Hava Durumu

#Türkiye

- Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÜRSU’DA 15 TEMMUZ ANMA PROGRAMI DÜZENLENDİ Haber

GÜRSU’DA 15 TEMMUZ ANMA PROGRAMI DÜZENLENDİ

Gürsu’da 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü dolayısıyla anma etkinlikleri gerçekleştirildi. Darbe girişiminin 10. yılı münasebetiyle gün boyu çeşitli programlar planlayan Gürsu Belediyesi, akşam saatlerinde tüm halkla birlikte şehitleri yad etti. Celalbey Millet Bahçesi’ndeki anma töreni öncesinde şehitlikleri ziyaret eden Gürsu protokolü, daha sonra vatandaşlarla bir araya geldi. GÜRSU’DA 15 TEMMUZ’UN UNUTULMAZ KARELERİ VATANDAŞLA BULUŞTU Hain darbe girişiminin 10. yılında düzenlenen anma programları kapsamında, İHA muhabirleri tarafından o gece ölümsüzleştirilen anlar Gürsu ilçesi Celalbey Millet Bahçesi'nde vatandaşların ziyaretine sunuldu. O gecenin atmosferini yeniden yaşatan fotoğraflar katılımcılardan büyük ilgi görürken; kimi vatandaşlar yaşanan tarihi olayları genç kuşaklara aktardı, kimi ise derin duygular yaşadı. 15 Temmuz'a damga vuran bu özel kareler, milletin sergilediği destansı mücadeleyi bir kez daha hafızalara kazıdı. Sergiyi gezdikten sonra değerlendirmelerde bulunan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, "İnsanın duygulanmaması imkansız. Çünkü bizim ve özellikle vatandaşlarımızın bizzat yaşadığı o günlerde; tankların önüne yatanların, ellerindeki imkanlarla uçak ve helikopterlere karşı duran vatandaşlarımızın eşsiz bir duyarlılığı vardı. Anlatacak çok şey var. Herkesten Allah razı olsun. Özellikle şehitlerimize buradan rahmet diliyorum. Gazilerimiz var. Hatta bu tankın altına yatan kardeşimle konuşmuştum; 'Eğer tank üzerimden geçerse insanlar daha duyarlı olur, daha çok kişi gelir ve ülkemizi kurtarırız' diyerek kendini feda ettiğini anlatmıştı. Tüm dünya şunu bilmelidir ki; evet, zaman zaman Türkiye'nin üzerinde çeşitli baskılar olabilir ancak Türk milletinin gücü, birliği, beraberliği ve kenetlenmiş ruhu, 15 Temmuz'da nasıl ki geçit vermediyse, inşallah gelecekte de benzer girişimlere asla müsaade etmeyeceğinin en somut göstergesidir" ifadelerini kullandı. Gürsu Kaymakamı Murat Kütük ise, "Bu yıl darbe girişiminin 10. yılını idrak ediyoruz. Buradaki pek çok kişi yaş itibarıyla o günleri kimimiz meydanlarda, kimimiz ise ekran başında canlı olarak takip etti; nelerin yaşatıldığını hepimiz gördük. Bu örgütler bizim temiz duygularımızı asla sömüremeyecekler ve bu ülkeye bir daha 15 Temmuz'u yaşatamayacaklar. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum. Her biri bir kahraman, her biri bir hikaye ve yarım kalmış bir hayattır. Allah onlardan razı olsun, mekanları cennet olsun. Gazilerimize ise sağlık ve sıhhat diliyorum" diye konuştu. Celalbey Millet Bahçesi'ndeki etkinlikler; Kur'an-ı Kerim tilaveti, mehteran konseri, kahramanlık türküleri, ilahiler ve Yazar Dr. Ahmet Anapalı'nın söyleşisi ile sona erdi.

İYİ Partili Özcan Gönülal'dan Gagavuzya Uyarısı: "Türk Dünyası En Zor Günde Dayanışmasını Göstermelidir" Haber

İYİ Partili Özcan Gönülal'dan Gagavuzya Uyarısı: "Türk Dünyası En Zor Günde Dayanışmasını Göstermelidir"

İYİ Parti Osmangazi İlçe Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Dünyası ve Yurt Dışı Türklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı Turizm Komisyonu Üyesi Özcan Gönülal; Türk Dünyası'nın istikbali, Gagavuz Türklerinin karşı karşıya kaldığı süreçler ve Türkiye'nin üstlendiği tarihi sorumluluklar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Gönülal, Gagavuz Türklerinin sadece Moldova sınırları içerisinde yaşayan bir grup olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu toplumun Türk kültür coğrafyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Türk Dünyası'nın son yıllarda uluslararası mecralarda daha sık gündeme geldiğini ifade eden Gönülal, gerçek bir birlikteliğin yalnızca zirveler, deklarasyonlar veya sembolik buluşmalarla sağlanamayacağını; ortak tarih ve kültür mirasına sahip toplulukların haklarının korunmasına yönelik somut dayanışmanın esas olduğunu belirtti. "Türk Dünyası, Türkiye Sınırlarından Çok Daha Geniş Bir Medeniyet Alanıdır" Açıklamasında Türk milletinin varlığının yalnızca Türkiye Cumhuriyeti sınırları ile kısıtlı olmadığını ifade eden Gönülal; Adriyatik kıyılarından Orta Asya'ya, Balkanlar'dan Sibirya'ya kadar uzanan uçsuz bucaksız bir coğrafyada soydaşların ortak tarihi, dil ve kültür bağlarını yaşatmaya devam ettiğini dile getirdi. Balkanlar, Kırım, Kerkük, Ahıska, Batı Trakya, Doğu Türkistan ve Gagavuzya gibi bölgelerde ortak medeniyetin temsilcilerinin yaşadığını belirten Gönülal, bu topluluklarla kurulacak ilişkilerin sadece dış politika perspektifiyle değil, kültürel diplomasi ve gönül bağları çerçevesinde yürütülmesinin önemini vurguladı. Gagavuz Türkleri Kimliklerini Asırlardır Koruyorlar Gönülal, Moldova'da yaşayan yaklaşık 250 bin Gagavuz Türkünün Türk Dünyası içerisinde çok özel bir konuma sahip olduğuna dikkat çekti. Hıristiyan inancına mensup olmalarına rağmen geleneklerini yaşatmayı ve kültürel kimliklerini muhafaza etmeyi başaran Gagavuzların, dünyadaki en dikkat çekici Türk topluluklarından biri olduğunu belirten Gönülal, bu durumun kültürel dayanışmanın sadece ortak inançla sınırlı kalmadığını kanıtladığını söyledi. Gagavuzların günlük yaşamdan düğün adetlerine, misafirperverlik anlayışından halk kültürüne kadar pek çok noktada Anadolu kültürüyle büyük benzerlikler taşıdığını belirten Gönülal, bu bağların canlılığını koruduğunu ifade etti. Atatürk Döneminde Başlayan Kültürel Bağ Açıklamalarında Türkiye ile Gagavuz Türkleri arasındaki ilişkilerin Cumhuriyet'in ilk yıllarına dayandığını söyleyen Gönülal, Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde Türk dili ve kültürünün korunmasına yönelik atılan adımların çok kıymetli olduğunu belirtti. Bu sürecin yalnızca eğitim faaliyetlerinden ibaret görülmemesi gerektiğini belirten Gönülal, söz konusu dönemlerin kültürel hafızanın korunmasına yönelik uzun vadeli bir devlet politikası taşıdığını ifade etti. "Kardeşlik Sadece Söylemle Yaşamaz" Gagavuz Türklerinin Türkiye'ye duyduğu sevginin sadece mevcut resmi bağlardan kaynaklanmadığını dile getiren Gönülal, Kurban Bayramı'nda sergilenen dayanışmanın bunun en somut örneklerinden biri olduğunu belirtti. Hıristiyan inancına sahip olmalarına rağmen Türkiye'den gelen yardım organizasyonlarına gönüllü destek veren Gagavuzların; ihtiyaç sahibi ailelerin belirlenmesinden lojistik sürece kadar birçok alanda aktif rol üstlendiklerini ifade eden Gönülal, bu tablonun farklı inançların ortak insanlık değerlerinde buluşabileceğini gösterdiğini kaydetti. Gagavuzya'daki Son Hukuki Süreçler Dikkat Çekiyor Gönülal, son dönemde Gagavuzya'da meydana gelen siyasi ve hukuki gelişmeleri uluslararası kamuoyuyla birlikte yakından takip ettiğini belirtti. Özellikle Başkân Yevgenia Gutsul hakkında yürütülen yargılama süreci ile Moldova Anayasa Mahkemesi'nin 9 Temmuz 2026 tarihindeki kararının ve Gagavuz Özerk Statüsü'nün bazı hükümlerine ilişkin değerlendirmelerin, bölgenin geleceği açısından önemli tartışmalar yaratacağını söyledi. Bu gelişmelerin uluslararası hukuk normları çerçevesinde akademik çevrelerce de değerlendirildiğini belirten Gönülal, sürecin titizlikle takip edilmesi gerektiğini ifade etti. "Türkiye Tarihi ve Kültürel Sorumluluğu Unutmamalıdır" Türkiye'nin egemen devletlerin iç işlerine müdahale etmeksizin, uluslararası hukuk ve teamüller çerçevesinde tarihî bağlara sahip olduğu soydaş topluluklarla gelişmeleri takip ettiğini belirten Gönülal, kültürel diplomasinin daha etkin kullanılmasının önemine dikkat çekti. Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere uluslararası platformlarda Türk Dünyası vizyonunun daha güçlü şekilde şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Gönülal; eğitim projeleri, gençlik değişim programları ve ekonomik iş birliklerinin bu sürecin temel parçaları olduğunu söyledi. "Türk Dünyası Fotoğraf Karelerinden İbaret Değildir" Açıklamasının en dikkat çekici kısmında Türk Dünyası sunumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gönülal, ortak geleceğin yalnızca söylemlerle inşa edilemeyeceğini ifade etti. "Türk Dünyası yalnızca zirvelerde çekilen aile fotoğraflarıyla ya da güçlü sözlerle büyümez. Asıl birliktelik, kardeş toplulukların zor günlerinde yanlarında durmakla anlam kazanır." değerlendirmesinde bulunan Gönülal, gönül bağlarının korunması ve geliştirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Bursa'dan Gagavuzya'ya Uzanan Kardeşlik" Bursa'nın tarih boyunca Balkanlar ve Türk Dünyası ile güçlü bağları olan şehirlerden biri olduğunu hatırlatan Gönülal, kentin kültürel diplomasi çalışmalarında daha aktif rol üstlenebileceğini ifade etti. Bursa'dan Bakü'ye, Üsküp'ten Kerkük'e, Kırım'dan Gagavuzya'ya kadar uzanan coğrafyanın ortak bir tarihe ve hafızaya sahip olduğunu söyleyen Gönülal, bu bağların gelecek nesillere aktarılmasının sadece devlet kurumlarının değil; sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, yerel yönetimlerin ve tüm toplum kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Gönülal, açıklamasını şu değerlendirmeyle tamamladı: "Türk Dünyası'nın gerçek gücü, sadece ortak köklerden değil; ortak sorumluluk bilincinden doğar. Tarih, milletlerin yalnızca kazandıkları zaferleri değil, sahip oldukları değerleri ve kardeşlerini ne ölçüde koruyabildiklerini de yazar. Bugün Gagavuzya'da yaşananlar, Türk Dünyası'nın geleceği adına değerlendirilmesi gereken kritik bir süreçtir."

“Dünya Nereye Koşuyor?” Toplantısında Geleceğin Şifreleri Masaya Yatırıldı Haber

“Dünya Nereye Koşuyor?” Toplantısında Geleceğin Şifreleri Masaya Yatırıldı

Yeni Şeyler Söylemek Lazım Grubu tarafından düzenlenen “Dünya Nereye Koşuyor?” Toplantıda akademisyen ve siyasetçi İsmail Tatlıoğlu'nun katılımıyla yoğun ilgi gördü. Küresel çapta yaşanan değişimlerin, ekonomik dönüşümlerin, teknolojik gelişmelerin ve toplumsal dönüşümlerin özet olarak ele alınan programda, kapsamlı gelişmelerden önemli değerlendirmeleri dinleme fırsatı buldu. Toplantıda konuşan İsmail Tatlıoğlu, dünyada son yıllarda alışılmış dengelerin dağılımının geçen büyük bir değişim sürecinin geçtiğini belirterek, teknoloji, yapay zeka, dijitalleşme, küresel ekonomi ve uluslararası ilişkilerde yaşanan gelişmelerin toplumların gelecekte doğrudan şekillendirildiğini ifade etti. Değişen Dünyayı Doğru Okumanın Önemi Vurgulandı Programda, ekonomik güç dengelerindeki değişim, dijital görünümlerin iş dağılımları, yapay zekânın ömrünün her alanında oluşan yeni fırsatlar ve riskler ile küresel rekabetin yeni boyutları ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Katılımcılara hitap eden Tatlıoğlu, günümüz dünyasındaki olayların performansının tek başına yeterli olmadığını, asıl önemli olanın elde edilen özelliklerin doğru analiz edilerek geleceğe yönelik sağlıklı öngörüler geliştirilebildiğini belirtti. Toplantıda ayrıca gençlerin sürdürülebilirliğinin piyasaya hazırlanması, eğitim sonuçlarının yeni çağa göre şekillendirilmesi, üretim ekonomilerinin yayılması ve Türkiye'nin küresel gelişmelere karşı izlenmesi gereken stratejiler de gündeme geldi. “Geleceği Şekillendirenler Değişimi Anlayanlardır” Program içeriği boyunca tarafından yönlendirilen sorular da yanıtlanırken, özellikle teknolojik olarak kullanılabilenin toplumsal yaşam üzerindeki etkileri ve küresel ekonomide yaşanan kırılmalar üzerine dikkat çekici değerlendirmeler yapıldı. Yeni Şeyler Söylemek Lazım Grubu tarafından yapılan açıklamada, toplumların ve değişimin değişimi yalnızca takip etmeyen değil, onu anlayan ve yön verebilen bir bakış açısına sahip olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Dünyanın hızla değişiyor bir dönemde. Küresel olarak doğru okuyabilmek, gelebilmek ve yaşayabilen dönüşümlere uyum sağlayabilmek onu daha da büyük önem taşıyor. Değerli hocamız İsmail Tatlıoğlu'nun ufuk açıcı değerlendirmeleriyle gerçekleştirdiğimiz toplantımızda, potansiyel olarak önemli perspektifler ortaya konuldu." Düşünmeye ve Üretmeye Devam Program sonunda İsmail Tatlıoğlu'na katkılarından dolayı alınırken, Yeni Şeyler Söylemek Lazım Grubu'nun farklı konu başlıkları ile düşünceleri üretmeye, toplumsal meseleleri tartışmaya ve ilgili yeni fikirlerin sunulduğuna devam edileceği belirtildi. Katılımcılar, dünyanın karşı karşıya olduğu hızlı değişim sürecinin anlaşılmasının ve bu değişimin doğru yorumlanabilmesinin geleceğin inşasında ortak olarak rol oynayacağı konusunda görüş ortaya koyarken, toplantı fikir alışverişi ve değerlendirmelerle sona erdi.

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya’dan İktidara Sert Mesajlar: “Millet Yorgun, Türkiye’nin Yeni Bir Diriliş Hareketine İhtiyacı Var” Haber

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya’dan İktidara Sert Mesajlar: “Millet Yorgun, Türkiye’nin Yeni Bir Diriliş Hareketine İhtiyacı Var”

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal tabloya ilişkin yaptığı yönetim hükümetinin politikaları sert sözlerle eleştirirken, İYİ Parti'nin milletin sesi ve umudu olmaya devam edeceğini söyledi. Kaya, emekliden çiftçiye, işçiden gençlere kadar toplumun her kesimin büyük bir geçim ve gelecek kaygısı yaşadığını belirterek, “Türkiye bugün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda vicdani ve siyasi bir darboğazdan geçmektedir” dedi. Türkiye'nin her geçen gün daha ağırlaşan hayat şartları altında ezildiğini ifade eden Kaya, vatandaşın artık temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını vurguladı. Emeklilerin uzun yıllar emeğinin karşılığını alamadığını, çiftçinin üretim harcamalarında harcanı terk etme noktası geldiğini, işçilerin alındığının değersizleştirildiğini ve gençlerin gelecek umutlarını yurt dışında çalışmak zorunda kaldığını belirten Kaya, yaşanan tablonun bir yönetim krizinin sonucu olduğunu söyledi. "Darı yorgun, darı kırgın, darı geçim derdine mahkûm edilmiş durumda" diyen Kaya, iktidarın halkının gerçek sorunlarından uzaklaştığını savundu. Türkiye'de ekonomik bozulma sağlanarak gerçeklerin gizlenemeyeceği ifade eden Kaya, pazarda, markette, tarlada ve sanayide yaşanan sıkıntının artık herkes tarafından açık şekilde hissedildiği dile getirildi. İYİ Parti'nin yalnızca bir siyasi hareket olmadığını, aynı zamanda milletin ortak vicdanının savunucusu olduğunu kaydeden Kaya, "Türk milleti hiçbir zaman çaresiz değildir. Çünkü bu ülkenin yaşadığı vatanını yedi, bayraklara sahip çıkan, Cumhuriyet değerlerinden sonsuza kadar evladı vardır. İşte İYİ Parti, o insanların buluştuğu son kaledir" ifadesini kullandı. Açıklamada milliyetçilik ve Atatürkçülük vurgusunu da öne çıkaran Kaya, bazı siyasi çevrelerin değerleri yalnızca seçimde yaşadıklarını öne sürerek sert eleştirilerde bulundu. "Bugün çıkarı için yönlerini de görüyoruz, maskeli siyaset yapanları da görüyoruz. Dün söylediğini bugün inkâr edenleri, milletin değerleri siyasi hesaplara kurbanları ibretle izliyoruz" diyen Kaya, İYİ Parti'nin ise ilkesel olarak ayakta kalmasından taviz vermeden devam ettiğini söyledi. “İYİ Parti göstermelik değil, özde Atatürkçü bir tutulman adıdır” diyen Kaya, milliyetçiliğin yalnızca sloganlarla değil, milletin sıkıntılarıyla dertlenerek yapılacağını belirtti. Kaya, “Terör sisteminin direnemediği, odaklanmaların direnmediği, yönetim birliği ve milletin huzuru için bedel ödemeyi göze alan bir siyasi hareket varsa o da İYİ Parti'dir” ifadeleriyle partilerinin teşekkür ettiğini savundu. İYİ Parti'nin toplumun her bölümünün sesinin olduğunu vurgulayan Kaya, emeklilerin geçim mücadelesini Meclis kürsüsüne taşıyanın, çiftçinin tarlasındaki feryadının başlatılması, işçinin emeğini savunanın ve gençlerin umudunu yeniden yeşertmek isteyenin İYİ Parti olduğunu söyledi. Yapılan mücadelenin yalnızca söylemden ibaret olmadığını ifade eden Kaya, "Biz milletin arasında siyaset yapan bir hareketiz. Sokaktakilerin ne yaşadığını gördük. Çünkü biz bu milletin içinden geliyoruz" dedi. Türkiye'de artık meselenin yalnızca siyasi parti meselesinin sona ereceğini söyleyen Kaya, yaşanan sürecin doğrudan memleket meselesi hâline geldiğini söyledi. Kutup toplumsallaşmanın derinleştiğini, ekonomik adaletsizliğin büyüdüğünü ve vatandaşların geleceğe yönelik güveninin zedelendiğini ifade eden Kaya, çoğunluğu ortak vicdanda buluşmaya çağrıldı. Kaya açıklamanın sonunda şu ifadeleri kullandı: "Bugün bu ülkede eğilmeyen insanların ihtiyaçları vardır. Susmayanlara, dik duranlara, haksızlıklara karşı geri adım atmayanlara ihtiyaçları vardır. Türkiye'nin yeniden giriş hikâyesi iyi insanların bir araya gelmesiyle yazılacaktır. Biz buna başlayacağız. Birlikte daha güçlüyüz. Birlikte Türkiye'yiz. Birlikte İYİ'yiz."

BBP’den Sert Açıklama: “Okullara Yönelik Saldırılar Artık Milli Güvenlik Meselesidir” Haber

BBP’den Sert Açıklama: “Okullara Yönelik Saldırılar Artık Milli Güvenlik Meselesidir”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıların ardından kapsamlı bir açıklama yayımlayarak okul güvenliğini, dijital tehditler ve caydırıcı cezalar konusunda dikkat değerlendirme değerlendirmelerinde bulundu. Alfatlı, eğitime yönelik kurumsal saldırıların artık münferit olayların ortaya çıktığını belirterek, bunun için doğrudan Türkiye'nin gençlik hedef alan bir milli güvenlik sorununun ortaya çıktığını ifade etti. “Milletçe Derin Bir Üzüntü Yaşıyoruz” Önceki gün yapılan açıklamada Siverek'te, ardından Kahramanmaraş'ta ortaya çıkan olayların toplumun derin bir üzüntü yarattığını belirten Alfatlı, çocukların saklandığı okullara yönelik saldırıların kabul edilemeyeceğini vurguladı. “Evlatlarımızı emanet ettiğimiz, öğretmenlerimizin anne ve baba şefkatiyle görev yaptığı okullarımıza yönelik bu saldırılar artık münferit olaylar ortaya çıkıyor.” “Her Kurşun Geleceğimize Sıkılıyor” Okullarda yaşanan olaylarda yalnızca bireyler değil, ülkenin ülkelerine yöneldiğini belirten BBP'li Alfatlı, şu ifadeleri kullandı: “Eğitim yuvalarımızda sıkılan onun kurşunu; müşterilerin umutlarına, toplumsal huzurumuza ve milletimizin geleceğine yöneliktir.” Türkiye Genelinde 1 Haftalık Güvenlik Revizyon Çağrısı Alfatlı, benzer olayların tekrar yaşanmaması için acil müdahalenin alınması gerektiğini belirten tüm Türkiye'de okullarda güvenlik denetimi yapılmasını istedi. Önerilen önlemler şu şekilde sıralandı: Tüm Türkiye genelinde okullarda en az 1 hafta süreli güvenlik revizyonu yapılması Fiziki ve idari eksikliklerin yarışla tamamlanması Okulları ve profesyonel güvenlik personelinin görevlendirilmesi Gerekli görülen bölgelerde kolluk kuvvet desteğinin arttırılması Dijital Platformlara Karşı Mücadele Çağrısı Açıklamada, çocukların hedefi olan dijital tehditlere dikkat çekildi. Özellikle oyun birimlerinde gençleri radikalleştirme ve yönlendirme riski taşıyan platformlara karşı siber güvenlik birimlerinin aktif mücadele idamesi gerektiği belirtildi. “Siber güvenlik birimleri, hücreleri hedef alan dijital mecralara karşı etkin ve kararlı mücadele yürütmelidir.” Sosyolojik ve Psikolojik Boyut Vurgusu BBP, yaşanan olayların yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınmasının yeterli olmayacağını savundu. Açıklamada aile yapısındaki değişim, sosyal medya etkisi, büyümeyi normalleştiren içerikler ve gençlerin psikolojik yönlendirmelerine açık hale gelmesi gibi unsurların da özet biçimde incelenmesi gerektiği ifade edildi. Bu: Eğitim politikalarının serbest bırakılması Sosyal destek güncellemelerinin denetimlerin kapsamının etkinleştirilmesi yapıldı. “En Ağır Cezalar Uygulanmalı” Ekrem Alfatlı'nın açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri de ceza yaptırımları oldu. Eğitimin yapısal olarak yapısal saldırıların olağan suçlar gibi değerlendirilemeyeceğini ifade eden Alfatlı, başarısızların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. “Kamu vicdanının bileşimi için bu fiilleri düzenleyenler hakkında tahliyesiz müebbet hapis ve idam cezası yaptırımları uygulandı.” “Devletimizin Gücü Yeterlidir” Devletin gerekli adımlar atacak kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan BBP, okul hayatının yalnızca idari bir tercih değil, toplumsal olarak organize olduğunu kaydetti. “Okullarımızın güvenli limanlar haline getirilmesi bir tercih değil, zorunludur.” “Sürecin Takipçisi Olacağız” BBP açıklamasının sonunda, çocukların yaşamları ve eğitim ortamlarının huzuru için her adımın destekçisi olacaklarını duyurdu. Yaşanan saldırılarda ölenlere rahmet, yaralılara acil şifalar iletilirken, kamuoyuna başsağlığı mesajı verildi.

Osmangazi’den yükselen bu ses, yarınların Türkiye’sine yön verecek Haber

Osmangazi’den yükselen bu ses, yarınların Türkiye’sine yön verecek

OSMANGAZİ’DEN SERT MESAJ: “BU ŞEHRİ MASA BAŞINDA DEĞİL, MİLLETLE YÖNETECEKSİNİZ!” İsmail Demir, Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı’nın geniş katılımlı toplantısında yaptığı açıklamalarla hem teşkilata güç verdi hem de yerel yönetime çok sert mesajlar gönderdi. Demir, özellikle büyükşehirde yaşanan değişim sürecine dikkat çekerek, “Bu değişim Osmangazili vatandaşın sırtına yük olursa, bunun karşısında en sert şekilde dururuz” dedi. “BU SADECE BİR TOPLANTI DEĞİL, BİR İRADE BEYANIDIR” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen buluşmada, teşkilat mensuplarıyla bir araya gelen İlçe Başkanı İsmail Demir, toplantının sıradan bir istişare olmadığını vurguladı: “Biz burada sadece konuşmadık; milletimizin beklentilerini, şehrimizin geleceğini ve bu davanın yükünü omuzlayan kadroların kararlılığını yeniden ortaya koyduk. Bu, açık bir irade beyanıdır.” Toplantıda Osmangazi’nin geleceği, Bursa’nın dönüşüm süreci ve sahadan gelen talepler masaya yatırıldı. Demir, teşkilatın sahadan kopuk değil, doğrudan milletin nabzını tutan bir yapı olduğunu ifade etti. “BİZ TEŞKİLAT DEĞİL, HEDEFE YÜRÜYEN BİR GÜÇÜZ” Konuşmasında teşkilatın birlik ve motivasyonuna da dikkat çeken Demir, iddialı ifadeler kullandı: “Bizler sadece bir siyasi yapı değiliz. Aynı hedefe yürüyen, aynı yükü taşıyan ve aynı hayali kuran güçlü bir iradeyiz. Osmangazi’den yükselen bu ses, yarınların Türkiye’sine yön verecek kadar güçlüdür.” Demir, mücadele vurgusunu da sertleştirerek: “Durmadan, yorulmadan, hiçbir baskıya boyun eğmeden yürümeye devam edeceğiz” dedi. BÜYÜKŞEHİR’E AÇIK UYARI: “VATANDAŞI MAĞDUR EDERSENİZ KARŞINIZDA BİZİ BULURSUNUZ!” Demir’in açıklamalarının en dikkat çeken bölümü ise büyükşehirde yaşanan yönetim değişimi ve bunun sahaya yansımaları oldu. Özellikle Osmangazi ilçesinde yaşayan vatandaşların olası mağduriyetlerine dikkat çeken Demir, sert bir dille uyardı: “Büyükşehirde yaşanan değişim, eğer plansızlıkla, hazırlıksızlıkla ve sahayı yok sayarak yürütülürse bunun bedelini vatandaş öder. Buna asla izin vermeyiz.” “HASSAS PROJELERİ DURDURMAK, ŞEHRE ZARAR VERMEKTİR” Devam eden projelerin akıbetine de değinen Demir, özellikle kritik yatırımların sekteye uğraması ihtimaline karşı net konuştu: “Bu şehirde hassasiyet gerektiren projeler vardır. Bu projeleri durdurmak, yavaşlatmak ya da siyasi hesaplara kurban etmek; doğrudan Osmangazi’ye zarar vermektir. Kimse bu şehri deneme tahtası gibi kullanamaz.” “OSMANGAZİ SAHİPSİZ DEĞİL” Demir, Osmangazi halkının haklarını sonuna kadar savunacaklarını belirterek açıklamasını daha da sertleştirdi: “Buradan açıkça söylüyoruz: Osmangazili vatandaşın hakkı gasp edilirse, projeler bilinçli şekilde dumura uğratılırsa, bunun siyasi ve toplumsal karşılığı olur. Osmangazi sahipsiz değildir.” “BU SES YÜKSELMEYE DEVAM EDECEK” Toplantının sonunda teşkilatın kararlılığına bir kez daha vurgu yapan Demir, önümüzdeki süreçte daha aktif, daha görünür ve daha etkili olacaklarını ifade etti: “Bugün burada yaktığımız bu ateş, sadece bir başlangıçtır. Bu ses büyüyecek, güçlenecek ve Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olacaktır.”

Bakan Tekin'den okul saldırılarıyla ilgili açıklama... Haber

Bakan Tekin'den okul saldırılarıyla ilgili açıklama...

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullara düzenlenen silahlı saldırılarda 9 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. Aralarında çok sayıda çocuğun bulunduğu trajik olaylarda 6 kişi ise ağır yaralandı. YUSUF TEKİN'DEN AÇIKLAMA Yaşanan olayın yankıları devam ederken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den önemli bir açıklama geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yapan Tekin, olaydan duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. “MİLLETÇE TARİFSİZ BİR ÜZÜNTÜ İÇİNDEYİZ” Tüm Türkiye'ye başsağlığı dileyen Bakan, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan yürek parçalayan elim olaylar, tüm ülkemizi derinden etkilemiştir. Büyük bir üzüntüyle belirtmek isterim ki bu acı olaylarda geleceğe umutla bakan gençlerimizi ve kutsal göreviyle özveriyle çalışan bir eğitimcimizi kaybettik. Milletçe tarifsiz bir üzüntü içindeyiz.” dedi. “GEREKLİ ADIMLARI KARARLILIKLA ATIYORUZ” Konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Tekin, şunları kaydetti: Kadim medeniyetimiz boyunca toplumsal huzurumuza örnek teşkil eden eğitim kurumlarımızda benzeri olayların yaşanmaması için İçişleri, Adalet ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarımız ile koordineli olarak mevcut güvenlik önlemlerimizi gözden geçirerek tüm dijital ve fiziksel tehditleri kapsayan kapsamlı bir güvenlik anlayışını uygulamak adına gerekli adımları kararlılıkla atıyoruz. Milletçe kenetlendiğimiz bu zorlu süreçte hepimizin yüreğine düşen bu acıyı, derin bir hisle paylaşıyoruz. Bu süreç, titizlikle takip edilecek olup evlatlarımızın güvenliği, öğretmenlerimizin refahı ve eğitim ortamlarımızın huzuru için gerekli tüm tedbirler, azim ve özenle alınacaktır. “HİÇBİR YÖNÜ KARANLIKTA BIRAKILMAYACAKTIR” Konunun aydınlatılması için gereken tüm çabayı göstereceklerini belirten Bakan Tekin, “Milletimizin şüphesi olmasın ki bu ortak acının hiçbir detayı karanlıkta kalmayacaktır. Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, kederli ailelerine ve eğitim camiamızın her bir ferdine sabır; yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin ve eğitim camiamızın başı sağ olsun.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.