Hava Durumu

#Tarım

- Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı Özer Matlı’dan Büyükşehir’e Ziyaret: Bursa İçin Ortak Vizyon Mesajı Haber

BTSO Başkanı Özer Matlı’dan Büyükşehir’e Ziyaret: Bursa İçin Ortak Vizyon Mesajı

Bursa iş dünyası ile yerel yönetimler arasındaki diyaloğu güçlendirmeye yönelik önemli bir ziyaret gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'yı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen buluşmada Bursa'nın ekonomik potansiyeli, sanayi ve ticaret alanındaki gelişmeler ile kentin geleceğine yön verecek projeler gündeme geldi. BURSA EKONOMİSİNİN GELECEĞİ KONUŞULDU Ziyarette özellikle üretim kapasitesinin artırılması, ticari faaliyetlerin geliştirilmesi ve lojistik altyapının güçlendirilmesi konuları üzerinde duruldu. Bursa'nın Türkiye ekonomisindeki önemli konumuna dikkat çekilen görüşmede, iş dünyasının beklentileri ve farklı sektörlerin ihtiyaçları değerlendirildi. SANAYİDEN TURİZME GÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan BTSO Başkanı Özer Matlı, Bursa'nın sahip olduğu ekonomik potansiyelin daha verimli kullanılması için ortak hareket etmenin önemine işaret etti. Sanayi, tarım, turizm ve ticaret alanlarında gerçekleştirilecek çalışmaların Bursa'nın kalkınmasına katkı sağlayacağını belirten Matlı, yerel yönetimler ve kent paydaşlarıyla iş birliğinin önemini vurguladı. BURSA'NIN KALKINMASINDA ORTAK AKIL VURGUSU Buluşmada, Bursa'nın yalnızca sanayi üretimiyle değil, tarım, turizm ve ticaret alanlarındaki gücüyle de gelişimini sürdürmesi gerektiği üzerinde duruldu. Kent ekonomisinin güçlendirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve sektörler arasındaki iş birliğinin artırılması, görüşmenin öne çıkan konuları arasında yer aldı. MATLI'DAN BİBA'YA TEŞEKKÜR BTSO Başkanı Özer Matlı, ziyaret dolayısıyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'ya misafirperverliği için teşekkür etti. Matlı, Bursa'nın ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak projelerde ortak çalışmalar yürütülmesine yönelik temennisini dile getirdi. Gerçekleştirilen ziyaret, Bursa iş dünyası ile yerel yönetimler arasında yeni dönemde kurulabilecek iş birlikleri açısından önemli bir temas olarak değerlendirildi.

Dervişoğlu Bursa’da tarlaya indi: “Devlet çiftçiye borçlu” Haber

Dervişoğlu Bursa’da tarlaya indi: “Devlet çiftçiye borçlu”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Bursa programında tarım ve çiftçinin yaşadığı ekonomik sorunlar öne çıktı. Programına Türkiye’nin 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın anıt mezarını ziyaret ederek başlayan Dervişoğlu, daha sonra Çeltikçi köyüne geçerek çiftçilerle buluştu. Üreticilerle birlikte hasada katılan Dervişoğlu, çiftçilerin yaşadığı sorunları tarlada dinledi. Vatandaşın sorunlarını sahada dinleyerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdıklarını belirten Dervişoğlu, siyaseti vatandaşla birlikte yapmaya çalıştıklarını söyledi. “Milletin içinde olmakla iftihar ediyoruz” diyen Dervişoğlu, kendilerine verilen milletvekilliği sorumluluğunu doğru kullanmak için çalıştıklarını ifade etti. “Borçlu olan çiftçi değil, devlet” Dervişoğlu’nun açıklamalarının en dikkat çeken bölümlerinden biri çiftçilere sağlanan desteklere ilişkin değerlendirmeleri oldu. Çiftçinin üretimden uzaklaşmaya başladığını savunan Dervişoğlu, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı için farklı geçim yollarına yöneldiğini söyledi. Tarımsal desteklerin kanunda öngörülen seviyede verilmediğini öne süren Dervişoğlu, gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’inin çiftçilere ayrılması gerektiğini belirtti. Bu miktarın yaklaşık 750 milyar liraya karşılık geldiğini söyleyen Dervişoğlu, çiftçilere sağlanan desteğin bunun çok altında kaldığını savundu. Dervişoğlu, “Borçlu olan çiftçi değildir. Aslına bakarsanız devlet çiftçiye borçludur” sözleriyle mevcut tarım politikalarını eleştirdi. Çiftçinin banka borcuna dikkat çekti Çiftçilerin bankalara olan toplam borcunun 1,5 trilyon lirayı geçtiğini belirten Dervişoğlu, üreticinin bir taraftan borçlarını diğer taraftan faiz yükünü karşılamaya çalıştığını söyledi. Mevcut şartlarda çiftçinin ekonomik olarak ayakta kalmasının giderek zorlaştığını savunan Dervişoğlu, iktidara gelmeleri halinde çiftçinin borç yükünü azaltmaya yönelik adımlar atacaklarını ifade etti. Dervişoğlu, “Cenabı Allah bize bu ülkeyi yönetmeyi nasip ederse, 5 yıl içinde çiftçilerin bankalara 1 lira bile borcu kalmayacak” dedi. “Tarlalar vatandır, muhafızları çiftçilerdir” Konuşmasında tarımsal üretimin ülkenin bağımsızlığı açısından taşıdığı öneme de değinen Dervişoğlu, Türkiye’nin kendi gıda ihtiyacını karşılayabilecek üretim kapasitesini koruması gerektiğini söyledi. “Bir millet kendisini besleyemezse başkalarına esir olur” diyen Dervişoğlu, çiftçiyi ve tarım arazilerini korumanın stratejik bir mesele olduğunu belirtti. Dervişoğlu, “Bizim için tarlalar vatandır, muhafızları da çiftçilerimizdir” ifadelerini kullandı. Üreticinin toprağından kopmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyleyen Dervişoğlu, çiftçilere de üretimden vazgeçmeme çağrısında bulundu. Gençlerin tarımdan uzaklaşmasına dikkat çekti Türkiye’de çiftçilik yapan nüfusun yaş ortalamasının 60’a yaklaştığını ifade eden Dervişoğlu, gençlerin giderek tarımsal üretimden uzaklaştığını söyledi. Sorunun yalnızca belirli ürünleri yetiştiren çiftçilerle sınırlı olmadığını belirten Dervişoğlu; domates, biber ve ayçiçeği üreticilerinin yanı sıra fındık, incir ve pamuk üreticilerinin de ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi. Üreticilerin borç yükünün azaltılması ve tarımsal üretimin yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, devletin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi halinde Türkiye’nin tarımda başka ülkelere bağımlı kalmayacağını söyledi. “Anadolu’yu adım adım dolaşacağım” Çiftçinin sorunlarını yerinde görmeye devam edeceğini belirten İYİ Parti lideri, Anadolu’nun farklı bölgelerini ziyaret ederek üreticilerle buluşacağını açıkladı. Sorunların çözümünün vatandaşla birlikte oluşturulması gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarını aşabilecek güce sahip olduğunu söyledi. Dervişoğlu konuşmasını, “Türkiye’nin çözülmeyecek hiçbir derdi yoktur. Türkiye büyük bir ülkedir. Türk milleti büyük bir milletin adıdır. Yeni bir Türk mucizesi doğmalıdır, doğacaktır. Belki yarın, belki yarından da yakın” sözleriyle tamamladı.

BURSA’NIN YERLİ KARPUZU TARLADA KALDI! Haber

BURSA’NIN YERLİ KARPUZU TARLADA KALDI!

Üretici kara kara şunu düşünüyor: “Masrafımızı bile çıkaramıyoruz” Bursa'da yaz aylarının önemli tarım ürünlerinden biri olan yerli karpuzda üretici zor günler yaşıyor. Hasat döneminin gelmesiyle birlikte tarlalarda tonlarca karpuz alıcı beklerken, düşük fiyatlar ve artan beklentiler nedeniyle emeklerinin karşılığını alamadıklarını söylüyor. Mazot, gübre, ilaç, sulama ve işçiliklerinin giderdiğini yükselten çiftçiler, tarladaki satış fiyatlarının üretim masraflarını karşılamada yetersiz kalanları dile getiriyor. “KARPUZ VAR, ALICI YOK” Aylar boyunca liderlerin başında gelenler, şimdi ise yetiştirdikleri karpuzu satabilmenin mücadelesini veriyor. Üreticiler sıkıntıyı, "Aylarca emek verdiler. Gübre, mazot, ilaçlama, sulama, çalışma sırasında ciddi masraf yaptık. Şimdi karpuzumuz tarlada bekliyor. Ürünümüz var ama ulaşım şeklinde alıcı bulamıyoruz. Böyle giderse çiftçilik yapan yıl ekim yapılamayan hale gelecek" sözleriyle dile getiriyor. ÜRETİCİ DESTEK BEKLİYOR Karpuzun tarlada kalman yalnızca çiftçinin değil, bölgesel yönetimde üretimin geleceğinin de sorununun belirtilmesi, kurumsalden ve ilgili kurumlardan çözüm bekleniyor. Çiftçinin talebi ise oldukça net: Üretim maliyetleri dikkate alınmıyor, yerli ürün üretiliyor ve üreticinin malı değerinde satabileceği pazar seçeneklerinin üretilebiliyor. Bursa'nın bereketli ürünleri yetişen yerli karpuz tarlada kalırken, üreticinin dilinde tek bir soru var: “Biz üretmezsek yerine bu sofralara ürünü kim üretir?” ???? Peki sizce Bursa'nın yerli üretimini korumak için ne yapılmalı?

Millet Partisi Bursa’da Kurultay Heyecanı Haber

Millet Partisi Bursa’da Kurultay Heyecanı

Millet Partisi Bursa İl Teşkilatı, 16 Ağustos Pazar günü yapılacak Olağan İl Kurultayı'na hazırlanıyor. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde saat 13.00'te başlayacak programa Genel Başkan Cuma Nacar da katılacak. Kurultay öncesi açıklamalarda bulunan İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız, toplantının teşkilatının bölgede Bursa ve Türkiye'nin paylaşımlarına ilişkin mesajların verileceği bir buluşmaların bollaştığını söyledi. “Bursa'dan güçlü bir mesaj yaratmak” Türkiye'nin ekonomik ve sosyal sorunlarının çözülebileceğini savunan Akyıldız, çözümün doğru yönetimi, liyakat, adalet ve mili irade temelinde şekillenmesi ifade etti. Bursa'nın sanayi, tarım ve ihracat gösterdiğine dikkat çeken Akyıldız, kentin sahip olduğu üretim gücünün refahına daha fazla başladığını belirtti. Gençlerin istihdamı, emeklilerin geçim yoksulları ve çiftçilerin artan maliyetleri de Akyıldız'ın gündeme getirdiği haberler arasında yer aldı. Siyasetin makamının mücadelesinin bozulmasının azalmasıyla sonuçlanacağını kaydeden Akyıldız, Millet Partisi'nin önümüzdeki dönemde Bursa'da daha geniş kesimlerle temas kuracağını kaydetti. Genel Konuşma Başkan Cuma Nacar'ın kurultayda yapacağı parti teşkilatının yeni dönem hedeflerinin yanı sıra Türkiye ve Bursa'nın ekonomik, sosyal ve siyasi bölümünün ele alınması bekleniyor. Akyıldız, Bursa'nın ve ülkenin geleceğine ilişkin söz isteyen kuruluş kurultaya davet edilerek, “Yeni bir dönemin kılavuzlarını çakacağız” mesajı verdi.

İYİ Parti Gemlik’ten ekonomi, çevre ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalar Haber

İYİ Parti Gemlik’ten ekonomi, çevre ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalar

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, değerlendirmede akaryakıt fiyatlarından Gemlik'in sahil düzenlemelerine, çevre sorunlarından “Terörsüz Türkiye” tartışmalarına kadar ilçenin ve ülke bileşenlerinin farklı takvimlerine ilişkin planları açıkladı. Karaduman, ekonomik gelişmelerin yanı sıra Gemlik'teki çevre ve kentleşme uygulamalarının da yakından takip edilmesi gerektiğini belirterek, bölgesel kent sorunlarına karşı daha aktif olmaya başladı. Akaryakit sahalarına yanıt Akar fiyatlarındaki değişimin vatandaşın bütçesine etkisine dikkat çeken Karaduman, motorda ÖTV düzenlemesi sonrasında yaklaşık 9,25 liralık bir indirim yapıldığını, ancak kısa süre içerisinde yaklaşık 8,9 liralık geldiğini söyledi. İndirimin büyük bölümünün zamanla geri alındığını savunan Karaduman, akaryakıt fiyatlarının yalnızca bireysel araç kullanıcılarını ilgilendiren bir konu olmadığını ifade etti. Taşımacılık, tarım, üretim ve esnafın gelirleri akaryakıt maliyetlerinden doğrudan etkilendiğini belirten Karaduman, artan maliyetlerin zaman içerisinde temel tüketim ürünlerine de yansıdığını dile getirdi. Karaduman, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirerek, “Milletin cebinden elinizi çekin, milletin aklıyla alay etmeyi bırakın” ifadelerini kullandı. “Gemlik’te sorunların takipçisi olunmalı” Gemlik’in yaklaşık 150 bin nüfuslu bir ilçe olduğuna dikkat çeken Karaduman, ulaşım, yol, temizlik, çevre, sahil, tarım, sanayi, turizm ve sağlık gibi birçok başlıkta vatandaşlardan kendilerine şikâyetler ulaştığını söyledi. Ancak sorunların yalnızca dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirten Karaduman, vatandaşların karşılaştıkları problemleri belgeleyerek ilgili kurumlara başvurmaları gerektiğini ifade etti. Fotoğraf ve görüntü alınması, başvurularda tarih ve konum bilgilerinin belirtilmesi ve başvuruların sonucunun takip edilmesinin önemine değinen Karaduman, kent yönetimine katılımın bu şekilde güçlendirilebileceğini savundu. “Gemlik hepimizin evidir” diyen Karaduman, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların ortak yaşam alanlarının korunması konusunda birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Sahil düzenlemesi üzerinden çevre eleştirisi Karaduman, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın Karsak ve Çarşı derelerinde gerçekleştirilen temizlik çalışmalarına ilişkin incelemelerine de değindi. Derelerdeki kirliliğin yalnızca temizlenmesinin değil, kirliliğe neden olan unsurların belirlenerek kalıcı çözüm üretilmesinin önemli olduğunu belirten Karaduman, Gemlik sahilindeki düzenlemelere yönelik eleştirilerini de dile getirdi. Sahil bölgesinin geçmişteki yeşil dokusundan uzaklaştığını ve betonlaşmanın arttığını ileri süren Karaduman, çevreciliğin yalnızca dere temizliğiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini söyledi. Özellikle Eski Kordonboyu’ndaki düzenlemelerde vatandaşların görüşlerinin alınması gerektiğini ifade eden Karaduman, zarar gördüğünü veya kuruduğunu belirttiği ağaçların yanı sıra sahildeki oturma alanlarının kullanım koşullarına da dikkat çekti. “Şehircilik sadece bir yere bank koymak değildir” diyen Karaduman, sahil düzenlemelerinin çocuklar, yaşlılar ve aileler başta olmak üzere tüm vatandaşların ihtiyaçları dikkate alınarak yapılması gerektiğini savundu. Kuruyan ağaçlar için çalışma çağrısı İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Karaduman, sahil bölgesinde yaptıkları incelemelerde bazı ağaçların susuzluk ve bakım eksikliği nedeniyle zarar gördüğünü gözlemlediklerini söyledi. Parti olarak kuruma riski bulunan ağaçlara can suyu verilmesi ve konuya dikkat çekilmesi amacıyla çalışma yapacaklarını açıklayan Karaduman, kalıcı çözümün ise düzenli sulama ve bakım çalışmalarından geçtiğini belirtti. Sahil boyunca bulunan bankların güneş ve yağışa açık şekilde konumlandırılmasını da eleştiren Karaduman, oturma alanlarının gölgeliklerle desteklenmesini istedi. “Terörle pazarlık yapılmaz” açıklaması Karaduman’ın gündemindeki bir diğer konu ise “Terörsüz Türkiye” süreci oldu. İYİ Parti Genel Merkezi tarafından yürütülen süre ile ilgili açıklama metni Gemlik İlçe Başkanlığı'nda kamuoyuyla paylaşan Karaduman, partinin terörizmle alışverişi veya müzakere yapılmasına karşı olduğunu söyledi. Açıklamada, "Terörle müzakere yapılmaz. Teröristlerle müzakere yapılmaz. Devlet, terör programlarının taleplerine göre şekillendirilmez" ifadelerine yer verildi. İYİ Parti'nin süreci boyunca ortaya çıkışının aktarıldığı, kamuoyunda gizli yürütüldüğü, tek bölmeli görüşmeler ile TBMM'nin programa getirildiği belirtilen “Çerçeve Yasa” tartışmaları da eleştirildi. Karaduman, şehitlerin emaneti, gazilerin onuru, milli egemenlik ve Türkiye'nin üniter devlet yapısı herhangi bir pazarlığın yapılamayacağını savundu. İYİ Parti'nin tarafının Türk milleti, Cumhuriyet, milli egemenlik ve hukuk olduğunu belirten Karaduman, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu yönetiminde bu yolun sürdürüleceğini ifade etti. “Gemlik'i birlikte değiştireceğiz” Açıklamanın sonunda Gemliklilere çağrıda bulunan Orhan Karaduman, kentin kentte karşılaştıkları sorunların yalnızca şikayetlerle yetinilmemesini söyledi. Sorunların ilgili kurumlara iletilmesi, başvuruların takip edilmesi ve kent yönetimine sürdürülen daha fazla katılım sağlamayı amaçlayan Karaduman, açıklamasını “Birlikte güçlüyüz, birlikte başaracağız, birlikte Gemlik'i değiştireceğiz” sözleriyle tamamladı.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ Haber

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ

BURSA – Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa'da anlamlı bir düğün organizasyonunda partililer, eski yol arkadaşları ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Demokrat Parti Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Ahmet Okur'un oğlunun düğün merasimi, siyaset ve teşkilat camiasından çok sayıda aynı adı çatı altında buluşturdu. Bursa'da gerçekleşen düğün törenlerine Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın yanı sıra, Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral, geçmiş dönemlerde Demokrat Parti çatısı altında görev yapmış çok sayıda isim, teşkilat mensubu ve partili katılımını sağladı. Organizasyon, yalnızca bir aile mutluluğuna ortak olunan özel bir günün ötesinde, Demokrat Parti camiasının geçmişten günümüze uzanan dostluk ve dayanışma bağlarının yeniden güçlendiği bir buluşma ile desteklendi. Bursa'da Teşkilat ve Siyaset Buluşması Düğün programı eski ve yeni dönem Demokrat Partililerin bir araya gelmesi dikkat çekerken, uzun yıllar parti teşkilatlarında görev yapan isimlerin de yer aldığı görüldü. Genel Başkan Gültekin Uysal, program boyunca davetlilerle yakından ilgilenirken, eski yol arkadaşlarıyla sohbet ederek ülke ve değerlendirmelerde yerel uyarıda bulundu. Samimi atmosfer içerisinde gerçekleşen buluşmada, siyaset tartışmasının yanı sıra Bursa'nın ekonomik, sosyal ve yerel sorunları da ele alındı. Bursa'nın Sorunları Masaya Yatırıldı Bursa'nın Türkiye ekonomik ekonomisinin oluşturulduğu bir kentte dikkat çekenler, kentlere sahip olan sanayi, tarım, ticaret ve turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi dikkate alınmadı dile getirildi. Bursa'nın hızla büyüyen, kentleşme baskısı ve altyapı hizmetlerinin önemli temelleri arasında yer alan değerlendirmelerde; Ulaşım, trafik yoğunluğu, plansız yapılaşma, çevre sorunları, sanayi bölgelerinin geleceği ve yönetiminin korunması gibi konuların kentteki siyasi politikaları arasında yer aldı. Türkiye'nin önemli sanayi değişiminin biri olan Bursa'da üretim gücünün korunması, küçük ve orta olanların neler olduğu, ihracat kapasitesinin harcanması ve sanayinin genel dönüşüm aktarımlarının hazırlanmasının önemi vurgulandı. Ekonomi ve Üretim Gündemi Bursa'nın otomotiv, tekstil, makine, tarım ve gıda sektörlerinde Türkiye'nin lokomotiflerin korunmasından birisine dikkat edilirken, ekonomik koşulların üretici, esnaf ve çalışan kesimler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Katılımcıların artan büyüme, finansmana erişim sorunları, gençlerin üretim maliyetleri ve ekonomik kazançların şehir ekonomilerine bakışlarının yakından takip edilmesi sürecini belirtti. Özellikle Bursa'nın üretim kapasitesinin sürdürülebilir olması için uzun vadede şehirdeki gösteriye ve ekonomik politikalara ihtiyaç olduğu öne çıktı. Tarım Alanlarının Korunması ve Kent Dengesi Düğün buluşmasında Bursa'nın müzakere projesi de gündeme gelen konular arasında yer aldı. Verimli ovalarıyla Türkiye'nin önemli tarım teşviklerinden biri olan Bursa'da tarım arazilerinin korunması, kırsal kalkınmanın büyümesi ve üreticilerin yetiştirilmesi ifade edildi. Sanayi ve tarım arasındaki dengenin korunmasının Bursa'nın gelecek açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, plansız büyümenin kent varlığına zarar vermemesi gerektiği paylaşıldı. Demokrat Parti Camiası Yeniden Bir Araya Geldi Ahmet Okur'un düğün töreniyle gerçekleşen buluşma, Demokrat Parti teşkilatları açısından önemli bir dayanışma görüntüsü oluştu. Geçmiş dönemlerde partide görev alan adlarının aynı şekilde saklandığı, partinin içindeki vefa ve dostluk bağlarının devam ettiğinin göstergesi olarak değerlendirildi. Katılımcıların yanı sıra siyasi, siyasi görüş alışverişlerinin yanı sıra geçmiş dönem çalışmalarını hatırlayarak teşkilat kültürünün önemine vurgu yaptı. Uysal'dan Bursa Mesajı Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın Bursa ziyaretinde, Türkiye açısından bakıldığında dikkat çekildiği ve Bursa'nın sorunlarının ayrıntılı takip edilmesi gereken mesaj verildi. Uysal'ın, ekonomik ekonomik koşulları, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar ve Bursa'nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi. Bursa'daki buluşma, Demokrat Parti camiasının farklı dönemlerinden isimlerini bir araya getiren, dostluk ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı anlamlı bir organizasyon olarak kayıtlara geçti.

“Bursa Hak Ettiği Yönetim Anlayışından Çok Uzak” Haber

“Bursa Hak Ettiği Yönetim Anlayışından Çok Uzak”

"Türkiye'nin Üreten Başkenti, Hizmette Hak Ettiği Noktanın Çok Gerisinde" DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa'nın yıllardır biriken ve her geçen gün derinleşen sorunlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak hem merkezi yönetimi hem de yerel yönetimleri sert sözlerle eleştirdi. Bursa'nın sahip olduğu ekonomik güç, sanayi kapasitesi, tarımsal üretim potansiyeli ve stratejik konumuna rağmen temel altyapı, ulaşım, çevre ve şehircilik alanlarında kronikleşen sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını savunan Öztürk, "Bursa artık günü kurtaran politikalarla yönetilemez. Bu şehir, vizyon isteyen, plan isteyen ve cesur kararlar gerektiren bir döneme girmiştir." dedi. Öztürk, Bursa'nın yalnızca Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, böylesine güçlü bir kentin ulaşım krizinden hava kirliliğine, plansız kentleşmeden deprem hazırlığına kadar birçok temel konuda geri kalmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. "Bursa'nın Trafiği Alarm Veriyor" Kent içi ulaşımın artık günlük yaşamı felç eden bir noktaya geldiğini belirten Tayfun Öztürk, özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğunun ekonomik kayıplara, çevresel sorunlara ve ciddi zaman israfına yol açtığını söyledi. "Bursa büyüyor ancak yollar aynı kalıyor. Nüfus artıyor ama ulaşım planları buna göre güncellenmiyor. İnsanlar her gün saatlerini trafikte kaybediyor. Bu sadece ulaşım sorunu değildir; aynı zamanda ekonomik verimlilik, yaşam kalitesi ve şehir yönetimi sorunudur." Öztürk, raylı sistem ağının genişletilmesi, yeni çevre yollarının planlanması, toplu ulaşımın güçlendirilmesi ve akıllı ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, ulaşımın seçim dönemlerinde verilen vaatlerin ötesine taşınması gerektiğini vurguladı. "Deprem Kapıda, Bursa Hâlâ Hazır Değil" Marmara Bölgesi'nin deprem gerçeğiyle yaşadığını hatırlatan DEVA Partisi Bursa İl Başkanı, Bursa'daki yapı stokunun önemli bölümünün risk taşıdığına dikkat çekti. "Kentsel dönüşüm yıllardır konuşuluyor ancak istenilen hızda ilerlemiyor. Depremi bekleyerek şehir yönetilmez. Bilim insanlarının uyarıları ortadayken hâlâ kapsamlı bir dönüşüm seferberliği başlatılamamış olması ciddi bir eksikliktir." Öztürk, dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını; altyapı, ulaşım, toplanma alanları, afet koordinasyonu ve sosyal donatıları kapsayan bütüncül bir planlama anlayışına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. "Sanayi Güçlü Ama Çevre Alarm Veriyor" Bursa'nın üretim gücüyle öne çıkan bir kent olduğunu söyleyen Öztürk, sanayi ile çevrenin karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini belirtti. "Hava kirliliği artık mevsimsel bir sorun olmaktan çıkmıştır. Nilüfer Çayı'nın durumu ortadadır. Sanayi üretimi elbette devam edecektir ancak çevreyi koruyacak güçlü denetim mekanizmaları oluşturulmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz edilemez." Çevre yatırımlarının ertelenmemesi gerektiğini belirten Öztürk, temiz üretim teknolojilerinin teşvik edilmesi ve sanayi bölgelerinde çevresel standartların daha sıkı uygulanması çağrısında bulundu. "Tarım Bursa'nın Geleceğidir" Bursa'nın yalnızca sanayi değil aynı zamanda önemli bir tarım kenti olduğuna dikkat çeken Tayfun Öztürk, verimli tarım arazilerinin plansız yapılaşma baskısıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. "Bursa Ovası betonlaşmanın değil üretimin merkezi olmalıdır. Çiftçi artan maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşıyor. Mazot, gübre, sulama ve enerji maliyetleri üreticiyi zorluyor. Üretici kazanamazsa tüketici de uygun fiyatla gıdaya ulaşamaz." Tarımın stratejik sektör olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Öztürk, genç nüfusun tarıma yönlendirilmesi ve üreticinin desteklenmesi gerektiğini söyledi. "Gençler Bursa'da Gelecek Göremiyor" İşsizlik ve beyin göçünün Bursa açısından önemli sorunlardan biri haline geldiğini belirten Öztürk, özellikle üniversite mezunu gençlerin başka şehirlerde veya yurt dışında gelecek aradığını ifade etti. "Gençler yalnızca iş değil; adalet, liyakat, özgürlük ve umut arıyor. Bursa gibi güçlü bir şehir gençlerini kaybediyorsa bunun üzerinde ciddi şekilde düşünmek gerekir." Teknoloji yatırımlarının artırılması, girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve yüksek katma değerli üretime geçilmesi gerektiğini belirtti. "Bursa'nın Sorunları Parça Parça Değil, Bütüncül Bir Vizyonla Çözülmeli" DEVA Partisi Bursa İl Başkanı, Bursa'nın artık kısa vadeli çözümlerle yönetilemeyeceğini belirterek kentin uzun vadeli stratejik bir master plana ihtiyacı olduğunu söyledi. Öztürk'e göre Bursa'nın öncelikli çözüm başlıkları şöyle sıralandı: Depreme dayanıklı şehirleşme ve hızlandırılmış kentsel dönüşüm. Ulaşım ana planının yeniden hazırlanması ve raylı sistem yatırımlarının artırılması. Bursa Ovası'nın kesin olarak korunması ve tarımsal üretimin desteklenmesi. Hava, su ve çevre kirliliğiyle etkin mücadele. Sanayide yüksek teknolojiye dayalı dönüşüm. Genç istihdamını artıracak yeni yatırım alanlarının oluşturulması. Sosyal konut projeleriyle konut krizine kalıcı çözüm üretilmesi. Dijital belediyecilik uygulamalarının yaygınlaştırılması. Şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı yerel yönetim anlayışının güçlendirilmesi. "Bursa Türkiye'nin Lokomotifidir; Hak Ettiği Yönetim Anlayışını Bekliyor" Açıklamasının sonunda Bursa'nın Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Tayfun Öztürk, kentin mevcut potansiyelinin doğru planlama ve güçlü yönetim anlayışıyla çok daha ileriye taşınabileceğini ifade etti. "Bugün Bursa'nın ihtiyacı yeni sloganlar değil; bilimsel planlama, ortak akıl, liyakat ve kararlı yönetimdir. Bu şehir günü kurtaran projelerle değil, gelecek nesilleri düşünen vizyoner politikalarla yönetilmelidir. Bursa'nın kaybedecek tek bir günü bile kalmamıştır. Artık mazeret değil, çözüm üretme zamanıdır."

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ EKONOMİ VE KALKINMA POLİTİKALARINDAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞINA EKREM ALFATLI YENİDEN GETİRİLDİ Haber

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ EKONOMİ VE KALKINMA POLİTİKALARINDAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞINA EKREM ALFATLI YENİDEN GETİRİLDİ

Büyük Birlik Partisi'nde 13. Olağan Büyük Kurultay sürecinin ardından parti teşkilatında görev bölümleri yeniden şekillendirilirken, Ekonomi ve Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine Ekrem Alfatlı yeniden getirildi. Parti yönetimi tarafından alınan kararla birlikte Alfatlı'nın, Türkiye'nin ekonomik dönüşüm politikalarıyla ilgili politikalarının oluşturulması, kalkınma stratejisinin değişmesi ve üretim odaklı büyüme modelinin teşkilatının düzenli olarak koordine edilmesinin sürdürüleceği bildirildi. Uzun yıllardır Büyük Birlik Partisi bünyesinde çeşitli kademelerde görev alan Ekrem Alfatlı, özellikle ekonomi politikaları, bölgesel kalkınma çözümü ve üretim ekonomisi alanı çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Kısmen ekonomik planlama ve kalkınma planının beslenmesinde aktif rol üstlenen Alfatlı, yeni dönemde Türkiye'nin ekonomik sorunlarına yönelik çözüm odaklı politikaların geliştirilmeye devam edecek. Kurultay sonrasında yapılan değerlendirmelerde, Büyük Birlik Partisi'nin ekonomik alanda daha güçlü, daha üretken ve daha sürdürülebilir bir model ortaya koyma hedefi vurgulanırken, Ekrem Alfatlı'nın bu süreçteki görevinin kaydedilmesinin önem taşıdığı ifade edildi. Parti yönetimi, kalkınma politikalarının yalnızca ekonomik büyüme değil; aynı zamanda sosyal refah, gelir adaleti ve dengeyi de kapsayan bütüncül bir anlayışla ele alınacağını belirtti. Ekrem Alfatlı, göreve yeniden atanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek, yerli üretimi teşvik edecek ve istihdamı artıracak politikaların hayata geçirilmesi için yoğun bir çalışma yoluyla girilmesini ifade etti. Alfatlı, özellikle sanayi, tarım, KOBİ'ler ve genç girişimcilik alanlarında atılacak adımların Türkiye'nin kalkınma hedefi açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Büyük Birlik Partisi'nin ekonomik vizyonunun, sadece mevcut sorunların çözümüne yönelik değil, aynı zamanda uzun vadeli değişimin göründüğü bir perspektife sahip olduğu belirtilirken; Ekrem Alfatlı'nın bu hayalinde kilit isimlerden biri olacağı değerlendiriliyor. Parti kaynaklarının, yeni dönemdeki ekonomik ve kalkınma politikalarının daha kurumsal, daha planlı ve saha gerçekleriyle uyumlu bir şekilde yürütüleceğini, bu süreçte teşkilatların da aktif rol üstleneceğini ifade etti. Ekrem Alfatlı'nın görevine devam etmesi, Büyük Birlik Partisi'nin ekonomik politikalarında süreklilik, istikrar ve derinlik hedefinin bir göstergesi olarak yorumlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.