Hava Durumu

#Nilüfer Çayı

- Nilüfer Çayı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nilüfer Çayı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Bursa Hak Ettiği Yönetim Anlayışından Çok Uzak” Haber

“Bursa Hak Ettiği Yönetim Anlayışından Çok Uzak”

"Türkiye'nin Üreten Başkenti, Hizmette Hak Ettiği Noktanın Çok Gerisinde" DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa'nın yıllardır biriken ve her geçen gün derinleşen sorunlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak hem merkezi yönetimi hem de yerel yönetimleri sert sözlerle eleştirdi. Bursa'nın sahip olduğu ekonomik güç, sanayi kapasitesi, tarımsal üretim potansiyeli ve stratejik konumuna rağmen temel altyapı, ulaşım, çevre ve şehircilik alanlarında kronikleşen sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını savunan Öztürk, "Bursa artık günü kurtaran politikalarla yönetilemez. Bu şehir, vizyon isteyen, plan isteyen ve cesur kararlar gerektiren bir döneme girmiştir." dedi. Öztürk, Bursa'nın yalnızca Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, böylesine güçlü bir kentin ulaşım krizinden hava kirliliğine, plansız kentleşmeden deprem hazırlığına kadar birçok temel konuda geri kalmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. "Bursa'nın Trafiği Alarm Veriyor" Kent içi ulaşımın artık günlük yaşamı felç eden bir noktaya geldiğini belirten Tayfun Öztürk, özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğunun ekonomik kayıplara, çevresel sorunlara ve ciddi zaman israfına yol açtığını söyledi. "Bursa büyüyor ancak yollar aynı kalıyor. Nüfus artıyor ama ulaşım planları buna göre güncellenmiyor. İnsanlar her gün saatlerini trafikte kaybediyor. Bu sadece ulaşım sorunu değildir; aynı zamanda ekonomik verimlilik, yaşam kalitesi ve şehir yönetimi sorunudur." Öztürk, raylı sistem ağının genişletilmesi, yeni çevre yollarının planlanması, toplu ulaşımın güçlendirilmesi ve akıllı ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, ulaşımın seçim dönemlerinde verilen vaatlerin ötesine taşınması gerektiğini vurguladı. "Deprem Kapıda, Bursa Hâlâ Hazır Değil" Marmara Bölgesi'nin deprem gerçeğiyle yaşadığını hatırlatan DEVA Partisi Bursa İl Başkanı, Bursa'daki yapı stokunun önemli bölümünün risk taşıdığına dikkat çekti. "Kentsel dönüşüm yıllardır konuşuluyor ancak istenilen hızda ilerlemiyor. Depremi bekleyerek şehir yönetilmez. Bilim insanlarının uyarıları ortadayken hâlâ kapsamlı bir dönüşüm seferberliği başlatılamamış olması ciddi bir eksikliktir." Öztürk, dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını; altyapı, ulaşım, toplanma alanları, afet koordinasyonu ve sosyal donatıları kapsayan bütüncül bir planlama anlayışına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. "Sanayi Güçlü Ama Çevre Alarm Veriyor" Bursa'nın üretim gücüyle öne çıkan bir kent olduğunu söyleyen Öztürk, sanayi ile çevrenin karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini belirtti. "Hava kirliliği artık mevsimsel bir sorun olmaktan çıkmıştır. Nilüfer Çayı'nın durumu ortadadır. Sanayi üretimi elbette devam edecektir ancak çevreyi koruyacak güçlü denetim mekanizmaları oluşturulmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz edilemez." Çevre yatırımlarının ertelenmemesi gerektiğini belirten Öztürk, temiz üretim teknolojilerinin teşvik edilmesi ve sanayi bölgelerinde çevresel standartların daha sıkı uygulanması çağrısında bulundu. "Tarım Bursa'nın Geleceğidir" Bursa'nın yalnızca sanayi değil aynı zamanda önemli bir tarım kenti olduğuna dikkat çeken Tayfun Öztürk, verimli tarım arazilerinin plansız yapılaşma baskısıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. "Bursa Ovası betonlaşmanın değil üretimin merkezi olmalıdır. Çiftçi artan maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşıyor. Mazot, gübre, sulama ve enerji maliyetleri üreticiyi zorluyor. Üretici kazanamazsa tüketici de uygun fiyatla gıdaya ulaşamaz." Tarımın stratejik sektör olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Öztürk, genç nüfusun tarıma yönlendirilmesi ve üreticinin desteklenmesi gerektiğini söyledi. "Gençler Bursa'da Gelecek Göremiyor" İşsizlik ve beyin göçünün Bursa açısından önemli sorunlardan biri haline geldiğini belirten Öztürk, özellikle üniversite mezunu gençlerin başka şehirlerde veya yurt dışında gelecek aradığını ifade etti. "Gençler yalnızca iş değil; adalet, liyakat, özgürlük ve umut arıyor. Bursa gibi güçlü bir şehir gençlerini kaybediyorsa bunun üzerinde ciddi şekilde düşünmek gerekir." Teknoloji yatırımlarının artırılması, girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve yüksek katma değerli üretime geçilmesi gerektiğini belirtti. "Bursa'nın Sorunları Parça Parça Değil, Bütüncül Bir Vizyonla Çözülmeli" DEVA Partisi Bursa İl Başkanı, Bursa'nın artık kısa vadeli çözümlerle yönetilemeyeceğini belirterek kentin uzun vadeli stratejik bir master plana ihtiyacı olduğunu söyledi. Öztürk'e göre Bursa'nın öncelikli çözüm başlıkları şöyle sıralandı: Depreme dayanıklı şehirleşme ve hızlandırılmış kentsel dönüşüm. Ulaşım ana planının yeniden hazırlanması ve raylı sistem yatırımlarının artırılması. Bursa Ovası'nın kesin olarak korunması ve tarımsal üretimin desteklenmesi. Hava, su ve çevre kirliliğiyle etkin mücadele. Sanayide yüksek teknolojiye dayalı dönüşüm. Genç istihdamını artıracak yeni yatırım alanlarının oluşturulması. Sosyal konut projeleriyle konut krizine kalıcı çözüm üretilmesi. Dijital belediyecilik uygulamalarının yaygınlaştırılması. Şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı yerel yönetim anlayışının güçlendirilmesi. "Bursa Türkiye'nin Lokomotifidir; Hak Ettiği Yönetim Anlayışını Bekliyor" Açıklamasının sonunda Bursa'nın Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Tayfun Öztürk, kentin mevcut potansiyelinin doğru planlama ve güçlü yönetim anlayışıyla çok daha ileriye taşınabileceğini ifade etti. "Bugün Bursa'nın ihtiyacı yeni sloganlar değil; bilimsel planlama, ortak akıl, liyakat ve kararlı yönetimdir. Bu şehir günü kurtaran projelerle değil, gelecek nesilleri düşünen vizyoner politikalarla yönetilmelidir. Bursa'nın kaybedecek tek bir günü bile kalmamıştır. Artık mazeret değil, çözüm üretme zamanıdır."

Bursa'da sır ölüm... Aileden olayın seyrini değiştirecek iddialar Haber

Bursa'da sır ölüm... Aileden olayın seyrini değiştirecek iddialar

HABER: ERCAN ÇALIŞIR Olay, Osmangazi ilçesi Soğanlı Mahallesi Avrupa Konseyi Bulvarı üzerindeki Nilüfer Çayı'nda meydana geldi. Bölgede devriye görevi yapan güvenlik görevlileri, çay içerisinde hareketsiz yatan bir kişiyi fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan incelemede cesedin, pazartesi günü evinden ayrıldığından sonra kendisinden bir daha haber alınamayan ve ailesi tarafından kaybedilen muamele yapılan 25 yaşındaki Yunus Emre Tünk'e ait olduğu tespit edildi. Acı haberi alarak olay yerine gelen Tünk'ün yakınları sakatlanırken, bazı aile fertleri sinir krizi geçirdi. Aileden dikkat çeken iddialar Yunus Emre Tünk'e göre aile tarafından edinilen bilgiler, olay öncesinde üç kişiyle birlikteydi. İddiaya göre birlikte tükendikten sonra fenalaşan genç, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Orada bulunan üç kişinin durumu sağlık ekiplerine bildirilmesi yerine olayın yerinden kaçtığı öne sürüldü. Polis ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında olayın yerinden kaçtığı iddiası ile 3 kişinin kimliklerinin tespit edildiği öğrenildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik şiddet olaylarının yaşandığı belirtildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Hüdavendigar Kent Parkı’ndaki Yaya Köprüsü Tartışması: “Gerekçe Güvenlik mi, Abartı mı?” Nilüfer Deresi Üzerindeki Köprüde Geçiş Yasağı Tepki Çekti Haber

Hüdavendigar Kent Parkı’ndaki Yaya Köprüsü Tartışması: “Gerekçe Güvenlik mi, Abartı mı?” Nilüfer Deresi Üzerindeki Köprüde Geçiş Yasağı Tepki Çekti

Hüdavendigar Kent Parkı içerisinde yer alan ve Nilüfer Çayı üzerinden Nilüfer ile Osmangazi ilçelerini birbirine bağlayan çelik yaya manzarasının güvenlikten ayrılması, bölge sakinleri arasında tartışmaya neden oldu. Köprünün, “toplu geçişlerde aşırı sallandığı” yaya kullanımının kapatıldığı belirtilirken, bu karara tepki göstererek günlük ulaşımın uzadığını ifade etti. Vatandaşlar: “1,5 Kilometre Fazladan Yürümek Zorunda Kalıyoruz” Köprünün kapanışıyla birlikte iki ilçe arasında parktan doğrudan geçiş yapamayan yaklaşık 1,5 kilometrelik alternatif güzergâhı kullanmak zorunda kaldığı belirtiliyor. Bölge bölgeleri, özellikle yaşlılar ve çocuklu hastalar için bu durum ciddi bir hasar oluşmasını ifade ediyor. “Köprünün Sallanması Normal, Güvenlik Sistemi Çalışır” Teknik değerlendirmelerde ise çelik yaya köprülerinin belirli düzeyde olduğu Esneme ve salınım yapmanın mühendislik açısından normal olduğu vurgulanıyor. Dinamik yükler, rüzgar etkisi ve yoğun yaya kırılması altında köprülerin kontrollü şekilde hareket etmesinin yapısal olarak güvenli bir şekilde tasarlanmış bir parçası olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, bu tür salınımların çoğunun modern köprüde enerji sönümleme sistemi olarak görev yaptığını ve tek başına “tehlike” ifade etmediğini belirtiyor. Ahşap Kaplama ve Yipranma Tartışması Köprü zemininde kullanılan emprenyeli ahşap kaplamalarda yer aşınmaları bulunur, ancak bunun yerine düşük seviyelerde olduğu yönünde değerlendirmeler de uyarı geldi. Bölge halkının, bu durumun bakım-onarım çalışmalarıyla çözülebileceğini savunuyoruz. Belediyeden “Yoğun Yük” Gerekçesi Bursa Büyükşehir Belediyesi teknik ekiplerinin ise köprünün yoğun yaya kopması nedeniyle taşıma kapasitesinin zorlanması ve uzun süreli güvenlik riskinin oluşabileceği değerlendirildiği ifade ediliyor. Bu potansiyel köprünün geçici olarak kapatıldığı, ilerleyen süreçte teknik inceleme ve bakım çalışmalarının ardından yeniden değerlendirmenin yapılabileceği belirtiliyor. Gündemde “Liyakat ve Yönetim” Tartışması Kararın ardından bazı adayların başvuruları “gereksiz ve aşırı tedbir” olarak değerlendirilirken, yerel yönetimlerin teknik karar alma süreçlerine yönelik eleştiriler de gündeme geldi. Özellikle ulaşım kolaylığı sağlayan bir bağlantı noktasının kopmasının şehirdeki olumsuzluğun ortaya çıkması öne çıkıyor. Bölgenin, köprünün tamamen kapatılması yerine kontrollü bakım, sürdürülmesi ve düzenli denetimlerle açık tutulabileceğini savunuyor. Gözler Teknik İnceleme Sürecinde Köprünün geleceğiyle ilgili nihai kararın teknik raporları konusunda netleşirken, hem güvenlik hem de günlük yaşamı kolaylaştıracak bir çözüm talep ediyor.

Çevre Katliamına Demokrat Tepki! Haber

Çevre Katliamına Demokrat Tepki!

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı, Nilüfer Çayı'nda yaşanan çevresel felakete ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Bursa'nın verimli tarım topraklarının göz göre göre zehirlendiğini belirten Göral, “Bu artık çevre sorunu değil; halk sağlığına karşı işlenmiş bir çevre suçudur” dedi. Osmangazi'ye bağlı Armutköy, Yeniceabat, Derecavuş, Çağlayan ve Ahmetbey hattından sona eren Karacabey'e uzanan Nilüfer Çayı'nın yıllar boyunca sanayi atıklarıyla kirlendiğini ifade eden Goral, özellikle yaz aylarında bölgede neredeyse nefes alamaz hale geldiğini söyledi. “Bir zamanlar insanların yüzleştiği, balıkların yaşadığı Nilüfer Çayı bugün kapkara akan bir su kanalına dönüştürülmüştür” diyen Goral, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Büyük sanayi tesisleri göstermelik arıtma sistemleriyle Bursa'nın can damarını katlediyor. Boyahane atakları, ağır kimyasallar, sanayi pisliği ovamızın içine akıtılıyor. Kestel ve Barakfakih'ten temizlenen su, Osmangazi ovasına ulaştığında sürekli ulaşımda taşınır. Bu tabloya göz yuman herkesin bu çevre cinayetinin bir parçasıdır." Dere çevresinde yaşayan ailenin ağır koku nedeniyle evlerinin camını açamaz hale geldiğini söyleyen Goral, "İnsanlarımız kendi köyünde nefes alamıyor. Geniz yakan kimyasal koku evlerin içine kadar giriyor. Bahçede oturmak bile mümkün değil. Halkın normal sanayi atıklarıyla kuşatılmış durumda" dedi. Sivrisinek ve haşere kahramanın da kontrolden çıkan ifade eden Demokrat Parti İl Başkanı, dere yataklarının balçığa ve bataklığa dönüştüğünü belirterek şu sözlerle tepki gösterdi: "Çocuklarımız sineklerden dışarı çıkamadı. İnsanların bakteri sızıntısına neden oldular. Bursa'nın köylüsü, çiftçisi, ailesinin kaderine terk edildi." DSİ tarafından verilen “halk sağlık bakış açısı riski yoktur” yönündeki raporlara da sert tepki gösteren Göral, “Kapkara akan, leş gibi kokan, içinde tek bir canlının yaşamadığı dereye 'zararsız' demek, Bursa'nın yapısal olarak aklıyla alay etmektir.Bu raporların gerçekleri örtbas etme çabasıdır” kullanıldı. Bölgedeki çiftçilerin başka su kaynağı olmadığı için tarlalarını çarklarını bu sulayarak suladığını Goral, durumun sadece çevreyi değil doğrudan insanın tehdit ettiğini söyledi. "Bu devredilmiş su koşullarında işliyor. Topraktan soframıza geliyor. Çocuklarımızın sebzeye, meyveye karışıyor. Soruyorum: Sanayicinin milyonluk kârı, Bursa'nın çiçek sağlığından daha mı değerli?" dedi. Açıklamada siyasi iradeye de yüklenen Goral, yıllardır süren sessizliğin arkasında büyük sermaye gruplarının ve sanayi lobilerinin bulunduğunu savundu. "Bursa'da bazı çevreler sanayicinin dışında kalan sağlığın ortaya çıkması. Kimse kusura artık bakmasın; bu darı zehiri soluyarak yaşamak mahkûm değildir. Nilüfer Çayı üzerinden yayılan bu çevre talanı hoşgörü sınırlarını aşmıştır" diye konuştu. Demokrat Parti olarak dağıtılmayan Goral, şu çağrıda bulundu: "Sanayi tesislerinin arıtma sistemleri bağımsız akademik dergiler tarafından 7 gün 24 saat denetlenmelidir. Dere yatağı acilen temizlenmeli, depolanma alanları saklanmalıdır. Halkın hiçe sayan firmalara göstermelik cezalar değil, üretim durmaya kadar devam eden ağır yaptırımlar uygulanır." Açıklamanın sonunda Bursa halkına seslenen Ali Kamil Göral, "1970'lerde balıkların yüzdüğü Nilüfer Çayı'nı bu hale gelenlerden hesap sormak için bu şehrin namus borcudur. Toprağımızı, suyumuzu ve tükenmişliğin tükenmişlikleriyletenlere zarar verebileceğiz" kullandı.

“Çözümsüzlük, Kaos ve Yönetimsel İhmaller İlçemizi Sarsıyor” Haber

“Çözümsüzlük, Kaos ve Yönetimsel İhmaller İlçemizi Sarsıyor”

Bursa’nın nüfus yoğunluğu ve ekonomik cazibe açısından öne çıkan ilçelerinden Nilüfer’de kronikleşen sorunlar, vatandaşın yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit ediyor. DSP Nilüfer İlçe Başkanı Aslıhan Ocakbaşı, Nilüfer Belediyesi ve Büyükşehir yönetimine yönelik çok sert açıklamalarda bulunarak, çevre, imar, altyapı, ulaşım ve yönetimsel alanlarda yaşanan aksaklıkların artık tahammül sınırlarını aştığını ifade etti. Çevre Kirliliği ve Temizlik Sorunları: Hijyen Felaketi Ocakbaşı, Nilüfer Çayı başta olmak üzere dere kenarındaki mahallelerdeki kirliliğin kronik bir sorun hâline geldiğine dikkat çekti. “Atık kokuları, sinek ve fare gibi hijyen problemleri halkın yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Çöp toplama süreçlerindeki aksaklıklar ve konteyner eksiklikleri, belediyelerin vatandaşa karşı sorumluluğunu yerine getirmediğinin açık göstergesidir” dedi. İmar ve Yoğun Yapılaşma: Denetimsizlik Felaketi Nilüfer’in hızla artan nüfusu, yüksek katlı yapılaşma ve betonlaşmayı beraberinde getiriyor. Ocakbaşı, “Denetim eksikliği, bazı bölgelerde altyapının çökmüş olması ve yolların bozukluğu, özellikle sanayi bölgelerinde hayatı çekilmez kılıyor. Geçmişten kalan imar krizleri ve devam eden dava süreçleri, ilçemizin yönetimsel zafiyetini gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı. Belediye ve Ekonomik Yönetim: Personel Mağduriyetleri Ocakbaşı, Nilüfer Belediyesi bünyesindeki mali sorunlara dikkat çekerek, “İşçi maaşlarının gecikmeli veya taksitli ödenmesi, BES kesintilerinin yansıtılmaması gibi uygulamalar, hem personel huzursuzluğuna hem de belediye hizmetlerinin aksamasına yol açmaktadır. Bu durum, yönetimdeki eksik planlama ve sorumluluk bilincinin yansımasıdır” dedi. Ulaşım ve Otopark: Kaotik Trafik Sorunu Nüfus artış hızının Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu belirten Ocakbaşı, “Yoğun trafik, özellikle lüks rezidansların olduğu bölgelerde otopark sıkıntısı, vatandaşın yaşamını olumsuz etkiliyor. Bu sorun, altyapı planlamasında yaşanan yetersizlik ve yönetimsel dikkatsizliğin sonucudur” ifadelerini kullandı. Çevresel Atık Yönetimi: Sürdürülebilirlik Sıfır Molozların kaldırılmaması, yeşil alanların korunamaması ve evsel atık yönetimindeki aksaklıkların ciddi bir şikayet konusu olduğunu belirten Ocakbaşı, “Nilüfer hızla büyüyor, ama yönetim bu büyümeye ayak uyduramıyor. Çevresel ve altyapısal eksiklikler, ilçemizin cazibesini ve yaşam kalitesini tehdit ediyor” dedi. “Nilüfer, Sorumluluk ve Planlama Bekliyor” DSP Nilüfer İlçe Başkanı Ocakbaşı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Nilüfer, sadece Bursa’nın cazibe merkezi değil; aynı zamanda yönetim ve planlama açısından test edilen bir laboratuvardır. Çevre, altyapı, ulaşım ve ekonomik yönetim alanlarında yaşanan kronik sorunlar artık göz ardı edilemez. Nilüfer halkı, sorumluluk sahibi ve şeffaf bir yönetim bekliyor. Bu sorunları çözmek yerine günü kurtarmaya odaklanan belediyeler, geleceğimizi ipotek altına alıyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.