Hava Durumu

#Mustafa Kemal Atatürk

- Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ’ın yargılandığı davada duruşma 4 Kasım’a ertelendi Haber

Ümit Özdağ’ın yargılandığı davada duruşma 4 Kasım’a ertelendi

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikâyeti üzerine açılan tehdit davasında hâkim karşısına çıktı. Duruşma, suç vasfının hakaret kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle 4 Kasım’a ertelendi. Davanın konusu, Yılmaz’ın bir düğünde Osmanlı hanedanının yurt dışına çıkarılmasına ilişkin kullandığı sözlere Özdağ’ın verdiği tepki oldu. Özdağ, bu sözlerin Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına ve dönemin Türkiye Büyük Millet Meclisine yönelik hakaret içerdiğini savundu. Yılmaz’a yönelik “Bir gün karşılaşırsak sana kim soylu, kim soysuz gösteririm” ifadesinin fiziksel şiddet tehdidi taşımadığını belirten Özdağ, siyaset bilimi profesörü ve söz konusu dönem üzerine doktora çalışması yapmış bir akademisyen olduğunu vurguladı. Özdağ, ifadesiyle tarihî belgeler üzerinden bilgi sunmayı kastettiğini söyledi. Duruşmanın ardından açıklama yapan Özdağ, mahkemenin tehdit suçunun oluşmadığı yönünde değerlendirmede bulunduğunu, sözlerin hakaret kapsamında ele alınıp alınamayacağının ise sonraki duruşmada görüşüleceğini ifade etti. Atatürk’e ve Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına yönelik hakaretlere karşı çıkmayı sürdüreceğini belirten Özdağ, “Bu milletin dini kutsallarına da milli kutsallarına da hakaret etmek hiç kimsenin haddi değildir” dedi.

İYİ Parti Bursa ile ADD’den Cumhuriyet Değerleri Vurgusu Haber

İYİ Parti Bursa ile ADD’den Cumhuriyet Değerleri Vurgusu

Bursa'da siyaset ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren önemli bir buluşmaya daha imza atıldı. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şubesi yönetimi il başkanlığında ağırlayarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş formülü, Cumhuriyetin temel değerleri, üniter durum yapısı, laiklik ilkesi ve tam besinleri anlayışı üzerine özet değerlendirmelerde bulundu. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şubesi yönetimini ağırladı. Cumhuriyet Görüşmesinde temel değerler, üniter devlet yapısı, laiklik, milli egemenlik ve tam ayrılıklar konuları ele alındı. Toplantıya İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu , İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya , il bağışları ile ADD Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan ve dernek katılımlarına katıldı. ADD'nin Manifestosu Masaya Yatırıldı Buluşmanın önemli gündeminden biri ADD tarafından oluşturulan “Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye” başlıklı manifesto oldu. Türkiye Görüşmesinde Cumhuriyeti'nin biriminin korunması, laik hukuk devleti anlayışı, milli birlik, demokrasi ve ulusal egemenlik ilkelerinde karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün üretimi olan Cumhuriyet'in temel değerlerine ayrılık mesajı vererek, “Üniter devlet yapısı, laiklik, milli birlik ve tam bölünme taviz vermeyeceğimiz temel değerlerdir” değerlendirmesinde bulundu. Toplantıda ayrıca siyasi partiler ile sivil toplumlar arasında diyaloğun gelişmesinin önemine dikkat çekildi. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılda Atatürk ilke ve devrimlerinin gelecek nesillere aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğu vurgulandı. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı ile Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi arasında büyümek bu buluşmalar, Cumhuriyet'in kuruluş formülü, Atatürk ilke ve devrimleri, üniter devlet yapısı, laiklik, milli birlik ve tam vitaminlerin beslenmesinde yapılan genel değerlendirmelerle dikkat çekerken, siyaset ve sivil toplum arasındaki istişare kültürlerininne yönelik temel temaslardan biri olarak değerlendirildi.

Zafer Partili Melih Şen’den Mahfel Çıkışı: “Bursa’nın Hafızası Ticari Kaygılara Kurban Edilemez” Haber

Zafer Partili Melih Şen’den Mahfel Çıkışı: “Bursa’nın Hafızası Ticari Kaygılara Kurban Edilemez”

Zafer Partisi Yıldırım İlçe Başkanı Melih Şen , Setbaşı'nın simge yapılarından tarihi Mahfel'in geleceğine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Mahfel'in yalnızca ticari bir işletme olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Şen, tarihin her döneminde Bursa'nın kent ve milli hafızasındaki kullanımının korunmasının gerçekleştirildiğini söyledi. Mahfel'in geçmişinin 1870'li yıllara kadar uzandığını, farklı dönemlerde Bursa'nın sosyal ve kültürel çeşitliliği önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Şen, tarihi yapıların kullanımının kararların kamuoyundan kopuk şekilde alınmaması gerektiğini ifade etti. Şen, "Bursa'nın tarihi hafızası masa başında alınan kararlarla yok edilemez. Mahfel sıradan bir kafe değildir. Bu mekan Bursa'nın sosyal durumları, kurtuluş yıllarının ve Cumhuriyet döneminin izlerini taşıyor" dedi. Tarihi yapıların yeniden işlevselleştirilmesine karşı yetersizliklerin ortaya çıktığını çizen Şen, asıl Meselenin yapılarının yapısının uygun şekilde yaşatılmasının vurgulandığını vurguladı. Şen, "Tarihi eserlerin yaşatıldığını görüyoruz. Ancak Bursa'nın ortak hafızasında yer edinmiş mekanların ruhu ve kimliği korunmalıdır. Kültürel miras ticari kaygıların gerisinde bırakılamaz" ifadesini kullandı. Mahfel'in geleceğine ilişkin sürecin şeffaf gidişatında bulunan Melih Şen, Bursa'nın tarihi değerlerine sahip çıkmanın siyasi görüşlerin ötesinde bir kent meselesi olduğunu belirterek, “Geçmişimizi koruyamazsak geleceğimizi de kuramayız” mesajını verdi.

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya: "Anıtkabir'den Tandoğan'a Uzanan Yol, Cumhuriyet'e ve Türk Bayrağı'na Bağlılığımızın En Güçlü İfadesidir" Haber

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya: "Anıtkabir'den Tandoğan'a Uzanan Yol, Cumhuriyet'e ve Türk Bayrağı'na Bağlılığımızın En Güçlü İfadesidir"

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun sunulmasıyla Ankara'da düzenlenen beş binlerce vatandaşın katıldığı "#BayrakAçıyorum" mitingine güçlü bir katılmayı sağladı. Bursa'nın 17 ilçeden gelen partililer, il ve ilçelerin katılımı, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş, program kapsamında önce Anıtkabir'i ziyaret ederek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurunda rehabilitasyonda bulundu, ardından Tandoğan Meydanı'nda büyük buluşmada Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu ile birlikte Türk kıtasında bir araya geldi. Programın ardından değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Ankara'da buluşmanın yalnızca bir siyasi miting olmadığını, Cumhuriyet'in temel değerlerine, milli birlik ve beraberliğe, demokrasiye ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu gücüne sahip çıkma gücünün güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. "Cumhuriyetimizin Kurucusunun Huzurunda Bir Kez Daha Söz Verdik" Ankara programının ilk durağının Anıtkabir olduğunu hatırlatan İl Başkanı İsmail Kaya, Bursa teşkilatı olarak büyük bir gurur ve sorumluluk duygusuyla Ata'nın huzuruna çıktıklarını söyledi. "Cumhuriyetimizin banisi, Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurunda bulunmak bizler için sadece bir ziyaret değil; Cumhuriyet'e, bağımsızlığa, demokrasiye ve milli değerlere olan bağlılığımızı bir kez daha ifade ettiğimiz anlamlı bir buluşmadır. Bursa'dan Ankara'ya gelen dava arkadaşlarımızla birlikte Anıtkabir'de Ata'mıza saygılarımızı sunduk, onun bizlere emanet ettiği Cumhuriyet'i sonsuza kadar yaşatma kararlılığımızı bir kez daha yineledik." Kaya, Anıtkabir ziyaretinin parti teşkilatında büyük bir manevi birliktelik oluşturduğunu belirterek, Türk milletinin ortak değerlerinin siyaset üstü olduğunun altını çizdi. Bursa Teşkilatı Ankara'ya Yoğun Katılım Sağladı İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı'nın organizasyonuyla sabahın erken saatlerinden itibaren çok sayıda otobüs ve özel araçla Ankara'ya hareket eden partililer, Türkiye'nin dört bir yanından gelen vatandaşlarla birlikte Tandoğan Meydanı'nda buluştu. Bursa'nın tüm ilçelerinden teşkilat mensuplarının programa yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Kaya, katılımın kendilerini son derece memnun ettiğini belirtti. "İnegöl'den Gemlik'e, Mudanya'dan Mustafakemalpaşa'ya, Yenişehir'den Karacabey'e kadar Bursa'nın dört bir yanından gelen teşkilat mensuplarımız, kadın ve gençlik kollarımız, ilçe başkanlarımız ve dava arkadaşlarımızla birlikte Ankara'da omuz omuza olduk. Bursa teşkilatımız yine birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koymuştur." "#BayrakAçıyorum" Mitingine Büyük İlgi Anıtkabir ziyaretinin ardından Tandoğan Meydanı'na geçen İYİ Parti heyeti, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun katılımıyla düzenlenen "#BayrakAçıyorum" mitingine katıldı. Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen binlerce vatandaşın ellerinde Türk bayraklarıyla alanı doldurduğunu belirten İsmail Kaya, mitingin milli birlik ve beraberlik açısından önemli mesajlar verdiğini söyledi. "Bugün Tandoğan Meydanı'nda açılan sadece bayraklarımız değildi; milletimizin ortak vicdanı, Cumhuriyet'e olan bağlılığı ve Türkiye'nin geleceğine duyduğu umut da meydanlarda yükseldi. Türk bayrağı hepimizin ortak değeridir. Bayrağımız; bağımsızlığımızın, birliğimizin ve vatan sevgimizin en güçlü sembolüdür." "Bayrak Hepimizin Ortak Değeridir" İYİ Parti Bursa İl Başkanı Kaya, Türk bayrağının hiçbir siyasi görüşün değil, 86 milyon vatandaşın ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Bizler bayrağımızı sadece bir sembol olarak değil; şehitlerimizin emaneti, gazilerimizin mücadelesi ve milletimizin ortak onuru olarak görüyoruz. Bugün Ankara'da verilen en güçlü mesajlardan biri de buydu. Türk bayrağı ayrıştıran değil, birleştiren en önemli milli değerimizdir." Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun Çağrısı Bursa'da Karşılık Buldu İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun yaptığı davetin Bursa teşkilatı tarafından büyük bir heyecanla karşılandığını ifade eden Kaya, Ankara programı öncesinde günler süren hazırlık çalışmaları yürüttüklerini söyledi. İl Başkanlığı koordinasyonunda ilçe teşkilatlarıyla yoğun bir organizasyon gerçekleştirildiğini belirten Kaya, Bursa'dan çok sayıda vatandaşın programa katılmasını sağlamak amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. "Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun çağrısı üzerine teşkilatlarımız büyük bir özveriyle çalıştı. İlçe başkanlarımız, yöneticilerimiz, kadın ve gençlik kollarımız günler boyunca vatandaşlarımızla bir araya geldi. Bursa'nın her noktasında hemşehrilerimizi bu anlamlı buluşmaya davet ettik." Selçuk Türkoğlu ve Teşkilatlar da Programda Yer Aldı Programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun yanı sıra ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. İsmail Kaya, Bursa teşkilatının ortaya koyduğu birlik görüntüsünün gelecek çalışmalar açısından da önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. "Teşkilatlarımızın gösterdiği özveri ve birlik ruhu bizlere büyük güç vermektedir. Bu birliktelik yalnızca seçim dönemlerinde değil, Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren her konuda devam edecektir." "Milli Değerler Etrafında Kenetlenmeye Devam Edeceğiz" İl Başkanı Kaya, Türkiye'nin içinden geçtiği süreçte toplumsal birlik ve beraberliğin her zamankinden daha önemli olduğunu belirterek, Cumhuriyet'in temel ilkelerine bağlılıklarını kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. "Bizler Cumhuriyet'e, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, milli egemenliğe ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı siyaset anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye'nin ortak değerleri üzerinden toplumsal birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceğiz." "Bursa'dan Ankara'ya Taşınan Kararlılık Geleceğe Umut Vermiştir" Programın sonunda açıklamalarını sürdüren İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Ankara'da sergilenen birlik tablosunun Türkiye adına umut verici olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Anıtkabir'de Ata'mızın rahatlığında manevi sorumluluğu, Tandoğan Meydanı'nda vatandaşlarımızla birlikte taşıdığımız milli heyecan ve Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun ortaya koyduğu güçlü mesajlarımızda bir kez daha gösterildi ki; Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerine sahip olan milyonlar dimdik ayaktadır.

“Gerçekler Çarpıtılıyor” Haber

“Gerçekler Çarpıtılıyor”

DEVA İl Başkanı Tayfun Öztürk'ten Musul ve Lozan Tartışmalarına Tarihi Yanıt… DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, son dönemde yeniden başlatılan Musul, Lozan Antlaşması ve Cumhuriyet'in kuruluşunun önerileriyle ilgili ayrıntılı bir değerlendirmeyle yanıt verdi. Tarihteki dalgalanmanın koparak yorumlandığını belirten Öztürk, Osmanlı Devleti'nin oğlu döneminde başlayan Cumhuriyet'in devam ettiğini doğru okunduğunu söyledi. Öztürk, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Musul'u neden kaybettiğini, Lozan Antlaşması'nın bu süreçteki rolünü ve Musul petrolleriyle ilgili yıllardır kamuoyunda tekrarlanan iddiaların tarihi gerçeklerle örtüşmediğini ifade etti. “Osmanlı Güçlü Kalsaydı Tarih Çok Farklı Yazılabilirdi” açıklamasında Osmanlı Devleti'nin son dönemki yapısal parçalarına dikkat ederek Öztürk, dönemler boyunca tüm dünya şartlarına uygunluğun sağlanmasında zorlandığını belirtti. Öztürk'e göre, medreselerin bilimsel gelişmelere kapılarını kapatmaması, Osmanlı'nın aydınlanma ve sanayi devrimlerini zamanında gerçekleştirebilmesi, devlet yönetimindeki reformların başarıyla uygulanabilmesi halinde tarih farklı şekillenebilirdi. Osmanlı'nın son durumunun ağır dış borç yükü altında kaldığını, kapitülasyonlar nedeniyle ekonomik bağımsızlığını önemli ölçüde kaybettiğini kaybeden Öztürk, yaşanan savaşların da rejiminin siyasi ve askeri gücünün ciddi biçimde güçlendiğini söyledi. II. Abdülhamid döneminde büyük toprak kayıplarının yaşandığı, gücün Haliç'te uzun süre atıldığı ve uluslararası dengelerde giderek daha kırılgan hale geldiğini belirten Öztürk, Birinci Dünya Savaşı'na girilmesinin de imparatorluğun dağılma sürecini hızlandırdığını vurguladı. “1918 Sonrası Türkiye Tarihinin En Ağır İşgal Süreci Yaşandı” Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı sonrasında fiilen parçalandığını hatırlatan Öztürk, 1918-1922 yılları arasında Anadolu'nun büyük bir bölümünün işgal edildiğini belirtti. Açıklamada, İstanbul, İzmir, Bursa, Trakya'nın tamamı, Batı Anadolu'nun büyük bölümü ile Güney ve Doğu Anadolu'nun çeşitli bölgelerinin işgal güçlerinin kontrolünden geçerek geçiş yapıldı. Öztürk, Yunan ordularının 1920 yılında Ankara'ya kadar genişliğini ve başkente yaklaşık 50 kilometre mesafeye kadar yaklaştığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu: "Bugün Musul'un neden yaşlı tutulamadığını sorgulayanların önce o günün şartlarını anlaması gerekir. Anadolu'nun büyük bölümü işgal altındayken, mevcut ekonomik kaynaklar tükenmişken ve halk yokluk içindeyken verilen mola mücadelesi dikkate alınamaz." “Musul Lozan'da Kaybedilmedi” Kamuoyunda sıkça dile getirilen “Musul Lozan'da kayboldudi” iddiasının tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını savunan Öztürk, Lozan Antlaşması'nda Musul meselesinin kesin olarak çözüme kavuşturulmadığını söyledi. Öztürk'e göre Lozan görüşmeleri sırasında Türkiye ile İngiltere arasında Musul konusunda uzlaşma sağlanamadı ve konu, Lozan'ın ardından iki ülke arasında yapılacak ikili görüşmelere devam edildi. Bu nedenle Musul'un Lozan'da kaydedildiği yöndeki değerlendirmelerin gerçek gerçekliği yansıttığını belirten Öztürk, sorunun sonraki gelişmeler çerçevesinde şekillendiğini ifade etti. Şeyh Sait İsyanı Süreci Nasıl Etkilendi? Öztürk, Musul konusunda ile Türkiye arasında görüşmeler sürerken 1925 yılında ortaya çıkan Şeyh Sait İsyanı'nın İngiltere'de Türkiye'nin elini uzattığını savundu. Cumhuriyet'in henüz kuruluş aşamasında olduğu bir dönemde yaşanan isyanın siyasi ve siyasi özgürlüklerini değiştirdiğini belirten Öztürk, Musul meselesinin de bu gelişmelerden doğrudan etkilendiğini ifade etti. Bu birleşme Musul'un nihai olarak 1926 yılında yapılan Ankara Antlaşması sonrasında Türkiye sınırları dışında kalanlar kaydetti. Musul Petrolleri Hakkındaki “500 Bin Sterlin” İddiası Öztürk, yıllardır birçok siyasi tartışmada gündeme getirilen “Türkiye, Musul petrollerindeki paranın 500 bin sterlin karşılığında satıldığı” iddiasının da gerçeği yansıtmadığını söyledi. 1926 Ankara Antlaşması’nın 14. maddesine dikkat çeken Öztürk, antlaşmada Türkiye’ye Irak petrol gelirlerinden 25 yıl boyunca yüzde 10 pay verilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Antlaşmaya ek olarak İngiltere ve Irak tarafından Türkiye’ye gönderilen bir mektupta, isterse bu payın yerine 500 bin sterlinlik peşin ödeme seçeneğinin sunulduğunu ifade eden Öztürk, Türkiye’nin bu peşin ödeme teklifini kabul etmediğini söyledi. Türkiye’nin tercihinin, 25 yıl süreyle petrol gelirlerinden pay almak yönünde olduğunu vurguladı. “Türkiye Uzun Yıllar Petrol Geliri Tahsil Etti” Irak’ta petrol üretiminin 1927 yılında başladığını ve petrol boru hattının 1934 yılında tamamlandığını hatırlatan Öztürk, devlet bütçelerinde yapılan incelemelerin Türkiye’nin Musul petrollerinden gelir elde ettiğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. 1934 ile 1951 yılları arasındaki bütçe kayıtlarında “Sözleşmesi Gereğince Musul Petrollerinden Alınan” başlığı altında düzenli tahsilatların görüldüğünü ifade eden Öztürk, gelir kaleminin 1955 yılına kadar bütçelerde yer aldığını belirtti. Özellikle 1954 yılında yüksek tutarlı bir ödemenin kayıtlarda bulunduğunu söyleyen Öztürk, bu durumun Türkiye’nin petrol gelirlerinden hiç pay almadığı yönündeki iddiaları çürüttüğünü savundu. Bağdat Paktı ve Sonraki Süreç Öztürk, 1955 yılında Türkiye ile Irak arasında kurulan Bağdat Paktı sonrasında tahsil edilmeyen alacakların bulunduğunu ifade etti. Dönemin siyasi atmosferi nedeniyle ekonomik alacakların ikinci plana itildiğini belirten Öztürk, Irak’ta 1958 yılında gerçekleşen askeri darbenin ardından sürecin daha da karmaşık hale geldiğini söyledi. 1959’dan itibaren söz konusu petrol gelirlerinin bütçelerde “alacak” olarak yer almaya devam ettiğini kaydeden Öztürk, 1986 yılında Başbakan Turgut Özal döneminde bu alacaklardan hukuken vazgeçildiğini ifade etti. Tartışmalı Alacak Miktarı Musul petrollerinden kaynaklanan alacağın miktarı konusunda farklı değerlendirmeler bulunduğunu belirten Öztürk, bazı hesaplamalara göre Türkiye’nin yaklaşık 5,5 milyon sterlinlik hakka sahip olduğunu, bunun yaklaşık 3,5 milyon sterlinlik bölümünün tahsil edildiğini söyledi. Öte yandan eski Maliye Bakanı Hikmet Uluğbay’ın çalışmalarında alacağın çok daha yüksek olabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu ifade eden Öztürk, bu konuda akademik ve tarihsel araştırmaların sürdüğünü belirtti. “Cumhuriyetin Kuruluş Koşulları Unutulmamalı” Açıklamasının sonunda Cumhuriyet’in kuruluş sürecine dikkat çeken Öztürk, Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı’nın Türkiye’nin bağımsızlığı açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Anadolu'nun işgal altında bulunduğunu, ekonomik tükenmediği ve devlet yapısının çöktüğü bir bakıma verilen mücadelenin sonuçlarının bugünün şartlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Öztürk, tarihsel olayların ideolojik tedavilerle değil, belgeler ve gerçeklerin ele alınması gerektiğini söyledi. Tarihi konuların siyasi polemik malzemesi yapımının toplumsal hafızaya zarar verdiğini ifade eden Öztürk, kamuoyunun olumlu özelliklerinin önemsendiğini kaydetti. “Amacımız herhangi bir kişiye cevap vermiyor; tarihi olaylar hakkında yeterli özelliklere sahip olmayan vatandaşlarımızın yanlış bilgilerle yönlendirilmesini engellemektir” diyen Öztürk, tarih tartışmalarında belge ve öğrenilmesi esaslarının alınmasına ilişkin sözlerine ekledi.

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme Haber

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 103'üncü yılı kapsamındaki bayramlaşma törenlerinde yaptığı konuşmada, partinin geleneksel organizasyonlarında, kuruluş besleyici ve son yıllarda meydana gelen dönüşümlerde, kapsamlı değerlendirmelerde yer aldı. Konuşmasına Cumhuriyet Halk Partisi'nin yalnızca bir siyasi parti değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş isteğinin ve milli mücadelenin parlak siyasi liderine vurgu yaparak başlayan Akdoğan, partinin temellerinin resmi kuruluş aşamasında çok daha önce, 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışıyla başlarken “Aydınlanma Yürüyüşü” sırasında atıldı. Akdoğan, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin girişleri, Kurtuluş Savaşı'nı zafere ulaştıran Kuvayı Milliye ruhuna dayanıyordu. Bu büyük siyasi çınar, tarih boyunca çeşitli zorluklar ve çalkantılar yaşanmış olsa da, milletin merkezi ve çağdaşlaşma idealinden elde edilen güçlerle her zaman ayakta kalmayı başarmıştı" dedi. Son yıllarda parti içerisinde yaşanan gelişmelere de değinen Akdoğan, özellikle son 13 yıllık süreçte CHP’nin kuruluş ilkeleri ve temel değerleri üzerinde ciddi aşınmalar yaşandığını savundu. Yaşananların kendileri açısından sürpriz olmadığını belirten Akdoğan, 3-4 Kasım 2010 tarihinden itibaren partide bir “eksen kayması” yaşandığını dile getirdiklerini ve bu konuda sürekli uyarılarda bulunduklarını söyledi. Cumhuriyet’in devrimci ve çağdaş karakterini, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını temsil eden CHP’nin zaman zaman “Y-CHP” olarak adlandırılan anlayışların etkisi altına sokulmaya çalışıldığını ileri süren Akdoğan, partinin simgesi olan Altı Ok’un değiştirilmesini savunan yaklaşımların ortaya çıktığını ifade etti. Akdoğan açıklamasında, “Partimizin onurlu geçmişine yabancı, kuruluş felsefesine mesafeli ve Atatürk devrimleriyle sorunlu bazı çevreler, danışmanlıklar ve çeşitli görevler aracılığıyla parti içerisinde etkili olmaya çalışmıştır. Atatürk’e yönelik saygısız ifadeler kullananlar, ikinci cumhuriyetçi anlayışlar, neoliberal politikaları savunan gruplar, sağ siyasetten transfer edilen isimler ve hatta bölücü yapılara yakın duran çevreler zaman içerisinde parti içerisinde alan bulmuş, ne yazık ki belirli ölçülerde etkili olabilmiştir” ifadelerini kullandı. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” sözünü hatırlatan Akdoğan, CHP’nin Cumhuriyet kadar önemli bir emanet olduğunu belirterek, Atatürk’ün devrimci ve antiemperyalist çizgisine bağlı üyelerin bu emaneti koruma sorumluluğunu taşıdığını söyledi. Atatürk’ün Bursa Nutku’nda ortaya koyduğu bilinç ve sorumluluk anlayışını rehber edindiklerini ifade eden Akdoğan, “Bizler kişisel hesaplar ve beklentiler içerisinde olmadan, yalnızca Cumhuriyet’e ve partimizin kuruluş ilkelerine bağlılıkla hareket ettik. Geçmişte nasıl uyarı görevimizi yerine getirdiysek, bundan sonra da Cumhuriyet’in ve partimizin temel değerlerine yönelik her türlü olumsuz gidişe karşı aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Partinin uzun yıllardır sistemli bir dönüşüm sürecine maruz bırakıldığını öne süren Akdoğan, yıllar önce dile getirdikleri uyarıların bugün daha net görüldüğünü savundu. “13 yıl önce ‘parti işgal ediliyor’ dediğimizde bizi eleştirenler ve sessiz kalanlar, bugün yaşanan gelişmeler karşısında o sürecin sonuçlarını daha açık şekilde görmektedir. Oysa yaşananlar bir anda ortaya çıkmamış, adım adım planlanarak ilerlemiştir. Biz dün nerede duruyorsak bugün de aynı noktadayız” değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda CHP’nin kuruluş ilkelerini temsil eden Altı Ok’a bağlılıklarını vurgulayan Akdoğan, partiyi dönüştürme ve başkalaştırma girişimlerine karşı mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirtti. “Cumhuriyet Halk Partisi'ni kuruluş rotasından uzaklaştırmaya yönelik her türlü girişim, kumpas ve müdahale sonuçsuz kalacak” diyen Akdoğan, CHP'nin geleneksel birimleri, Cumhuriyet devrimlerini ve Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık hedefini savunan kadroların kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceklerine dair sözler ekledi.

Bursa’da 107 Yıllık Gurur: “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı” Konferansı, Milli Mücadele’yi Akademik Perspektifle Ele Alıyor Haber

Bursa’da 107 Yıllık Gurur: “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı” Konferansı, Milli Mücadele’yi Akademik Perspektifle Ele Alıyor

Bursa, 19 Mayıs 1919'un 107. yıl dönümünü, Milli Mücadele'nin derinleştirip birleştirme boyutlarını ortaya koyacak akademik bir konferansla kutlamaya hazırlanıyor. İlter Dergisi ve “İlterliler” ekibi tarafından organize edilen etkinlik, tarih tutkunlarını ve akademisyenleri Ördekli Kültür Merkezi'nin tarihi atmosferinde bir araya getirecek. 19 Mayıs 1919: Ulusal Bağımsızlığın Başlangıcı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a gönüllü Milli Mücadele'yi başlatmasının üzerinden 107 yıl geçti. Tarihçiler, 19 Mayıs'ı yalnızca askeri bir hamle olarak değil, aynı zamanda yıkılmakta olan bir imparatorluğun küresel güç dengeleri arasında başkaldırı altında bulundurulan bir olay olarak görüyor. O dönem Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı'nın ağır yaraları, Mondros Mütarekesi'nin getirdiği işgaller ve ekonomik çöküntüyle karşı karşıyaydı. Ülke toprakları, Sevr Antlaşması'nın dayattığı sınırlarla tehdit altındaydı. İşte tam da bu korunmuş, genç bir subay olan Mustafa Kemal Atatürk, Samsun'a özgür Türk milletinin kaderini yeniden yazacak bir liderlik vizyonunu hayata geçirdi. Bu bağlamda İlter Dergisi’nin konferansı, 19 Mayıs’ın yalnızca sembolik bir tarih olmadığını; aynı zamanda ulusal bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin stratejik bir başlangıcı olduğunu katılımcılara aktaracak. Etkinlik, dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik şartlarını tarihsel belgeler ve akademik analizlerle masaya yatıracak. Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’dan Ayrıntılı Analiz Etkinliğin ana konuşmacısı olan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı: 19 Mayıs 1919” başlıklı sunumuyla katılımcılara dönemin tarihsel ve sosyolojik kodlarını aktaracak. Arslan, etkinlik öncesi yaptığı açıklamada şunları söyledi: “19 Mayıs, sadece bir başlangıç günü değil, aynı zamanda bir halkın kendi kaderini tayin etme iradesinin sembolüdür. O dönemde, Osmanlı’nın çözülmekte olduğu ve dünya dengelerinin değiştiği bir ortamda, Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı hareket, Türk milletinin modern tarih sahnesine çıkışının temelini oluşturmuştur. Bu konferansta, hem askeri hem de sosyolojik perspektifiyle o günleri yeniden ele alacağız.” Doç. Dr. Arslan, konuşmasında ayrıca, Atatürk’ün öngörüsü ve stratejik planlaması sayesinde Türk milletinin ulusal direniş iradesinin nasıl şekillendiğini, yerel halkın desteğini ve bölgeler arasındaki iletişim ağlarının mücadeledeki önemini detaylı bir şekilde anlatacak. Katılımcılar, Milli Mücadele’nin sadece cephede kazanılan zaferlerden ibaret olmadığını, toplumun her kesiminde şekillenen bir hareket olduğunu akademik verilerle öğrenme fırsatı bulacak. İlter Dergisi’nden Tarihsel Bağlam ve Mesaj İlter Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Faruk Akdağ, etkinliğin amacını şöyle özetledi: “19 Mayıs, Atamızın bize bıraktığı en önemli emanettir. Bu emaneti sadece törenlerle değil, o günkü iradeyi ve mücadele ruhunu anlayarak kutlamalıyız. Bu konferans ile Bursalıları o dönemin stratejik, sosyolojik ve tarihsel detaylarıyla buluşturmak istiyoruz. Tüm halkımızı, gurur dolu bir akşamda bayram coşkusunu paylaşmaya davet ediyoruz.” Akdağ, etkinliğin, İlterliler grubunun hafta boyunca sürecek kutlama programının merkezinde yer aldığını ve Bursa’nın tarih bilinci ile kültürel mirasına katkı sağlayacağını vurguladı. Etkinliğin Detayları Konferansın detayları şu şekilde: Tarih: 17 Mayıs 2026, Pazar Saat: 19.00 Yer: Ördekli Kültür Merkezi, Bursa Organizatörler, etkinliğin katılım açısından yoğun ilgi görmesini bekliyor. Tarih meraklıları, akademisyenler, öğrenciler ve halk, Milli Mücadele’nin 107. yılını, hem tarihsel hem de akademik bir perspektifle yeniden yaşayacak. Tarihsel Önemi 19 Mayıs 1919, Türk milletinin kendi kaderini tayin etme iradesinin sembolüdür. Bu tarih yalnızca bir askeri köy değil; Osmanlı İmparatorluğu'nun farklılıkları ve dünya dengelerinin değişmesi kritik bir dönemde milletin yeniden doğuşunun başlangıcıdır. Bursa'da düzenlenen konferans, genç kuşaklara Milli Mücadele'nin derinlemesine aktarımı, tarihin bilincini öğrenmek ve Atatürk'ün oluşturduğu dehasını elde etmek açısından önemli bir fırsat sunuyor. Bu kapsamlı etkinlik, tarih bilinciyle yetişmiş, ikamet eden ve araştırmacı bir neslin kaynağına katkı sağlayacak bir akademik buluşma niteliğindedir.

Bir Asırlık Deneyim, Çocukların Hayalleriyle Buluştu Haber

Bir Asırlık Deneyim, Çocukların Hayalleriyle Buluştu

Ekol Koleji, kuşaklar arasında anlamlı bir köprü kuran ve çocukların hayal dünyalarını zenginleştiren özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Okulun 2/A sınıfı Alya Taşcı ve Neslişah Eser tarafından oluşturulan “Renklerle Dünya Yolculuğu” adlı sergi, 101. sınıf Köy Enstitüsü öğretmeni Nurten Ceyhan'ın açılmayla açıldı. Etkinlik, okulun kurucu başkanı Nebi Taşcı ve genel müdür Türkan Sedef Taşcı'nın Ceyhan'ı okul kapısında karşıladığı anlamlı bir törenle başladı. Geçmişin Birikimiyle, Geleceğin Çocuklarıyla Buluştu Etkinlikte, Nurten Ceyhan'ın buluşmasıyla gerçekleştirilen söyleşi büyük ilgiyle dinlendi. Ceyhan, deneyimlerini paylaşırken, belgelerle birlikte uçurma işlemlerini uçurarak etkinliğe renk kattı. Ceyhan, konuşmasında geçmişin parçalarını bugünün çocuklarıyla buluşturmanın önemine dikkat çekerken, bu organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Ekol Koleji kurucusu Nebi Taşcı, geçmişten gelen deneyimlerin temsilciliğinin eğitimin bir parçası olduğunu belirterek, Türk Eğitim Vakfı (TEV) bursu önceki dönem başkanı Sayın Mehmet Çalışkan'a katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti. Köy Enstitüsü Eğitiminden öğrencilere İlham Söyleşisinde, Köy Enstitülerindeki üretimin eğitim anlayışını aktaran Nurten Ceyhan, Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının ardından ortaokul üçüncü sınıf öğrencisi olduğunu ve o döneme ait anılarını paylaştığını paylaştı. Ceyhan, Köy Enstitüsünün ruhunun Ekol Koleji'nde yaşatılmasını büyük bir mutlulukla gözlemlediğini belirterek, okulun doğaya, yeşile ve canlılara verdiği önemi, mutlu çocuk yetiştirme anlayışıyla birleştiğini vurguladı. Ceyhan, “Bu dönemde, eğitimin en güzel haline tanıklık edeceğim” dedi. Ayrıca sağlıklı ve uzun bir yaşamın sırrını “üretkenlik, çalışmakanlık ve hayata bağlı kalmak” olarak güvence altına alan Ceyhan, bu yaklaşımın yaşam boyu öğrenmenin en önemli anahtarı olduğunu söyledi. Sanat ve Yaratıcılıkta Başarı öğrencileri tarafından geliştirilen sanat eserleri büyük beğeni toplarken, etkinlikte düzenlenen resim yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. İlkokul birincisi Deniz Ilgın Sünney birinci, Sıla Yıldız ikinci, Kayra Ege Maltepe üçüncü oldu. Ortaokul birinci olurken, Helin Evliyaoğlu birinci, Elif Acar ikinci, Neval Akın ise üçüncü oldu. Ödül töreninde, kazananların sıralamalarını Nurten Ceyhan taktım. Ayrıca Buğlem Atıcı'nın büyük beğeni toplayan eseri, Ceyhan'a özel bir hediye olarak kendisi tarafından satışa sunuldu. İlham Veren Bir Gün Etkinliğinin sonunda, Nurten Ceyhan kendi yazdığı “Çılgın Babaanne” adlı kitabını armağan etti. Öğrenciler için bu özel gün, ilham verici ve muhteşem bir deneyim olarak anılarda kaldı. Ekol Koleji, 101 yaşında Nurten Ceyhan'ın gelişiyle hayata kavuşamayacağı bu anlamlı anıyla, geçmişinin bilgi ve deneyimlerini bugünün genç nesline aktararak, eğitimde ne kadar önemli bir role sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Bursa’da Emeklilerden LÖSEV'e 23 Nisan Hediyesi Haber

Bursa’da Emeklilerden LÖSEV'e 23 Nisan Hediyesi

Türkiye Emekliler Derneği Uludağ Şubesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle LÖSEV'de anlamlı bir etkinliğe imza attı. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla anlamlı bir sosyal sorumluluk etkinliği gerçekleştirildi. Özel gün ziyaretiyle ziyaret edilen Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) Bursa İl Koordinatörlüğü bünyesinde hem bayram sevinci paylaşıldı, hem de çocuklara destek olundu. 100 KİTAP BAĞIŞI YAPILDI TÜED Uludağ Şubesinin özel etkinliğinde Mutlular Mahallesindeki Bursa Lösemili Çocuklar Bilim ve Doğa Köyü Enstitüsünde bulunan çocukların kütüphanelerine katkı sağlamak amacıyla 100 adet kitap bağışı yapıldı. Bunun yanı sıra, 23 Nisan kutlamalarında kullanılmak üzere Türk Bayrağı, çeşitli etkinlik malzemeleri ve hediyeler de LÖSEV'e hediye edildi. TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün büyümekte olduğu 23 Nisan; sadece kışın geldiğimiz değil, aynı zamanda geleceğimize olan inancımızın da en güçlülerinden biridir. Bizler de Türkiye Emekliler Derneği Uludağ Şubesi olarak bu anlamlı, lösemiyle mücadele edenlerimizin yanında olmak istedik. Yüzlerinde bir araya gelmek, onlar için en büyük mutluluktur. 23 Nisan coşkusunu doyasıya yaşamalarını amaçladık.” diye konuştu. SOSYAL SORUMLULUK ÇAĞRISI Kenan Pars, dayanışma ve sosyal sorumluluk bilginin önemine dikkati çekerek şöyle devam etti: "Toplum olarak en büyük güç, birlik ve beraberlik içinde hareket edebilme kabiliyetimizdir. Özellikle söz konusu olduğunda, her birimizin daha da başarılı olduğu. Bu durumumuzun durumuyla ilgili tüm işlerini, tüm durumumuzu LÖSEV'e sahip, bu tür sosyal yardımda bulunmaya davet ediyoruz. Nisan'ın ruhuna uygun bir dayanışma örneği sergiledik, hem de dünyanın her yerinde katkı sağladık. Bu tür anlamlı etkinliklere imza atmaya devam ediyoruz.” LÖSEV'DEN TÜED ULUDAĞ'A TEŞEKKÜR LÖSEV Bursa İl Koordinatörlüğü Halkla İlişkiler Yöneticisi Onur Dönmez dr “TÜED Uludağ Şubesi'ne kopyaları için çok teşekkür ediyoruz. Sayın Kenan Pars Başkanlığındaki yönetimin ziyareti, jestleri herkesi çok mutlu etti. Sivil toplumun bu tür destekleri çok değerli ve anlamlı. Etkinliklerin moralleri yükseltiliyor. TÜED Uludağ'ın faaliyetinin örneklenmesi sağlanıyor.” değerlendirmesini yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.