Hava Durumu

#Sgk

- Sgk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sgk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Çıraklık ve Staj Mağdurları Derneği’nden Sert Uyarı: “Meclis Artık Mağdurların Sesine Kulak Vermeli!” Haber

Bursa Çıraklık ve Staj Mağdurları Derneği’nden Sert Uyarı: “Meclis Artık Mağdurların Sesine Kulak Vermeli!”

Bursa Çıraklık ve Staj Sigortası Mağdurları Derneği (ÇSSM) Başkanı Fatih Yeniay ve Başkan Yardımcısı İbrahim Çelikkaya, Türkiye genelinde binlerce çırak ve stajyerin yıllardır süren hak kaybına karşı sert bir açıklama yaptı. Dernek yetkilileri, “Çocuk yaşta çalıştırılmış, primleri ödenmiş ama emeklilikte bu dönemler yok sayılıyor. Bu, kabul edilemez bir haksızlıktır!” ifadelerini kullandı. Temel sorun: Çırak ve staj dönemleri emekliliğe sayılmıyor Yeniay ve Çelikkaya, mağdurların yaşadığı temel sorunun, meslek lisesi veya çıraklık eğitimlerinde geçirilen çalışma sürelerinin emeklilik hesaplamasına dahil edilmemesi olduğunu vurguladı. “SGK tescili yapılmış olmasına rağmen bu süreler emeklilik hesabında yok sayılıyor. Çıraklar ve stajyerler, çocuk yaşta çalıştıkları halde emeklilik haklarında diğer sigortalılardan geri bırakılıyor” diye konuştu. Emeklilikte eşitsizlik ve yaş kaybı Dernek yetkilileri, aynı yaşta çalışma hayatına başlayan diğer sigortalılarla aralarında ciddi farklar oluştuğunu belirtti: “Staj ve çıraklık döneminde ödenen primler yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı gibi kısa vadeli riskleri karşılıyor. Ancak emeklilik hesaplamasında bu süreler sayılmıyor. Bu durum milyonlarca genç işçinin emeklilik yaşını ve prim gün sayısını doğrudan etkiliyor.” Geçmiş haklar yok sayılıyor Yeniay, “O dönemde devlet kurumları ve meslek odaları tarafından onaylanan resmi sözleşmelere, verilen sigorta kartlarına güvenildi. Ancak mevzuat nedeniyle bu başlangıçlar uzun vadeli sigorta için geçerli sayılmadı. Devlet, vatandaşının haklarını tanımıyor” diyerek duruma tepki gösterdi. Çözüm çağrısı: Tescil tarihi ve borçlanma hakkı ÇSSM, mağdurların taleplerini net olarak ortaya koydu: Tescil Tarihinin Başlangıç Sayılması: Staj/çıraklıkta SGK’ya yapılan ilk tescil tarihinin, emeklilik için de “ilk işe giriş” tarihi olarak kabul edilmesi. Borçlanma İmkanı: Doğum veya askerlik borçlanmasında olduğu gibi, staj ve çıraklıkta geçen sürelerin bedel ödenerek prim gününe sayılması. Başkan Yeniay ve Çelikkaya, sözlerini sert bir çağrıyla noktaladı: “Artık bekleyecek zaman yok. Meclis, milyonlarca çırak ve stajyerin mağduriyetine çözüm üretmeli. SGK, geçmiş hakları görmezden gelmeyi bırakmalı. Bu ülkenin gençleri hak ettikleri emeklilik haklarını bekliyor!”

Yargıtay’dan Milyonlarca Emekliyi İlgilendiren Kritik Karar: “Son 2520 Gün” Tartışmasında Dikkat Çeken Gelişme Haber

Yargıtay’dan Milyonlarca Emekliyi İlgilendiren Kritik Karar: “Son 2520 Gün” Tartışmasında Dikkat Çeken Gelişme

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nda karma primi bulunan sigortalıları yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Karar, özellikle 1 Ekim 2008 öncesi sigorta girişi bulunan vatandaşlar açısından emeklilik statüsünün belirlenmesinde emsal niteliği taşıyabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. SSK Şartlarını Tamamladı, Bağ-Kur’dan Emekli Edildi Davaya konu olan yurttaşın toplamda; 6 bin 730 gün SSK (4A), 450 gün Emekli Sandığı, 2 bin 92 gün ise Bağ-Kur (4B) primi bulunuyordu. Emekli vatandaş, son 7 yıllık prim süresinde Bağ-Kur günlerinin fazla olması nedeniyle Bağ-Kur kapsamında emekli edildiğini belirterek yargıya başvurdu. Ancak yurttaş, SSK kapsamında emeklilik için gerekli olan 25 yıl sigortalılık süresi ve 5 bin prim gününü çok daha önce tamamladığını, buna rağmen yaklaşık 1 yıl geç emekli edildiğini ve daha düşük maaş bağlandığını ileri sürdü. İlk Derece Mahkemesi Vatandaşı Haklı Buldu Davayı inceleyen İlk Derece Mahkemesi, vatandaşın talebini haklı bularak şu kararı verdi: “01.04.2002 tarihi itibarıyla yalnızca 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetler nedeniyle aylık bağlanması gerektiğinin tespitine…” Mahkeme ayrıca; 8 bin 654 TL fark aylık alacağı, 6 bin 692 TL faiz alacağı olduğuna hükmederek ödeme yapılmasına karar verdi. İstinaf Mahkemesi de Kararı Onadı Dosya daha sonra İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını hukuka uygun bularak onadı. Yargıtay Kararı Bozdu Ancak dosyanın taşındığı Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, “kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak” gerekçesiyle kararı bozdu. Bunun üzerine dosya yeniden İlk Derece Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme ise önceki kararında direnerek vatandaş lehine verdiği hükmü korudu. Son Sözü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Söyledi Uyuşmazlığın ardından dosya bu kez Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun önüne geldi. Genel Kurul, İlk Derece Mahkemesi’nin direnme kararını hukuka uygun buldu. Kurul kararında, dava dilekçesindeki iddiaların değerlendirilmesi sonucunda vatandaşın talebinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı ifade edildi. SGK Uzmanı Erdursun: “Çok Önemli Bir Karar” Kararı değerlendiren SGK Uzmanı Özgür Erdursun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Önemli bir yargı kararı. Bu karara göre emeklilikte son 2520 prim gün sayısı içinde en çok hangi statüden prim var ise o statüye göre değil, toplam gün sayısı hangi statüden ise o statünün şartları ile emekli olunur.” “Son 2520 Gün” Kuralı Nedir? 30 Eylül 2008 tarihinden önce sigortalı olan kişiler için emeklilik statüsü belirlenirken “son 2520 prim günü” kuralı uygulanıyor. Bu sisteme göre; Son 2520 gün içinde hangi statüde daha fazla prim varsa, Kişi o statünün şartlarına göre emekli ediliyor. Örneğin son dönemde Bağ-Kur primi 1260 günü aşan bir kişi, daha önce SSK şartlarını tamamlamış olsa bile Bağ-Kur’dan emekli olabiliyor. Ancak Bağ-Kur’dan bağlanan maaşların çoğu zaman SSK’ya göre daha düşük olması, yıllardır ciddi mağduriyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Karma Prim Ödeyenler İçin Emsal Olabilir Uzmanlara göre bu karar; SSK şartlarını daha önce tamamlayan, Ancak son prim günleri nedeniyle Bağ-Kur’dan emekli edilen, Daha düşük maaş aldığını düşünen çok sayıda emekli açısından emsal niteliği taşıyabilir. 1 Ekim 2008 Sonrası Sistem Değişti 1 Ekim 2008 sonrası ilk kez sigortalı olanlarda ise farklı bir sistem uygulanıyor. Yeni sisteme göre artık: Son 2520 gün değil, Toplam çalışma hayatı boyunca hangi statüde daha fazla prim varsa, emeklilik o statü üzerinden belirleniyor.

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA Haber

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA

Büro-İş Sendikası, Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla sosyal güvenlik sistemine ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Büro İş Sendikası Bursa Şubesi; kamu emekçilerinin yaşadığı hak kayıplarını ve SGK çalışanlarının sorun ile taleplerini kamuoyunun dikkatine sunuyoruz” dedi. Büro İş sendikası Bursa Şube Başkanı Zeynep Alper tarafından yönetim kurulu adına yapılan basın açıklamasında; Ülkemizde “reform” adı altında SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altında birleştirilmiş; yıllardır çıkarılan yasal düzenlemelerle emeklilik yaşı yükseltilmiş, aylık bağlama oranları düşürülmüş, prim gün sayıları artırılmış ve çalışanlar arasında ciddi hak kayıpları yaratılmıştır” denildi. Yazılı basın açıklamasında; Özellikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, kamu çalışanları arasında büyük bir eşitsizliğe neden olmuştur. 1 Ekim 2008 öncesi göreve başlayan memurlar için 25 yıllık hizmette aylık bağlama oranı yüzde 75 olarak uygulanırken, aynı süreyle görev yapan ancak 1 Ekim 2008 sonrası işe başlayan memurlar için bu oran yüzde 50’ye düşürülmüştür. Başta seyyanen zamlar olmak üzere birçok ek ödeme emekli keseneğine yansıtılmamış; uygulanan politikalar kamu emekçileri için “mezarda emeklilik” anlayışını dayatmıştır. Bir başka büyük mağduriyet de EYT düzenlemesinde yaşanmıştır. 8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olanlar EYT kapsamına alınırken, sadece 1 gün sonra sigortalı olan milyonlarca emekçi 17 yıl daha beklemeye mahkûm edilmiştir. Bu adaletsizlik derhal giderilmeli, kademeli emeklilik düzenlemesi hayata geçirilmelidir. Bugün ise çalışanların karşısına “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)” çıkarılmaktadır. Çalışanın maaşından yüzde 3 kesinti yapılmasını öngören bu sistem, zaten geçim sıkıntısı yaşayan emekçileri daha da yoksullaştıracaktır. Biriken fonların kamu yatırımlarına aktarılacağı söylenmektedir. Ancak geçmiş deneyimler göstermiştir ki kamu fonları çoğu zaman sermayeye, yandaşa ve rant çevrelerine kaynak olarak kullanılmaktadır. İşsizlik Sigortası Fonu’nda devlet katkısının bir gecede yüzde 50 düşürülmesi hafızalardadır. Aynı güvencesizlik TES için de geçerlidir. TÜİK’in açıkladığı düşük enflasyon verileri ve toplu sözleşme süreçlerinde yaşanan kayıplar nedeniyle maaşlarımız her geçen gün erimektedir. 4 aylık resmi enflasyon yüzde 14,64 olurken memura verilen yüzde 11 zam daha yılın ilk aylarında erimiştir. Üyesi bulunduğumuz Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Mayıs 2026 araştırmasına göre: Açlık sınırı 36 bin 313 TL, Yoksulluk sınırı ise 108 bin 820 TL’ye ulaşmıştır. Bugün: En düşük emekli maaşı açlık sınırının altında, İki memur maaşı ise ancak yoksulluk sınırına yaklaşabilmektedir. Sosyal güvenlik bir insan hakkıdır. Sosyal devlet; çalışanını, emeklisini yoksulluğa mahkûm eden değil, insanca yaşam koşullarını sağlayan devlettir. Özellikle pandemi ve EYT süreçlerinde büyük özveriyle çalışan SGK emekçileri bugün ciddi ekonomik ve özlük hak kayıpları yaşamaktadır. TALEPLERİMİZ: * Tüm memurlara yoksulluk sınırı üzerinde maaş sağlayacak seyyanen zam verilmelidir. * Enflasyon farkları aylık ödenmelidir. * 2008 öncesi-sonrası emeklilik ayrımı kaldırılmalıdır. * Tüm ek ödemeler emekli keseneğine dahil edilmelidir. * Vergi oranı yüzde 10’da sabitlenmelidir. * 3600 ek gösterge tüm memurlara verilmelidir. * Büyükşehir tazminatı ve kira yardımı sağlanmalıdır. * SGK çalışanlarına Sosyal Güvenlik Tazminatı verilmelidir. * Personel eksikliği giderilmeli, kurum içi uzmanlık sınavı açılmalıdır. * Görevde yükselme sınavlarında mülakat kaldırılmalıdır. * Liyakatsiz görevlendirmelere son verilmelidir. * 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiyeler geri verilmelidir. * Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalıdır. * Fazla mesai ücretleri günümüz koşullarına göre artırılmalıdır. * Yemek, ulaşım ve sosyal yardımlar güncellenmelidir. * Memur disiplin affı çıkarılmalıdır. * Yeşil pasaport hakkı tüm memurlara verilmelidir. Kamu emekçileri ve emekliler olarak yoksulluğa, güvencesizliğe ve hak gasplarına karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.