Hava Durumu

#Sosyal Destek

- Sosyal Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis'ten Yıldırım Belediyesi'ne Sert Eleştiriler: "Kentsel Dönüşüm Rantın Değil, Vatandaşın Dönüşümü Olmalıdır" Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis'ten Yıldırım Belediyesi'ne Sert Eleştiriler: "Kentsel Dönüşüm Rantın Değil, Vatandaşın Dönüşümü Olmalıdır"

BURSA – İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Yıldırım Belediyesi'nin kentsel dönüşüm uygulamalarından belediyecilik anlayışına, saha hizmetlerinden zabıta teşkilatına kadar birçok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak Belediye Başkanı Oktay Yılmaz yönetimine sert eleştiriler yöneltti. Seyis, özellikle Mimarsinan-Güllük Mahallesi'nde başlayan kentsel dönüşüm sürecinin sosyal boyutunun yeterince gözetilmediğini savunurken, belediyeciliğin yalnızca bina yapmak değil, vatandaşın güvenini ve rızasını kazanmak olduğunu ifade etti. "Kentsel Dönüşüme Karşı Değiliz, Adaletsiz Dönüşüme Karşıyız" Açıklamasında ilk olarak kentsel dönüşüm çalışmalarını değerlendiren Seyis, Yıldırım'ın deprem gerçeği nedeniyle dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ancak uygulama yönteminin toplum vicdanını yaraladığını öne sürdü. "Kentsel dönüşüm elbette gereklidir. Yıldırım'ın eski yapı stokunun yenilenmesi kaçınılmazdır. Ancak dönüşüm, vatandaşın rızası alınmadan, hak sahipleriyle yeterince görüşülmeden ve hakkaniyet duygusu zedelenerek yürütülürse, ortaya yalnızca yeni binalar değil; kırgınlıklar, mağduriyetler ve toplumsal huzursuzluk çıkar." Seyis'e göre Mimarsinan-Güllük bölgesinde başlayan yıkımların ardından ortaya çıkan görüntüler, yalnızca fiziksel bir dönüşümü değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik sorunları da gündeme taşıyor. "Şehirleri Betonla Değil, İnsan Merkezli Anlayışla İnşa Etmeliyiz" İYİ Parti İlçe Başkanı, belediyeciliğin temelinde insan odaklı yönetim anlayışının bulunması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Bir belediye yalnızca yolları, kaldırımları ve binaları yönetmez. Aynı zamanda insanların umutlarını, gelecek planlarını ve yaşam alanlarını da yönetir. Eğer vatandaş kendisini sürecin dışında hissediyorsa, o dönüşüm teknik olarak başarılı görünse bile toplumsal anlamda eksik kalacaktır." Seyis, uzlaşma kültürünün güçlendirilmesi, hak sahiplerinin karar süreçlerine daha fazla dahil edilmesi ve şeffaf bilgilendirme yapılmasının önemine dikkat çekti. "Vatandaşın Soruları Cevap Bekliyor" Seyis, açıklamasında belediye hizmetlerine ilişkin kamuoyuna yansıyan bir videoyu da gündeme taşıdı. Videoda resmi kıyafetli olduğu öne sürülen bazı kişilerin mesai saatleri içerisinde voleybol oynadığının iddia edildiğini belirten Seyis, olayın açıklığa kavuşturulmasını istedi. "Videoda görülen kişilerin kim olduğu, hangi görevde bulundukları ve görüntülerin mesai saatleri içerisinde çekilip çekilmediği kamuoyuna açık ve net şekilde açıklanmalıdır." Bu kapsamda şu soruların cevaplandırılmasını talep etti: Görüntülerde yer alan kişiler belediye personeli midir? Eğer belediye personeli ise görev tanımları nedir? Görüntüler mesai saatleri içerisinde mi kaydedilmiştir? İddialar doğruysa kamu hizmeti aksatılmış mıdır? Belediye yönetimi konuyla ilgili herhangi bir idari inceleme başlatacak mıdır? Seyis, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının tüm belediyeler açısından temel sorumluluk olduğunu ifade etti. "Denetim Bekleyen Mahalleler Varken Bu İddialar Ciddiyetle Araştırılmalıdır" Yıldırım'ın 71 mahallesinde vatandaşların altyapı, çevre düzeni, kaçak yapılaşma, trafik, park işgalleri ve çeşitli belediye hizmetleri konusunda çözüm bekleyen çok sayıda talebi bulunduğunu belirten Seyis, kamuoyuna yansıyan görüntülerin doğru olması halinde bunun vatandaşlarda soru işaretlerine neden olacağını söyledi. "Kamu görevlilerinin çalışma düzenine ilişkin ortaya atılan iddialar objektif biçimde araştırılmalıdır. Eğer iddialar gerçeği yansıtmıyorsa belediye bunu belgeleriyle açıklamalıdır. Eğer eksiklik varsa da gerekli idari süreçler işletilmelidir." "71 Mahallenin Sorunları Tek Tek Dinlendi" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı'nın yalnızca eleştiri yapmakla kalmadığını belirten Seyis, teşkilat olarak ilçe genelindeki 71 mahalle başkanıyla kapsamlı istişare toplantıları gerçekleştirdiklerini açıkladı. Bu görüşmeler sonucunda Yıldırım'ın temel sorunlarına ilişkin geniş kapsamlı bir saha raporu hazırlandığını ifade eden Seyis, vatandaşların öncelikli beklentilerini şu başlıklarda özetledi: Kentsel dönüşüm süreçlerinde şeffaflık ve uzlaşının artırılması, Depreme dayanıklı konut üretiminin hızlandırılması, Mahalle bazlı altyapı eksikliklerinin giderilmesi, Otopark sorununa kalıcı çözümler üretilmesi, Trafik yoğunluğunu azaltacak yeni ulaşım projelerinin hayata geçirilmesi, Yeşil alan ve sosyal yaşam alanlarının artırılması, Gençler için spor ve kültür yatırımlarının yaygınlaştırılması, Kadınlara yönelik sosyal destek projelerinin güçlendirilmesi, Esnafın ekonomik olarak desteklenmesi, Sokak güvenliği ve zabıta hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi, Kentsel dönüşüm mağduriyetlerine yönelik hukuki ve sosyal destek mekanizmalarının oluşturulması. "Yıldırım'ın Geleceği Siyasi Polemiklerle Değil, Ortak Akılla İnşa Edilmeli" Seyis, yerel yönetimlerin muhalefetin eleştirilerini dikkate almasının demokrasinin gereği olduğunu belirterek, amaçlarının hizmet yarışına katkı sunmak olduğunu söyledi. "Bizim anlayışımız; eleştirmek için eleştirmek değil, eksikleri tespit edip çözüm önermektir. Yıldırım, Bursa'nın en yoğun nüfuslu ilçelerinden biridir ve sorunları günlük açıklamalarla değil, uzun vadeli planlamalarla çözülebilir." "Vatandaşın Beklentisi Şeffaf, Hesap Verebilir ve Katılımcı Belediyecilik" Açıklamasının sonunda Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve belediye yönetimine çağrıda bulunan Seyis, kamuoyunda tartışma yaratan konuların açık biçimde yanıtlanmasının hem kurumsal güven hem de toplumsal huzur açısından önemli olduğunu ifade etti. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, 71 mahallede yürütülen saha çalışmaları doğrultusunda hazırlanan raporun orta vadede hem Yıldırım Belediyesi'ne hem de Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne sunulacağını belirterek, ilçede vatandaşların yaşam kalitesini artıracak öncelikli yatırım ve hizmet başlıklarının ilgili kurumlarla paylaşılacağını açıkladı. Seyis, "Yıldırım'ın geleceğini şekillendirecek her projede vatandaşın sesi duyulmalı, hak sahiplerinin rızası gözetilmeli ve kamu kaynakları en yüksek verimlilikle kullanılmalıdır. Güçlü şehirler ancak adalet, şeffaflık ve katılımcı yönetim anlayışıyla inşa edilir." ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Sosyal Belediyecilik Masalı Çöktü, Yıldırım’da Vatandaşın Hakkı Gasp Edildi” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis: “Sosyal Belediyecilik Masalı Çöktü, Yıldırım’da Vatandaşın Hakkı Gasp Edildi”

Yıldırım’da yıllardır sıkça dile getirilen “sosyal belediyecilik” söylemi, İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’e göre artık sadece bir masaldan ibaret. Seyis, Yıldırım Belediyesi’nin tam 30 milyon liralık sosyal yardım bütçesini iptal etmesini, dar gelirli vatandaşların ve ihtiyaç sahiplerinin haklarının gasp edilmesi olarak nitelendirdi. Seyis, yaptığı sert açıklamada, “Yıldırım’da reklam ve gösterişe para var; ama ihtiyaç sahibine gelince bütçe yok” diyerek belediye yönetimini topa tuttu. Başkan Seyis, alınan kararın sadece bütçe tasarrufu olmadığını, emeklinin, öğrencinin, yetimin ve dar gelirli ailelerin yaşam desteğinin elinden alındığını vurguladı. İptal edilen 30 milyon liralık bütçe, Seyis’in hesaplamalarına göre: 5 bin aileye altı ay boyunca düzenli gıda desteği sağlanabilir, 2 bin ailenin kira yükü hafifletilebilir, 3 bin öğrenciye eğitim desteği verilebilir, 1.500 yaşlı vatandaşın temel ihtiyaçları karşılanabilirdi. Ancak bu kaynakların hiçbirinin ihtiyaç sahiplerine ulaşmadığını belirten Seyis, “Ekonomik kriz derinleşirken emekliler geçim mücadelesi veriyor, gençler eğitim masraflarını karşılayamaz hale geliyor, aileler eksik torbalarla evine dönmek zorunda kalıyor. Bu koşullarda sosyal yardım bütçesinin iptal edilmesi vicdanlarda kabul görmemiştir” dedi. Başkan Seyis, sahadan aktardığı gözlemleri de şöyle özetledi: “Mahalle mahalle geziyoruz, vatandaşın kapısını çalıyoruz, esnafın derdini dinliyoruz. Emeklinin, işsizin, öğrencinin feryadına kulak veriyoruz. Yıldırım’da ihtiyaç her geçen gün artarken sosyal destekler azaltılıyor.” Seyis, sosyal belediyecilik anlayışının reklam, afiş, gösterişli organizasyon veya pembe tablolarla değil, vatandaşın zor gününde yanında olmak olduğunu vurguladı: “Sosyal belediyecilik; aç kalan çocuğun sofrasına ekmek götürmektir. Kira ödeyemeyen aileye destek olmaktır. Öğrencinin eğitimine katkı sunmaktır. Yaşlıyı, engelliyi, dar gelirliyi korumaktır.” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı, belediye yönetiminin önceliğinin insan değil, algı ve gösteriş olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Öncelik ihtiyaç sahibi değil, algı yönetimi olmuştur. Öncelik sosyal destek değil, vitrin siyaseti olmuştur. Bizler Yıldırım halkının hakkının sonuna kadar takipçisi olacağız. İptal edilen her kuruşun hesabını soracağız. Vatandaşın vergisinin nereye harcandığını sorgulamaya devam edeceğiz.” Seyis, belediyenin algı operasyonları ve pembe tablolarla gerçekleri gizleyemeyeceğini de sözlerine ekledi. İYİ Parti olarak garibanın, emeklinin, öğrencinin, işsizin ve dar gelirlinin hakkını koruyacaklarını dile getiren Seyis, sosyal yardımların lütuf değil, sosyal devlet ve sosyal belediyecilik anlayışının bir gereği olduğunu belirtti. Başkan Seyis’in açıklaması, Yıldırım’da sosyal yardımların iptal edilmesi ve belediye yönetiminin önceliklerini sert bir dille gündeme taşıdı. Seyis, vatandaşın mağduriyetine karşı mücadelelerini sürdürme kararlılığını vurguladı ve “Yıldırım’da israfın değil hizmetin, gösterişin değil vatandaşın, algının değil hakikatin kazanacağı günler mutlaka gelecektir” mesajını verdi.

BBP’den Sert Açıklama: “Okullara Yönelik Saldırılar Artık Milli Güvenlik Meselesidir” Haber

BBP’den Sert Açıklama: “Okullara Yönelik Saldırılar Artık Milli Güvenlik Meselesidir”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların ardından kapsamlı bir açıklama yayımlayarak okul güvenliği, dijital tehditler ve caydırıcı cezalar konusunda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Alfatlı, eğitim kurumlarına yönelik saldırıların artık münferit olaylar olmaktan çıktığını belirterek, bunun doğrudan Türkiye’nin geleceğini hedef alan bir milli güvenlik sorunu haline geldiğini ifade etti. “Milletçe Derin Bir Üzüntü Yaşıyoruz” Açıklamasında önceki gün Siverek’te, ardından Kahramanmaraş’ta meydana gelen olayların toplumda derin bir üzüntü yarattığını belirten Alfatlı, çocukların emanet edildiği okullara yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Evlatlarımızı emanet ettiğimiz, öğretmenlerimizin anne ve baba şefkatiyle görev yaptığı okullarımıza yönelik bu saldırılar artık münferit olaylar olmaktan çıkmıştır.” “Her Kurşun Geleceğimize Sıkılıyor” Okullarda yaşanan şiddetin yalnızca bireylere değil, ülkenin yarınlarına yöneldiğini belirten BBP’li Alfatlı, şu ifadeleri kullandı: “Eğitim yuvalarımızda sıkılan her kurşun; çocuklarımızın umutlarına, toplumsal huzurumuza ve milletimizin geleceğine yöneliktir.” Türkiye Genelinde 1 Haftalık Güvenlik Revizyonu Çağrısı Alfatlı, benzer olayların tekrar yaşanmaması için acil tedbirlerin devreye alınması gerektiğini belirterek tüm Türkiye’de okullarda güvenlik denetimi yapılmasını istedi. Önerilen önlemler şu şekilde sıralandı: Tüm Türkiye genelinde okullarda en az 1 hafta süreyle güvenlik revizyonu yapılması Fiziki ve idari eksikliklerin süratle giderilmesi Okul girişleri ve çevresinde profesyonel güvenlik personeli görevlendirilmesi Gerekli görülen alanlarda kolluk kuvveti desteği sağlanması Dijital Platformlara Karşı Mücadele Çağrısı Açıklamada, çocukları hedef alan dijital tehditlere de dikkat çekildi. Özellikle oyun görünümü altında gençleri radikalleştirme ve yönlendirme riski taşıyan platformlara karşı siber güvenlik birimlerinin aktif mücadele yürütmesi gerektiği belirtildi. “Siber güvenlik birimleri, çocuklarımızı hedef alan dijital mecralara karşı etkin ve kararlı mücadele yürütmelidir.” Sosyolojik ve Psikolojik Boyut Vurgusu BBP, yaşanan olayların yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınmasının yeterli olmayacağını savundu. Açıklamada aile yapısındaki değişim, sosyal medya etkisi, şiddeti normalleştiren içerikler ve gençlerin psikolojik yönlendirmelere açık hale gelmesi gibi unsurların da kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda: Eğitim politikalarının güçlendirilmesi Sosyal destek mekanizmalarının artırılması Denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi çağrısı yapıldı. “En Ağır Cezalar Uygulanmalı” Ekrem Alfatlı’nın açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri de ceza yaptırımları oldu. Eğitim kurumlarına yönelik silahlı saldırıların sıradan suçlar gibi değerlendirilemeyeceğini ifade eden Alfatlı, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. “Kamu vicdanının tesisi için bu fiilleri işleyenler hakkında tahliyesiz müebbet hapis ve idam cezası yaptırımları uygulanmalıdır.” “Devletimizin Gücü Yeterlidir” Devletin gerekli adımları atacak kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan BBP, okul güvenliğinin yalnızca idari bir tercih değil, toplumsal zorunluluk olduğunu kaydetti. “Okullarımızın güvenli limanlar haline getirilmesi bir tercih değil, zorunluluktur.” “Sürecin Takipçisi Olacağız” BBP açıklamasının sonunda, çocukların güvenliği ve eğitim ortamlarının huzuru için atılacak her adımın destekçisi olacaklarını duyurdu. Yaşanan saldırılarda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifa dilekleri iletilirken, kamuoyuna başsağlığı mesajı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.