Hava Durumu

#Milli Mücadele

- Milli Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özdağ’dan Yeni Eğitim Yılı Öncesi Öğretmenlere Çağrı Haber

Özdağ’dan Yeni Eğitim Yılı Öncesi Öğretmenlere Çağrı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Ankara’da Eğitim-İş Genel Merkezi’ni ziyaret ederek eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğretmenlere seslenen Özdağ, müfredat tartışmalarından okullara gönderildiğini öne sürdüğü tebliğe kadar çeşitli konularda Milli Eğitim Bakanlığı’na eleştiriler yöneltti. Ankara’da sendika ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik ziyaretlerini sürdüren Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın duraklarından biri Eğitim-İş Genel Merkezi oldu. Türkiye Barolar Birliği ziyaretinin ardından Eğitim-İş yönetimiyle bir araya gelen Özdağ, partisinin önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklamayı planladığı “Eğitimde Zafer” programı öncesinde gerçekleştirilen görüşmenin kendileri açısından önem taşıdığını söyledi. ÖĞRETMENLERE “İTİRAZINIZI DİLE GETİRİN” ÇAĞRISI Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kaldığını hatırlatan Özdağ, öğretmen ve öğrencilere başarı dileklerini iletirken Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderildiğini söylediği bir tebliğ üzerinden iktidara tepki gösterdi. Özdağ, söz konusu tebliğde PKK ile ilgili çıkarıldığını belirttiği yasal düzenlemenin öğrencilere anlatılmasının istendiğini öne sürdü. Öğretmenlere çağrıda bulunan Özdağ, tebliğin kendilerine iletilmesi halinde itirazlarını açık şekilde ortaya koymalarını istedi. Okullarda şehit ve gazi yakınlarının çocuklarının da eğitim gördüğüne dikkat çeken Özdağ, eğitim kurumlarının siyasi propaganda alanına dönüştürülmemesi gerektiğini savundu. MÜFREDAT ÜZERİNDEN BAKANLIĞA ELEŞTİRİ Özdağ’ın gündemindeki bir diğer başlık ise tarih eğitimi ve müfredat oldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikalarını sert sözlerle eleştiren Özdağ, “İstiklal Harbi” ve “Kurtuluş Savaşı” kavramlarının eğitimde korunması gerektiğini söyledi. Öğretmenlerden bu kavramları öğrencilere aktarmaya devam etmelerini isteyen Özdağ, Milli Mücadele kavramının da son derece önemli olduğunu ancak bunun İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarının yerine kullanılmaması gerektiğini savundu. Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin ve Kurtuluş Savaşı’nın gelecek nesillere doğru biçimde aktarılmasının milli eğitim açısından temel konulardan biri olduğunu ifade etti. “EĞİTİMDE ZAFER” PROGRAMI AÇIKLANACAK Eğitim-İş’in çalışmalarını Anadolu’daki ziyaretleri sırasında da takip ettiklerini belirten Özdağ, sendikanın laik, üniter ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet anlayışı doğrultusundaki eğitim yaklaşımına ilişkin olumlu değerlendirmelerde bulundu. Zafer Partisi’nin eğitim politikalarını kapsayan “Eğitimde Zafer” programının da önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. “BEN DE BİR ÖĞRETMENİM” Akademisyenlik geçmişine de değinen Özdağ, kendisinin de öğretmenlik mesleğinin bir parçası olduğunu belirterek üniversitelerdeki öğretim sistemi ile ilk, orta ve lise düzeyindeki eğitim arasındaki farklılıklardan söz etti. Üniversite öğretim üyelerinin ders içeriklerini oluştururken daha bağımsız hareket edebildiğini anlatan Özdağ, akademisyenlik yıllarından bir anısını da paylaştı. Özdağ, 1988-1989 yıllarında bir hocasının siyaset bilimi dersinde saz çalması üzerine öğrencilerden birinin dekana şikâyette bulunduğunu anlattı. Dekanın ise hocanın tercihinin dersin bir parçası olduğunu söyleyerek akademik özgürlüğe vurgu yaptığını aktardı. Eğitimin farklı kademelerinde yöntemler değişse de temel amacın insan yetiştirmek ve bilgi aktarmak olduğunu belirten Özdağ, Eğitim-İş yönetimine ve öğretmenlere çalışmalarında başarı dileklerini iletti.

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme Haber

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 103'üncü yılı kapsamındaki bayramlaşma törenlerinde yaptığı konuşmada, partinin geleneksel organizasyonlarında, kuruluş besleyici ve son yıllarda meydana gelen dönüşümlerde, kapsamlı değerlendirmelerde yer aldı. Konuşmasına Cumhuriyet Halk Partisi'nin yalnızca bir siyasi parti değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş isteğinin ve milli mücadelenin parlak siyasi liderine vurgu yaparak başlayan Akdoğan, partinin temellerinin resmi kuruluş aşamasında çok daha önce, 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışıyla başlarken “Aydınlanma Yürüyüşü” sırasında atıldı. Akdoğan, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin girişleri, Kurtuluş Savaşı'nı zafere ulaştıran Kuvayı Milliye ruhuna dayanıyordu. Bu büyük siyasi çınar, tarih boyunca çeşitli zorluklar ve çalkantılar yaşanmış olsa da, milletin merkezi ve çağdaşlaşma idealinden elde edilen güçlerle her zaman ayakta kalmayı başarmıştı" dedi. Son yıllarda parti içerisinde yaşanan gelişmelere de değinen Akdoğan, özellikle son 13 yıllık süreçte CHP’nin kuruluş ilkeleri ve temel değerleri üzerinde ciddi aşınmalar yaşandığını savundu. Yaşananların kendileri açısından sürpriz olmadığını belirten Akdoğan, 3-4 Kasım 2010 tarihinden itibaren partide bir “eksen kayması” yaşandığını dile getirdiklerini ve bu konuda sürekli uyarılarda bulunduklarını söyledi. Cumhuriyet’in devrimci ve çağdaş karakterini, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını temsil eden CHP’nin zaman zaman “Y-CHP” olarak adlandırılan anlayışların etkisi altına sokulmaya çalışıldığını ileri süren Akdoğan, partinin simgesi olan Altı Ok’un değiştirilmesini savunan yaklaşımların ortaya çıktığını ifade etti. Akdoğan açıklamasında, “Partimizin onurlu geçmişine yabancı, kuruluş felsefesine mesafeli ve Atatürk devrimleriyle sorunlu bazı çevreler, danışmanlıklar ve çeşitli görevler aracılığıyla parti içerisinde etkili olmaya çalışmıştır. Atatürk’e yönelik saygısız ifadeler kullananlar, ikinci cumhuriyetçi anlayışlar, neoliberal politikaları savunan gruplar, sağ siyasetten transfer edilen isimler ve hatta bölücü yapılara yakın duran çevreler zaman içerisinde parti içerisinde alan bulmuş, ne yazık ki belirli ölçülerde etkili olabilmiştir” ifadelerini kullandı. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” sözünü hatırlatan Akdoğan, CHP’nin Cumhuriyet kadar önemli bir emanet olduğunu belirterek, Atatürk’ün devrimci ve antiemperyalist çizgisine bağlı üyelerin bu emaneti koruma sorumluluğunu taşıdığını söyledi. Atatürk’ün Bursa Nutku’nda ortaya koyduğu bilinç ve sorumluluk anlayışını rehber edindiklerini ifade eden Akdoğan, “Bizler kişisel hesaplar ve beklentiler içerisinde olmadan, yalnızca Cumhuriyet’e ve partimizin kuruluş ilkelerine bağlılıkla hareket ettik. Geçmişte nasıl uyarı görevimizi yerine getirdiysek, bundan sonra da Cumhuriyet’in ve partimizin temel değerlerine yönelik her türlü olumsuz gidişe karşı aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Partinin uzun yıllardır sistemli bir dönüşüm sürecine maruz bırakıldığını öne süren Akdoğan, yıllar önce dile getirdikleri uyarıların bugün daha net görüldüğünü savundu. “13 yıl önce ‘parti işgal ediliyor’ dediğimizde bizi eleştirenler ve sessiz kalanlar, bugün yaşanan gelişmeler karşısında o sürecin sonuçlarını daha açık şekilde görmektedir. Oysa yaşananlar bir anda ortaya çıkmamış, adım adım planlanarak ilerlemiştir. Biz dün nerede duruyorsak bugün de aynı noktadayız” değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda CHP’nin kuruluş ilkelerini temsil eden Altı Ok’a bağlılıklarını vurgulayan Akdoğan, partiyi dönüştürme ve başkalaştırma girişimlerine karşı mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirtti. “Cumhuriyet Halk Partisi'ni kuruluş rotasından uzaklaştırmaya yönelik her türlü girişim, kumpas ve müdahale sonuçsuz kalacak” diyen Akdoğan, CHP'nin geleneksel birimleri, Cumhuriyet devrimlerini ve Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık hedefini savunan kadroların kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceklerine dair sözler ekledi.

Bursa’da 107 Yıllık Gurur: “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı” Konferansı, Milli Mücadele’yi Akademik Perspektifle Ele Alıyor Haber

Bursa’da 107 Yıllık Gurur: “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı” Konferansı, Milli Mücadele’yi Akademik Perspektifle Ele Alıyor

Bursa, 19 Mayıs 1919'un 107. yıl dönümünü, Milli Mücadele'nin derinleştirip birleştirme boyutlarını ortaya koyacak akademik bir konferansla kutlamaya hazırlanıyor. İlter Dergisi ve “İlterliler” ekibi tarafından organize edilen etkinlik, tarih tutkunlarını ve akademisyenleri Ördekli Kültür Merkezi'nin tarihi atmosferinde bir araya getirecek. 19 Mayıs 1919: Ulusal Bağımsızlığın Başlangıcı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a gönüllü Milli Mücadele'yi başlatmasının üzerinden 107 yıl geçti. Tarihçiler, 19 Mayıs'ı yalnızca askeri bir hamle olarak değil, aynı zamanda yıkılmakta olan bir imparatorluğun küresel güç dengeleri arasında başkaldırı altında bulundurulan bir olay olarak görüyor. O dönem Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı'nın ağır yaraları, Mondros Mütarekesi'nin getirdiği işgaller ve ekonomik çöküntüyle karşı karşıyaydı. Ülke toprakları, Sevr Antlaşması'nın dayattığı sınırlarla tehdit altındaydı. İşte tam da bu korunmuş, genç bir subay olan Mustafa Kemal Atatürk, Samsun'a özgür Türk milletinin kaderini yeniden yazacak bir liderlik vizyonunu hayata geçirdi. Bu bağlamda İlter Dergisi’nin konferansı, 19 Mayıs’ın yalnızca sembolik bir tarih olmadığını; aynı zamanda ulusal bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin stratejik bir başlangıcı olduğunu katılımcılara aktaracak. Etkinlik, dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik şartlarını tarihsel belgeler ve akademik analizlerle masaya yatıracak. Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’dan Ayrıntılı Analiz Etkinliğin ana konuşmacısı olan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, “Dünya Çözülürken Bir Başkaldırı: 19 Mayıs 1919” başlıklı sunumuyla katılımcılara dönemin tarihsel ve sosyolojik kodlarını aktaracak. Arslan, etkinlik öncesi yaptığı açıklamada şunları söyledi: “19 Mayıs, sadece bir başlangıç günü değil, aynı zamanda bir halkın kendi kaderini tayin etme iradesinin sembolüdür. O dönemde, Osmanlı’nın çözülmekte olduğu ve dünya dengelerinin değiştiği bir ortamda, Atatürk ve silah arkadaşlarının başlattığı hareket, Türk milletinin modern tarih sahnesine çıkışının temelini oluşturmuştur. Bu konferansta, hem askeri hem de sosyolojik perspektifiyle o günleri yeniden ele alacağız.” Doç. Dr. Arslan, konuşmasında ayrıca, Atatürk’ün öngörüsü ve stratejik planlaması sayesinde Türk milletinin ulusal direniş iradesinin nasıl şekillendiğini, yerel halkın desteğini ve bölgeler arasındaki iletişim ağlarının mücadeledeki önemini detaylı bir şekilde anlatacak. Katılımcılar, Milli Mücadele’nin sadece cephede kazanılan zaferlerden ibaret olmadığını, toplumun her kesiminde şekillenen bir hareket olduğunu akademik verilerle öğrenme fırsatı bulacak. İlter Dergisi’nden Tarihsel Bağlam ve Mesaj İlter Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Faruk Akdağ, etkinliğin amacını şöyle özetledi: “19 Mayıs, Atamızın bize bıraktığı en önemli emanettir. Bu emaneti sadece törenlerle değil, o günkü iradeyi ve mücadele ruhunu anlayarak kutlamalıyız. Bu konferans ile Bursalıları o dönemin stratejik, sosyolojik ve tarihsel detaylarıyla buluşturmak istiyoruz. Tüm halkımızı, gurur dolu bir akşamda bayram coşkusunu paylaşmaya davet ediyoruz.” Akdağ, etkinliğin, İlterliler grubunun hafta boyunca sürecek kutlama programının merkezinde yer aldığını ve Bursa’nın tarih bilinci ile kültürel mirasına katkı sağlayacağını vurguladı. Etkinliğin Detayları Konferansın detayları şu şekilde: Tarih: 17 Mayıs 2026, Pazar Saat: 19.00 Yer: Ördekli Kültür Merkezi, Bursa Organizatörler, etkinliğin katılım açısından yoğun ilgi görmesini bekliyor. Tarih meraklıları, akademisyenler, öğrenciler ve halk, Milli Mücadele’nin 107. yılını, hem tarihsel hem de akademik bir perspektifle yeniden yaşayacak. Tarihsel Önemi 19 Mayıs 1919, Türk milletinin kendi kaderini tayin etme iradesinin sembolüdür. Bu tarih yalnızca bir askeri köy değil; Osmanlı İmparatorluğu'nun farklılıkları ve dünya dengelerinin değişmesi kritik bir dönemde milletin yeniden doğuşunun başlangıcıdır. Bursa'da düzenlenen konferans, genç kuşaklara Milli Mücadele'nin derinlemesine aktarımı, tarihin bilincini öğrenmek ve Atatürk'ün oluşturduğu dehasını elde etmek açısından önemli bir fırsat sunuyor. Bu kapsamlı etkinlik, tarih bilinciyle yetişmiş, ikamet eden ve araştırmacı bir neslin kaynağına katkı sağlayacak bir akademik buluşma niteliğindedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.