Hava Durumu

#Mülakat

- Mülakat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mülakat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz! Haber

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı dönemde 'razı oluyor' diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: "Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti'ye düşmana ya da hasıma bakıyor gibi bakmıyoruz; adetaya bakıyor gibi bakıyoruz. O aynada olduğu gibi iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz. Anahtar Parti olarak geride kalan 24 yıllık muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı olmadık! Biz bu asgari ücrete razı olmuyoruz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmaya razı olmuyoruz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı oluyoruz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada dağılmasına sebep olan savurganlığınıza, programsızlığa razı olmadığınızda! Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı olmuyoruz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, küresel adaletsizliklere, torpile ve zavallılığa asla razı olmadık! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı olmuyoruz! Biz bu memleketi bu hale gelen sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim tıslamamıza düşen bu fakirliğe razı olduk! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle birlikte korkutmaya çalışmanıza razı oluyoruz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görebilir ve size razı olduğumuzu! Her gün bir konuştuğunuzun ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı olmuyorsunuz. Onun davranışlarının mutlak olarak doğru olduğu, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını gelecekte görmeye; bu saygısızlığınıza razı olmuyorsunuz! Bir gün Öcalan'a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yola devam etmeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlık, imkan olan bir memleketi bu büyük darlığa düşmenize razı değiliz! Biz bugün doğru sorularınızı soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece iyileşmeye devam etmekle mi kalmayız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve 'tüm bu söylediklerimizi düzeltecek imkan da akıl da bu devlette var' diyenlerin partisidir. dolayısıyla biz; eksiklerin yerine insanları aşa ve hayata geçirmek, mali istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaşacak, müzakereleri tamamen kaldıracak, mevcuta dünya standartlarında bir eğitim vererek bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; Çiftçinin ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi dışarıdan kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz. Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güvenin duyulabildiği bir ülkede organize edilmektedir. Paranın hangi ülkesinde, neden geldiğinizde siz de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendi başınıza uzaktaysanız, hukuk ve güven ortamında tam olarak oralarda yaşarsınız. Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz. Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz. ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK? Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak. Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır. TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti'yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket etmiyoruz. Türkiye'nin onun bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alınışından, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz vermek diye faaliyetlerie çağıran, evlatlarına 'Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz' diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşüşün diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı anında açan bu günlük partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret etmem, merkezsizlik yapılmasına asla bırakmam; bunu herkes böyle bilsin!”

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA Haber

BÜRO İŞ’TEN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINDA ÇARPIÇCI AÇIKLAMA

Büro-İş Sendikası, Sosyal Güvenlik Haftası dolayısıyla sosyal güvenlik sistemi ile ilgili görüş ve önerileri paylaştı. Büro İş Sendikası Bursa Şubesi; Kamu emekçilerinin yaşadığı haklarını ve SGK çalışanlarının sorunları ile küresel olarak dikkatine sunuyoruz” dedi.Büro İş Sendikası Zeynep Alper tarafından yönetim kurulu adına yapılan basın açıklamasında; “reform” adı altında SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek altında birleştirilmiş; Yazılı basın açıklamasında; Özellikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, kamu çalışanları arasında büyük bir eşitsizliğe neden olmuştur. 1 Ekim 2008 öncesine göre işe başlayan memurlar için 25 yıllık hizmette aylık bağlama oranı yüzde 75 olarak uygulanırken, aynı süreliğine görev yapan ancak 1 Ekim 2008'den sonra işe başlayan memurlar için bu oran yüzde 50'ye düşürülmüştür. Başta seyyanen zamlar olmak üzere birçok ek ödeme emekli keseneğine yansıtılmamış; uygulanan politikalar kamu emekçileri için “mezarda ayrılma” anlayışını dayatmıştır. Bir başka büyük mağduriyet de EYT düzenlemesinde yaşanmıştır. 8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı olanlar EYT kapsamına alınırken, sadece 1 gün sonra sigortalı olan dünyada emekçi 17 yıl daha beklemeye mahkûm edilmiştir. Bu adaletsizlik giderilmeli, emeklilik düzenlemesi hayata geçirilmelidir. Bugün ise çalışanların karşılaştığı “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)” piyasaya sürülüyor. Çalışanın maaşından yüzde 3 kesinti ortaya koyan bu sistem, zaten geçim içinde yaşayan emekçileri daha da zayıflaştıracaktır. Biriken fonların kamu yatırımlarına aktarılacağı söylenmektedir. Ancak geçmiş deneyimler gösterilen kamu fonları çoğu zaman sermayeye, yandaşa ve rant çevrelerine kaynak olarak kullanılmaktadır. İşsizlik Sigortası Fonu'nda devlet katkısının bir gecede yüzde 50 düşürülmesi hafızalardadır. güvencesizlik TES için de geçerlidir. TÜİK'in açıkladığı düşük enflasyon verileri ve toplu sözleşmelerde yaşanan kayıplar nedeniyle maaşlarımız her geçen gün erimektedir. 4 aylık resmi enflasyon yüzde 14,64'lük memura verilen yüzde 11 zam daha yılın ilk aylarında erimiştir. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun Mayıs 2026 araştırmasına göre: Açlık bölgesi 36 bin 313 TL, Yoksulluk sınırı ise 108 bin 820 TL'ye ulaştı. Bugün: En düşük emekli maaşı açlık sınırında, iki memur maaşı ise ancak yoksulluk sınırına yaklaşabilmektedir. Sosyal güvenlik bir insan hakkıdır. Sosyal devlet; Çalışanını, emeklisini zavallılığa mahkûm etmeyen değil, insanca yaşamayı sağlayan devlettir. Özellikle pandemi ve EYT'nin büyük özveriyle çalışan SGK emekçileri bugün ciddi ekonomik ve eksik hak kayıpları yaşıyor. TALEPLERİMİZ: * Tüm memurlara yoksulluk sınırı üzerinde maaş verecek seyyanen zam alacağız. *Enflasyon farkları aylık ödenmelidir. * 2008 öncesi-sonrası emeklilik düzeni kaldırılmalıdır. * Tüm ek ödemeler emekli keseneğine dahil edilmelidir. *Vergi oranı yüzde 10'da sabitlenmelidir. * 3600 ek gösterge tüm memurlara verildi. * Büyükşehir tazminatı ve kira yardımı takviyesi. * SGK çalışanlarına Sosyal Güvenlik tazminatı sağlanır. * Personel eksikliği giderilmeli, kurum içi kurtuluş sınavı açılmalıdır. * Görevde yükselme sınavlarında görüşmeler kaldırılmalıdır. * Liyakatsız görevlendirmelere son verilir. * 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiyeler geri alınır. * Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalıdır. *Fazla mesai ücretleri gün şartlarına göre artırılmalıdır. * Yemek, ulaşım ve sosyal yardımlar güncel olmalıdır. *Memur disiplin affı çıkarılmalıdır. * Yeşil pasaport hakkı tüm memurlara tahsil edildi. Kamu emekçileri ve emekliler olarak zayıflığa, güvencesizliğe ve hak gasplarına karşı mücadelemizi sürdürdüğümüz kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.