Hava Durumu

#Resmî Gazete

- Resmî Gazete haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Resmî Gazete haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ'dan İktidara Ekonomi ve Özelleştirme Eleştirisi Haber

Ümit Özdağ'dan İktidara Ekonomi ve Özelleştirme Eleştirisi

“Köprü ve otoyollardan elinizi çekin” Resmi Gazete'de yayımlanan kararla iki Boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve dört çevre yolunun özelleştirme programına alınmasına tepki gösteren Özdağ, söz konusu altyapı yatırımlarının milletin kaynaklarıyla oluşturulduğunu söyledi. Özdağ, özelleştirmenin uzun vadede kamu açısından ciddi gelir kaybına yol açacağını savunarak, köprü ve otoyolların yıllık gelirlerinin açıklanandan daha yüksek olduğunu ileri sürdü. Özelleştirme sonrasında geçiş ücretlerinde artış yaşanabileceğini belirten Özdağ, bunun vatandaşın günlük yaşam maliyetlerine de yansıyacağını ifade etti. Orta Vadeli Program'a tepki Ekonomi yönetiminin açıkladığı Orta Vadeli Program'ı da değerlendiren Özdağ, geçmiş yıllarda açıklanan enflasyon ve büyüme hedeflerinin sık sık revize edildiğini söyledi. Enflasyon tahminlerindeki değişiklikleri ekonomi yönetiminin başarısızlığı olarak değerlendiren Özdağ, vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntının açıklanan programlarla giderilemediğini savundu. Özdağ; emekliler, asgari ücretliler, çiftçiler, esnaf ve çalışanların satın alma gücünün ciddi şekilde gerilediğini belirterek hükümete genç işsizliği, dış ticaret açığı, gelir dağılımı ve vergi adaleti üzerinden eleştiriler yöneltti. Zafer Partisi'nin hazırladığı “Zafer Ekonomisi Programı”nın da yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını açıklayan Özdağ, programın Türkiye'nin yeniden üretim ekonomisine geçişini hedeflediğini söyledi. Suriye ve terör politikalarını eleştirdi Konuşmasının önemli bölümünü Suriye'deki gelişmelere ve terörle mücadele politikalarına ayıran Özdağ, PKK/YPG yapılanmasına ilişkin hükümetin izlediği politikaya tepki gösterdi. Suriye'de üniter yapının tam anlamıyla sağlanamadığını savunan Özdağ, bölgede YPG'nin etkinliğini sürdürdüğünü ileri sürdü. Suriye Türkmenlerinin ise süreç içerisinde yeterince desteklenmediğini ifade etti. Özdağ ayrıca Suriye'deki eğitim politikalarında Türkçenin konumuna ilişkin gelişmeleri de eleştirerek Türkiye'nin bölgeye yaptığı yatırımlarla uygulanan politikalar arasında çelişki bulunduğunu savundu. Suriyelilerin geri dönüşü mesajı Türkiye'deki Suriyelilerin durumuna da değinen Özdağ, Zafer Partisi'nin iktidara gelmesi halinde geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin ülkelerine dönüşünü sağlayacak politikaların uygulanacağını söyledi. Suriye'nin yeniden yapılanmasının bölgesel ekonomi açısından önemli fırsatlar oluşturabileceğini belirten Özdağ, Gaziantep ve Hatay'ın bu süreçte ekonomik ve ticari merkezler haline getirilebileceğini ifade etti. Mansur Yavaş-Erdoğan görüşmesine dikkat çeken yorum Özdağ'a, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşme de soruldu. Bir belediye başkanının Cumhurbaşkanı ile kent sorunlarını görüşmesinin normal karşılanması gerektiğini belirten Özdağ, Ankara'nın çözüm bekleyen sorunları ve finansman ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekti. Özdağ, görüşmeyle ilgili asıl dikkat edilmesi gereken noktanın Mansur Yavaş'ın neden Erdoğan'la görüştüğü değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın neden Mansur Yavaş ile görüşme gerçekleştirdiği olduğunu savundu. Zafer Partisi lideri, bu görüşmenin siyasi açıdan ne anlama geldiğinin önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacağını ifade etti.

YENİ Parti’den Bursa Çevre Otoyolu Tepkisi: “Yolları Şirketlerin Gelir Kapısına Çevirmeyin” Haber

YENİ Parti’den Bursa Çevre Otoyolu Tepkisi: “Yolları Şirketlerin Gelir Kapısına Çevirmeyin”

YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, köprü ve otoyolların özelleştirme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki kesiminin de bu kapsama dahil edildiğini ifade eden Yeşiltaş, “Bursa’nın yollarını halktan koparamazsınız. Kamu malını şirketlerin kazanç kapısına dönüştüremezsiniz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan özelleştirme kararı, YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş tarafından eleştirildi. Söz konusu karar kapsamında Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı ile Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümün yer almasına dikkat çeken Yeşiltaş, iktidarın özelleştirme hamlelerinin temel ulaşım altyapısına kadar uzandığını savundu. “ŞİMDİ SIRA YOLLARA GELDİ” Türkiye’nin kamu varlıklarının uzun süredir özelleştirme politikalarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Yeşiltaş, gelinen aşamada köprü ve otoyolların da bu sürece eklendiğini söyledi. Yeşiltaş, “Türkiye’nin ortak birikimini yıllardır satarak bitiremediler. Şimdi ise sıra yollarımıza geldi. Yetinmeyip Bursa’nın yollarına da göz diktiler” şeklinde konuştu. “BURSALILARIN VERGİLERİYLE YAPILDI” Bursa Çevre Otoyolu’nun bir kamu yatırımı olduğunun altını çizen Yeşiltaş, yolun özel şirketlere gelir getirecek bir modele dönüştürülmesine karşı olduklarını vurguladı. Yeşiltaş, “Bursa Çevre Otoyolu sadece asfalt ve betondan ibaret değildir. Burası Bursalıların vergileriyle, kamu kaynaklarıyla inşa edilmiş bir altyapıdır. Şimdi bu yolu 30 yıllığına özel şirketlerin gelir kapısı yapmak istiyorlar” diye belirtti. Özelleştirmelerin fabrikalardan arazilere, limanlardan çeşitli kamu işletmelerine kadar geniş bir sahada uygulandığını ifade eden Yeşiltaş, köprü ve otoyolların da aynı mantığın bir parçası haline getirildiğini öne sürdü. “ADI DEĞİŞSE DE SONUÇ DEĞİŞMİYOR” Kararda işletme hakkının verilmesi, kiralama ve gelir ortaklığı gibi farklı yöntemlerin öngörüldüğüne değinen Yeşiltaş, kullanılan yöntemin özelleştirmenin özünü değiştirmediğini savundu. “Bize ‘satmıyoruz, işletme hakkını devrediyoruz’ diyebilirler” diyen Yeşiltaş, “Halkın vergileriyle inşa edilen bir yol, kamu yararı yerine özel şirketlerin kâr hesabına göre işletilecekse bunun adı kamu hizmeti olmaz. Bunun adı özelleştirmedir” ifadelerini kullandı. 30 YILLIK SÜREYE TEPKİ Özelleştirme işlemlerinin 2031 yılına kadar tamamlanmasının ve işletme süresinin 30 yıl olarak belirlenmesinin ayrıca tartışılması gerektiğini dile getiren Yeşiltaş, bu kararların gelecek nesilleri de etkileyeceğini söyledi. Yeşiltaş, “Bugün alınan kararın bedelini sadece bugünün yurttaşı değil, çocuklarımız ve torunlarımız da ödeyecek. Ülkenin geleceğini onlarca yıllığına şirketlerin insafına bağlayamazsınız” dedi. “BURSA’NIN İHTİYACI DAHA FAZLA ULAŞIM YATIRIMI” Bursa’nın hızla artan nüfusu ve sanayisi nedeniyle ağır bir trafik yükü altında olduğunu belirten Yeşiltaş, mevcut ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kentin asıl ihtiyacının yeni ulaşım yatırımları ve vatandaşın ulaşım maliyetlerini düşürecek uygulamalar olduğunu söyleyen Yeşiltaş, mevcut yolların özel sektör tarafından işletilmesinin çözüm olmadığını savundu. “YOL KAMUNUNDUR” Ulaşım altyapısının temel bir kamu hizmeti olduğunu vurgulayan Yeşiltaş, yapılacak işlemlerde kamu yararının esas alınması gerektiğini söyledi. Yeşiltaş, “Devlet vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için vardır. Her özelleştirmede şu soruyu sormak gerekir: Bu işlem vatandaşın mı, yoksa belirli şirketlerin mi yararına?” diye konuştu. “BURSA’NIN HAKKINI SAVUNACAĞIZ” YENİ Parti olarak Bursa Çevre Otoyolu'na dair süreci yakından takip edeceklerini açıklayan Yeşiltaş, kamu varlıklarının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri dışında özel çıkarlara devredilmesine karşı olduklarını belirtti. Yeşiltaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa’nın toprağını, suyunu, ormanını, ulaşım altyapısını ve ortak değerlerini kimse babasının malı gibi dağıtamaz. Bursa’nın yolunu da, yeşilini de, suyunu da, toprağını da ve geleceğini de savunacağız. Bursa’nın yollarını halktan koparamazsınız. Kamu malını özelleştirme adı altında parsel parsel devredemezsiniz. YENİ Parti olarak kamu kaynaklarının özel çıkarlara aktarılmasının karşısında duracağız. İlk seçimde iktidar olduktan sonra milletimizin ihtiyacı olan adımları atacak, bütün otoyolları yeniden devletleştireceğiz.”

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız! Haber

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız!

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa’da kamuya ait sağlık kurumlarının satışa çıkarılması üzerinden iktidara çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 4 gün önce Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Bursa Memleket Hastanesi, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve ek hizmet binası, Diş Hastanesi ile Mustafakemalpaşa’daki aktif bir aile sağlığı merkezinin satış listesine alınması kentte büyük tepki topladı. “BU KARARIN SORUMLUSU BELLİ, KİMSE KAÇAMAZ” Öztürk, söz konusu satış kararının ardından AKP Bursa teşkilatından gelen “bu hastaneler satılamaz” yönündeki açıklamaları hedef alarak, “Ortada açık bir kararname var. İmza kime ait? Sayın Erdoğan’a. Buna rağmen çıkıp ‘satılamaz’ diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışmak siyasi akılla da vicdanla da bağdaşmaz” dedi. “SANKİ KARARI ERDOĞAN DEĞİL BAŞKASI ALDI!” İktidar temsilcilerinin tutumunu sert ifadelerle eleştiren Öztürk, “Sanki bu kararı alan Recep Tayyip Erdoğan değil de başka bir ülkenin lideri! Gerçeklikten kopmuş bir siyasi tiyatro izliyoruz. Bursalıların aklıyla alay etmeyi bırakın” diye konuştu. “İNKÂR DEĞİL, CESARET GÖSTERİN” AKP’li siyasetçilere açık çağrıda bulunan Öztürk, “İnkâr etmeyi bırakın. Çıkın ve ‘yanlış yaptık’ deyin. Eğer samimiyseniz, bu kararı düzelteceğinizi söyleyin. Ya da açıkça ifade edin: ‘Biz de bu karara karşıyız.’ Gelin, Bursa’nın sağlık kurumlarını savunmak için birlikte basın açıklaması yapalım” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN SAĞLIĞI SATILIK DEĞİLDİR” Bursa’daki sağlık altyapısının özelleştirme yoluyla zayıflatılmasına kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Öztürk, “Bu şehir sanayisiyle olduğu kadar nüfus yoğunluğu ve deprem riskiyle de kritik bir noktada. Böyle bir tabloda hastaneleri satılığa çıkarmak, halk sağlığını hiçe saymaktır. Bursa’nın sağlığı satılık değildir” diyerek tepkisini en üst perdeden dile getirdi. Kararın ardından kent genelinde tepkilerin büyüyerek devam etmesi beklenirken, gözler iktidar kanadından gelecek yeni açıklamalara çevrildi.

İlhami Gün: “Bursa’nın En Değerli Kamu Arazileri Üç Beş Kuruşa Satılıyor!” Haber

İlhami Gün: “Bursa’nın En Değerli Kamu Arazileri Üç Beş Kuruşa Satılıyor!”

Geçmiş dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yıldırım İlçe Başkanı İlhami Gün, Bursa'nın merkezi yer alan hastanenin yerleşmesi ve ek hizmet konutunun arazisinin özel kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, Bursa'nın en değerli kamu taşınmazlarından birinin satış ve devir süreci başlatıldı. Bu karar, şehirdeki birçok vatandaş ve kamuoyunun yetkililerini derinden sarstı. Vicdanları Kanatan Karar İlhami Gün, konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda, "Bursa'nın sınırları içindeki bu topraklar, halkın malıydı! Bu araziler, sağlık hizmetleri için halkın vergileriyle kazanıldı. Şimdi, üç beş kuruşa satılması vicdanları kanatlanmıştır." Yerel ortamın bu kararın karşısındaki öfkesine katıldığını belirtti. Bursa'nın Geleceği Kararı Veriliyor Gün, kişiselleştirme kararının sadece kısa vadeli bir ekonomik çıkar için alındığını ve parlaklık düzeyinin yok sayan bir çözüm olduğunu savundu. "Bu karar, sadece Bursa'nın değil, tüm Türkiye'nin sağlık alanının geleceği için büyük bir tehdit. Bu arazilerin satılması, sadece ticari kaygılarla yapılan, büyük bir haksızlıktır. Halkın sağlığı için kullanılan bu değerli alanlar, özel sektörlerin üyelerina teslim ediliyor" şeklinde ifade sertler kullanıldı. Özelleştirme Kapsamında Yer Alan Taşınmazlar Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, satış ve kiralama gibi değerlendirilecek taşınmazlar arasında, Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge'deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım'daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa'daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer alıyor. Kamusal Alanların Özelleştirilmesi, Halkın İradesine Darbe İlhami Gün, CHP adına kamuoyunda saygın bir yer edinen bir isim olarak, "Kamusalın özelleştirilmesi, halkın iradesine darbe vuruyor. Bir şehrin gözenekli sağlığıyla ilgili onun kalıcı karar alıcılarının hatırlaması gerekiyor. Ancak şu anda yapılan bu işlem, halkın çıkarlarını gözlerini ardı ardına getiren bir davranış" dedi. Yıldırım İlçesinin Geleceği Tehdit Altında Özellikle Yıldırım ilçesinin sağlık politikalarının da tehdit altında olduğunu belirten Gün, "Bursa'nın büyüyen ve artan sağlık hizmetlerinin göz önünde bulundurulması, bu bilgilerin kamu tesislerizlerinin satılması, büyük bir hata olacaktır. Yıldırım halkı, sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamıyor, bu arazilerin satılmasıyla daha da büyük biriyet mağduriyeti yaşanacak" şeklinde uyarılarda bulunuldu. “Bu Yanlıştan Dönülmeli” İlhami Gün, açıklamasının sonunda, "Bu karardan bir an önce dönüşmeli, bu değerli kamu arazileri halkın hizmetine sunulmalıdır. Bursa'nın geleceği, halkın çıkarlarının korunmasından geçmektedir. Bu satış gerçekleştirenler, halkın vicdanında asla affedilmeyecek bir suç işlemektedir" dedi. Bursa'da büyük bir tepkiyle karşılanan bu kararın, şehrin kamu sağlığı ve sosyal yapısının üzerindeki olumsuz etkiler uzun yıllar devam edeceği gibi görünüyor.

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!” Haber

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!”

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir'den Sert Tepki 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi'ne ait 71 taşınmaz ve üzerlerindeki yapıların özelleştirme kapsamına dahil olmak üzere her yerde geniş yankılanırken, kararın Bursa ayağı özellikle sert tepkilere neden oldu. Özelleştirme listesinde Bursa'da bulunan 4 önemli sağlık eğitiminin dahil edilmesi, siyasi ve toplumsal çevrelerde “kabul edilemez bir adım” olarak değerlendirildi. Karara göre satış, kiralama, gelir modeli paylaşımı ve işletme hakkı devri gibi değerlendirilebilecek taşınmazlar arasında; Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge'deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım'daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa'daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi'nde yer aldı. Kararın ardından sert çıkışlardan biri Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir'den geldi. “Bu Bir Özelleştirme Değil, Kamusal Sağlık Hafızasının Tasfiyesidir” Demir, yaptığı açıklamada özellikle Osmangazi’de yer alan ve Bursalılar için sembolik bir değer taşıyan eski Bursa Devlet Hastanesi üzerinden sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “Muradiye Devlet Hastanesi” olarak bilinen, eski adıyla Bursa Memleket Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasını “kabul edilemez bir ihanet planı” olarak nitelendirdi. Demir, hastanenin yalnızca bir sağlık tesisi olmadığını, Bursa’nın tarihsel ve toplumsal hafızasının bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu hastane 1950’li yıllarda Bursalıların bağışlarıyla, halkın imek emeğiyle inşa edildi. Bu bir bina değil; bu şehrin ruhudur, hafızasıdır. Şimdi bu miras masa başı kararlarla satılmak isteniyor. Buna sessiz kalamayız.” “Şehir Hastanesi Uğruna Kamu Hastaneleri Feda Edildi” Demir, sağlık politikalarına yönelik eleştirilerini de sertleştirerek, şehir hastaneleri modelinin kamu sağlık sistemini zayıflattığını savundu. Bursa’da şehir hastanesi açıldıktan sonra birçok devlet hastanesinin kapatıldığını hatırlatan Demir, vatandaşların ulaşımı zor olan tek bir merkeze mecbur bırakıldığını ifade etti. “Hasta garantili şehir hastaneleri sistemiyle kamu kaynakları belirli şirketlere aktarılıyor. Köprüde geçiş garantisi, havalimanında yolcu garantisi neyse, sağlıkta da hasta garantisi sistemi kurulmuş durumda. Bu kabul edilebilir bir düzen değildir” dedi. “Deprem Riski Bahane Edildi, Hastane Yıllarca Kaderine Terk Edildi” Eski Bursa Devlet Hastanesi’nin kapatılma gerekçesi olarak “deprem riski”nin gösterildiğini hatırlatan Demir, bu sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürdü. Hastanenin güçlendirilmesi ya da yeniden hizmete açılması yönünde verilen sözlerin tutulmadığını ifade ederek, yapının yıllardır atıl bırakıldığını söyledi. “Eğer gerçekten risk varsa, bunu ortadan kaldırmak devletin görevidir. Güçlendirme yapılmadı, yatırım yapılmadı, yıllarca oyalama politikası izlendi. Şimdi ise bu alan özel sektöre devredilmek isteniyor. Buna planlı bir tasfiye dememek mümkün değil.” “Bursa’nın Bağışıyla Yapılan Hastane Birilerine Rant Aracı Yapılamaz” Demir, hastanenin bulunduğu arazinin değerine dikkat çekerek, alanın rant odaklı projelere açılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bursa’nın geçmişte kendi imkânlarıyla inşa ettiği bir sağlık kurumunun bugün “ticari kazanç alanına” dönüştürülmek istendiğini söyledi. “Kimdir bu çok özel ve hatırlı kişiler? Bursalıların bağışlarıyla yapılan bu hastane nasıl olur da birkaç imza ile el değiştirir? Bu şehir buna izin vermez” ifadelerini kullandı. “Bu Karar Bursalılara Açık Bir Haksızlıktır” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, açıklamasının sonunda sert bir çağrıda bulunarak Bursalıları tepki göstermeye davet etti: "Bu sadece bir taşınmaz satışı değildir. Bu, bir şehrin hafızasına, geçmişe ve hak ihlalidir. Bursa bunu kabul edemez. Bu karar Bursalılara açık bir haksızlıktır." Demir, “Bursa'da kalk, hastaneye sahip çık” bölümünü tamamladı. Özelleştirme kararının nasıl uygulanacağı ve Bursa'daki sağlık tesislerinin geleceğine ilişkin süreçte kamuoyunda tartışılmaya devam edilirken, tepkilerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.