Hava Durumu

#Muhalefet

- Muhalefet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muhalefet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mahmut Arıkan Bursa'dan Güçlü Mesajlar Verdi: "2029'da Bursa'yı Milli Görüş Belediyeciliğiyle Buluşturacağız" Haber

Mahmut Arıkan Bursa'dan Güçlü Mesajlar Verdi: "2029'da Bursa'yı Milli Görüş Belediyeciliğiyle Buluşturacağız"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Bursa’nın Osmangazi ilçesinde düzenlenen “Geleneksel Milli Görüş Kardeşlik Buluşması”nda partililerle bir araya geldi. Arıkan, 2029 yerel seçimlerini işaret ederek Bursa’yı Milli Görüş belediyeciliğiyle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Tuzaklı Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen programa Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir, Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, il ve ilçe teşkilatları ile çok sayıda partili katıldı. Arıkan konuşmasında Milli Görüş hareketinin temelinde kardeşlik, adalet ve toplumsal dayanışmanın bulunduğunu belirterek, “İlk seçimde Saadet Partimizi, Milli Görüş’ü iktidara getireceğiz” dedi. Bursa’nın trafik, ulaşım, plansız kentleşme ve betonlaşma gibi sorunlarına da değinen Arıkan, 2029 yerel seçimlerine ilişkin iddialı konuştu. “2029 seçimlerinde Bursa’mızı Milli Görüş belediyeciliğiyle yeniden buluşturmayı hedefliyoruz. Yeşil Bursa’yı yeniden gerçek anlamda Yeşil Bursa yapacağız. İnsan odaklı şehircilik anlayışını hâkim kılacağız.” ifadelerini kullandı. Siyasette kutuplaşma yerine kardeşlik anlayışını savunduklarını belirten Arıkan, hiçbir siyasi partiyi düşman olarak görmediklerini ve Türkiye’de yaşayan herkesin huzuru ve refahı için siyaset yaptıklarını söyledi. Program, birlik ve beraberlik mesajlarının ardından toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

DEMOKRAT PARTİ ORHANGAZİ KONGRESİNDE SERT MESAJLAR: “SABIR TAŞI ÇATLADI” VURGUSU Haber

DEMOKRAT PARTİ ORHANGAZİ KONGRESİNDE SERT MESAJLAR: “SABIR TAŞI ÇATLADI” VURGUSU

Baki Bekar başkanlığındaki Demokrat Parti Orhangazi İlçe Teşkilatı, yoğun katılımla yapılan olağan genel kurulda yeni dönem yönetimi seçildi. Kongre, yalnızca bir seçim süreci değil; Yerel gündemdeki sert eleştirilerin ve siyasi mesajların öne çıktığı dikkat çekici bir buluşma olarak sürdürülmeye başlandı. Kongrede mevcut yönetim yeniden güven tazelerken, salonda verilen mesajların birlik tonuyla dikkat çekti. Kongreye üst düzey katılım ve divan yönetimi Genel kurul divan başkanlığını Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş üstlendi. Toplantıya ayrıca İl Başkanı Ali Kamil Göral ve çok sayıda ilçe başkanı ile partili katıldı. Salonun dolu olması, teşkilatın içindeki hareketliliğin arttığını gösterirken, kongre boyunca sık sık alkışlarla kesilen sert konuşmalar dikkat çekti. Siyasi toplantı ve dikkat çeken tablo Kongreye farklı siyasi partilerden katılması yerel siyasette temasların sürdüğünü gösterdi. İYİ Parti İlçe Başkanı Bülent Bakış ve Gelecek Parti İlçe Başkanı Yılmaz İmenç gibi isimlerin değiştirilmesi, Orhangazi'de siyasi dengelerin sahasında sürekli hareket halinde olduğu ortaya konuldu. “Sorunlar artık ertelenemez” mesajı: Orhangazi'de ağır tablo Kongrede en sert bölüm ise Orhangazi'nin kronikleşen sorunlarından ayrıldı. Konuşmalarda bölgesel yönetime ve yerel idareye yönelik eleştiriler açık bir şekilde dile getirildi. Belirde; Uzayan altyapı çalışmaları nedeniyle bozuk, toz içinde kalan yollar Artan araç sayılarıyla birlikte kontrolden çıkan artık park ve trafik krizi Esnafın kendi çözümlerini bölmek için bölündüğü şehir yapısı Deprem riskinin kırılması yıllar sonlandırılmayan ayrılan dönüşüm belirsizliği gibi sürekli “sıradan şikayetler değil, kalıcı krizler” biçiminde oluştuğu vurgulandı. Özellikle yaklaşık 2.500 kişinin yaşadığı toplu konut dönemlerinde, kongrede en çok tepki veren hikayelerden biri oldu. “Sabır tükendi” çıkışı: ekonomik ve idari eleştirileri sertleşti Kongrede ayrıca bölgesel bütçe ve hizmet performansı da tartışma konusu oldu. Verimsiz sahaya katılımcıların yansımadığı, temel belediye hizmetleri ise kronik, aksadığı eleştirilere yöneltmektedir. Bazı konuşmalarda “Orhangazi'de sorunlar yönetilmiyor, erteleniyor” ifadeleri öne çıkarken, bu durumda artık vatandaşta ciddi bir tepkiye dönüştüğü dile getirildi. Yönetim listesi açıklandı Kongrede ayrıca yeni dönem yönetim ve delege listeleri de duyuruldu. Açıklanan listelerde çok sayıda isim yer alıyor, teşkilatın hem eski kadroları hem de yeni isimler bir araya getirmesi “denge listesi” olarak yorumlandı. “Sessiz kalmayacağız” vurgusu Kapanış bölümünde Demokrat Parti Orhangazi teşkilatı, yeni dönemde daha sert bir muhalefet çizgisini izleyeceği mesajını verdi. Vatandaşın güncel gündemin taşınması, sahada daha görünür olması ve yerel yönetimlerini daha yakından takip etme politikasının belirlendiği belirtildi. Kongre, “siyasi birlik” mesajından çok “hesap soran ve daha yüksek sesle konuşan bir teşkilat” görüntüsüyle sona erdi.

“Türkiye’yi Yoksulluğa Mahkûm Ettiler, Şimdi Muhalefeti Susturmaya Çalışıyorlar” Haber

“Türkiye’yi Yoksulluğa Mahkûm Ettiler, Şimdi Muhalefeti Susturmaya Çalışıyorlar”

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Kurban Bayramı Bayramlaşma Programı, sert siyasi mesajların damgalandığı bir organizasyona dönüştü. Ekonomik krizden siyasi baskılara, muhalefete yönelik iddialardan milli kimlik tartışmalarına kadar birçok inanışta iktidarın hedef alan açıklamaları yapılırken, salonda verilen mesajlar adeta erken seçim atmosferini yansıttı. Programda özellikle İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya'nın hükümete yönelik sert eleştirileri ile Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun “Bursa'dan Amed olmaz” çıkışına dikkat çekildi. Bayramlaşma programı, yalnızca bir kutlama kutlama olarak doğrudan doğruya iktidara meydan okunan siyasi bir kürsüye dönüştü. İYİ Parti Bursa Teşkilatı Tam Kadro Sahadaydı İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı'nın hazırladığı programa Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, GİK Üyesi ve Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, İYİ Gençlik Teşkilat Başkanı İskender Kandemir, İl Gençlik Kolları Başkanı Nilay Ülker, ilçe başkanları, il ve ilçe başkanı ile çok sayıda partili katıldı. Programa ayrıca BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ve farklı siyasi çevrelerden davetliler de katılım sağladı. Salonun tamamen dolduğu programda partililerin coşkusu dikkat çekerken, sık sık “Türkiye iyi olacak”, “Adalet gelecek” ve “Müsavat Dervişoğlu” sloganları atıldı. Salondaki Detay Dikkat Çekti Programda sahne ve salonun büyük bölümünün İYİ Parti bayrakları ve Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu posterleriyle donatıldığı görüldü. Ancak salonda Atatürk posteri ile Türk bayrağının yer almaması dikkat çekti ve kulislerde farklı yorumlara neden oldu. Bazı partililerin bu eksikliği kendi aralarında dile getirdiği öğrenilirken, organizasyon sonunda partiye yeni katılan üyelere rozet takılmasıyla program devam etti. İsmail Kaya’dan İktidara Çok Sert Sözler Programın en sert konuşmalarından birini yapan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Türkiye’nin ağır bir ekonomik ve siyasi krizden geçtiğini belirterek hükümete yüklendi. Kaya, ülkede emekliden çiftçiye, gençlerden esnafa kadar herkesin büyük bir çıkmaz içinde olduğunu söyledi. “Milletimiz ağır bir ekonomik darboğazdan geçiyor. Emekli geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor, gençler gelecek kaygısıyla yaşıyor. Çiftçi maliyetlerin altında eziliyor, esnaf ayakta kalmaya çalışıyor.” Türkiye’nin üretim gücünün zayıflatıldığını savunan Kaya, iktidarın ekonomi yönetimini sert sözlerle hedef aldı. “Bu millet alın teriyle ayakta kalmaya çalışırken saray düzeni vatandaşın gerçeklerinden tamamen kopmuştur. İnsanlar artık ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşünüyor.” “Belediyelere Çöktüler, Şimdi Partilere Yöneldiler” İsmail Kaya’nın konuşmasının en dikkat çeken bölümü ise siyasi baskılar ve muhalefete yönelik uygulamalarla ilgili sözleri oldu. Kaya, hükümetin yalnızca ekonomik alanda değil, siyasi alanda da baskıcı bir anlayış sergilediğini savundu. “Yetmiyor belediyelere çöküyorlar, yetmiyor şirketlere çöküyorlar, yetmiyor partilere çökmeye kalkıyorlar.” Cumhuriyet değerlerine vurgu yapan Kaya, Türkiye’nin demokratik hukuk devleti niteliğinin zedelendiğini ileri sürdü. “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi bugün yaşananlar tam olarak budur. Bizim görevimiz Cumhuriyet’i ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” Bu sözler salonda uzun süre alkışlanırken, partililer sık sık “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları attı. “Hiç Kimse Teşkilattan Büyük Değildir” İYİ Parti içerisindeki tartışmalara da göndermede bulunan İsmail Kaya, sosyal medya üzerinden yürütülen iç çekişmelere tepki gösterdi. Partinin kişisel hesaplarla değil, ortak dava bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kaya şu ifadeleri kullandı: “Hiç kimse kendisini teşkilattan büyük göremez. Biz kişisel hesapların değil memleket davasının peşindeyiz.” Kaya’nın bu sözleri, parti içindeki bazı tartışmalara yönelik dolaylı bir mesaj olarak yorumlandı. Selçuk Türkoğlu’ndan “Amed” Çıkışı Programın en çok sözlü açıklaması ise İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'ndan geldi. Konuşmasında Bursaspor üzerinden milli kimliğini vurgulayan Türkoğlu, özellikle Nevruz sürecinde yaşanan tartışmalara sert ifadelerle değindi. "Bursaspor'a neden saldırabiliyorlar biliyor musunuz? Çünkü Bursaspor taraftarının milli tutukluluğu var." Türkoğlu'nun konuşmasının devamında kullandığı ifadeler salonda büyük alkış aldı: “Bursa'dan Buhara olur, Semerkant olur, Diyarbakır olur, Muş olur ama Amed olmaz.” Bu sözler salonda büyük coşku yaratırken, bazı kesimlerde yeni tartışmalar da eşlik etti. “Parola Vatansa Gerisi Teferruattır” Konuşmasının sonunda milliyetçi ve Cumhuriyetçiyi vurgulayan Türkoğlu, çok sert sloganlarla tamamladı. "Parola vatansa gerisi teferruattır. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet ve adalet. Ne mutlu Türküm diyene." Salon uzun süre ayakta alkışlarla karşılık verirken, partililer Türk bayrakları eşliğinde sloganlar attı. İYİ Parti'den “Mücadeleye Devam” Mesajı Bayramlaşma programı boyunca verilen ortak mesaj ise “iktidara karşı mücadeleyi büyütme” kararlılığı oldu. İYİ Parti kurmayları, Türkiye'nin içinde barındırdığı ekonomik ve siyasi krizlerden çıkışın güçlü bir demokratik mücadeleyle gelişmesinin mümkün olduğunu savundu. Program boyunca yapılan değerlendirmelerde, İYİ Parti Bursa teşkilatının özellikle saha çalışmalarını hızlandıracağı ve ilerleyen süreçte ekonomik krizler, hukuk ve milli kimlik kökenlerinde daha sert bir muhalefet dili kullanılacağı ifade edildi. İYİ Parti cephesinden verilen net mesaj şu oldu: "Türkiye sahipsiz değil. Millet susmayacak, muhalefet geri adım atmayacak."

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz! Haber

Anahtar Parti Lideri Ağıralioğlu: Razı değiliz!

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partinin Niğde halk buluşmasına katıldı. Vatandaşın yaşadığı dönemde 'razı oluyor' diyerek itiraz eden Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: "Bizler parti değil devlet, oy değil millet demeye karar vermiş bir hareketiz. O yüzden AK Parti'ye düşmana ya da hasıma bakıyor gibi bakmıyoruz; adetaya bakıyor gibi bakıyoruz. O aynada olduğu gibi iyi, neyin kötü olduğunu; ne yapılınca memleketin abad, ne yapılınca berbat olduğunu görerek, bunun derin muhasebesini yaparak yürüyoruz. Anahtar Parti olarak geride kalan 24 yıllık muhasebesini yapıyor ve gür bir sesle haykırıyoruz: 2026 yılında biz bu emekli ücretine razı olmadık! Biz bu asgari ücrete razı olmuyoruz! Çocuklarımıza reva görülen bu yarım yamalak eğitime, evlatlarımızın işsizliğine ve mesleksiz kalmaya razı olmuyoruz! Tarımdaki bu plansızlığa, çiftçimizin omuzlarına yüklediğiniz ağır yüklere razı oluyoruz! Bu dağınıklık yüzünden ürünün tarlada dağılmasına sebep olan savurganlığınıza, programsızlığa razı olmadığınızda! Yüksek faize, bu ağır enflasyona razı olmuyoruz! Adaletin bu denli siyasallaşmasına, küresel adaletsizliklere, torpile ve zavallılığa asla razı olmadık! Bizler bir zamanlar emekli ikramiyemizle bir ev, bir araba alabiliyorduk; şimdi ise o ikramiyeyle bir koltuk takımı dahi alınamıyor. Biz bu düzene razı olmuyoruz! Biz bu memleketi bu hale gelen sizin dağınıklığınızdan, plansızlığınızdan, israfınızdan ve hesapsız harcamalarınızdan bizim tıslamamıza düşen bu fakirliğe razı olduk! Size bu memleketi yönetin diye vekalet verdik. Biz sizin asiliniz, siz bizim vekilimiz olmanıza rağmen, elinizdeki devlet gücüyle birlikte korkutmaya çalışmanıza razı oluyoruz! Sizin artık bir patatesi bile yönetemeyecek durumda olduğunuzu görebilir ve size razı olduğumuzu! Her gün bir konuştuğunuzun ertesi gün tersini söylüyorsunuz, razı olmuyorsunuz. Onun davranışlarının mutlak olarak doğru olduğu, insanların dinini, imanını, vatan ve millet sevgisini sorgulama hakkını gelecekte görmeye; bu saygısızlığınıza razı olmuyorsunuz! Bir gün Öcalan'a sövüp oy toplamanıza, ertesi gün Öcalan ile yola devam etmeye kalkmanıza razı değiliz! Bu kadar varlık, imkan olan bir memleketi bu büyük darlığa düşmenize razı değiliz! Biz bugün doğru sorularınızı soruyoruz. Peki, bu gidişata sadece iyileşmeye devam etmekle mi kalmayız? Elbette hayır. Anahtar Parti, bu düzene razı olmayanların ve 'tüm bu söylediklerimizi düzeltecek imkan da akıl da bu devlette var' diyenlerin partisidir. dolayısıyla biz; eksiklerin yerine insanları aşa ve hayata geçirmek, mali istikrarı sağlamış, enflasyonsuz ve faizsiz bir ülkeyi inşa edecek olan iradeyiz. Liyakati kurumsallaşacak, müzakereleri tamamen kaldıracak, mevcuta dünya standartlarında bir eğitim vererek bu eğitimi istihdamla birleştirecek olan biziz. Tarımı ve tarladaki ürünü planlayacak; Çiftçinin ekerken maliyetine ortak olup, biçerken harmanda bereketi büyütecek olan kadroyuz. Biz bu memleketi dışarıdan kaldıracak olan tarafı temsil ediyoruz. Biz, sermayenin korkup kaçtığı değil, güvenin duyulabildiği bir ülkede organize edilmektedir. Paranın hangi ülkesinde, neden geldiğinizde siz de gayet iyi biliyorsunuz; çünkü bu memleketten kazandığınız paraları bizzat kendi başınıza uzaktaysanız, hukuk ve güven ortamında tam olarak oralarda yaşarsınız. Anahtar Parti olarak bizler, Türk siyasetinde nezaketin, mesuliyetin, terbiyenin ve devlet ciddiyetinin adresiyiz. Sayın Cumhurbaşkanı bugüne kadar karşısına çıkan pek çok rakibi kolayca yendi, hiçbirini dişine göre bulmadı ve bu kadar soruna rağmen o rakipleri yenmenin konforunu yaşadı. İşte Anahtar Parti, Reis Bey’in bu siyasi konforunu bozmak ve siyasete gerçek bir kalite getirmek için kurulmuştur. Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği bir söz var: ‘Yahu bu yalan dünyada bir dişimize göre muhalefet bulamadık.’ Sayın Cumhurbaşkanım, biz tam dişinize göre bir hareketiz; siz şimdiden o dişlerinizi bir kontrol ettirin! Bizler sadece kuru bir iktidar koltuğu için değil, bu aziz milleti hak ettiği zenginlikle buluşturmak ve elinizde mağdur olmuş halkımızla kenetlenmek için geliyoruz. Bu yüzden bizim işimiz kolay. Neden mi kolay? Çünkü zor olanı bugüne kadar onlar yaptılar. Bu kadar yetişmiş insan gücü olan, bu kadar birikimi, imkânı ve potansiyeli bulunan muazzam bir memleketi bu darlığa, bu zorluğa düşürmek gerçekten büyük bir beceriksizlik isterdi; onlar işte bu zoru başardılar! Toprağınız olmasa, suyunuz olmasa, ekecek çiftçiniz, üretecek girişimciniz, satacak tüccarınız, projeyi yapacak mühendisiniz ya da dünyanın her yerine koşacak enerjiniz olmasa, dersiniz ki ‘ne yapalım, imkâanımız yok.’ Ama bu kadar varlığı olan bir memleketi siz yokluğa mahkum ettiniz. ANAHTAR PARTİ GELİNCE NE OLACAK? Biz gelince ne mi olacak? Biz gelince şu olacak: Bu partili cumhurbaşkanlığı işi devletimizi de milletimizi de çok yordu. Anahtar Parti iktidarında kesinlikle partili cumhurbaşkanlığı uygulaması olmayacak. Cumhurbaşkanı herkesin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacak. Kendi partisine yaslanıp diğer partilere öfke kusan bir figür yerine; her partiyi, her vatandaşı bu devletin öz evladı gibi gören kapsayıcı bir cumhurbaşkanlığı makamı tesis edilecek. Anahtar Parti iktidara geldiğinde, ilk ve en mühim adalet şemsiyesi bizzat cumhurbaşkanlığı makamından aşağıya doğru açılacak. Devletin başı, milletin de gerçek başı olacak; cumhurun başı, cumhurun tamamını kucaklayacak. Bizim iktidarımızda teröristler asla meclise giremeyecek. Anahtar Parti iş başına geldiğinde, kırk yıldır aziz milletimizin ümit şafaklarına kabus gibi çöken, yüreklere hüzün düşüren bu bölücü terör örgütlerini övenler, devletin tek bir kuruşuna dahi el süremeyecekler. Çocuklarımızın katiline meclis kürsülerinden övgüler dizip, bir de üstüne devletten maaş alma dönemi tamamen son bulacak. Bizim iktidarımızda teröriste terörist, terör örgütüne terör örgütü denir. Teröristlere ‘umut hakkı’ falan tanınmayacak, hainlerin adı dahi anılmayacak. Onların isimleri bir umutla değil, hak ettikleri en ağır cezalarla tarihin kara sayfalarına gömülecek. Kendilerine infaz edilmesi için verilen o cezaları son gününe kadar çekecek ve kirlettikleri bu dünyadan defolup gidecekler. Bizim, teröristlerin isimleriyle kirletilecek bir meclisimiz yoktur. Teröristler bizim devlet iktidarımızda asla ‘kurucu önder’ olarak kabul edilemez, edilmeyecektir. Hainler muhatap alınmayacak, önlerine mikrofonlar konulmayacak, prompter cihazları gönderilmeyecek ve onlarla asla kirli pazarlıklar, hediyeleşmeler yapılmayacaktır. Siyaset her şeyden önce ilkeli ve öngörülebilir olacak; milletimiz nihayet terbiyeli, seviyeli bir siyasete şahitlik edecek. Millet siyasetçilerden korkmayacak; aksine siyasetçiler milletten, milletin sandıktaki iradesinden korkacak. Bizim iktidarımızla birlikte; ‘Milletime verdiğim sözü tutamazsam, ben bir daha halkımın huzuruna çıkamam’ diyen edep sahibi siyasetçilerin dönemi başlayacak. Bugün seçip meclise gönderdiğimiz vekillerin, yarın bize ne yapacaklarını düşünmekten ödümüz patlıyor. Oysa onlar bizim vekilimiz, onları seçen asıl biziz. Bizler kadrolarımızı kurarken asla partili atamayacağız, partili kartviziti aramayacağız; sadece bileni arayacak, işin uzmanını bulacağız. O liyakatli isim bizim partimizden olmasa bile gözümüzü kırpmadan göreve getireceğiz. Çünkü bizim tek şiarımız liyakattir; biz liyakatin yanında, liyakat de bizim yanımızda olacak. Biz bu memleketi gençlerle ve kadınlarla birlikte omuz omuza vererek ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin bütün yükünü şimdiye kadar hep birlikte çekmiş olduğumuz için önümüzde duran kalan yük, geçmişte göğüslediklerimizden asla daha fazla değildir. O yüzden inancınız tam olsun, memleketi ayağa kaldırmak çok kolaydır. TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ Bugünden itibaren artık net bir şekilde seçim sathına girmiş bulunuyoruz. Anahtar Parti'yi önümüzdeki dönemde iktidar yapacaksak, bugünden tezi yok topyekûn bir seferberlik ilan ediyoruz. Biz sadece kürsülerden konuşan bir hareket etmiyoruz. Türkiye'nin onun bir köşesinde açtığımız bu teşkilatları; herkesin kendi helal alınışından, zamanından, eşinden, işinden ve sevdiklerinden fedakarlık ede ede, gece gündüz emek vererek kurduk. Halısını omuzunda taşıyan, boyasını kendi elleriyle yapan, kirasını cebinden veren, evde eşine yemeğini yaptırıp kermesine koşan, anasının hayır duasını alıp, babasını o kalabalığa omuz vermek diye faaliyetlerie çağıran, evlatlarına 'Biz sizlerin geleceği için çalışıyoruz' diyerek onları bu kutlu organizasyonlara katan koca bir neferiz biz. Bir milletin omuzlarına yeni bir yük düşüşün diye bunca meşakkati omuzlayıp, sadece bir yıl içinde 800 teşkilatı anında açan bu günlük partiye ve kadrolara hiçbir mecrada hakaret etmem, merkezsizlik yapılmasına asla bırakmam; bunu herkes böyle bilsin!”

Ağıralioğlu: Hükümet İktidarda kalmak için her şeyi yapacaktır Haber

Ağıralioğlu: Hükümet İktidarda kalmak için her şeyi yapacaktır

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetimin görevinin devralınması sırasında gelen 'mutlak butlan' kararı sonrasında Cüneyt Özdemir YouTube kanalındaki canlı yayına telefonla bağlanarak önemlide bulundu. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Kenan Taş'a "Ben bu gelişmeyi açıkça bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyenlerin hayatını" kullanarak, özetle özetle şunları söyledi: BU KARARI KESİNLİKLE MAKUL BULMUYORUZ! Yüksek Seçim Kurulu'nun ve uzaktaki korumamız gerekir. Eğer bugün bu yapılanı, yani kurumlar varsa siyasete bu tarz müdahaleleri makul ve kullanılabilir, Türkiye'de parayi de sandığı da konuşabilme imkanımız mevcut. Geçmişte pek çok kararın kırılması büyük bir kaosa sebep olur. Böyle bir tamamen meşruiyet belgesi, o anlamda bundan sonra yapılacak bütün seçimleri şaibeli ve özürlü hale gelir. Bu nedenle demokrasiye, milletin varlığına ve kurumsal varlığına açık bir şekilde algılandık. YARGI SİYASETİN GÖLGESİNDE KALIYOR! Bu durum uzunca bir süredir devam eden bir süredir konuşuluyordu: Türk siyasetinde yargılamanın siyasetin gölgesinde kaldığı, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne bağlı olarak siyasetin tesiri ve etkisi altında kalan bu mekanizmanın, iktidarın siyasi avantajlarının sıklıkla dile getirildiği görülüyordu. Bu tip bir karar, beraberinde Cumhuriyet Halk Partisi'nde de bir takımda ciddi sorunlara sebep olacaktır. Hükümet bu süreci uzunca bir şekilde şöyle yönetiyor; 'Ben yapmıyor' diyerek değil, 'Muhalefet yapamıyor' diyerek; 'Ben başarabilirim' üzerinden değil de 'Muhalefet başaramaz' söylemi üzerine bir propaganda aksı oluşturmaya çalışıyor. Parçalı bir muhalefet yapısı, bütünüyle dağılmış bir muhalefet her zaman kazancınadır. Dolayısıyla hükümet, ülkedeki tüm ekonomik gelişmelere rağmen sürecin yönetilebileceği bir avantaj görürse, erken seçimin acilen gündeme gelebileceği belirtiliyor. Ben bu gelişmeyi açıkça bir erken seçim işareti gibi görüyorum. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyenlerin olacağını düşünüyorum. Bugün basın toplantısında açıkça ifade etmeniz; Türkiye'de tertip ettikleri her şey, bu 'terörsüz Türkiye' meselesi de dahil olmak üzere, dönemler boyunca milletten yetkilendirildiği, yetkisinin olmadığını düşündükleri gündemlerdir. Geçen seçimde milletin karşısına çıkıp 'Öcalan'ın canına okuyacağız' diye seçildiler. Geçen seçimde 'Biz bu memleketin bölücülere teslim edilmediği asla bitmeyecekz, bu Altılı Masa memleketi böyle yapacak, böyle parçalayacak' dediler. Ama bugün gelinen noktada, meydanlarda halkaların tam olarak hilafına davranıp, bunu tamamen bir seçim avantajına yatırmaya çalışıyorlar. Geçen seçim masasının altında DEM var diyorlardı; şimdi ise bizzat DEM ile birlikte yürümeyi tercih ettiler. dolayısıyla biz bu popülizmden çok net şu şekilde bir sonuç çıkarıyoruz: Hükümet, iktidarda kalabilmek için her şeyi ama her şeyi yapacaktır.”

İYİ Parti’nde Bursa Depremi Derinleşiyor: Hüseyin Bozkurt Kaplan’dan Sert İstifa ve İhraç Tepkisi Haber

İYİ Parti’nde Bursa Depremi Derinleşiyor: Hüseyin Bozkurt Kaplan’dan Sert İstifa ve İhraç Tepkisi

İYİ Parti Bursa teşkilatlarında son günlerde yaşanan krizler giderek büyürken, Osmangazi'de başlayan istifa ve yayılan tartışmaları parti içinde yeni bir kırılmayı daha da beraberinde getirdi. İYİ Parti Osmangazi'nin seçilen son ilçe başkanı Avukat Hüseyin Bozkurt Kaplan, hakkında ihraç edilen talebin ardından partisinden istifa ettiğini açıkladı. Kaplan'ın kamuoyuyla paylaştığı açıklama, parti yönetimine yönelik sert eleştiriler ve dikkat çeken ifadeler içerdi. Özellikle “Şeref Nişanem” sözleriyle tanındığı ihraç talebi, Bursa siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Kaplan, açıklamada, İl Başkanlığı önünde gösterilen basın açıklamasının gerekçesi gösterilerek ihracının talep edildiğini belirterek, bunun yalnızca şahsına olmadığını, parti içi demokrasiye ve muhaliflerin iradesine yönelik bir köy olduğunu savundu. Açıklamada, "Zulme karşı dayanıklılığı gösterdiğim, Cumhuriyet değerlerimizi, parti değerlerimizi, davamızı ve davalarımızı satmadığım için; İl Başkanlığımız tarafından basın önünde açıklama gösterilerek ihracın talep edilmesi 'Şeref Nişanem' tarafıma ulaştırılmıştır” ifadelerine yer veren Kaplan, süreç boyunca yaşananların hukuka uygun olmaması ileri sürdü. Kaplan, daha önce gerçekleşen İl Seçimleri ile görevden alınma sürecinin hukuki zeminden uzak olduğunu savunarak, tüm bu gelişmelere rağmen yargı işlemlerine başvurup başvurmayacağını açıkladı. Bu kararın gerekçesini ise Türkiye'deki muhalefet partileri üzerinde yeni siyasi kriz olasılıklarına bağlıyor. Açıklamada dikkat çeken “mutlak butlan” gönderilmesiyle Kaplan, diğer muhalif partilerde yaşanan siyasi ve hukuki tartışmaların benzerlerinin İYİ Parti'de yaşanmasının bölgesel zarar gördüğünü ifade etti. Kaplan, "Sırf diğer muhalif partilere uygulanan siyasi 'mutlak butlan' tarifesinin bir muhalefet partisine daha fazla kan ve bunun sonucunda zarar ihtimali ihtimaline dair taşıdığım endişe nedeniyle; bu talebe karşı hukuki yollara başvurulamıyor, ilk günden beri emek harcadığımız İYİ Parti'den istifa ediyorum" dedi. İstifasının siyasiden geri çekileceğinin işaret edilmediğini özellikle vurgulayan Kaplan, Cumhuriyet değerleri ve meşru siyaset anlayışına bağlı süreceğini ifade etti. Kaplan açıklamasının sonunda, "Bu ilanım, vatanımızı müdafaa etme aşkımı söndürmeyecek ve tarafımda meşru siyaset sistemine karşı herhangi bir küskünlük oluşturulmayacaktır. Tüm gerçek dava kardeşlerden haklarını helal etmelerini diliyorum. Allah'a emanet olun" ifadesini kullandı. “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!” Sözleriyle açıklamasını değiştirdiğini Kaplan'ın istifası, Bursa teşkilatlarında süregelen iç tartışmaların daha da derinleştiği yorumlara neden oldu. Özellikle Osmangazi ve Mudanya'da peş peşe gelen istifalar sonrasında satışlar şimdi İYİ Parti Bursa İl Teşkilatı'na dönerken, parti yönetiminin yaşanan gelişmeleri nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu oldu.

Gürsu’da CHP Yöneticilerinden Rus Ruleti! Haber

Gürsu’da CHP Yöneticilerinden Rus Ruleti!

Bursa'nın Gürsu ilçesinde 2019 yerel seçimlerinden 2024 yılına kadar uzanan tablo, siyasette dengelerin sanıldığı kadar kolay değişmediğini, aksine sert gerçeklerle yüzleştiği ortaya çıkıyor. Rakamlar net, tablo açık: şekilde başka, efsanevi ve farklı bir hikaye yazıyor. 2019: CHP'nin zirvesi ama henüzmedi 2019 seçimlerinde Mustafa Işık liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi %62,74 gibi bir oranla 30.499 oy alarak ara seçimi kazandı. Buna karşılık Cumhuriyet Halk Partisi adayı Funda Türkcoş Pekiner yüzde 32,53 oyla 15.814 seçmenin yerini aldı. Bu veya CHP adına “başarı” olarak lanse edilse de, aradaki uçurum gerçeğini değiştirmedi: Gürsu seçmeni tercihini net biçimde iktidardan yana kullandı. Diğer partiler ise tabelada kaldı. Saadet Partisi %3,49, Demokrat Parti %0,46 ve Vatan Partisi %0,31 seviyesinde kaldı. Bu sonuçlar, ilçedeki ana rekabetin iki parti arasında geçiş yaptığını, ancak dengenin açık biçimde tek biçimli olduğunu gösterdi. Ahıska seçmeni: Hesap tutmadı Seçim analizlerinde en çok tartışılan başlıklardan biri Ahıska kökenli seçmenin etkisi oldu. İlçede yaklaşık 70.300 seçmenden 52.913’ünün oy kullandığı seçimde, seçmenin yaklaşık %16,8’ini Ahıska kökenlilerin oluşturduğu değerlendiriliyor. Ancak sahada yapılan hesapların sandıkta karşılık bulmadığı açıkça görüldü. Sevinç Muhammed milliyetçi bir partide siyaset yaptığı zamanlarda ilçede karşılığı olan Ahıskalı ismin, bu seçmen grubunun tamamını mobilize edebileceği yönündeki beklenti gerçekçi çıkmadı. Veriler, 2024 de Zafer Partisi Gürsu Belediye Başkan Adayı Sevinç Muhammed bu kitlenin ancak dörtte birine ulaşabildiğini gösteriyor. Bu durum, kimlik temelli siyaset hesaplarının sahada düşündüğü kadar karşılık bulmadığını net biçimde ortaya koydu. 2024: Oylar bölündü, tablo değişmedi 2024 yerel seçimlerinde ise tablo şekil değiştirse de sonuç değişmedi. Yine Mustafa Işık kazandı ancak bu kez oy oranı %43,86’ya geriledi (22.011 oy). Buna rağmen muhalefet cephesinin parçalı yapısı, sonucu değiştirmeye yetmedi. CHP adayı Haşim Öztürk %25,63’te kaldı. Asıl dikkat çeken ise Zafer Partisi adayı Sevinç Muhammed’in %10,97 (5.507 oy) alması oldu. Ancak bu oran bile, Ahıska seçmen üzerinden kurulan büyük siyasi beklentilerin oldukça altında kaldı. CHP’nin 2029 hesabı: Zor bir denklem Kulislerde, CHP’nin 2029 seçimleri için Ahıska kökenli bir aday olarak Sevinç Muhammed ismi üzerinde durduğu konuşuluyor. Ancak mevcut veriler bu stratejinin ciddi riskler barındırdığını gösteriyor. Gürsu gibi sağ seçmenin ağırlıkta olduğu, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi il ve ilçe teşkilatlarında Ahıska kökenli isimlerin de güçlü şekilde yer aldığı bir ilçede, CHP’nin “kimlik üzerinden oy devşirme” planı gerçekçi görünmüyor. Hatta mevcut kemikleşmiş olan %16,32 bandındaki oy potansiyelinin bile korunmasının zor olabileceği değerlendiriliyor. Rozet takma törenlerinde sınırlı katılımlarla verilen mesajların sahada karşılık bulup bulmayacağı ise büyük bir soru işareti. Sevinç Muhammed’in yaklaşık 20 kişilik yeni katılımı duyurması, sembolik bir hamle olarak görülürken, geniş seçmen kitlesine etki etmekten uzak olduğu yorumları yapılıyor. Sert gerçek: Gürsu’da siyaset romantizm kaldırmıyor Ortaya çıkan tabloyu özetlemek gerekirse: Gürsu’da siyaset, söylemle değil sandıkla belirleniyor. Kimlik, aidiyet ya da sosyal medya etkisi tek başına seçim kazandırmıyor. CHP’nin geçmişte Funda Türkcoş Pekiner ile yakaladığı %32,5’lik oran bir “tavan” olarak kalmış durumda. Bu çıtanın üzerine çıkılamadığı gibi, 2024’te ciddi bir gerileme yaşandı. Buna rağmen hâlâ aynı yöntemlerle farklı sonuç beklemek, siyasi gerçeklikten kopmak olarak değerlendiriliyor. Sevinç Muhammed'in rozet takma töreninde dile getirdiği “Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönme” söylemi ideolojik bir motivasyon sunsa da, Gürsu seçmeninin parlaklığının çok daha farklı olduğu açık. Ekonomi, yerel hizmetler ve teşkilat gücünü toplamaya devam ediyor. Hesaplar değil mantıksal konuşur Gürsu'da matematiksel acımasız bir gerçek ortaya çıkıyor: Matematik yanlış bilgilerde siyaset de yapılabilir. Ahıska seçmen üzerinden kurulan abartılı beklentiler, parçalı muhalefet yapısı ve sahadan kopuk stratejileri birleşince sonuç değişmiyor. 2029'a giderken herkesin önünde net bir tablo var. Ama bu tabloyu değiştirmek için slogan değil, sahici ve güçlü bir siyasi zemin gerekiyor. Aksi halde Gürsu'da sonuç yine sürpriz olmayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.