Hava Durumu

#Türk Dünyası

- Türk Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Partili Özcan Gönülal'dan Gagavuzya Uyarısı: "Türk Dünyası En Zor Günde Dayanışmasını Göstermelidir" Haber

İYİ Partili Özcan Gönülal'dan Gagavuzya Uyarısı: "Türk Dünyası En Zor Günde Dayanışmasını Göstermelidir"

İYİ Parti Osmangazi İlçe Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Dünyası ve Yurt Dışı Türklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı Turizm Komisyonu Üyesi Özcan Gönülal; Türk Dünyası'nın istikbali, Gagavuz Türklerinin karşı karşıya kaldığı süreçler ve Türkiye'nin üstlendiği tarihi sorumluluklar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Gönülal, Gagavuz Türklerinin sadece Moldova sınırları içerisinde yaşayan bir grup olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu toplumun Türk kültür coğrafyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Türk Dünyası'nın son yıllarda uluslararası mecralarda daha sık gündeme geldiğini ifade eden Gönülal, gerçek bir birlikteliğin yalnızca zirveler, deklarasyonlar veya sembolik buluşmalarla sağlanamayacağını; ortak tarih ve kültür mirasına sahip toplulukların haklarının korunmasına yönelik somut dayanışmanın esas olduğunu belirtti. "Türk Dünyası, Türkiye Sınırlarından Çok Daha Geniş Bir Medeniyet Alanıdır" Açıklamasında Türk milletinin varlığının yalnızca Türkiye Cumhuriyeti sınırları ile kısıtlı olmadığını ifade eden Gönülal; Adriyatik kıyılarından Orta Asya'ya, Balkanlar'dan Sibirya'ya kadar uzanan uçsuz bucaksız bir coğrafyada soydaşların ortak tarihi, dil ve kültür bağlarını yaşatmaya devam ettiğini dile getirdi. Balkanlar, Kırım, Kerkük, Ahıska, Batı Trakya, Doğu Türkistan ve Gagavuzya gibi bölgelerde ortak medeniyetin temsilcilerinin yaşadığını belirten Gönülal, bu topluluklarla kurulacak ilişkilerin sadece dış politika perspektifiyle değil, kültürel diplomasi ve gönül bağları çerçevesinde yürütülmesinin önemini vurguladı. Gagavuz Türkleri Kimliklerini Asırlardır Koruyorlar Gönülal, Moldova'da yaşayan yaklaşık 250 bin Gagavuz Türkünün Türk Dünyası içerisinde çok özel bir konuma sahip olduğuna dikkat çekti. Hıristiyan inancına mensup olmalarına rağmen geleneklerini yaşatmayı ve kültürel kimliklerini muhafaza etmeyi başaran Gagavuzların, dünyadaki en dikkat çekici Türk topluluklarından biri olduğunu belirten Gönülal, bu durumun kültürel dayanışmanın sadece ortak inançla sınırlı kalmadığını kanıtladığını söyledi. Gagavuzların günlük yaşamdan düğün adetlerine, misafirperverlik anlayışından halk kültürüne kadar pek çok noktada Anadolu kültürüyle büyük benzerlikler taşıdığını belirten Gönülal, bu bağların canlılığını koruduğunu ifade etti. Atatürk Döneminde Başlayan Kültürel Bağ Açıklamalarında Türkiye ile Gagavuz Türkleri arasındaki ilişkilerin Cumhuriyet'in ilk yıllarına dayandığını söyleyen Gönülal, Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde Türk dili ve kültürünün korunmasına yönelik atılan adımların çok kıymetli olduğunu belirtti. Bu sürecin yalnızca eğitim faaliyetlerinden ibaret görülmemesi gerektiğini belirten Gönülal, söz konusu dönemlerin kültürel hafızanın korunmasına yönelik uzun vadeli bir devlet politikası taşıdığını ifade etti. "Kardeşlik Sadece Söylemle Yaşamaz" Gagavuz Türklerinin Türkiye'ye duyduğu sevginin sadece mevcut resmi bağlardan kaynaklanmadığını dile getiren Gönülal, Kurban Bayramı'nda sergilenen dayanışmanın bunun en somut örneklerinden biri olduğunu belirtti. Hıristiyan inancına sahip olmalarına rağmen Türkiye'den gelen yardım organizasyonlarına gönüllü destek veren Gagavuzların; ihtiyaç sahibi ailelerin belirlenmesinden lojistik sürece kadar birçok alanda aktif rol üstlendiklerini ifade eden Gönülal, bu tablonun farklı inançların ortak insanlık değerlerinde buluşabileceğini gösterdiğini kaydetti. Gagavuzya'daki Son Hukuki Süreçler Dikkat Çekiyor Gönülal, son dönemde Gagavuzya'da meydana gelen siyasi ve hukuki gelişmeleri uluslararası kamuoyuyla birlikte yakından takip ettiğini belirtti. Özellikle Başkân Yevgenia Gutsul hakkında yürütülen yargılama süreci ile Moldova Anayasa Mahkemesi'nin 9 Temmuz 2026 tarihindeki kararının ve Gagavuz Özerk Statüsü'nün bazı hükümlerine ilişkin değerlendirmelerin, bölgenin geleceği açısından önemli tartışmalar yaratacağını söyledi. Bu gelişmelerin uluslararası hukuk normları çerçevesinde akademik çevrelerce de değerlendirildiğini belirten Gönülal, sürecin titizlikle takip edilmesi gerektiğini ifade etti. "Türkiye Tarihi ve Kültürel Sorumluluğu Unutmamalıdır" Türkiye'nin egemen devletlerin iç işlerine müdahale etmeksizin, uluslararası hukuk ve teamüller çerçevesinde tarihî bağlara sahip olduğu soydaş topluluklarla gelişmeleri takip ettiğini belirten Gönülal, kültürel diplomasinin daha etkin kullanılmasının önemine dikkat çekti. Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere uluslararası platformlarda Türk Dünyası vizyonunun daha güçlü şekilde şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Gönülal; eğitim projeleri, gençlik değişim programları ve ekonomik iş birliklerinin bu sürecin temel parçaları olduğunu söyledi. "Türk Dünyası Fotoğraf Karelerinden İbaret Değildir" Açıklamasının en dikkat çekici kısmında Türk Dünyası sunumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gönülal, ortak geleceğin yalnızca söylemlerle inşa edilemeyeceğini ifade etti. "Türk Dünyası yalnızca zirvelerde çekilen aile fotoğraflarıyla ya da güçlü sözlerle büyümez. Asıl birliktelik, kardeş toplulukların zor günlerinde yanlarında durmakla anlam kazanır." değerlendirmesinde bulunan Gönülal, gönül bağlarının korunması ve geliştirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Bursa'dan Gagavuzya'ya Uzanan Kardeşlik" Bursa'nın tarih boyunca Balkanlar ve Türk Dünyası ile güçlü bağları olan şehirlerden biri olduğunu hatırlatan Gönülal, kentin kültürel diplomasi çalışmalarında daha aktif rol üstlenebileceğini ifade etti. Bursa'dan Bakü'ye, Üsküp'ten Kerkük'e, Kırım'dan Gagavuzya'ya kadar uzanan coğrafyanın ortak bir tarihe ve hafızaya sahip olduğunu söyleyen Gönülal, bu bağların gelecek nesillere aktarılmasının sadece devlet kurumlarının değil; sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, yerel yönetimlerin ve tüm toplum kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Gönülal, açıklamasını şu değerlendirmeyle tamamladı: "Türk Dünyası'nın gerçek gücü, sadece ortak köklerden değil; ortak sorumluluk bilincinden doğar. Tarih, milletlerin yalnızca kazandıkları zaferleri değil, sahip oldukları değerleri ve kardeşlerini ne ölçüde koruyabildiklerini de yazar. Bugün Gagavuzya'da yaşananlar, Türk Dünyası'nın geleceği adına değerlendirilmesi gereken kritik bir süreçtir."

BURSA’DA ÖZBEKİSTAN RÜZGÂRI: KÜLTÜR, TARİH VE KARDEŞLİK AYNI ÇATIDA BULUŞTU Haber

BURSA’DA ÖZBEKİSTAN RÜZGÂRI: KÜLTÜR, TARİH VE KARDEŞLİK AYNI ÇATIDA BULUŞTU

Özbekistan Turizm ve Kültür Tanıtım Günü kapsamında Bursa'da anlamlı ve yoğun katılımlı bir program düzenlendi. Bursa Uludağ Üniversitesi Türk resimleri Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi (TUDAM) bünyesinde faaliyet gösteren Ali Şir Nevai Özbek Dili ve Kültürü Merkezi ile Özbekistan Ankara Büyükelçiliği işinde düzenlenen etkinlikte, Özbekistan'ın büyüdüğü ve turizm potansiyeli tanıtılırken, aynı zamanda büyük güç Emir Temur'un 690. doğum yılı da anıldı. Program Şehitler İçin Saygı Duruşuyla Başladı Program, vatan uğruna can veren aziz şehitlerinin anısına biriktirilmesiyle saygı duruşu ile başladı. Ardından Türkiye ve Özbekistan milli marşlarının okunmasıyla salonda duygu dolu anlar yaşandı. “İpek Yolu'nun Kalbini Yeniden Hatırlıyoruz” Programın açılışında konuşan Surayyo Khodjoeva, Özbekistan’ın kadim İpek Yolu mirasıyla şekillenen zengin kültürünün, dil ve sanat aracılığıyla nesilden nesile aktarıldığını belirtti. Dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir medeniyet taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Khodjoeva, Ali Şir Nevai’nin düşüncelerine atıfta bulundu. Semerkant, Buhara ve Hiva gibi şehirlerdeki mimari eserlerin yalnızca estetik değil, aynı zamanda bir medeniyetin mühendislik birikimini yansıttığını ifade etti. Andican 2026’da Türk Dünyasının Kültür Başkenti Programda öne çıkan başlıklardan biri de Andican’ın 2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesi oldu. Türk Devletleri Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş, bu gelişmenin Türk dünyası açısından önemli bir kültürel buluşma zemini oluşturacağını belirterek, Andican merkezli etkinliklerin Semerkant, Buhara ve Hiva gibi kadim şehirleri de kapsayacağını söyledi. “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” Vurgusu Bursa İl Göç İdaresi Müdürü Haşim Özcan, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” sözünü hatırlatarak Türk dünyası arasındaki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Türk Dünyası Yörük Türkmen Federasyonu Genel Sekreteri Cemal Akkuş ise iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel kökler ve akrabalık bağlarıyla güçlenen derin bir kardeşlik ilişkisi olduğunu ifade etti. “Her Öğrenci Bir Kültür Elçisi” Programın en dikkat çeken konuşmalarından birini gerçekleştiren Rustam Narbaev, Türkiye’de eğitim gören Özbek öğrencilerin yalnızca birey değil, aynı zamanda ülkelerinin temsilcileri olduğunu vurguladı. Narbaev, “Saygıdeğer hocalarım, değerli konuklar! Sevgili öğrenciler, sevgili gençler! Öncelikle, Özbekistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği adına, bugün sizlerle bir araya gelip samimi bir sohbet gerçekleştirebilmek benim için büyük bir onur ve sorumluluk olduğunu vurgulamak isterim. Konuşmama başlamadan önce konuşma yapan tüm saygıdeğer misafirlerimizi teşekkürümü izah ederek konuşmama devam etmek isterim. Sevgili öğrenciler! Bugün her biriniz sadece bir öğrenci değilsiniz. Sizler, vatanımız Özbekistan'ın gerçek temsilcileri, başka bir deyişle elçilerisiniz. Evet, her biriniz birer elçisiniz; Türkiye'de ülkemizin yüzünü, kültürünü, değerlerini ve prestijini temsil ediyorsunuz. Sizler burada sadece eğitim görmüyorsunuz. Davranışlarınız, yüksek kültürünüz ve samimi tutumunuzla Özbekistan’ın yüksek değerlerini sergiliyorsunuz. Attığınız her adımda, söylediğiniz her sözde vatanımızın onurunu savunuyorsunuz. Bugün size büyük bir güven duyulmaktadır. Sizden sadece iyi uzmanlar olmanız değil, aynı zamanda bilginiz ve potansiyelinizle ülkemizin büyüklüğünü sergileyecek, açık görüşlü, ruhsal olgunluğa sahip bireyler olmanız beklenmektedir. Sayın katılımcılar! Kardeş ülkemiz Türkiye halkına içten şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Bizim için Türkiye sadece bir ortak devlet değil, tarihsel, kültürel ve manevi açıdan yakın olduğumuz kardeş bir ülkedir. Özellikle siz sevgili öğrencilerimizi eğiten Türk öğretim görevlilerine ve profesörlere derin şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Onların sıkı çalışması, özverisi ve bilgisi, sizin gelişiminiz için büyük önem taşımaktadır. Sevgili dostlar! Bugün, Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler tüm zamanların en yüksek seviyesindedir. İki ülke arasındaki dostluk, güven ve stratejik ortaklık bağları her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bu durum, elbette sizler gibi gençler için daha da büyük fırsatlar yaratmaktadır. Aynı zamanda, bizler sporda da büyük başarılara imza atmaya çalışan halklarız. Türk dünyası ülkelerinin 2026 Dünya Kupası’na katılımı, sadece bir spor başarısı değil, halklarımızın birliği, iradesi ve potansiyelinin muhteşem bir ifadesidir. Bu durum size ilham vermeli ve kendi alanlarınızda en yüksek zirveleri fethetmeniz için cesaretlendirmelidir. Sevgili gençler! Şunu daima unutmayın: Sizler- elçilerimizsiniz, Sizler- vatanımızın umudusunuz, Sizler -geleceğimizi inşa edecek nesilsiniz. Bilgiyi arayın, çaba gösterin, kendinizi geliştirin ve hayallerinizden asla vazgeçmeyin. Size inanıyoruz. Anavatan sizi bekliyor. Sizinle bir mutluluğumuzu paylaşmak isterim bu sene futbolda Dünya Küpesine iki Türk Dünyası ülkeleri de katılacak ve bizler için ikisi de şampiyondur. İlginiz için teşekkür ederim! Akademisyenlerden Özbekistan'a Özel Vurgu Üniversitenin İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Çelik, Özbekistan'ın Türk dünyasının kültürel ve manevi açıdan en önemli özelliklerinden biri olduğunu belirterek, Özbek dili ve geçmişine yönelik ailelerin kendisi için önemli bir savaşçı olduğunu ifade etti. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi bölümü- Doç. Dr. Minara Aliyeva Çınar ise iki ülke arasındaki ilişkileri özellikle eğitim alanında son yıllarda önemli bir ivme kazandığını ve bu dayanıklılık için yeni fırsatlar sağladığını vurguladı. Turizmde Yükselen İlgi Turizm sektör yöneticisi Kadir Genç, Özbekistan'ın tarihi ve kültürel zenginliklerinin giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, Bursa'dan düzenlenen turların her geçen yıl arttığını söyledi. Kültür ve Lezzet Aynı Sofrada Buluştu Programın ikinci bölümünde geleneksel Türk çadırı atmosferinde Özbek kültürü tanıtıldı. Dünyaca ünlü katılımcılara Özbek Pilavı ikram edilirken, samimi sohbetler eşliğinde kültürel etkileşim güçlendi. Görsel Sunumlar Yoğun İlgi Gördü Etkinlikte Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının yer aldığı videolar, iki ülke arasındaki iş birliğini anlatan tanıtımlar ve turizm içerikleri mevcutdan büyük ilgi gördü. Ayrıca Emir Temur'un hayatı ve bakımı üzerine sunumuna da dikkat edildi. Bursa'da düzenlenen bu kapsamlı organizasyon, yalnızca bir tanıtım etkinliğinin yaygınlaştığı Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihsel, kültürel ve gönül bağlarını pekiştirdi. Program, hem geçmişin izlerini hatırlattı hem de geleceğe yönelik ortak bir vizyon ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.