Hava Durumu

#Okul Güvenliği

- Okul Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Okul Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NİHAT YEŞİLTAŞ’TAN BURSA’DA İDDİALI MESAJ: “HALKIN İRADESİNİ YENİDEN HÂKİM KILACAĞIZ” Haber

NİHAT YEŞİLTAŞ’TAN BURSA’DA İDDİALI MESAJ: “HALKIN İRADESİNİ YENİDEN HÂKİM KILACAĞIZ”

YENİ Parti Bursa Kurucu İl Başkanı ve İl Başkan Adayı Nihat Yeşiltaş, 18 Ekim’de yapılacak il kongresi öncesinde partililerle bir araya geldi. Bursa Büyükşehir Belediyesi üzerinden iktidara sert eleştiriler yönelten Yeşiltaş, “İlk seçimde Bursa’yı geri alacağız” mesajı verdi. KONGRE ÖNCESİ İSTİKLAL MAHALLESİ’NDE BULUŞMA YENİ Parti Bursa teşkilatında kongre hazırlıkları sürerken, il başkanlığına aday olan Nihat Yeşiltaş saha çalışmalarına hız verdi. İstiklal Mahallesi’nde partililerle buluşan Yeşiltaş, hem yerel yönetimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. 31 Mart Yerel Seçimleri’nde Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Osmangazi’nin de aralarında bulunduğu altı ilçede başarı elde ettiklerini hatırlatan Yeşiltaş, seçim döneminde halka verdikleri sözlerin arkasında olduklarını ifade etti. “BURSA HALKININ TERCİHİ YOK SAYILDI” Konuşmasının önemli bölümünü Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan gelişmelere ayıran Yeşiltaş, seçmen iradesinin hiçe sayıldığını savundu. Mustafa Bozbey’in 860 bin oyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini belirten Yeşiltaş, belediye yönetiminin meclis üyelerinin oylarıyla el değiştirmesine tepki gösterdi. Yaşanan süreci demokrasiye müdahale olarak nitelendiren Yeşiltaş, Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu tercihin korunması gerektiğini söyledi. “İLK SEÇİMDE BURSA’YI GERİ ALACAĞIZ” İktidara yönelik eleştirilerini sürdüren Yeşiltaş, Bursa’da yaşananların seçmen tarafından unutulmayacağını dile getirdi. Halkın demokratik haklarına sahip çıkacağını savunan Yeşiltaş, ilk seçimde Bursa’da yeniden güçlü bir sonuç elde edeceklerine inandığını belirtti. Yeşiltaş, millet iradesinin hiçbir siyasi hesaplaşmanın gölgesinde kalmaması gerektiğini vurguladı. EKONOMİ VE ADALET SİSTEMİNE ELEŞTİRİ Türkiye’nin ekonomik koşullarına da değinen Yeşiltaş, artan hayat pahalılığının vatandaşın yaşamını her geçen gün zorlaştırdığını söyledi. Açlık sınırının 38 bin liraya ulaştığını öne süren Yeşiltaş, çalışanların yaklaşık 28 bin lira, emeklilerin ise 23 bin lira seviyesindeki gelirlerle geçinmeye çalıştığını ifade etti. Ekonomik sorunların yanı sıra adalet sistemine duyulan güvenin de zedelendiğini savunan Yeşiltaş, toplumun geleceğe umutla bakabilmesi için kapsamlı değişim gerektiğini belirtti. “AİLELER ÇOCUKLARINI OKULA GÖNDERİRKEN ENDİŞE YAŞIYOR” Eğitim sistemindeki sorunlara da dikkat çeken Yeşiltaş, okul güvenliği ve öğrencilerin beslenme koşullarının önemli bir toplumsal mesele hâline geldiğini söyledi. Bazı velilerin güvenlik kaygısıyla çocuklarını okul çıkışına kadar beklediğini ifade eden Yeşiltaş, ekonomik sıkıntılar nedeniyle çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan ailelerin bulunduğunu dile getirdi. 18 EKİM KONGRESİ ÖNCESİ DEĞİŞİM VURGUSU İl başkanlığı adaylığı kapsamında çalışmalarını sürdüren Nihat Yeşiltaş, Bursa’da parti örgütünü güçlendirmeyi ve vatandaşlarla daha yakın temas kurmayı hedeflediklerini belirtti. Yeşiltaş, demokratik değerlerin korunduğu, ekonomik refahın arttığı ve sosyal adaletin güçlendiği bir Türkiye için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

Eğitim Bir-Sen'den okul saldırılarına sert tepki! Haber

Eğitim Bir-Sen'den okul saldırılarına sert tepki!

Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırıya ilişkin Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği açıklamasında, eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına dikkat çekti. “ŞİDDET OLAYLARI, TOPLUMSAL SORUN HALİNE GELMİŞTİR” Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, “Bugün buraya Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen menfur saldırıyı protesto etmek üzere toplanmış bulunuyoruz. Bir kez daha görülmüştür ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiş, toplumsal çürümeyi gün yüzüne çıkarmıştır” dedi. “ÇÖZÜM ÜRETMEKTE İSTEKSİZ DAVRANILIYOR” Eğitim sistemimizin en önemli paydaşlarından biri olarak; daha iyi bir eğitim, daha iyi bir müfredat, pedagojik yöntemler, daha ileri amaçlar üzerine kafa yormamız gerekirken eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarını konuşmak durumunda kaldıklarını belirten Acar, hal böyle iken yetkililerin çözüm üretmekte yetersiz kaldığını veya isteksiz davrandığını söyledi. “CAN GÜVENLİĞİ, EĞİTİM-ÖĞRETİMİN ÖNÜNE GEÇTİ” Eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i adiyeden bir hale geldiğini ifade eden Acar, eğitim çağındaki çocukların şiddete başvurduğu, silaha kolayca ulaşarak pervasızca suç işlediği bir zaman diliminde olunduğunu belirtti. Aklına esenin, aklı kesenin ya da aklı başında olmayanın öğretmene, okul yöneticisine, eğitim çalışanına, öğrenciye şiddet uyguladığı, can güvenliğinin eğitim-öğretimin önüne geçtiği bir zemine doğru hızla yol alındığını ifade eden Acar, eğitimciye şiddetin bireysel suç vakaları olmaktan çıkarak eğitim, aile ve toplum politikalarının sorgulanmasını gerektiren bir iş güvenliği sorununa dönüştüğünü söyledi. “GEREKLİ TEDBİRLER ALINMALI” Evrensel hukuk ve anayasada ifadesini bulan hayat hakkı ve can güvenliği ilkesi çerçevesinde devletin ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önleme yükümlülüğü olduğunu ifade eden Acar, devletin vatandaşlarını korumak için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu söyledi. Aynı şekilde devletin okullarda güvenli ve huzurlu bir çalışma ve eğitim-öğretim ortamı tesis etmek durumunda olduğunu belirten Acar, MEB’in birinci önceliğinin eğitim kurumlarında güvenlik olması gerektiğini vurguladı. Acar, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının yalnızca güvenlik boyutuyla değil; sosyal, psikolojik, eğitsel ve değerler yönleriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Okulların temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacı karşılanmalı.Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri daha etkin ve daha erişilebilir hale getirilmeli, öğrenci sayısına bakılmaksızın her okula rehber öğretmen verilmeli, riskli okulların rehber öğretmen normu artırılmalı.Okul-aile iş birliği, okul güvenliği ekseninde yeniden ele alınmalı.Riskli durumların erken tespiti ve önlenmesine yönelik mekanizmalar, daha işlevsel hale getirilmeli.Öğretmene saygıyı yeniden tesis etmek için hem millî-manevî değerlerimizden, köklü geleneklerimizden hem de dünyadaki örnek uygulamalardan faydalanmalıyız.Öğretmenliğin itibar kazanması ve eğitim sistemimizin istendik seviyeye gelmesi için öğretmenlik mesleğinin öncelikle tercih edilmesini sağlayacak maddî-manevî koşulları oluşturmalı, millî-manevî eğitime önem vermeliyiz.Eğitim süreçlerinde öğrencilerin yalnızca akademik değil; sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimlerini de destekleyen bütüncül bir yaklaşıma daha fazla ağırlık verilmeli.Okula aidiyet duygusunu geliştirecek, insana saygıyı artıracak tedbirler alınmalı.Emniyet iş birliği ile okul giriş ve çıkışlarında ve okul çevresinde daha etkin denetimler yapılmalı.MEB’in merkez ve taşra teşkilatında okul güvenliği ile alakalı ayrı bir birim kurulmalı.Tüm okul türlerinde disiplin mevzuatı okul güvenliği ekseninde yeniden ele alınmalı.Cezai ehliyet yaşı düşürülmeli.” “SALDIRIYI BİR KEZ DAHA LANETLİYORUZ” Acar, Siverek’te yaşanan menfur olayın eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin son örneği olması gerektiğini belirterek, eğitimcilerin her türlü şiddet ve saldırı karşısında savunmasız bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Acar, “Eğitimciye yönelik şiddeti protesto ettiğimiz, yetkilileri daha etkin tedbirler almaya davet ettiğimiz açıklamamız burada sona ermiştir. Siverek’te, menfur saldırıda yaralanan 16 canımıza Cenab-ı Allah’tan acil şifalar diliyor, menfur saldırıyı bir kez daha lanetliyor, eğitimde şiddetin takipçisi olmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz” dedi.

BBP’den Sert Açıklama: “Okullara Yönelik Saldırılar Artık Milli Güvenlik Meselesidir” Haber

BBP’den Sert Açıklama: “Okullara Yönelik Saldırılar Artık Milli Güvenlik Meselesidir”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıların ardından kapsamlı bir açıklama yayımlayarak okul güvenliğini, dijital tehditler ve caydırıcı cezalar konusunda dikkat değerlendirme değerlendirmelerinde bulundu. Alfatlı, eğitime yönelik kurumsal saldırıların artık münferit olayların ortaya çıktığını belirterek, bunun için doğrudan Türkiye'nin gençlik hedef alan bir milli güvenlik sorununun ortaya çıktığını ifade etti. “Milletçe Derin Bir Üzüntü Yaşıyoruz” Önceki gün yapılan açıklamada Siverek'te, ardından Kahramanmaraş'ta ortaya çıkan olayların toplumun derin bir üzüntü yarattığını belirten Alfatlı, çocukların saklandığı okullara yönelik saldırıların kabul edilemeyeceğini vurguladı. “Evlatlarımızı emanet ettiğimiz, öğretmenlerimizin anne ve baba şefkatiyle görev yaptığı okullarımıza yönelik bu saldırılar artık münferit olaylar ortaya çıkıyor.” “Her Kurşun Geleceğimize Sıkılıyor” Okullarda yaşanan olaylarda yalnızca bireyler değil, ülkenin ülkelerine yöneldiğini belirten BBP'li Alfatlı, şu ifadeleri kullandı: “Eğitim yuvalarımızda sıkılan onun kurşunu; müşterilerin umutlarına, toplumsal huzurumuza ve milletimizin geleceğine yöneliktir.” Türkiye Genelinde 1 Haftalık Güvenlik Revizyon Çağrısı Alfatlı, benzer olayların tekrar yaşanmaması için acil müdahalenin alınması gerektiğini belirten tüm Türkiye'de okullarda güvenlik denetimi yapılmasını istedi. Önerilen önlemler şu şekilde sıralandı: Tüm Türkiye genelinde okullarda en az 1 hafta süreli güvenlik revizyonu yapılması Fiziki ve idari eksikliklerin yarışla tamamlanması Okulları ve profesyonel güvenlik personelinin görevlendirilmesi Gerekli görülen bölgelerde kolluk kuvvet desteğinin arttırılması Dijital Platformlara Karşı Mücadele Çağrısı Açıklamada, çocukların hedefi olan dijital tehditlere dikkat çekildi. Özellikle oyun birimlerinde gençleri radikalleştirme ve yönlendirme riski taşıyan platformlara karşı siber güvenlik birimlerinin aktif mücadele idamesi gerektiği belirtildi. “Siber güvenlik birimleri, hücreleri hedef alan dijital mecralara karşı etkin ve kararlı mücadele yürütmelidir.” Sosyolojik ve Psikolojik Boyut Vurgusu BBP, yaşanan olayların yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınmasının yeterli olmayacağını savundu. Açıklamada aile yapısındaki değişim, sosyal medya etkisi, büyümeyi normalleştiren içerikler ve gençlerin psikolojik yönlendirmelerine açık hale gelmesi gibi unsurların da özet biçimde incelenmesi gerektiği ifade edildi. Bu: Eğitim politikalarının serbest bırakılması Sosyal destek güncellemelerinin denetimlerin kapsamının etkinleştirilmesi yapıldı. “En Ağır Cezalar Uygulanmalı” Ekrem Alfatlı'nın açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri de ceza yaptırımları oldu. Eğitimin yapısal olarak yapısal saldırıların olağan suçlar gibi değerlendirilemeyeceğini ifade eden Alfatlı, başarısızların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. “Kamu vicdanının bileşimi için bu fiilleri düzenleyenler hakkında tahliyesiz müebbet hapis ve idam cezası yaptırımları uygulandı.” “Devletimizin Gücü Yeterlidir” Devletin gerekli adımlar atacak kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan BBP, okul hayatının yalnızca idari bir tercih değil, toplumsal olarak organize olduğunu kaydetti. “Okullarımızın güvenli limanlar haline getirilmesi bir tercih değil, zorunludur.” “Sürecin Takipçisi Olacağız” BBP açıklamasının sonunda, çocukların yaşamları ve eğitim ortamlarının huzuru için her adımın destekçisi olacaklarını duyurdu. Yaşanan saldırılarda ölenlere rahmet, yaralılara acil şifalar iletilirken, kamuoyuna başsağlığı mesajı verildi.

Eğitimde Şiddet Alarmı: Bursa’dan Sert Tepki! “Artık Sabrımız Kalmadı” Haber

Eğitimde Şiddet Alarmı: Bursa’dan Sert Tepki! “Artık Sabrımız Kalmadı”

Türkiye'de eğitimde mesafelerin uzamasıyla ilgili tepkiler giderek sertleşirken, Ömer Işıkoğlu ve Fatih Gümüş açıklamalarıyla adeta isyan etti. Türk Eğitim-Sen Bursa teşkilatının iki şube başkanı, yaşanan olaylar artık münferit değil, sistematik bir olayların göstergesi olduğunu vurgulayarak çok sert ifadeler kullandı. Işıkoğlu ve Gümüş, eğitim sektöründe artan izlemenin dikkate alınmamasını “açık bir ihmal ve kusursuzluk zinciri” olarak nitelendirirken, resmi olarak doğrudan çağrıda bulundu: “Bugün hayatta gerekli olan işlerin çalışmayanlar, yaşanacak onu doğrudan durdurucudur.” Açıklamada, Siverek'te yaşanan silahlı saldırının ve daha önce öğretmen Fatma Nur Çelik'in hayatını kaybettiği olay, eğitim sisteminin nasıl bir tehdit altında olduğu açıkça ortaya konuldu. İki başkan, “Artık sabrimız kalmadı” diyerek tepkilerini şu sözlerle sürdürdü: "Okulları koruyamayan bir sistem hiçbir mazereti olamaz! Öğretmenine sahip çıkamayan bir anlayış, öğrencilerin de kaybetmeye mahkûmdur. Her defasında 'önlem alınacak' deniliyor ama ortada ne somut bir adım var ne de gerçek bir irade!" Yetkililerin yıllar boyu süren uyarılara izin vermemesini sert sözlerle eleştiren sendika temsilcileri, eğitimde güvenlik sorunlarının artık ertelenemez bir kriz durumunun geldiğini belirtti. Açıklamada, okullarda güvenliğin sağlanamamasının “devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir tablo” olduğu ifade edildi. Işıkoğlu ve Gümüş, özellikle okullarda denetim eksikliği, güvenlik personeli eksikliği ve desteğin zayıflığına dikkat edildiğini, bu eksikliklerin doğrudan şiddet olaylarına zemin hazırlandığını söyledi. “Her olaydan sonra aynı cümleleri duymaktan bıktık. Artık söz değil, icraat istiyoruz” ifadeleriyle tepkilerini daha da sertleştirdiler. Toplumsal yozlaşmaya da dikkat eden iki başkan, öğretmene yönelik saygının ciddi şekilde aşındığını vurgulayarak şu görüşmelere yönelti: "Biz ne zaman bu hale geldik? Öğretmenine saygıyı kaybeden bir toplum, hangi gelecek inşa edilebilir?" Açıklamada, yalnızca güvenlik önlemlerinin değil, aynı zamanda caydırıcı yasal düzenlemelerin de yetersiz ifade edilmesiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ilgili kurumlara açık çağrı yapıldı: “Eğitim insanlarına yönelik teknolojiyi önleyecek bilgisayarların kâğıt üzerinde kalmamalı, sahada tavizsiz uygulanması.” İki mağaza bölmesi, eğitimde kayıt takibi için topyekûn bir seferberlik programında bulunarak, başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm kişilerin sorumluluğunda çalışmaya davet etti. “Bu mesele artık sadece eğitimcilerin değil, ülkenin beka meselesidir” ifadeleri dikkat çekti. Açıklamanın sonunda tonlarca daha da sertleşti: "Eğer bugün yapılması gerekiyorsa, yaşanacak onun olay hesabı sorulacaktır. Biz susmayacağız, geri adım atmayacağız. Okullar güvenli hale gelene kadar mücadelemizi en sert şekilde sürdüreceğiz." Eğitim camiasında geniş yankı uyandıran bu çıkış, günümüzdeki eğitim politikaları ve okul güvenliği konusundaki tartışmaların daha da alevleneceğinin sinyalini verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.