Hava Durumu

#Tazminat

- Tazminat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tazminat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA’DA AKSA BURSAGAZ ÖNÜNDE SERT SENDİKAL KRİZ: İŞTEN ATILAN İŞÇİLERDEN “MOBBİNG VE HUKUKSUZLUK” İDDİALARI Haber

BURSA’DA AKSA BURSAGAZ ÖNÜNDE SERT SENDİKAL KRİZ: İŞTEN ATILAN İŞÇİLERDEN “MOBBİNG VE HUKUKSUZLUK” İDDİALARI

Bursa'da enerji sektöründe sular durulmuyor. DİSK Enerji-Sen üyelerinin sendikal tercihleri ​​nedeniyle sistematik baskıya maruz kaldıkları ve sonrasında ayrıldıkları iddiaları, Aksa Bursagaz önünde direniş çadırında sert açıklamalarla bir kez daha protesto edildi. Aksa Bursagaz genel müdürlük önünde günlerdir devam eden direniş, yalnızca bir işten ayrılma süreci değil, aynı zamanda “sendikal hakların nefesi kesildi” yönünde ağır iddiaların merkezi haline geldi. Direniş resmi ziyareti yapan Cihat Gazi başkanlığındaki Zafer Partisi Bursa İl Başkanlığı heyeti, seçim tablosu karşısında oldukça sert ifadeler kullanarak süreci takip edeceklerini açıkladı. “SENDİKA SEÇTİK, BASKI BAŞLADI” İDDİASI: İŞÇİLERDEN SİSTEMATİK MOBBİNG ANLATIMI Direnişin simge isimlerinden biri haline gelen işçi Metin Şen, yaşanan sürecin tüm ayrıntılarıyla aktarılarak şirket yönetimini çok ağır sözlerle eleştirdi. Şen'in iddialarına göre, Aksa Doğalgaz'ın yönetiminin devralınmasının ardından yaklaşık 1,5 yıl önce başlayan süreç, işçilerin “pasifleştirilmesi” ve sendikal tercihlerinin değiştirilmesi üzerine kurulu sistematik bir baskı düzenine dönüştü. İlk aşamada bazı çalışanların “iş tanımınızın karşılığı yok” gerekçesiyle işten çıkarıldığını belirten Şen, ardından kalan çalışanlara yönelik psikolojik baskının artırıldığını ifade etti. Şen’in anlatımına göre, işçilere sarı sendika olarak nitelendirilen TES-İŞ üzerinden yönlendirme yapıldı, ancak çalışanlar bu dayatmayı kabul etmeyerek anayasal hakları doğrultusunda DİSK Enerji-Sen’e geçti. Bu tercihin ardından ise baskının “katlanarak arttığı” ileri sürüldü. KAMERALI TAKİP, TUTANAK TEHDİTLERİ VE EKONOMİK SIKIŞTIRMA İDDİALARI İddialara göre süreç yalnızca sendikal baskıyla sınırlı kalmadı. İşçilerin, masa başında çalışırken dahi kameralarla anlık takip edildiği, yemek aralarında bile uyarılar ve tutanak tehditleriyle karşı karşıya bırakıldığı öne sürüldü. Çalışanların en basit günlük davranışlarının bile disiplin gerekçesi haline getirildiği ifade edildi. Bununla birlikte, maaş ödeme takviminin değiştirilmesi de ciddi bir kriz başlığı olarak öne çıktı. Normalde ay sonunda yapılan maaş ödemelerinin bir sonraki ayın 5’ine çekildiği belirtilerek, çalışanların ekonomik olarak zor durumda bırakılmaya çalışıldığı iddia edildi. İşçiler bu uygulamaların “tesadüf değil, yıldırma politikası” olduğunu savundu. “SESİMİ DUYURDUM, KOD 49’LA İŞTEN ATILDIM” İDDİASI Sürecin en çarpıcı iddialarından biri ise işten çıkarma gerekçesi oldu. Metin Şen, yaşananları kamuoyuna duyurmak amacıyla NOW TV yayınlarına mesaj gönderdiğini, burada “madenciler gibi biz de mağduruz” diyerek yardım çağrısında bulunduğunu ifade etti. Şen’e göre bu çağrının ardından şirket yönetimi tarafından hakkında işlem başlatıldı ve mesaj ekran görüntüsü alınarak “şirket itibarını zedeleme” gerekçesiyle tutanak tutuldu. 20 Mayıs tarihinde kendisine “Kod 49” uygulanarak işten çıkarıldığını belirten Şen, bu kararın hem tazminat hem de işsizlik maaşı hakkını ortadan kaldırdığını söyledi. Şen, “Tüm hukuki haklarım elimden alındı. Ne tazminat alabildim ne de işsizlik maaşı. Biz sadece çalıştık ve hakkımızı istedik” sözleriyle durumu sert şekilde eleştirdi. 10 GÜNLÜK DİRENİŞ: “PSİKOLOJİK BASKIYA KARŞI MÜCADELE EDİYORUZ” Yaklaşık 10 gündür Aksa Bursagaz genel müdürlük binası önünde kurulu direniş çadırında bekleyişlerini sürdüren işçiler, yaşanan sürecin en yıpratıcı boyutunun belirsizlik ve psikolojik baskı olduğunu vurguluyor. “Aksa Bursagaz’da atılan işçiler geri alınsın, sendikal haklar tanınsın” pankartı altında sürdürülen eylem, giderek daha görünür bir işçi direnişine dönüşmüş durumda. ÜMİT ÖZDAĞ’A AÇIK DAVET: “BURSA’YA GELİN, SESİMİZİ DUYURUN” İşçiler ve Metin Şen, Zafer Partisi heyetinin ziyaretinden memnuniyet duyduklarını belirtirken, sürecin daha geniş kitlelere duyurulması için dikkat çekici bir çağrıda bulundu. Ümit Özdağ’a seslenen işçiler, Bursa’daki direniş çadırına gelerek yaşananları yerinde görmesini talep etti. Bu çağrı, direnişin yalnızca yerel bir iş uyuşmazlığı değil, daha geniş bir sendikal ve politik tartışmanın parçası haline geldiğini ortaya koydu. ZAFER PARTİSİ'NDEN SERT TEPKİ: “ALİN TERİNE DOKUNDURMAYIZ” Ziyarete katılan Cihat Gazi, onların anlattığı iddiaların son derece ciddi olduğunu belirterek, Türk işçilerinin emeğinin ve alın terinin nefesinin kesilmesine karşı sessiz kalmamalarını ifade etti. Zafer Partisi Bursa İl Başkanlığı, süreç hem hukuki hem de siyasi zeminde takip edeceklerini açıklayarak işçilere destek mesajı verdi. KRİZ BÜYÜYOR: GÖZLER ŞİRKET VE YARGI SÜRECİNDE Bursa'da yaşanan bu gelişmeler, sendikal haklar, ayrılmalar ve mobbing iddiaları bolluğunda yeni bir tartışmayı tetiklerken, gözler hem şirket yönetiminin yapacağı açıklamalara hem de yapısal işlemlere dönmüş durumda. Direniş şu anda Aksa Bursagaz önünde kararlılıkla devam ediyor.

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut’tan Sert Açıklama: “Memurun Hakkı Teslim Edilmeden Sosyal Adalet Sağlanamaz” Haber

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut’tan Sert Açıklama: “Memurun Hakkı Teslim Edilmeden Sosyal Adalet Sağlanamaz”

Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi İbrahim Bulut, kamu çalışanlarının uzun süredir biriken sorunlarına ilişkin ayrıntılı ve sert bir açıklama yaptı. Bulut, memurların özlük haklarının korunması ve ortaya çıkması mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayarak, mevcut tabloyu “kabul edilemez bir adaletsizlik düzeni” olarak nitelendirdi. Bulut açıklamasında, özellikle yüksek enflasyona karşı maaşların hızla eridiğine dikkat çekildi. Memurların alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü söyleyen Bulut, "Kamu çalışanları ay sonunu getiremez hale gelmişken ekonomik dengeden söz etmek mümkün değildir. Vergi tarifesi uygulamalarıyla yıl içinde maaşlar kısmen dengelenmekte, çalışan daha fazla kazanılankça daha ağır bir yükün yedeklenmekte olup, çalıştırılmaktadır" ifadesini kullandı. Kamuda ücret adaletsizliğinin derinleştiğini de dile getiren Bulut, aynı işi yapan memurlar arasında kurumdan kuruma süresine kadar ciddi maaş farklarının sosyal barışı zedelediğini söyledi. Tazminat ve ek ödeme sistemindeki dengesizliklerin çalışanları arasında huzursuzluk yarattığını belirten Bulut, “Eşit ücret eşit ücret ilkesi kağıt üzerinde kalıyor” diyerek duruma tepki gösterdi. Kamu personel sistemindeki statü farklılıklarına da değinen Bulut, kadrolu sözleşme, ve taşeron çalışanlar arasındaki hak farklılıklarının artık sürdürülemez bir şekilde geldiğini ifade etti. Bu ilişkilerin çalışma değişimi ciddi bir karmaşa yaratannı değiştiren Bulut, tüm kamu çalışanlarının tek çatı altında eşit haklara sahip olması gerektiğini savundu. Liyakat ve kariyer sistemine yönelik eleştirilerde ise Bulut, görevdeki yükselme ve değişen boyutlarda adalet ilkesinin zedelendiğini öne sürdü. Mülakat sisteminin ciddi hasarlara yol açtığını söyleyen Bulut, "Atamalarda liyakat yerine farklı kriterlerin ayrıştırıldığına dair güçlü bir algı oluşumu. Bu durum, kamuya olan güveni sarsmaktadır" dedi. Çalışma koşullarıyla ilgili durumun da göz ardı edildiğini ifade eden Bulut, özellikle yardımcı hizmet sınıfının yıllardır çözülemeyen problemlerine dikkat çekti. Görev tanımlarının belirsizliği, fazla mesai ücretlerinin eksikliği ya da ödenmemesi ve yer değiştirilen paylardaki bollukta çalışanların sıkıntı çektiğini belirtti. Sendikal haklar ve toplu sözleşmelerin genişlediği noktalara değinen Bulut, bu büyümenin etkin şekilde işlediğini savunarak, kamu çalışanlarının hizmetlerinin tam anlamıyla güçlü ve adil bir sistemin kurulmasını vurguladı. Ayrıca 3600 ek gösterge düzenlemesinden yararlanamayan kesimlerin arızalarının giderilmesini sağlayan Bulut, kamudaki yönetici atamalarında liyakat ilkesinin esas hazırlama ve disiplin cezalarında adaletin normal şartlarda yürütülmesinde bulundu. Açıklamanın sonunda resmiyete seslenen Bulut, "Memurun alın teri göz ardı edilemez. Sosyal devlet anlayışı, kamu işçilerinin özgürlüklerini teslim etmeye başlar. Bizler mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, memurun sesi olmaya devam ediyor" diyerek bunları tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.