Hava Durumu

#Ortak Akıl

- Ortak Akıl haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortak Akıl haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURKON’dan Ankara’da Güçlü Bursa Çıkatması: Siyasetin Zirvesinde Bursa İçin Ortak Akıl Buluşması Haber

BURKON’dan Ankara’da Güçlü Bursa Çıkatması: Siyasetin Zirvesinde Bursa İçin Ortak Akıl Buluşması

Bursa Dernekler Konfederasyonu (BURKON), Bursa’nın geleceği, kentin sorunları ve vatandaşların beklentilerini dile getirmek amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve siyasi partilerin genel merkezlerine çıkarma yaptı. BURKON çatısı altındaki federasyon ve dernek başkanlarının katılımıyla gerçekleşen geniş kapsamlı Ankara programında, farklı siyasi partilerden Bursa milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları ile bir araya gelinerek tam bir birlik ve beraberlik mesajı verildi.Siyasetin Farklı Renkleri Bursa Ortak Paydasında Buluştu BURKON heyeti, Ankara temasları kapsamında ilk olarak AK Parti Bursa milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç, Ahmet Kılıç, Mustafa Yavuz, Refik Özen, Muhammet Müfit Aydın ve Osman Mesten ile Gazi Meclis çatısı altında bir araya geldi. Heyet ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezini ziyaret ederek CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ile görüştü. Ankara’daki temaslar, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ile İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Turhan Çömez ziyaretleriyle devam etti. BURKON yönetimi ayrıca, bir önceki dönem bakanlarından AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik’i de makamında ziyaret ederek istişarelerde bulundu.Gündem: Kentin Geleceği ve Toplumsal Dayanışma Ziyaretlerde kentin sosyo-ekonomik yapısı, hemşerilerin talepleri ve Türkiye'nin içinden geçtiği güncel süreçler masaya yatırıldı. Ortak akıl, toplumsal dayanışma ve millet iradesinin önemine vurgu yapılan görüşmelerde, BURKON’un Bursa’nın hak ettiği değeri görmesi adına yürütülecek her türlü projede köprü görevi üstlenmeye kararlı olduğu ifade edildi. 24 Temmuz'daki Büyük Geceye Davet BURKON heyeti, gerçekleştirdiği ziyaretler vesilesiyle görüştüğü tüm milletvekillerine ve parti yöneticilerine, 24 Temmuz’da düzenlenecek olan "BURKON Tanıtım ve Birlik Gecesi" davetiyelerini takdim etti. Konfederasyon yönetiminden ziyaretler sonrası yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:"Bursa’mızın sorunlarını ve hemşerilerimizin beklentilerini aktardığımız bu anlamlı buluşmalarda, bizleri son derece samimi ve sıcak bir şekilde misafir eden, Bursa’mız için her zaman elini taşın altına koyan kıymetli milletvekillerimize kalbi teşekkürlerimizi sunarız. Birlikte daha güçlüyüz." Burkon Konfederasyonu yönetimi

İsmail Tekin: “Tanrının Birinci Kuralı Düzen”   İnsanı, Toplumu ve Geleceği Yeniden Düşünmek Haber

İsmail Tekin: “Tanrının Birinci Kuralı Düzen” İnsanı, Toplumu ve Geleceği Yeniden Düşünmek

İsmail Tekin, kaleme aldığı “Tanrının Birinci Kuralı Düzen” başlıklı yazısında insanlığın doğayla kurduğu ilişkiyi, toplumsal düzen arayışını ve modern dünyanın temel çelişkilerini felsefi bir çerçevede ele alıyor. Tekin, düzen kavramını yalnızca fiziksel evrenin değil, insan yaşamının da merkezine yerleştirerek dikkat çekici bir düşünsel sorgulama ortaya koyuyor. İnsanlığın tarih boyunca büyük ilerlemeler kaydettiğini ancak buna rağmen en temel sorunu çözmekte zorlandığını ifade eden Tekin, doğanın mükemmel işleyişi ile insan topluluklarının karmaşası arasındaki tezatı vurguluyor. “Düzen = Matematik, Fizik ve Kusursuz İşleyiş” Yazısında evreni “kusursuz bir sistem” olarak tanımlayan Tekin, düzenin matematik, fizik, kimya ve biyoloji ile var olduğunu belirtiyor. Doğadaki her şeyin belirli bir kurallar bütünü içinde işlediğini ifade eden Tekin, insanın bu sistemin dışında kaldığında ortaya karmaşanın çıktığını savunuyor. Tekin’e göre evren; Ölçülebilir, Hesaplanabilir, Öngörülebilir bir yapıya sahipken, insan faktörü bu düzenin en kırılgan noktası olarak öne çıkıyor. İnsanlık Neden Kendi Düzenini Kuramıyor? İnsan bilimlerinin gelişmesine rağmen toplumsal düzenin istenilen seviyeye ulaşamadığını sorgulayan Tekin, antropoloji, sosyoloji ve psikoloji gibi disiplinlerin insan davranışını anlamada yetersiz kaldığını ima ediyor. Yazısında şu sorulara dikkat çekiyor: İnsan neden aynı hataları tekrar ediyor? Bilim, insan davranışını neden tamamen açıklayamıyor? Neden bilgi, davranışa dönüşmüyor? İnsanlık neden birlikte yaşamayı öğrenemiyor? Tekin’e göre sorun bilgi eksikliği değil, “bilginin yaşama aktarılmasındaki yetersizliktir”. Doğadan İlham Alan İnsan, Toplumda Başarısız mı? Tekin, insanın doğayı taklit ederek büyük teknolojik başarılar elde ettiğini hatırlatıyor. Uçaklardan helikopterlere, genetik biliminden klonlama çalışmalarına kadar birçok örnekle insanın doğayı çözümleme ve kopyalama becerisine dikkat çekiyor. Ancak aynı insanın, doğanın kendi içindeki düzeni toplumsal yaşama aktarmakta başarısız olduğunu savunuyor. Bu çelişkiyi şu sözlerle özetliyor: “Doğayı gözlemledik, doğayı kopyaladık, doğadan teknoloji ürettik. Peki neden aynı düzeni kendi toplumumuza kuramadık?” Karıncalar ve Ortak Akıl Metaforu Yazının dikkat çeken bölümlerinden biri ise karınca kolonileri üzerinden yapılan değerlendirme oluyor. Tekin, son derece küçük bir beyne sahip olan karıncaların milyonlarcasının bir araya geldiğinde “tek bir organizma gibi” hareket edebildiğini hatırlatarak, bu yapıyı “ortak akıl” metaforuyla açıklıyor. İnsan beyninin milyonlarca kat daha gelişmiş olmasına rağmen, insanlığın benzer bir kolektif düzen oluşturamamasını ise temel bir paradoks olarak sunuyor. Düzen İçin Gereken Üç Temel Unsur Tekin’e göre düzen yalnızca bilgiyle değil, belirli sosyal ve ahlaki koşullarla mümkündür. Yazısında bu koşulları şu şekilde özetliyor: Disiplin Ortak hedef Kurallara sadakat Bu unsurlar olmadan düzenin kurulamayacağını, kurulduğu varsayılsa bile sürdürülemeyeceğini ifade ediyor. Atatürk Vurgusu: “Bir Düzen Kurucusu” Yazıda Mustafa Kemal Atatürk’e de özel bir bölüm ayrılıyor. Tekin, Atatürk’ü yalnızca bir devlet kurucusu değil, aynı zamanda bir “toplumsal düzen kurucusu” olarak tanımlıyor. Cumhuriyet’in kuruluşu, dil devrimi ve modernleşme adımlarıyla yeni bir sistem inşa edildiğini belirten Tekin, asıl meselenin bu düzeni sürdürebilmek olduğunu vurguluyor. “Okumuyoruz, Anlamıyoruz, Değiştiremiyoruz” Toplumsal gelişimin önündeki en büyük engelin çalışma disiplini eksikliği olduğunu ifade eden Tekin, yazısında şu çarpıcı değerlendirmelere yer veriyor: Okumuyoruz Okuduğumuzu anlamıyoruz Anladığımızı anlatamıyoruz Anlatamadığımızı değiştiremiyoruz Bu zincirin toplumun dönüşümünü engellediğini savunan Tekin, çözümün daha fazla emek, planlama ve süreklilikten geçtiğini ifade ediyor. “Düzen Yoksa Yok Oluş Vardır” Yazının sonuç bölümünde Tekin, düzen kavramını yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda varoluşun temel şartı olarak tanımlıyor. Kuralsızlığın yalnızca kaos değil, aynı zamanda çöküş anlamına geldiğini belirten Tekin, şu ifadeyle yazısını sonlandırıyor: “Tanrının birinci kuralı olan düzen, bizim de birinci kuralımız olmalıdır. Çünkü kuralsızlık sadece karmaşa üretmez; eninde sonunda yok oluşu da beraberinde getirir.”

TURİZMİN BAŞKENTİ ALARM VERİYOR! ANTALYA'DAN YÜKSELEN SESSİZLİK EKONOMİYİ DE SARSIYOR Özcan Gönülal: "Oteller Dolu Görünebilir Ama Çarşılar Boş, Esnaf Umutsuz. Turizm Alarm Veriyor." Haber

TURİZMİN BAŞKENTİ ALARM VERİYOR! ANTALYA'DAN YÜKSELEN SESSİZLİK EKONOMİYİ DE SARSIYOR Özcan Gönülal: "Oteller Dolu Görünebilir Ama Çarşılar Boş, Esnaf Umutsuz. Turizm Alarm Veriyor."

Türkiye'nin turizm vitrini, dünyanın en önemli tatil destinasyonlarından biri ve her yıl milyonlarca yabancı turisti ağırlayan Antalya'da dikkat çeken ekonomik tablo, sektörün geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı Türk Dünyası ve Dış Türklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı, aynı zamanda İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı Turizm Komisyonu Üyesi Özcan Gönülal, Antalya'da yaptığı gözlemler ve sektör temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmelere dayanarak turizm ekonomisinde yaşanan değişime ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Gönülal'a göre Antalya'da yaşanan sorun yalnızca turizm sektörünün değil, doğrudan Türkiye ekonomisinin geleceğini ilgilendiriyor. Turizm gelirlerinin ekonomideki stratejik önemine dikkat çeken Gönülal, "Bugün mesele birkaç otelin doluluk oranı değildir. Asıl mesele, milyonlarca turistin geldiği bir şehirde ekonomik canlılığın neden hissedilmediğidir." ifadelerini kullandı. "TURİZMİN BAŞKENTİNDE EKONOMİK HAREKETLİLİK ESKİ GÜCÜNDE DEĞİL" Uzun yıllardır Türkiye'nin turizm lokomotifi olarak gösterilen Antalya, sahip olduğu beş yıldızlı tesisler, uluslararası hava ulaşım ağı, doğal güzellikleri, tarihi mirası ve yüksek yatak kapasitesiyle dünya turizminde önemli bir konuma sahip bulunuyor. Ancak Gönülal'ın değerlendirmesine göre son yıllarda şehirde hissedilen ekonomik atmosfer, geçmiş dönemlerden belirgin şekilde farklı. Milyonlarca turistin Antalya'yı ziyaret etmesine rağmen şehir merkezindeki ticaret hacminin beklenen seviyede olmadığına dikkat çeken Gönülal, özellikle küçük esnafın ciddi gelir kaybı yaşadığı yönünde çok sayıda değerlendirme dinlediğini belirtti. "Eskiden turistin şehre gelişi sadece otelleri değil, bütün Antalya'yı hareketlendirirdi. Bugün ise otellerde hareket var gibi görünse de aynı canlılığı çarşılarda, küçük işletmelerde ve şehir ekonomisinin diğer alanlarında görmek giderek zorlaşıyor." dedi. "TURİZM SADECE OTELCİLİK DEĞİLDİR" Turizmin yalnızca konaklama sektöründen ibaret olmadığını vurgulayan Gönülal, sektörün ülke ekonomisindeki zincirleme etkisine dikkat çekti. Turizmin; tarım üreticisini, hal esnafını, nakliyeciyi, restoran işletmelerini, kafeleri, hediyelik eşya satıcılarını, kuyumcuları, tekstil sektörünü, ulaşım şirketlerini, transfer firmalarını, taksicileri, tur rehberlerini, seyahat acentelerini, eğlence sektörünü, binlerce küçük işletmeyi doğrudan etkileyen dev bir ekonomik ekosistem olduğunu belirten Gönülal, sektörün yaşadığı her sorunun kısa sürede ülke ekonomisinin diğer alanlarına da yansıdığını söyledi. "Turizm yalnızca birkaç büyük yatırımcının meselesi değildir. Antalya'da yüz binlerce insan doğrudan veya dolaylı olarak turizmden ekmek yemektedir." değerlendirmesinde bulundu. SAHADAKİ GÖZLEMLERİNİ PAYLAŞTI Açıklamalarının masa başında hazırlanmış değerlendirmeler olmadığını ifade eden Özcan Gönülal, Antalya'daki gözlemlerinin uzun yıllara dayandığını söyledi. Kızının Akdeniz Üniversitesi'nden mezun olması nedeniyle Antalya'ya sık sık gittiğini belirten Gönülal, her ziyaretinde şehir merkezini, turizm bölgelerini, alışveriş noktalarını ve esnafı yakından gözlemleme fırsatı bulduğunu anlattı. "Geçmiş yıllarda yabancı turistlerin yoğunluk oluşturduğu birçok bölgede bugün farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Hareket var gibi görünse de alışveriş hacmi aynı seviyede değil. Esnafın önemli bölümü bu değişimi açık şekilde dile getiriyor." ifadelerini kullandı. "ESNAF KAZANAMIYOR" İDDİASI Gönülal'ın değerlendirmesine göre Antalya'da faaliyet gösteren birçok işletme ziyaretçi sayısından ziyade turistlerin harcama alışkanlıklarının değişmesinden endişe duyuyor. Artan hayat pahalılığı, küresel ekonomik belirsizlikler ve yükselen fiyatlar nedeniyle turistlerin daha kontrollü harcama yaptığını ifade eden Gönülal, bunun şehir ekonomisine doğrudan yansıdığını savundu. Özellikle şehir merkezindeki küçük işletmelerin eski sezonları aradığını belirten Gönülal, "Oteller dolu olabilir ancak şehir ekonomisinin tamamı aynı ölçüde kazanamıyorsa burada üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir tablo vardır." dedi. YÜKSEK MALİYETLER SEKTÖRÜ ZORLUYOR Turizm işletmelerinin yalnızca müşteri sayısıyla mücadele etmediğini belirten Gönülal, artan maliyetlerin sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Enerji giderleri, personel maliyetleri, kira artışları, gıda fiyatları ve işletme giderlerindeki yükseliş nedeniyle birçok turizm işletmesinin kârlılık sorunu yaşadığını dile getiren Gönülal, doluluk oranlarının tek başına sektörün sağlıklı olduğu anlamına gelmeyeceğini ifade etti. "Bir tesis yüzde 90 dolulukla çalışabilir ancak artan maliyetler nedeniyle önceki yıllardan daha az gelir elde edebilir. Bu nedenle sadece turist sayısına bakılarak başarı değerlendirmesi yapılamaz." dedi. "ASIL KRİTER KİŞİ BAŞINA HARCAMA OLMALI" Türkiye'nin turizm politikalarının yalnızca ziyaretçi sayısına odaklanmaması gerektiğini belirten Gönülal, kişi başına düşen turizm gelirinin artırılmasının artık zorunlu hale geldiğini söyledi. "Milyonlarca turist geliyor olabilir. Ancak önemli olan bu turistlerin şehir ekonomisine ne kadar katkı sağladığıdır. Eğer turist geliyor ama esnaf kazanamıyorsa, üretici mutlu değilse, ticaret canlanmıyorsa bu tabloyu yeniden değerlendirmek gerekir." ifadelerini kullandı. ORTAK AKIL ÇAĞRISI Antalya'nın sahip olduğu doğal ve tarihi zenginliklerin dünyanın sayılı turizm destinasyonları arasında yer aldığını belirten Gönülal, bu avantajın korunabilmesi için tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Merkezi yönetim, yerel yönetimler, turizm yatırımcıları, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerinin ortak bir turizm vizyonunda buluşmasının önemine dikkat çeken Gönülal, sürdürülebilir, yüksek gelir üreten ve şehir ekonomisinin tamamına yayılan yeni bir turizm modelinin oluşturulması gerektiğini ifade etti. "ANTALYA TÜRKİYE'NİN EKONOMİK GÜVENCESİDİR" Antalya'nın yalnızca bir tatil kenti olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin döviz gelirlerinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Gönülal, turizmde yaşanabilecek her olumsuz gelişmenin ülke ekonomisini doğrudan etkileyebileceğini söyledi. "Turizm güçlü olursa ekonomi güçlü olur. Turizm güçlenirse üretim güçlenir, istihdam artar, ihracata dolaylı katkı sağlanır ve şehirler kalkınır. Antalya'nın kaybedeceği her ekonomik değer aslında Türkiye'nin kaybıdır." değerlendirmesinde bulundu. "BU SESSİZLİK GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ" Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Özcan Gönülal, Antalya'da sahadan yükselen seslerin dikkatle dinlenmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Antalya hâlâ dünyanın en önemli turizm şehirlerinden biridir. Buna hiçbir itirazımız yok. Ancak turizmin gerçek başarısı yalnızca havalimanına inen yolcu sayısıyla ölçülemez. Başarı; çarşıdaki esnafın yüzünün gülmesi, üreticinin kazanması, çalışanların refahının artması ve şehir ekonomisinin bütün kesimlerine yayılan canlılıkla ölçülür. Eğer turizmin başkentinde sessizlik konuşuluyorsa, bu sessizlik geleceğe yönelik önemli bir uyarıdır. Bu uyarıyı görmezden gelmek yerine doğru analiz etmek ve kalıcı çözümler üretmek zorundayız."

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" Gündemiyle Gerçekleşen Belediye Meclis Toplantısını Takip Etti Haber

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" Gündemiyle Gerçekleşen Belediye Meclis Toplantısını Takip Etti

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanlığı, Nilüfer Belediye Meclisi'nin Temmuz ayı ilk birleşimine teşkilatı temsilen katılım sağlayarak kamuoyunun yakından takip ettiği "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" ana gündemli oturumda yerini aldı. Çok sayıda mahalle muhtarının ve vatandaşın da katılım gösterdiği toplantıda, çevre, halk sağlığı, şehir planlaması ve gelecek nesillere bırakılacak yaşam alanlarının korunması konuları ön plana çıktı. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanlığı adına Yerel Yönetimler ve Mahalli İdareler Başkanı Mehmet Kumdereli ile Sivil Toplum Kuruluşları ve Halkla İlişkiler Başkanı Hakan Bulut'un hazır bulunduğu toplantıda, vatandaşların ve muhtarların dile getirdiği çevresel kaygılar dikkatle takip edildi. Meclis oturumunda özellikle ilçede oluşturulması planlanan atık ve depolama alanlarına ilişkin tartışmalar yoğun şekilde gündeme gelirken, mahalle muhtarları ve toplantıyı izleyen vatandaşlar "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" çağrısıyla çevresel hassasiyetlerini ortaya koydu. Katılımcılar, çevrenin korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da ilgilendiren temel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Toplantı süresince zaman zaman Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) meclis üyeleri arasında görüş ayrılıkları nedeniyle gergin anlar yaşandı. Farklı değerlendirmelerin sert tartışmalara dönüştüğü oturumda, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Öztürk'ün devreye girerek sağduyulu yaklaşımıyla meclis düzenini yeniden sağlaması ve oturumu sükûnet içerisinde devam ettirmesi dikkat çekti. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından yapılan değerlendirmede, çevreyi ilgilendiren kararların yalnızca siyasi bakış açılarıyla değil; bilimsel veriler, şehircilik ilkeleri, çevresel sürdürülebilirlik, kamu yararı ve halkın ortak iradesi doğrultusunda ele alınmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, yerel yönetimlerin temel görevinin vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek, doğal çevreyi korumak ve şehirlerin sağlıklı gelişimini güvence altına almak olduğu belirtilerek şu değerlendirmelere yer verildi: "Çevre meselesi hiçbir siyasi partinin tek başına sahiplenebileceği bir konu değildir. Temiz hava, sağlıklı su kaynakları, verimli tarım alanları ve yaşanabilir şehirler toplumun ortak değeridir. Yerel yönetimlerin alacağı her karar; yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların yaşayacağı çevreyi de doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle çevreyle ilgili tüm projelerde şeffaflık, katılımcılık ve ortak akıl esas alınmalıdır." Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, mahalle muhtarlarının ve vatandaşların toplantıya yoğun katılım göstermesini yerel demokrasinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi. Halkın doğrudan sürece dâhil olmasının, yerel yönetim anlayışının güçlenmesine ve alınacak kararların toplumsal meşruiyet kazanmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Yerel Yönetimler ve Mahalli İdareler Başkanı Mehmet Kumdereli ile Sivil Toplum Kuruluşları ve Halkla İlişkiler Başkanı Hakan Bulut, çevreyi ve halk sağlığını ilgilendiren tüm gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceklerini belirterek, Saadet Partisi'nin insan odaklı belediyecilik anlayışı doğrultusunda şehirlerin doğal dokusunun korunmasını, çevreye duyarlı yatırımların desteklenmesini ve vatandaşların taleplerinin karar alma süreçlerine etkin şekilde yansıtılmasını önemsediklerini ifade ettiler. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanlığı, çevreye, insan sağlığına ve şehirlerin sürdürülebilir gelişimine ilişkin her konuda yapıcı bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceğini, kamu yararını önceleyen tüm girişimlerin yanında olmaya devam edeceğini ve Nilüfer'in doğal yapısını koruyacak politikaların takipçisi olacağını kamuoyuna saygıyla duyurdu. Toplantıya, Beşevler Mahallesi Muhtarı ve Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer ile Karacaoba Mahallesi Muhtarı ve Nilüfer İlçe Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar da katılım sağladı. Bölgedeki çok sayıda mahalle muhtarının da hazır bulunduğu oturumda, muhtarlar çevre ve halk sağlığı konusundaki hassasiyetlerini dile getiren kısa konuşmalar gerçekleştirdi. Muhtarlar, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" yazılı pankartlarla tepkilerini demokratik ve barışçıl bir şekilde ortaya koyarken, çevreyi ilgilendiren kararların mahalle sakinlerinin görüşleri alınarak, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguladılar. Yapılan açıklamalarda, doğal yaşam alanlarının korunmasının, tarım arazilerinin, su kaynaklarının ve yaşam kalitesinin gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılmasının yerel yönetimlerin öncelikli sorumlulukları arasında yer aldığı ifade edildi. Toplantıda sergilenen bu ortak duruş, çevre konusunda siyasi görüşlerden bağımsız olarak toplumun farklı kesimlerinin aynı hassasiyet etrafında buluşabildiğini gösterirken, muhtarların ve vatandaşların katılımı da yerel demokrasinin güçlendirilmesi açısından önemli bir örnek olarak değerlendirildi.

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı'nda Ekonomi ve Esnafın Geleceği Masaya Yatırıldı Haber

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı'nda Ekonomi ve Esnafın Geleceği Masaya Yatırıldı

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı, Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan esnaf ve sanatkârların karşı karşıya bulunduğu ekonomik koşulların değerlendirildiği anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Genel Başkan Vekili Sayın Bahri Şarlı'nın gerçekleştirdiği hayırlı olsun ziyareti, yalnızca nezaket çerçevesinde gerçekleşen bir buluşma olmanın ötesinde; üretim, istihdam, finansmana erişim ve yerel kalkınma başlıklarının ele alındığı önemli bir istişare ortamına dönüştü. Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır, Sayın Bahri Şarlı'yı il başkanlığında ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, gerçekleştirilen ziyaretin toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirtti. İl Başkanı Mehmet Seskır yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının yalnızca büyük yatırımlarla değil, mahalle aralarındaki küçük işletmelerden organize sanayi bölgelerine kadar üretim zincirinin her halkasını oluşturan esnaf ve sanatkârların ayakta kalmasıyla mümkün olacağını vurguladı. Seskır, esnafın yalnızca ticaret yapan bir kesim olmadığını; aynı zamanda sosyal hayatın düzenleyicisi, istihdamın önemli bir kaynağı, üretimin sürdürülebilirliğini sağlayan temel aktörlerden biri olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Ekonomik istikrarın en önemli göstergelerinden biri güçlü bir esnaf yapısıdır. Çarşıların canlı olduğu, üretimin sürdüğü, küçük işletmelerin güven içinde faaliyet gösterdiği bir ekonomi; aynı zamanda güçlü bir toplumsal yapının da temelini oluşturur. Esnafımızın yaşadığı her sorun doğrudan piyasalara, üretime, tüketiciye ve istihdama yansımaktadır. Bu nedenle esnafın desteklenmesi yalnızca belirli bir meslek grubunun değil, ülke ekonomisinin tamamının geleceğini ilgilendiren stratejik bir meseledir." Görüşmede özellikle son dönemde işletmelerin karşı karşıya kaldığı finansman maliyetleri, krediye erişim güçlükleri, yükselen girdi fiyatları, enflasyonun ticaret hayatına etkileri, kira ve enerji maliyetlerindeki artışlar ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Ekonomik büyümenin tabana yayılması için üretimin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekilen görüşmede, kredi ve kefalet kooperatiflerinin esnafın finansmana erişiminde üstlendiği kritik rolün daha da güçlendirilmesinin önemine işaret edildi. Esnafın uygun koşullarda kredi kullanabilmesinin, işletmelerini büyütebilmesinin ve yeni istihdam alanları oluşturabilmesinin ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı. İl Başkanı Mehmet Seskır, ekonomik kalkınmanın yalnızca makro ekonomik verilerle değerlendirilemeyeceğini belirterek, vatandaşın alım gücü, işletmelerin sürdürülebilirliği, gençlerin istihdamı ve üretim kapasitesinin birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Seskır açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: "Ekonomi; yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Gerçek ekonomik başarı, esnafın kepengini güvenle açabildiği, üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, gençlerin umutla iş bulabildiği ve vatandaşın refah seviyesinin yükseldiği bir düzenin kurulmasıyla mümkündür. Demokratik Sol Parti olarak sosyal adalet ilkesi doğrultusunda üretimi önceleyen, emeği koruyan, esnafı destekleyen ve gelir dağılımında adaleti esas alan ekonomik politikaların her zaman savunucusu olmaya devam edeceğiz." Ziyarette ayrıca yerel yönetimlerin ekonomik kalkınmadaki rolü, kooperatifçilik anlayışının geliştirilmesi, üretim odaklı ekonomi politikalarının yaygınlaştırılması ve yerel ticaretin güçlendirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Katılımcılar, güçlü bir ekonomik yapının ancak kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve meslek kuruluşlarının ortak akıl ve iş birliği içerisinde hareket etmesiyle mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Genel Başkan Vekili Sayın Bahri Şarlı'nın nazik hayırlı olsun ziyareti, karşılıklı iyi niyet temennileri ve ülkenin ekonomik geleceğine yönelik yapıcı değerlendirmeler eşliğinde sona erdi. Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Sayın Bahri Şarlı'ya nazik ziyaretleri ve samimi temennileri dolayısıyla teşekkür edilerek şu ifadelere yer verildi: "Toplumsal dayanışmanın, ortak aklın ve karşılıklı istişarenin her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın; birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, esnafımızın sorunlarının çözümüne katkı sağlayacak ortak çalışmaların gelişmesine ve ülkemizin ekonomik kalkınma hedeflerine olumlu katkılar sunmasını temenni ediyoruz. Üreten, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturan esnaf ve sanatkârlarımızın yanında olmaya, onların sesi olmaya ve ekonomik refahın toplumun tüm kesimlerine yayılması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."

Bursa’ya Demokrat Yaklaşım! Haber

Bursa’ya Demokrat Yaklaşım!

“Bursa İçin Artık Söz Değil, Çözüm Üretme Zamanı” Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral: “Kongre Bitti, Şimdi Şehrin Gerçek Sorunlarına Odaklanıyoruz” Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nda kongre sürecinin tamamlanmasının ardından yeni dönem mesajları kamuoyuna açıklandı. İl Başkanı Kamil Goral, yaptığı kapsamlı değerlendirmede Bursa’nın birikmiş yapısal sorunlarına dikkat çekerek, siyasette yeni bir yaklaşımın zorunlu hale geldiğini vurguladı. Goral, yeni dönemin temel eksenini “makam siyaseti değil, şehir meselesi siyaseti” olarak tanımladı. “Kongre bitti, artık Bursa için çalışma zamanı” Kongre sürecinin geride kaldığını belirten Goral, artık iç siyasi tartışmaların değil, doğrudan kent sorunlarının konuşulması gerektiğini ifade etti. Bursa’nın geleceği için rekabetçi söylemlerden ziyade çözüm odaklı bir siyaset anlayışının zorunlu hale geldiğini belirten Goral, şu mesajı öne çıkardı: “Artık Bursa’da kimin ne dediği değil, bu şehrin hangi sorununa ne çözüm üretildiği konuşulmalıdır.” Bursa’nın büyüyen kronik sorunları gündemde Açıklamada Bursa’nın son yıllarda giderek ağırlaşan yapısal sorunları geniş bir çerçevede ele alındı. Özellikle: Plansız ve kontrolsüz kentleşme Günlük yaşamı kilitleyen trafik ve ulaşım krizi Tarım alanlarının hızla yok olması Sanayi baskısının çevresel tahribatı artırması Derinleşen ekonomik sıkıntılar ön plana çıkarıldı. Goral, bu tablo içinde hem üreticinin hem esnafın hem de gençlerin aynı anda ciddi bir ekonomik baskı altında kaldığını vurguladı. Tarımsal üretimde gelir kaybı, küçük esnafın ayakta kalma mücadelesi ve gençlerde artan gelecek kaygısının artık görmezden gelinemeyecek seviyeye ulaştığını ifade etti. “Eleştiren değil, çözüm üreten siyaset” vurgusu Demokrat Parti Bursa teşkilatının yeni dönemde yalnızca eleştiri yapan bir yapı değil, aynı zamanda somut çözüm önerileri geliştiren bir siyasi çizgi izleyeceğini belirten Goral, Bursa’nın sahip olduğu potansiyele dikkat çekti. Bursa’nın; sanayi gücü tarımsal üretim kapasitesi turizm potansiyeli nitelikli insan kaynağı ile Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu söyleyen Goral, bu potansiyelin yeniden doğru planlama ile harekete geçirilmesi gerektiğini ifade etti. “Ortak akıl” ve iş birliği çağrısı Açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise “ortak akıl” vurgusu oldu. Goral, Bursa’nın geleceği için tüm kurumlarla diyalog içinde olacaklarını belirterek şu mesajı verdi: Yerel yönetimler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve tüm siyasi partilerle iş birliğine açık olduklarını ifade eden Goral, kentin sorunlarının ancak geniş bir mutabakatla çözülebileceğini dile getirdi. “Sorunların üzeri örtülmemeli” uyarısı Kamil Goral, Bursa’daki sorunların görmezden gelinmesi veya normalleştirilmesine karşı net bir tavır alacaklarını belirtti. Vatandaşın yaşadığı sıkıntıların açıkça konuşulmasının demokratik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. “Bursa’nın ihtiyacı kutuplaşma değil” Açıklamanın sonunda Türkiye ve Bursa siyasetine ilişkin genel bir değerlendirme yapan Goral, kent yönetiminde kutuplaşmanın yerine akıl, liyakat ve adalet temelli bir anlayışın gelmesi gerektiğini söyledi. Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nın yeni dönemde saha çalışmalarını artırarak kentin sorunlarına doğrudan temas edeceği ve yerel gündemi daha yakından takip edeceği bildirildi.

Mustafakemalpaşa’ya İnce Ayar! Haber

Mustafakemalpaşa’ya İnce Ayar!

İYİ Parti Mustafakemalpaşa İlçe Teşkilatı’nda bir süredir kamuoyunun gündeminde yer alan görev değişimi süreci resmiyet kazandı. Parti Genel Merkezi tarafından alınan karar doğrultusunda Avukat Metehan İnce, Mustafakemalpaşa İlçe Başkanlığı görevine getirildi. Yapılan görevlendirme, ilçe siyasetinde yeni dönemin başlangıcı olarak değerlendirilirken, parti teşkilatında da dikkat çeken bir hareketliliği beraberinde getirdi. Edinilen bilgilere göre, ilçe teşkilatı içerisinde bir süredir devam eden istişare ve değerlendirme sürecinin ardından gerçekleştirilen atama, parti yönetiminin sahadaki siyasi faaliyetleri daha etkin hale getirme hedefinin bir parçası olarak yorumlandı. Özellikle yerel siyaset kulislerinde adı uzun süredir gündeme gelen Metehan İnce’nin göreve getirilmesi, teşkilat tabanında da geniş yankı uyandırdı. Yeni ilçe başkanının belirlenmesiyle birlikte İYİ Parti cephesinde “yeniden yapılanma” sürecinin hız kazanacağı belirtilirken, teşkilatın önümüzdeki dönemde saha çalışmalarına daha yoğun ağırlık vermesi bekleniyor. Parti kaynakları, özellikle vatandaşla birebir temas kurulacak organizasyonlar, mahalle ziyaretleri ve yerel sorunlara yönelik çözüm odaklı çalışmaların yeni dönemin temel başlıkları arasında yer alacağını ifade ediyor. Görevlendirme sonrası açıklamalarda bulunan İlçe Başkanı Metehan İnce, kendisine duyulan güven dolayısıyla parti yönetimine teşekkür ederek birlik ve beraberlik mesajı verdi. İnce, teşkilatın tüm kademeleriyle uyum içerisinde çalışacaklarını vurgulayarak, yeni dönemde ortak akıl anlayışıyla hareket edeceklerini söyledi. İnce açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bu görevi şahsıma layık gören İYİ Parti Genel Merkezimize, İl Başkanlığımıza, teşkilat mensuplarımıza ve partimize gönül veren herkese teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde düzenleyeceğimiz basın toplantısıyla yeni yönetimimizi açıklayacağız.” Yeni yönetim kadrosunun kısa süre içerisinde kamuoyuna duyurulacağının açıklanması, ilçe siyasetindeki beklentileri de artırdı. Partiye yakın çevreler, oluşturulacak yönetim listesinin hem teşkilat içindeki dengeyi hem de yerel siyasi dinamizmi doğrudan etkileyeceğini ifade ediyor. Öte yandan, yeni dönemde İYİ Parti Mustafakemalpaşa İlçe Teşkilatı’nın nasıl bir siyasi yol haritası izleyeceği de merak konusu oldu. Özellikle yerel sorunlar, ekonomik gelişmeler, gençlik çalışmaları ve esnaf ziyaretlerinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alması beklenirken, teşkilatın sahadaki görünürlüğünü artırmaya yönelik kapsamlı bir çalışma programı hazırlığında olduğu öğrenildi. İlçe kamuoyunda dikkatle takip edilen görev değişiminin ardından gözler şimdi açıklanacak yeni yönetim listesine ve partinin önümüzdeki süreçte ortaya koyacağı siyasi çalışmalara çevrildi.

Siyasi İstişare Trafiği Sürüyor Haber

Siyasi İstişare Trafiği Sürüyor

Aydınlık Geleceğin Partisi’nden CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk’e Ziyaret Aydınlık Geleceğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, Hasan Öztürk’ü ziyaret ederek Türkiye gündemine ilişkin önemli başlıklarda kapsamlı bir istişare gerçekleştirdi. Gerçekleşen görüşmede, hem ulusal hem de yerel ölçekte öne çıkan güncel konular ele alınırken, siyasi partiler arası diyalog ve iş birliğinin önemi vurgulandı. Ziyaret kapsamında yapılan görüşmede, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik gelişmeler, toplumsal beklentiler, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri detaylı şekilde masaya yatırıldı. Taraflar, özellikle vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen ekonomik dalgalanmalar, enflasyon, istihdam ve sosyal politikalar üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede ayrıca demokratik süreçlerin güçlendirilmesi, siyaset kurumunun daha etkin ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması ve farklı siyasi görüşler arasında yapıcı diyalog kanallarının açık tutulması gerektiği konusunda ortak bir yaklaşım sergilendi. İrfan Özen, Türkiye’nin geleceği açısından siyasi partiler arasında iletişimin artırılmasının kritik önemde olduğunu belirterek, bu tür ziyaretlerin karşılıklı anlayışı güçlendirdiğini ifade etti. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, farklı siyasi hareketlerin bir araya gelerek ülke meselelerine çözüm aramasının demokratik kültür açısından değerli olduğunu vurguladı. Öztürk, özellikle yerel düzeyde Bursa’nın ihtiyaçları, sanayi ve üretim politikaları ile kentin sosyo-ekonomik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede Bursa özelinde altyapı projeleri, şehirleşme politikaları, çevre sorunları ve sanayi yatırımları gibi konular da ele alınırken, bölgesel kalkınmanın sürdürülebilirliği üzerinde duruldu. Taraflar, yerel yönetimlerle merkezi yönetim arasındaki koordinasyonun artırılmasının önemine dikkat çekti. Ziyaretin sonunda karşılıklı iyi niyet mesajları verilirken, benzer istişarelerin ilerleyen süreçte de devam etmesi temennisinde bulunuldu. Aydınlık Geleceğin Partisi yetkilileri, Türkiye’nin “aydınlık bir geleceğe” ulaşması için farklı kesimlerin ortak akıl çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini ifade ederken, bu doğrultuda siyasi diyalog kanallarını açık tutmaya devam edeceklerini belirtti. Gerçekleşen bu ziyaret, Türk siyasetinde farklı partiler arasında diyalog ve istişare kültürünün güçlenmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Nilüfer İhsaniye’de Beklenen Hizmet Başladı: Merkez Camii Çevre Düzenlemesi İçin İlk Adım Atıldı Haber

Nilüfer İhsaniye’de Beklenen Hizmet Başladı: Merkez Camii Çevre Düzenlemesi İçin İlk Adım Atıldı

Nilüfer ilçesine bağlı İhsaniye Mahallesi’nde uzun süredir mahalle sakinlerinin gündeminde yer alan çevre düzenleme talebi sonuç verdi. Mahalle muhtarı Emine Esen Akıncı öncülüğünde yürütülen girişimler ve Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı ile mahalle temsilcilerinin koordineli çalışmaları neticesinde, İhsaniye Merkez Camii çevresinde düzenleme çalışmalarına başlandı. Geniş Katılımlı Girişim Sonuç Verdi Mahallede uzun süredir dile getirilen çevre düzenleme ihtiyacı, yerel yönetim ile kurulan doğrudan temas sayesinde somut bir projeye dönüştü. Muhtar Emine Esen Akıncı’nın koordinasyonunda gerçekleştirilen süreçte, Saadet Partisi ilçe teşkilatı ve mahalle gönüllülerinin ortak hareket etmesi dikkat çekti. Bu kapsamda heyet, Şadi Özdemir ile bir araya gelerek bölgedeki ihtiyaçları detaylı şekilde aktardı. Görüşmede özellikle cami çevresinde yaşanan düzensizlik, yetersiz peyzaj, otopark sorunları ve sosyal alan eksikliği gündeme getirildi. Belediye Hızlı Adım Attı Yapılan ziyaretin ardından Nilüfer Belediyesi ekipleri kısa süre içinde harekete geçti. İhsaniye Merkez Camii çevresinde başlatılan çalışmalar kapsamında: Peyzaj düzenlemeleri Yürüyüş yollarının yenilenmesi Oturma alanlarının artırılması Çevre estetiğini iyileştirecek dokunuşlar Temizlik ve altyapı iyileştirmeleri gibi birçok başlıkta kapsamlı bir düzenleme sürecinin başlatıldığı öğrenildi. Mahalle sakinleri, özellikle ibadet alanı çevresinde daha düzenli, temiz ve kullanışlı bir ortam oluşturulacak olmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. “Ortak Akıl ve İş Birliği Başarı Getirdi” Süreçle ilgili değerlendirmede bulunan Muhtar Emine Esen Akıncı, mahalle halkının taleplerini doğru kanallarla iletmenin önemine dikkat çekti. Akıncı, “Mahallemiz için gerekli olan bu çalışmanın başlaması, birlik ve beraberlik içinde hareket etmemizin bir sonucudur” mesajını verdi. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı yetkilileri de yerel yönetimle kurulan yapıcı diyalogların hizmete dönüşmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, mahalle odaklı çalışmaların süreceğini belirtti. Mahalle Sakinlerinden Teşekkür Başlatılan çalışmalar mahallede olumlu karşılanırken, vatandaşlar emeği geçenlere teşekkür etti. Özellikle uzun süredir çözüm bekleyen bir alanın düzenlenmeye başlanması, bölge halkı tarafından “gecikmiş ama sevindirici bir adım” olarak değerlendirildi. Bölgeye Değer Katacak Uzmanlara göre bu tür çevre düzenleme projeleri yalnızca fiziksel iyileştirme sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda mahalle yaşam kalitesini artırıyor, sosyal etkileşimi güçlendiriyor ve kamusal alan kullanımını teşvik ediyor. İhsaniye Mahallesi’nde başlatılan Merkez Camii çevre düzenlemesinin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin daha modern, estetik ve işlevsel bir görünüme kavuşması bekleniyor. Mahalle sakinleri ise gelişmeyi tek bir cümleyle özetliyor: “Hayırlı olsun.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.