Hava Durumu

#Mağduriyet

- Mağduriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mağduriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti’den Banka Önünde Dolandırıcılık Protestosu: 5 Maddelik Çağrı Haber

İYİ Parti’den Banka Önünde Dolandırıcılık Protestosu: 5 Maddelik Çağrı

İYİ Parti Bakırköy İlçe Teşkilatı, telefon ve siber dolandırıcılık vakalarında banka müşterilerinin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla banka şubesi önünde basın açıklaması yaptı. İlçe teşkilatı adına konuşan Basın ve Tanıtım Başkanı Taner Saraç, bankacılık sistemindeki güvenlik uygulamaları ile mevcut mevzuatın yeniden ele alınması gerektiğini savundu. Açıklamanın, teşkilata başvurarak dolandırıcılık nedeniyle mağduriyet yaşadığını bildiren bir vatandaşın durumu üzerine gerçekleştirildiği belirtildi. Saraç, benzer vakaların yalnızca bireysel mağduriyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek bankalar, denetleyici kurumlar ve mevzuata ilişkin eleştirilerde bulundu. Bankaların güvenlik önlemlerini eleştirdi Saraç, bankaların müşterilerin hesap güvenliğini sağlamak için daha güçlü ve çok aşamalı kontrol mekanizmaları uygulaması gerektiğini söyledi. Dolandırıcılık vakalarında olağan dışı para transferleri ile kredi işlemlerinin daha etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini savunan Saraç, bazı olaylarda dolandırıcıların mobil bankacılık üzerinden kredi kullanıp parayı farklı hesaplara aktarabilmesinin güvenlik sistemlerinin sorgulanmasına neden olduğunu belirtti. Saraç ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun tüketicilerin korunması açısından yeniden düzenlenmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. BDDK ve başvuru süreçleri gündeme getirildi Basın açıklamasında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) denetim süreçleri de eleştirildi. İYİ Parti heyeti, dolandırıcılık mağdurlarının savcılığa başvurmasının ardından Türkiye Bankalar Birliği Hakem Heyeti sürecinde karşılaştığı öne sürülen sorunların giderilmesini istedi. Mevcut uygulamalarda vatandaşların hak arama yolları arasında çelişkiler bulunduğunu savunan Saraç, mağdurların hem adli makamlara başvurabilmesinin hem de diğer hak arama mekanizmalarından yararlanabilmesinin önünün açık tutulması gerektiğini söyledi. Meclis için 5 maddelik düzenleme çağrısı İYİ Parti Bakırköy İlçe Teşkilatı, telefon ve siber dolandırıcılıkla mücadele kapsamında beş başlık altında taleplerini açıkladı: Bankacılık sistemindeki dolandırıcılık iddialarının şeffaf biçimde incelenmesi,Veri güvenliği konusunda ihmali veya sorumluluğu bulunanların araştırılması,5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda hesap sahiplerinin korunmasını güçlendirecek düzenlemeler yapılması,Savcılığa yapılan suç duyurularının TBB Hakem Heyeti'ne başvuru hakkının önünde engel oluşturmaması,Dolandırıcılık nedeniyle zarara uğrayan banka müşterilerinin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik bir mekanizma oluşturulması. Saraç, taleplerin yasal düzenlemeye dönüştürülmesi için konunun TBMM gündemine taşınmasını istediklerini belirtti. Basın açıklamasının ardından protesto sloganlarla sona ererken İYİ Parti heyeti, telefon ve siber dolandırıcılık mağdurlarının yaşadığı sorunları gündemde tutacaklarını ve konunun takipçisi olacaklarını açıkladı.

YENİKÖY MAHALLESİ'NİN ORTAK ATM TALEBİ GÜNDEMDE: "BANKACILIK HİZMETİ LÜKS DEĞİL, TEMEL BİR İHTİYAÇTIR" Haber

YENİKÖY MAHALLESİ'NİN ORTAK ATM TALEBİ GÜNDEMDE: "BANKACILIK HİZMETİ LÜKS DEĞİL, TEMEL BİR İHTİYAÇTIR"

Orhangazi'nin en yoğun nüfusa sahip mahallelerinden biri olan Yeniköy Mahallesi'nde yıllardır dile getirilen önemli bir sorun, vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Mahallede herhangi bir bankaya ait ATM'nin bulunmaması nedeniyle vatandaşlar, en temel bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilmek için ilçe merkezine gitmek zorunda kalıyor. İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, Yeniköy Mahallesi sakinlerinin haklı talebini kamuoyuyla paylaşarak, ilgili kurum ve kuruluşları mahallede ortak ATM kurulması için harekete geçmeye davet etti. "VATANDAŞLAR BANKACILIK HİZMETİNE ULAŞMAK İÇİN KİLOMETRELERCE YOL GİDİYOR" Teknolojinin ve dijitalleşmenin hızla geliştiği günümüzde bankacılık hizmetlerine erişimin temel bir vatandaşlık hizmeti haline geldiğini belirten Bülent Bakış, Yeniköy Mahallesi'nde yaşayan vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığını söyledi. Mahalle sakinlerinin; Emekli maaşlarını çekebilmek, Sosyal yardım ve destek ödemelerini alabilmek, Para yatırma işlemlerini gerçekleştirebilmek, Fatura ve diğer bankacılık işlemlerini yapabilmek, için ilçe merkezine gitmek zorunda kaldığını ifade eden Bakış, bu durumun özellikle belirli kesimler açısından ciddi sorunlar doğurduğunu belirtti. YAŞLILAR VE ENGELLİ VATANDAŞLAR DAHA FAZLA MAĞDUR OLUYOR Yeniköy Mahallesi'nde ATM bulunmamasının en büyük mağduriyetini yaşlı vatandaşlar, emekliler ve engelli bireylerin yaşadığını vurgulayan Bakış, ulaşım imkânlarının herkes için aynı olmadığını söyledi. Özellikle; Özel aracı bulunmayan vatandaşlar, İleri yaşta olan emekliler, Engelli bireyler, Düzenli olarak bankacılık işlemi yapmak zorunda kalan mahalle sakinleri, ATM hizmetlerinin bulunmaması nedeniyle hem zaman hem de maddi kayıp yaşamak zorunda kalıyor. Vatandaşların yalnızca para çekmek için ilçe merkezine gitmek zorunda kalmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade eden Bakış, modern şehircilik anlayışında temel hizmetlerin vatandaşın ayağına götürülmesi gerektiğini belirtti. "ORTAK ATM UYGULAMASI EN DOĞRU ÇÖZÜM" İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, Yeniköy Mahallesi'nde tek bir bankaya ait ATM kurulmasından ziyade tüm bankaların ortak kullanımına açık bir Ortak ATM sisteminin hayata geçirilmesinin daha verimli ve ekonomik bir çözüm olacağı ifade edildi. Ortak ATM uygulaması sayesinde vatandaşlar; Birden fazla bankanın hizmetlerinden yararlanabilecek, Para çekme ve yatırma işlemlerini mahallelerinde gerçekleştirebilecek, İlçe merkezine gitme zorunluluğundan kurtulacak, Ulaşım masraflarından tasarruf sağlayabilecek. NÜFUS HER GEÇEN GÜN ARTIYOR Yeniköy Mahallesi'nin Orhangazi'nin en yoğun nüfuslu mahallelerinden biri olduğuna dikkat çeken Bülent Bakış, mahalledeki nüfus artışının bankacılık hizmetlerine olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırdığını ifade etti. Bakış, günümüzde ATM hizmetlerinin yalnızca bankacılık işlemlerinden ibaret olmadığını belirterek, ATM'lerin vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıran önemli bir kamu hizmeti niteliği taşıdığını söyledi. "Bankacılık hizmetlerine erişim artık bir ayrıcalık değil, temel bir ihtiyaçtır. Nüfusu her geçen gün artan Yeniköy Mahallemizin bu hizmetten mahrum bırakılması kabul edilemez." İLGİLİ KURUMLARA ÇAĞRI İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, başta bankalar olmak üzere ilgili tüm kurumlara çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Mahallemizde yaşayan vatandaşlarımızın uzun süredir dile getirdiği bu haklı talebin bir an önce karşılanmasını istiyoruz. Başta ilgili bankalar olmak üzere Türkiye Bankalar Birliği ve konuyla ilgili tüm kurumları Yeniköy Mahallesi'nde ortak ATM kurulması için gerekli çalışmaları başlatmaya davet ediyoruz." Bakış, yerel yönetimler ve ilgili kurumların vatandaşların günlük hayatını kolaylaştıracak hizmetlere öncelik vermesi gerektiğini vurguladı. "TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ" İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanlığı, Yeniköy Mahallesi sakinlerinin bu haklı talebinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, bankacılık hizmetlerine erişimin temel bir vatandaşlık hakkı olduğunu ifade etti. Mahalle sakinlerinin beklentisinin oldukça makul ve uygulanabilir olduğuna dikkat çeken Bülent Bakış, ortak ATM uygulamasının hayata geçirilmesiyle birlikte hem vatandaşların mağduriyetinin giderileceğini hem de kamu hizmetlerinin vatandaş odaklı anlayışla sunulmasına önemli bir katkı sağlanacağını söyledi. "Yeniköy Mahallesi'nin talebi nettir" "Vatandaşlarımız maaşını çekebilmek, parasını yatırabilmek ve en temel bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilmek için kilometrelerce yol gitmek zorunda kalmamalıdır. Yeniköy Mahallesi'nin ortak ATM talebi haklı ve meşrudur. Bu talebin takipçisi olmaya devam edeceğiz." Yeniköy Mahallesi sakinleri ise, yıllardır dile getirdikleri ATM talebinin ilgili kurumlar tarafından dikkate alınmasını ve mahallelerine en kısa sürede ortak kullanım alanına sahip bir ATM kazandırılmasını bekliyor.

Çekirge’de asfalt tepkisi: Vatandaş çözüm bekliyor Haber

Çekirge’de asfalt tepkisi: Vatandaş çözüm bekliyor

Osmangazi Belediyesi'ne aylar önce iletilen asfalt ve yol tadilat taleplerine verilen cevaplar, Çekirge Mahallesi'nde tartışmaya neden oldu. Belediyenin incelemelerinde bazı yollar için sit alanı, özel sıralı yetki ve yetki sınırları açıklanırken, mahalle sakinlerinin yıllar içinde yollarının yenilenmesi için tarih somut ve çözüm planı talep ediliyor. Bursa'nın Osmangazi ilçesine bağlı Çekirge Mahallesi'nde yıpranan belgesi ile ilgili yeterliliğin başvurularının ardından belediyeden gelen yanıtlar, yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Mahalle aralıkları, çok sayıda sokakta asfaltların uzun süre yenilenmediğini, mevcut bozulmaların ise zaman zaman yapılan yamalarla giderilmeye çalışıldığını belirterek, kapsamlı bakım ve asfalt çalışmasını istedi. Başvurularda Kadıköşkü, Gonca Gül, 1. Meşelik, Çimenli, 3. Dağ, 3. Tepe, 2. Çamlı, Gül, Esen, Çelik, Çevik, Şahin ve Çinici sokaklarının yanı sıra farklı güzergâhlarda da yol düzenlemesi talep edildi. Belediyeden farklı gerekçeler 15 Mayıs 2026 tarihindeki 10586091 kullanım başvurusuna ilişkin belediye incelemesinde bazı sokakların imar planındaki statülerine ve mülkiyet durumlarına dikkat çekildi. Fen İşleri Müdürlüğü'nün değerlendirmesine göre Çimenli, 3. Dağ, 3. Tepe, 2. Çamlı, 1. Meşelik ve Selvinaz sokaklarının bazı bölümleri 1. derece doğal sit alanı içerisinde bulunmaktadır. Gül, Çinici, 3. Esen, 1. Çevik, 3. Şahin, 5. Çimen ve Mehmet Çıkmazı için ise 3. derece doğal sit sınırı ve özel mülkiyet durumlarına işaret edildi. Mustafa Sokak'ın ayrıcalıklı oturma alanında, Eskicioğlu Sokak'ın ise özel sınırlarında tutulduğu belirtildi. Hamam Caddesi için Büyükşehir Belediyesi işaretlemesi yapıldı Belediyenin cevabında Hamam Caddesi açısından ise yetki konusu öne çıktı. Güzergâhın ana arter niteliğinde olduğuek, yol üzerindeki görev ve sorumluluğun Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğu ifade edildi. Kadıköşkü ve Gonca Gül sokaklarının ise ihaleler kapsamındaki çalışmalar programı kapsamında değerlendirileceği bildirildi. Vatandaşların kafasındaki soru: “Bu tarihsel süreçte nasıl asfaltlandı?” Belediyenin gerekçeleri mahalle sakinlerini ikna etmiş değil. Çekirge'de yaşayanların, bugün sit alanı veya farklı mülkiyet statüleri nedeniyle çalışma yapılamadığı belirtilen bazı tarihlerde geçmiş yıllarda yol açma, düzenleme ve asfaltlamanın gerçekleştirildiğini hatırlatıyor. Mahalle sıcaklıkları bu nedenle, “Madem bu alanlarda hukuki engeller var, geçmişte bu yollar nasıl yapıldı ve asfaltlandı?” ayrıntıların yanıtlanması istiyor. Vatandaşlara göre sorun yalnızca asfaltın yenilenip yenilenmeyeceği değil. Yıllardır kullanılan yolların mevcut parçaları hangi kurum tarafından ve hangi çalışmanın iyileştirilip açık bir şekilde ortaya konulması gerekiyor. “Yetki tartışması yerine çözüm istiyoruz” Mahalle sakinlerinin, belediyelerin yetki sınırlarının bulunabildiğini kabul ederken, farklı kişilerin sorumluluk alanlarındaki koordinasyonun sürdürülmesini savunuyor. Özellikle Osmangazi Belediyesi ile Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğundaki bağlantılar konusunda ortak çalışma yapanların, kurumlar arasındaki görev paylaşımının kendi açısından bir sakatlık tazminatına dönüşmemesi dileğini sunuyor. Vatandaşların talebi, “Bu yolun kimin sorumluluğunda?” Bunların ötesinde, “Bu yol ne zaman yapılacak?” sorularına yanıt verin. Çekirge'de hizmet seviyesi yükseliyor Mahalle nüfus, seçimlerde belediyeye yüksek oranda destek verildiğini hatırlatarak hizmet beklentilerini de dile getiriyor. Bazılarının, Çekirge'nin köklü yüksek oylarına rağmen özellikle yol ve altyapı konusunda yeterli hizmet alamadıklarını savunuyorlar. Mahalledeki tepkinin programında ise belediyenin verdiği yanıtların çözüm takviminin içermemesi mevcut. Vatandaşlar, belediyeden yalnızca mevcut engellerin sıralanması değil, bu engellerin aşılması için hangi kurumların görüşüleceğini ve hangi kişilerin saklandığının açıklanmasını istiyor. Gözler somut çalışma takviminde Yaklaşık üç ay önce başlayan başvuru sürecinin ardından Çekirge sakinlerinin artık somut bir yol haritasına dönüşmüş durumda. Mahallede hangi sokakların belediye tarafından yenileneceği, hangi güzergâhlarda Büyükşehir Belediyesi'nin devreye gireceği, sit alanı veya özel mülkiyet nedeniyle çalışma yapılamayan bölge için nasıl bir yöntemle uygulanacağı merak ediliyor. Çekirge, yıllar boyunca kullanılan ve zaman içinde yıpranan yollar için herkesin sorumluluğu tartışmasına katılmadan bir araya gelerek ve vatandaş odaklı, takvim belli bir çözümün ortaya çıkmasını bekliyor. Mahallede gözler şimdi belediyelerden gelecek yeni adımlara çevrilmiş durumda.

Gürsu’da Piknik Alanlarının Kapanması Tartışma Yarattı: “Çalışmalar Neden Yazın Yapılıyor?” Haber

Gürsu’da Piknik Alanlarının Kapanması Tartışma Yarattı: “Çalışmalar Neden Yazın Yapılıyor?”

Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman, ömrünün uzun süredir devam ettiği açıkta bulunan piknik alanlarıyla ilgili eleştirilerde bulundu. Ağırman, saldırılara karşı belirtilerin gösterdiği savaşçıların yazlıklarının denk gelmenin dayanıklı olduğunu savundu. BURSA – Gürsu'da genel olarak yaz aylarında kullanılan piknik ve dinlenme halinde kalma nedeniyle aylardır kapalı olması siyasi tartışmaya konu oldu. Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman, Hastane Yolu üzerinde ve halk arasında “Top Sahası” olarak bilinen bölgede bulunan piknik yapıldığına ilişkin açıklama yaptı. Vatandaşlardan konuyla ilgili çok sayıda şikayet aldıklarını belirten Ağırman, sorunun ortaya çıktığı kişinin kendisi olmadığını, saldırganların planlanma zamanı olduğunu söyledi. “YATIRIMA DEĞİL, ZAMANLAMAYA İTİRAZIMIZ VAR” Gürsu'da sosyal araçların önemli olduğunu ifade eden Ağırman, belediyelerin yaşam standartlarını yükseltecek yatırımlar yapmayı desteklediklerini belirtti. Ancak rekor düzeyde olan bu bölgelerde aşırı ihtiyaç vardı yaz döneminde yaygınlaşmanın planlama bakış açısının sorgulanması savunan Ağırman, "Kış boyunca neden yapılmadı?" konuyla ilgili olarak taşındı. Ağırman, açıklamasında, gözenekli çocuklarıyla birlikte vakit harcamak ve piknik yapmak için aralıkların yaz aylarında aralıkların genişlemesinin oluşmasını diledi. “KAMU HİZMETİNDE ZAMANLAMA DA ÖNEMLİ” Kamu yatırımlarında yalnızca üretimin yapılmadığını, hizmetin hangi dönemde gerçekleştirildiğinin de dikkate alınmadığını belirten Ağırman, özellikle Gürsu'da yeşil ve sosyal alan ihtiyacının bulunduğunu ifade etti. Ağırman, yaz programlarının yoğun şekilde kullanıldığını, uzun süreli hizmet verememesinin doğru bir planlama olmadığını savunarak, askerlerin mümkün olduğunca düşük olduğu dönemlerde gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. TADİLATİN BİTİŞ TARİHİ AÇIKLANSIN ÇAĞRİSİ Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman, resmi olarak devam eden kayıtların ne zaman tamamlanacağının kamuoyuna açıklanmasını istedi. Vatandaşların kaza nedeniyle arızalanması Ağırman, sürenin tamamlanması takviminin net şekilde paylaşılmasının beklentileri karşılama açısından önemli olduğunu ifade etti. “GÜRSU HALKI HİZMET BEKLYOR” Ağırman, Gürsu'nun fiziksel hizmet talebinin doğal olarak belirtildiğini, elindeki sosyal alanların erişiminin kolaylaştırılmasının gerektiğini söyledi. Açıklamasında hizmet anlayışının yalnızca yatırım yapmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Ağırman, planlama, zamanlama ve vatandaşın günlük yaşamına etkilerinin de dahil olmaması dile getirildi. “SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” Anahtar Parti Gürsu İlçe Seçimi olarak gündemden gelen patlama önerisini taşımaya devam edeceklerini belirten Ağırman, piknik bölümlerinin sürekli tamamlanma süreçlerini takip edeceklerini söyledi. Ağırman, kişilerden oluşan salgınların hızlandırılması ve sürekli olarak benzer hizmetlerin kullanım yoğunluğu ile mevsim şartlarının gözlenmeden planlanması istendi. Ağırman, açıklamasının sonunda Gürsu'daki miktarın gösterilmediğini belirterek, “Gürsu parçacık sesi duyulmalıdır” mesajını verdi.

“İmar Yasasına Takılanlar”dan İmar Affı Çağrısı: Milyonlarca Yapı İçin Düzenleme Talebi Gündemde Haber

“İmar Yasasına Takılanlar”dan İmar Affı Çağrısı: Milyonlarca Yapı İçin Düzenleme Talebi Gündemde

İmar mevzuatındaki uygulamalar nedeniyle aksaklık yaşadığını belirten ve “İmar yasalarına Takılanlar Derneği” ülkeleri, Türkiye çapındaki ulusal yapıyı gördükleri imar sorunlarına ilişkin ayrıntılı bir düzenleme programında bulundu. Dernek Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, mevcut kurulumların ayrıntılı verileri ve şehir çeperlerinde yaşayanların zor durumda olmalarını ifade ederek, acil bir “imar affı” ya da yasal güncelleme bölümlerine dikkat çekti. Hacıoğlu, yaptığı açıklamada imar mevzuatının mevcut muhafaza süresinin yaşam alanını korumakta yetersiz kaldığını savunarak, çok sayıdaki yıkım kararlarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Açıklamalarda, “8 milyon ev yıkılacak” iddiası ileri sürülürken, bu yapıların önemli bir parçadan oluşan, kendi imkânlarıyla inşa edilmiş konutlardan oluştuğu ifade edildi. “Yarım değil, çözüm odaklı kapsamlı” Dernek, yıkım kararlarının yalnızca fiziksel yapıda olmadığını, aynı zamanda ailelerin ekonomik ve sosyal yaşamlarının da derinden iyileşmesini vurguladı. Açıklamalarda, büyüklükten farklı boyutlardaki konutların — 1+1, 2+1, 3+1 ya da müstakil yapılar — çok sayıda kişisel ihtiyaçların yılı inşa edildiği yapısalek, bu yapıların doğrudan yıkıma tabi kırılmanın ağır hasarlara yol açtığı savunuldu. Hacıoğlu, özellikle kırsal olaylardaki yapılaşma sorunlarına dikkat çekerek, “hobi bahçeleri” ve benzeri mesafelerin ötesinde daha geniş bir toprak kullanımı ve yapılaşma sorunlarının bulunduğunu ifade etti. Köylerin boşalması ve kırsal yaşamının zayıflamasıyla birlikte, mevcut kalıcılığı cezalandıran bir sonuç doğurduğu iddia edildi. “Toplumsal mağduriyet büyüyor” vurgusu Açıklamalarda, imar uygulamalarının ulusal vatandaşların uygulayacağı ve mevcut düzenlemelerin günümüzde cevap vermediği savunuldu. Dernek, özellikle deprem gerçeğiyle birlikte yapı güvenliğinin kesintisini kabulle birlikte, çözümün yalnızca yıkım üzerinden ilerlemesi gerektiğini belirtti. Vatandaşların kendi imkanlarıyla inşa edilen yapılar nedeniyle cezalandırılmaması gerektiği şekilde ifade edilirken, imar mevzuatının hem güvenlik hem de sosyal gerçekliklerin gözlemlenerek yeniden düzenlenmesi yapıldı. İmar düzenlemesi ve tartışmaları yeniden gündemde Türkiye'de daha önce de farklı dönemlerde gündeme gelen “imar affı” tartışmaları, bu son açıklamalarla birlikte yeniden kamuoyunun dikkatine geldi. Özellikle kırsal alanlarda ve plansız yapılaşmanın yoğun olduğu yerde yaşanan mesafenin çözümü için kalıcı bir şekilde büyütülmüş çerçeveye dönüştürülüyor. Dernek belirtileri, mevcut durumda yalnızca hukuki bir sorun değil, ayn

Yargıtay’dan Milyonlarca Emekliyi İlgilendiren Kritik Karar: “Son 2520 Gün” Tartışmasında Dikkat Çeken Gelişme Haber

Yargıtay’dan Milyonlarca Emekliyi İlgilendiren Kritik Karar: “Son 2520 Gün” Tartışmasında Dikkat Çeken Gelişme

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nda karma primi bulunan sigortalıları yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Karar, özellikle 1 Ekim 2008 öncesinde sigorta girişinde bulunan ve bakış açılarının anlaşılmasında emsal kapsamında taşıyabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. SSK Şartlarını Tamamladı, Bağ-Kur'dan Emekli Edildi Davaya konu olan yurttaşın toplamda; 6 bin 730 gün SSK (4A), 450 gün Emekli Sandığı, 2 bin 92 gün ise Bağ-Kur (4B) primi kazanımdu. Emekli vatandaş, oğlunun 7 yıllık prim süresinde Bağ-Kur günlerinin fazla olması nedeniyle Bağ-Kur kapsamında emekli olduğunu belirterek yargıya başvurdu. Ancak yurttaş, SSK kapsamında emeklilik için gerekli olan 25 yıl sigortalılık süresi ve 5 bin prim gününü çok daha önce tamamladığını, buna rağmen yaklaşık 1 yıl emekli olduğunu ve daha düşük maaşa bağlandığını ileri sürdü. İlk Derece Mahkemesi Vatandaşı Hakkı Buldu Davayı inceleyen İlk Derece Mahkemesi, vatandaşın talebini haklı bularak şu kararı verdi: “01.04.2002 tarihi itibarıyla yalnızca 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetler nedeniyle aylık bağlanmanın tespitine…” Ayrıca; 8 bin 654 TL fark aylık, 6 bin 692 TL faiz tutarı kesinlikle kararderek ödeme yapılmasına karar verdi. İstinaf Mahkemesi de Kararı Onadı Dosya daha sonra İstinaf Mahkemesi'ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi'nin ücreti hukuka uygun bularak onadı. Yargıtay Kararı Bozdu Ancak dosyanın taşındığı Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, “kurum soruşturmalarından oluşan usuli kazanılmış hak”ın iptal edilmesi kararını bozdu. Bunun üzerine dosya yeniden İlk Derece Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme ise önceki kararında direnerek vatandaşın hükmünü korudu. Son Sözü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Söyledi Uyuşmazlığın ardından dosya bu kez Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun önüne geldi. Genel Kurul, İlk Derece Mahkemesi'nin direncini değiştirmeyen hukuka uygun buldu. Kurul kararında, dava dilekçesindeki iddiaların değerlendirilmesi nihai vatandaşın talebinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı ifade edildi. SGK Uzmanı Erdursun: “Çok Önemli Bir Karar” Kararı değerlendiren SGK Uzmanı Özgür Erdursun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Önemli bir yargılama kararı. Bu karara göre emeklilikte son 2520 prim gün sayısı içinde en çok hangi statüden prim var ise o statüye göre değil, toplam gün sayısı hangi statüden ise o statünün koşulları ile emekli olunur." “Son 2520 Gün” Kuralı Nedir? 30 Eylül 2008 tarihinden önce sigortalı kişilerin emeklilik sistemleri belirlenirken “son 2520 prim günü” kuralı uygulanıyor. Bu sisteme göre; Oğlum 2520 gün içinde hangi statüde daha fazla prim varsa, Kişi o statünün şartlarına göre emekliye ayrılıyor. Örneğin son dönemde Bağ-Kur primi 1260 günü bir kişi, daha önce SSK şartlarını tamamlamış olsa bile Bağ-Kur'dan emekli olabiliyor. Ancak Bağ-Kur'dan ayrılan maaşların çoğu zaman SSK'ya göre daha düşük olması, yıllar boyu ciddi mağduriyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Karma Prim Ödeyenler İçin Emsal Olabilir Uzmanlara göre bu karar; SSK şartlarını daha önce bildirdi, ancak son prim günleri nedeniyle Bağ-Kur'dan emekli oldu, Daha düşük maaşlı olduğunu düşünüyor Çok sayıda emeklilik açısından emsalsizdir. 1 Ekim 2008 Sonrası Sistem Değişti 1 Ekim 2008'den sonra ilk kez sigortalı olanlarda farklı bir sistem uygulanıyor. Yeni sisteme göre artık: Son 2520 gün değil, Toplam çalışma hayatı boyunca hangi statüde daha fazla prim varsa, bağımsızlık veya statüsü üzerinden belirleniyor.

ÇATALTEPE’DE SABIR TAŞTI: “17 YILDIR OYALANIYORUZ, ARTIK HESAP SORULSUN” Haber

ÇATALTEPE’DE SABIR TAŞTI: “17 YILDIR OYALANIYORUZ, ARTIK HESAP SORULSUN”

Bursa'nın Kestel ilçesinde yıllardır çözülemeyen Çataltepe Sanayi Sitesi krizi, artık yalnızca bir proje sorunu değil; biçiminde açık bir yönetim ve güven krizi olarak tanımlanıyor. 2008 yılında umutla başlayan süreç, aradan geçen 17 yıla rağmen netliğe kavuşmazken, sahadan yükselen ses bu kez çok daha sert ve net: “Bu başarı sürdürülemez.” ÇATSANDER Başkanı Zekai Akdoğan, Başkanvekili ve Dokumacılar Oda Başkanı Aydın Çitil ile ÇATSANDER Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş, açıklamalarda sürecin geldiği noktayı “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, artık söz verilmediğini vurguladı. “BU BİR GECİKME DEĞİL, DOĞRUDAN MAĞDURİYETTİR” Başkan Zekai Akdoğan, 2008 yılında hak sahibi olan bağımsız esnafın ödeme yaparak bugünün performansları içinde kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu tabloyu 'gecikme' diye tarif etmek gerçeği örtmektir. Bu açık bir mağduriyettir. İnsanlar yıllar önce alınan teriyle ödeme yaptı, karşılığı alamadı. Daha da vahimi, bazı hakların el değiştirdiğine ciddi iddialar var. Eğer doğruysa bu sadece idari bir sorun değil, çok daha ağır bir tablodur." Akdoğan, kayıtların ve hak sahipliği listelerinin şeffaf biçimde açıklanmamasını da sert sözlerle eleştirdi: "Ortada bir liste varsa açıklayın. Yoksa neden yok, onu açıklayın. Kapalı kapılar ardında yürüme süreci yok kabul etmiyoruz." AYDIN ​​ÇİTİL: “ESNAFİN SABRİ TÜKENDİ, GÜVEN YERLE BİR OLDU” Başkanvekili ve Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil ise özellikle 2019 sonrasındaki süreç süreçlerini karşılamadığını açık bir dille ifade etti: "Her yeni dönemde 'çözüm geliyor' denildi ama sahada durumu bir şey olmadı. Bugün geldiğimiz noktada esnafın sabri tükendi. Güven duygusu ciddi şekilde zarar gördü. Bu sadece ekonomik bir değil, aynı zamanda kurumsal itibar kaybıdır." Kooperatif yapısı üzerinden sürdürülen yeni tartışmaların doğurduğunu vurgulayan Çitil, sürecin daha fazla karmaşık hale getirilmesine tepki gösterdi: "Sorunu çözmenin yerine büyüten hiçbir yöntem kabul etmiyoruz. Bu iş ağı, açık ve denetlenebilir şekilde çözülmek zorundadır." MEHMET KUŞ: “ARTIK MUĞLAKLIK DEĞİL, SOMUT TAKVİM İSTİYORUZ” ÇATSANDER Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ise açıklamalarda doğrudan çözüm çağrısı yaptı: "Yıllardır aynı cümleler açılır. Artık muğlak ifadelerle oyalanmak istemiyoruz. Net bir takvim açıklansın, kim hak sahibi açıkça ortaya konulsun, havalandırmaler şeffaf şekilde yapılsın. Bu kadar basit." Kuş, tüm süreçte bağımsız denetimin genişletilmesi de vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Eğer ortada temiz bir süreç varsa denetimden neden kaçınılıyor? Her şeyin hukuk zemininde, herkesin gözü önünde yürütülmeli." “SESSİZLİK KABİL EDİLEMEZ” Üç isim de ortak açıklamalarda ilgili kurumlara doğrudan çağrıda bulunarak, sürecin artık ertelenemez bir tanesinin geldiğini belirtti: "Bu kadar büyük bir muafiyet karşısında sessiz kalınamaz. İddialar araştırılmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalı ve çözüm için somut adımlar atılmalıdır." BURSA KAMUOYU TEK SES: ÇÖZÜM GEÇİKEMEZ Çataltepe Sanayi Sitesi'nde yaşananlar, artık bireysel şikayetlerin dağılımının bütünüyle Bursa genelinde takip edilen bir Meseleye dönüşmüş durumda. Uzmanlara göre bu tür uzun süreli performanslar, sadece bugünün dışındaki yatırımları da tehdit ediyor. Gelinen mesajın netliği: Şeffaflık, adalet ve kesin çözüm. Aksi halde Çataltepe, yalnızca bir sanayi sitesi sorunu olarak değil; Türkiye'de yönetim anlayışının ve hesap vermenin sorgulandığı sembolik bir kriz olarak anılmaya devam ediliyor.

Hobi Bahçeleri Üzerinden Mülkiyet Haklarımızı Gasp Ediyorsunuz! Haber

Hobi Bahçeleri Üzerinden Mülkiyet Haklarımızı Gasp Ediyorsunuz!

İmar tartışmalarının parçaları sıkışan “hobi bahçeleri” başlığı, aslında her yıl kangrene dönüşmüş devasa bir esnek parçalanma üzerini örten bir perde olmaktan öteye geçemiyor. İbrahim Hacıoğlu, yaptığı sert ve özet açıklamalarla bu perdenin aralanması açıklamasını vurgulayarak, konunun yalnızca birkaç bahçe parselinden ibaret olmadığını, doğrudan doğruya milyonların hayatlarının derin bir yönetim ve planlama sorununun ortaya çıkmasının önüne serdi. Hacıoğlu'nun ifadelerine göre kamuoyunda ya da bilinçsiz şekilde daraltılan tartışma zemini, gerçeklerle çarpışıyor. “Hobi bahçeleri” hakkında anlatılanlar üzerinden yapılan tartışmalar, aslında sistematik olmayan planlama yapmadığı konularda geliştirilen kişinin fiili bakımına bakmadan gelinmesinin bir sonucu. Bu durum, sadece bir imar seçeneği değil; sosyal, ekonomik ve hukuki boyutları olan çok katlı bir kriz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilen “vatandaş mağdur olmayacak, orta yol bulunacak” yaklaşımı, ilk bakışta umut verici bir çerçeve çizse de, sahadaki gerçeklik bu söylemin henüz somut ve kapsayıcı bir politikaya dönüşemediğini ortaya koyuyor. Kaçak yapılaşmanın önlenmesi, tarım arazilerinin korunması ve vatandaşın yatırımının heba edilmemesi gibi üç kritik başlık arasında sıkışan çözüm arayışı, hâlâ net bir yol haritasına kavuşabilmiş değil. Ancak asıl çarpıcı olan, bugüne kadar sorulmaktan kaçınılan soruların ağırlığı. Köy yerleşimlerinde yıllardır yaşayan vatandaşların hukuki statüsü ne olacak? İmar planı yapılmamış bölgelerde süregelen belirsizlik daha ne kadar devam edecek? 2018 yılında verilen yapı kayıt haklarının iptaliyle ortaya çıkan derin mağduriyet nasıl giderilecek? Deprem korkusuyla kırsala yönelen ve güvenli bir yaşam arayışına giren vatandaşların kaderi neye göre belirlenecek? Gelinen noktada mesele artık teknik bir “kaçak yapı” tartışması olmaktan çıkmış durumda. Asıl mesele, devletin planlama yapmadığı alanlarda doğan yaşamın hukuki bir zemine oturtulup oturtulamayacağıdır. Bu gerçeklik görmezden gelindikçe, sorun çözülmek yerine daha da büyüyor. 2018 yılında verilen hakların sonradan geri alınması ise krizi daha da derinleştiren bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor. Aynı koşullarda bulunan vatandaşlar arasında oluşan eşitsizlik, sadece ekonomik bir adaletsizlik yaratmakla kalmadı; devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisini de ciddi biçimde sarstı. Bugün gelinen noktada bu güvensizlik, çözüm üretmenin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. Hacıoğlu’nun en sert eleştirilerinden biri ise parçalı ve günü kurtarmaya yönelik yaklaşımlara yönelik. Hobi bahçeleri için “orta yol” aranırken, aynı durumda olan milyonlarca yapı kayıt mağdurunun görmezden gelinmesini “eksik ve yanlış” olarak nitelendiriyor. Ona göre, yapı kaydını dışlayan herhangi bir düzenleme, sorunun özünü ıskalamaktan başka bir anlam taşımıyor. Dernek tarafından önerilen çözüm ise net: Parça parça müdahaleler yerine, bütüncül bir imar ve yapı kayıt reformu. Plansız alanların planlanması, mevcut yapıların denetlenerek kayıt altına alınması, uygun yapıların ekonomiye kazandırılması ve riskli yapıların dönüşüm kapsamına alınması gerektiği vurgulanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca vatandaşın mağduriyetini gidermekle kalmayacağı; aynı zamanda devletin gelirlerini artıracağı ve tarım arazilerinin korunmasına da katkı sağlayacağı ifade ediliyor. Bu çerçevede yapılan çağrı ise oldukça sert ve açık: Yetkililer, sadece belirli başlıklara odaklanan dar çözümlerden vazgeçmeli. Hobi bahçeleri için geliştirilecek herhangi bir model, aynı sorunu yaşayan tüm yapı kayıt mağdurlarını kapsayacak şekilde genişletilmeli. Aksi takdirde atılacak her adım, sorunu çözmek yerine daha da derinleştirecek. Sonuç olarak bu mesele, teknik bir imar tartışması değil; doğrudan doğruya toplumsal bir gerçekliktir. Siyasi tartışmaların politikalarının sonuçlarının geçtiği bu sorun, ancak ortak akıl, adalet ve prosedürlerle çözülebilir. Aksi halde, görmezden gelinen onun yapısı, aslında büyüyen bir toplumsal ücret sessiz kalmaya devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.