Hava Durumu

#Örgütlenme

- Örgütlenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Örgütlenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Şubesi’nde Bayrak Değişimi: Mücadeleye Devam Mesajı Haber

29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Şubesi’nde Bayrak Değişimi: Mücadeleye Devam Mesajı

Bursa’da kadın hakları, laiklik ve çağdaşlık mücadelesinin öncülerinden 29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Şubesi, olağanüstü genel kurulunu gerçekleştirerek başkanlık bayrağını devretti. Derneğin kurucu süreçlerinden itibaren büyük emek veren Sultan Yurdanul, görevini Dilber Dereli Bezen’e devretti. Genel kurulda öne çıkan mesaj ise dayanışma ve “mücadeleye devam” oldu. Sultan Yurdanul’dan Duygusal Veda Genel kurulda kürsüye çıkan Sultan Yurdanul, yıllardır omuz omuza yürüttükleri kadın hakları mücadelesini gururla devrettiğini belirtti. Salondaki üyeler tarafından uzun süre alkışlanan Yurdanul, konuşmasında birlik ve dayanışma vurgusu yaptı: "Kadın mücadelesi tek bir kişinin değil, ortak bir inancın ve dayanışmanın eseridir. Bizler, Cumhuriyet değerlerinden, Atatürk devrimlerinden ve kadın hakları mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz. Görevimi huzurla devrederken, her zaman bu çatının altında, kız kardeşlerimin yanında olmaya devam edeceğim." Konuşması sırasında duygusal anlar yaşayan Yurdanul, derneğin geçmişten bugüne kadar sürdürdüğü çalışmaların önemine değinerek, yeni dönemin gençleşme ve güçlenme vizyonu ile şekilleneceğini belirtti. Dilber Dereli Bezen: Genç Kadınlarla Mücadeleyi Büyüteceğiz Genel kurulun ardından başkanlık görevini üstlenen Dilber Dereli Bezen, yeni dönemin yol haritasına dair mesajlar verdi. Kadın hakları, eşit yurttaşlık ve laiklik mücadelesini daha aktif bir sahaya taşıyacaklarını söyleyen Bezen, genç kadınların dernek çatısı altında dinamizm yaratacağını ifade etti. Bezen, Bursa genelinde daha güçlü bir örgütlenme modeli hedeflediklerini vurgularken, kentteki tüm kadınları dayanışmayı büyütmeye davet etti. “Hedefimiz, kadın hareketini daha kapsayıcı ve etkin bir hale getirmek” diyen Bezen, önümüzdeki dönemde atılacak adımlarla mücadeleyi güçlendireceklerini belirtti. Yeni Yönetim Kadrosu 29 Ekim Kadınları Derneği Bursa Şubesi’nin yeni yönetim kadrosu şu şekilde oluştu: Yönetim Kurulu (Asil): Dilber Dereli Bezen (Başkan) Handan Erişmişçi Selin Yılmaz Miray Canbazgiller Aydan Çolak Şirin Alçı Hakverdi Çiğdem Çalışkan Yönetim Kurulu (Yedek): Meşkure Göçhan Evren Aydemir Nergiz Çetindişli Tunalı Gülten Aydemir Neslihan Metin Hanife Aktan Kibriye Memioğlu Denetim Komisyonu (Asil): Yasemin Esra Süzgün Nigar Bölüker Uğur Kurtoğlu Denetim Komisyonu (Yedek): Zeynep Melek Aktaş Nesrin Apaydın Döndü Hoş Genel Kurul Delegeleri: Sultan Yurdanul Handan Erişmiş Ece Aktan Dilber Dereli Bezen Miray Canbazgiller Selin Yılmaz Dayanışma ve Mücadeleye Devam Olağanüstü genel kurulda, geçmişin tecrübeleriyle yeni dönemin dinamizminin bir araya geldiği mesajı verildi. Dernek üyeleri, gençleşen yönetim kadrosu ile kadın hakları mücadelesinin daha etkin ve güçlü bir şekilde sürdürüleceğine olan inançlarını dile getirdi. Bursa’daki kadın hareketi için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirilen bu bayrak değişimi, dayanışmanın ve mücadelenin sürekliliğini simgeliyor.

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı” Haber

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı”

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı. İl eş sözcüleri İlminur Yiğitoğlu ve Sayım Gültekin imzasını taşıyan açıklamada, 2026 yılı 1 Mayıs’ının yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda emek, demokrasi, barış ve ekoloji mücadelesinin güçlendirileceği tarihsel bir dönemeç olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, toplumsal muhalefetin ortak bir zeminde buluşmasının önemine dikkat çekilerek, tüm yurttaşlara birlikte mücadele çağrısı yapıldı. “Dünya ve Türkiye derin bir krizden geçiyor” Açıklamada, küresel ölçekte artan eşitsizlikler, yaygınlaşan savaşlar ve güçlenen otoriter yönetimlerin emekçiler üzerindeki etkilerine değinildi. Bu sürecin, işçi sınıfı açısından daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve hak kaybı anlamına geldiği ifade edildi. Türkiye’de de benzer bir tablonun yaşandığı belirtilerek, geniş halk kesimlerinin ağır bir geçim kriziyle karşı karşıya bırakıldığı kaydedildi. 2026 1 Mayıs’ının, bu koşullar altında emekçilerin taleplerini daha güçlü dile getirdiği ve ortak mücadele iradesini pekiştirdiği kritik bir eşik olduğu ifade edildi. “Asgari ücret açlık sınırının altında, emekliler yoksullukla karşı karşıya” Metinde, Türkiye’de emek sömürüsünün yapısal bir nitelik kazandığına dikkat çekildi. Asgari ücretin milyonlarca çalışan için ortalama ücret haline geldiği ve bu ücretin açlık sınırının altında kaldığı belirtilirken, emeklilerin de insanca yaşam koşullarından uzaklaştığı ifade edildi. Kayıt dışı çalışan işçilerin ise denetimsizlik, güvencesizlik ve düşük ücret sarmalında ağır bir sömürüye maruz kaldığı vurgulandı. Ayrıca esnek çalışma modelleri, taşeronlaşma ve dijital platformlar üzerinden yürüyen “platform ekonomisi”nin emek yapısını parçaladığı ve ortak hak mücadelesini zayıflattığı değerlendirmesi yapıldı. “Yeni örgütlenme modelleri şart” İşçi sınıfının yapısal dönüşüm geçirdiği belirtilen açıklamada, geçmişte daha örgütlü ve kolektif olan yapının yerini bugün daha dağınık ve güvencesiz çalışma biçimlerinin aldığı ifade edildi. Bu durumun sınıf dayanışmasını zayıflattığı ve sermaye lehine bir tablo yarattığı belirtildi. Bu nedenle mevcut örgütlenme biçimlerinin yetersiz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, kayıt dışı çalışanlar, platform işçileri, göçmen emekçiler ve güvencesiz tüm kesimleri kapsayan yeni bir sendikal yaklaşımın geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. “Savaş politikaları emekçileri doğrudan etkiliyor” Açıklamada küresel ölçekte artan savaş riskine de geniş yer verildi. Savaşların, enerji kaynakları ve doğal varlıklar üzerindeki emperyalist rekabetten beslendiği belirtilerek, bu politikaların emekçiler için daha fazla yoksulluk, baskı ve sömürü anlamına geldiği ifade edildi. Emperyalist politikalara karşı mücadelenin, barış ve demokrasi talepleriyle birlikte ele alınması gerektiği kaydedildi. “Emek, demokrasi ve barış birbirinden ayrı düşünülemez” Yeşil Sol Parti, demokratik hakların güvence altına alınmadığı bir ortamda emekçilerin kazanımlarını koruyamayacağını vurguladı. Aynı şekilde savaş politikalarının sürdüğü bir düzende toplumsal refahın ve adaletin sağlanamayacağı ifade edildi. Bu nedenle mücadelenin hem emek sömürüsüne hem de otoriterleşme ve savaş politikalarına karşı bütünlüklü bir hat üzerinden yürütülmesi gerektiği belirtildi. “1 Mayıs ortak mücadelenin büyütülmesi için fırsat” Açıklamanın sonunda, 2026 1 Mayıs’ının emekçilerin birliğini güçlendiren, toplumsal muhalefetin ortaklaştığı bir zemin haline getirilmesi gerektiği ifade edildi. Yeşil Sol Parti, tüm emekçileri, emeklileri, gençleri ve halk kesimlerini; emeğin haklarını, demokratik bir toplumsal düzeni ve kalıcı barışı birlikte savunmaya çağırdı. “Emek, demokrasi, barış ve ekolojik bir yaşam için mücadeleyi birlikte büyüteceğiz” denilen açıklama, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganıyla son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.