Hava Durumu

#Terörle Mücadele

- Terörle Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörle Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ'dan İktidara Ekonomi ve Özelleştirme Eleştirisi Haber

Ümit Özdağ'dan İktidara Ekonomi ve Özelleştirme Eleştirisi

“Köprü ve otoyollardan elinizi çekin” Resmi Gazete'de yayımlanan kararla iki Boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve dört çevre yolunun özelleştirme programına alınmasına tepki gösteren Özdağ, söz konusu altyapı yatırımlarının milletin kaynaklarıyla oluşturulduğunu söyledi. Özdağ, özelleştirmenin uzun vadede kamu açısından ciddi gelir kaybına yol açacağını savunarak, köprü ve otoyolların yıllık gelirlerinin açıklanandan daha yüksek olduğunu ileri sürdü. Özelleştirme sonrasında geçiş ücretlerinde artış yaşanabileceğini belirten Özdağ, bunun vatandaşın günlük yaşam maliyetlerine de yansıyacağını ifade etti. Orta Vadeli Program'a tepki Ekonomi yönetiminin açıkladığı Orta Vadeli Program'ı da değerlendiren Özdağ, geçmiş yıllarda açıklanan enflasyon ve büyüme hedeflerinin sık sık revize edildiğini söyledi. Enflasyon tahminlerindeki değişiklikleri ekonomi yönetiminin başarısızlığı olarak değerlendiren Özdağ, vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntının açıklanan programlarla giderilemediğini savundu. Özdağ; emekliler, asgari ücretliler, çiftçiler, esnaf ve çalışanların satın alma gücünün ciddi şekilde gerilediğini belirterek hükümete genç işsizliği, dış ticaret açığı, gelir dağılımı ve vergi adaleti üzerinden eleştiriler yöneltti. Zafer Partisi'nin hazırladığı “Zafer Ekonomisi Programı”nın da yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını açıklayan Özdağ, programın Türkiye'nin yeniden üretim ekonomisine geçişini hedeflediğini söyledi. Suriye ve terör politikalarını eleştirdi Konuşmasının önemli bölümünü Suriye'deki gelişmelere ve terörle mücadele politikalarına ayıran Özdağ, PKK/YPG yapılanmasına ilişkin hükümetin izlediği politikaya tepki gösterdi. Suriye'de üniter yapının tam anlamıyla sağlanamadığını savunan Özdağ, bölgede YPG'nin etkinliğini sürdürdüğünü ileri sürdü. Suriye Türkmenlerinin ise süreç içerisinde yeterince desteklenmediğini ifade etti. Özdağ ayrıca Suriye'deki eğitim politikalarında Türkçenin konumuna ilişkin gelişmeleri de eleştirerek Türkiye'nin bölgeye yaptığı yatırımlarla uygulanan politikalar arasında çelişki bulunduğunu savundu. Suriyelilerin geri dönüşü mesajı Türkiye'deki Suriyelilerin durumuna da değinen Özdağ, Zafer Partisi'nin iktidara gelmesi halinde geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin ülkelerine dönüşünü sağlayacak politikaların uygulanacağını söyledi. Suriye'nin yeniden yapılanmasının bölgesel ekonomi açısından önemli fırsatlar oluşturabileceğini belirten Özdağ, Gaziantep ve Hatay'ın bu süreçte ekonomik ve ticari merkezler haline getirilebileceğini ifade etti. Mansur Yavaş-Erdoğan görüşmesine dikkat çeken yorum Özdağ'a, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşme de soruldu. Bir belediye başkanının Cumhurbaşkanı ile kent sorunlarını görüşmesinin normal karşılanması gerektiğini belirten Özdağ, Ankara'nın çözüm bekleyen sorunları ve finansman ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekti. Özdağ, görüşmeyle ilgili asıl dikkat edilmesi gereken noktanın Mansur Yavaş'ın neden Erdoğan'la görüştüğü değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın neden Mansur Yavaş ile görüşme gerçekleştirdiği olduğunu savundu. Zafer Partisi lideri, bu görüşmenin siyasi açıdan ne anlama geldiğinin önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacağını ifade etti.

Karamahmutoğlu’ndan İktidara Ekonomi, Özelleştirme ve Eğitim Eleştirisi Haber

Karamahmutoğlu’ndan İktidara Ekonomi, Özelleştirme ve Eğitim Eleştirisi

Karamahmutoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uygulanmaya başlamasının ardından Türkiye’de ekonomik ve hukuki sorunların derinleştiğini savundu. Yargı süreçleri üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Karamahmutoğlu, tutuklu yargılamaların istisnai olması gerektiğini belirterek hukuk devleti vurgusu yaptı. ÖZELLEŞTİRME KARARINA TEPKİ Karamahmutoğlu’nun gündemindeki önemli başlıklardan biri de köprü ve otoyollara ilişkin özelleştirme kararı oldu. Kararın alınma biçimini eleştiren Karamahmutoğlu, parlamenter sistemde bu tür kararların farklı kurumlarda değerlendirilerek kapsamlı biçimde tartışılacağını savundu. Türkiye’nin yüksek enflasyon, faiz ve borç yüküyle mücadele ettiğini belirten Karamahmutoğlu, kamu kaynaklarıyla yapılan ve gelir sağlayan ulaşım yatırımlarının özel sektöre devredilmesinin vatandaş açısından yeni maliyetler doğurabileceğini ileri sürdü. Karamahmutoğlu, söz konusu özelleştirme politikasına oldukça sert ifadelerle tepki göstererek kamuya gelir sağlayan işletmelerin elden çıkarılmasının devletin gelir kaybına uğramasına yol açacağını savundu. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA ELEŞTİRİ Karamahmutoğlu, açıklamasının devamında Millî Eğitim Bakanlığı üzerinden de iktidarı hedef aldı. Okullara gönderildiğini belirttiği bir tebliğe ilişkin iddialarını gündeme getiren Karamahmutoğlu, siyasi tartışmaların eğitim kurumlarına taşınmaması gerektiğini savundu. Zafer Partisi’nin terörle mücadele ve yürütülen siyasi süreçlere ilişkin tutumunun değişmediğini ifade eden Karamahmutoğlu, partisinin bu konudaki itirazlarını sürdüreceğini söyledi. OVP İÇİN AYRINTILI AÇIKLAMA GELECEK Karamahmutoğlu’na Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmesi de soruldu. Karamahmutoğlu, konuyu partisinin Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fikret Başkan ile değerlendirdiklerini belirterek OVP hakkında ayrıntılı açıklamanın ekonomi yönetimi tarafından yapılacağını ifade etti. DAVUTOĞLU’NA SAVCILIK İFADESİ ÜZERİNDEN ÇAĞRI Karamahmutoğlu, Ahmet Davutoğlu’nun savcılığa ifade vermesine ilişkin soruya da yanıt verdi. Davutoğlu’nun geçmişte AK Parti ve hükümet yöneticileri hakkında çeşitli iddialarda bulunduğunu hatırlatan Karamahmutoğlu, savcılık ifadesinde bu açıklamalarının arkasında durup durmayacağını merak ettiğini söyledi. Karamahmutoğlu, Davutoğlu’nun geçmişte kamuoyu önünde dile getirdiği iddiaları savcılıkta da sürdürüp sürdürmeyeceğinin önemli olduğunu ifade etti.

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN GÜNDEME İLİŞKİN SERT MESAJLAR: EKONOMİDEN TERÖRLE MÜCADELEYE PEŞ PEŞE ELEŞTİRİLER Haber

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN GÜNDEME İLİŞKİN SERT MESAJLAR: EKONOMİDEN TERÖRLE MÜCADELEYE PEŞ PEŞE ELEŞTİRİLER

KKTC’DEKİ DENİZ KAZASINA “İHMAL” TEPKİSİ Konuşmasına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde meydana gelen ve can kayıplarına neden olan deniz kazasına değinerek başlayan Özdağ, olayın ciddi şekilde araştırılması gerektiğini savundu. Kazanın ihmaller zincirinin sonucu olduğunu öne süren Özdağ, Türkiye ile KKTC arasında böyle bir facianın yaşanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Özdağ, “21. yüzyılda Türkiye ile KKTC arasında gemi batar mı? Evet, battı ve birçok insan hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı. CHP’YE “ABD PLANI” ELEŞTİRİSİ Özdağ’ın gündemindeki başlıklardan biri de CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirildiğini söylediği bir toplantı oldu. Toplantıda il başkanları ve belediye başkanlarına Türkiye’nin siyasi geleceğine ilişkin bir sunum yapıldığını öne süren Özdağ, sunumda Türkiye’de gelecekte dört siyasi partinin kalacağı ve bunun ABD ile iktidarın istediği bir yapı olduğu yönünde değerlendirmeler bulunduğunu iddia etti. CHP yönetimini bu iddialar üzerinden sert sözlerle eleştiren Özdağ, partinin kuruluş değerlerinden uzaklaştığını savundu. MUHARREM İNCE’YE YANIT: “KURDUĞUN PARTİDEN KAÇMAMAK DA CİDDİ BİR İŞTİR” Muharrem İnce’nin kendisi ve Zafer Partisi’nin siyasi harcamalarına ilişkin açıklamalarına da yanıt veren Özdağ, İnce’nin “Parti kurmak turşu kurmak değildir” sözlerine karşılık verdi. Özdağ, “Parti kurmanın çok ciddi bir iş olduğunu biz biliyoruz ama parti kurmak ciddi bir iş olduğu kadar insanın kurduğu partiden kaçmaması da ciddi bir iştir” dedi. Zafer Partisi’nin mali hesaplarının devlet denetiminde olduğunu ifade eden Özdağ, partinin çalışmalarının öğrencilerden, memurlardan ve esnaftan gelen bağışlarla sürdürüldüğünü belirtti. “AK PARTİ’NİN EKONOMİNİN AYARINI DÜZELTME İMKÂNI YOK” Ekonomide yaşanan gelişmelere de değinen Özdağ, hükümetin mevcut ekonomik sorunları çözebilecek kapasiteyi kaybettiğini savundu. Özdağ, “Türk ekonomisinin ayarını AK Parti’nin düzeltme imkân ve kabiliyeti yok” sözleriyle ekonomi yönetimini hedef aldı. Türkiye’nin geçmiş yıllarda oluşturduğu ekonomik değerlerin ve kamu varlıklarının elden çıkarıldığını ileri süren Özdağ, “Milletin AKP iktidara gelene kadar dişinden tırnağından artırarak inşa etmiş olduğu zenginlikler pazarlanıyor” ifadelerini kullandı. TERÖRLE MÜCADELE VE ÖCALAN TARTIŞMASI Özdağ, terör örgütü PKK ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “PKK silah bırakmayacak, silahlarının yerini değiştirecek” iddiasını dile getiren Özdağ, terör örgütüne yönelik olası hukuki düzenlemelere karşı olduklarını ifade etti. Futbol karşılaşmalarında Abdullah Öcalan’a yönelik tezahüratlar nedeniyle taraftarların soruşturulması ihtimalini de eleştiren Özdağ, “PKK’lılar serbest bırakılırken, vatansever futbol seyircisi Abdullah Öcalan’a küfretti diye içeri mi alınacak?” diye sordu. Özdağ ayrıca PKK’ya yönelik konuşmasında, örgütün farklı toplumsal kesimlere yönelik saldırılarını hatırlatarak, “Sizin elinizde Alevilerin, Bektaşilerin, Türklerin, Zazaların, Kürtlerin, herkesin kanı var. Bu ne küstahlık?” ifadelerini kullandı. GÖÇ POLİTİKALARINA SEÇİM ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ Türkiye’nin göç ve sığınmacı politikalarına ilişkin görüşlerini de yineleyen Özdağ, iktidarın bu politikasını seçim hesapları üzerinden eleştirdi. Özdağ, “Türk halkını ihraç edip yerine başka halk getirmedikçe bu seçimi kaybedersiniz” sözleriyle hükümete tepki gösterdi. YUNANİSTAN VE İSRAİL’E MESAJ Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Zafer Partisi lideri, Yunanistan’a Türkiye ile gerilimi artıracak adımlardan kaçınması çağrısında bulundu. “Atina’ya tekrar sesleniyoruz: Türkiye’ye karşı bir maceraya girmeyin” diyen Özdağ, bölgesel gelişmeler ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu üzerinden yaptığı değerlendirmede ise “Türkiye Netanyahu’ya çok büyük gelir” ifadelerini kullandı. ADLİ YIL AÇILIŞINDA ATATÜRK VURGUSU Yeni adli yılın başlamasına da değinen Özdağ, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in açılış konuşmasını gündemine aldı. Kerkez’in konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz” sözünü hatırlatmasına dikkat çeken Özdağ, hukuk ve yargı bağımsızlığı konusundaki değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın açıklamalarında ekonomi, terörle mücadele, göç politikaları ve dış politika öne çıkarken; iktidar ve muhalefete yönelik sert mesajları konuşmasının ana gündemini oluşturdu.

Ümit Özdağ’dan ekonomi ve “İkinci Sevr” çıkışı Haber

Ümit Özdağ’dan ekonomi ve “İkinci Sevr” çıkışı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Belediye-İş Sendikası’nı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada ekonomi, hukuk, çalışma hayatı ve terörle mücadele sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de fakirleşmenin giderek derinleştiğini savunan Özdağ, siyasi ve ekonomik baskıların toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. “FAKİRLEŞME DERİNLEŞİYOR” Örgütlü emeğin önemine dikkat çeken Özdağ, Türkiye’nin ağır bir ekonomik süreçten geçtiğini belirterek toplumun büyük bölümünün ciddi bir gelir kaybıyla karşı karşıya olduğunu öne sürdü. Ekonomik sıkıntıların yanı sıra adalet ve hukuk alanında da sorunların büyüdüğünü savunan Özdağ, Zafer Partisi olarak hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceklerini ifade etti. PKK SÜRECİNE SERT ELEŞTİRİ Gündemdeki PKK tartışmalarına da değinen Özdağ, yaklaşık 22 ay önce örgütün kendisini feshedeceği beklentisiyle başlayan sürecin farklı bir noktaya geldiğini söyledi. PKK’nın ortadan kalkmadığını, yalnızca yapısal bir değişim geçirdiğini ileri süren Özdağ, Türkiye’nin milli, üniter ve laik devlet yapısının hedef alındığını iddia etti. Zafer Partisi’nin söz konusu sürece kesin şekilde karşı olduğunu vurgulayan Özdağ, partisinin yaşanan gelişmeleri “İkinci Sevr” olarak değerlendirdiğini belirtti. “10 AĞUSTOS TARİHİ TESADÜF DEĞİL” Özdağ, 10 Ağustos 2026 tarihinde Meclis gündemine geldiğini ve kabul edildiğini söylediği düzenlemeyi de sert sözlerle eleştirdi. Tarihin Sevr Antlaşması’nın 106’ncı yıl dönümüne denk gelmesinin tesadüf olmadığını savunan Özdağ, düzenlemeyi “PKK’ya af” olarak nitelendirdi. Abdullah Öcalan’ın geçmiş açıklamalarına da değinen Özdağ, sürecin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerleri açısından ciddi riskler taşıdığını ileri sürdü. SENDİKALARA ÇAĞRI Türkiye’nin 30 Ağustos 1922’den bu yana en ağır tehditlerden biriyle karşı karşıya olduğunu savunan Özdağ, anayasanın ve Cumhuriyetin temel niteliklerinin korunmasının yalnızca siyasi partilerin değil, bütün yurttaşların sorumluluğunda olduğunu söyledi. Bu noktada sendikalara da önemli görev düştüğünü belirten Özdağ; Belediye-İş, Türk-İş ve diğer sendikaların milli, üniter ve laik Cumhuriyet yapısının korunması konusunda demokratik tepki ortaya koyacağına inandığını ifade etti. Ziyaretin sonunda Belediye-İş yöneticilerine teşekkür eden Özdağ, sendika temsilcilerini çalışma hayatının ve Türkiye’nin güncel meselelerini görüşmek üzere Zafer Partisi Genel Merkezi’ne davet etti.

Türkoğlu’ndan 2026 Eğitim Genelgesi’ne tepki: “Okullar siyasi tartışmaların dışında tutulmalı” Haber

Türkoğlu’ndan 2026 Eğitim Genelgesi’ne tepki: “Okullar siyasi tartışmaların dışında tutulmalı”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026-2027 eğitim-öğretim yılı genelgesindeki bazı basamaklara tepki gösterdi. Türkoğlu, eğitim politikalarının güncel siyasi politikaların tartışıldığı alanların dönüştürülmemesi savunarak, ülkelerin bilimsel düşünceleri ve sorgulamasıyla yetiştirilmesi sürecinde yer aldı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, yeni eğitim öğretiminin genelgenin özellikle ilk maddesinde yer alan bazı ifadelerin eğitim ile siyaset arasındaki sınırların olabileceğini öne sürdü. Okulların temel dağıtımının dağılımı bilgi edinme ve özgür düşünme çabasından uzaklaştığını söyleyen Türkoğlu, eğitim sisteminin siyasi gündemlerin etkilerinden uzak durması gerektiğini söyledi. “Millî değerler günlük siyasetin konusu yapılmamalı” Milli birlik, vatan sevgisi ve kardeşlik gibi değerlerin eğitim değişimiki önemine dikkat eden Türkoğlu, bu kavramların siyasi tartışmaların aracı haline getirilmemesinin değişimini ifade etti. Türkoğlu, eğitim programlarında ortak değerlerle buluşmanın önemli olduğunu ancak güncel siyasi politikaların okullara doğru olmadığını savundu. Terörle mücadele ve “Terörsüz Türkiye” gibi siyasi tartışmalara konu olan başlıkların eğitimin elinde nasıl ele alınacağı konusunda eleştirilere yönelen Türkoğlu, insanların siyasi görüşlerinin etkisi altında bırakılmaması dile getirildi. “Çocukların siyasi hesaplarının parçası olmamalıdır” Eğitimin herhangi bir siyasi anlayışın propaganda alanında dönüşmemesi gerektiğini söyleyen Türkoğlu, okulların bütünleşmek için ortak ve politik alanların olması gerektiğini söyledi. Türkoğlu, terör politikalarının propagandasına karşı bilgilerin vurgulandığını, aynı şekilde iktidarın siyasi projelerinin de eğitim yönetimi üzerinden anlatılmasına karşı ortaya çıktığını ifade etti. Farklı bölgelerde değerlendirebilen, soru soran ve sorgulayan bireyler olarak yetiştirilmesini değiştiren Türkoğlu, eğitimde acil müdahalenin merkeze toplanmasında bulundu. “Eğitimin merkezi bilim olmalı” Türkiye'nin geleceğinin eğitim sürecinin yetişen nesiller tarafından şekillendirileceği ifade eden Türkoğlu, siyasi iktidarlardan bağımsız bir eğitim anlayışının önemine dikkat çekti. Türkoğlu, eğitim politikalarının temel bütçesinin siyasi birliği oluşturmak değil; Özgür düşünebilen, standart yöntemlerle kendine güvenen, eleştirel bakış açısına sahip ve ülkeye bağlı bireylerin üremesi gerektiğini söyledi. “Devletin okullarının bütünün ortak evidir” diyen Türkoğlu, günlük kişisel tartışmaların sınıflara taşınmaması gerektiğini belirtti. Bakanlığa yeniden değerlendirme programı İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Millî Eğitim Bakanlığı'na da çağrıda bulunarak 2026-2027 eğitim-öğretim programının genelgesindeki tartışmaya neden olan düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Türkoğlu, eğitim politikalarının siyasi polemiklerden uzak durmaları ve ülkelerde eğitimin bilimsel, özgür ve genel olarak bir anlayışla sürdürülmesinin sürdürüldüğünü belirterek, okullarda siyasi kalıplar yerine bilimin, akılların, sorgulamanın ve özgür düşüncelerin öne çıkarılmasının öne çıkarılmasını savundu.

MHP Bursa Teşkilatından Güç Gösterisi: Haber

MHP Bursa Teşkilatından Güç Gösterisi:

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Kurban Bayramı Bayramlaşma Programı, yoğun katılım ve sert siyasi mesajlarla faaliyet gösteriyor. Merinos Atatürk Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonu'nda düzenlenen programda, hem Türkiye'nin siyasi ilişkilerine ilişkin dikkat çekici açıklamalar yapıldı hem de MHP'nin “devletin bekası” durumunda durduğu vurgulandı. Günün ikinci kez taşınması programa partililer büyük ilgi gösterirken, salonun tamamen dolması dikkat çekti. Programda sık sık “Lider Devlet Bahçeli”, “Ne mutlu Türküm diyene” ve “Ülkücü hareket engellenemez” sloganları atıldı. MHP teşkilatları, birlik ve kararlılık mesajının anlatıldığı, konuşmalarda özellikle “Terörsüz Türkiye” vurgusu ön plana çıktı. MHP'nin Bursa Kadroları Tam Kadro Katıldı MHP Bursa İl Başkanlığı'nın ev sahipliğinde düzenlenen programa MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Şahin Biba, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, il ve ilçe teşkilatları, ülkü ocakları temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Programda teşkilat mensuplarının yoğun ilgisi dikkat çekerken, özellikle genç ülkücülerin salondaki coşkulu atmosferi öne çıktı. Bayramlaşma programı adeta siyasi bir gövde gösterisine dönüşürken, MHP'nin Bursa teşkilatlarının saha gücünün bir kez daha gözler önünde serildi. İsmet Büyükataman'dan Sert ve Net Mesajlar Programın en dikkat konuşmasını MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasına selamlarını ileterek başlayan Büyükataman, ülkücü hareketin yalnızca siyasi bir yapı olmadığını, tarihi bir dava hareketi olduğunu söyledi. “Bin yıllık kardeşlik bağlarımızın perçinlendiği bu güzel bayramlar ortaya çıktıkça birlikte bulunabilmeyi sürdürmeyi ifade ediyor, her birinize Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin selamlarını ve bayram kutlamalarını iletiyorum.” Konuşmasında MHP'nin Türkiye'nin geleceğe yönelik üstlendiği role dikkat çeken Büyükataman, partinin siyasi çizgisinin hiçbir dönemde değişmediğini belirtti. “Milliyetçi Hareket Partisi yalnızca bir siyasi partinin çok ötesinde Türklük davasının merkezidir.” “MHP, 19 Mayıs Ruhunun Taşıyıcısıdır” Büyükataman, MHP'nin tarihsel misyonuna vurgu yaparak partiyi Türkiye'nin milli direniş hareketinin devamı olarak tanımladı. “Milliyetçi Hareket Partisi, 19 Mayıs 1919'da yanan mesafe meşalesinin taşıyıcısı, 3 Mayıs 1944'te direnen milli ruhun yöneticisidir.” Bu sözlerle MHP'nin yalnızca seçim odaklı bir siyasi hareket olmadığını ifade eden Büyükataman, partinin Türk milliyetçiliğinin siyasi ve ideolojik merkezi olduğunu savundu. Konuşma sırasında salonda sık sık alkışlar yükselirken, partililerin “Bozkurtlar burada” sloganlarına dikkat çekildi. 27 Mayıs ve Ülkücü Şehitler Vurgusu Konuşmanın önemli bir bölümü ülkücü şehitlere ayıran Büyükataman, 27 Mayıs'ta ise ülkücü hareketin kayıplara değindi. "Başta Gümrük ve Tekel Bakanımız Gün Sazak Bey olmak üzere ebediyete intikal eden bütün şehitlerimizin rahmeti, minnet ve şükranla bir kez daha yad etmek istiyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun inşallah." MHP'nin tarih boyunca baskılara, suikastlara ve siyasi operasyonlara rağmen geri adım atmadığını söyleyen Büyükataman, ülkücü hareketin “bedel ödeyerek büyüdüğünü” ifade etti. “Önce Ülkem ve Milletim” MHP'nin siyasi anlayışını özetleyen en önemli ilkesinin “Önce ülkem ve milletim” olduğunu belirten Büyükataman, partinin Türkiye'nin çıkarları konusunda tavizsiz bir çizgi izlediğini söyledi. "Partımız 'önce ülkem ve milletim' durmasını son nefese kadar sürdürmeye kararlıdır. Milliyetçi Hareket Partisi dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin güvencesinde kalmaya devam edecek." Büyükataman'ın bu sözleri salonda uzun süre alkışlanırken, MHP'nin Cumhur İttifakı içindeki rolüne ilişkin güçlü bir mesaj olarak değerlendirildi. “Terörsüz Türkiye Teslimiyet Değildir” Konuşmanın en sert koşullarının biri ise “Terörsüz Türkiye” hedefiyle ilgili değerlendirmeler oldu. Son dönemde kamuoyunda tartışılan tartışmalara değinen Büyükataman, MHP'nin terörle mücadele tutumunun net olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye teslimiyet değildir, taviz değildir. Terörsüz Türkiye tarihi bir dönüm noktasıdır." MHP'nin etnik ayrımcılığa ve mezhep siyasi anlayışına karşı olduğunu vurgulayan Büyükataman, milli birlik mesajı verdi. “Terörsüz Türkiye; etnik ve mezhep kardeşlik değişimlerinin karşısında milli birliğimizi ve bin yıllık kardeşliğimizi koruma seçeneğidir.” Bu açıklamalar, özellikle son dönemdeki terörle mücadeleleri üzerinden yürütülen tartışmalara doğrudan yanıt olarak yorumlandı. “MHP Devletin Kırmızı Çizgisidir” Mesajı Program boyunca yapılan konuşmalarda MHP'nin yalnızca bir siyasi parti değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerleri savunan bir “devlet refleksi” olduğu vurgusu dikkat çekti. Özellikle milli güvenlik, üniter yapı ve Türk milliyetçiliği oranları tavizsiz durma mesajları verildi. Parti kaynakları, MHP'nin ilerleyen süreçte özellikle güvenlik politikaları, göç meselesi, anayasa tartışmaları ve terörle mücadeleyle mücadelenin daha sert ve bir siyasi dil kullanılacağını ifade ediyor. Bayramlaşma Programı Güçlü Birlik Mesajıyla Sona Erdi Konuşmaların ardından partililer tek bayramlaşırken, program yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla sona erdi. Salondaki birlik görüntüsü, MHP Bursa teşkilatlarının seçim hedeflerine yönelik hazırlıklarını hızlandırdığı şekilde yorumlandı. MHP cephesinde verilen net mesaj şu oldu: "Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye'nin milli birliğinin teminatıdır. Bedel ödeyen ama asla teslim olmayan bir harekettir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.