Hava Durumu

#Sürdürülebilir Yönetim

- Sürdürülebilir Yönetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Yönetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür” Haber

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür”

Bursa'nın dünya çapında kayıtlı tarihi miras bölgelerinin Cumalıkızık'ın geleceği, Tayyare Kültür Merkezi'nde kapsamlı bir değerlendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından düzenlenen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu tehditler, koruma sorunları, onarım eksiklikleri ve sürdürülebilir yönetim modeli ayrıntılı biçimde ele alındı. Toplantının merkezinde ise Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan'ın kapsamlı değerlendirmesi yer aldı. Özaslan, Cumalıkızık'ın bugün yalnızca fiziksel yıpranma olmadığını, aynı zamanda yoğun turizm baskısı, plansız büyüme, ekonomik eşitsizlik ve kentleşme tehdidi altında bulunduğunu söyledi. Yerel yöneticiler, akademisyen katılımcılar, alan başkanlıkları, sivil toplum temsilcileri, koruma üyeleri ve köy sakinleri yer aldı. Toplantı boyunca ortak görüş, Cumalıkızık'ın “sadece turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı” yönünde birleşti. İlker Özaslan: “Bir Günde 34 Bin Kişi Başarı Değil, Alarmdır” Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, toplantıda yaptığı konuşmada ziyaretçilerin artık ciddi bir tehdidin boyutuna ulaştığını vurguladı. Geçen yıl Cumalıkızık'ın bir gündemi yaklaşık 34 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Özaslan, bu yoğunluğun artık “övülecek bir tablo” değil, günlük olarak devam edecek bir krize dikkat çekti. Özaslan şu ifadeleri kullandı: "UNESCO Dünya Mirası tanımı sınırsız turist kabul etmek anlamına gelmiyor. Bir günde 34 bin kişinin geldiği bir tarih köyde artık koruma-kullanma tehlikesi ciddi şekilde zarar görmeye başlıyor. Bu sayı bazı günlerde durma doluluğuna ulaşıyor. Böyle bir baskıyı tarihi bir köyün kaldırılması mümkün değil." Cumalıkızık'ın taşıma kapasitesinin raporlanmasının belirlenmesini ifade etmeyen Özaslan, kontrollü ziyaretçi yönetimi, rezervasyon sistemi ve zaman planlamalı turizm modelinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. “Cumalıkızık Bir Açık Hava AVM'sine Dönüştürülemez” Toplantıda turizmin özetlendiği üzerine dikkat edilerek değerlendirme yapıldı. İlker Özaslan, Cumalıkızık'ın yalnızca yoğun insan trafiği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirttiğini söyledi: "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değildir. Cumalıkızık bir açık hava AVM'si değildir. Burada yaşayan bir kültür alanıdır. İnsanlar burada yalnızca alışveriş yapmıyor; basit yıllık bir yaşam biçimine tanıklık ediyor." Özaslan, köy ekonomisinin mevcut ziyaretçi baskısına göre şekillenmeye zorlanmasının geleneksel yaşamın bozabileceğini ifade etti. Yapı Stoğu Endişe Veriyor: “151 Yapı Müdahale Bekliyor” Toplantıda genel güncel yapı envanteri, köyün fiziksel durumunun aralıkları ortaya konuldu. Cumalıkızık'ta: 259 evin bulunduğu, bunların 168'inin tarihi yapı niteliğinde olduğu, 21'inin tamamen yıkıldığı, 17'sinin harap durumda olduğu, toplam 38'inin ise oturulamaz halde bulunduğu açıklandı. İlker Özaslan, özellikle köylüye ait tarihi evlerin onarım sürecinde geri planın korunmasının ciddi bir sorun yarattığını belirtti. "Kamu yapıları restore edilirken köydeki evlerin büyük bir kısmı destekleniyor. İnsanlar yıllardır bekliyor. 'Benim evim neden geri yüklenemiyor?' Artık köyde çok yaygın. Korumanın yalnızca köylünün omuzlarına bırakırsanız sürdürülebilir bir model kuramazsınız.” Toplantıda yaklaşık 113 evin restorasyonu bekleniyor, harabe yapılarla birlikte yaklaşık 151 yıllık acil müdahalenin yapıldığı belirtildi. “Köylüyü Suçlamak Kolay, Destek Vermek Zor” Toplantı tarihi yapılarında görülen uygunsuz müzakereler de gündeme geldi. Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70'inde usule uygun olmayan değişikliklerin bulunduğu belirtilirken, İlker Özaslan bu durumun yalnızca “bilinçsizlik” ile açıklanamayacağını söyledi. “Köylüyü suçlamak kolay ama insanlar ekonomik olarak yalnız bırakıldı. Restorasyon maliyetleri çok yüksek. İnsanlar yıllardır destek bekliyor. Destek mekanizması güçlü kurulmadan koruma bilinci tek başına yeterli olmaz.” Özaslan, koruma politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Öncelik Piknik Alanı Değil, Güvenlik ve Altyapı Olmalı” Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de altyapı ve güvenlik eksiklikleri oldu. Katılımcılar; sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, yangın riskleri, yönlendirme sorunları, otopark baskısı, güvenlik eksiklikleri gibi sorunların artık kritik seviyeye ulaştığını ifade etti. İlker Özaslan, bu süreçte önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Yoğun ziyaretçi baskısı sürerken yeni piknik alanları yapmak doğru öncelik değildir. Önce altyapıyı, güvenliği, koruma sistemlerini ve afet hazırlığını güçlendirmeliyiz.” “Cumalıkızık İçeriden Değil, Dışarıdan Gelen Baskıyla Yok Olabilir” Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri de Bursa’daki hızlı kentleşme ve rant baskısına ilişkin oldu. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın çevresindeki yapılaşmanın giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “Cumalıkızık içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir. Bursa büyüyor, kent baskısı köylere dayanıyor. Tarım alanları kayboluyor, doğal doku daralıyor. Eğer çevresel koruma politikaları güçlendirilmezse UNESCO alanını korumak tek başına yeterli olmayacaktır.” Uzmanlar, yalnızca köy merkezinin değil, çevresel bütünlüğün de korunması gerektiğine dikkat çekti. “Kadın Emeği ve Köy Belleği Korunmadan UNESCO Süreci Eksik Kalır” Toplantıda yalnızca fiziksel restorasyon değil, kültürel mirasın yaşayan unsurları da gündeme geldi. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın asıl değerinin günlük yaşam kültürü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Köyün belleği, kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliği korunmadan yalnızca binaları restore etmek yeterli olmaz.” Bu kapsamda boş kamu yapılarının; kadın üretim merkezleri, kültürel buluşma alanları, ziyaretçi karşılama merkezleri, sağlık destek noktaları olarak değerlendirilmesi önerildi. Uluslararası İş Birliği ve Yeni Koruma Modelleri Toplantıda Cumalıkızık’ın uluslararası ölçekte daha etkin tanıtılması ve koruma ağlarına dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı. Safranbolu başta olmak üzere farklı UNESCO miras alanlarıyla deneyim paylaşımı yapılması, Avrupa’daki koruma modellerinin incelenmesi ve yabancı uzmanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi önerildi. Ayrıca İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bu Mesele Siyaset Üstüdür” Toplantının sonunda ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışı ön plana çıktı. Kurumların, hücrelerin ve hücrelerin birlikte hareket etmesini vurgulayan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu mücadele siyasetin üstüdür. Amaçların doğru korunan bir mirastan ayrılmasıdır. Cumalıkızık yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin da emanetidir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.