Hava Durumu

#Milli Güvenlik

- Milli Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHP GEMLİK’TE GÜVEN TAZELEDİ: EMRAH KESKİNDEN YENİDEN İLÇE BAŞKANI SEÇİLDİ Haber

MHP GEMLİK’TE GÜVEN TAZELEDİ: EMRAH KESKİNDEN YENİDEN İLÇE BAŞKANI SEÇİLDİ

MHP Bursa İl Başkanlığı’nın ilçe kongreleri kapsamında düzenlenen Gemlik 15. Olağan İlçe Kongresi, yoğun katılım ve büyük bir coşku içerisinde gerçekleştirildi. Tek aday olarak seçimlere giren mevcut İlçe Başkanı Emrah Keskinden, delegelerin güçlü desteğini alarak yeniden Milliyetçi Hareket Partisi Gemlik İlçe Başkanlığı görevine seçildi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa İl Başkanlığı’nın ilçe kongre süreci, Gemlik İlçe Teşkilatı’nın 15. Olağan Kongresi ile devam etti. Divan Başkanlığını MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın yaptığı kongre, partililerin yoğun katılımıyla adeta birlik ve beraberlik şölenine dönüştü. Kongreye; MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, AK Parti Gemlik İlçe Başkanı Mehmet Taşar, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, ülkücü camianın önde gelen isimleri, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda yapılan konuşmalarda hem Gemlik’in geleceğine ilişkin yerel hedefler hem de Türkiye gündemine ilişkin önemli değerlendirmeler paylaşıldı. Emrah Keskinden Güven Tazeledi Tek liste ile gidilen kongrede delegelerin oylarını alan mevcut İlçe Başkanı Emrah Keskinden yeniden göreve seçilerek güven tazeledi. Kongrede yaptığı teşekkür konuşmasında teşkilat mensuplarına ve delegelere desteklerinden dolayı teşekkür eden Keskinden, yeni dönemde de aynı azim ve kararlılıkla çalışacaklarını belirtti. Gemlik’in sahip olduğu potansiyelin bugüne kadar tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade eden Keskinden, Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberlik içerisinde yürüteceği çalışmalarla ilçenin hak ettiği hizmetlere kavuşacağını söyledi. Keskinden, teşkilat olarak vatandaşlarla iç içe olmaya devam edeceklerini belirterek, "Gemlik’in geleceği için durmadan, yorulmadan çalışacağız. Birlik ve beraberlik içerisinde ilçemizi daha güçlü yarınlara taşıyacağız." ifadelerini kullandı. Muhammet Tekin: "Gemlik İçin Somut Adımlar Atacağız" MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin ise konuşmasında Gemlik’e yönelik yatırımlar ve teşkilat çalışmalarına değindi. Göreve geldikleri günden bu yana ilçeye bağlı kırsal mahallelerde önemli hizmetlerin hayata geçirilmesine katkı sunduklarını belirten Tekin, Gemlik’in en önemli sorunlarından biri olan kentsel dönüşüm konusunda kararlı olduklarını söyledi. Tekin konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Gemlik’in en büyük ihtiyacı artık yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen kentsel dönüşümdür. Biz söylem siyaseti değil, hizmet siyaseti yapıyoruz. Bu konuda gerekli irade ve potansiyele sahibiz. Cumhur İttifakı olarak Gemlik’in geleceğini güvence altına alacak projeleri hayata geçirmek için çalışacağız." İsmet Büyükataman’dan Gündeme İlişkin Önemli Mesajlar Kongrenin Divan Başkanlığını üstlenen MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman da yaptığı konuşmada Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyaset anlayışının makam ve mevki odaklı olmadığını vurgulayan Büyükataman, Türk milletine hizmet anlayışıyla hareket ettiklerini ifade etti. Büyükataman, "Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge" hedefinin milli güvenlik açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek, muhalefet partilerine yönelik eleştirilerde bulundu. Konuşmasında, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu güvenlik riskleri karşısında milli birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Büyükataman, Cumhur İttifakı'nın ülkenin geleceği adına güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirtti. Bursa İl Başkanlığı’ndan Tebrik Mesajı Kongrenin ardından açıklamada bulunan MHP Bursa İl Başkanlığı, Gemlik İlçe Başkanlığı görevine yeniden seçilen Emrah Keskinden ile yönetim kurulunu tebrik etti. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanlığı olarak ilçe kongre sürecimizi, Divan Başkanlığını Genel Sekreterimiz ve Bursa Milletvekilimiz Sayın İsmet Büyükataman’ın yaptığı Gemlik 15. Olağan İlçe Kongresi ile başarıyla sürdürdük. İl Başkanımız Muhammet Tekin, İl Divan Kurulu üyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, partililerimiz ve kıymetli hemşehrilerimizin yoğun katılımıyla gerçekleşen kongremiz sonucunda yeniden İlçe Başkanlığı görevine seçilen Sayın Emrah Keskinden ve yönetim kurulunu tebrik ediyor, yeni dönemde başarılar diliyoruz." Açıklamada ayrıca, Bursa genelinde gerçekleştirilen kongrelerin teşkilatların birlik ve beraberliğini daha da güçlendirdiği belirtilerek şu mesaj verildi: "İl Teşkilatımız ve tüm ilçe teşkilatlarımızla birlikte Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin emrinde; Türk milletine hizmet yolunda yılmadan, yorulmadan ve ilkelerimizden taviz vermeden çalışmaya devam edeceğiz. Gerçekleştirilen kongrelerimizin Bursa'mıza ve teşkilatımıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz." Birlik ve Beraberlik Mesajları Öne Çıktı Yoğun katılımın gözlendiği kongre, teşkilat mensuplarının birlik ve beraberlik görüntüsü vermesiyle dikkat çekti. Delegelerin oylarıyla yeniden göreve seçilen Emrah Keskinden ve yönetim kurulu, tebrikleri kabul ettikten sonra protokol üyeleri ve partililerle günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. MHP Gemlik 15. Olağan İlçe Kongresi, hem teşkilat içindeki dayanışmayı güçlendiren hem de önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerin paylaşıldığı önemli bir organizasyon olarak tamamlandı.

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu: “Çiftçi Üretiyor, Kazanan Başkaları Oluyor” Haber

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu: “Çiftçi Üretiyor, Kazanan Başkaları Oluyor”

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, açıklanan hububat alım fiyatlarına sert tepki göstererek, tarım sektörünün yıllardır ihmal edildiğini ve üreticinin alın terinin karşılığını alamadığını söyledi. Çiftçinin artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve geciken ödemeler arasında adeta hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirten Kadıoğlu, mevcut tarım politikalarının üreticiyi değil aracıyı ve ithalatçı lobileri koruduğunu savundu. Türkiye'nin en önemli tarım bölgelerinden biri olan Bursa’da üreticilerin büyük bir umutsuzluk içinde hasat sezonuna girdiğini ifade eden Kadıoğlu, açıklanan fiyatların çiftçinin beklentilerinin çok uzağında kaldığını belirtti. “Bugün tarlada alın teri döken çiftçi kazanamıyor. Mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun ve sulama maliyetlerinin sürekli arttığı bir ortamda açıklanan alım fiyatları üreticinin yükünü hafifletmek yerine daha da ağırlaştırıyor. Çiftçi üretiyor, ancak kazanan yine başkaları oluyor” dedi. “Üretici Bekleyemiyor, Mecburen Satıyor” Çiftçinin ekonomik baskılar nedeniyle ürününü elinde tutma şansının bulunmadığını vurgulayan Kadıoğlu, üreticinin hasat sonrası adeta bir borç ödeme döngüsünün içine itildiğini söyledi. “Çiftçimizin önünde yeni sezon hazırlıkları var. Sulama giderleri var. Banka kredileri, kredi kartı borçları, ödenmesi gereken çekler ve faturalar var. Üretici ürününü bekletip fiyatların yükselmesini bekleyemiyor. Çünkü nakde ulaşmak zorunda. Bu nedenle açıklanan fiyatlar ne olursa olsun satış yapmak zorunda bırakılıyor. Bu bir tercih değil, ekonomik mecburiyettir.” “Toprak Mahsulleri Ofisi Çiftçiye Değil, Soruna Dönüşüyor” Toprak Mahsulleri Ofisi'nin ödeme süreçlerini de eleştiren Kadıoğlu, ürününü teslim eden çiftçinin haftalarca parasını beklemek zorunda bırakıldığını ifade etti. “Çiftçi bugün nakde ihtiyaç duyuyor. Ancak ürününü teslim ediyor ve haftalarca ödeme bekliyor. Üretici zaten yüksek maliyetlerin altında ezilmiş durumda. Bir de ödeme gecikmeleri nedeniyle yeni borçlanmalara yönelmek zorunda kalıyor. Çiftçinin finansman yükü her geçen gün büyüyor. Tarımı ayakta tutmak istiyorsanız önce üreticinin nefes almasını sağlayacaksınız.” “Rekolte Yüksek Ama Kazanç Düşük” Bu yıl yağışların olumlu seyretmesi nedeniyle birçok bölgede verim beklentisinin yükseldiğine dikkat çeken Kadıoğlu, yüksek rekoltenin çiftçi için avantaja dönüşmesi gerekirken tam tersine fiyat baskısına dönüştüğünü söyledi. “Geçen yıl kuraklık yaşandı, don felaketleri yaşandı, üretim düştü. Bu yıl ise çiftçi tüm zorluklara rağmen üretmeye devam etti ve tarlalarda bereket var. Ancak ne yazık ki Türkiye’de çiftçinin kaderi değişmiyor. Üretim artınca fiyatlar düşürülüyor, üretim azalınca maliyetler yükseliyor. Her şart altında kaybeden yine üretici oluyor. Bu anlayış değişmediği sürece tarımın geleceğini kurtarmak mümkün değildir.” “Türkiye Tarımda Dev Olabilir Ama Yanlış Politikalar Engel Oluyor” Türkiye'nin sahip olduğu üretim potansiyeline rağmen yanlış planlamalar nedeniyle tarımda hak ettiği noktaya ulaşamadığını ifade eden Kadıoğlu, ihracat odaklı yeni bir tarım vizyonuna ihtiyaç olduğunu söyledi. “Türkiye bereketli topraklarıyla, güçlü çiftçisiyle ve üretim kapasitesiyle dünyanın sayılı tarım ülkelerinden biri olabilir. Ancak plansızlık, öngörüsüzlük ve günü kurtarmaya yönelik politikalar nedeniyle çiftçi üretimden uzaklaşıyor. Yüksek rekolte doğru ihracat politikalarıyla desteklenebilse hem üretici kazanır hem ülke ekonomisi güçlenir. Sorun üretmekte değil, üretileni değerlendirememektedir.” “Çiftçinin Feryadı Artık Görmezden Gelinemez” Tarım sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntıların artık kritik seviyeye ulaştığını belirten Kadıoğlu, çiftçilerin taleplerinin duyulması gerektiğini söyledi. “Çiftçimiz bağırmak istemiyor, sesini duyurmak istiyor. Bugün Anadolu’nun dört bir yanında üretici aynı soruyu soruyor: Üretiyoruz ama neden kazanamıyoruz? Bu sorunun cevabı yıllardır yanlış uygulanan tarım politikalarında saklıdır. Çiftçinin kazanamadığı bir yerde üretim sürdürülemez. Üretimin olmadığı yerde ise gıda güvenliği tehlikeye girer.” “Tarım Milli Güvenlik Meselesidir” Açıklamasının sonunda tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, üreticiyi koruyan politikaların artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyledi. “Tarım ve hayvancılık yalnızca ekonomik faaliyet değildir. Bu alanlar aynı zamanda gıda güvenliğinin, stratejik bağımsızlığın ve milli geleceğin teminatıdır. Kendi çiftçisini koruyamayan ülkeler yarın sofralarındaki ekmeği dahi dışarıdan almak zorunda kalır. Üreten çiftçiyi destekleyen, emeğin hakkını veren, maliyetleri düşüren ve üretimi teşvik eden politikalar vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir. Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin ayakta kalması demektir. Tarım çökerse sadece çiftçi değil, 86 milyon kaybeder.”

MHP Bursa Teşkilatından Güç Gösterisi: Haber

MHP Bursa Teşkilatından Güç Gösterisi:

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Kurban Bayramı Bayramlaşma Programı, yoğun katılım ve sert siyasi mesajlarla gerçekleştirildi. Merinos Atatürk Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonu’nda düzenlenen programda, hem Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalar yapıldı hem de MHP’nin “devletin bekası” konusundaki kararlı duruşu vurgulandı. Bayramın ikinci gününde gerçekleştirilen programa partililer büyük ilgi gösterirken, salonun tamamen dolması dikkat çekti. Program boyunca sık sık “Lider Devlet Bahçeli”, “Ne mutlu Türküm diyene” ve “Ülkücü hareket engellenemez” sloganları atıldı. MHP teşkilatları, birlik ve kararlılık mesajı verirken, konuşmalarda özellikle “Terörsüz Türkiye” vurgusu ön plana çıktı. MHP’nin Bursa Kadroları Tam Kadro Katıldı MHP Bursa İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen programa MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, il ve ilçe teşkilatları, ülkü ocakları temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Programda teşkilat mensuplarının yoğun ilgisi dikkat çekerken, özellikle genç ülkücülerin salondaki coşkulu atmosferi öne çıktı. Bayramlaşma programı adeta siyasi bir gövde gösterisine dönüşürken, MHP’nin Bursa teşkilatlarının saha gücü bir kez daha gözler önüne serildi. İsmet Büyükataman’dan Sert ve Net Mesajlar Programın en dikkat çeken konuşmasını MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman yaptı. Konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileterek başlayan Büyükataman, ülkücü hareketin yalnızca siyasi bir yapı değil, tarihi bir dava hareketi olduğunu söyledi. “Bin yıllık kardeşlik bağlarımızın perçinlendiği bu güzel bayram gününde sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor, her birinize Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin selamlarını ve bayram tebriklerini iletiyorum.” Konuşmasında MHP’nin Türkiye’nin geleceği açısından üstlendiği role dikkat çeken Büyükataman, partinin siyasi çizgisinin hiçbir dönem değişmediğini belirtti. “Milliyetçi Hareket Partisi yalnızca bir siyasi parti olmanın çok ötesinde Türklük davasının merkezidir.” “MHP, 19 Mayıs Ruhunun Taşıyıcısıdır” Büyükataman, MHP’nin tarihsel misyonuna vurgu yaparak partiyi Türkiye’nin milli direniş geleneğinin devamı olarak tanımladı. “Milliyetçi Hareket Partisi, 19 Mayıs 1919’da yanan bağımsızlık meşalesinin taşıyıcısı, 3 Mayıs 1944’te direnen milli ruhun temsilcisidir.” Bu sözlerle MHP’nin yalnızca seçim odaklı bir siyasi hareket olmadığını ifade eden Büyükataman, partinin Türk milliyetçiliğinin siyasi ve ideolojik merkezi olduğunu savundu. Konuşma sırasında salonda sık sık alkışlar yükselirken, partililerin “Bozkurtlar burada” sloganları dikkat çekti. 27 Mayıs ve Ülkücü Şehitler Vurgusu Konuşmasının önemli bir bölümünü ülkücü şehitlere ayıran Büyükataman, 27 Mayıs sürecine ve ülkücü hareketin verdiği kayıplara değindi. “Başta Gümrük ve Tekel Bakanımız Gün Sazak Bey olmak üzere ebediyete intikal eden bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla bir kez daha yad etmek istiyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun inşallah.” MHP’nin tarih boyunca baskılara, suikastlara ve siyasi operasyonlara rağmen geri adım atmadığını söyleyen Büyükataman, ülkücü hareketin “bedel ödeyerek büyüdüğünü” ifade etti. “Önce Ülkem ve Milletim” MHP’nin siyasi anlayışını özetleyen en önemli ilkenin “Önce ülkem ve milletim” olduğunu belirten Büyükataman, partinin Türkiye’nin çıkarları konusunda tavizsiz bir çizgi izlediğini söyledi. “Partimiz ‘önce ülkem ve milletim’ duruşunu son nefese kadar sürdürmeye kararlıdır. Milliyetçi Hareket Partisi dün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin sigortası olmaya devam edecektir.” Büyükataman’ın bu sözleri salonda uzun süre alkışlanırken, MHP’nin Cumhur İttifakı içerisindeki rolüne ilişkin de güçlü bir mesaj olarak değerlendirildi. “Terörsüz Türkiye Teslimiyet Değildir” Konuşmanın en sert bölümlerinden biri ise “Terörsüz Türkiye” hedefiyle ilgili değerlendirmeler oldu. Son dönemde kamuoyunda yürütülen tartışmalara değinen Büyükataman, MHP’nin terörle mücadele konusundaki tavrının net olduğunu söyledi. “Terörsüz Türkiye teslimiyet değildir, taviz değildir. Terörsüz Türkiye tarihi bir dönüm noktasıdır.” MHP’nin etnik ayrımcılığa ve mezhep temelli siyaset anlayışına karşı olduğunu vurgulayan Büyükataman, milli birlik mesajı verdi. “Terörsüz Türkiye; etnik ve mezhep kökenli ayrılıkların karşısında milli birliğimizi ve bin yıllık kardeşliğimizi koruma iradesidir.” Bu açıklamalar, özellikle son dönemde terörle mücadele politikaları üzerinden yürütülen tartışmalara doğrudan yanıt olarak yorumlandı. “MHP Devletin Kırmızı Çizgisidir” Mesajı Program boyunca yapılan konuşmalarda MHP’nin yalnızca bir siyasi parti değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini savunan bir “devlet refleksi” olduğu vurgusu dikkat çekti. Özellikle milli güvenlik, üniter yapı ve Türk milliyetçiliği konularında tavizsiz duruş mesajları verildi. Parti kaynakları, MHP’nin önümüzdeki süreçte özellikle güvenlik politikaları, göç meselesi, anayasa tartışmaları ve terörle mücadele konularında daha sert ve belirleyici bir siyasi dil kullanacağını ifade ediyor. Bayramlaşma Programı Güçlü Birlik Mesajıyla Sona Erdi Konuşmaların ardından partililer tek tek bayramlaşırken, program yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla sona erdi. Salondaki birlik görüntüsü, MHP Bursa teşkilatlarının seçim sürecine yönelik hazırlıklarını hızlandırdığı şeklinde yorumlandı. MHP cephesinde verilen en net mesaj ise şu oldu: “Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin milli birliğinin teminatıdır. Bedel ödeyen ama asla teslim olmayan bir harekettir.”

EBS BURSA’DAN ŞİDDET OLAYLARINA KARŞI MİLLİ SEFERBERLİK ÇAĞRISI Haber

EBS BURSA’DAN ŞİDDET OLAYLARINA KARŞI MİLLİ SEFERBERLİK ÇAĞRISI

Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi, Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılara ilişkin, “Bu şiddet sarmalı bir milli güvenlik meselesi olarak görülmeli ve nesillerin geleceği için milli bir seferberlik başlatılmalıdır” dedi.Bursa Ulu Cami’de Cuma namazını müteakip, Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı, namazı Ali İhsan Çınar Hoca kıldırdı. Programa çok sayıda eğitimci ve vatandaş katıldı. Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi, Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, gerçekleştirdiği basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Siverek'te yaşanan şiddetin şokunu henüz atlatamamışken, Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu'na düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden öğretmenimiz ve öğrencilerimizin acısı yüreğimize bir kez daha kor ateş düşürmüştür. Öğrencilerimizi, eğitimcilerimizi ve eğitim kurumlarımızı hedef alan menfur saldırıları lanetliyoruz. Saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağolsun.”“DİJİTAL TERÖR TEHDİDİNE DİKKAT”Acar, açıklamasının devamında şunları kaydetti: “İnsanlığa, milletine, ailesine faydalı olsun diye gece gündüz demeden çalışıp emek harcadığımız çocuklar sanal dünyaya sızmış dijital terör tarafından öğretmenlerine, arkadaşlarına eğitim kurumlarına yönelen bir saldırgana dönüştürülmektedir. Eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan, kötü emellerine alet eden kirli şebekelerin farkındayız. Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız. Soruna dikkat çekmek ve işimizi yapabilmek için iş bıraktık. Sanal dünyadaki kirli oyunların yönlendirdiği saldırılar karşısında herkesi çocuklarımıza, okullarımıza ve eğitim çalışanlarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz. Velilerimizi çocuklarını sanal tuzaklardan korumaya, yetkilileri ise okul ve güvenlik kavramını yeniden ele almaya davet ediyoruz. Bu doğrultuda kirli mahfiller deşifre olurken müdahaleler de başlamıştır.”koşan felaket tellallarına ise fırsat vermeyeceğiz. Eğitim-Bir-Sen olarak, yaşadığımız bu feci hadiseleri milletimiz için beka sorunu olarak görüyoruz. Milletimizin bekası, gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının can güvenliği bütün mülahazaların üzerindedir. Bu nedenlerle ortak tavır almayı vatani bir görev, ahlaki bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz. Eğitim kurumlarına saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet yakınlarına sabır diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Kılınan gıyabi cenaze namazı, basın açıklamamız ve dua programımıza katılımlarınızdan dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.”diye konuştu.

BBP’den Sert Açıklama: “Okullara Yönelik Saldırılar Artık Milli Güvenlik Meselesidir” Haber

BBP’den Sert Açıklama: “Okullara Yönelik Saldırılar Artık Milli Güvenlik Meselesidir”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların ardından kapsamlı bir açıklama yayımlayarak okul güvenliği, dijital tehditler ve caydırıcı cezalar konusunda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Alfatlı, eğitim kurumlarına yönelik saldırıların artık münferit olaylar olmaktan çıktığını belirterek, bunun doğrudan Türkiye’nin geleceğini hedef alan bir milli güvenlik sorunu haline geldiğini ifade etti. “Milletçe Derin Bir Üzüntü Yaşıyoruz” Açıklamasında önceki gün Siverek’te, ardından Kahramanmaraş’ta meydana gelen olayların toplumda derin bir üzüntü yarattığını belirten Alfatlı, çocukların emanet edildiği okullara yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Evlatlarımızı emanet ettiğimiz, öğretmenlerimizin anne ve baba şefkatiyle görev yaptığı okullarımıza yönelik bu saldırılar artık münferit olaylar olmaktan çıkmıştır.” “Her Kurşun Geleceğimize Sıkılıyor” Okullarda yaşanan şiddetin yalnızca bireylere değil, ülkenin yarınlarına yöneldiğini belirten BBP’li Alfatlı, şu ifadeleri kullandı: “Eğitim yuvalarımızda sıkılan her kurşun; çocuklarımızın umutlarına, toplumsal huzurumuza ve milletimizin geleceğine yöneliktir.” Türkiye Genelinde 1 Haftalık Güvenlik Revizyonu Çağrısı Alfatlı, benzer olayların tekrar yaşanmaması için acil tedbirlerin devreye alınması gerektiğini belirterek tüm Türkiye’de okullarda güvenlik denetimi yapılmasını istedi. Önerilen önlemler şu şekilde sıralandı: Tüm Türkiye genelinde okullarda en az 1 hafta süreyle güvenlik revizyonu yapılması Fiziki ve idari eksikliklerin süratle giderilmesi Okul girişleri ve çevresinde profesyonel güvenlik personeli görevlendirilmesi Gerekli görülen alanlarda kolluk kuvveti desteği sağlanması Dijital Platformlara Karşı Mücadele Çağrısı Açıklamada, çocukları hedef alan dijital tehditlere de dikkat çekildi. Özellikle oyun görünümü altında gençleri radikalleştirme ve yönlendirme riski taşıyan platformlara karşı siber güvenlik birimlerinin aktif mücadele yürütmesi gerektiği belirtildi. “Siber güvenlik birimleri, çocuklarımızı hedef alan dijital mecralara karşı etkin ve kararlı mücadele yürütmelidir.” Sosyolojik ve Psikolojik Boyut Vurgusu BBP, yaşanan olayların yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınmasının yeterli olmayacağını savundu. Açıklamada aile yapısındaki değişim, sosyal medya etkisi, şiddeti normalleştiren içerikler ve gençlerin psikolojik yönlendirmelere açık hale gelmesi gibi unsurların da kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda: Eğitim politikalarının güçlendirilmesi Sosyal destek mekanizmalarının artırılması Denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi çağrısı yapıldı. “En Ağır Cezalar Uygulanmalı” Ekrem Alfatlı’nın açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri de ceza yaptırımları oldu. Eğitim kurumlarına yönelik silahlı saldırıların sıradan suçlar gibi değerlendirilemeyeceğini ifade eden Alfatlı, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. “Kamu vicdanının tesisi için bu fiilleri işleyenler hakkında tahliyesiz müebbet hapis ve idam cezası yaptırımları uygulanmalıdır.” “Devletimizin Gücü Yeterlidir” Devletin gerekli adımları atacak kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan BBP, okul güvenliğinin yalnızca idari bir tercih değil, toplumsal zorunluluk olduğunu kaydetti. “Okullarımızın güvenli limanlar haline getirilmesi bir tercih değil, zorunluluktur.” “Sürecin Takipçisi Olacağız” BBP açıklamasının sonunda, çocukların güvenliği ve eğitim ortamlarının huzuru için atılacak her adımın destekçisi olacaklarını duyurdu. Yaşanan saldırılarda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifa dilekleri iletilirken, kamuoyuna başsağlığı mesajı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.