Hava Durumu

#Osmanlı Devleti

- Osmanlı Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmanlı Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Gerçekler Çarpıtılıyor” Haber

“Gerçekler Çarpıtılıyor”

DEVA İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Musul ve Lozan Tartışmalarına Tarihi Yanıt… DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, son dönemde yeniden gündeme getirilen Musul, Lozan Antlaşması ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecine ilişkin tartışmalara kapsamlı bir değerlendirmeyle yanıt verdi. Tarihi olayların bağlamından koparılarak yorumlandığını belirten Öztürk, Osmanlı Devleti’nin son döneminden başlayarak Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan sürecin doğru okunması gerektiğini söyledi. Öztürk, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Musul’u neden kaybettiği, Lozan Antlaşması’nın bu süreçteki rolü ve Musul petrolleriyle ilgili yıllardır kamuoyunda tekrarlanan iddiaların tarihi gerçeklerle örtüşmediğini ifade etti. “Osmanlı Güçlü Kalsaydı Tarih Çok Farklı Yazılabilirdi” Açıklamasında Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki yapısal sorunlara dikkat çeken Öztürk, devletin yüzyıllar boyunca değişen dünya koşullarına uyum sağlamakta zorlandığını belirtti. Öztürk’e göre, medreselerin bilimsel gelişmelere kapılarını kapatmaması, Osmanlı’nın aydınlanma ve sanayi devrimlerini zamanında gerçekleştirebilmesi, devlet yönetiminde reformların başarıyla uygulanabilmesi halinde tarih farklı şekillenebilirdi. Osmanlı’nın son dönemlerinde ağır dış borç yükü altında kaldığını, kapitülasyonlar nedeniyle ekonomik bağımsızlığını önemli ölçüde kaybettiğini ifade eden Öztürk, yaşanan savaşların da devletin siyasi ve askeri gücünü ciddi biçimde zayıflattığını söyledi. II. Abdülhamid döneminde büyük toprak kayıplarının yaşandığını, donanmanın Haliç’te yıllarca atıl bırakıldığını ve devletin uluslararası dengelerde giderek daha kırılgan hale geldiğini belirten Öztürk, Birinci Dünya Savaşı’na girilmesinin de imparatorluğun dağılma sürecini hızlandırdığını vurguladı. “1918 Sonrası Türkiye Tarihinin En Ağır İşgal Süreci Yaşandı” Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı sonrasında fiilen parçalandığını hatırlatan Öztürk, 1918-1922 yılları arasında Anadolu’nun geniş bir bölümünün işgal edildiğini belirtti. Açıklamada, İstanbul, İzmir, Bursa, Trakya’nın tamamı, Batı Anadolu’nun büyük bölümü ile Güney ve Doğu Anadolu’nun çeşitli bölgelerinin işgal kuvvetlerinin kontrolüne geçtiği ifade edildi. Öztürk, Yunan ordularının 1920 yılında Ankara’ya kadar ilerlediğini ve başkente yaklaşık 50 kilometre mesafeye kadar yaklaştığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: “Bugün Musul’un neden elde tutulamadığını sorgulayanların önce o günün şartlarını anlaması gerekir. Anadolu’nun büyük bölümü işgal altındayken, devletin ekonomik kaynakları tükenmişken ve halk yokluk içindeyken verilen bağımsızlık mücadelesi görmezden gelinemez.” “Musul Lozan’da Kaybedilmedi” Kamuoyunda sıkça dile getirilen “Musul Lozan’da kaybedildi” iddiasının tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını savunan Öztürk, Lozan Antlaşması’nda Musul meselesinin kesin olarak çözüme kavuşturulmadığını söyledi. Öztürk’e göre Lozan görüşmeleri sırasında Türkiye ile İngiltere arasında Musul konusunda uzlaşma sağlanamadı ve konu, Lozan sonrasında iki ülke arasında yapılacak ikili görüşmelere bırakıldı. Bu nedenle Musul’un Lozan’da kaybedildiği yönündeki değerlendirmelerin tarihsel gerçekliği yansıtmadığını belirten Öztürk, sorunun sonraki gelişmeler çerçevesinde şekillendiğini ifade etti. Şeyh Sait İsyanı Süreci Nasıl Etkiledi? Öztürk, Musul konusunda İngiltere ile Türkiye arasında görüşmeler sürerken 1925 yılında meydana gelen Şeyh Sait İsyanı’nın Türkiye’nin elini zayıflattığını savundu. Cumhuriyet’in henüz kuruluş aşamasında olduğu bir dönemde yaşanan isyanın devletin güvenlik ve siyasi önceliklerini değiştirdiğini belirten Öztürk, Musul meselesinin de bu gelişmelerden doğrudan etkilendiğini ifade etti. Bu çerçevede Musul’un nihai olarak 1926 yılında yapılan Ankara Antlaşması sonrasında Türkiye sınırları dışında kaldığını kaydetti. Musul Petrolleri Hakkındaki “500 Bin Sterlin” İddiası Öztürk, yıllardır birçok siyasi tartışmada gündeme getirilen “Türkiye, Musul petrollerindeki hakkını 500 bin sterlin karşılığında sattı” iddiasının da gerçeği yansıtmadığını söyledi. 1926 Ankara Antlaşması’nın 14. maddesine dikkat çeken Öztürk, antlaşmada Türkiye’ye Irak petrol gelirlerinden 25 yıl boyunca yüzde 10 pay verilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Antlaşmaya ek olarak İngiltere ve Irak tarafından Türkiye’ye gönderilen bir mektupta, isterse bu payın yerine 500 bin sterlinlik peşin ödeme seçeneğinin sunulduğunu ifade eden Öztürk, Türkiye’nin bu peşin ödeme teklifini kabul etmediğini söyledi. Türkiye’nin tercihinin, 25 yıl süreyle petrol gelirlerinden pay almak yönünde olduğunu vurguladı. “Türkiye Uzun Yıllar Petrol Geliri Tahsil Etti” Irak’ta petrol üretiminin 1927 yılında başladığını ve petrol boru hattının 1934 yılında tamamlandığını hatırlatan Öztürk, devlet bütçelerinde yapılan incelemelerin Türkiye’nin Musul petrollerinden gelir elde ettiğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. 1934 ile 1951 yılları arasındaki bütçe kayıtlarında “Sözleşmesi Gereğince Musul Petrollerinden Alınan” başlığı altında düzenli tahsilatların görüldüğünü ifade eden Öztürk, gelir kaleminin 1955 yılına kadar bütçelerde yer aldığını belirtti. Özellikle 1954 yılında yüksek tutarlı bir ödemenin kayıtlarda bulunduğunu söyleyen Öztürk, bu durumun Türkiye’nin petrol gelirlerinden hiç pay almadığı yönündeki iddiaları çürüttüğünü savundu. Bağdat Paktı ve Sonraki Süreç Öztürk, 1955 yılında Türkiye ile Irak arasında kurulan Bağdat Paktı sonrasında tahsil edilmeyen alacakların bulunduğunu ifade etti. Dönemin siyasi atmosferi nedeniyle ekonomik alacakların ikinci plana itildiğini belirten Öztürk, Irak’ta 1958 yılında gerçekleşen askeri darbenin ardından sürecin daha da karmaşık hale geldiğini söyledi. 1959’dan itibaren söz konusu petrol gelirlerinin bütçelerde “alacak” olarak yer almaya devam ettiğini kaydeden Öztürk, 1986 yılında Başbakan Turgut Özal döneminde bu alacaklardan hukuken vazgeçildiğini ifade etti. Tartışmalı Alacak Miktarı Musul petrollerinden kaynaklanan alacağın miktarı konusunda farklı değerlendirmeler bulunduğunu belirten Öztürk, bazı hesaplamalara göre Türkiye’nin yaklaşık 5,5 milyon sterlinlik hakka sahip olduğunu, bunun yaklaşık 3,5 milyon sterlinlik bölümünün tahsil edildiğini söyledi. Öte yandan eski Maliye Bakanı Hikmet Uluğbay’ın çalışmalarında alacağın çok daha yüksek olabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu ifade eden Öztürk, bu konuda akademik ve tarihsel araştırmaların sürdüğünü belirtti. “Cumhuriyetin Kuruluş Koşulları Unutulmamalı” Açıklamasının sonunda Cumhuriyet’in kuruluş sürecine dikkat çeken Öztürk, Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı’nın Türkiye’nin bağımsızlığı açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Anadolu’nun işgal altında bulunduğu, ekonomik kaynakların tükendiği ve devlet yapısının çöktüğü bir ortamda verilen mücadelenin sonuçlarının bugünün şartlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Öztürk, tarihsel olayların ideolojik yaklaşımlarla değil, belgeler ve gerçekler ışığında ele alınması gerektiğini söyledi. Tarihi konuların siyasi polemik malzemesi yapılmasının toplumsal hafızaya zarar verdiğini ifade eden Öztürk, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasının önem taşıdığını kaydetti. “Amacımız herhangi bir kişiye cevap vermek değil; tarihi olaylar hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan vatandaşlarımızın yanlış bilgilerle yönlendirilmesini önlemektir” diyen Öztürk, tarih tartışmalarında belge ve kaynakların esas alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Artvinli Başarılı Öğrenciler Bursa’da Tarih, Kültür ve Medeniyet Yolculuğuna Çıktı Haber

Artvinli Başarılı Öğrenciler Bursa’da Tarih, Kültür ve Medeniyet Yolculuğuna Çıktı

Artvin ve Yurtdışı Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen anlamlı kültür gezisi kapsamında Artvin’in başarılı öğrencileri Bursa’da ağırlandı. Eğitim hayatlarında gösterdikleri üstün başarılarla örnek olan öğrenciler, Türkiye’nin tarihi başkentlerinden biri olan Bursa’da geçmişle geleceği buluşturan önemli mekânları ziyaret ederek unutulmaz bir deneyim yaşadı. Gençlerin akademik başarılarının ödüllendirilmesi ve kültürel gelişimlerine katkı sunulması amacıyla gerçekleştirilen organizasyona Artvin’in çeşitli ilçelerinden seçilen 46 başarılı öğrenci ile 5 öğretmen katıldı. Program boyunca öğrenciler, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş dönemine ev sahipliği yapan Bursa’nın tarihi, kültürel ve manevi değerlerini yerinde görme fırsatı buldu. Eğitime ve Gençliğe Yatırım Gezi programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Artvin ve Yurtdışı Dernekleri Federasyonu Başkanı Adil Yavuz Arslan, gençlerin geleceğin teminatı olduğunu belirterek federasyon olarak eğitim ve gençlik çalışmalarına büyük önem verdiklerini söyledi. Arslan, öğrencilerin yalnızca akademik başarılarının değil, aynı zamanda milli ve manevi değerlerle yetişmelerinin de son derece önemli olduğunu vurgulayarak, düzenlenen gezi programının bu amaç doğrultusunda hayata geçirildiğini ifade etti. “Artvin ilimizde eğitim hayatlarında üstün başarı gösteren öğrencilerimizi ödüllendirmek ve onların ufuklarını genişletmek amacıyla bu programı düzenledik. 46 öğrencimiz ve 5 öğretmenimizle birlikte Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı bulduk. Gençlerimizin geçmişlerini öğrenmeleri, tarihlerini tanımaları ve geleceğe daha bilinçli hazırlanmaları adına bu tür organizasyonları son derece kıymetli görüyoruz” dedi. Bursa’nın Tarihi Mirasını Yerinde İncelediler Program kapsamında öğrenciler, Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasını yakından inceleme fırsatı buldu. Gezi boyunca kentin önemli tarihi yapıları, kültürel merkezleri ve manevi mekanları ziyaret edildi. Öğrenciler, Osmanlı’nın kuruluş yıllarına ışık tutan eserleri yerinde görerek tarih derslerinde öğrendikleri bilgileri sahada deneyimleme imkânı elde etti. Rehberler eşliğinde gerçekleştirilen ziyaretlerde Bursa’nın medeniyet birikimi, kültürel zenginlikleri ve tarihi kimliği hakkında detaylı bilgiler verildi. Katılımcılar ayrıca Bursa’nın sosyal yaşamını, şehir kültürünü ve geleneksel değerlerini yakından tanırken, farklı şehirlerin kültürel dokularını tanımanın önemini de deneyimledi. Gençler İçin Motivasyon Kaynağı Oldu Gezi programı yalnızca tarihi ve kültürel bir etkinlik olmanın ötesinde, öğrencilerin kişisel gelişimlerine katkı sağlayan önemli bir eğitim faaliyeti olarak da öne çıktı. Başarılı öğrenciler, eğitimde gösterdikleri gayretin karşılığında böyle bir organizasyona katılmanın mutluluğunu yaşarken, ziyaret ettikleri tarihi mekânlar sayesinde yeni hedefler belirleme konusunda da motivasyon kazandı. Öğretmenler ise öğrencilerin farklı şehirleri ve kültürel değerleri tanımasının eğitim süreçlerine olumlu katkı sunduğunu belirterek, bu tür programların gençlerin sosyal gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. “Gençlerimizin Geleceğine Katkı Sunmak İstiyoruz” Federasyon Başkanı Adil Yavuz Arslan, açıklamasında gençlere yönelik projelerin artarak devam edeceğini belirterek, Türkiye’nin geleceğini inşa edecek nesillerin donanımlı bireyler olarak yetişmesi için çalıştıklarını söyledi. Arslan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe verdiği öneme dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Gençlerimizin daha iyi yetişmesi, ülkesine ve milletine faydalı bireyler olarak yetişkinlik hayatına hazırlanması için çalışmalar yürütüyoruz. Tarihini bilen, kültürüne sahip çıkan ve geleceğe güvenle bakan nesiller yetiştirmek en büyük hedefimizdir. Bu nedenle eğitim, kültür ve sosyal sorumluluk projelerine büyük önem veriyoruz.” Projenin Devamı Gelecek Artvin ve Yurtdışı Dernekleri Federasyonu tarafından hayata geçirilen organizasyonun önümüzdeki yıllarda da sürdürülmesi hedefleniyor. Federasyon yönetimi, eğitimde başarı gösteren öğrencilerin ödüllendirilmesi ve farklı şehirlerde gerçekleştirilecek kültür programlarıyla gençlerin vizyonlarının geliştirilmesi için yeni projeler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Arslan, “Başarılı öğrencilerimizin emeklerinin karşılığını alması ve yeni ufuklarla buluşması bizim için çok önemli. Önümüzdeki yıllarda da benzer organizasyonları artırarak sürdürmeyi planlıyoruz. Gençlerimizin geleceğe umutla bakmalarını, büyük hedefler belirlemelerini ve aydınlık yarınlara güçlü adımlarla yürümelerini istiyoruz” diye konuştu. Kültürel Kaynaşmaya Katkı Sağladı Artvin ve Yurtdışı Dernekleri Federasyonu’nun organizasyonuyla gerçekleştirilen Bursa gezisi, öğrencilerin akademik başarılarının ödüllendirilmesinin yanı sıra kültürel kaynaşma, sosyal gelişim ve tarih bilincinin güçlendirilmesi açısından da önemli bir etkinlik olarak değerlendirildi. Dört gün boyunca Bursa’nın tarihi ve kültürel atmosferini soluyan öğrenciler, edindikleri bilgi ve deneyimlerle memleketlerine dönerken, program hem öğrenciler hem de eğitimciler tarafından büyük memnuniyetle karşılandı. Bu anlamlı organizasyon, gençlerin tarihine sahip çıkan, kültürel değerlerini tanıyan ve geleceğe daha bilinçli hazırlanan bireyler olarak yetişmesine katkı sunan örnek projeler arasında yerini aldı. ARKON’dan Gençliğe ve Eğitime Güçlü Destek Programın hayata geçirilmesinde önemli destek veren isimlerden biri de Fahrettin Yıldırım oldu. Artvin sivil toplum camiasının önemli temsilcilerinden olan Yıldırım, eğitim ve gençlik projelerine verdiği destekle dikkat çekiyor. Artvinliler Konfederasyonu (ARKON) Genel Başkanı Fahrettin Yıldırım’ın, başarılı öğrencilerin kültürel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayan bu tür organizasyonları her zaman önemsedği belirtilirken, gençlerin ülkenin geleceği olduğunu vurguladığı ifade edildi. Federasyon Başkanı Adil Yavuz Arslan da organizasyona verdikleri destek nedeniyle Fahrettin Yıldırım’a teşekkür ederek, Artvin sivil toplum kuruluşlarının birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesinin bu tür projelerin başarısında önemli rol oynadığını söyledi. Yıldırım’ın öncülüğünde yürütülen çalışmaların, özellikle eğitim, kültür ve gençlik alanlarında Artvinli öğrencilerin gelişimine katkı sunduğunu belirten katılımcılar, sivil toplum kuruluşlarının gençlere yönelik projelerinin artırılmasının önemine dikkat çekti. Program boyunca öğrencilerle yakından ilgilenen ve eğitime verilen desteğin önemini her fırsatta dile getiren Fahrettin Yıldırım’ın, “Geleceğimiz olan gençlerimizin iyi eğitim alması, tarihini ve kültürünü tanıması, ülkesine faydalı bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur” anlayışıyla hareket ettiği ifade edildi. Bu kapsamda Bursa gezisi, yalnızca başarılı öğrencilerin ödüllendirildiği bir organizasyon değil, aynı zamanda Artvin sivil toplum kuruluşlarının gençliğe verdiği değerin ve ortak çalışma kültürünün somut bir örneği olarak değerlendirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.