Hava Durumu

#Şeffaflık

- Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis'ten Yıldırım Belediyesi'ne Sert Eleştiriler: "Kentsel Dönüşüm Rantın Değil, Vatandaşın Dönüşümü Olmalıdır" Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis'ten Yıldırım Belediyesi'ne Sert Eleştiriler: "Kentsel Dönüşüm Rantın Değil, Vatandaşın Dönüşümü Olmalıdır"

BURSA – İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Yıldırım Belediyesi'nin kentsel dönüşüm uygulamalarından belediyecilik anlayışına, saha hizmetlerinden zabıta teşkilatına kadar birçok konuda kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak Belediye Başkanı Oktay Yılmaz yönetimine sert eleştiriler yöneltti. Seyis, özellikle Mimarsinan-Güllük Mahallesi'nde başlayan kentsel dönüşüm sürecinin sosyal boyutunun yeterince gözetilmediğini savunurken, belediyeciliğin yalnızca bina yapmak değil, vatandaşın güvenini ve rızasını kazanmak olduğunu ifade etti. "Kentsel Dönüşüme Karşı Değiliz, Adaletsiz Dönüşüme Karşıyız" Açıklamasında ilk olarak kentsel dönüşüm çalışmalarını değerlendiren Seyis, Yıldırım'ın deprem gerçeği nedeniyle dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ancak uygulama yönteminin toplum vicdanını yaraladığını öne sürdü. "Kentsel dönüşüm elbette gereklidir. Yıldırım'ın eski yapı stokunun yenilenmesi kaçınılmazdır. Ancak dönüşüm, vatandaşın rızası alınmadan, hak sahipleriyle yeterince görüşülmeden ve hakkaniyet duygusu zedelenerek yürütülürse, ortaya yalnızca yeni binalar değil; kırgınlıklar, mağduriyetler ve toplumsal huzursuzluk çıkar." Seyis'e göre Mimarsinan-Güllük bölgesinde başlayan yıkımların ardından ortaya çıkan görüntüler, yalnızca fiziksel bir dönüşümü değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik sorunları da gündeme taşıyor. "Şehirleri Betonla Değil, İnsan Merkezli Anlayışla İnşa Etmeliyiz" İYİ Parti İlçe Başkanı, belediyeciliğin temelinde insan odaklı yönetim anlayışının bulunması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Bir belediye yalnızca yolları, kaldırımları ve binaları yönetmez. Aynı zamanda insanların umutlarını, gelecek planlarını ve yaşam alanlarını da yönetir. Eğer vatandaş kendisini sürecin dışında hissediyorsa, o dönüşüm teknik olarak başarılı görünse bile toplumsal anlamda eksik kalacaktır." Seyis, uzlaşma kültürünün güçlendirilmesi, hak sahiplerinin karar süreçlerine daha fazla dahil edilmesi ve şeffaf bilgilendirme yapılmasının önemine dikkat çekti. "Vatandaşın Soruları Cevap Bekliyor" Seyis, açıklamasında belediye hizmetlerine ilişkin kamuoyuna yansıyan bir videoyu da gündeme taşıdı. Videoda resmi kıyafetli olduğu öne sürülen bazı kişilerin mesai saatleri içerisinde voleybol oynadığının iddia edildiğini belirten Seyis, olayın açıklığa kavuşturulmasını istedi. "Videoda görülen kişilerin kim olduğu, hangi görevde bulundukları ve görüntülerin mesai saatleri içerisinde çekilip çekilmediği kamuoyuna açık ve net şekilde açıklanmalıdır." Bu kapsamda şu soruların cevaplandırılmasını talep etti: Görüntülerde yer alan kişiler belediye personeli midir? Eğer belediye personeli ise görev tanımları nedir? Görüntüler mesai saatleri içerisinde mi kaydedilmiştir? İddialar doğruysa kamu hizmeti aksatılmış mıdır? Belediye yönetimi konuyla ilgili herhangi bir idari inceleme başlatacak mıdır? Seyis, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının tüm belediyeler açısından temel sorumluluk olduğunu ifade etti. "Denetim Bekleyen Mahalleler Varken Bu İddialar Ciddiyetle Araştırılmalıdır" Yıldırım'ın 71 mahallesinde vatandaşların altyapı, çevre düzeni, kaçak yapılaşma, trafik, park işgalleri ve çeşitli belediye hizmetleri konusunda çözüm bekleyen çok sayıda talebi bulunduğunu belirten Seyis, kamuoyuna yansıyan görüntülerin doğru olması halinde bunun vatandaşlarda soru işaretlerine neden olacağını söyledi. "Kamu görevlilerinin çalışma düzenine ilişkin ortaya atılan iddialar objektif biçimde araştırılmalıdır. Eğer iddialar gerçeği yansıtmıyorsa belediye bunu belgeleriyle açıklamalıdır. Eğer eksiklik varsa da gerekli idari süreçler işletilmelidir." "71 Mahallenin Sorunları Tek Tek Dinlendi" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı'nın yalnızca eleştiri yapmakla kalmadığını belirten Seyis, teşkilat olarak ilçe genelindeki 71 mahalle başkanıyla kapsamlı istişare toplantıları gerçekleştirdiklerini açıkladı. Bu görüşmeler sonucunda Yıldırım'ın temel sorunlarına ilişkin geniş kapsamlı bir saha raporu hazırlandığını ifade eden Seyis, vatandaşların öncelikli beklentilerini şu başlıklarda özetledi: Kentsel dönüşüm süreçlerinde şeffaflık ve uzlaşının artırılması, Depreme dayanıklı konut üretiminin hızlandırılması, Mahalle bazlı altyapı eksikliklerinin giderilmesi, Otopark sorununa kalıcı çözümler üretilmesi, Trafik yoğunluğunu azaltacak yeni ulaşım projelerinin hayata geçirilmesi, Yeşil alan ve sosyal yaşam alanlarının artırılması, Gençler için spor ve kültür yatırımlarının yaygınlaştırılması, Kadınlara yönelik sosyal destek projelerinin güçlendirilmesi, Esnafın ekonomik olarak desteklenmesi, Sokak güvenliği ve zabıta hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesi, Kentsel dönüşüm mağduriyetlerine yönelik hukuki ve sosyal destek mekanizmalarının oluşturulması. "Yıldırım'ın Geleceği Siyasi Polemiklerle Değil, Ortak Akılla İnşa Edilmeli" Seyis, yerel yönetimlerin muhalefetin eleştirilerini dikkate almasının demokrasinin gereği olduğunu belirterek, amaçlarının hizmet yarışına katkı sunmak olduğunu söyledi. "Bizim anlayışımız; eleştirmek için eleştirmek değil, eksikleri tespit edip çözüm önermektir. Yıldırım, Bursa'nın en yoğun nüfuslu ilçelerinden biridir ve sorunları günlük açıklamalarla değil, uzun vadeli planlamalarla çözülebilir." "Vatandaşın Beklentisi Şeffaf, Hesap Verebilir ve Katılımcı Belediyecilik" Açıklamasının sonunda Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve belediye yönetimine çağrıda bulunan Seyis, kamuoyunda tartışma yaratan konuların açık biçimde yanıtlanmasının hem kurumsal güven hem de toplumsal huzur açısından önemli olduğunu ifade etti. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, 71 mahallede yürütülen saha çalışmaları doğrultusunda hazırlanan raporun orta vadede hem Yıldırım Belediyesi'ne hem de Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne sunulacağını belirterek, ilçede vatandaşların yaşam kalitesini artıracak öncelikli yatırım ve hizmet başlıklarının ilgili kurumlarla paylaşılacağını açıkladı. Seyis, "Yıldırım'ın geleceğini şekillendirecek her projede vatandaşın sesi duyulmalı, hak sahiplerinin rızası gözetilmeli ve kamu kaynakları en yüksek verimlilikle kullanılmalıdır. Güçlü şehirler ancak adalet, şeffaflık ve katılımcı yönetim anlayışıyla inşa edilir." ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya'dan Yenişehir Belediyesi'ne Çok Sert Çıkış: "Kapalı Kapılar Ardında Kimlerle, Hangi Yetkiyle Bu Sözleşmeler İmzalandı?" Haber

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya'dan Yenişehir Belediyesi'ne Çok Sert Çıkış: "Kapalı Kapılar Ardında Kimlerle, Hangi Yetkiyle Bu Sözleşmeler İmzalandı?"

Bursa siyasetinde gündemi sarsacak açıklama İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya'dan geldi. Yenişehir Belediyesi'nin yürüttüğü imar planı çalışmalarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan belge ve sözleşmeler üzerinden çok sert eleştiriler yönelten Kaya, belediye yönetimini şeffaf davranmamakla suçladı ve kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin derhal giderilmesini istedi. Yenişehir Belediye Başkanı'nın belediye meclisini devre dışı bırakarak ve ilçe halkını bilgilendirmeden ilçenin geleceğini doğrudan etkileyecek planlama süreçlerine ilişkin özel şirketlerle sözleşmeler imzaladığını öne süren Kaya, "Yenişehir'in geleceği birkaç kişinin inisiyatifine bırakılamaz" ifadelerini kullandı. "ÖNCE İNKÂR, SONRA 'DANIŞMANLIK SÖZLEŞMESİ' SAVUNMASI" İsmail Kaya, kamuoyuna yansıyan belgeler sonrası yapılan açıklamaların çelişkili olduğunu ileri sürerek sert ifadeler kullandı. İlk etapta söz konusu sözleşmenin varlığının inkâr edildiğini, ancak belgelerin ortaya çıkmasının ardından bu kez "danışmanlık sözleşmesi" savunmasının yapıldığını belirten Kaya, bunun kamuoyunu tatmin etmekten uzak olduğunu söyledi. Kaya, belediye meclisinin bilgisi dışında hazırlandığı iddia edilen ve ilgili teknik personelin imzasını taşımadığı belirtilen sözleşmenin yalnızca belediye başkanının imzasıyla yürürlüğe konulmasının ciddi hukuki tartışmalara yol açtığını savundu. "PLANLAMA YETKİSİ BÜYÜKŞEHİR'DEYKEN NEDEN BAKANLIK ÜZERİNDEN İŞLEM YAPILDI?" İYİ Parti İl Başkanı'nın gündeme taşıdığı en dikkat çekici başlıklardan biri ise planlama yetkisi oldu. Kaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın resmi görüşünde planlama yetkisinin Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde bulunduğunun ifade edildiğini belirterek şu soruyu yöneltti: "Planlama yetkisi Büyükşehir Belediyesi'nde olduğu açıkça belirtilmişken Yenişehir Belediyesi neden süreci Bakanlık üzerinden yürütmeye çalışmıştır?" 1,6 MİLYON LİRALIK DOĞRUDAN TEMİN TARTIŞMASI Açıklamada yaklaşık 800 hektarlık imar planı ile 1.600 hektarlık Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi çalışmalarının Ankara merkezli Form Planlama İnşaat Taahhüt Limited Şirketi'ne iki ayrı doğrudan temin sözleşmesiyle verildiği iddiası da gündeme taşındı. Her biri 800 bin lira bedelli olduğu belirtilen sözleşmelerin neden ayrı ayrı düzenlendiğini sorgulayan Kaya, işin doğrudan temin limitlerinin aşılmaması amacıyla bölünüp bölünmediğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Ayrıca sözleşme bedellerinin TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın asgari ücret tarifesinin altında kaldığını öne süren Kaya, bunun gerekçesinin açıklanması gerektiğini ifade etti. "NYC GLOBAL YAPI KİMİN ADINA HAREKET EDİYOR?" İYİ Parti'nin gündeme getirdiği bir diğer iddia ise vatandaşlarla görüşmeler yaptığı belirtilen NYC Global Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi oldu. Kaya, belediyenin resmi sözleşmesinin Form Planlama ile olduğu belirtilirken, farklı bir şirketin vatandaşlara çeşitli sözleşme teklifleri sunduğu yönündeki iddiaların kamu vicdanını rahatsız ettiğini söyledi. Belediyenin bu faaliyetlerden haberdar olup olmadığını soran Kaya, eğer belediyenin bilgisi varsa bu şirketin hangi hukuki yetkiyle hareket ettiğinin, bilgisi yoksa neden bugüne kadar herhangi bir idari veya hukuki işlem başlatılmadığının açıklanmasını istedi. "%50 KESİNTİ İDDİASI CİDDİ ŞÜPHELER DOĞURUYOR" Kaya, kamuoyuna yansıyan iddialar arasında vatandaşlara yüzde 50 oranında kesinti öngören teklifler sunulduğu yönündeki bilgilerin de bulunduğunu dile getirdi. 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca Düzenleme Ortaklık Payı'nın en fazla yüzde 45 olabileceğini hatırlatan Kaya, yüzde 50'lik kesinti iddiasının doğru olması halinde bunun hukuki dayanağının ne olduğunu sordu. Ortaya çıkacak farktan kimlerin yararlanacağı sorusunun da cevap beklediğini belirten Kaya, bu konuda kamuoyunun tatmin edici açıklamalar beklediğini ifade etti. DAVUT GÜRKAN'A AÇIK ÇAĞRI İsmail Kaya açıklamasında yalnızca Yenişehir Belediye Başkanı'nı değil, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'ı da doğrudan açıklama yapmaya davet etti. Kaya, Bursa'yı ve Yenişehir'in geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir planlama sürecinden AK Parti İl Başkanı'nın haberdar olup olmadığını sordu. Bakanlığa yapılan başvurular, Form Planlama ile imzalandığı belirtilen sözleşmeler ve vatandaşlara sunulduğu öne sürülen tekliflerle ilgili Gürkan'ın bilgilendirilip bilgilendirilmediğinin açıklanmasını isteyen Kaya, AK Parti İl Başkanlığı'nın konuya ilişkin sessizliğini eleştirdi. "BÜYÜKŞEHİR'E GELİNCE SERT ELEŞTİRİ, KENDİ BELEDİYELERİNE GELİNCE SESSİZLİK Mİ?" Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise siyasi eleştiriler oldu. İsmail Kaya, Bursa Büyükşehir Belediyesi hakkında ortaya atılan en küçük iddialarda dahi sert açıklamalar yapanların, konu kendi belediyelerine geldiğinde sessiz kalmayı tercih edip etmeyeceklerini kamuoyunun merak ettiğini söyledi. Kaya, aynı hassasiyetin Yenişehir Belediyesi için de gösterilmesi gerektiğini ifade etti. "MÜFETTİŞLER VE SAVCILIK HAREKETE GEÇECEK Mİ?" İYİ Parti Bursa İl Başkanı, kamuoyuna yansıyan belgeler ve iddialar doğrultusunda İçişleri Bakanlığı müfettişleri ile Cumhuriyet savcılıklarının herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatıp başlatmayacağı sorusunun da artık yanıt beklediğini dile getirdi. Bu süreçte tüm iddiaların hukuki yollarla araştırılması gerektiğini belirten Kaya, kamu vicdanının ancak şeffaf bir inceleme ile rahatlatılabileceğini savundu. "YENİŞEHİR'İN GELECEĞİ KAPALI KAPILAR ARDINDA BELİRLENEMEZ" Açıklamasının sonunda Yenişehir'in geleceğinin kişisel tasarruflarla değil hukuk, şeffaflık ve millet iradesiyle şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, şu değerlendirmede bulundu: "Bursa'nın ve Yenişehir'in geleceğini ilgilendiren hiçbir planlama süreci kapalı kapılar ardında, denetimden uzak ve kamu vicdanını yaralayacak yöntemlerle yürütülemez. Kamuoyunda oluşan haklı soru işaretlerinin giderilmesi için Yenişehir Belediye Başkanı ile AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan'ı açık, net ve şeffaf açıklama yapmaya davet ediyoruz." İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, açıklamasının sonunda söz konusu süreçte dile getirdiği iddiaların ve planlama çalışmalarının sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, gelişmelerin kamuoyu adına yakından izleneceğini duyurdu.

Altı Siyasi Partiden Belediyeye Sert Tepki, "Halkın Malı Satılıyor, Hesap Verin" Haber

Altı Siyasi Partiden Belediyeye Sert Tepki, "Halkın Malı Satılıyor, Hesap Verin"

Karacabey Belediyesi'nin belediyeye ait taşınmazları satışa çıkarma kararı ilçe siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Belediye yönetiminin satış kararına karşı farklı siyasi görüşlere sahip altı partinin ilçe başkanları ortak basın açıklaması yaparak sert tepki gösterdi. Açıklamada, satış kararının yalnızca ekonomik bir tasarruf değil, Karacabey'in geleceğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir tercih olduğu savunularak belediye yönetimine "şeffaf olun, hesap verin" çağrısı yapıldı. Saadet Partisi, İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Zafer Partisi ve Vatan Partisi Karacabey İlçe Başkanlıklarının ortak imzasıyla yayımlanan açıklamada, belediyeye ait taşınmazların satışının kamu vicdanını rahatsız ettiği öne sürüldü. Açıklamada, satışların gerekçesi, kapsamı ve elde edilecek gelirin kullanım alanlarına ilişkin kamuoyuna tatmin edici bilgi verilmediği iddia edilerek belediye yönetimi sert ifadelerle eleştirildi. "Belediye Neden Halkın Ortak Mallarını Satmak Zorunda Kalıyor?" Ortak açıklamada, belediyeye ait taşınmazların herhangi bir ticari mal gibi değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi: "Bu taşınmazlar yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Belediyelerin asli görevi kamu varlıklarını elden çıkarmak değil, bu varlıkları koruyarak ilçeye değer üreten projeler geliştirmektir." Muhalefet temsilcileri, belediyenin neden taşınmaz satma noktasına geldiğinin kamuoyuna açıklanmadığını savunarak peş peşe şu soruları yöneltti: Belediye hangi mali gerekçeyle satış kararı aldı? Satışlardan toplam ne kadar gelir elde edilmesi hedefleniyor? Hangi taşınmazlar satış listesinde yer alıyor? Elde edilecek kaynak hangi projelerde kullanılacak? Belediyenin hangi borçları bu gelirle kapatılacak? Satış zorunlu mu, yoksa başka finansman yöntemleri değerlendirildi mi? Açıklamada, bu soruların hiçbirine kamuoyunu ikna edecek açıklıkta cevap verilmediği ileri sürüldü. "Şeffaflık Sadece Seçim Meydanlarında Söylenen Bir Söz Olamaz" Altı siyasi partinin ortak açıklamasında, şeffaf belediyecilik ilkesinin yalnızca seçim dönemlerinde dile getirilen bir vaat olmaması gerektiği belirtilerek, kamu kaynaklarını ilgilendiren her kararın vatandaşlarla paylaşılmasının demokratik yönetimin temel şartı olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Karacabey halkının en doğal bilgi edinme hakkı görmezden gelinemez. Halkın malı üzerinde alınan böylesine önemli kararlar kapalı kapılar ardında yürütülemez." denildi. Muhalefet temsilcileri, belediyenin satış sürecini başlatmadan önce taşınmazların neden satıldığını, satış yöntemini, taşınmazların gerçek değerlerini ve satıştan elde edilecek gelirin hangi kalemlerde kullanılacağını ayrıntılı biçimde kamuoyuna açıklaması gerektiğini savundu. "Günü Kurtarma Politikalarıyla Karacabey'in Geleceği İnşa Edilemez" Ortak açıklamada belediyenin taşınmaz satışına dayalı mali yönetim anlayışı da eleştirildi. Açıklamayı yapan ilçe başkanları, belediyelerin ekonomik sorunlarının kamu mallarını satarak çözülemeyeceğini belirterek, bunun sürdürülebilir bir yönetim modeli olmadığı görüşünü dile getirdi. Açıklamada, "Karacabey'in geleceği günü kurtarmaya yönelik satış politikalarıyla şekillendirilemez. Kalıcı çözüm; üreten, yatırım yapan, kaynak oluşturan ve mali disiplini sağlayan bir belediyecilik anlayışıdır." ifadeleri kullanıldı. Muhalefet temsilcileri, belediyelerin asli görevinin kamuya ait varlıkları azaltmak değil, mevcut kaynakları doğru yöneterek yeni gelir alanları oluşturmak olduğunu savundu. "Halkın Ortak Mirası Elden Çıkıyor" Açıklamada belediyeye ait taşınmazların yalnızca ekonomik değer taşımadığı, aynı zamanda ilçenin geleceği açısından stratejik öneme sahip kamu varlıkları olduğu vurgulandı. İlçe başkanları, bugün satılan taşınmazların ilerleyen yıllarda kamu hizmetleri, sosyal projeler veya yeni yatırımlar için ihtiyaç duyulabileceğine dikkat çekerek, geri dönüşü olmayan kararların aceleyle alınmaması gerektiğini ifade etti. Belediyeye Açık Çağrı Altı siyasi partinin ortak açıklamasında Karacabey Belediyesi'ne şu çağrılar yapıldı: Taşınmaz satış kararının yeniden gözden geçirilmesi, Satış gerekçelerinin ayrıntılı biçimde kamuoyuna açıklanması, Satıştan elde edilecek gelirin hangi kalemlerde kullanılacağının şeffaf şekilde duyurulması, İlçenin geleceğini ilgilendiren bu önemli süreçte vatandaşların bilgilendirilmesi, Kamuoyunun görüş ve eleştirilerinin dikkate alınması. "Bu Sürecin Sonuna Kadar Takipçisi Olacağız" Açıklamanın sonunda ortak imza sahibi ilçe başkanları, Karacabey halkının ortak menfaatlerini savunmaya devam edeceklerini belirterek sürecin yakından izleneceğini ifade etti. Ortak basın açıklamasına; Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu, Yeniden Refah Partisi Karacabey İlçe Başkanı Adem Tosun, Cumhuriyet Halk Partisi Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanı Vahitcan Demir ve Vatan Partisi Karacabey İlçe Başkanı Ercüment Tezel imza attı. Söz konusu açıklama, Karacabey Belediyesi'nin taşınmaz satış kararına yönelik siyasi tartışmaları yeni bir boyuta taşırken, gözler şimdi belediye yönetiminin kamuoyuna yapacağı olası açıklamaya çevrildi.

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" Gündemiyle Gerçekleşen Belediye Meclis Toplantısını Takip Etti Haber

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" Gündemiyle Gerçekleşen Belediye Meclis Toplantısını Takip Etti

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanlığı, Nilüfer Belediye Meclisi'nin Temmuz ayı ilk birleşimine teşkilatı temsilen katılım sağlayarak kamuoyunun yakından takip ettiği "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" ana gündemli oturumda yerini aldı. Çok sayıda mahalle muhtarının ve vatandaşın da katılım gösterdiği toplantıda, çevre, halk sağlığı, şehir planlaması ve gelecek nesillere bırakılacak yaşam alanlarının korunması konuları ön plana çıktı. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanlığı adına Yerel Yönetimler ve Mahalli İdareler Başkanı Mehmet Kumdereli ile Sivil Toplum Kuruluşları ve Halkla İlişkiler Başkanı Hakan Bulut'un hazır bulunduğu toplantıda, vatandaşların ve muhtarların dile getirdiği çevresel kaygılar dikkatle takip edildi. Meclis oturumunda özellikle ilçede oluşturulması planlanan atık ve depolama alanlarına ilişkin tartışmalar yoğun şekilde gündeme gelirken, mahalle muhtarları ve toplantıyı izleyen vatandaşlar "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" çağrısıyla çevresel hassasiyetlerini ortaya koydu. Katılımcılar, çevrenin korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da ilgilendiren temel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Toplantı süresince zaman zaman Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) meclis üyeleri arasında görüş ayrılıkları nedeniyle gergin anlar yaşandı. Farklı değerlendirmelerin sert tartışmalara dönüştüğü oturumda, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Öztürk'ün devreye girerek sağduyulu yaklaşımıyla meclis düzenini yeniden sağlaması ve oturumu sükûnet içerisinde devam ettirmesi dikkat çekti. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından yapılan değerlendirmede, çevreyi ilgilendiren kararların yalnızca siyasi bakış açılarıyla değil; bilimsel veriler, şehircilik ilkeleri, çevresel sürdürülebilirlik, kamu yararı ve halkın ortak iradesi doğrultusunda ele alınmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, yerel yönetimlerin temel görevinin vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek, doğal çevreyi korumak ve şehirlerin sağlıklı gelişimini güvence altına almak olduğu belirtilerek şu değerlendirmelere yer verildi: "Çevre meselesi hiçbir siyasi partinin tek başına sahiplenebileceği bir konu değildir. Temiz hava, sağlıklı su kaynakları, verimli tarım alanları ve yaşanabilir şehirler toplumun ortak değeridir. Yerel yönetimlerin alacağı her karar; yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların yaşayacağı çevreyi de doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle çevreyle ilgili tüm projelerde şeffaflık, katılımcılık ve ortak akıl esas alınmalıdır." Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, mahalle muhtarlarının ve vatandaşların toplantıya yoğun katılım göstermesini yerel demokrasinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi. Halkın doğrudan sürece dâhil olmasının, yerel yönetim anlayışının güçlenmesine ve alınacak kararların toplumsal meşruiyet kazanmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Yerel Yönetimler ve Mahalli İdareler Başkanı Mehmet Kumdereli ile Sivil Toplum Kuruluşları ve Halkla İlişkiler Başkanı Hakan Bulut, çevreyi ve halk sağlığını ilgilendiren tüm gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceklerini belirterek, Saadet Partisi'nin insan odaklı belediyecilik anlayışı doğrultusunda şehirlerin doğal dokusunun korunmasını, çevreye duyarlı yatırımların desteklenmesini ve vatandaşların taleplerinin karar alma süreçlerine etkin şekilde yansıtılmasını önemsediklerini ifade ettiler. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanlığı, çevreye, insan sağlığına ve şehirlerin sürdürülebilir gelişimine ilişkin her konuda yapıcı bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceğini, kamu yararını önceleyen tüm girişimlerin yanında olmaya devam edeceğini ve Nilüfer'in doğal yapısını koruyacak politikaların takipçisi olacağını kamuoyuna saygıyla duyurdu. Toplantıya, Beşevler Mahallesi Muhtarı ve Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer ile Karacaoba Mahallesi Muhtarı ve Nilüfer İlçe Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar da katılım sağladı. Bölgedeki çok sayıda mahalle muhtarının da hazır bulunduğu oturumda, muhtarlar çevre ve halk sağlığı konusundaki hassasiyetlerini dile getiren kısa konuşmalar gerçekleştirdi. Muhtarlar, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" yazılı pankartlarla tepkilerini demokratik ve barışçıl bir şekilde ortaya koyarken, çevreyi ilgilendiren kararların mahalle sakinlerinin görüşleri alınarak, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguladılar. Yapılan açıklamalarda, doğal yaşam alanlarının korunmasının, tarım arazilerinin, su kaynaklarının ve yaşam kalitesinin gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılmasının yerel yönetimlerin öncelikli sorumlulukları arasında yer aldığı ifade edildi. Toplantıda sergilenen bu ortak duruş, çevre konusunda siyasi görüşlerden bağımsız olarak toplumun farklı kesimlerinin aynı hassasiyet etrafında buluşabildiğini gösterirken, muhtarların ve vatandaşların katılımı da yerel demokrasinin güçlendirilmesi açısından önemli bir örnek olarak değerlendirildi.

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz” Haber

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz”

BURSA – Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamu alımları ve ihale sistemine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımına yönelik mevcut anlayışı sert sözlerle eleştirdi. Kamu alımlarında şeffaflığın giderek ortadan kalktığını, rekabetin zayıfladığını ve istisnai uygulamaların olağan hale getirildiğini savunan Yurtsever, “Milletin alın teriyle oluşan kaynaklar üzerinde hiç kimsenin sınırsız tasarruf hakkı yoktur” dedi. Türkiye’nin ağır ekonomik şartlardan geçtiğini belirten Yurtsever, milyonlarca vatandaşın hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetiyle mücadele ettiği bir dönemde kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının her zamankinden daha önemli hale geldiğini ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Yurtsever, buna karşın kamu harcamalarındaki tartışmaların toplum vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturduğunu kaydetti. “Kamu alımları sistemi yıllar içerisinde yapılan düzenlemelerle asli yapısından uzaklaştırılmıştır” diyen Yurtsever, açık rekabeti esas alan ihale anlayışının yerini giderek daha kapalı ve denetlenmesi zor yöntemlere bıraktığını savundu. “İstisnalar Kural Haline Getirildi” Açıklamasında kamu alımlarındaki istisna uygulamalarına dikkat çeken Yurtsever, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir ülkede istisnalar çoğaldıkça şeffaflık azalır, şeffaflık azaldıkça da milletin devlete olan güveni zarar görür. Kamu alımlarında açık ihale yöntemi temel kural olması gerekirken, bugün istisnai yöntemlerin giderek yaygınlaşması kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Devletin kasasından çıkan her kuruşun hesabı millete verilmelidir.” Yurtsever, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin zayıflamasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda demokratik bir sorun olduğunu belirterek, kamu kaynaklarının kullanımında toplumun bilgi alma hakkının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “86 Milyonun Hakkı Korunmalıdır” Saadet Partisi olarak kamu malını bir emanet olarak gördüklerini vurgulayan Yurtsever, kamu kaynaklarının belli kesimlerin değil bütün vatandaşların ortak değeri olduğunu ifade etti. “Bu kaynaklar herhangi bir grubun, çevrenin veya ayrıcalıklı kesimin değil; 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkıdır. Milletin vergileriyle oluşan bütçe üzerinde tasarruf yapılırken öncelik her zaman kamu yararı olmalıdır. Kamu kaynakları siyasi, bürokratik veya ekonomik güç odaklarının değil, milletin emanetidir” dedi. “Türkiye İsrafı Değil Tasarrufu Konuşmalıdır” Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ortadayken kamu yönetiminde tasarruf kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yurtsever, kamu harcamalarında verimlilik ve denetimin artırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. “Bugün vatandaş pazarda, markette ve faturalarında ağır bir yük hissederken devlet yönetiminde en küçük israfın bile kabul edilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin ihtiyacı kamu kaynaklarını hoyratça tüketen anlayışlar değil, tasarrufu esas alan, adaleti önceleyen ve milletin emanetine sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır” diye konuştu. “Her Kuruşun Hesabı Sorulmalıdır” Açıklamasının sonunda kamu yönetiminde şeffaflık ve dürüstlük çağrısını yineleyen Yurtsever, devletin harcadığı her kuruşun kamuoyu tarafından denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. “Millet fedakârlık yaparken kamu yönetiminin de aynı hassasiyeti göstermesi gerekir. Her kuruşun hesabının verildiği, ihalelerin şeffaf biçimde yürütüldüğü, denetim mekanizmalarının güçlü çalıştığı bir sistem hem ekonomik kayıpları önleyecek hem de devlete duyulan güveni artıracaktır. Kamu malına emanet gözüyle bakılmadıkça ne israf önlenebilir ne de adalet tesis edilebilir.” Saadet Partili Yurtsever’in açıklamaları, kamu ihaleleri, kamu harcamaları ve devlet yönetiminde şeffaflık tartışmalarının yeniden gündemde olduğu bir dönemde dikkat çeken eleştiriler arasında yer aldı.

Anahtar Parti Ferizli’den yerel yönetime sert sorular! Haber

Anahtar Parti Ferizli’den yerel yönetime sert sorular!

Açıklamada, TÜİK verilerine göre Ferizli’nin Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilçeleri arasında yer aldığı belirtilerek, Organize Sanayi Bölgesi’ne yapılan yatırımlar sayesinde mevcut 36-40 bin civarındaki nüfusa önümüzdeki yıllarda yaklaşık 40 bin kişinin daha eklenmesinin beklendiği ifade edildi. Bu büyüme karşısında ilçenin geleceğine yönelik somut projelerin ortaya konulmadığını savunan Anahtar Parti Ferizli İlçe Başkanı İsmaik Kuduı, belediye yönetimine şu soruları yöneltti: “Bugüne kadar ne kadar alan imara açıldı? Kaç yeni cadde ve sokak açıldı? Kaç kilometre yeni yol yapıldı? Nüfusun iki katına yaklaşacağı öngörülürken altyapı ve üstyapı planlamaları hazırlandı mı? İlçeyi sıkışmış yapılaşmadan kurtaracak projeler nelerdir?” Açıklamada ayrıca, belediyenin sosyal medya gündemini takip etmek yerine ilçenin geleceğini planlaması gerektiği vurgulanırken, çevre belediyelerin borçlarını azaltmasına rağmen Ferizli Belediyesi’nde sürekli borçların gündeme gelmesinin dikkat çekici olduğu belirtildi. Vatandaşların hizmet eksikliklerinden şikâyetçi olduğunun ifade edildiği açıklamada, “2026 yılında hâlâ yol sorunları için toplantılar yapılıyorsa, hâlâ doğalgaz hizmetleriyle ilgili görüşmeler sürüyorsa ve sosyal yaşam alanları konusunda çözüm arayışları devam ediyorsa bunun sorumlusu kimdir?” sorusu yöneltildi. Seçimlerin üzerinden 25 ay geçtiğine dikkat çekilen açıklamada, belediye yönetiminden bu süreçte ilçeye kazandırılan yeni imar alanları, açılan cadde ve yollar ile hayata geçirilen büyüme projeleri konusunda kamuoyuna açıklama yapılması istendi. Anahtar Parti Ferizli İlçe Başkanı İsmail Kudu, Ferizli’nin geleceğinin günü kurtaran çalışmalarla değil, uzun vadeli ve vizyoner projelerle şekillendirilebileceğini belirterek, belediye yönetimini şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda vatandaşları bilgilendirmeye davet etti. Kamuoyuna yapılan çağrıda, hızla büyüyen Ferizli’nin geleceğinin bugünden planlanmasının bir tercih değil, zorunluluk olduğu vurgulandı.

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz” Haber

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz”

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral, kentin kronikleşen sorunlarının daha yakından takip edilmesi, çözüm yollarının somutlaştırılması ve kamuoyunda güçlü bir farkındalık oluşturulması amacıyla kapsamlı bir adım attıklarını duyurdu. Göral, Bursa’nın farklı alanlardaki ihtiyaçlarına doğrudan temas edecek şekilde 12 ayrı ihtisas komisyonu kurulacağını açıkladı. Yaptığı değerlendirmede mevcut sorunların artık ertelenemez bir noktaya geldiğine dikkat çeken Göral, “Bursa’nın meseleleri günübirlik yaklaşımlarla çözülemez. Eğer sorunları doğru tespit etmez ve kalıcı çözümler üretmezsek, yarın çok daha ağır bedellerle karşı karşıya kalırız” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda oluşturulacak komisyonların yalnızca rapor hazırlayan yapılar olmayacağını vurgulayan Göral, sahadan veri toplayan, vatandaşla doğrudan temas kuran ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara taşıyan aktif bir yapı hedeflediklerini belirtti. Kurulacak 12 ihtisas komisyonunun; ekonomi, sanayi, tarım, eğitim, sağlık, çevre, ulaşım, kentsel dönüşüm, sosyal politikalar, gençlik ve spor, kadın ve aile ile yerel yönetimler gibi Bursa’nın temel dinamiklerini kapsayacağını ifade eden Göral, her bir komisyonun alanında uzman isimlerden oluşacağını söyledi. Göral, “Artık sorunları uzaktan izleyen değil, sahaya inen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçiriyoruz” dedi. Vatandaşların sürece aktif katılımının önemine de değinen Göral, bu komisyonların toplumla güçlü bir etkileşim içinde çalışacağını belirtti. Amaçlarının yalnızca sorunları tespit etmek değil, aynı zamanda bu sorunların kamuoyunda daha fazla görünür olmasını sağlamak olduğunu ifade eden Göral, “Bir sorun konuşulmuyorsa, çözümü de gecikir. Biz Bursa’nın gerçek gündemini görünür kılmakta kararlıyız” şeklinde konuştu. Açıklamasında uyarıcı mesajlara da yer veren Göral, özellikle plansız şehirleşme, çevresel riskler ve ekonomik daralma gibi başlıklarda gerekli önlemler alınmadığı takdirde Bursa’nın geleceğinin ciddi tehdit altında olabileceğini dile getirdi. “Bugün görmezden gelinen her sorun, yarının daha büyük krizlerine dönüşür. Bu nedenle tüm kurumları ve yetkilileri sorumluluk almaya davet ediyoruz” diyen Göral, iş birliği çağrısında bulundu. Komisyonların hazırlayacağı raporların düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılacağını da açıklayan Göral, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ön planda tutulacağını vurguladı. Ayrıca bu çalışmaların yalnızca siyasi bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bu bir Bursa meselesidir. Kim taşın altına elini koyarsa, biz onunla birlikte çalışmaya hazırız” dedi. Son olarak Bursa halkına seslenen Göral, “Şehrimizin sorunlarını birlikte konuşacak, birlikte çözeceğiz. Sessiz kalmak, sorunları büyütmekten başka bir işe yaramaz. Herkesi bu sürecin parçası olmaya davet ediyorum” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

İsmail Seyis’ten Oktay Yılmaz’a Proje Eleştirisi: “Şeffaflık ve Kaynak Yönetimi Açıklanmalı” Haber

İsmail Seyis’ten Oktay Yılmaz’a Proje Eleştirisi: “Şeffaflık ve Kaynak Yönetimi Açıklanmalı”

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Bursa’nın Yıldırım ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan büyük ölçekli projeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Seyis, proje süreci ve finansman modeli hakkında kamuoyunun daha açık şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın, “Belediye bütçesinden hiçbir para çıkmadan yaklaşık 1 milyar 250 milyon TL inşaat maliyetine sahip, toplamda 2 milyar TL değerinde bir proje gerçekleştiriyoruz” şeklindeki açıklamasını hatırlatan Seyis, bu modelin detaylarının netleştirilmesi gerektiğini savundu. Seyis, projeye yatırım yapan firmanın kim olduğu ve sürecin hangi şartlarda yürütüldüğüne dair sorular yönelterek, “Bu büyüklükte bir yatırımın hangi iş birliği modeliyle gerçekleştirildiği kamuoyuna açık şekilde anlatılmalıdır” dedi. Açıklamasında, Yıldırım ilçesinin uzun yıllardır aynı yönetim anlayışıyla idare edildiğini belirten Seyis, belediyenin geçmiş dönem kaynak kullanımlarını da gündeme taşıdı. İlçede kamuya ait alanların değerlendirilmesi ve elde edilen gelirlerin nasıl kullanıldığı konusunda daha fazla şeffaflık gerektiğini ifade etti. Seyis ayrıca, ilçede temel belediyecilik hizmetlerine yönelik beklentilerin devam ettiğini vurgulayarak, mahallelerdeki sorunların çözümü konusunda daha etkin bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Açıklamasının sonunda Yıldırımlı vatandaşların haklarının takipçisi olacaklarını belirten Seyis, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin hesap verilebilirliğin önemine dikkat çekti.

Bursa'da BESOB krizi: Adaya kapı kapandı iddiası! Haber

Bursa'da BESOB krizi: Adaya kapı kapandı iddiası!

Bursa Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği seçimlerine sayılı günler kala İnegöl’de yaşanan gelişme, sürece gölge düşürdü. BESOB Başkan adaylığını açıklayan Sadi Aydın’ın, projelerini anlatmak üzere İnegöl’deki oda başkanlarıyla yapmayı planladığı toplantı, son anda iptal edildi. Edinilen bilgilere göre Aydın’ın randevu talebine birçok oda başkanlığı olumlu yaklaşırken, toplantıya saatler kala gönderilen bir mesajla buluşmanın iptal edildiği öğrenildi. İptale ilişkin herhangi bir resmi gerekçe sunulmaması dikkat çekti. Sürecin yalnızca bir mesajla sonlandırılması ise “kurumsal ciddiyet” tartışmalarını beraberinde getirdi. Yaşananlar, basit bir organizasyon aksaklığından öte, “adayın kendini ifade etmesinin engellenmesi” olarak yorumlandı. Bu durumun yalnızca bir adayı değil, aynı zamanda esnafın farklı görüşleri dinleme hakkını da ortadan kaldırdığı ifade ediliyor. Öte yandan İnegöl kulislerinde, mevcut yönetimin bölgedeki etkisinin belirleyici olduğu ve bazı oda yönetimlerinin bu etkinin dışına çıkmak istemediği iddiaları konuşuluyor. Bu iddiaların doğruluğu halinde, ortaya çıkan tablonun “yönlendirme” tartışmalarını daha da derinleştireceği belirtiliyor. Camia içerisindeki sorular... Yaşanan gelişmelerin ardından şu sorular gündeme geldi: Bir adayın esnafla buluşması neden engellendi? Toplantının iptal edilmesi kararını kim ya da kimler aldı? İnegöl’de oda yönetimleri bağımsız mı hareket ediyor? Ahilik kültürü, şeffaflık ve dayanışma vurgularının sıkça dile getirildiği bir ortamda, alternatif görüşlerin daha dile getirilmeden engellenmesi eleştirilere neden oldu. Uzmanlara göre bu tür uygulamalar, sadece seçim sürecine değil, esnafın temsil anlayışına da zarar veriyor. İnegöl’de yaşanan bu gelişmenin, BESOB seçim sürecinde nasıl bir etki yaratacağı ise merak konusu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.