Hava Durumu

#Sosyal Güvenlik

- Sosyal Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GSS Borçlarında Yeni Düzenleme Hazırlığı! 1 Milyondan Fazla Kişiyi İlgilendiriyor Haber

GSS Borçlarında Yeni Düzenleme Hazırlığı! 1 Milyondan Fazla Kişiyi İlgilendiriyor

Milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren Genel Sağlık Sigortası prim borçları konusunda yeni bir adım atılması planlanıyor. Hazırlık aşamasındaki düzenlemeyle geçmiş yıllardan kalan ve uzun süredir tahsil edilemeyen GSS borçlarının bir bölümünün silinmesi hedefleniyor. Özellikle 2017 yılına ait prim borçlarını kapsaması beklenen düzenlemenin, yıl sonuna kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yasalaştırılması amaçlanıyor. 2017 YILINA AİT GSS BORÇLARI SİLİNEBİLİR Gündemdeki düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde 2017 yılından kalan Genel Sağlık Sigortası prim borçlarının silinmesi öngörülüyor. Çalışmanın 1 milyondan fazla kişiyi etkilemesi beklenirken, borçların hangi şartlarda silineceği henüz kesinlik kazanmadı. Daha önceki yıllarda da benzer düzenlemeler hayata geçirilmiş, 2012-2016 dönemine ait belirli GSS prim borçları yasal düzenlemeler kapsamında terkin edilmişti. YILBAŞINDAN ÖNCE YASALAŞMASI HEDEFLENİYOR Yeni düzenlemenin 2026 yılı sona ermeden yasalaşması hedefleniyor. Ancak henüz yürürlüğe girmiş bir borç affı bulunmuyor. Yasal çalışmanın tamamlanmasının ardından kimlerin düzenlemeden yararlanabileceği, hangi dönemlere ait borçların silineceği ve uygulamanın başlangıç tarihi netleşecek. GSS BORCU OLANLAR SAĞLIK HİZMETİ ALABİLECEK Mİ? Prim borcu bulunan vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri de sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları. Mevcut uygulamada sağlık hizmetlerine erişim konusunda tanınan sürenin 31 Aralık 2026'da sona erecek olması nedeniyle yeni düzenlemenin takvimi önem taşıyor. Ancak prim borçlarının silinmesi ile sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulları farklı yasal düzenlemelere tabi olduğundan, bu konudaki ayrıntılar resmî açıklamalarla netleşecek. VATANDAŞLAR BORÇ DURUMUNU E-DEVLET'TEN SORGULAYABİLİR GSS prim borcu bulunan vatandaşlar, mevcut borç bilgilerini e-Devlet üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Genel Sağlık Sigortası tescil ve prim borcu sorgulama hizmetinden kontrol edebiliyor. Yeni düzenlemenin yasalaşması durumunda borçların sistemden ne zaman ve hangi şartlarla silineceği de açıklığa kavuşacak. GÖZLER MECLİS'TEN GELECEK HABERDE Bir milyondan fazla kişiyi ilgilendirmesi beklenen çalışmanın hayata geçirilmesi, geçmiş yıllardan kalan prim borçları nedeniyle ekonomik yük altında bulunan vatandaşlar açısından önemli bir gelişme olacak. Düzenlemenin kesin kapsamı ve yürürlük tarihi için TBMM'deki yasama süreci ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak resmî açıklamalar bekleniyor.

EMED’den engelli emekliliği çağrısı: “Belirsizlik sona ermeli” Haber

EMED’den engelli emekliliği çağrısı: “Belirsizlik sona ermeli”

Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED) Başkanı Nazlı Tetik, 15 Ocak 2025'te gizlice giren 7538 sayılı Kanun'un ardından engellilerin emekliliklerinde ortaya çıkan bölgelerde ortaya çıkan ilgi gördü. Tetik, özellikle eski sigortalıların yıllardır planladıkları emekliliklerin yeni uygulamaları nedeniyle belirsiz hale geldiğini belirtti. Tetik'e göre, 1 Ekim 2008'den önce sigortalı olan ve önceki mevzuata göre emeklilik hakkı sistemi yaşlı olanlardan birkaç tanesi, yeni değerlendirmeyle yeniden sağlık incelemesine tabi tutuluyor. Hastane raporları ile SGK Sağlık Kurulları tarafından yapılan değerlendirmeler arasında yayılmaları savunan EMED, bu başvurularda öngörülemez çalışmayı yol açtığını ifade ediyor. Derneğinin paylaştığı saha araştırmasında, yüzde 70'inin yasa değişikliği sırasında emeklilik şartlarını tamamladığı veya emekliliğine bir harf az süre kaldığı belirtildi. Araştırmada yer alan başvuruların yüzde 97,6'sının, yüksek sağlık kuruluşuna yapılan itirazların ise yüzde 93,2'sinin reddedildiği aktarıldı. Katılımcıların yüzde 74,3'ü de süreç nedeniyle gelir kaybı yaşandığını bildirdi. EMED, özellikle mevcut hakların korunması için geçiş düzenlemesi, sağlık değerlendirmelerinde daha şeffaf ve öngörülebilen kesintileri ve farklı enerji kayıtları arasındaki uyumsuzlukların giderilmesini istiyor. “Yeni hak değil, mevcut hakkın korunmasını istiyoruz” Nazlı Tetik, izinlerin ayrıcalıklı olmadığını vurgulayarak, “Yıllarca yasalki mevzuata güvenerek hayatları planlayan insanların kazanılmış haklarının korunmasını istiyoruz” dedi. Tetik, engelli emekliliğinin yalnızca ekonomik bir konu olmadığını, sosyal güvenlik, özgürlük ve hukuki güvence açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. TBMM, SGK, ilgili bakanlıklar ve siyasi partilere ortak çözüm programında yer aldı.

EMED’den engelli emekliliği raporu: “Hak kayıpları sistematik hale geliyor” Haber

EMED’den engelli emekliliği raporu: “Hak kayıpları sistematik hale geliyor”

Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED), 7538 Sayılı Kanun'un ardından engellilerin emekliliklerinde yaşadıkları bölgelerde tutulan raporlarla halkla paylaşıldı. Haziran 2026 tarihli gelişmeler, başvurular, anket sonuçları ve bireysel bildirimler üzerinden yeni piyasaya sürülen sonuçlar değerlendirildi. EMED Başkanı Nazlı Tetik'in öncülüğünde önerilen raporda, engelliler emekliliğe erişimde karşılaştıkları zorlukların ortaya konulması ve ortak sorunun öğrenilmesinin belirlenmesi amaçlandı. Araştırmaya 200 kişi katıldı Dernek çalışmalarının 200 kişi katıldı. Katılımcıların yüzde 82,4'ü erkek, yüzde 17,6'sı kadınlardan oluşurken, yüzde 79,5'inin 40 yaşında ve üzerinde olduğu belirtildi. Rapora göre yüzde 97,1'inin sağlık kuruluşu raporunda, yüzde 85,8'inin ise vergi indirim belgesi bulunuyor. EMED, söz konusu verilerin önemli bölümünün geçmiş yıllardaki resmi belgeleriyle engelli açıklamalarda değerlendirildiğini gösterdiğini ifade etti. “Katılımcıların yüzde 72,2'si emekliliğe çok yakındı” Araştırmada dikkat çeken başlıklardan biri, değişiklikler öncesindeki ayrılma durumları oldu. Buna göre yüzde 29'u emeklilik şartlarını tamamlamış durumdayken, yüzde 43,2'sinin emekliliği bir harf az süre kaldığı belirtildi. Yüzde 27,8'lik kesimin ise emekliliğine dair bir harf fazla sürenin bulunduğu kaydedildi. EMED, bu sayede yüzde 72,2'sinin düzenlemesinin emeklilik hakkına sahip olduğu ya da emekliliğe oldukça yaklaşmış kişilerden oluştuğunu bildirdi. Gelir oranlarına dikkat çekildi Raporda, 7538 Sayılı Kanun sonrasında değerlendirmelerde yüksek geri ödeme tutarlarıyla karşılaşıldığı iddiası ileri sürüldü. EMED'in paylaştığı paylaşılan çalışma gücü kaybına ilişkin değerlendirmelerde geri dönüş oranı yüzde 83,4, itirazların Yüksek Sağlık Kurulu aşamasındaki geri dönüş oranı ise yüzde 88,8 olarak hesaplandı. Dernek, sonuçlandırılmış dosyalarda getiri oranlarının yüzde 97'nin üzerinde çıktığını öne sürdü. Ekonomik kayıp ve çalışma Raporda, emeklilik başvurularında devam edeceğinin ekonomik ve sosyal hayatlarına da yansıdığı belirtildi. Katılımcıların yüzde 76,7'si gelir kaybı yaşadığını, yüzde 64,4'ü çalışmayı sürdürmek zorunda kaldığını, yüzde 14,4'ü ise işsiz kaldığını bildirdi. Katılımcıların beyanlarına göre 139 kişi emekli olamamış, 95 kişi psikolojik olarak etkilenmiş, 74 kişi sağlık sorunlarının olumsuz etkilendiği ve 58 kişi işsiz kalmayı ifade etmiştir. Ayrıca 57 kişinin sağlık sorunlarına rağmen sürdürmek zorunda kaldığını, 52 kişinin gelir kaybı yaşadığını, 10 kişinin ise daha önce kalmaktan emekliliğinin iptal edildiğini belirtti. Ağır sağlık sorunları bulunan kişiler de raporda yer aldı Çalışmada değişiklik, kalp hastalıkları, kanser, hareket kısıtlılığı ile görme ve işitme kaybı gibi farklı sağlık sorunları bulunan kişilerin beyanlarına da yer verildi. Bazı mevcut, uzun süren sorunlarda değerlendirilmelerine rağmen ayrılma aşamalarında farklı dönemlerle karşılaştıklarını ifade etti. Bazı başvurular ise emekliliğe kısa süre boyunca kala mevzuat değişiklikleri nedeniyle planlarının bozulması ve çalışma hayatlarının devam etmesi gerektiği aktarıldı. EMED'den “öngörülebilir sistem” programı EMED, raporun sonuçlanması durumunda ortaya çıkan münferit başvurular olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Dernek, verilerin benzer sorunlarla karşılaşıldığını, geniş bir bölümün bulunduğu yere işaretlendiğini belirterek, elden gelen sosyal güvenlik haklarının korunmasını istedi. EMED ayrıca emeklilik sisteminin daha adil, eşit, öngörülebilir ve erişilebilir hale getirilmesinde yer aldı. Derneğin mesajı ise raporun temel özetini özetledi: Engellilerin yararlanabileceği sosyal güvenlik ve emeklilik hakları, açık ve güvence güvencesi ödemeleriyle korunmalı.

Anahtar Parti Bursa’dan 6 Aylık Değerlendirme: “Bursa Ekonomik Gücünü Kaybediyor” Haber

Anahtar Parti Bursa’dan 6 Aylık Değerlendirme: “Bursa Ekonomik Gücünü Kaybediyor”

Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı, geride bıraktığı 6 aylık dönemin genel değerlendirmesini yapmak üzere parti binasında bir toplantı düzenledi. Söz konusu buluşmaya Genel Başkan Yardımcısı Emine Küçükali, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, il ve ilçe teşkilat yöneticileri ile basın mensupları katılım sağladı. Toplantının ana gündem maddelerini ekonomi, hukuk, sağlık, sanayi, çevre, şehircilik ve ulaşım konuları oluşturdu. Aslan: “Vatandaş çalışarak batıyoruz diyor” Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Türkiye'nin özellikle ekonomi ve hukuk alanlarında derin sorunlar yaşadığını vurguladı. Esnaf ve sanayicilerle gerçekleştirdiği ziyaretlerden elde ettiği tespitleri paylaşan Aslan, Bursa'daki üreticilerin artan maliyetler ve mevcut ekonomik şartlar altında ciddi şekilde zorlandığını dile getirdi. Tekstil sektöründeki daralmaya da dikkat çeken Aslan, bazı firmaların üretim tesislerini yurt dışına kaydırmaya başladığını belirterek, plansız yürütülen ekonomi politikalarını eleştirdi. Bursa'nın Türkiye'nin toplam ihracatındaki payının yıllar içinde düştüğünü ifade eden Aslan, “2010 yılında Bursa’nın Türkiye ihracatındaki payı yüzde 10 seviyesindeyken 2025’te yüzde 6’ya geriledi. Bursa rakamsal olarak ihracatını artırsa da Türkiye içerisindeki ağırlığını kaybediyor” şeklinde konuştu. Sağlık yatırımlarını gündeme taşıdı Aslan’ın değerlendirmelerindeki bir diğer önemli nokta ise Bursa’daki sağlık yatırımları oldu. Şehir Hastanesi’ne erişim, doktor ihtiyacı ve süregelen hastane projelerini eleştiren Aslan, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nin tamamlanma sürecinde yaşanan gecikmelere işaret etti. Aslan, ekonomik krizin yanı sıra sağlık ve hukuk politikalarında da yeni bir yönetim vizyonuna ihtiyaç duyulduğunu savundu. Küçükali: “Yeşil Bursa’yı beton yapılar işgal ediyor” Toplantının ikinci kısmında söz alan Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Emine Küçükali; çevre, şehircilik ve afet politikaları üzerine görüşlerini paylaştı. Geçtiğimiz yıl Bursa’da yaşanan orman yangınlarının ardından bölgedeki çalışmaları yeniden yerinde tetkik ettiklerini belirten Küçükali, yangınla mücadelede esas önceliğin önleyici tedbirler olması gerektiğini vurguladı. “Asıl başarı yangın çıktıktan sonra müdahale etmek değil, yangının hiç çıkmamasını sağlamaktır” diyen Küçükali, özellikle orman köylerinde eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılması gerektiğini kaydetti. Bursa'daki yapılaşma sorunlarına da değinen Küçükali, plansız nüfus artışı ve konutlaşmanın; ulaşım, enerji, kanalizasyon ve su altyapısı üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu iddia etti. Raylı sistem ve spor yatırımı çağrısı Bursa'nın trafik sorununun sadece yeni yol yapımıyla çözülemeyeceğini ifade eden Küçükali, raylı sistem yatırımlarının güçlendirilmesi ve ulaşımın uzun vadeli planlanması gerektiğini belirtti. Gençlere yönelik spor yatırımlarının artırılması gerektiğini belirten Küçükali, sporun gençlerin sosyal gelişimi ve suçtan uzak durmaları noktasında kritik bir rol oynayacağını ifade etti. Toplantı, Bursa'nın güncel problemlerine dair analizlerin ardından basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA Haber

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA

Büro-İş Sendikası, Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla sosyal güvenlik sistemi ile ilgili görüş ve önerileri paylaştı. Büro İş Sendikası Bursa Şubesi; Kamu emekçilerinin yaşadığı haklarını ve SGK çalışanlarının sorunları ile küresel olarak dikkatine sunuyoruz” dedi.Büro İş Sendikası Zeynep Alper tarafından yönetim kurulu adına yapılan basın açıklamasında; “reform” adı altında SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek altında birleştirilmiş; Yazılı basın açıklamasında; Özellikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, kamu çalışanları arasında büyük bir eşitsizliğe neden olmuştur. 1 Ekim 2008 öncesine göre işe başlayan memurlar için 25 yıllık hizmette aylık bağlama oranı yüzde 75 olarak uygulanırken, aynı süreliğine görev yapan ancak 1 Ekim 2008'den sonra işe başlayan memurlar için bu oran yüzde 50'ye düşürülmüştür. Başta seyyanen zamlar olmak üzere birçok ek ödeme emekli keseneğine yansıtılmamış; uygulanan politikalar kamu emekçileri için “mezarda ayrılma” anlayışını dayatmıştır. Bir başka büyük mağduriyet de EYT düzenlemesinde yaşanmıştır. 8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı olanlar EYT kapsamına alınırken, sadece 1 gün sonra sigortalı olan dünyada emekçi 17 yıl daha beklemeye mahkûm edilmiştir. Bu adaletsizlik giderilmeli, emeklilik düzenlemesi hayata geçirilmelidir. Bugün ise çalışanların karşılaştığı “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)” piyasaya sürülüyor. Çalışanın maaşından yüzde 3 kesinti ortaya koyan bu sistem, zaten geçim içinde yaşayan emekçileri daha da zayıflaştıracaktır. Biriken fonların kamu yatırımlarına aktarılacağı söylenmektedir. Ancak geçmiş deneyimler gösterilen kamu fonları çoğu zaman sermayeye, yandaşa ve rant çevrelerine kaynak olarak kullanılmaktadır. İşsizlik Sigortası Fonu'nda devlet katkısının bir gecede yüzde 50 düşürülmesi hafızalardadır. güvencesizlik TES için de geçerlidir. TÜİK'in açıkladığı düşük enflasyon verileri ve toplu sözleşmelerde yaşanan kayıplar nedeniyle maaşlarımız her geçen gün erimektedir. 4 aylık resmi enflasyon yüzde 14,64'lük memura verilen yüzde 11 zam daha yılın ilk aylarında erimiştir. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun Mayıs 2026 araştırmasına göre: Açlık bölgesi 36 bin 313 TL, Yoksulluk sınırı ise 108 bin 820 TL'ye ulaştı. Bugün: En düşük emekli maaşı açlık sınırında, iki memur maaşı ise ancak yoksulluk sınırına yaklaşabilmektedir. Sosyal güvenlik bir insan hakkıdır. Sosyal devlet; Çalışanını, emeklisini zavallılığa mahkûm etmeyen değil, insanca yaşamayı sağlayan devlettir. Özellikle pandemi ve EYT'nin büyük özveriyle çalışan SGK emekçileri bugün ciddi ekonomik ve eksik hak kayıpları yaşıyor. TALEPLERİMİZ: * Tüm memurlara yoksulluk sınırı üzerinde maaş verecek seyyanen zam alacağız. *Enflasyon farkları aylık ödenmelidir. * 2008 öncesi-sonrası emeklilik düzeni kaldırılmalıdır. * Tüm ek ödemeler emekli keseneğine dahil edilmelidir. *Vergi oranı yüzde 10'da sabitlenmelidir. * 3600 ek gösterge tüm memurlara verildi. * Büyükşehir tazminatı ve kira yardımı takviyesi. * SGK çalışanlarına Sosyal Güvenlik tazminatı sağlanır. * Personel eksikliği giderilmeli, kurum içi kurtuluş sınavı açılmalıdır. * Görevde yükselme sınavlarında görüşmeler kaldırılmalıdır. * Liyakatsız görevlendirmelere son verilir. * 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiyeler geri alınır. * Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalıdır. *Fazla mesai ücretleri gün şartlarına göre artırılmalıdır. * Yemek, ulaşım ve sosyal yardımlar güncel olmalıdır. *Memur disiplin affı çıkarılmalıdır. * Yeşil pasaport hakkı tüm memurlara tahsil edildi. Kamu emekçileri ve emekliler olarak zayıflığa, güvencesizliğe ve hak gasplarına karşı mücadelemizi sürdürdüğümüz kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi.

Kentte Esnaf Can Çekişiyor! Haber

Kentte Esnaf Can Çekişiyor!

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Örgütü'nün gerçekleştirdiği Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ziyareti, kent ekonomisinin bel ekonomisini oluşturan esnaf ve sanatkarların yaşadığı derin ekonomik gidişin yatırıldığı önemli bir buluşmaya dönüştü. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Ankara Milletvekili ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı kuruluşunda görev yapan Gamze Taşcıer ile İstanbul Milletvekili Yunus Emre'nin katıldığı ziyaret, Bursa'daki esnaf üyelerinin ekonomik darboğaza müdahale edilmeleri sahnesi oldu. Heyyet, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit ve oda başkanlarıyla bir araya gelerek esnafın giderek ağırlaşan ekonomik koşullar altında ayakta durma mücadelesini dinledi. Toplantıda özellikle küçük esnafın artan büyümesi, yüksek kira giderleri, enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, krediye erişim sorunları ve düşen satış gücü nedeniyle yaşananlar ve zorlu olanakların birinin yaşadığı vurgulandı. Gerçekleştirilen görüşmede Bursa'daki birçok üretim faaliyeti, esnaf temsilcilerinin, son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmaların üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını ifade etti. Artan akaryakıt fiyatlarının lojistik maliyetleri yükseltildiği, elektrik ve doğalgaz faturalarının sürdürülebilirliğini tehdit ettiği, yüksek faiz politikalarının ise esnafın finansmanına ulaşmasını neredeyse mümkün hale getirdiği dile getirildi. Özellikle küçük birimler zincir marketler ve büyük sermayenin korunmasız olduğuna dikkat çekilen toplantıda, mahalle esnafının birer birer kepenk kapatıldığı yöndeki kaygılar öne çıktı. Esnaf halkları, geçmişte aile geçinebilen ve istihdam edebilen yerleşim birimlerinde bugün yalnızca ayakta kalabilmek için mücadele ederek ifade ederek, ekonomik sistemin ürettiğinden ve emekçiden uzaklaştığını savundu. CHP heyeti ise esnafın yalnız bırakılmaması gerektiğini belirtti, üretim, emeği ve küçük işletmeleri önceleyen bir ekonomik anlayışın zorunlu hale geldiğini ifade etti. Görüşmede, gençlerin artık iş kurmak cesaret edemediği, sanatkarların mesleklerini sürdürmek için ciddi fedakârlıklar yapmak zorunda kaldığı ve ekonomik belirsizliğin toplumun tüm kesimlerine yayıldığı vurgulandı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, esnafın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal açıdan da ciddi bir baskı altında olduğunu belirterek, "Esnafın nefesleri alabildiği, gençlerin umutla iş kurabildiği, sanatkarın emeğinin karşılığını alabildiği adil bir ekonomik düzen için mücadelemizi sürdürüyoruz" mesajını verdi. Türkiye ekonomisinin temel taşı olan küçük birimlerin güçlenmesinden ekonomik kalkınmanın mümkün olacağını ifade eden Yeşiltaş, esnafın yaşadığı siyasi polemiklerin ötesinde milli bir politika olarak ortaya çıktığını söyledi. Toplantıda ayrıca sosyal güvenlik yükleri, Bağ-Kur primleri, vergi sistemi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele konuları da ele alındı. Oda başkanları, özellikle prim ve vergi yüklerinin küçük esnaf üzerinde ciddi baskı oluştuğunu, birçok yerde yalnızca ayakta kalabilmek adına borçlanmak zorunda kaldıklarını belirtti. Genç girişimcilerin yüksek büyümeleri ve ekonomik büyüme nedeniyle yatırım yapmaktan çekindiği ifade edildi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit ve oda temsilcileri, esnafın yaşadığı çözüm için siyasi partilerle diyalog içinde olmanın önemine dikkat çekerken, yerel ekonominin korunmasının toplumsal istikrar açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Ziyaret sonunda CHP heyeti, Bursa esnafının bölüşümü ve çözüm önerilerini ilgili platformlarda tavsiye taşımaya devam edeceklerini belirtirken, nazik ev sahipliği karşılığında BESOB yönetimine ve oda başkanlarına teşekkür etti. Gerçekleşen buluşma, yalnızca bir arada ziyareti değil; ekonomik değişimin derinleştiği bir dönemde esnafın yaşadığı doğrudan sahadan dinlendiği önemli bir temas olarak değerlendirildi.

Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Ankara’ya Yürüyor Haber

Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Ankara’ya Yürüyor

“Sosyal Güvenlikte Eşitlik” Sloganı Başkentte Yankılanacak Türkiye çapında vatandaşlık emeklilik hakkının doğrudan staj ve çıraklık sigortası zaferi, Federasyon Başkanı Murat Aydın'ın liderliğinde 10 Mayıs Pazar günü Ankara Ulus Meydanı'nda düzenlenecek dev mitingle bir kez daha yeniden gündeme geliyor. “Sosyal güvenlikte özgürlük” sloganıyla yola çıkan mağdurlar, çocuk yaşta başlayan emeklerini yasal güvence altına almak için başkentte tek ses olacak. Bursa'dan Tam Kadro Katılım Bursa Çıraklık ve Staj Sigortası Mağdurları Derneği, federasyon hacmi üzerine Ankara'daki büyük buluşmaya tam kadro destek verecek. Dernek yönetimi, Bursalıların sakatlıklarının merkezde kalması için hazırlıklarını tamamladı ve etkinliğin bir dönüm noktasında arttığını vurguladı. Dernek, “Bursa'dan yoğun bir katılım bekliyoruz. Üyelerimiz, ellerindeki tüm demokratik hakları sonuna kadar kullanacak” dedi. Yeni Liderlik, Güçlü Yol Haritası Federasyon Başkanlığı görevine atanan Murat Aydın, staj ve çıraklık sigortası dayanıklılıklarının daha yüksek bir sesle savunma için kararlı bir yol haritalarını belirlediklerini açıkladı. Aydın, geçmişte fiilen çalışılan dönemlerin ayrılma programlarının dahil edilmemesini “büyük bir hak kaybı” olarak nitelendirerek, mücadeleyi örgütlü ve kararlı bir şekilde ortaya çıktığını vurguladı. Sosyal Güvenlikte Kronik Hak Kaybı Sosyal güvenlik sistemleri, genç yaşta fiilen çalışmaya başlayan çırak ve stajyerlerin sigorta girişlerinin sadece kısa vadeli sigorta kollarını kapsamadığını, hem prim günlerini hem de emeklilikını doğrudan sonlandırdığını belirtiyor. Sigorta başlangıç ​​süresinin emeklilik programlarında esas alınmaması, uzun yıllar boyunca akranlarına daha geç emekli olmalarına yol açmak ve ciddi bir eşitsizlik yaratıyor. “Artık İzleme Değil, Ses Verme Zamanı” 10 Mayıs Pazar günü Ankara Ulus Meydanı'nda buluşma, mağdurlar için yalnızca bir protesto değil; Yıllardır devam eden sessiz çığlığın belirmesi, hâle gelmesi anlamına geliyor. Federasyon bileşenleri, bu etkinliğin siyasi karar alıcıları üzerinde somut bir etki yaratmayı ve staj ile çıraklık dönemindeki salgınların borçlanma yoluyla veya doğrudan uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılması için gereken adımların atılmasını hedefliyor. Milyonlarca vatandaşın yıllardır yaşadığı bu mücadele, başkent Ankara'da düzenlenecek büyük bir mitingle bir kez daha ulusal siyasin odağına taşınacak. Murat Aydın ve federasyon ekibi, Türkiye çapında örgütlenen derneklerin sunulmasıyla sosyal güvenlikte adalet talebini bir kez daha yüksek sesle haykıracak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.