Hava Durumu

#Kültür Merkezi

- Kültür Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partili Melih Şen’den Mahfel Çıkışı: “Bursa’nın Hafızası Ticari Kaygılara Kurban Edilemez” Haber

Zafer Partili Melih Şen’den Mahfel Çıkışı: “Bursa’nın Hafızası Ticari Kaygılara Kurban Edilemez”

Zafer Partisi Yıldırım İlçe Başkanı Melih Şen , Setbaşı'nın simge yapılarından tarihi Mahfel'in geleceğine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Mahfel'in yalnızca ticari bir işletme olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Şen, tarihin her döneminde Bursa'nın kent ve milli hafızasındaki kullanımının korunmasının gerçekleştirildiğini söyledi. Mahfel'in geçmişinin 1870'li yıllara kadar uzandığını, farklı dönemlerde Bursa'nın sosyal ve kültürel çeşitliliği önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Şen, tarihi yapıların kullanımının kararların kamuoyundan kopuk şekilde alınmaması gerektiğini ifade etti. Şen, "Bursa'nın tarihi hafızası masa başında alınan kararlarla yok edilemez. Mahfel sıradan bir kafe değildir. Bu mekan Bursa'nın sosyal durumları, kurtuluş yıllarının ve Cumhuriyet döneminin izlerini taşıyor" dedi. Tarihi yapıların yeniden işlevselleştirilmesine karşı yetersizliklerin ortaya çıktığını çizen Şen, asıl Meselenin yapılarının yapısının uygun şekilde yaşatılmasının vurgulandığını vurguladı. Şen, "Tarihi eserlerin yaşatıldığını görüyoruz. Ancak Bursa'nın ortak hafızasında yer edinmiş mekanların ruhu ve kimliği korunmalıdır. Kültürel miras ticari kaygıların gerisinde bırakılamaz" ifadesini kullandı. Mahfel'in geleceğine ilişkin sürecin şeffaf gidişatında bulunan Melih Şen, Bursa'nın tarihi değerlerine sahip çıkmanın siyasi görüşlerin ötesinde bir kent meselesi olduğunu belirterek, “Geçmişimizi koruyamazsak geleceğimizi de kuramayız” mesajını verdi.

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür” Haber

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür”

Bursa'nın dünya çapında kayıtlı tarihi miras bölgelerinin Cumalıkızık'ın geleceği, Tayyare Kültür Merkezi'nde kapsamlı bir değerlendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından düzenlenen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu tehditler, koruma sorunları, onarım eksiklikleri ve sürdürülebilir yönetim modeli ayrıntılı biçimde ele alındı. Toplantının merkezinde ise Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan'ın kapsamlı değerlendirmesi yer aldı. Özaslan, Cumalıkızık'ın bugün yalnızca fiziksel yıpranma olmadığını, aynı zamanda yoğun turizm baskısı, plansız büyüme, ekonomik eşitsizlik ve kentleşme tehdidi altında bulunduğunu söyledi. Yerel yöneticiler, akademisyen katılımcılar, alan başkanlıkları, sivil toplum temsilcileri, koruma üyeleri ve köy sakinleri yer aldı. Toplantı boyunca ortak görüş, Cumalıkızık'ın “sadece turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı” yönünde birleşti. İlker Özaslan: “Bir Günde 34 Bin Kişi Başarı Değil, Alarmdır” Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, toplantıda yaptığı konuşmada ziyaretçilerin artık ciddi bir tehdidin boyutuna ulaştığını vurguladı. Geçen yıl Cumalıkızık'ın bir gündemi yaklaşık 34 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Özaslan, bu yoğunluğun artık “övülecek bir tablo” değil, günlük olarak devam edecek bir krize dikkat çekti. Özaslan şu ifadeleri kullandı: "UNESCO Dünya Mirası tanımı sınırsız turist kabul etmek anlamına gelmiyor. Bir günde 34 bin kişinin geldiği bir tarih köyde artık koruma-kullanma tehlikesi ciddi şekilde zarar görmeye başlıyor. Bu sayı bazı günlerde durma doluluğuna ulaşıyor. Böyle bir baskıyı tarihi bir köyün kaldırılması mümkün değil." Cumalıkızık'ın taşıma kapasitesinin raporlanmasının belirlenmesini ifade etmeyen Özaslan, kontrollü ziyaretçi yönetimi, rezervasyon sistemi ve zaman planlamalı turizm modelinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. “Cumalıkızık Bir Açık Hava AVM'sine Dönüştürülemez” Toplantıda turizmin özetlendiği üzerine dikkat edilerek değerlendirme yapıldı. İlker Özaslan, Cumalıkızık'ın yalnızca yoğun insan trafiği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirttiğini söyledi: "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değildir. Cumalıkızık bir açık hava AVM'si değildir. Burada yaşayan bir kültür alanıdır. İnsanlar burada yalnızca alışveriş yapmıyor; basit yıllık bir yaşam biçimine tanıklık ediyor." Özaslan, köy ekonomisinin mevcut ziyaretçi baskısına göre şekillenmeye zorlanmasının geleneksel yaşamın bozabileceğini ifade etti. Yapı Stoğu Endişe Veriyor: “151 Yapı Müdahale Bekliyor” Toplantıda genel güncel yapı envanteri, köyün fiziksel durumunun aralıkları ortaya konuldu. Cumalıkızık'ta: 259 evin bulunduğu, bunların 168'inin tarihi yapı niteliğinde olduğu, 21'inin tamamen yıkıldığı, 17'sinin harap durumda olduğu, toplam 38'inin ise oturulamaz halde bulunduğu açıklandı. İlker Özaslan, özellikle köylüye ait tarihi evlerin onarım sürecinde geri planın korunmasının ciddi bir sorun yarattığını belirtti. "Kamu yapıları restore edilirken köydeki evlerin büyük bir kısmı destekleniyor. İnsanlar yıllardır bekliyor. 'Benim evim neden geri yüklenemiyor?' Artık köyde çok yaygın. Korumanın yalnızca köylünün omuzlarına bırakırsanız sürdürülebilir bir model kuramazsınız.” Toplantıda yaklaşık 113 evin restorasyonu bekleniyor, harabe yapılarla birlikte yaklaşık 151 yıllık acil müdahalenin yapıldığı belirtildi. “Köylüyü Suçlamak Kolay, Destek Vermek Zor” Toplantı tarihi yapılarında görülen uygunsuz müzakereler de gündeme geldi. Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70'inde usule uygun olmayan değişikliklerin bulunduğu belirtilirken, İlker Özaslan bu durumun yalnızca “bilinçsizlik” ile açıklanamayacağını söyledi. “Köylüyü suçlamak kolay ama insanlar ekonomik olarak yalnız bırakıldı. Restorasyon maliyetleri çok yüksek. İnsanlar yıllardır destek bekliyor. Destek mekanizması güçlü kurulmadan koruma bilinci tek başına yeterli olmaz.” Özaslan, koruma politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Öncelik Piknik Alanı Değil, Güvenlik ve Altyapı Olmalı” Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de altyapı ve güvenlik eksiklikleri oldu. Katılımcılar; sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, yangın riskleri, yönlendirme sorunları, otopark baskısı, güvenlik eksiklikleri gibi sorunların artık kritik seviyeye ulaştığını ifade etti. İlker Özaslan, bu süreçte önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Yoğun ziyaretçi baskısı sürerken yeni piknik alanları yapmak doğru öncelik değildir. Önce altyapıyı, güvenliği, koruma sistemlerini ve afet hazırlığını güçlendirmeliyiz.” “Cumalıkızık İçeriden Değil, Dışarıdan Gelen Baskıyla Yok Olabilir” Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri de Bursa’daki hızlı kentleşme ve rant baskısına ilişkin oldu. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın çevresindeki yapılaşmanın giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “Cumalıkızık içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir. Bursa büyüyor, kent baskısı köylere dayanıyor. Tarım alanları kayboluyor, doğal doku daralıyor. Eğer çevresel koruma politikaları güçlendirilmezse UNESCO alanını korumak tek başına yeterli olmayacaktır.” Uzmanlar, yalnızca köy merkezinin değil, çevresel bütünlüğün de korunması gerektiğine dikkat çekti. “Kadın Emeği ve Köy Belleği Korunmadan UNESCO Süreci Eksik Kalır” Toplantıda yalnızca fiziksel restorasyon değil, kültürel mirasın yaşayan unsurları da gündeme geldi. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın asıl değerinin günlük yaşam kültürü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Köyün belleği, kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliği korunmadan yalnızca binaları restore etmek yeterli olmaz.” Bu kapsamda boş kamu yapılarının; kadın üretim merkezleri, kültürel buluşma alanları, ziyaretçi karşılama merkezleri, sağlık destek noktaları olarak değerlendirilmesi önerildi. Uluslararası İş Birliği ve Yeni Koruma Modelleri Toplantıda Cumalıkızık’ın uluslararası ölçekte daha etkin tanıtılması ve koruma ağlarına dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı. Safranbolu başta olmak üzere farklı UNESCO miras alanlarıyla deneyim paylaşımı yapılması, Avrupa’daki koruma modellerinin incelenmesi ve yabancı uzmanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi önerildi. Ayrıca İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bu Mesele Siyaset Üstüdür” Toplantının sonunda ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışı ön plana çıktı. Kurumların, hücrelerin ve hücrelerin birlikte hareket etmesini vurgulayan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu mücadele siyasetin üstüdür. Amaçların doğru korunan bir mirastan ayrılmasıdır. Cumalıkızık yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin da emanetidir."

Çetin Altay Bursa’da Sahne Aldı: “Hangisi Gerçek” Oyunuyla Barış Manço Kültür Merkezi Kahkahaya Boğuldu Haber

Çetin Altay Bursa’da Sahne Aldı: “Hangisi Gerçek” Oyunuyla Barış Manço Kültür Merkezi Kahkahaya Boğuldu

Türkiye'nin sevilen oyuncularından Çetin Altay, Yıldırım Belediyesi'nin kültürel etkinlikleri kapsamında Bursa'da düzenlenen program için kente geldi. Yoğun ilgiyle karşılanan Altay, şehre gelir gelmez hem dost ziyareti hem de tiyatro hazırlıklarıyla dolu bir program gerçekleştirdi. Bursa'ya ayak basar basmaz eski mesai arkadaşı, uzun yıllar birlikte uğraştığı eski üretim amirim ve yapım sorumlusu Nalan Usta ile bir araya gelen Altay, Nalan Usta'nın güzellik merkezini ziyaret etti. İkili, yıllar sonra yeniden buluşmanın samimiyetiyle uzun süre sohbet ederek hasret giderdi. Görüşmenin ardından Altay, sahnede Barış Manço Kültür Merkezi'ne geçti. Yıldırım Belediyesi'nin kültür sanat programı kapsamında sahnelenen “Hangisi Gerçek” adlı tiyatro oyunu, Bursa'daki sanatseverleri bir araya getirdi. Komedi türündeki oyun, sunulane keyifli ve kahkahalarla dolu anlar yaşattı. Oyunda başarılı performanslarıyla dikkat çeken Çetin Altay ve Özlem Karaaytu, sahne enerjileri ve uyumlarıyla salonu dolduran seyircilerden büyük beğeni topladı. Barış Manço Kültür Merkezi'nde gerçekleşen gösteri boyunca salonda sık sık alkışlarla yankılanırken, oyun temposu ve esprili diyalogları gerçekleştirilenden tam olarak alınmadı. Tiyatro gösterisinin sonunda sahneye çıkan oyuncular, uzun süre ayakta alkışlandı. Çetin Altay ve Özlem Karaaytu, gösteri sonrasındaki çalışmaların kısa değerlendirmesinde Bursa seyircisinin ilgisinden izleyenlerin keyiflerini dile getirdi. Oyuncular, salonu dolduran sanatseverlere teşekkür ederken, kültür ve sanata verdiği destek nedeniyle Yıldırım Belediyesi'ne de özel olarak teşekkür ettiler. Yıldırım Belediyesi'nin kültür-sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen programların, yıl boyunca farklı oyun ve etkinliklerin devam edeceği belirtildi. Bursa'da Tiyatroya olan yoğun ilgi ise bir kez daha gözlerin önüne serildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.