Hava Durumu

#Sanayi

- Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz” Haber

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz”

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral, kentin kronikleşen sorunlarının daha yakından takip edilmesi, çözüm yollarının somutlaştırılması ve kamuoyunda güçlü bir farkındalık oluşturulması amacıyla kapsamlı bir adım attıklarını duyurdu. Göral, Bursa’nın farklı alanlardaki ihtiyaçlarına doğrudan temas edecek şekilde 12 ayrı ihtisas komisyonu kurulacağını açıkladı. Yaptığı değerlendirmede mevcut sorunların artık ertelenemez bir noktaya geldiğine dikkat çeken Göral, “Bursa’nın meseleleri günübirlik yaklaşımlarla çözülemez. Eğer sorunları doğru tespit etmez ve kalıcı çözümler üretmezsek, yarın çok daha ağır bedellerle karşı karşıya kalırız” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda oluşturulacak komisyonların yalnızca rapor hazırlayan yapılar olmayacağını vurgulayan Göral, sahadan veri toplayan, vatandaşla doğrudan temas kuran ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara taşıyan aktif bir yapı hedeflediklerini belirtti. Kurulacak 12 ihtisas komisyonunun; ekonomi, sanayi, tarım, eğitim, sağlık, çevre, ulaşım, kentsel dönüşüm, sosyal politikalar, gençlik ve spor, kadın ve aile ile yerel yönetimler gibi Bursa’nın temel dinamiklerini kapsayacağını ifade eden Göral, her bir komisyonun alanında uzman isimlerden oluşacağını söyledi. Göral, “Artık sorunları uzaktan izleyen değil, sahaya inen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçiriyoruz” dedi. Vatandaşların sürece aktif katılımının önemine de değinen Göral, bu komisyonların toplumla güçlü bir etkileşim içinde çalışacağını belirtti. Amaçlarının yalnızca sorunları tespit etmek değil, aynı zamanda bu sorunların kamuoyunda daha fazla görünür olmasını sağlamak olduğunu ifade eden Göral, “Bir sorun konuşulmuyorsa, çözümü de gecikir. Biz Bursa’nın gerçek gündemini görünür kılmakta kararlıyız” şeklinde konuştu. Açıklamasında uyarıcı mesajlara da yer veren Göral, özellikle plansız şehirleşme, çevresel riskler ve ekonomik daralma gibi başlıklarda gerekli önlemler alınmadığı takdirde Bursa’nın geleceğinin ciddi tehdit altında olabileceğini dile getirdi. “Bugün görmezden gelinen her sorun, yarının daha büyük krizlerine dönüşür. Bu nedenle tüm kurumları ve yetkilileri sorumluluk almaya davet ediyoruz” diyen Göral, iş birliği çağrısında bulundu. Komisyonların hazırlayacağı raporların düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılacağını da açıklayan Göral, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ön planda tutulacağını vurguladı. Ayrıca bu çalışmaların yalnızca siyasi bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bu bir Bursa meselesidir. Kim taşın altına elini koyarsa, biz onunla birlikte çalışmaya hazırız” dedi. Son olarak Bursa halkına seslenen Göral, “Şehrimizin sorunlarını birlikte konuşacak, birlikte çözeceğiz. Sessiz kalmak, sorunları büyütmekten başka bir işe yaramaz. Herkesi bu sürecin parçası olmaya davet ediyorum” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Yunus Aydın Perspektifiyle Bursa Ulaşımı: Viyadük Eksikliği mi, Bilinçli Tercih mi? Haber

Yunus Aydın Perspektifiyle Bursa Ulaşımı: Viyadük Eksikliği mi, Bilinçli Tercih mi?

Türkiye’nin en güçlü sanayi kentlerinden biri olan Bursa, üretim kapasitesi ve ekonomik dinamizmiyle öne çıkarken, şehir içi ulaşım politikalarında diğer büyükşehirlerden ayrışan bir model izliyor. İstanbul, İzmir ve Ankara gibi metropollerde yaygın şekilde kullanılan şehir içi viyadük sistemlerinin Bursa’da neredeyse hiç bulunmaması, kent planlamasında dikkat çekici bir farklılık olarak öne çıkıyor. Bu durumun bir eksiklik mi yoksa bilinçli bir şehircilik tercihi mi olduğu sorusu, Uludağ Organize Sanayi Bölgesi geçmiş dönem Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aydın’ın değerlendirmeleriyle çok boyutlu şekilde ele alınıyor. Türkiye’de Viyadüklerin Rolü Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde viyadükler, yoğun trafik yükünü şehir içi akıştan ayırarak kesintisiz ulaşım sağlama işlevi görüyor. Mecidiyeköy’deki viyadük sistemi, İstanbul’un en yoğun arterlerinden biri olan D-100 (E-5) üzerinde transit trafiği şehir içinden ayrıştırarak önemli bir rahatlama sağlıyor. Bu yapı, Bursa’daki Kent Meydanı ve Heykel gibi yoğun merkezlerle benzer bir işlev üstlenebilecek potansiyele işaret ediyor. Bornova viyadükleri ise İzmir’de adeta bir “üst ulaşım koridoru” oluşturarak özellikle liman bağlantılarında kritik rol oynuyor. Bu model, Bursa’da Görükle ile Kestel hattı arasında kesintisiz bir üst yol alternatifi olarak değerlendiriliyor. Başkent Ankara’da ise viyadükler çoğunlukla coğrafi zorunlulukların sonucu olarak ortaya çıkıyor. Dikmen ve Kuzey Ankara aksında yer alan yapılar, vadiler arasında kesintisiz ulaşım sağlıyor. Bursa’nın Tercihi: Yer Altı Çözümleri Bursa’da ise uzun yıllardır öncelikli tercih “battı-çıktı” (dalçık) sistemleri oldu. Şehir, viyadük yerine trafiği yer altına almayı tercih ederek farklı bir planlama yaklaşımı benimsedi. Bu tercihin arkasında öne çıkan temel unsurlar şöyle sıralanıyor: Tarihi ve estetik hassasiyetler: Osmanlı mirası ve Uludağ silueti, şehir üstünde büyük beton yapıların oluşmasına karşı çekince oluşturdu. Şehir dokusu: Yoğun yerleşim alanları arasında viyadük geçirmek, kamulaştırma ve görsel etki açısından zorluklar barındırıyor. Planlama yaklaşımı: Yerel yönetimler uzun yıllar boyunca “üstten değil alttan çözüm” modelini benimsedi. Ancak artan nüfus, genişleyen sanayi alanları ve özellikle organize sanayi bölgelerine yönelen ağır vasıta trafiği, mevcut sistemin sınırlarını zorlamaya başladı. Sanayi Kenti İçin Yeni Ulaşım Modeli Arayışı Uludağ OSB’nin eski başkanı Yunus Aydın, Bursa’nın artık klasik şehir kimliğinin ötesine geçtiğini vurguluyor: “Bursa artık sadece bir şehir değil, aynı zamanda dev bir üretim merkezi. Organize sanayi bölgeleri arasındaki bağlantılar ve liman erişimi, şehir içi trafikten bağımsız düşünülmek zorunda.” Bu çerçevede özellikle İzmir Yolu ile Ankara Yolu aksında planlanabilecek viyadük sistemlerinin, ulaşımda yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği ifade ediliyor. Olası Viyadük Sisteminin Avantajları Kesintisiz ulaşım: Sinyalizasyon ve kavşaklardan bağımsız bir ekspres hat oluşturulabilir. Zaman ve yakıt tasarrufu: Özellikle sanayi lojistiğinde verimlilik artışı sağlar. Kritik noktaların rahatlaması: Acemler gibi yoğun kavşaklarda %30-40 oranında rahatlama mümkün olabilir. Maliyet avantajı: Bazı projelerde yer altı çözümlerine göre daha ekonomik olabilir. Tartışmanın Odağı: Şehir Silueti Viyadük projelerinin en çok tartışılan yönü ise görsel etkisi. Bursa gibi tarihi ve doğal kimliği güçlü bir şehirde, yüksek beton yapıların kent estetiğine etkisi önemli bir tartışma başlığı olarak öne çıkıyor. Bu nedenle olası projelerde mimari tasarım, çevresel uyum ve şehir siluetiyle entegrasyon kritik önem taşıyor. Gelecek Perspektifi: Hibrit Ulaşım Modeli Uzmanlara göre Bursa’nın ulaşım geleceği, tek bir modele bağlı kalmak yerine hibrit çözümlerde şekillenecek. Battı-çıktı sistemleri, raylı ulaşım ve sınırlı viyadük uygulamalarının birlikte planlanması, daha sürdürülebilir bir ulaşım altyapısı oluşturabilir. Özellikle Görükle – Kestel hattında geliştirilebilecek çok katmanlı ulaşım sistemi, hem şehir içi trafiği hem de sanayi lojistiğini dönüştürebilecek potansiyele sahip. Sonuç Bursa’da viyadüklerin bugüne kadar tercih edilmemesi bir eksiklikten çok, geçmiş planlama anlayışının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Ancak değişen ihtiyaçlar, artan üretim kapasitesi ve lojistik talepler, bu yaklaşımın yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Sanayi, nüfus ve ulaşım baskısının arttığı yeni dönemde Bursa’nın, daha cesur ve yenilikçi ulaşım çözümlerine yönelmesi kaçınılmaz görünüyor.

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada Haber

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada

Bursa programı kapsamında Genel Merkez heyetiyle birlikte temaslarda bulunduklarını belirten Özdağ, İnegöl’ün ardından Bursa merkez ve farklı illerde ziyaretlerini sürdüreceklerini ifade etti. Parti olarak sahada aktif olduklarını vurgulayan Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz sahadayız ve sahada çalışmalarımızı yüksek bir tempoyla sürdürüyoruz” dedi. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bu tür olayların yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını belirtti. Basın ve sosyal medyada olay görüntülerinin paylaşılmasının doğru olmadığını savunan Özdağ, “Basının otokontrolle bu konuya yaklaşması gerekiyor. Asla görüntü olmamalı” ifadelerini kullandı. Eğitim ortamlarında şiddet riskine ilişkin akademik çalışmalara değinen Özdağ, sorunun çok boyutlu olduğunu ve sosyolojik ile psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin oy oranına ilişkin anket sorusunu da yanıtlayan Özdağ, anketlerin güvenilirliği konusunda tartışmalar bulunduğunu belirterek, “Ben anketler üzerinden konuşmaktan çok sahadaki canlılık üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyorum” dedi. CHP ile olası siyasi iş birliğine yönelik soruya da değinen Özdağ, herhangi bir partiyle ittifaktan ziyade ilkesel bir birliktelikten söz ettiklerini ifade etti. Özdağ, “Biz herhangi bir siyasi partiyle ittifaktan bahsetmiyoruz, bir ilke etrafında birleşmekten bahsediyoruz. O ilke Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, “Bizim CHP’ye yaptığımız çağrı kamuoyu önünde çok açıktır” ifadelerini kullandı. Özdağ, konuşmasının sonunda İnegöl’ün ekonomik yapısına da değinerek ilçenin ihracat başarısını ve sanayi çeşitliliğini övdü. İnegöl’ün önemli bir ekonomik başarıya imza attığını belirten Özdağ, bölge halkını tebrik etti.

“Bursa, Türkiye’nin Gelecek Vizyonunda Kilit Rol Oynuyor” Haber

“Bursa, Türkiye’nin Gelecek Vizyonunda Kilit Rol Oynuyor”

Türkiye siyasetinde son dönemde çıkış arayan partilerden biri olan Aydınlık Geleceğin Partisi, saha çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Partinin Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, Bursa özelinde yürütülen çalışmalar, hedefler ve çözüm önerilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Sanayisi, tarımı ve tarihi dokusuyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olan Bursa’nın, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal dönüşüm açısından da kritik bir eşikte olduğunu vurgulayan Özen, “Bursa’yı doğru okumadan Türkiye’nin geleceğini planlamak mümkün değil” dedi. Bursa’nın Stratejik Önemi: Sanayi, Tarım ve Göç Baskısı Bursa, Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor. Otomotiv, tekstil ve makine sanayisinde önemli bir üretim merkezi olan kent, aynı zamanda yoğun göç alan yapısıyla da dikkat çekiyor. İrfan Özen, Bursa’nın karşı karşıya olduğu temel sorunları üç ana başlıkta topladı: Plansız sanayileşme ve çevre sorunları Tarım alanlarının daralması Yoğun göç ve kentleşme baskısı Özen’e göre özellikle sanayi yatırımlarının kontrolsüz büyümesi, hava kirliliği ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi ciddi çevresel sorunları beraberinde getiriyor. “Ekonomik büyüme ile çevreyi karşı karşıya getiren anlayış artık sürdürülebilir değil” ifadelerini kullandı. Tarım Alarm Veriyor Bursa’nın verimli ovalarına dikkat çeken Özen, tarım arazilerinin hızla yapılaşmaya açıldığını belirtti. Özellikle Nilüfer ve Karacabey ovalarında yaşanan kayıpların uzun vadede gıda güvenliğini tehdit edeceğini söyledi. “Bir zamanlar Türkiye’nin sebze ve meyve deposu olan bu topraklar, bugün betonlaşma tehdidi altında. Eğer bu gidişat durdurulmazsa, Bursa kendi kendine yetemeyen bir şehir haline gelebilir” diyen Özen, tarım politikalarının yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Genç İşsizlik ve Sosyal Sorunlar Kentteki genç nüfusun işsizlik ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Özen, özellikle üniversite mezunu gençlerin istihdam edilmesinde ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti. “Gençler sadece iş değil, umut arıyor. Ancak mevcut ekonomik yapı, onları ya düşük ücretli işlere ya da başka şehirlere göçe zorluyor” dedi. Ayrıca hızlı nüfus artışının beraberinde getirdiği: Barınma krizi Ulaşım sorunları Eğitimde fırsat eşitsizliği gibi başlıkların da Bursa’da giderek derinleştiğine dikkat çekti. Ulaşım ve Altyapı: Kent Nefes Alamıyor Bursa’da özellikle son yıllarda artan araç sayısı ve yetersiz altyapı, ulaşımı kentin en büyük sorunlarından biri haline getirmiş durumda. İrfan Özen, mevcut ulaşım projelerinin yetersiz kaldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bursa artık günü kurtaran projelerle yönetilemez. Uzun vadeli, bilimsel ve sürdürülebilir ulaşım planlarına ihtiyaç var. Raylı sistemlerin genişletilmesi ve toplu taşımanın cazip hale getirilmesi şart.” Parti Politikaları ve Çözüm Önerileri Aydınlık Geleceğin Partisi’nin Bursa için hazırladığı yol haritasını da paylaşan Özen, çözüm önerilerini şu başlıklar altında topladı: Sürdürülebilir Sanayi Çevre dostu üretim teşvikleri Yeşil enerji yatırımları Sanayi bölgelerinde denetimlerin artırılması Tarımın Korunması Tarım arazilerinin imara kapatılması Çiftçiye doğrudan destek Kooperatifleşmenin güçlendirilmesi Gençlik ve İstihdam Yerel istihdam projeleri Teknoloji ve girişimcilik merkezleri Gençlere yönelik eğitim programları Ulaşım Reformu Raylı sistem yatırımlarının artırılması Trafik yoğunluğunu azaltacak akıllı sistemler Toplu taşıma teşvikleri “Bursa’yı Kaybedersek, Türkiye Kaybeder” Açıklamalarının sonunda Bursa’nın Türkiye için taşıdığı öneme dikkat çeken Özen, çarpıcı bir uyarıda bulundu: “Bursa yalnızca bir şehir değil, Türkiye’nin üretim gücünün kalbidir. Eğer bu şehir plansızlık, çevre tahribatı ve sosyal sorunlar altında ezilirse, bunun bedelini tüm ülke öder.” Gözler Bursa’da Siyasi partilerin yerel politikalara ağırlık verdiği bu süreçte, Bursa üzerine yapılan değerlendirmeler daha da önem kazanıyor. İrfan Özen’in açıklamaları, yalnızca bir partinin görüşlerini değil, aynı zamanda Bursa’nın karşı karşıya olduğu çok boyutlu sorunları da gözler önüne seriyor. Önümüzdeki dönemde bu sorunlara hangi çözümlerin üretileceği ve siyasi aktörlerin nasıl bir yol haritası izleyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları Haber

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları

Türk siyasetinin dikkatle takip edilen isimlerinden Ümit Özdağ, 16-19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştireceği Bursa programıyla kentin siyasi gündemine damga vurmaya hazırlanıyor. Dört güne yayılan kapsamlı ziyaret takviminde esnaf buluşmalarından sanayi odası temaslarına, sivil toplum kuruluşları görüşmelerinden gençlik programlarına, ilçe kongrelerinden vatandaş ziyaretlerine kadar geniş yelpazede temaslar yer alıyor. Bursa’nın merkezinden ilçelerine uzanan program, yalnızca parti çalışması değil; aynı zamanda ekonomi, toplumsal meseleler, yerel sorunlar, gençlik politikaları, göç, üretim ve sivil toplum başlıklarında yoğun bir saha mesaisi olarak değerlendiriliyor. Özdağ’ın Bursa turunun, kentte siyasi hareketliliği artırması bekleniyor. İlk Durak İnegöl: Esnaf, Sanayi ve Vatandaş Teması Programın ilk günü olan 16 Nisan Perşembe’de İnegöl ilçesi ziyaret edilecek. Bursa’nın üretim gücü yüksek, ticaret hacmi geniş ve siyasi açıdan kritik ilçelerinden biri olan İnegöl’de gün boyu yoğun temaslar gerçekleştirilecek. Saat 12.30’da Genel Başkan’ın karşılanmasıyla başlayacak program kapsamında Perşembe Pazarı gezisi yapılacak. Bölgenin en yoğun alışveriş noktalarından biri olan pazar yerinde vatandaşlarla bir araya gelinmesi, esnafın ekonomik beklentilerinin dinlenmesi ve saha gözlemleri yapılması bekleniyor. Öğle yemeği arasının ardından saat 14.15’te İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti gerçekleştirilecek. Sanayiciler, üreticiler ve iş dünyası temsilcileriyle yapılacak görüşmede ihracat, üretim maliyetleri, yatırım ortamı, istihdam ve sanayinin geleceği gibi başlıkların ele alınması öngörülüyor. Saat 15.00 ile 17.00 arasında çarşı yürüyüşü ve fuar alanı ziyareti planlanırken, saat 17.00’de basın toplantısı düzenlenecek. Günün son programı ise saat 20.00’de Sani Konukoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek konferans ve soru-cevap paneli olacak. Bu programda Özdağ’ın hem ulusal gündeme hem de Bursa özelindeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Bursa Merkezde Yoğun Diplomasi Trafiği 17 Nisan Cuma günü programın merkezi Bursa olacak. Kent merkezinde yapılacak ziyaretlerde ekonomi, ticaret, sivil toplum ve toplumsal uzlaşı başlıkları ön plana çıkıyor. Saat 11.00’de Esnaf ve Sanatkarlar Odası ziyaretiyle başlayacak temaslarda küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, finansmana erişim, kira baskısı ve ticari daralma gibi konuların gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 13.00’te tarihi Ulu Camii’nde Cuma namazına katılım planlanıyor. Ardından saat 15.00’te RUMELİSİAD ziyareti gerçekleştirilecek. Rumeli kökenli iş insanlarının oluşturduğu yapıyla yapılacak görüşmede bölgesel kalkınma, yatırım iklimi ve göçmen topluluklarının ekonomik katkısı gibi konular öne çıkabilir. Saat 16.00 ile 16.30 arasında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti yer alıyor. Kent ekonomisinin ana aktörlerinden biri olan BTSO ile yapılacak temas, programın dikkat çeken duraklarından biri olarak görülüyor. Akşam saat 19.00’da ise Demokrasi Platformu buluşması gerçekleştirilecek. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve farklı görüşlerden katılımcıların yer alacağı toplantının, diyalog ve fikir alışverişi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor. Cumartesi Günü: Göçmen Dernekleri, Açılış Töreni ve Gençlik Buluşması 18 Nisan Cumartesi günü program sosyal tabanı genişleten ziyaretlerle devam edecek. Günün ilk durağı saat 11.00’de BALGÖÇ olacak. Balkan göçmeni vatandaşların temsil edildiği önemli yapılardan biri olan BALGÖÇ ziyareti, Bursa’nın demografik ve kültürel yapısı açısından dikkat çekici başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Saat 13.00’te Yıldırım İlçe Başkanlığı binasının açılışı yapılacak. Parti teşkilatlanması açısından önem taşıyan açılış töreninin yoğun katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. Saat 15.00’te Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitap imza programı ve Genel Başkan sempozyumu düzenlenecek. Bu etkinlikte Özdağ’ın siyasi vizyonunu, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini ve düşünsel perspektifini paylaşması bekleniyor. Günün finali ise saat 19.00’da Görükle’de yapılacak gençlik buluşması ve esnaf ziyaretiyle gerçekleşecek. Üniversite öğrencileri ve genç seçmenlerin yoğun bulunduğu bölgede düzenlenecek etkinlik, gençlik politikaları açısından önem taşıyor. Son Gün: Aile Ziyareti, İnanç Kurumları, Çiftçi Teması ve Kongre 19 Nisan Pazar günü programın en dikkat çeken başlıklarından biri, saat 11.00’de trafik kazası mağduru olarak belirtilen Zeynep Nas Sarıkaya ailesine yapılacak ziyaret olacak. Sosyal dayanışma ve toplumsal duyarlılık mesajı taşıyan bu temasın kamuoyunda yankı uyandırması bekleniyor. Saat 13.00’te Orhangazi Cemevi ziyareti gerçekleştirilecek. Farklı inanç kesimleriyle temas açısından önemli görülen program, toplumsal birliktelik mesajı niteliği taşıyor. Saat 13.45’te Orhangazi Ziraat Odası ziyareti yapılacak. Tarım, üretim maliyetleri, çiftçi sorunları, su kaynakları ve kırsal kalkınma başlıklarının burada gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 14.45’te Orhangazi Rumeli Göçmenleri Derneği ziyareti ve STK Sohbet Platformu gerçekleştirilecek. Bölgesel dayanışma, göçmen kimliği ve yerel kalkınma meseleleri toplantının ana başlıkları arasında yer alabilir. Programın finalinde ise saat 17.00’de Kestel İlçe Kongresi yapılacak. 500 kişilik salonda gerçekleşecek kongrenin, teşkilat açısından önemli kararların alınacağı ve geniş katılımın beklendiği bir organizasyon olması öngörülüyor. Kongrenin ardından Genel Başkan uğurlanacak. Bursa’da Siyasi Nabız Yükselecek Dört gün sürecek yoğun program, Bursa’da siyasetin nabzını yükseltecek önemli bir ziyaret trafiği olarak görülüyor. İlçelere yayılan temaslar, farklı toplumsal kesimlerle kurulacak diyaloglar ve ekonomik başlıklara odaklanan görüşmeler, programın yalnızca rutin bir gezi değil; kapsamlı bir saha çalışması niteliği taşıdığını ortaya koyuyor. Esnaftan sanayiciye, gençlerden çiftçilere, sivil toplumdan inanç temsilcilerine kadar geniş kesimlerle buluşacak olan Ümit Özdağ’ın Bursa ziyareti, kent siyasetinde uzun süre konuşulacak başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli Haber

Sedat Yalçın:Türkiye’nin sorunu yanlış üretim modeli

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kalkınma Politikaları Başkanı Yeminli Mali Müşavir Sedat Yalçın, para politikalarının enflasyonu başlatan ve şiddetlendiren unsurları kontrol edebileceğini ancak kalıcı çözümün üretim sisteminin yeniden yapılandırılmasından geçtiğini vurguladı. Merkez Bankası’nın faiz, döviz kuru, kredi genişlemesi ve tasarruf–yatırım dengesi üzerinden enflasyonu yönetebileceğini ifade eden Yalçın, buna rağmen sorunun sadece para politikasıyla çözülemeyeceğini söyledi. “Yapısal sorunlar ekonomiyi kilitliyor” Türkiye’de üretim sisteminin uzun yıllardır biriken yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Yalçın, eğitim sistemi ile iş gücü verimliliği arasındaki kopukluğun üretim kalitesini düşürdüğünü dile getirdi. Mesleki eğitim ile mühendislik alanları arasındaki uyumsuzluk da ekonominin rekabet gücünü zayıflatan faktörler arasında gösterildi. Enerji ve ara malında dışa bağımlılığın Türkiye ekonomisini kırılgan hale getirdiğini belirten Yalçın, bu durumun cari açık riskini artırdığı gibi maliyet enflasyonunu da tetiklediğini ifade etti. Sanayi ve tarımda verimlilik sorunu Sanayi ve tarımda küçük ölçekli ve parçalı işletme yapısının verimliliği sınırladığını belirten Yalçın, sanayinin uzun vadeli finansman bulmakta zorlandığını söyledi. Kalkınma ölçeğinde planlama eksikliğine de dikkat çeken Yalçın, organize sanayi bölgelerinin demiryolu ve liman bağlantılarındaki yetersizliğin lojistik maliyetlerini artırdığını ifade etti. “Yüksek teknoloji üretimine geçmek zorundayız” Yalçın, Türkiye’nin küresel rekabette geri kalmaması için yüksek teknolojiye dayalı üretimmodeline geçmesi gerektiğini vurgulayarak, dijital ve yeşil dönüşümünü tamamlamış bir üretim ekosisteminin oluşturulmasının şart olduğunu söyledi. Güçlü lojistik altyapı, mekânsal entegrasyon ve ihracatta yüksek teknoloji payının artırılmasının kalkınma politikalarının temel hedefleri arasında yer aldığını belirten Yalçın, “Türkiye’nin üretimsistemi kapsamlı bir reformdan geçmeden ekonomik sorunların kalıcı şekilde çözülmesi mümkün değil” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.