Hava Durumu

#Muzaffer Genç

- Muzaffer Genç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muzaffer Genç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Veteriner Sağlık Çalışanları İçin “Beyaz Kod” Talebi: Kanun Teklifi Hazırlanıyor Haber

Veteriner Sağlık Çalışanları İçin “Beyaz Kod” Talebi: Kanun Teklifi Hazırlanıyor

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası (Hürriyetçi Tarım Orman-Sen), görev sırasında şiddete maruz kalma, kalan veteriner hekim, veteriner sağlık teknikerleri ve teknisyenlerinin sağlık çalışanlarına yönelik hukuki koruma mekanizmalarından yararlanabilmesi için harekete geçti. Sendika, veteriner sağlık çalışanlarının da “Beyaz Kod” kapsamını hazırlamasını planladığı kanun teklifini hazırladığını açıkladı. Sendika Genel Başkanı Muzaffer Genç, genel basın toplantısında özel sahada görev yapan veteriner sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı şiddet olaylarına dikkat ederek, düzenlenen düzenleme için TBMM'deki tüm siyasi partilerden destek istedi. ÇORUM'DAKİ SALDIRI GÜNDEME TAŞINDI Açıklamanın özeti, 1 Ağustos 2026'da Çorum'un Kınık Köyü'nde görev yapan Veteriner Hekim Yusuf Özdamar ile Veteriner Sağlık Teknikeri Sedat Uzunkaya'ya yönelik saldırıda bulunuldu. Sendikanın aktardığı bilgiler, iki görevliye göre, hayvan aşılama çalışması sırasında fiziksel olarak hasar görmüştü. Hürriyetçi Tarım Orman-Sen, olayı yalnızca çalışanların güvenliği açısından değil, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği açısından da değerlendirdi. Genç, veteriner sağlık çalışanlarının yerine getirilmesi sırasında korunması gerektiğini belirtirken, sahadaki güvenlik sorunlarının artık yasal düzenlemelerle ele alınması gerektiğini savundu. “VETERİNERLER TOPLUM SAĞLIĞININ BİR PARÇASI” Sendika tarafından yapılan değerlendirmede, veteriner sağlık makinelerinin yalnızca dağıtma araçlarıyla sınırı olmadığı vurgulandı. İnsan, hayvan ve çevre ürünleri birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımına dikkat çeken sendika, veteriner sağlık çalışanlarının yayılmasıyla mücadele, gıda güvenliği, biyogüvenlik ve sağlık hizmetlerinin korunması gibi alanlarda da görev yaptığını belirtti. Bu nedenle veteriner hekim ve veteriner sağlık çalışanlarının görev süreleri boyunca maruz kaldıkları süre boyunca, yalnızca bireysel bir meslek sorunu olarak görülmesi gerektiği şekilde kullanıldı. 2025 TARİHLİ ARAŞTIRMA DA GÜNDEME GETİRİLDİ Basın toplantısında veteriner hekimlere yönelik şiddete ilişkin akademik bilgiler verildi. Sendikanın aktardığı 2025 tarihli bir verilere göre, Ocak 2013-Kasım 2024 döneminde kamuoyuna yansıyan en az 33 şiddet vakası tespit edildi. Bu olayların arasında fiziksel saldırı, darp, sözlü saldırı, mala zarar verme, cinsel taciz ve görev başında öldürme vakalarının yer aldığı belirtildi. Sendika, resmi kayıtlara ve genel olarak yansımayan olayların dikkate alınmamasını savunarak, mevcut tablonun veteriner sağlık açısından ciddi bir güvenlik sorununun oluştuğunu dile getirdi. “BEYAZ KOD” KAPSAMİ GENİŞLETİLSİN Hürriyetçi Tarım Orman-Sen'in hazırladığı kanun teklifinin temel amacı, veteriner sağlık çalışanlarının görev sırasında ziyaretleri sırasında sağlık çalışanlarına yönelik mevcut koruma mekanizmalarından yararlanabilmesini sağlamaktır. Teklifte; Kamu ve özel görev yapan veteriner hekim, veteriner sağlık teknikerleri ve teknisyenlerinin kapsamı, Görev sırasında yaralama, tehdit ve hakaret eylemlerinde daha ağır cezalar, “Beyaz Kod” ihbarları ve hukuki destek aralıklarının veteriner sağlıklarını çalıştıran da kapsaması . TBMM'YE SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI Sendika, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yapılan teklifin ardından siyasi partilerin saklandıklarını açıkladı. Genel Başkan Muzaffer Genç, veteriner sağlık çalışanlarının can güvenliğinin aynı zamanda toplum sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, düzenlemenin siyasi muayenesinin yapılmadan dağıtım programında bulunduğunu belirtti. Genç ayrıca Çorum'daki saldırının adli sürecini takip edeceklerini ve sorumluların gerekli cezayı alması için süreci izleyeceklerini ifade etti. “GÖREV BAŞINDA HİÇBİR VETERİNER YALNIZ KALMAMALI” Hürriyetçi Tarım Orman-Sen, açıklamasının sonunda veteriner sağlık çalışanlarının güvenli çalışma garantisinin yasal güvencesini bir araya getirerek tam mesajını verdi. Sendikaya göre, yalnızca yaşanan saldırılara tepki göstermek değil, benzer olaylara kadar devam edecek kalıcı bir hukuki koruma sistemi oluşturmak. Sendika, veteriner hekimler ile veteriner sağlık teknikerleri ve cihazların donanımının güven içinde sürdürülebilmesi için “Beyaz Kod”un kapsamının genişletilmesi istenirken, planlanan kanun teklifinin Meclis'te yayınlanması çağrısını yineledi.

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç'ten Orman Yangınları Sezonu Öncesi Kritik Uyarı Haber

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç'ten Orman Yangınları Sezonu Öncesi Kritik Uyarı

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç, orman yangınları sezonunun gelişiyle birlikte kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. "Yangınlardan Sonra Üzülmeyelim" başlığıyla paylaşılan açıklamada, orman yangınlarının sadece doğayı değil; insan canını, yaban hayatını, ülke ekonomisini ve gelecek nesillere bırakılacak ortak mirası tehdit eden ciddi bir milli kriz olduğu vurgulandı. Genç, özellikle yaz aylarında meydana gelen orman yangınlarının toplumda derin üzüntülere yol açtığını belirterek, bir vatandaş olarak bu duruma çok üzüldüğünü ifade etti. Yangınla mücadeledeki yaygın yanlışlara değinen Genç, söndürme çalışmalarının yalnızca fedakarlıkla değil; doğru planlama, liyakatli yönetim, güçlü koordinasyon ve zamanında alınan kritik kararlarla başarıya ulaşabileceğini kaydetti. "Orman Yangınlarının Ana Sorumlusu Orman Genel Müdürlüğüdür" Muzaffer Genç, Anayasa ve ilgili kanunlarca yetkilendirilen Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM), orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesinden birinci derecede sorumlu olan kamu kurumu olduğunu hatırlattı. Büyükşehir rejimi ve Bütünleşik Şehir sistemi kapsamındaki bazı kırsal alanların büyükşehir belediyelerinin, diğer illerde ise il özel idarelerinin sorumluluğunda olduğunu belirten Genç, ancak gezi alanları ile ormanların iç içe geçmiş yapısı nedeniyle her türlü kıvılcımın kısa sürede büyük yangınlara dönüşme riski taşıdığını dile getirdi. Bu nedenle "Yangın gezi alanında başladı, bizim sorumluluğumuzda değil" yaklaşımıyla hareket edilmemesi gerektiğini vurgulayan Genç, ormanların korunmasının tüm kamu kurumlarının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. "Vatandaşın Duyarlılığı Değerlidir; Ancak Yangın Alanına Gelişi Müdahaleyi Zorlaştırabilir" Basın açıklamasında, toplumda sıkça rastlanan hatalı bir uygulamaya da dikkat çekildi. Genç, iyi niyetle dahi olsa vatandaşların yangın bölgelerine gitmesinin profesyonel ekiplerin çalışmasını zorlaştırdığını belirterek şu uyarılarda bulundu: "Kontrolsüz şekilde gelen sivil araçlar, müdahale ekiplerinin yolunu kapatmakta ve özellikle yaklaşık dört metrelik dar orman yollarında ciddi trafik kilitlenmelerine yol açmaktadır. Bu durum, profesyonel ekiplerin olay yerine ulaşımını geciktirerek zaman kaybına neden olmakta ve yangının şiddetlenmesine zemin hazırlamaktadır." Genç, vatandaşların en büyük katkının 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber vererek yangını erken fark ettirmek olduğunu vurguladı. Yangın İhbarından Müdahaleye Kadar Süreç Nasıl İşliyor? Açıklamada, Türkiye'deki orman yangınlarına müdahale sisteminin işleyişine dair detaylara yer verildi. Yangınların; yüksek noktalardaki gözetleme kuleleri, vatandaşlar, köylüler, çobanlar ve teknolojik imkanlar kapsamında kullanılan İHA'lar aracılığıyla tespit edildiği belirtildi. Türkiye genelinde görev yapan 271 Orman İşletme Müdürlüğü'nden hangisinin sorumluluk alanında ise ihbarın doğrudan ilgili işletmeye ulaştırıldığı aktarıldı. İhbarı alan işletme müdürlüğünün, en yakın arazözleri saniyeler içinde harekete geçirdiği ve ilk ekip olay yerine varana kadar yangının kulelerden takip edilmeye devam ettiği anlatıldı. Olay yerine ulaşan ilk ekiplerin yangının büyüklüğü, rüzgarın hızı ve yönü, arazi yapısı gibi bilgileri merkeze aktararak müdahalenin kapsamını belirledikleri kaydedildi. "Liyakat İşte Tam Bu Noktada Başlıyor" Muzaffer Genç, açıklamasında sahadaki karar vericilerin önemine özellikle dikkat çekti. Yangın amirinin veya işletme müdürünün sadece anı değil, saatler sonrasını da öngörerek strateji geliştirmesi gerektiğini belirten Genç, bunun bilgi, deneyim ve liyakat gerektiren hayati bir süreç olduğunu söyledi. Genç, "Reaktif yönetim değil, proaktif yönetim hayat kurtarır" diyerek, doğru tahminlerle ilk dakikalarda; sayıda arazöz, iş makinesi, helikopter, söndürme uçağı, teknik personel, destek ekipleri, belediyelerden yüksek tonajlı su tankerleri, jandarma güvenlik ve trafik ekipleri, sağlık ekipleri ve ambulanslar, diğer kamu idarelerinin araçları ve personel merkezleri eksiksiz şekilde talep edilmesinin önemini ifade etti. "Araç Çokluğu Değil, Doğru Yönetim Başarı Getirir" Açıklamada dikkat çekilen bir diğer önemli nokta ise sahadaki koordinasyon oldu. Genç, çok sayıda aracın kontrolsüzce aynı noktaya yönlendirilmesinin bir başarı olmadığını, aksine ihtiyaçtan fazla aracın sahada karmaşaya yol açabileceğini belirtti. Başarının; doğru sayıda ekibin, doğru cephelere yerleştirilmesi ve etkin koordine edilmesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Genç; rüzgar yönü, hızı, arazi eğimi ve yangının ilerleme istikametinin doğru analiz edilmesinin müdahalenin kaderini belirlediğini söyledi. Yanlış konumlandırılan ekiplerin yangını durduramayacağı gibi can kayıplarına da yol açabileceğini belirten Genç, bu konuda geçmişte yaşanan acı örneklerin unutulmadığını ifade etti. "2025 Yılındaki Büyük Kayıp Alarm Veren Bir Tablodur" Basın açıklamasında 2025 yılı orman yangını verileri de analiz edildi. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde 3 bin 224 orman yangını meydana geldiğini hatırlatan Genç, bu yangınlar sonucunda yaklaşık 815 bin dekarlarca orman alanının zarar gördüğünü belirtti. Bu rakamların yangın başına ortalama 250 dönüm alanın kül olduğu anlamına geldiğini belirten Genç, geçmiş yıllarda bu ortalamanın yaklaşık 40 dönüm seviyelerinde olduğunu söyledi. Söz konusu büyük farkın üzerinde ciddiyetle durulması gerektiğini vurgulayan Genç, yönetim anlayışının her yönüyle yeniden değerlendirilmesinin önemine işaret etti. "Türkiye'nin Güçlü Bir Yangın Filosuna Sahip Olmasına Rağmen Başarı Yönetimle Mümkündür" Muzaffer Genç, Orman Genel Müdürlüğü'nün sahip olduğu kara ve hava gücünün önemli bir kapasite oluşturduğunu belirterek şu detayları paylaştı: Yaklaşık 20 bin aktif personel, 1.400 arazöz, 357 su ikmal aracı, 41 su tankeri, 2.750 müdahale aracı, 216 dozer, 127 treyler, 5 yakıt tankeri, 28 hava söndürme platformu, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracı ile Türkiye'nin güçlü bir envantere sahip olduğunu belirten Genç, bunlara belediyelerin su tankerleri ve diğer kamu kurumlarının iş makinelerinin de eklendiğini söyledi. Ancak böylesine büyük bir gücün ancak doğru planlama, etkin koordinasyon, isabetli hedefler ve liyakatli yönetimle başarıya dönüşebileceğini vurgulayan Genç, teknolojik imkanların tek başına yeterli olmadığını ifade etti. "Can Kaybının da Doğa Kaybının da Yaşanmadığı Bir Sezon Mümkün" Açıklamasının sonunda tüm topluma çağrıda bulunan Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç, ormanların sadece ağaçlardan ibaret olmadığını, içinde binlerce canlıyı barındıran devasa bir yaşam alanı olduğunu belirtti. Doğru yönetim, güçlü koordinasyon, planlı çalışma ve zamanında alınacak kararlarla; ağaçların, yabani hayvanların, kuşların, kelebeklerin ve insanların zarar görmediği bir sezonun mümkün olduğunu ifade eden Genç, vatandaşlardan yangın riskine karşı azami dikkat göstermelerini istedi. Açıklamasını, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözüyle tamamladı: "Ağaç, çiçek ve doğa uygarlık demektir." Genç, tüm kalbiyle ve dualarıyla, Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelede başarılı olduğu, can kayıplarının yaşanmadığı ve doğanın korunduğu bir sezon geçirmesini temenni etti.

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç’ten Dünya Çiftçiler Günü Mesajı “Çiftçi Üretiyor, Değeri Başkaları Paylaşıyor” Haber

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç’ten Dünya Çiftçiler Günü Mesajı “Çiftçi Üretiyor, Değeri Başkaları Paylaşıyor”

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nde yayımladığı özet özetini Türkiye'de tarım sektörünün karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekti. Çiftçinin üretmeye devam ettiğini ancak emeğinin karşılığını almakta zorlandığını belirten Genç, mevcut tarım politikalarının yeniden ele alınmasını vurgulayarak, "Çiftçi üretiyor ama oluşan büyük bölümlerde başkaları paylaşıyor" dedi. Muzaffer Genç açıklamasında, Dünya Çiftçiler Günü'nün yalnızca bir kutlama günü olmaması; Türkiye'nin üretim gücü, gıda geliştirme ve tarımın yeniden değerlendirme fırsatı olduğunu ifade etti. “Çiftçi Bu Ülkenin Üretim Gücüdür” Çiftçinin yalnızca havalandırmayı kişi değiştirmeyi amaçlayan Genç, üreticinin aynı zamanda ülkenin ekonomik bağımsızlığının ve gıda ekonomisinin temel taşı olduğunu söyledi. Gençlerin açıklamasında şu ifadeleri kullanıldı: "Çiftçi; emeğin, sabrın, üretimin ve milli bağımsızlığın lideridir. Türkiye'nin dört bir yanında çoğalan üreticimiz tüm zorluklara rağmen bölünmeyi bırakmıyor, üretmeye devam ediyor. Bu fedakarlık, geleceğe yönelik açıdan son derece değerlidir." Artan Maliyetler Çiftçiyi Zorluyor Tarım sektöründe yaşanan en büyük sorunlardan birinin üretim maliyetlerindeki hızlı artışa dikkat çeken Muzaffer Genç, mazot, gübre, yem, enerji ve tohum fiyatlarının çiftçiyi ciddi baskı altında bıraktığını söyledi. Özellikle küçük ve orta seçenekleri ekonomik açıdan ayakta kalmakta zorlanarak Genç: "Üretici çoğu zaman emeğin karşılığını alamıyor. Çiftçimiz büyük risk alıyor, yapıyor üretim ancak gelir dengesi giderek bozuluyor. Artan artış nedeniyle üretimin yapıldığı yapmak her geçen gün daha da zor hale geliyor." adanmış. “Kırsal Genç Nüfus Azalıyor” Açıklamada tarımın gelecek açısından kritik sorunlardan birinin gezideki genç katılımına da dikkat çekildi. Gençler için üretimin cazibesini kaybetmeye devam eden Muzaffer Genç, bunun uzun süreceği Türkiye'nin üretim faaliyetini tehdit edeceğini belirtti. "Gençler sürüşten kaçmıyor. Ancak emeğin gücü alabildiğine, sıcaklıkta planlayabilen bir sistem görmek istiyor. Köylerin yaşlanması ve üretici yaşın durdurulmasının yükselmesi, geleceğimiz adına ciddi bir uyarıdır." ifadelerini. “Üretici En Düşük Payı Alıyor” Tarım sektöründeki gelir sorununa da dikkat edilmesi Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen Genel Başkanı Muzaffer Genç, üretim zincirinde en düşük artış çoğu zaman çiftçinin durumunun olduğunu söyledi. Tarladan çıkan ürün ile pazar fiyatları arasında farkın giderek büyüdüğünü vurgulayan Genç: "Çiftçi üretye, risk almaya ve ülkesine katkı sağlamaya devam ediyor. Ancak ürün ticaretiye ulaşana kadar fiyatlar katlanıyor. Bu süreçte araçlar ve büyük market zincirleri daha fazla kazanırken üretici hak ettiği gelir üretilemiyor. Bu tablo hem çiftçiyi hem de çalıştırıyor." dedi. “Türkiye Tarımda Çok Daha Güçlü Olabilir” Türkiye'nin sahip olduğu verimli topraklar, üretim kültürü ve insan kaynağı sayesinde tarımda çok daha güçlü bir genişlemeye ulaşabilen potansiyele sahip olduğunu belirten Genç, bunun ancak uzun vadeli politikalarla mümkün olabileceğini ifade etti. “Tarım sektörü günü kurtaran uygulamalarla değil; öngörülebilir, sürdürülebilir ve üreticiyi merkeze alan bir vizyonla yönetilmelidir.” diyen Genç, kalıcı çözümün önemine dikkat çekti. Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen'den Çözüm Önerileri Muzaffer Genç sendikasında tarım sektörüne yönelik çözüm önerileri de sıraladı. Buna göre: Üretim azaltılacak sürekli adımlar atılmalı, Destekleme modelleri gerçek saha şartlarına göre yeniden düzenlenmeli, Çiftçinin finansmanı kolaylaştırılmalı, Planlı üretim modeli bürokratik engelleme oluşturmadan uygulanmalı, Kooperatifçilik sistemi güçlendirilmeli, Üreticinin pazardaki rekabet gücü artırılmalı, aracı yapıların fiyat oluşumunda etkisi artırılmalı, Tarımda teknoloji ve verimli üretim modelleri yaygınlaştırılmalı, Gençlere özel destek programı geliştirilmelidir. “Tarım Stratejik Bir Güçtür” Tarımın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda oluştuğunu vurgulayan Genç, krizlerin kendi üreticisini koruyan ülkeleri daha güçlü olduklarını söyledi. "Kendi çiftçisini güçlü tutan ülkelerin krizleri daha dirençli olur. Üreten toplumun ekonomik bağımsızlığını korur. Toprağına sahip olan milletlerin geleceğine de sahip çıkar." ifadelerini. “Çiftçi Kazanırsa Türkiye Kazanır” Dünya Çiftçiler Günü'nde çiftçilere yalnızca sözlü destek belgesinin yeterli olmayı hedefleyen Muzaffer Genç, üreticinin güçlü politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamanın sonunda tüm çiftçilerin ve tarım çalışanlarının gününü kutlayan Genç şu mesajı verdi: "Bugün yapılması gereken; çiftçimizi yalnızca sözle değil, sürdürülebilir çözümlerle desteklemektir. Çünkü çiftçi kazanırsa Türkiye kazanır. Üretim gücü olurse ülke güçlenir. Hürriyetçi Tarım ve Orman Sen olarak emeğin, üretimin ve alın terinin yanında olmaya devam ediyor." Muzaffer Genç, başta çiftçiler olmak üzere tarım ve ormancılık sektöründe emek veren tüm çalışanlara 14 Dünya Çiftçiler Günü'nü kutlayarak Mayıs bereketli, huzurlu ve umut dolu mutluluklar temennisinde bulunuyordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.