Hava Durumu

#Recep Genişler

- Recep Genişler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Genişler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler: "Afetlerde ilk dakikalar hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor" Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler: "Afetlerde ilk dakikalar hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor"

BURSA / İZNİK – Türkiye'nin deprem kuşağında bulunması, son yıllarda artış gösteren orman yangınları, endüstriyel kazalar ve diğer felaketler, afetlere hazırlık sürecini yeniden gündeme getirerek en kritik başlıklar arasına taşıdı. DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, afet yönetiminde giderek önem kazanan "Taktik Tıp" yaklaşımına dair kapsamlı bir değerlendirme yaparak, afetlerin ilk dakikalarında gerçekleştirilen müdahalelerin binlerce kişinin hayatını kurtarmadaki kritik rolünü vurguladı. Genişler; büyük depremlerden sel felaketlerine, orman yangınlarından patlamalara kadar kitlesel yaralanmalara yol açan tüm afetlerde ilk saatlerin hayati öneme sahip olduğunu belirterek, klasik sağlık hizmetlerinin bu olağanüstü koşullarda tek başına yeterli olmayabileceğini ifade etti. Kaosun Ortasında Yaşam Mücadelesi Afetlerin sadece yapıları değil, şehirlerin genel işleyişini etkilediğini belirten Genişler, büyük bir deprem anında ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle özetledi: "Yer sarsılıyor, binalar saniyeler içinde yıkılıyor, elektrikler kesiliyor, iletişim ağları çöküyor. Ambulanslar yolların kapanması nedeniyle ilerleyemiyor. Hastaneler kısa sürede doluyor. Arama kurtarma ekipleri enkaz altındaki yaşam mücadelesini sürdürürken, sağlık ekipleri sınırlı imkanlarla çok sayıda yaralıya ulaşmaya çalışıyor." Bu durumun yalnızca depremlere özgü olmadığını dile getiren Genişler; heyelanlar, büyük patlamalar, endüstriyel kazalar ve benzeri felaketlerde de benzer kriz ortamlarının yaşandığını söyledi. "En Kritik Soru: Önce Kime Müdahale Edilecek?" Afet sahasındaki en büyük sorunun, kısıtlı imkanlarla hangi yaralılara öncelik verileceği olduğunu ifade eden Genişler, modern afet yönetiminin bu noktasında "Taktik Tıp" yaklaşımının esas alınması gerektiğini dile getirdi. Genişler, "Afetlerde tüm yaralılara aynı anda müdahale etmek çoğu zaman mümkün değildir. Mevcut kaynaklarla mümkün olan en fazla insanın hayatını kurtarmaya yönelik bir önceliklendirme yapılması gerekir. İşte taktik tıp bu anlayış üzerine kuruludur." dedi. Artan Riskler Yeni Yaklaşımları Zorunlu Kılıyor İklim değişikliğinin doğal afetlerin sıklığını ve şiddetini artırdığına dikkat çeken Genişler; hızlı kentleşme, nüfus yoğunluğu ve kritik altyapıların riskli bölgelerde bulunmasının afetlerin etkisini daha da büyüttüğünü belirtti. Genişler'e göre artık sadece tedavi bilgisi yeterli değil; kriz yönetimi, güvenlik, lojistik, koordinasyon ve hızlı karar alma yetenekleri de afet müdahalelerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Altın Saat Hayat Kurtarıyor Travma tıbbında "Altın Saat" olarak tanımlanan ilk 60 dakikanın önemine değinen Genişler, ağır yaralanmalarda bu süre zarfında yapılacak doğru müdahalenin hayatta kalma oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Durdurulamayan kanamalar, hava yolu tıkanıklıkları, solunum problemleri ve hipotermi gibi durumların saniyelerle yarıştığını ifade eden Genişler, "Afetlerde zaman yalnızca ilerlemez; aynı zamanda yaşam umudunu da tüketir." değerlendirmesinde bulundu. Taktik Tıp Nedir? Taktik tıbbın sadece acil sağlık hizmetlerinden ibaret olmadığını belirten Genişler; bu sistemin olay yeri güvenliği, ekiplerin korunması, kaynak yönetimi, tahliye stratejileri ve kurumlar arası koordinasyonu içeren kapsamlı bir kriz yönetimi modeli olduğunu söyledi. Genişler, bu yaklaşımın ilk olarak askeri operasyonlar için geliştirildiğini, günümüzde ise deprem, sel, endüstriyel kazalar ve kitlesel yaralanmaların yaşandığı birçok sivil olayda başarıyla uygulandığını ifade etti. "Afet Sahası Hastane Değildir" Afet bölgelerindeki koşulların hastane ortamından tamamen farklı olduğuna dikkat çeken Genişler; yıkılmış yapılar, artçı sarsıntılar, yangınlar, gaz kaçakları, elektrik hatları, kimyasal riskler ve panik halindeki kalabalıklar nedeniyle sağlık hizmeti sunumunun son derece karmaşık hale geldiğini söyledi. Bu nedenle, afet bölgelerinde görev yapan ekiplerin bu olağanüstü şartlara uygun eğitimler almasının hayati önem taşıdığını belirtti. Müdahalenin İlk Kuralı Güvenlik Taktik tıbbın temel prensiplerinden birinin "Kurtarıcı yaralanırsa kurtarma işlemi durur" anlayışı olduğunu vurgulayan Genişler, olay yerine ulaşan ekiplerin öncelikli olarak risk değerlendirmesi yapması gerektiğini ifade etti. Güvenliği sağlanmamış alanlarda yapılacak müdahalelerin hem sağlık çalışanlarını hem de yaralıları daha büyük tehlikelere atabileceğini söyleyen Genişler, planlı ve koordineli hareket etmenin önemine dikkat çekti. Kapsamlı Araştırma Dosyası Hazırlanıyor Recep Genişler; afet yönetimi ve taktik tıp politikalarını daha geniş bir çerçevede ele alarak Türkiye'nin afet risk haritası, deprem ve sel yönetimi, KBRN durumları, UMKE, AFAD, 112 Acil Sağlık, itfaiye ve güvenlik güçlerinin koordinasyonu, triyaj sistemi, psikolojik ilk yardım ve gönüllü destek sistemlerini içeren kapsamlı bir araştırma dosyası planladığını belirtti. Hazırlanacak bu çalışma ile afetlere hazırlık konusunda kamuoyunda farkındalık oluşturmayı ve stratejik yönetimin önemine dikkat çekmeyi amaçladığını açıkça ifade etti.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Çevre ve İklim Değişikliği Uyarısı: “Doğanın İhtiyaçlarını Görmezden Gelemeyiz” Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Çevre ve İklim Değişikliği Uyarısı: “Doğanın İhtiyaçlarını Görmezden Gelemeyiz”

Aşırı Yaz Sıcaklıkları Ekosistemi Tehdit Ediyor DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, son yıllarda aşırı derecede artan artış aşırı sıcaklıkların doğa üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat ederek çevre bilincinin yayılması ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda daha kararlı adımların atılması gerektiğini vurguladı. “Doğanın İhtiyaçları” başlıklı değerlendirmesinde yaz aylarında yaşanan sıcak hava dalgalarının yalnızca insan sorunları değil, tüm canlıları ve doğal yaşamı tehdit ettiğini Genişler, özellikle su kaynakları, ormanlar, tarım alanları ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki risklere dikkat çekti. Küresel İklim Değişikliği Yaz Aylarını Daha Tehlikeli Hale Getiriyor Dünya çapında olduğu gibi Türkiye'de de yaz aylarında sıcaklıkların her geçen yıl daha yüksek seviyelere yayılmasını sağlayan Recep Genişler, küresel iklim sıcaklıklarının etkilerinin artık günlük yaşamda net şekilde hissedildiğini ifade etti. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların yalnızca geçici bir hava olayı olmadığını söyleyen Genişler, bu durumun doğal dengeyi doğrudan olumsuz bir şekilde etkilediğini kaydetti. Yaz mevsiminin normal koşullarının dengelenebildiği, yönetimin yoğunlaştığı ve insanların açık alanlarda daha fazla zaman geçirdiği bir dönem olduğunu söyleyen Genişler, son yıllarda yaşanan aşırı sıcaklıkların bu olumlu tabloyu çevirmeye gittiğini söyledi. Su Kaynaklarında Kritik Azalma Yaşanıyor Aşırı sıcakların en önemli sonuçlarından birinin su kaynağında meydana gelen kayıplara dikkat ederek Genişler, göller, akarsular, barajlar ve yer altı su rezervlerinde ciddi enerji azalmasının arttığını belirtti. Hava sıcaklığının yükselmesiyle birlikte buharlaşmanın hızlanmasını ifade eden Genişler, özellikle yaz aylarında artan yönetim sulama ihtiyacının mevcut kaynakların üzerindeki baskıyı daha da artırdığını söyledi. Sudaki kayıplarda yalnızca insanların enerjileri değil, su ekosistemlerinde yaşayan balıklar, amfibiler ve diğer canlı türlerinin de tehdit altında olduğu vurgulandı. Uzmanların kuraklık riskine karşı sık sık uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Genişler, Tasarruf suyunun artık bireysel bir tercih değil, toplumsal bir kişi haline geldiğini ifade etti. Orman Yangınları Doğal Yaşamı Yok Ediyor Yüksek sıcaklıklar ve düşük nem oranlarının yaz aylarında orman yangınlarının istatistiksel nedenleri arasında yer değiştirdiğini söyleyen Recep Genişler, Türkiye'nin özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde son yıllarda çok sayıda büyük yangınla karşı karşıya kalamayacağını söyledi. Kuruyan bitki örtüsünün en küçük bir kılavuzla bile tutuşabildiğini belirten Genişler, yangınların yalnızca ağaçları değil, tüm ekosistemi yok olduğunu dile getirdi. Ormanın büyümesinin dokunuşu Genişletenler şunları kaydetti: yetişen hektarlık orman alanı yok oluyor. Yüzlerce canlı türde yaşam sınırına erişebilirsiniz. Toprak değişimi azalıyor. Atmosfere büyük miktarda karbon salınıyor. Erozyon riski artıyor. Ekolojik denge uzun yıllar boyunca onarılamayacak zararlar görülüyor. Yangınların ardından ortaya çıkan tahribatın yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de devamını ifade eden Genişler, ormanların korunmasının iklim değişimiyle mücadelede hayati önem taşıdığını vurguladı. Bitki Örtüsü ve Tarım Alanları Risk Altında Aşırı sıcaklıkların doğal bitki örtüsü üzerinde de ciddi olumsuz etkilerin büyüyerek genişlediğini, yüksek sıcaklık ve yetersiz yağış nedeniyle birçok bitki örtüsünün bozulmasını sağladığını söyledi. Fotosentez faaliyetlerinin yavaşlamasıyla birlikte bitkilerin gelişiminin olumsuz etkilendiğini belirten Genişler, bazı türlerin tamamen kuruyarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Kuraklık nedeniyle; Çayır ve meralar verimsizleşiyor, Tarımsal ürünlerde verim kaybı yaşanıyor, Doğal bitki çeşitliliği azalıyor, Toprak yüzeyi çıplaklaşarak erozyona açık hale geliyor. Tarımsal üretimde yaşanan düşüşlerin gıda güvenliği açısından da önemli riskler oluşturduğunu belirten Genişler, çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sağlayacak yeni yöntemlere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yaban Hayatı Sıcak Hava Dalgalarından Olumsuz Etkileniyor Recep Genişler, aşırı sıcakların yalnızca bitkileri değil, hayvan türlerini de doğrudan etkilediğini belirtti. Su kaynaklarının azalması ve besin zincirinde meydana gelen bozulmalar nedeniyle birçok hayvanın yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. Özellikle kuşlar, sürüngenler ve memelilerin sıcak hava dalgalarından ciddi şekilde etkilendiğini söyleyen Genişler, bazı türlerin yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığını, bazılarının ise yeterli su bulamadığı için hayatını kaybettiğini dile getirdi. Bu durumun biyolojik çeşitliliği tehdit ettiğini vurgulayan Genişler, doğal yaşamın korunmasının çevre politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Toprak Verimliliği Düşüyor, Çölleşme Riski Artıyor Toprağın ekosistemin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Genişler, aşırı sıcaklıkların toprağın nemini hızla kaybetmesine neden olduğunu belirtti. Kuruyan toprakların zamanla sertleştiğini ve verimliliğini yitirdiğini ifade eden Genişler, bitki örtüsünün azalmasının da toprağı koruyan doğal yapıyı zayıflattığını söyledi. Bu süreç sonucunda; Tarımsal üretim azalıyor, Çölleşme riski yükseliyor, Toprak canlılarının yaşam alanları zarar görüyor, Ekosistemlerin sürdürülebilirliği tehlikeye giriyor. Türkiye'nin birçok bölgesinde kuraklık ve çölleşme riskinin giderek arttığını belirten Genişler, toprağın korunmasının geleceğin korunması anlamına geldiğini ifade etti. Hava Kirliliği ve Sağlık Sorunları Artıyor Aşırı sıcaklıkların hava kalitesi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu belirten Genişler, sıcak havalarda atmosferdeki kirletici maddelerin yoğunlaştığını söyledi. Orman yangınlarından kaynaklanan yoğun dumanın da hava kirliliğini artırdığını belirten Genişler, bunun hem insan sağlığını hem de çevreyi tehdit ettiğini kaydetti. Artan hava kirliliğinin bitkilerin gelişimini olumsuz etkilediğini ve ekosistemler üzerinde ek baskılar oluşturduğunu ifade eden Genişler, çevre ve halk sağlığı politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. İklim Değişikliği Kısır Döngüye Dönüşüyor Aşırı sıcaklıkların hem iklim değişikliğinin sonucu hem de bu süreci hızlandıran bir etken olduğunu söyleyen Genişler, orman yangınları ve kuraklık nedeniyle doğal karbon yutaklarının zarar gördüğünü belirtti. Atmosfere daha fazla sera gazı salımının küresel ısınmayı artırdığını ifade eden Genişler, bunun da daha sık ve daha şiddetli sıcak hava dalgalarına yol açtığını söyledi. “İklim değişimi ve aşırı sıcaklıklar arasında değişen besleyen olumsuz bir döngü oluşuyor. Bu döngünün kırılması için yerel, ulusal ve küresel ölçekte güçlü çevre politikalarına ihtiyaç vardır” dedi. Çözüm İçin Ortak Mücadele Çağrısı Recep Genişler, doğanın korunması için bireylerden kamu kişilere kadar herkesin sorumluluğunun üstlenmesinde belirtilen alınabilecek önlemleri şu şekilde sıraladı: Su kaynakları tasarruflu kullanılmalı. Orman yangınlarına karşı toplumsal olarak artırılmalı. Ağaçlandırma çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır. Yenilenebilir enerji yatırımları desteklenmeli. Doğal korumasına parlaklık verilmeli. Modern ve tasarruflu sistem kullanımı. Karbon salınımını azaltacak çevreci politikalar uygulanmalı. İklim değişimiyle mücadelede uluslararası iş birlikleri güçlendirilmeli. “Doğayı Korumak Geleceği Korumaktır” Açıklamanın sonunda çevre bereketinde bulunan DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, doğanın korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de sorumluluğu olduğunu belirtti. Genişletme, orman yangınlarının patlaması, biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi ve toprak bozulmasının kopması gibi sorunlar artık gelecekten değil, bugünün gerçeğidir.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Çevre ve Doğa Vurgusu Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Çevre ve Doğa Vurgusu

“Doğada Mutlu Olurken, Doğaya Ne Kattık?” DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, çevre bilinci, doğa sevgisi ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya incelemesi konusunda dikkatli bir şekilde özetlenmiş bir özet bulundu. Genişler, insanların doğanın sunduğu nimetlerden sürekli faydalandığını ancak aynı hassasiyeti doğayı koruma konusunda göstermediğini belirterek, “Doğada huzur buluyoruz ama doğaya ne veriyoruz?” artık herkes tarafından ciddi şekilde düşünülmesi gerektiğini söyledi. Recep Genişler açıklamasında, doğanın yalnızca insanların dinlenme alanı değil; yaşam kaynağı olduğunu vurgulayarak çevre kirliliğini, orman yangınlarını, plansız yapılaşma ve bilinçsiz tüketimin gizliliğini tehdit ettiğine dikkat çekti. “Doğa İnsanlığın Ortak Mirasıdır” Doğanın insan yaşamı için vazgeçilmez olduğuna dikkat etmek Genişler, temiz hava, su kaynakları, ormanlar ve verimli toprakların sadece bugünün değil gelecek nesillerin de yaşam garantisi olduğunu ifade etti. Genişletmelerin açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “İnsanlık tarih boyunca doğanın sunduğu güzelliklerden faydalandı. Ormanlarda huzur bulduk, denizlerde serinledik, topraktan beslenip hayatımızı sürdürdük. Ancak bugün geldiğimiz noktada doğaya verdiğimiz zarar, aldığımız faydanın çok önüne geçmiş durumda. Doğa yalnızca tüketilecek bir kaynak değil, korunması gereken ortak mirastır.” “Şehir Hayatından Kaçıyoruz Ama Doğayı Kirletiyoruz” Modern yaşamın yoğun temposundan uzaklaşmak isteyen insanların doğal alanlara yöneldiğini belirten Recep Genişler, özellikle hafta sonları piknik alanları, sahiller ve ormanlık bölgelerde ciddi çevre kirliliği oluştuğunu söyledi. Doğanın insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerine değinen Genişler: “İnsanlar doğada nefes alıyor, stres atıyor, ruhsal olarak yenileniyor. Ancak ne yazık ki birçok kişi arkasında plastik şişeler, cam atıklar, poşetler ve sigara izmaritleri bırakıyor. Huzur bulduğumuz alanları kendi ellerimizle kirletiyoruz. Bu anlayışın değişmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “Orman Yangınları Geleceğimizi Yakıyor” Türkiye’nin son yıllarda büyük orman yangınlarıyla mücadele ettiğini hatırlatan DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, ihmalkârlığın telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açtığını belirtti. Özellikle söndürülmeyen mangal ateşleri, cam kırıkları ve dikkatsiz davranışların büyük felaketlere neden olduğunu söyleyen Genişler şöyle konuştu: “Yanan sadece ağaçlar değil; milyonlarca canlının yaşam alanı, ülkemizin oksijen kaynağı ve geleceğimizdir. Her yıl binlerce hektar orman alanı yok oluyor. Bu sadece çevre sorunu değil, aynı zamanda ekonomik ve insani bir felakettir.” “Su Kaynakları Alarm Veriyor” Recep Genişler açıklamasında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığına da dikkat çekti. Sanayi atıkları, bilinçsiz kullanım ve çevre kirliliğinin göller, nehirler ve denizler üzerinde büyük tahribat oluşturduğunu belirten Genişler, temiz suyun geleceğin en stratejik kaynaklarından biri olduğunu söyledi. “Bugün suyu hoyratça tüketirsek yarın çocuklarımız temiz suya ulaşmakta zorlanacak. Su tasarrufu artık bireysel tercih değil toplumsal sorumluluktur.” dedi. “Plansız Yapılaşma Doğal Yaşamı Yok Ediyor” Yeşil alanların hızla azalmasının iklim değişikliğini hızlandırdığına dikkat çeken Genişler, kontrolsüz yapılaşmanın yalnızca doğayı değil canlı yaşamını da tehdit ettiğini belirtti. Birçok hayvan türünün yaşam alanlarını kaybettiğini ifade eden Genişler: “Doğayı yok ettiğimizde aslında yaşam zincirini bozuyoruz. İnsan doğanın sahibi değil, bir parçasıdır. Doğal denge bozulduğunda bunun bedelini tüm insanlık ödüyor.” şeklinde konuştu. “Çevreyi Korumak Sadece Devletin Değil Herkesin Görevidir” Çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren topluma kazandırılması gerektiğini vurgulayan Recep Genişler, çevre koruma konusunda herkesin sorumluluk alması gerektiğini söyledi. Genişler açıklamasında şu çağrılarda bulundu: Çöpler doğaya değil geri dönüşüm programına atılmalı, Plastik tüketimi azaltılmalı, Ağaçlandırma özelliği destek verilmeli, Su ve enerji tasarrufu yapılmalı, Geri dönüşüm kültürü yaygınlaştırılmalı, Çocuklara çevre bilinci kazandırılmalı. “Doğa Bize Ait Değil, Biz Doğanın Bir Parçasıyız” Açıklamasının sonunda güçlü mesajları veren DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, çevrenin özgürleşmesinin artık ertelenemez bir şekilde olduğunu ifade etti. "Bugün doğaya zarar her zarar, yarının yaşam koşulları değişiyor. Temiz hava, temiz su ve yeşil alanlar tükenirse insanlığın geleceği de tehlikeye girer. Küçük gibi görünen çevreci davranışlar büyük değişimlerin başlangıcı olabilir. Doğa bize ait değil, biz doğanın bir parçasıyız. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünyanın herkesin ortak sorumluluğudur." sözleriyle açıklamasını tamamladı.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Sert Çıkış: “İznik Gölü’nü Göz Göre Göre Kurutuyorlar!” Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Sert Çıkış: “İznik Gölü’nü Göz Göre Göre Kurutuyorlar!”

Bursa'nın en önemli doğal miraslarından biri olan İznik Gölü'nde yaşanan dramatik su kaybı, kamuoyunda giderek büyüyen bir endişeye dönüşürken, DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler'den dikkat etme ve sert ifadeler içeren bir açıklama geldi. Genişler, yağışlara rağmen göl seviyesinde yükselmemesinin “doğal değil, tamamen insan kaynaklı bir felaket” olduğunu vurgulayarak kurumsale yüklendi. “Yağmur Yağıyor Ama Göl Dolmuyor: Bu Bir Yönetim Krizidir” Recep Genişler, son dönemde artan yağışlara rağmen İznik Gölü'nün su seviyesinde toparlanmamasını eleştirerek, "Yağış var ama sonuç yok. Çünkü sorun gökyüzünde değil, kırılma yapılan yanlışlarda. Bu artık bir doğa olayı değil, açık bir yönetim krizidir" ifadesini kullandı. Sanayiye Sert Eleştiri: “Göl Adeta Fabrikalara Tahsis Edilmiş” Genişler, göldeki sanayi tesislerinin kontrolsüz su kullanımını dikkat çekmeyi, denetim eksikliğini hedef aldı: "Sanayi tesisleri aralığı sınırsız bir kaynak gibi kullanılıyor. Su çekiliyor ama geri dönüş yok. Denetim yok, yaptırımlar yok. İznik Gölü kısmen bazı fabrikalara tahsis edilmiş durumda. Bu kabul edilemez." Tarım Politikalarına Tepki: “Vahşi Sulama Devam Ediyor” Tarımda modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılmamasını da eleştiren Genişler, yabani sulamanın göl üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti: "Çiftçi suçlanamaz, çünkü doğru yönlendirme yapılamıyor. Hâlâ ilkel sulama yöntemleri kullanılıyor. Damla sulama gibi sistemler teşvik edilmediği sürece bu israf devam edecek. Gölün suyu bilinçsizce tüketiliyor." İklim Krizi ve Kurumsal İhmalkârlık İklim değişikliğinin etkilerine de değinen Genişler, artan sıcaklıkların buharlaşmasını hızlandırdığını ancak asıl sorunun buna karşı önlem alınmaması olduğunu söyledi: "Evet, iklim krizi var. Ama bu krizle mücadele etmek için rejimin görevi. Siz hiçbir önlem almazsanız, buharlaşma artar, kaynaklar kurur. İznik Gölü kaderine terk edilmiş durumda." “Gölü Besleyen Damarlar Kurutuldu” Gölü besleyen dere ve büyümenin zayıflamasına da dikkat etme Genişler, plansız su yönetiminin ekosisteminin çökme noktasına geldiğini ifade etti: "Gölü besleyen damarlar bir kurutuldu. Dereler ya kurudu ya da bakış açısı değiştirildi. Bu göl kendi kendini yenileyemez hale getirildi." Sazlık Tahribatı: “Doğal Kalkan Yok Edildi” Kıyı bölgelerinde yaşanan tahribata da değinen Genişler, sazlık ürünlerinin yok olmasının büyük bir ekolojik hata olduğunu belirtti: "Sazlıklar bu gölde akciğeriydi. Yakıldı, kesildi, yok edildi. Doğal koruma aralıkları kaldırıldılar. Bu sadece çevre katliamı değil, ihanettir." “Bu Gidişle İznik Gölü Haritadan Silinecek” Açıklamanın sonunda resmi çağrıda bulunan Genişler, acil önlem alınmazsa geri dönüş olmayan bir süre boyunca girileceğini vurguladı: "Eğer bugün radikal olaylar alınmazsa, çok geç olacak. İznik Gölü'ne göre yok oluyor. Bu sadece İznik'in değil, Türkiye'nin kaybı olur. Herkes sorumluluk almak zorundadır." İznik Gölü'nde yaşanan bu kritik süreç, su yönetimi politikalarının yeniden tartışılmasının nedeni, bölgedeki kamuoyundaki gelişmeler tarafından yakından takip ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.