Hava Durumu

#Tasfiye

- Tasfiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasfiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EMEKLİ TSK MENSUBU SADETTİN UZLUK’TAN SERT ANALİZ: “İLKELER UNUTULDU, KOLTUK KAVGASI ÖNE ÇIKTI” Haber

EMEKLİ TSK MENSUBU SADETTİN UZLUK’TAN SERT ANALİZ: “İLKELER UNUTULDU, KOLTUK KAVGASI ÖNE ÇIKTI”

Bursa siyasetinde dikkat çeken bir çıkış, emekli Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu Sadettin Uzluk’tan geldi. Uzluk, geçmişte kurucuları arasında yer aldığı İYİ Parti’nin bugün geldiği noktayı sert ifadelerle eleştirirken, teşkilat yapısından aday belirleme süreçlerine kadar birçok başlıkta çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. “KURULUŞ RUHU YERİNİ KOLTUK MÜCADELESİNE BIRAKTI” Uzluk’un açıklamalarında en dikkat çekici vurgu, partinin kuruluş ilkelerinden uzaklaştığı yönünde oldu. “İlkeler, tüzük, liyakat ve eşitlik söylemleri seçim yaklaşınca yerini koltuk kavgasına bıraktı” diyen Uzluk, özellikle teşkilat içi rekabetin yıkıcı bir boyuta ulaştığını savundu. Bir dönem Osmangazi’de kurucu olarak görev yaptığını hatırlatan Uzluk, “Gece gündüz emek veren kadroların tasfiye edildiğini, buna karşılık kenarda bekleyen isimlerin ön plana çıkarıldığını görüyoruz” ifadeleriyle teşkilat yapısındaki değişime tepki gösterdi. “HAYALLER VE SÖZLER NEREDE KALDI?” Kuruluş sürecinde verilen vaatlerin unutulduğunu vurgulayan Uzluk, şu sorularla parti yönetimini hedef aldı: “Hani iktidar olacaktık? Hani ayrım olmayacaktı? Hani herkes aday adayı olabilecekti? Aynı hedefe yürüyen bir kadro olacaktık? Başaracaktık deniliyordu—peki şimdi ne oldu?” Bu ifadeler, parti tabanında yaşanan kırılmanın ve güven kaybının altını çizen güçlü bir eleştiri olarak öne çıktı. BURSA’DA OY KAYBI: %12’DEN %2’LERE Uzluk’un analizinde en somut veriler ise seçim sonuçları üzerinden geldi. Bursa ve özellikle Osmangazi özelinde oy oranlarının dramatik biçimde düştüğüne dikkat çekildi. “%12 seviyelerinden %2 bandına gerileyen oy oranı, yalnızca bir seçim sonucu değil, yönetimsel hataların açık göstergesidir” diyen Uzluk, bu düşüşün nedenlerinin sorgulanması gerektiğini belirtti. Ona göre asıl yapılması gereken; hatalarla yüzleşmek ve yeniden yapılanma planı oluşturmakken, bunun yerine teşkilat içi görevden almalar ve atamalarla sürecin yönetilmesi tabloyu daha da ağırlaştırdı. “ADAY LİSTELERİNDE AYNI İSİMLER, AYNI HATALAR” 2019 ve 2023 genel seçim aday listelerine de değinen Uzluk, bazı isimlerin sürekli ön planda tutulmasını eleştirdi. “Listeler incelendiğinde değişmeyen, klişeleşmiş isimler dikkat çekiyor. Asıl kırılma noktası burada başlıyor” diyerek aday belirleme sürecinin partiyi zayıflattığını savundu. 2024 YEREL SEÇİMLERİ: “SONUÇLAR ALARM VERİYOR” 2024 Türkiye yerel seçimleri sonuçlarını “yerle yeksan” olarak nitelendiren Uzluk, özellikle bazı ilçelerde alınan oyların çarpıcı biçimde düştüğünü ifade etti. Kestel örneğini veren Uzluk, “Teşkilat uyumu gözetilmeden belirlenen adaylarla yalnızca 516 oy alınması, siyasi gerçeklikten kopuşun en somut göstergesidir” dedi. Aynı şekilde Osmangazi’de alınan yaklaşık 9.800 oy için de “Partiden ayrılan isimlerin aldığı oylar neredeyse bunun iki katı—rakamlar açık konuşuyor” ifadelerini kullandı. “TEŞKİLAT HAFIZASI YOK SAYILDI” Uzluk, geçmişte yaşanan teşkilat krizlerini hatırlatarak, merkezden yapılan müdahalelerin partiye zarar verdiğini ileri sürdü. Özellikle Koray Aydın döneminde yaşanan bir teşkilat feshi örneğini hatırlatarak, “Aynı hatalar tekrar ediliyor, ders alınmıyor” değerlendirmesinde bulundu. ETİK TARTIŞMASI: “ÇİFTE STANDART MI UYGULANIYOR?” Açıklamanın en sert bölümlerinden biri ise etik tartışmalar üzerineydi. Uzluk, bazı atama ve adaylık süreçlerinin parti ilkeleriyle çeliştiğini öne sürdü: “Seçim yasaklarına uymayan yöneticiler görevde kalabiliyorsa, bu bir zaaf değil midir?” “Genel merkezin talimatlarına rağmen yakın ilişkiler üzerinden aday belirlenmesi ne kadar adildir?” Bu sorularla parti yönetimini doğrudan hedef alan Uzluk, “Tüm bu gelişmeler ortadayken başarı adına çifte standart uygulanması kabul edilemez” diyerek eleştirilerini zirveye taşıdı. “YENİDEN YAPILANMA ŞART” Uzluk’un değerlendirmesi, yalnızca bir eleştiri değil aynı zamanda bir uyarı niteliği taşıyor. “Seçmen gözünden düşüş başlamıştır ve bu süreç doğru analiz edilmezse geri dönüş daha da zorlaşacaktır” diyen Uzluk, parti yönetimine açık çağrıda bulundu: “Gerçeklerle yüzleşin, teşkilatın sesini dinleyin ve ilk kurulduğunuz günkü ilkelere geri dönün.” Siyasi kulislerde geniş yankı uyandıran bu açıklamanın, önümüzdeki süreçte parti içi tartışmaları daha da alevlendirmesi bekleniyor.

İYİ Parti Bursa'da sular durulmuyor! Bozkurt Kaplan'dan yeni mesaj Haber

İYİ Parti Bursa'da sular durulmuyor! Bozkurt Kaplan'dan yeni mesaj

Kaplan, ilçe teşkilatında art arda yaşanan ayrılıkların sıradan bir süreç olmadığını vurgulayarak, “Bu bir veda değil; antidemokratik dayatmalara karşı yazılmış bir itirazdır” dedi. Açıklamasında, siyasi ahlak ve teşkilat hukukunun yok sayıldığını savunan Kaplan, yaşananları “teşkilatın iradesine müdahale” olarak nitelendirdi. “Sandıkta kazandık, görevden alındık” Osmangazi ilçe kongresine dikkat çeken Kaplan, delegelerin özgür iradesiyle kazandıkları seçimin ardından görevden alındıklarını belirterek süreci sert sözlerle eleştirdi: “Sandıktan çıkan iradeyi yok saydılar. Bu, demokrasiye vurulmuş açık bir darbedir.” “Parti yönetimi milletin sesini duymuyor” Parti üst yönetimine yüklenen Kaplan, teşkilatın ve seçmenin iradesinin hiçe sayıldığını öne sürdü. “Tek dertleri koltuklarını korumak” diyen Kaplan, siyasetin hizmetten uzaklaşıp kişisel hesaplaşmalara dönüştüğünü iddia etti. “Başarı cezalandırılıyor” Kaplan, parti içindeki yönetim anlayışını da hedef alarak, başarı elde eden kadroların ödüllendirilmek yerine tasfiye edildiğini savundu. “Sandığın namusunu koruyanlar sadakatsizlikle suçlanıyor” ifadeleri dikkat çekti. “Kalmak ihanet olurdu” İstifanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Kaplan, “Seçimle kazandığımız makamların masa başı kumpaslarla elimizden alındığı bu düzende kalmak, değerlerime ihanet olurdu” dedi. Siyasi kulisler hareketlendi Kaplan’ın çıkışı, Osmangazi başta olmak üzere Bursa siyasetinde geniş yankı uyandırdı. İlçe teşkilatındaki istifaların artabileceği konuşulurken, yaşanan gelişmelerin parti içi dengeleri nasıl etkileyeceği merak konusu. Kaplan, açıklamasının sonunda teşkilat mensuplarına teşekkür ederek, “Haklarını helal etmelerini diliyorum” sözleriyle mesajını tamamladı.

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ” Haber

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ”

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Bursa İl Başkanı Halil Ağırgöl, özelleştirme kapsamına alınan kamu hastaneleriyle ilgili son gelişmelere yönelik son derece sert ifadeler içeren kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, iktidarın sağlık alanındaki politikaları ağır sözlerle eleştirilirken, söz konusu satış girişimleri “halkın en temel hakkına doğrudan müdahale” olarak nitelendirildi. Ağırgöl, açıklamasında iktidarı “kamu varlıklarını sistematik biçimde tasfiye etmekle” suçlayarak, Türkiye’de yıllardır sürdürülen özelleştirme politikalarının ülkenin ekonomik ve sosyal yapısında derin tahribat yarattığını savundu. “Halk düşmanı, talancı ve vurguncu anlayış; halkımızın alın teriyle kurulan Cumhuriyet değerlerini bir bir elden çıkarmaktadır” ifadeleriyle tepkisini dile getiren Ağırgöl, sağlık kurumlarının satışa çıkarılmasını ise “kabul edilemez bir kırılma noktası” olarak tanımladı. “KAMU VARLIKLARI TEK TEK ELDEN ÇIKARILIYOR” Açıklamada, bugüne kadar gerçekleştirilen özelleştirmelere de değinilerek, doğal kaynaklardan altyapı yatırımlarına kadar pek çok stratejik alanın özel sermayeye devredildiği belirtildi. Ağırgöl, “Derelerden ormanlara, madenlerden köprülere kadar her şey satıldı. Şimdi sıra halkın en temel hakkı olan sağlığa gelmiştir” diyerek sürecin geldiği noktaya dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı kararıyla Bursa’da bazı taşınmazların satışa çıkarıldığını hatırlatan Ağırgöl, özellikle sağlık alanındaki bu adımların toplum açısından ağır sonuçlar doğuracağını ifade etti. BURSA’DA SATIŞ LİSTESİNE GİREN SAĞLIK KURUMLARI HKP’nin açıklamasında, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satış planına dahil edildiği belirtilen sağlık kuruluşları da tek tek sıralandı: Eski Bursa Devlet Hastanesi Bursa Ağız ve Diş Hastanesi Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği Mustafakemalpaşa Tepecik 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi Ağırgöl, bu kurumların yalnızca birer bina değil, halkın sağlık güvencesinin somut karşılığı olduğunu vurgulayarak, “Bu kurumlar satılamaz; çünkü bunlar ticari meta değil, kamusal haktır” dedi. “HALKIN SAĞLIK HAKKI HEDEFTE” Basın açıklamasında, mevcut ekonomik koşullarda vatandaşların zaten ciddi bir geçim krizi yaşadığına dikkat çekilerek, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin yoksulluğu daha da derinleştireceği ifade edildi. Ağırgöl, “İşsizlik, pahalılık ve yoksullukla mücadele eden halkımızın şimdi de sağlık hakkı elinden alınmak istenmektedir. Bu, sosyal devlet ilkesinin açıkça yok sayılmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. “ÇÖZÜM ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDİR” Ağırgöl, açıklamasının devamında bu sürecin ancak toplumsal örgütlenme ve ortak mücadeleyle durdurulabileceğini savundu. Halkı mücadeleye çağıran HKP Bursa İl Başkanı, “Bu karanlık tabloyu değiştirecek olan güç, örgütlü halkın kendisidir” dedi. HKP’NİN SAĞLIK VİZYONU: PARASIZ VE KAMUSAL SİSTEM Açıklamada ayrıca Halkın Kurtuluş Partisi’nin programında yer alan sağlık politikalarına da geniş yer verildi. Buna göre; Sağlık hizmetlerinin tamamen kamusal bir hak olarak yeniden yapılandırılacağı, Tüm sağlık hizmetlerinin parasız olacağı, Sağlıktan kâr elde edilmesinin yasaklanacağı, Koruyucu hekimliğin esas alınacağı ve aile hekimliği sisteminin yaygınlaştırılacağı, Hastanelerin halkın ve sağlık emekçilerinin söz sahibi olduğu demokratik bir yapıyla yönetileceği vurgulandı. “HASTANELER HALKINDIR” Ağırgöl, açıklamasını güçlü sloganlarla tamamladı: “Sağlık haktır, satılamaz! Hastaneler halkındır, satılamaz!” HKP Bursa İl Örgütü tarafından yapılan bu açıklama, Bursa’da sağlık alanındaki özelleştirme tartışmalarını yeniden alevlendirirken, konunun önümüzdeki günlerde siyasi gündemin üst sıralarında yer alacağını gösteriyor.

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!” Haber

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!”

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Tepki 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait 71 taşınmaz ve üzerlerindeki yapıların özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, kararın Bursa ayağı özellikle sert tepkilere neden oldu. Özelleştirme listesine Bursa’da bulunan 4 önemli sağlık tesisinin dahil edilmesi, siyasi ve toplumsal çevrelerde “kabul edilemez bir adım” olarak değerlendirildi. Karara göre satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerle değerlendirilebilecek taşınmazlar arasında; Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer aldı. Kararın ardından en sert çıkışlardan biri Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den geldi. “Bu Bir Özelleştirme Değil, Kamusal Sağlık Hafızasının Tasfiyesidir” Demir, yaptığı açıklamada özellikle Osmangazi’de yer alan ve Bursalılar için sembolik bir değer taşıyan eski Bursa Devlet Hastanesi üzerinden sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “Muradiye Devlet Hastanesi” olarak bilinen, eski adıyla Bursa Memleket Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasını “kabul edilemez bir ihanet planı” olarak nitelendirdi. Demir, hastanenin yalnızca bir sağlık tesisi olmadığını, Bursa’nın tarihsel ve toplumsal hafızasının bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu hastane 1950’li yıllarda Bursalıların bağışlarıyla, halkın imek emeğiyle inşa edildi. Bu bir bina değil; bu şehrin ruhudur, hafızasıdır. Şimdi bu miras masa başı kararlarla satılmak isteniyor. Buna sessiz kalamayız.” “Şehir Hastanesi Uğruna Kamu Hastaneleri Feda Edildi” Demir, sağlık politikalarına yönelik eleştirilerini de sertleştirerek, şehir hastaneleri modelinin kamu sağlık sistemini zayıflattığını savundu. Bursa’da şehir hastanesi açıldıktan sonra birçok devlet hastanesinin kapatıldığını hatırlatan Demir, vatandaşların ulaşımı zor olan tek bir merkeze mecbur bırakıldığını ifade etti. “Hasta garantili şehir hastaneleri sistemiyle kamu kaynakları belirli şirketlere aktarılıyor. Köprüde geçiş garantisi, havalimanında yolcu garantisi neyse, sağlıkta da hasta garantisi sistemi kurulmuş durumda. Bu kabul edilebilir bir düzen değildir” dedi. “Deprem Riski Bahane Edildi, Hastane Yıllarca Kaderine Terk Edildi” Eski Bursa Devlet Hastanesi’nin kapatılma gerekçesi olarak “deprem riski”nin gösterildiğini hatırlatan Demir, bu sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürdü. Hastanenin güçlendirilmesi ya da yeniden hizmete açılması yönünde verilen sözlerin tutulmadığını ifade ederek, yapının yıllardır atıl bırakıldığını söyledi. “Eğer gerçekten risk varsa, bunu ortadan kaldırmak devletin görevidir. Güçlendirme yapılmadı, yatırım yapılmadı, yıllarca oyalama politikası izlendi. Şimdi ise bu alan özel sektöre devredilmek isteniyor. Buna planlı bir tasfiye dememek mümkün değil.” “Bursa’nın Bağışıyla Yapılan Hastane Birilerine Rant Aracı Yapılamaz” Demir, hastanenin bulunduğu arazinin değerine dikkat çekerek, alanın rant odaklı projelere açılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bursa’nın geçmişte kendi imkânlarıyla inşa ettiği bir sağlık kurumunun bugün “ticari kazanç alanına” dönüştürülmek istendiğini söyledi. “Kimdir bu çok özel ve hatırlı kişiler? Bursalıların bağışlarıyla yapılan bu hastane nasıl olur da birkaç imza ile el değiştirir? Bu şehir buna izin vermez” ifadelerini kullandı. “Bu Karar Bursalılara Açık Bir Haksızlıktır” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, açıklamasının sonunda sert bir çağrıda bulunarak Bursalıları tepki göstermeye davet etti: “Bu sadece bir taşınmaz satışı değildir. Bu, bir şehrin hafızasına, geçmişine ve hakkına müdahaledir. Bursa bunu kabul edemez. Bu karar Bursalılara açık bir haksızlıktır.” Demir, sözlerini “Bursa ayağa kalk, hastanesine sahip çık” çağrısıyla tamamladı. Özelleştirme kararının nasıl uygulanacağı ve Bursa’daki sağlık tesislerinin geleceğine ilişkin süreç kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, tepkilerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.