Hava Durumu

#Sanayi Altyapısı

- Sanayi Altyapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi Altyapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Bursa’da Yerli Teknoloji Varken Neden Yabancıya 2 Milyar Dolar?” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Çok Sert Tepki: “Bursa Üvey Evlat mı?” Haber

“Bursa’da Yerli Teknoloji Varken Neden Yabancıya 2 Milyar Dolar?” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Çok Sert Tepki: “Bursa Üvey Evlat mı?”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Çinli CRRC Zhuzhou Locomotive firmasından tramvay alımıyla ilgili kararına sert sözlerle tepki gösterdi. Yaklaşık 2 milyar dolarlık dış alım üzerinden yapılan anlaşmayı eleştiren Öztürk, Bursa’da geliştirilen yerli teknoloji ve raylı sistem üretim kapasitesine rağmen yabancı firma tercih edilmesini “ekonomik ve stratejik bir çelişki” olarak değerlendirdi. Öztürk, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bursa’da üretilen, dünyaya ihraç edilen, mühendisliği ve AR-GE gücüyle kendini ispatlamış bir teknoloji varken; neden 2 milyar dolarlık bir kaynak Çinli bir firmaya aktarılıyor? Bu şehir bu ülkenin vitrini değil mi? Yoksa Bursa sizin gözünüzde üvey evlat mı?” “YERLİ ÜRETİM VARKEN DIŞA BAĞIMLILIK TERCİH DEĞİL, TERCİH EDİLMİŞ BİR POLİTİKADIR” Bursa’nın raylı sistemler alanında Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Öztürk, şehirdeki sanayi altyapısının görmezden gelinmesini eleştirdi. Bursa’da Durmazlar Makine’nin raylı sistem markası Durmaray tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk yerli alçak tabanlı tramvayı İpekböceği’nin üretildiğini hatırlatan Öztürk, yerli üretim ekosisteminin gücüne rağmen dış alım yapılmasını sorguladı. Kentteki BURAY Raylı Sistemler Kümelenmesi sayesinde birçok yerli firmanın fren sistemlerinden kabin ekipmanlarına kadar kritik parçaları ürettiğini belirten Öztürk, “Bursa artık sadece üretmiyor, teknoloji ihraç ediyor” dedi. “BU ŞEHİR RAYLI SİSTEMDE DÜNYA İLE REKABET EDİYOR” Öztürk açıklamasında, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde geliştirilen AR-GE ve UR-GE projelerinin Türkiye’nin raylı sistem teknolojisinde önemli bir kırılma noktası oluşturduğunu da vurguladı. Polonya’ya yapılan ilk tramvay ihracatının Bursa’dan gerçekleştiğini hatırlatan Öztürk, şunları söyledi: “Bu şehir sadece üretim yapmıyor, ihracat yapıyor, rekabet ediyor, dünya pazarına giriyor. Böyle bir ekosistem varken dışarıdan alım yapmak ekonomik değil, stratejik bir zafiyettir.” “BURSA’NIN POTANSİYELİ YOK SAYILIYOR” Bursa’nın lojistik konumu, sanayi gücü ve mühendislik altyapısının Türkiye’nin en güçlü endüstri merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Öztürk, alınan kararın yerli sanayi açısından moral bozucu etkiler oluşturduğunu savundu. Kentteki üretim kapasitesinin yıllardır geliştirildiğini vurgulayan Öztürk, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bursa, raylı sistemler alanında sadece Türkiye’nin değil, bölgenin üretim üssü olabilecek potansiyele sahip. Buna rağmen dışarıdan yapılan devasa alımlar, yerli üreticiyi görmezden gelmek anlamına gelir.” “50 MİLYAR EUROLUK KAYNAK NEREDE KALACAK?” Raylı sistem projelerinin ekonomik büyüklüğüne de dikkat çeken Öztürk, Türkiye’de bu alanda yapılan yatırımların yüz milyarlarca euroluk bir ekonomik hacme karşılık geldiğini ifade etti. Yerli katkı şartının daha güçlü uygulanması gerektiğini belirten Öztürk, şu ifadeleri kullandı: “Eğer yerli üretim desteklenmezse, milyarlarca euroyu dışarıya göndermeye devam ederiz. Oysa doğru politikalarla bu kaynak Türkiye’de kalabilir, sanayi büyür, istihdam artar.” “BURSA’YA BAKIŞ AÇISI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ” Açıklamasının sonunda merkezi ve yerel yönetime çağrıda bulunan Tayfun Öztürk, Bursa’nın üretim gücünün stratejik bir değer olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Öztürk, “Bu şehir üretiyor, geliştiriyor, ihraç ediyor. Buna rağmen yerli firmalar yerine yabancı şirketlerin tercih edilmesi kabul edilebilir değildir. Bursa’nın emeği ve potansiyeli görmezden gelinmemelidir” dedi. SONUÇ: YERLİ SANAYİ Mİ, DIŞA BAĞIMLILIK MI? Bursa’da raylı sistemler alanında gelişen güçlü sanayi altyapısı ve yerli üretim kapasitesi, son yapılan alım kararlarıyla yeniden tartışma konusu oldu. DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ün açıklamaları, şehirdeki sanayi ekosisteminin geleceği ve kamu alım politikalarının yönü hakkında yeni bir tartışma başlattı. Kamuoyunda şimdi en çok sorulan soru ise şu oldu: “Bursa, kendi teknolojisini üreten bir şehir mi olacak, yoksa kendi üretimini görmezden gelen bir pazar mı?”

DEVA Partisi’nden Bursa Yönetimine Sert Eleştiri: “Sorun Kaynak Değil, Açık Bir Yönetim Zafiyetidir” Haber

DEVA Partisi’nden Bursa Yönetimine Sert Eleştiri: “Sorun Kaynak Değil, Açık Bir Yönetim Zafiyetidir”

DEVA Partisi Bursa teşkilatından Tayfun Öztürk adına yapılan açıklama, Bursa’nın mevcut yönetim anlayışına yönelik sert eleştiriler ve dikkat çekici tespitler içermesiyle gündeme oturdu. Açıklamada, Bursa’nın sahip olduğu güçlü sanayi altyapısı, verimli tarım arazileri ve nitelikli insan kaynağına rağmen uzun süredir “yanlış yönetim anlayışı” nedeniyle potansiyelinin gerisinde kaldığı vurgulandı. Öztürk, Bursa’nın mevcut durumunu “kaçırılmış fırsatlar şehri” olarak nitelendirerek, sorunun ekonomik kaynak yetersizliği değil, doğrudan yönetim eksikliği olduğunu ifade etti. Açıklamada, “Bugün Bursa’nın karşı karşıya olduğu tabloyu gizlemenin bir anlamı yok. Bu şehirde sorun para değil, vizyon ve yönetimdir” sözleriyle eleştirilerin tonu yükseltildi. “Günü Kurtaran Değil, Günü Tüketen Projelerle Karşı Karşıyayız” Mevcut yerel yönetim politikalarının hedef alındığı açıklamada, şehirde hayata geçirilen projelerin büyük kısmının uzun vadeli planlama anlayışından uzak olduğu belirtildi. Parçalı müdahaleler, plansız yatırımlar ve kısa vadeli çözümlerin Bursa’yı ileriye taşımak yerine zaman kaybettirdiği savunuldu. Öztürk, özellikle trafik ve şehirleşme konularına dikkat çekerek, “Her gün biraz daha kilitlenen bir trafik, kontrolsüz büyüyen bir şehir ve düşen yaşam kalitesiyle karşı karşıyayız. Bursa büyüyor ama Bursalı aynı oranda nefes alamıyor” ifadelerini kullandı. Açıklamada, ekonomik büyümenin de toplumsal refaha yeterince yansımadığı vurgulanarak, üretim gücüne rağmen vatandaşın günlük yaşamında hissedilir bir iyileşme olmadığına dikkat çekildi. “Artık Yama Değil, Sistem Değişikliği Gerekiyor” DEVA Partisi cephesinden yapılan değerlendirmede, Bursa’nın sorunlarının geçici çözümlerle giderilemeyeceği net bir dille ifade edildi. Mevcut yaklaşımın “asfalt dök, yol genişlet” mantığının ötesine geçemediği belirtilirken, bunun sürdürülebilir olmadığı savunuldu. Öztürk, “Bursa’nın ihtiyacı pansuman değil, köklü bir sistem değişimidir. Ulaşımda bütüncül planlama, şehirleşmede disiplin ve ekonomide katma değer odaklı dönüşüm artık ertelenemez bir zorunluluktur” diyerek daha kapsamlı bir dönüşüm çağrısı yaptı. “DEVA Partisi Bursa’ya Plan Getirecek” Açıklamanın devamında DEVA Partisi’nin Bursa için hazırladığı vizyon ve çözüm önerilerine yer verildi. Parti olarak günü kurtarmaya yönelik değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir politikalarla hareket ettiklerini belirten Öztürk, çözümün veriye dayalı ve uygulanabilir projelerden geçtiğini ifade etti. Bu kapsamda öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı: Ulaşımda kalıcı ve akıllı sistemler Ekonomide üretimi doğrudan refaha dönüştüren politikalar Şehirleşmede güvenli, planlı ve denetimli büyüme Gençlere umut, esnafa nefes olacak destek mekanizmaları “Bursa’nın Kaybedecek Bir Dakikası Yok” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden birinde ise zaman vurgusu öne çıktı. Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen geri kalmış bir performans sergilediği ifade edilerek, artık gecikmeye tahammül olmadığı dile getirildi. Öztürk, “Bu şehir potansiyelinin altında kalmayı hak etmiyor. Bursa ya yerinde saymaya devam edecek ya da hak ettiği sıçramayı yapacak. Bunun için kararlı bir irade gerekiyor” sözleriyle mevcut yönetime yönelik eleştirisini sürdürdü. “Biz Hazırız” Mesajı DEVA Partisi’nin Bursa için somut bir yol haritasına sahip olduğunu belirten Tayfun Öztürk, açıklamasını net bir siyasi mesajla tamamladı: “Biz hazırız. Bursa için planımız var, çözümümüz var, irademiz var. Bu şehir doğru yönetildiğinde sadece Türkiye’nin değil, bölgenin de en güçlü merkezlerinden biri olabilir.” Sert ifadelerle mevcut tabloyu eleştiren açıklama, Bursa’da önümüzdeki dönemde siyasi tartışmaların daha da yoğunlaşacağının sinyalini verirken, şehir yönetimi ve planlama politikaları üzerindeki tartışmayı da yeniden alevlendirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.