceğine de sahip çıkar." ifadelerini. “Çiftçi Kazanırsa Türkiye Kazanır” Dünya Çiftçiler Günü'nde çiftçilere yalnızca sözlü destek belgesinin yeterli olmayı hedefleyen Muzaffer Genç, üreticinin güçlü politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamanın sonunda tüm çiftçilerin ve tarım çalışanlarının gününü kutlayan Genç şu mesajı verdi: "Bugün yapılması gereken; çiftçimizi yalnızca sözle değil, sürdürülebilir çözümlerle desteklemektir. Çünkü çiftçi kazanırsa Türkiye kazanır. Üretim gücü olurse ülke güçlenir. Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen olarak emeğin, üretimin ve alın terinin yanında olmaya devam ediyor." Muzaffer Genç, başta çiftçiler olmak üzere tarım ve ormancılık sektöründe emek veren tüm çalışanlara 14 Dünya Çiftçiler Günü'nü kutlayarak Mayıs bereketli, huzurlu ve umut dolu mutluluklar temennisinde bulunuyordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.