Hava Durumu

#Sanayi

- Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ Haber

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ

BURSA – Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa’da gerçekleştirilen anlamlı bir düğün organizasyonunda partililer, eski yol arkadaşları ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Demokrat Parti Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Ahmet Okur’un oğlunun düğün merasimi, siyaset ve teşkilat camiasından çok sayıda ismi aynı çatı altında buluşturdu. Bursa’da gerçekleştirilen düğün törenine Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın yanı sıra, Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral, geçmiş dönemlerde Demokrat Parti çatısı altında görev yapmış çok sayıda isim, teşkilat mensubu ve partili katılım sağladı. Organizasyon, yalnızca bir aile mutluluğuna ortak olunan özel bir gün olmanın ötesinde, Demokrat Parti camiasının geçmişten bugüne uzanan dostluk ve dayanışma bağlarının yeniden güçlendiği bir buluşma niteliği taşıdı. Bursa’da Teşkilat ve Siyaset Buluşması Düğün programında eski ve yeni dönem Demokrat Partililerin bir araya gelmesi dikkat çekerken, katılımcılar arasında uzun yıllar parti teşkilatlarında görev yapan isimlerin de yer aldığı görüldü. Genel Başkan Gültekin Uysal, program boyunca davetlilerle yakından ilgilenirken, eski yol arkadaşlarıyla sohbet ederek ülke ve yerel gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Samimi atmosfer içerisinde gerçekleşen buluşmada, siyaset gündeminin yanı sıra Bursa’nın ekonomik, sosyal ve yerel sorunları da ele alındı. Bursa’nın Sorunları Masaya Yatırıldı Bursa’nın Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir kent olduğuna dikkat çeken katılımcılar, kentin sahip olduğu sanayi, tarım, ticaret ve turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Bursa’nın hızla büyüyen nüfusu, kentleşme baskısı ve altyapı ihtiyaçlarının önemli başlıklar arasında yer aldığı değerlendirmelerde; ulaşım, trafik yoğunluğu, plansız yapılaşma, çevre sorunları, sanayi bölgelerinin geleceği ve tarımsal alanların korunması gibi konuların kentin öncelikli meseleleri arasında bulunduğu ifade edildi. Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olan Bursa’da üretim gücünün korunması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, ihracat kapasitesinin artırılması ve sanayinin nitelikli dönüşüm sürecine hazırlanmasının önemine vurgu yapıldı. Ekonomi ve Üretim Gündemi Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, tarım ve gıda sektörlerinde Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olduğuna dikkat çekilirken, ekonomik koşulların üretici, esnaf ve çalışan kesimler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Katılımcılar, artan maliyetler, finansmana erişim sorunları, gençlerin istihdam beklentileri ve ekonomik belirsizliklerin şehir ekonomisine yansımalarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle Bursa’nın üretim kapasitesinin sürdürülebilir olması için uzun vadeli şehir planlamasına ve ekonomik politikalara ihtiyaç olduğu görüşü öne çıktı. Tarım Alanlarının Korunması ve Kent Dengesi Düğün buluşmasında Bursa’nın tarımsal kimliği de gündeme gelen konular arasında yer aldı. Verimli ovalarıyla Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Bursa’da tarım arazilerinin korunması, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve üreticinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Sanayi ve tarım arasındaki dengenin korunmasının Bursa’nın geleceği açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, plansız büyümenin kent kimliğine zarar vermemesi gerektiği görüşü paylaşıldı. Demokrat Parti Camiası Yeniden Bir Araya Geldi Ahmet Okur’un düğün töreni vesilesiyle gerçekleşen buluşma, Demokrat Parti teşkilatları açısından da önemli bir dayanışma görüntüsü oluşturdu. Geçmiş dönemlerde partide görev alan isimlerin aynı ortamda bulunması, parti içindeki vefa ve dostluk bağlarının devam ettiğinin göstergesi olarak değerlendirildi. Katılımcılar, siyasi görüş alışverişlerinin yanı sıra geçmiş dönem çalışmalarını hatırlayarak teşkilat kültürünün önemine vurgu yaptı. Uysal’dan Bursa Mesajı Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın Bursa ziyaretinde, kentin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekildiği ve Bursa’nın sorunlarının yakından takip edilmesi gerektiği mesajı verildi. Uysal’ın, vatandaşların ekonomik beklentileri, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar ve Bursa’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi. Bursa’daki buluşma, Demokrat Parti camiasının farklı dönemlerden isimlerini bir araya getiren, dostluk ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı anlamlı bir organizasyon olarak kayıtlara geçti.

“Bursa Hak Ettiği Yönetim Anlayışından Çok Uzak” Haber

“Bursa Hak Ettiği Yönetim Anlayışından Çok Uzak”

"Türkiye'nin Üreten Başkenti, Hizmette Hak Ettiği Noktanın Çok Gerisinde" DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa'nın yıllardır biriken ve her geçen gün derinleşen sorunlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak hem merkezi yönetimi hem de yerel yönetimleri sert sözlerle eleştirdi. Bursa'nın sahip olduğu ekonomik güç, sanayi kapasitesi, tarımsal üretim potansiyeli ve stratejik konumuna rağmen temel altyapı, ulaşım, çevre ve şehircilik alanlarında kronikleşen sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını savunan Öztürk, "Bursa artık günü kurtaran politikalarla yönetilemez. Bu şehir, vizyon isteyen, plan isteyen ve cesur kararlar gerektiren bir döneme girmiştir." dedi. Öztürk, Bursa'nın yalnızca Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, böylesine güçlü bir kentin ulaşım krizinden hava kirliliğine, plansız kentleşmeden deprem hazırlığına kadar birçok temel konuda geri kalmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. "Bursa'nın Trafiği Alarm Veriyor" Kent içi ulaşımın artık günlük yaşamı felç eden bir noktaya geldiğini belirten Tayfun Öztürk, özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğunun ekonomik kayıplara, çevresel sorunlara ve ciddi zaman israfına yol açtığını söyledi. "Bursa büyüyor ancak yollar aynı kalıyor. Nüfus artıyor ama ulaşım planları buna göre güncellenmiyor. İnsanlar her gün saatlerini trafikte kaybediyor. Bu sadece ulaşım sorunu değildir; aynı zamanda ekonomik verimlilik, yaşam kalitesi ve şehir yönetimi sorunudur." Öztürk, raylı sistem ağının genişletilmesi, yeni çevre yollarının planlanması, toplu ulaşımın güçlendirilmesi ve akıllı ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, ulaşımın seçim dönemlerinde verilen vaatlerin ötesine taşınması gerektiğini vurguladı. "Deprem Kapıda, Bursa Hâlâ Hazır Değil" Marmara Bölgesi'nin deprem gerçeğiyle yaşadığını hatırlatan DEVA Partisi Bursa İl Başkanı, Bursa'daki yapı stokunun önemli bölümünün risk taşıdığına dikkat çekti. "Kentsel dönüşüm yıllardır konuşuluyor ancak istenilen hızda ilerlemiyor. Depremi bekleyerek şehir yönetilmez. Bilim insanlarının uyarıları ortadayken hâlâ kapsamlı bir dönüşüm seferberliği başlatılamamış olması ciddi bir eksikliktir." Öztürk, dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını; altyapı, ulaşım, toplanma alanları, afet koordinasyonu ve sosyal donatıları kapsayan bütüncül bir planlama anlayışına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. "Sanayi Güçlü Ama Çevre Alarm Veriyor" Bursa'nın üretim gücüyle öne çıkan bir kent olduğunu söyleyen Öztürk, sanayi ile çevrenin karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini belirtti. "Hava kirliliği artık mevsimsel bir sorun olmaktan çıkmıştır. Nilüfer Çayı'nın durumu ortadadır. Sanayi üretimi elbette devam edecektir ancak çevreyi koruyacak güçlü denetim mekanizmaları oluşturulmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz edilemez." Çevre yatırımlarının ertelenmemesi gerektiğini belirten Öztürk, temiz üretim teknolojilerinin teşvik edilmesi ve sanayi bölgelerinde çevresel standartların daha sıkı uygulanması çağrısında bulundu. "Tarım Bursa'nın Geleceğidir" Bursa'nın yalnızca sanayi değil aynı zamanda önemli bir tarım kenti olduğuna dikkat çeken Tayfun Öztürk, verimli tarım arazilerinin plansız yapılaşma baskısıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. "Bursa Ovası betonlaşmanın değil üretimin merkezi olmalıdır. Çiftçi artan maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşıyor. Mazot, gübre, sulama ve enerji maliyetleri üreticiyi zorluyor. Üretici kazanamazsa tüketici de uygun fiyatla gıdaya ulaşamaz." Tarımın stratejik sektör olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Öztürk, genç nüfusun tarıma yönlendirilmesi ve üreticinin desteklenmesi gerektiğini söyledi. "Gençler Bursa'da Gelecek Göremiyor" İşsizlik ve beyin göçünün Bursa açısından önemli sorunlardan biri haline geldiğini belirten Öztürk, özellikle üniversite mezunu gençlerin başka şehirlerde veya yurt dışında gelecek aradığını ifade etti. "Gençler yalnızca iş değil; adalet, liyakat, özgürlük ve umut arıyor. Bursa gibi güçlü bir şehir gençlerini kaybediyorsa bunun üzerinde ciddi şekilde düşünmek gerekir." Teknoloji yatırımlarının artırılması, girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve yüksek katma değerli üretime geçilmesi gerektiğini belirtti. "Bursa'nın Sorunları Parça Parça Değil, Bütüncül Bir Vizyonla Çözülmeli" DEVA Partisi Bursa İl Başkanı, Bursa'nın artık kısa vadeli çözümlerle yönetilemeyeceğini belirterek kentin uzun vadeli stratejik bir master plana ihtiyacı olduğunu söyledi. Öztürk'e göre Bursa'nın öncelikli çözüm başlıkları şöyle sıralandı: Depreme dayanıklı şehirleşme ve hızlandırılmış kentsel dönüşüm. Ulaşım ana planının yeniden hazırlanması ve raylı sistem yatırımlarının artırılması. Bursa Ovası'nın kesin olarak korunması ve tarımsal üretimin desteklenmesi. Hava, su ve çevre kirliliğiyle etkin mücadele. Sanayide yüksek teknolojiye dayalı dönüşüm. Genç istihdamını artıracak yeni yatırım alanlarının oluşturulması. Sosyal konut projeleriyle konut krizine kalıcı çözüm üretilmesi. Dijital belediyecilik uygulamalarının yaygınlaştırılması. Şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı yerel yönetim anlayışının güçlendirilmesi. "Bursa Türkiye'nin Lokomotifidir; Hak Ettiği Yönetim Anlayışını Bekliyor" Açıklamasının sonunda Bursa'nın Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Tayfun Öztürk, kentin mevcut potansiyelinin doğru planlama ve güçlü yönetim anlayışıyla çok daha ileriye taşınabileceğini ifade etti. "Bugün Bursa'nın ihtiyacı yeni sloganlar değil; bilimsel planlama, ortak akıl, liyakat ve kararlı yönetimdir. Bu şehir günü kurtaran projelerle değil, gelecek nesilleri düşünen vizyoner politikalarla yönetilmelidir. Bursa'nın kaybedecek tek bir günü bile kalmamıştır. Artık mazeret değil, çözüm üretme zamanıdır."

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ EKONOMİ VE KALKINMA POLİTİKALARINDAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞINA EKREM ALFATLI YENİDEN GETİRİLDİ Haber

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ EKONOMİ VE KALKINMA POLİTİKALARINDAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞINA EKREM ALFATLI YENİDEN GETİRİLDİ

Büyük Birlik Partisi’nde gerçekleştirilen 13. Olağan Büyük Kurultay sürecinin ardından, parti teşkilatında görev dağılımları yeniden şekillendirilirken, Ekonomi ve Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine Ekrem Alfatlı yeniden getirildi. Parti yönetimi tarafından alınan kararla birlikte Alfatlı’nın, Türkiye’nin ekonomik dönüşüm sürecine ilişkin politikaların geliştirilmesi, kalkınma vizyonunun güçlendirilmesi ve üretim odaklı büyüme modelinin teşkilat düzeyinde koordinasyonu görevlerini sürdüreceği bildirildi. Uzun yıllardır Büyük Birlik Partisi bünyesinde çeşitli kademelerde görev alan Ekrem Alfatlı, özellikle ekonomi politikaları, bölgesel kalkınma stratejileri ve üretim ekonomisi alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Parti içinde ekonomik planlama ve kalkınma vizyonunun oluşturulmasında aktif rol üstlenen Alfatlı, yeni dönemde de Türkiye’nin ekonomik sorunlarına yönelik çözüm odaklı politikaların geliştirilmesine öncülük edecek. Kurultay sonrası yapılan değerlendirmelerde, Büyük Birlik Partisi’nin ekonomik alanda daha güçlü, daha üretken ve daha sürdürülebilir bir model ortaya koyma hedefi vurgulanırken, Ekrem Alfatlı’nın bu süreçteki görevinin stratejik önem taşıdığı ifade edildi. Parti yönetimi, kalkınma politikalarının yalnızca ekonomik büyüme değil; aynı zamanda sosyal refah, gelir adaleti ve bölgesel dengeyi de kapsayan bütüncül bir anlayışla ele alınacağını belirtti. Ekrem Alfatlı, göreve yeniden atanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek, yerli üretimi teşvik edecek ve istihdamı artıracak politikaların hayata geçirilmesi için yoğun bir çalışma sürecine girileceğini ifade etti. Alfatlı, özellikle sanayi, tarım, KOBİ’ler ve genç girişimcilik alanlarında atılacak adımların Türkiye’nin kalkınma hedefleri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Büyük Birlik Partisi’nin ekonomik vizyonunun, sadece mevcut sorunları çözmeye yönelik değil, aynı zamanda uzun vadeli yapısal dönüşümü hedefleyen bir perspektife sahip olduğu belirtilirken; Ekrem Alfatlı’nın bu vizyonun uygulanmasında kilit isimlerden biri olacağı değerlendiriliyor. Parti kaynakları, yeni dönemde ekonomi ve kalkınma politikalarının daha kurumsal, daha planlı ve saha gerçekleriyle uyumlu bir şekilde yürütüleceğini, bu süreçte teşkilatların da aktif rol üstleneceğini ifade etti. Ekrem Alfatlı’nın görevine devam etmesi, Büyük Birlik Partisi’nin ekonomik politikalarında süreklilik, istikrar ve stratejik derinlik hedefinin bir göstergesi olarak yorumlandı.

Bursa’dan dünyaya açılan güç: CEMKA, Busworld Türkiye 2026’da yerini alıyor Haber

Bursa’dan dünyaya açılan güç: CEMKA, Busworld Türkiye 2026’da yerini alıyor

Otobüs ve ticari araç sektörüne yönelik poliüretan koltuk, yanmaz malzeme ve yanmaz sünger üretimi gerçekleştiren CEMKA, aynı zamanda OEM ana tedarikçilerine trim parçaları sağlayarak Türkiye otomotiv yan sanayisinin önemli oyuncuları arasında bulunuyor. Bursa’daki kalıphane, mühendislik ve üretim tesislerinin yanı sıra Sakarya Arifiye’de faaliyet gösteren metal üretim bölümüyle de sektörün ihtiyaçlarına cevap veren firma, 25 yıldır başta savunma sanayi ve otobüs üreticileri olmak üzere ticari araç sektörüne katma değer sunuyor. Yeni Fabrika Yatırımıyla Büyümesini Sürdürüyor Küresel ekonomik dalgalanmaların yaşandığı, sanayi kuruluşlarının yatırım kararlarını ertelediği bir dönemde CEMKA’nın yeni fabrika yatırımına başlaması, şirketin geleceğe duyduğu güvenin ve üretime olan inancının en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Toplam 90 kişilik istihdam sağlayan kuruluşun Bursa’da 65, Sakarya’da ise 25 çalışanı bulunuyor. Bünyesinde 14 beyaz yakalı personelin görev yaptığı şirket, aile şirketi yapısını koruyarak kurumsal büyümesini sürdürüyor. Şirket yönetimi İsmail Gökhan Özkul ve eşi Derya Özkul ile birlikte sağlanıyor. Busworld Türkiye’nin Önemi Her Geçen Yıl Artıyor 17-19 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek Busworld Türkiye 2026, Türkiye’nin en büyük otobüs ve tur otobüsü fuarı olmasının yanı sıra, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarından sektör temsilcilerini bir araya getiren uluslararası bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Otobüs üreticileri, yan sanayi firmaları, teknoloji geliştiricileri ve tedarikçilerin buluştuğu fuar, yeni iş birliklerinin kurulmasına, ihracat bağlantılarının geliştirilmesine ve Türk sanayisinin küresel pazarlardaki görünürlüğünün artırılmasına katkı sağlıyor. “Üreten Firmalar Türkiye’nin Gücüdür” CEMKA Yöneticilerinden İsmail Gökhan Özkul, üretim yapan ve istihdam oluşturan firmaların Türkiye ekonomisinin lokomotifi olduğunu belirterek, “Üretimden, ihracattan ve teknolojik gelişimden vazgeçmeden yolumuza devam ediyoruz. Busworld gibi uluslararası organizasyonlar, firmaların sadece ürünlerini sergilediği alanlar değil; aynı zamanda yeni pazarlar oluşturduğu, ihracat ağlarını genişlettiği ve ülke ekonomisine katkı sağlayan stratejik platformlardır. CEMKA olarak 25 yıllık tecrübemizle sektörümüzü ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeyi sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu. "Odağımız anlaşmalı olduğumuz firmalar" Özkul ayrıca, "Biz perakende ürün üretmiyoruz, odağımızı ve gücümüzü tamamıyla anlaşmalı olduğumuz firmalara daha kaliteli ve daha hızlı ürün teslim etmeye harcıyoruz" diyerek önemli bir detay vermiş oldu. Yeni fabrika yatırımı, istihdam gücü ve yüksek katma değerli üretimiyle dikkat çeken CEMKA’nın Busworld Türkiye 2026’daki katılımı, yalnızca firma açısından değil, Bursa sanayisinin ve Türk otomotiv yan sanayisinin uluslararası arenadaki gücünü göstermesi bakımından da önem taşıyor. Ekonomik zorlukların konuşulduğu bir dönemde yatırım yapmaya, üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam eden firmaların varlığı, Türkiye’nin sanayi geleceği adına umut verici bir tablo ortaya koyuyor.

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor” Haber

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor”

DEVA Partisi Bursa Teşkilatı TBMM’de Ali Babacan’a Kapsamlı Bursa Raporu Sundu: 16 Maddelik Şehir Analizi ve Çözüm Önerileri DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, ilçe başkanları ve parti yönetimiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeniyol Grubu toplantısına katılarak Genel Başkan Ali Babacan’a Bursa’nın kronik sorunlarına ilişkin kapsamlı bir rapor sundu. Toplantıda, Bursa’nın şehirleşme, ekonomi, ulaşım, çevre ve sosyal yaşam başlıklarında yaşadığı yapısal sorunlar detaylı şekilde ele alınırken, Öztürk’ün daha önce kamuoyuyla paylaştığı 16 maddelik şehir analizinin de doğrudan parti genel merkezine iletildiği belirtildi. TBMM’de Bursa Vurgusu: “Şehir Büyük Bir Potansiyeli Taşıyor Ama Yönetilemiyor” Ali Babacan’ın da katıldığı Yeniyol Grubu toplantısında Bursa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen ciddi altyapı ve planlama sorunları yaşadığı ifade edildi. Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut tabloyla “potansiyelinin altında kalan bir metropol” görüntüsü verdiğini belirterek, çözümün ancak planlı, şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğini vurguladı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak 16 başlıkta çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Öztürk, Bursa’nın ekonomik gücüne ve nüfus büyüklüğüne rağmen altyapıdan ulaşıma, çevreden turizme kadar birçok alanda ciddi eksiklikler yaşadığını ifade etti. Öztürk açıklamasında, “Çözüm yine demokratik siyasetle, sandıkla ve temiz yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullanırken, Bursa’nın mevcut sorunlarının yalnızca yerel değil, yapısal bir yönetim sorunu olduğunu vurguladı. “Bursa, Potansiyeli Yüksek Ama İhmal Edilmiş Bir Şehir” Tayfun Öztürk’e göre Bursa, sanayi gücü, nüfusu ve ekonomik kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli metropollerinden biri olmasına rağmen, birçok temel alanda emsallerinin gerisinde kalmış durumda. Öztürk, “Bursa birçok şehirle kıyaslandığında sahip olması gereken standartların altında kalmış bir şehir görüntüsü veriyor” dedi. 16 BAŞLIKTA BURSA’NIN KRONİK SORUNLARI 1. Kentsel Dönüşüm Öztürk, özellikle ova bölgeleri ve eski yerleşim alanlarında çarpık yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Deprem riski Plansız kentleşme Estetikten uzak yapılaşma nedenleriyle kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi. 2. Trafik Sorunu Bursa’da trafik yoğunluğunun nüfusun çok üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, çözüm için: İlave çevre yolları Kavşak düzenlemeleri Tünel ve viyadük projeleri önerdi. 3. Şehir İçi Ulaşım BursaRay hattının genişletilmesi ve yer altına alınması gerektiğini söyleyen Öztürk, metro sisteminin eksikliğine dikkat çekti. “Bursa, metro ağı olmayan büyük şehir görüntüsünden çıkmalıdır” dedi. 4. Şehir Dışı Ulaşım Havaalanı, demiryolu ve deniz ulaşımındaki eksikliklere dikkat çekildi. Yenişehir Havalimanı’nın verimsiz kullanımı Hızlı tren eksikliği Deniz ulaşımının yetersizliği eleştirildi. 5. Göç Sorunu Kontrolsüz nüfus artışının şehirde trafik, güvenlik ve altyapı sorunlarını büyüttüğü ifade edildi. 6. Doğanbey TOKİ Sorunu Bölgedeki yapılaşmanın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiği belirtildi. 7. Hava Kirliliği Sanayi kaynaklı kirliliğin özellikle kış aylarında ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi. 8. Doğu-Batı Dengesizliği Osmangazi ve Nilüfer’de yoğunlaşan hizmetlerin Yıldırım ilçesinde yeterince karşılık bulmadığı vurgulandı. 9. Şehir Merkezinin Canlandırılması Heykel ve çarşı bölgesinin sosyal ve kültürel olarak yeniden canlandırılması gerektiği belirtildi. 10. Turizm Sorunu Bursa’nın turizm potansiyelini kullanamadığı ifade edilerek: Yetersiz tanıtım Destinasyon eksikliği Konaklama süresi düşüklüğü eleştirildi. Ayrıca Avrupa ve dünya çapında tanıtım kampanyaları önerildi. 11. “Yeşil Bursa” Kimliğinin Zayıflaması Şehrin yeşil kimliğinin korunması için her alanda ağaçlandırma yapılması gerektiği belirtildi. 12. Uludağ Uludağ’ın korunması ve 12 ay turizm merkezi haline getirilmesi gerektiği vurgulandı. 13. Sahiller Mudanya ve Gemlik sahillerine ulaşımın geliştirilmesi ve altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiği ifade edildi. 14. Pahalılık Gıda fiyatlarının kontrolsüz şekilde arttığı belirtilerek piyasa dengesizliğine dikkat çekildi. 15. Projelerin Yavaş İlerlemesi Bursa’daki birçok altyapı projesinin yıllarca geciktiği ve bunun ekonomik kayıplara yol açtığı ifade edildi. 16. Bursaspor Bursaspor’un şehir kimliği açısından kritik bir değer olduğu vurgulandı. Öztürk, kulübün mali sorunlarının şehirdeki büyük işletmeler ve yerel yönetim iş birliğiyle çözülebileceğini belirtti. “Bursa Emanettir” Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, Bursa’nın tüm değerlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Şehrin her değeri yöneticilere emanettir. Bu emaneti korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda sorumluluktur. Bursa bu ihmali hak etmiyor.” “Bursa’nın Sorunları Siyasi Değil, Yapısaldır” Toplantı sonrası yapılan değerlendirmelerde Tayfun Öztürk, Bursa’nın sorunlarının sadece yerel yönetim meselesi değil, aynı zamanda uzun yıllardır biriken yapısal problemler olduğunu ifade etti. Öztürk, çözümün demokratik siyaset, şeffaf yönetim ve planlı şehircilikten geçtiğini belirterek şu mesajı verdi: “Bursa’nın geleceği günübirlik kararlarla değil, uzun vadeli ve bilimsel şehir planlamasıyla inşa edilmelidir.” Ali Babacan’a Sunulan Rapor Genel Merkezde Değerlendirilecek DEVA Partisi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bursa teşkilatı tarafından hazırlanan 16 maddelik raporun, parti genel merkezinde şehir politikaları kapsamında detaylı şekilde değerlendirileceği öğrenildi. Raporda özellikle ulaşım, sanayi planlaması, çevre politikaları ve turizm başlıklarının öncelikli alanlar olarak öne çıktığı belirtildi. Sonuç: “Bursa İçin Yeni Bir Şehir Vizyonu” DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı’nın TBMM’de sunduğu kapsamlı rapor, şehrin çok yönlü sorunlarına dikkat çekerken, aynı zamanda çözüm odaklı bir şehir vizyonu da ortaya koydu. Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen yaşadığı yapısal sıkıntıların altı çizilirken, çözümün ancak planlı, katılımcı ve sürdürülebilir bir yönetim modeliyle mümkün olacağı ifade edildi.

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz” Haber

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz”

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral, kentin kronikleşen sorunlarının daha yakından takip edilmesi, çözüm yollarının somutlaştırılması ve kamuoyunda güçlü bir farkındalık oluşturulması amacıyla kapsamlı bir adım attıklarını duyurdu. Göral, Bursa’nın farklı alanlardaki ihtiyaçlarına doğrudan temas edecek şekilde 12 ayrı ihtisas komisyonu kurulacağını açıkladı. Yaptığı değerlendirmede mevcut sorunların artık ertelenemez bir noktaya geldiğine dikkat çeken Göral, “Bursa’nın meseleleri günübirlik yaklaşımlarla çözülemez. Eğer sorunları doğru tespit etmez ve kalıcı çözümler üretmezsek, yarın çok daha ağır bedellerle karşı karşıya kalırız” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda oluşturulacak komisyonların yalnızca rapor hazırlayan yapılar olmayacağını vurgulayan Göral, sahadan veri toplayan, vatandaşla doğrudan temas kuran ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara taşıyan aktif bir yapı hedeflediklerini belirtti. Kurulacak 12 ihtisas komisyonunun; ekonomi, sanayi, tarım, eğitim, sağlık, çevre, ulaşım, kentsel dönüşüm, sosyal politikalar, gençlik ve spor, kadın ve aile ile yerel yönetimler gibi Bursa’nın temel dinamiklerini kapsayacağını ifade eden Göral, her bir komisyonun alanında uzman isimlerden oluşacağını söyledi. Göral, “Artık sorunları uzaktan izleyen değil, sahaya inen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçiriyoruz” dedi. Vatandaşların sürece aktif katılımının önemine de değinen Göral, bu komisyonların toplumla güçlü bir etkileşim içinde çalışacağını belirtti. Amaçlarının yalnızca sorunları tespit etmek değil, aynı zamanda bu sorunların kamuoyunda daha fazla görünür olmasını sağlamak olduğunu ifade eden Göral, “Bir sorun konuşulmuyorsa, çözümü de gecikir. Biz Bursa’nın gerçek gündemini görünür kılmakta kararlıyız” şeklinde konuştu. Açıklamasında uyarıcı mesajlara da yer veren Göral, özellikle plansız şehirleşme, çevresel riskler ve ekonomik daralma gibi başlıklarda gerekli önlemler alınmadığı takdirde Bursa’nın geleceğinin ciddi tehdit altında olabileceğini dile getirdi. “Bugün görmezden gelinen her sorun, yarının daha büyük krizlerine dönüşür. Bu nedenle tüm kurumları ve yetkilileri sorumluluk almaya davet ediyoruz” diyen Göral, iş birliği çağrısında bulundu. Komisyonların hazırlayacağı raporların düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılacağını da açıklayan Göral, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ön planda tutulacağını vurguladı. Ayrıca bu çalışmaların yalnızca siyasi bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bu bir Bursa meselesidir. Kim taşın altına elini koyarsa, biz onunla birlikte çalışmaya hazırız” dedi. Son olarak Bursa halkına seslenen Göral, “Şehrimizin sorunlarını birlikte konuşacak, birlikte çözeceğiz. Sessiz kalmak, sorunları büyütmekten başka bir işe yaramaz. Herkesi bu sürecin parçası olmaya davet ediyorum” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Yunus Aydın Perspektifiyle Bursa Ulaşımı: Viyadük Eksikliği mi, Bilinçli Tercih mi? Haber

Yunus Aydın Perspektifiyle Bursa Ulaşımı: Viyadük Eksikliği mi, Bilinçli Tercih mi?

Türkiye’nin en güçlü sanayi kentlerinden biri olan Bursa, üretim kapasitesi ve ekonomik dinamizmiyle öne çıkarken, şehir içi ulaşım politikalarında diğer büyükşehirlerden ayrışan bir model izliyor. İstanbul, İzmir ve Ankara gibi metropollerde yaygın şekilde kullanılan şehir içi viyadük sistemlerinin Bursa’da neredeyse hiç bulunmaması, kent planlamasında dikkat çekici bir farklılık olarak öne çıkıyor. Bu durumun bir eksiklik mi yoksa bilinçli bir şehircilik tercihi mi olduğu sorusu, Uludağ Organize Sanayi Bölgesi geçmiş dönem Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aydın’ın değerlendirmeleriyle çok boyutlu şekilde ele alınıyor. Türkiye’de Viyadüklerin Rolü Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde viyadükler, yoğun trafik yükünü şehir içi akıştan ayırarak kesintisiz ulaşım sağlama işlevi görüyor. Mecidiyeköy’deki viyadük sistemi, İstanbul’un en yoğun arterlerinden biri olan D-100 (E-5) üzerinde transit trafiği şehir içinden ayrıştırarak önemli bir rahatlama sağlıyor. Bu yapı, Bursa’daki Kent Meydanı ve Heykel gibi yoğun merkezlerle benzer bir işlev üstlenebilecek potansiyele işaret ediyor. Bornova viyadükleri ise İzmir’de adeta bir “üst ulaşım koridoru” oluşturarak özellikle liman bağlantılarında kritik rol oynuyor. Bu model, Bursa’da Görükle ile Kestel hattı arasında kesintisiz bir üst yol alternatifi olarak değerlendiriliyor. Başkent Ankara’da ise viyadükler çoğunlukla coğrafi zorunlulukların sonucu olarak ortaya çıkıyor. Dikmen ve Kuzey Ankara aksında yer alan yapılar, vadiler arasında kesintisiz ulaşım sağlıyor. Bursa’nın Tercihi: Yer Altı Çözümleri Bursa’da ise uzun yıllardır öncelikli tercih “battı-çıktı” (dalçık) sistemleri oldu. Şehir, viyadük yerine trafiği yer altına almayı tercih ederek farklı bir planlama yaklaşımı benimsedi. Bu tercihin arkasında öne çıkan temel unsurlar şöyle sıralanıyor: Tarihi ve estetik hassasiyetler: Osmanlı mirası ve Uludağ silueti, şehir üstünde büyük beton yapıların oluşmasına karşı çekince oluşturdu. Şehir dokusu: Yoğun yerleşim alanları arasında viyadük geçirmek, kamulaştırma ve görsel etki açısından zorluklar barındırıyor. Planlama yaklaşımı: Yerel yönetimler uzun yıllar boyunca “üstten değil alttan çözüm” modelini benimsedi. Ancak artan nüfus, genişleyen sanayi alanları ve özellikle organize sanayi bölgelerine yönelen ağır vasıta trafiği, mevcut sistemin sınırlarını zorlamaya başladı. Sanayi Kenti İçin Yeni Ulaşım Modeli Arayışı Uludağ OSB’nin eski başkanı Yunus Aydın, Bursa’nın artık klasik şehir kimliğinin ötesine geçtiğini vurguluyor: “Bursa artık sadece bir şehir değil, aynı zamanda dev bir üretim merkezi. Organize sanayi bölgeleri arasındaki bağlantılar ve liman erişimi, şehir içi trafikten bağımsız düşünülmek zorunda.” Bu çerçevede özellikle İzmir Yolu ile Ankara Yolu aksında planlanabilecek viyadük sistemlerinin, ulaşımda yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği ifade ediliyor. Olası Viyadük Sisteminin Avantajları Kesintisiz ulaşım: Sinyalizasyon ve kavşaklardan bağımsız bir ekspres hat oluşturulabilir. Zaman ve yakıt tasarrufu: Özellikle sanayi lojistiğinde verimlilik artışı sağlar. Kritik noktaların rahatlaması: Acemler gibi yoğun kavşaklarda %30-40 oranında rahatlama mümkün olabilir. Maliyet avantajı: Bazı projelerde yer altı çözümlerine göre daha ekonomik olabilir. Tartışmanın Odağı: Şehir Silueti Viyadük projelerinin en çok tartışılan yönü ise görsel etkisi. Bursa gibi tarihi ve doğal kimliği güçlü bir şehirde, yüksek beton yapıların kent estetiğine etkisi önemli bir tartışma başlığı olarak öne çıkıyor. Bu nedenle olası projelerde mimari tasarım, çevresel uyum ve şehir siluetiyle entegrasyon kritik önem taşıyor. Gelecek Perspektifi: Hibrit Ulaşım Modeli Uzmanlara göre Bursa’nın ulaşım geleceği, tek bir modele bağlı kalmak yerine hibrit çözümlerde şekillenecek. Battı-çıktı sistemleri, raylı ulaşım ve sınırlı viyadük uygulamalarının birlikte planlanması, daha sürdürülebilir bir ulaşım altyapısı oluşturabilir. Özellikle Görükle – Kestel hattında geliştirilebilecek çok katmanlı ulaşım sistemi, hem şehir içi trafiği hem de sanayi lojistiğini dönüştürebilecek potansiyele sahip. Sonuç Bursa’da viyadüklerin bugüne kadar tercih edilmemesi bir eksiklikten çok, geçmiş planlama anlayışının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Ancak değişen ihtiyaçlar, artan üretim kapasitesi ve lojistik talepler, bu yaklaşımın yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Sanayi, nüfus ve ulaşım baskısının arttığı yeni dönemde Bursa’nın, daha cesur ve yenilikçi ulaşım çözümlerine yönelmesi kaçınılmaz görünüyor.

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada Haber

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada

Bursa programı kapsamında Genel Merkez heyetiyle birlikte temaslarda bulunduklarını belirten Özdağ, İnegöl’ün ardından Bursa merkez ve farklı illerde ziyaretlerini sürdüreceklerini ifade etti. Parti olarak sahada aktif olduklarını vurgulayan Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz sahadayız ve sahada çalışmalarımızı yüksek bir tempoyla sürdürüyoruz” dedi. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bu tür olayların yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını belirtti. Basın ve sosyal medyada olay görüntülerinin paylaşılmasının doğru olmadığını savunan Özdağ, “Basının otokontrolle bu konuya yaklaşması gerekiyor. Asla görüntü olmamalı” ifadelerini kullandı. Eğitim ortamlarında şiddet riskine ilişkin akademik çalışmalara değinen Özdağ, sorunun çok boyutlu olduğunu ve sosyolojik ile psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin oy oranına ilişkin anket sorusunu da yanıtlayan Özdağ, anketlerin güvenilirliği konusunda tartışmalar bulunduğunu belirterek, “Ben anketler üzerinden konuşmaktan çok sahadaki canlılık üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyorum” dedi. CHP ile olası siyasi iş birliğine yönelik soruya da değinen Özdağ, herhangi bir partiyle ittifaktan ziyade ilkesel bir birliktelikten söz ettiklerini ifade etti. Özdağ, “Biz herhangi bir siyasi partiyle ittifaktan bahsetmiyoruz, bir ilke etrafında birleşmekten bahsediyoruz. O ilke Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, “Bizim CHP’ye yaptığımız çağrı kamuoyu önünde çok açıktır” ifadelerini kullandı. Özdağ, konuşmasının sonunda İnegöl’ün ekonomik yapısına da değinerek ilçenin ihracat başarısını ve sanayi çeşitliliğini övdü. İnegöl’ün önemli bir ekonomik başarıya imza attığını belirten Özdağ, bölge halkını tebrik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.