Hava Durumu

#Teknoloji

- Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Masaj Koltuğu Pazarı Teknolojiyle Dönüşüyor Haber

Türkiye’de Masaj Koltuğu Pazarı Teknolojiyle Dönüşüyor

Türkiye’de geçmişte sınırlı bir kullanıcı kitlesine hitap eden masaj koltukları, gelişen teknoloji ve değişen tüketici alışkanlıklarıyla birlikte daha geniş bir pazara yöneliyor. Yapay zekâ destekli vücut analizi, kişiselleştirilebilir masaj programları ve akıllı kontrol sistemleri sektörde rekabetin yeni başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye’de 1990’lı yıllarda henüz yeni sayılabilecek bir ürün kategorisi olan masaj koltukları, aradan geçen yıllarda teknolojik özellikleri ve kullanım alanları açısından önemli bir değişim yaşadı. Özellikle Uzak Doğu ülkelerinde yaygın olarak kullanılan masaj koltuklarına Türkiye’de de ilginin arttığı belirtilirken, sektörde faaliyet gösteren firmalar artık yalnızca konfor ve tasarım üzerinden değil; teknoloji, kişiselleştirme, garanti ve satış sonrası hizmetler üzerinden de rekabet ediyor. TÜKETİCİNİN BEKLENTİSİ DEĞİŞTİ Sektördeki dönüşümü değerlendiren Cellini Kurucusu İbrahim Erim, Türkiye’de tüketicilerin artık ürünleri daha ayrıntılı araştırdığını ve teknolojik özellikleri karşılaştırarak satın alma kararı verdiğini söyledi. Cellini’nin 1996 yılında kurulduğunu hatırlatan Erim, masaj koltuklarının o dönemde Türkiye açısından oldukça yeni bir kategori olduğunu belirtti. Erim, yıllar içerisinde pazarın geliştiğini ifade ederek, bugün fiyat ve tasarımın yanı sıra ürünlerde kullanılan teknolojilerin, kişiselleştirme seçeneklerinin ve satış sonrası desteğin de tüketiciler açısından belirleyici hale geldiğini kaydetti. YAPAY ZEKÂ VE VÜCUT ANALİZİ ÖNE ÇIKIYOR Masaj koltuklarında teknolojik rekabetin giderek arttığına dikkat çekiliyor. Yeni nesil modellerde yapay zekâ destekli vücut analizi, gelişmiş masaj mekanizmaları, çift motorlu sistemler, kişiye özel programlar, Zero Gravity, hava basınçlı masaj ve sesli kontrol gibi özellikler kullanılıyor. Cellini’nin ürün gamında da 3D’den 5D’ye kadar farklı masaj teknolojilerinin yanı sıra akıllı vücut tarama sistemleri ve kullanıcıya göre şekillenen programlar bulunuyor. İbrahim Erim, sektörde rekabetin artık teknolojinin kullanıcıya ne ölçüde uyarlanabildiği üzerinden şekillendiğini belirterek, yapay zekâ teknolojilerinin özellikle kişiselleştirilmiş masaj deneyiminde daha fazla kullanılacağını öngördüklerini ifade etti. SATIŞ SONRASI HİZMET DE TERCİH NEDENİ Masaj koltuklarının teknolojik açıdan daha gelişmiş hale gelmesi, servis ve yedek parça hizmetlerini de satın alma sürecinin önemli başlıklarından biri haline getiriyor. Erim, tüketicilerin uzun yıllar kullanmayı planladıkları ürünlerde markanın servis altyapısını ve ulaşılabilirliğini de dikkate aldığını söyledi. Cellini’nin verdiği bilgilere göre şirket, Türkiye genelinde 81 ilde 360 noktaya ulaşan servis ağıyla faaliyet gösteriyor. OFİS VE OTELLERDE DE KULLANIM ARTIYOR Masaj koltuklarının kullanım alanları da çeşitleniyor. Evlerin yanı sıra şirketlerin dinlenme bölümleri, yönetici ofisleri, oteller ve çeşitli ticari işletmeler sektör açısından yeni kullanım alanları olarak öne çıkıyor. Özellikle çalışan deneyimi ve iş yerlerindeki dinlenme alanlarına yönelik yatırımların artmasının, kurumsal taraftaki talebi destekleyebileceği değerlendiriliyor. Erim, iş hayatında çalışanların kısa süreli dinlenebilecekleri alanlara verilen önemin arttığını ve bu eğilimin masaj koltuklarının kurumsal kullanımını da geliştirebileceğini ifade etti. TÜRKİYE PAZARINDA BÜYÜME ALANI DEVAM EDİYOR Sektör temsilcilerine göre Türkiye’de masaj koltuğu pazarı, ürünlerin az bilindiği dönemden tüketicilerin marka, model ve teknolojileri karşılaştırdığı daha bilinçli bir yapıya doğru ilerliyor. Masaj koltuklarının yaygın kullanıldığı Uzak Doğu ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye pazarında halen büyüme alanı bulunduğunu belirten Erim, önümüzdeki dönemde teknoloji, ürün kalitesi, güven ve satış sonrası hizmetlerin sektörün gelişiminde belirleyici olacağını söyledi. CELLINI 1996’DAN BU YANA FAALİYET GÖSTERİYOR 1996 yılında kurulan Cellini; masaj koltukları, masaj özellikli dinlenme koltukları ve farklı kullanım alanlarına yönelik ürünlerle faaliyet gösteriyor. Şirketin verdiği bilgilere göre marka, İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’daki toplam 13 mağazasının yanı sıra Türkiye genelinde 81 ilde 360 noktaya ulaşan servis ağıyla hizmet veriyor.

ASRİAD BURSA’DA BAYRAK DEĞİŞİMİ: YENİ BAŞKAN YÜKSEL UĞUR Haber

ASRİAD BURSA’DA BAYRAK DEĞİŞİMİ: YENİ BAŞKAN YÜKSEL UĞUR

Asrın İş İnsanları Derneği (ASRİAD) Bursa Şubesi Olağan Genel Kurulu, iş dünyası ve kent protokolünü bir araya getirdi. Genel kurulda Mehmet Karakoyun’dan görevi devralan Yüksel Uğur, ASRİAD Bursa Şubesi’nin yeni başkanı oldu. Uğur, yeni dönemde yüksek katma değerli üretim, dijital dönüşüm ve teknoloji odaklı ticaret çalışmalarına ağırlık vereceklerini açıkladı. ASRİAD Bursa Şubesi Olağan Genel Kurul Toplantısı; Genel Merkez yöneticileri, farklı illerden gelen şube temsilcileri, kent protokolü, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Genel kurula ASRİAD Genel Başkanı İbrahim Cemil Yıldız ve Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra Genç ASRİAD Genel Başkan Yardımcısı, ASRİAD Konya ve Sakarya şube başkanları ile farklı illerden gelen dernek temsilcileri katıldı. KARAKOYUN GÖREVİ DEVRETTİ Kur’an-ı Kerim tilaveti, İstiklal Marşı ve sinevizyon gösterimiyle başlayan programın açılış konuşmasını, görevini devreden ASRİAD Bursa Şube Başkanı Mehmet Karakoyun yaptı. Görev süresi boyunca gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karakoyun, birlikte çalıştığı yönetim kurulu üyelerine, dernek üyelerine ve destek veren kurumlara teşekkür etti. Genel kurulda ASRİAD Genel Başkanı İbrahim Cemil Yıldız, BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da katılımcılara hitap etti. Konuşmalarda ASRİAD’ın “Önce Nitelik” anlayışı öne çıkarken, yeni dönemde görev alacak yönetime başarı dilekleri iletildi. ASRİAD BURSA’NIN YENİ BAŞKANI YÜKSEL UĞUR Genel kurul gündeminin görüşülmesi ve bütçe oylamalarının tamamlanmasının ardından gerçekleştirilen seçimle Yüksel Uğur, ASRİAD Bursa Şubesi’nin yeni başkanı seçildi. Görevi Mehmet Karakoyun’dan devralan Uğur, yeni döneme ilişkin yol haritasını da genel kurul üyeleriyle paylaştı. “BURSA’DA TEKNOLOJİ ODAKLI ÜRETİMİ ÖNCELEYECEĞİZ” Bursa’nın Türkiye sanayisi ve ihracatındaki önemine dikkat çeken Yüksel Uğur, yeni yönetimin özellikle yüksek katma değerli üretim, sanayide dijital dönüşüm ve teknoloji odaklı ticari yapılanmalar üzerine yoğunlaşacağını belirtti. Uğur, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Türkiye sanayisinin ve ihracatının lokomotif kenti olan Bursa’mızda; yüksek katma değerli üretim, sanayide dijital dönüşüm ve teknoloji odaklı ticari yapılanmaları önceliğimiz haline getireceğiz. ASRİAD olarak ahlaklı ve nitelikli üretimi merkeze alırken, Bursa iş dünyasının küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıracak projeler geliştireceğiz. Devraldığımız bu bayrağı tüm kurumlarımızla iş birliği içerisinde daha ileriye taşımaya kararlıyız.” GENÇ ASRİAD’DA KARABAĞ İLE DEVAM Genel kurulda Genç ASRİAD Bursa Şube Başkanı Osman Karabağ da güven tazeleyerek görevine devam etti. Yeni yönetimin belirlenmesiyle birlikte ASRİAD Bursa’da başlayan yeni dönemde, sanayi ve teknoloji eksenli projelerin yanı sıra iş dünyası arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesi ve Bursa firmalarının ulusal ve uluslararası pazarlardaki etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların öne çıkması bekleniyor. Program, görev süresi boyunca gerçekleştirilen çalışmalara katkı sunan isimlere plaket takdim edilmesi ve protokol üyeleri ile katılımcıların yer aldığı toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

TUSAŞ’tan girişimciliğe: 27 yaşındaki genç Türk girişimci kendi markasını kurdu Haber

TUSAŞ’tan girişimciliğe: 27 yaşındaki genç Türk girişimci kendi markasını kurdu

TUSAŞ bünyesinde kazandığı mühendislik tecrübesinin ardından kendi işini kuran 27 yaşındaki Türk girişimci Furkan Ak, Kraufn markası ile parfüm deneyimini yeniden tanımlıyor. Türkiye’nin savunma sanayisindeki öncü kurumlarından TUSAŞ'taki görevinden sonra kendi girişimini hayata geçirmeye karar veren 27 yaşındaki genç girişimci Furkan Ak, kurduğu Kraufn markasıyla teknoloji, mühendislik ve tasarımı tek potada eritiyor. Kraufn, geleneksel parfüm satışı yöntemlerinin ötesine geçerek kullanıcıya sadece ürün sunmak yerine, baştan aşağı tasarlanmış interaktif bir deneyim yaşatmayı amaçlıyor. Mühendislik birikimini girişimciliğe aktardı Kariyerinin önemli bir kısmını mühendislik çalışmalarına ayıran Furkan Ak, TUSAŞ'taki deneyimlerinin ardından kendi ürününü geliştirmek amacıyla girişimcilik dünyasına adım attı. İlk aşamada mevcut parfüm deneyim noktalarını analiz eden Ak, piyasadaki eksiklikleri saptayarak daha güvenli, ergonomik, estetik ve tamamen kullanıcı odaklı bir sistem geliştirmeye odaklandı. Kraufn’ın gelişim süreci, yaklaşık iki yıl süren yoğun bir Ar-Ge ve prototipleme çalışmasının neticesinde bugünkü formuna kavuştu. İlk prototip aşamasından sonra çalışma prensibinin tamamen revize edilmesi gerektiğini fark eden Ak, ürünü yeniden kurgulayarak daha stabil ve üretilebilir bir yapı oluşturdu. Bu süreçte sadece sistemin elektronik ve mekanik altyapısını değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimini ve görsel tasarımını da ön planda tuttu. Parfümü bir üründen öte deneyime dönüştürüyor Kraufn tarafından geliştirilen sistem, kullanıcıların çeşitli parfümleri interaktif bir ekran üzerinden keşfedebilmelerine ve deneyimleyebilmelerine imkan tanıyor. Sistemde parfümlerin aroma içerikleri ve detaylı açıklamaları kullanıcıya sunulurken, deneyimin tamamlayıcı unsurları olarak buhar terapisi ve özel tasarım parfüm tabancası yer alıyor. Kullanıcı, dijital ekran üzerinden seçtiği parfümü, fiziksel olarak tasarlanan özel tabanca aracılığıyla test ediyor. Kraufn’ın temel yaklaşımı ise şu sloganla özetleniyor: “Merakla başlıyor, gülümsemeyle sonlanıyor.” Sıradan bir parfüm otomatından fazlası Kraufn’ın geliştirdiği teknoloji, yalnızca son tüketiciye yönelik bir deneyim noktası olarak kurgulanmadı. Oteller, AVM'ler, spor merkezleri, kozmetik mağazaları ve insan sirkülasyonunun yoğun olduğu farklı işletmelerde kullanılmaya uygun şekilde tasarlanan sistem, işletmelere yeni bir pazarlama kanalı ve ek gelir kapısı açmayı hedefliyor. İşletmeler cihazı temin ederek kendi fiyatlandırma ve kullanım stratejilerini belirleyebilirken, Kraufn cihaz üzerinden elde edilen kazançtan herhangi bir pay talep etmiyor. Kozmetik ve parfüm markaları için ise bu sistem; numune dağıtımı, ürün deneyimi, marka bilinirliği ve tüketiciyle kurulan doğrudan etkileşim için fiziksel bir platform niteliği taşıyor. Hedef Türkiye'den dünyaya açılmak Kraufn’ın önümüzdeki dönemde Türkiye sınırlarını aşarak global pazarlara açılması planlanıyor. Markanın stratejik hedefleri arasında Avrupa, Orta Doğu, Körfez ülkeleri, Rusya ve Amerika gibi farklı bölgelerde yaygınlaşmak yer alıyor. Furkan Ak’ın vizyonu, Kraufn’ı sadece parfüm deneyim noktaları üreten bir yapıdan öte, günlük hayattaki sıradan ürünlere teknoloji, tasarım ve inovasyonla yeni bir soluk getiren global bir tasarım markasına dönüştürmek. Ak, girişimcilik felsefesini sadece yeni bir ürün ortaya koymak değil, insanların günlük yaşantısındaki rutin deneyimleri yeniden tasarlamak üzerine kuruyor. Kraufn’ın hikâyesi, kurumsal bir mühendislik kariyerinden kendi markasını yaratan genç bir girişimciye dönüşen ilham verici bir yolculuğu temsil ediyor. 27 yaşında kendi markasını hayata geçiren Furkan Ak, mühendislikten gelen teknik uzmanlığını girişimcilik ve tasarım yeteneğiyle harmanlayarak Kraufn ile Türkiye’den dünya pazarına açılmayı amaçlıyor.

Hür Düşünce Hareketi Bursa’da Yeni Kadroyla Sahaya İniyor Haber

Hür Düşünce Hareketi Bursa’da Yeni Kadroyla Sahaya İniyor

Hür Düşünce Hareketi, Bursa'daki teşkilatlanma çalışmalarında yeni bir döneme giriyor. Genel Başkan Süleyman Aksoy'un tarihindeki hareketin Bursa'da yapılmasının başına Salih Can Öz getirildi. Yönetim, arıza ve divan kurullarında görev isimlerinin belirlenmesiyle birlikte hareketin kentteki büyüme süreci de hız kazandı. Bursa'da son dönemde farklı siyasi oluşumların ve sivil hareketlerin kent bölümünde daha fazla yer başlamasıyla birlikte Hür Düşünce Hareketi'nin teşkilatlanması genişletiliyor. Hareketin Bursa'daki yapılanmasında Salih Can Öz ön planda çıkarılırken, yönetim kadrosunda Tarık Vatansever, Sinan Uz, Zeki Saygılı ve Fehmi Etiğ yer aldı. Yeni yapılanmayla birlikte hareketin Bursa'nın ekonomik, sosyal ve siyasi bölünmeye yönelik çalışmalarının yürütülmesi, farklı toplumsal kesimlerle temas kurulması ve yerel ilişkilerle ilgili çözüm önerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bursa yapımının yönetimi belli oldu Paylaşılan teşkilat listesine göre Hür Düşünce Hareketi Bursa Yönetim Kurulu şu şekilde oluşturuldu: Asil üyeler: Salih Can Öz Tarık Vatansever Sinan Uz Zeki Saygılı Fehmi Etiğ Yedek üyeler: Fikret Yorgun Kadir Çolak İlyas Korkmaz Cem Uzuntepe Sinem Kabakçı Hareketin Bursa'daki kurumsal yapısı diğer ayağını ise Denetleme Kurulu oluşturdu. Asil Denetleme Kurulu: Ahmet Yıldırımı Yusuf Öz Metin Ölçümü Yedek Denetleme Kurulu: Berdi Yıldırımı S. Nesrin Ölçümü Mustafa Yıldırım Divan Kurulu'nda ise Ahmet Yıldırımı başkan, Metin Ölçümü ve Zeki Saygılı katip üyesi olarak görev yapacak. Salih Can Öz Bursa yapılanmasının başında Bursa teşkilatının başında bulunan Salih Can Öz, hareketin kentteki yeni dönem dönemlerinde önemli bir sorumluluk üstlenmiş oldu. Ekonomist kimliğiyle öne çıkan Öz'ün turizm ve otelcilik alanında da faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Öz'ün Demokrat Parti eski milletvekili ve Yıldırım Belediye Başkan adayı olarak tanınan Yusuf Öz'ünoğlu'nun bilgileri de özet biyografileri arasında yer alıyor. Öz'ün ekonomi ve iş dünyasındaki deneyiminin, hareketin Bursa'daki yansımasının yansıtılması bekleniyor. “Türkiye'nin Hür Merkezi” yaklaşımı Hür Düşünce Hareketi'nin siyasi söyleminin genel Başkanı Süleyman Aksoy tarafından dile getirilen “Türkiye'nin Hür Merkezi” anlayışı bulunuyor. Hareket, Türkiye'deki siyasi tartışmanın uzun süredir iki kutup üzerinden yürütüldüğünü savunurken, farklı siyasi görüşlerden insanların ortak değerleri etrafında buluşabileceği bağımsız bir merkez oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu anlayışta Cumhuriyet, milli egemenlik, hukuk devleti, demokrasi, özgürlük, insan onuru ve demokratik yönetim gibi temeller öne çıkıyor. Hareket, kendisini yalnızca iktidar ya da muhalefet hayatındaki yerine, kendi hesaplarının tarihinde bilen, iki taraflı da muhalif bağımsız bir siyasi düşünce alanı olarak tanımlıyor. Bursa'da hedef saha çalışması Hür Düşünce Hareketi'nin Bursa yapılanmasının temel başlıklardan biri de teşkilatlanmayı kent merkezinin gerçekleşmesi olacak. Bursa'nın 17 ilçesinin ekonomik ve sosyal açıdan birbirinden farklı ihtiyaçlara sahip olması, yeni yapılanmanın saha araştırmasını önemli hale getiriyor. Sanayi ve ticaretin güçlü olduğu ilçelerin yanı sıra tarım, turizm ve gezi kalkınmanın ön plana çıkan sistemlerde farklı politika önerilerinin geliştirilmesi bekleniyor. Hareketin önümüzdeki dönemdeki ilçelerde toplantılar gerçekleştirmesi, sivil toplum örgütleriyle bir araya gelmesi ve yerel bölgelerle ilgili saha çalışmalarının sürdürülmesi planlanıyor. Gençler ve girişimcilik çerçevelerinin önemli başlıkları arasında Bursa'nın güçlü sanayi ortamında, üniversiteleri ve girişimcilik potansiyeli, ekonomi politikaları açısından hareketin önemli bir çalışma alanı oluşturuluyor. Yüksek katma değerli üretimin sağladığı, teknoloji yatırımlarının desteklediği, genç girişimcilerin önünün açılması ve Bursa ekonomisinin yeni nesil sektörlerle çeşitlendirilmesi hareketin üzerinde durabileceği başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle teknoloji, yazılım, yapay zekâ, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji ve ileri üretim teknolojileri gibi alanlarda Bursa'nın daha güçlü bir konuma taşınması gerektiği yönündeki görüşler dikkat çekiyor. Turizm potansiyeline vurgu Bursa’nın yalnızca sanayi kimliğiyle değil, tarihi ve doğal zenginlikleriyle de öne çıkarılması gerektiği belirtiliyor. Uludağ, İznik, Cumalıkızık, Mudanya, Trilye, Gölyazı, tarihi çarşı ve hanlar bölgesi ile termal kaynakların daha etkin değerlendirilmesi, kent ekonomisinin çeşitlendirilmesine katkı sağlayabilecek alanlar arasında gösteriliyor. Turizm sektöründeki deneyimi nedeniyle Salih Can Öz'ün de bu alanda Bursa'ya yönelik çalışmalarda aktif rol üstlenmesi bekleniyor. “Partilerin arka bahçesi değiliz” mesajı Hür Düşünce Hareketi, kendisini herhangi bir siyasi partinin uzantısı veya geçici siyasi ittifakının parçası olarak tanımlamıyor. Hareketin temel iddiası, farklı siyasi geçmişlerden gelen insanların ortak demokratik ve Cumhuriyetçi değerler etrafında bir araya gelebileceği bağımsız bir yapı oluşturmak. Bu yaklaşımın Bursa’da ne ölçüde karşılık bulacağı ise hareketin önümüzdeki dönemde kuracağı ilişkiler ve sahada ortaya koyacağı çalışmalarla şekillenecek. Kadınlar ve dezavantajlı gruplar da gündemde Yerel siyasette katılımcılığın artırılması, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilinin güçlendirilmesi ve gençlerin siyasi süreçlere daha fazla dahil edilmesi de hareketin öncelikleri arasında gösteriliyor. Bunun yanı sıra engelliler, emekliler, genç işsizler ve sosyal desteğe ihtiyaç duyan vatandaşların sorunlarının sürekli gündemde tutulması gerektiği belirtiliyor. Bu kesimlerle doğrudan temas kurulması, hareketin “hür düşünce” anlayışını yerel düzeyde nasıl hayata geçireceğinin de göstergelerinden biri olacak. Gözler Bursa’daki ilk adımlarda Hür Düşünce Hareketi'nin Bursa yapılanmasında kadroların belirlenmesiyle birlikte gözler yeni dönemde yapılacak çalışmalara çevrildi. Salih Can Öz ve ekibinin hangi ilçelerde teşkilatlanacağı, hangi sivil toplum kuruluşlarıyla temas kuracağı, gençler ve iş dünyasıyla nasıl bir çalışma modeli geliştireceği merak ediliyor. Bursa gibi sanayi, ticaret, tarım ve turizm kapasitesi yüksek; aynı zamanda siyasi rekabetin yoğun olduğu bir kentte yeni bir hareketin kalıcı hale gelebilmesi, yalnızca teşkilat listesine değil, ortaya koyacağı somut çalışmalara bağlı olacak. “Düşünceden sahaya” yeni dönem Hür Düşünce Hareketi Bursa yapılanması, yeni kadrosuyla birlikte kent siyasetinde kendisine bir alan açma hedefinde. Genel Başkan Süleyman Aksoy’un ortaya koyduğu “Türkiye’nin Hür Merkezi” anlayışının Bursa’daki yerel karşılığını oluşturmak ise Salih Can Öz başkanlığındaki ekibin önündeki temel görevlerden biri olacak. Önümüzdeki süreçte hareketin Bursa’nın ekonomik sorunlarından gençlerin beklentilerine, yerel yönetimlerden turizme, sanayiden sosyal politikalara kadar farklı alanlarda hazırlayacağı çalışmalar, yapılanmanın kentteki etkisini belirleyecek. Hür Düşünce Hareketi, Bursa'da yeni kadroyla siyasi söylemini sahaya taşımaya hazırlanırken, gözler Salih Can Öz ve ekibinin atacağı ilk adımlara çevrildi.

BTSO’dan OTOSANSİT’te saha turu: Esnafın gündemi Bursa’nın dönüşümü Haber

BTSO’dan OTOSANSİT’te saha turu: Esnafın gündemi Bursa’nın dönüşümü

BURSA – Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve 68. Komite çalışma grubu, OTOSANSİT'te faaliyet gösteren esnaf ve işletme temsilcileriyle bir araya geldi. Buluşmalarda, günlük sahadaki beklentilerin yanı sıra Bursa sanayisinin yaşadığı ve kentin gelecek dönem ekonomik hedefi değerlendirildi. Bursa ekonomisinin farklı kesimlerini doğrudan sahada dinlemeyi amaçlayan ziyaretlerde, OTOSANSİT esnafının karşılaştığı sorunlar ve sektörün geleceğine yönelik değerlendirmeler öne çıktı. GÜNDEMDE ÜRETİMİN GELECEĞİ VAR BTSO heyetinin ziyaretlerinde, Bursa'nın mevcut üretim gücünü korurken, küresel rekabet koşullarının nasıl hazırlanacağı ele alındı. Teknolojik dönüşüm, yüksek katma değerli üretim, yeni nesil sanayi yatırımları ve bunların rekabet ortamından ayrılışı, görüşmelerin yönetsel gündem maddeleri arasında yer aldı. Esnaf ve işletme temsilcilerinin günlük ticari faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunlar, üretim özellikleri ve gelecek döneme ilişkin beklentiler aktarıldı. BURSA 2030 VİZYONU SAHADA KONUŞULDU Toplantılarda BTSO'nun Bursa ekonomisinin gelecek dönemine ilişkin ortaya koyduğu “Bursa 2030” vizyonu da değerlendirildi. Bu kapsamda kentin teknolojik kapasitesinin artırılması, katma değerli üretimin yaygınlaştırılması ve uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. BTSO tarafından yürütülen dönüşüm çalışmalarının yalnızca büyük sanayi kuruluşlarını değil, KOBİ'lerden esnafa kadar geniş bir işletme ağıyla birlikte ele alınmasının gerekliliğine dikkat çekildi. TEKNOSAB VE YENİ NESİL SANAYİ Buluşmalarda TEKNOSAB da Bursa'nın sanayi dönüşümü açısından öne çıkan başlıklardan biri oldu. Yeni nesil sanayi bölgelerinin teknoloji ve inovasyon kapasitesini artırmadaki rolü değerlendirilirken, Bursa'nın geleneksel üretim altyapısının yeni teknolojilerle desteklenmesinin kentin rekabet gücü açısından önem taşıdığı ifade edildi. Otomotiv, makine, tekstil ve diğer üretim alanlarında güçlü bir sanayi geçmişine sahip olan Bursa'nın bu birikimini teknoloji ve inovasyonla bir üst seviyeye taşıması gerektiği vurgulandı. “SAHANIN SESİ” İÇİN DOĞRUDAN TEMAS Ziyaretlerin dikkat çeken yönlerinden biri de esnaf ve işletmelerin görüşlerinin doğrudan dinlenmesi oldu. Komite çalışma grubu, OTOSANSİT'teki işletmelerden gelen talepleri ve önerileri not alırken, sektör temsilcilerinin sahadaki deneyimlerinin gelecek dönemdeki çalışmalara katkı sağlayacağı belirtildi. Böylece toplantılar, yalnızca BTSO'nun projelerinin anlatıldığı bir programın ötesine geçerek karşılıklı görüş alışverişinin yapıldığı bir saha buluşmasına dönüştü. BÜYÜK SANAYİDEN KÜÇÜK İŞLETMEYE UZANAN EKOSİSTEM Bursa'nın ekonomik gücünün yalnızca büyük sanayi kuruluşlarından oluşmadığına dikkat çekilen görüşmelerde, esnaf ve KOBİ'lerin üretim ve ticaret zincirindeki rolü de gündeme geldi. Ekonomik dönüşümün geniş bir tabana yayılması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin teknolojiye erişiminin, üretim kabiliyetlerinin ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi gerektiği değerlendirildi. Bu açıdan OTOSANSİT'teki buluşma, Bursa'nın ekonomik geleceğine ilişkin hedeflerin sahadaki işletmelerin ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi açısından önem taşıdı. BURKAY: ORTAK AKILLA DÖNÜŞÜM BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın katılımıyla gerçekleştirilen ziyaretlerde, Bursa'nın üretim kültürünü koruyarak yeni ekonomik döneme hazırlanmasının önemi üzerinde duruldu. Kentin mevcut sanayi altyapısının teknolojiyle güçlendirilmesi ve daha yüksek katma değerli üretime geçişin hızlandırılması gerektiği değerlendirilirken, bu dönüşümün iş dünyasının farklı kesimlerinin katkısıyla yürütülmesi gerektiği mesajı verildi. BTSO'nun saha ziyaretleri, Bursa'nın gelecek dönem ekonomi politikalarının belirlenmesinde işletmelerin ve esnafın deneyimlerinin de dikkate alınacağı yönündeki yaklaşımın bir yansıması olarak öne çıktı. OTOSANSİT'teki temaslarda ortaya çıkan ortak başlık ise Bursa'nın üretim gücünün korunması değil, yeni teknolojiler ve yatırımlarla daha uygun bir girişimde bulunuldu. Bursa iş dünyasındaki hedef, mevcut üretimin geleceğin teknolojileriyle buluşturarak kentteki Türkiye ekonomisindeki ağırlığını daha da artırmak olarak şekilleniyor.

“Gölge Modu” Bursa’da sete çıktı: Bilim kurgu ve gerilim Kestel’den İznik’e uzanacak Haber

“Gölge Modu” Bursa’da sete çıktı: Bilim kurgu ve gerilim Kestel’den İznik’e uzanacak

Bilim kurgu ve gerilim türlerini buluşturan “Gölge Modu” adlı uzun metrajlı film çekimleri Bursa'nın Kestel ilçesinde başladı. Yapım, hikâyesinin yanı Bursa'nın farklı noktalarını sıra sıra beyaz perdeye taşıyacak olmasıyla da dikkat çekiyor. Çekimlerin ilk adresi Kestel sırasında, filmin ilerleyen bölümleri kamera İznik'e çevrilecek. Tarihi ve kültürel dokusuyla öne çıkan İznik'in filminde önemli bir atmosfer unsuru olarak kullanılması planlanıyor. Yapım öncesinde uluslararası ilgi “Gölge Modu”, henüz çekimleri yapılmadan önce uluslararası sinema çevrelerinin ilgisini çekti. Projenin Avrupa başta olmak üzere farklı pazarlarda izleyiciyle buluşması hedeflenirken, festival başvuruları ve uluslararası düğün görüşmeleri için hazırlıkların yapıldığı belirtildi. Yapım ekibi, filmin Türkiye sınırlarını aşarak farklı çeşitlilikteki sinema izleyicilerine ulaşmasını hedefliyor. Oyuncu kadrosunda Cavit Bakar da var Filmin oyuncu kadrosunda bulunan oyuncu Cavit Bakar da bulunuyor. Bakar'ın hikâyesindeki önemli karakterlerden birini canlandıracağı belirtildi. Senaryo ve yapımcılığı Oğuzhan Üral tarafından üstlenilen filmin yönetmen koltuğunda ise Hakan Orhan ve Oğuzhan Üral oturuyor. Filmin görüntü yönetmenliğini Burak Şakar ve Fırat Yıldırım üstlenirken, yapımcılığını Erkan İsa Şen yürütüyor. Teknoloji, gerilim ve bilinmeyen olaylar “Gölge Modu”nun hikâyesi bilim kurgu ile gerilim akışında ilerliyor. Teknoloji, insan psikolojisi ve gizemli detayların şekillenen yapımı, yüksek tempolu anlatımı ve görsel dünyasının izleyiciye farklı bir sinema deneyimi sunması hedefleniyor. Filmde modern çekim teknikleri ve görsel değişikliğin önemli bir yerde tutulacağı kaydedildi. İkinci durak İznik Kestel'de başlayan üretimin bir sonraki adresi ise İznik olacak. Tarihi yapılar, surları ve doğal güzellikleriyle Bursa'nın öne çıkan ilçelerinden İznik, filmin bazı önemli sahnelerine ev sahipliği yapacak. Yapım ekibinin bölgenin tarihi dokusunu yalnızca bir çekim mekanı olarak değil, filmin atmosferini güçlendirirken belirsiz bir şekilde kullanılacağı açıkça ifade edildi. Bursa'nın sinema potansiyeline katkısı Filmin Bursa'da çekiciliğinin kent açısından bir başka katkısının da tanıtım olması bekleniyor. Kestel ve İznik'te gerçekleştirilecek çekimlerle Bursa'nın doğal, tarihi ve kültürel değerlerinin farklı bölgelerdeki kullanıma sunulması amaçlanıyor. Yapım ekibi, “Gölge Modu”nun aynı zamanda Bursa'nın sinema sektöründeki potansiyelini ortaya koymasını hedefliyor. Çekimleri başlayan film, bilim kurgu ve gerilim türlerini Bursa'nın farklı mekânlarıyla buluştururken, yemeğin ardından hem Türkiye'de hem de uluslararası platformlarda izleyicilerle karşılaşmaya başlıyor.

Cebimizdeki küçük paralardan büyük ekonomik değişime: Türk Lirası’nın dönüşümü Haber

Cebimizdeki küçük paralardan büyük ekonomik değişime: Türk Lirası’nın dönüşümü

Bir dönem günlük hayatın vazgeçilmezleri arasında yer alan küçük değerli madeni paralar, bugün ekonomik geçmişin sembolleri olarak hatırlanıyor. geçmişteki küçük tutarın dahi hesaplandığı dönemlerden, yüksek süreçlerin sıradanlaştığı çürümeye uzanan süreç, Türkiye ekonomisindeki değişim de göz önünde seriyor. Ekonomideki dönüşümün yalnızca fiyatların ve paranın üstündekilerin genişletilmesiyle sınırı kalmadı. Enflasyon, tasarruf verimliliğinden gelecek planlarına kadar pek çok alanda davranış biçimlerini değiştirdi. Üretim ve tasarruf anlayışı değişti Cumhuriyetin ilk kapasitesi sınırlı kaynaklarla üretimin büyümesini artırmak, mali disiplini sağlamak ve ekonomik bağımsızlığı sağlamak için fonksiyonel hedefler arasında bulunuyordu. Zaman içerisinde ise tüketim, borçlanma ve dış kaynaklara dayalı büyüme modellerinin ağırlığı arttı. Bu süreçte ithalata bağlılık ve yüksek katma değerli üretimin yeterince geliştirilememesi, ekonominin dış gelişmelere karşı daha hassas hale getirilmesine neden olan unsurlar arasında çalışıldı. Enflasyonun paranın boyutunu değiştirdi Ekonomik hayatın önemli birikimlerinden biri olan enflasyon, paranın satın alma gücü de önemli ölçüde tükeniyor. Fiyatların sürekli artmasıyla birlikte tasarruf ve harcama tercihleri ​​değişirken, uzun vadeli ekonomik planlama da zorlaştı. 2005 yılında Türk Lirası'ndan altı sıfır atılması ise bu oyunların en dikkat çekici adımlarından biri oldu. Para biriminin programlama ve programlamalarının kolaylaştırılması düzenlemesi, ancak ekonomik istikrarın tek başına bir göstergesi olmadı. Güven Ekonomik açıdan bir para biriminin gücü, yalnızca üzerindeki rakamlarla ölçülmüyor. Üretim kapasitesi, fiyat istikrarı, kurumlara güven ve planlanabilirler paranın gerçek değerinin odaklandığı politikanın temel unsurları arasında yer alıyor. Bu nedenle geçmişteki küçük miktarlardaki bile önem taşıyan dönemlerden bugün çok daha yüksek düzeyde konuşulan ekonomik ortamlar arası geçiş, yalnızca genişleyen bir değişim olarak değerlendirilmiyor. ekonomi Güçlü, güçlü para Ekonomide kalıcı istikrar için hukuk güvenliği, planlanabilir politikalar, etkin kurumlar, liyakat ve yüksek katma değerli üretimin öne çıkarılması gerektiği belirtiliyor. Geçmişin küçük madeni paraları bugün kullanımdan ölçüde büyük kalkmış olsa da ekonomik açıdan önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Paranın değerlerinin büyüklüğü değil, onu destekleyen ekonomik yapıyı belirliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.