Hava Durumu

#Kültür

- Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Şehir Tiyatrosu’ndan 20. Yıla Özel İkinci Prömiyer: ‘Hisse-i Şayia’ Sahneye Taşındı Haber

Bursa Şehir Tiyatrosu’ndan 20. Yıla Özel İkinci Prömiyer: ‘Hisse-i Şayia’ Sahneye Taşındı

Bursa'da kültür ve sanat etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yeni sezona peş peşe gerçekleştirdiği prömiyerlerle dikkat çekti. Sezon açılışını, 20 yıl önce kuruluş döneminde sahnelediği ilk eser olan ‘Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’ ile yapan Şehir Tiyatrosu, yalnızca 13 gün sonra ikinci yapımı ‘Hisse-i Şayia’yı sanatseverlerin beğenisine sundu. TAYYARE KÜLTÜR MERKEZİ'NDE KAHKAHA DOLU GECE Türk tiyatrosunun önemli eserleri arasında yer alan, İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci'nin kaleme aldığı ve yönetmenliğini Murat Liman'ın üstlendiği ‘Hisse-i Şayia’, prömiyer gecesinde yoğun ilgi gördü. Boşanmış olmalarına rağmen birbirlerinden uzaklaşamayan inatçı bir çiftin ve aralarında kalan kızlarının hikâyesini mizahi bir dille anlatan oyun, izleyicilere eğlenceli anlar yaşattı. Oyuncuların performansı ve eserin eğlenceli anlatımı, salonu dolduran sanatseverler tarafından uzun süre alkışlandı. 20. YILDA İKİ BÜYÜK PRODÜKSİYON Bursa Şehir Tiyatrosu, 20. kuruluş yılını iki önemli yapımı kısa aralıklarla sahneye taşıyarak kutladı. Sanat Yönetmeni Altuğ Görgü, prömiyerin ardından yaptığı açıklamada, aynı dönemde iki büyük prodüksiyon hazırlamanın ekip açısından önemli bir başarı olduğunu vurguladı. Görgü, tiyatro ekibinin yoğun emeğiyle iki oyunun kısa sürede seyirciyle buluştuğunu belirterek, salonları dolduran ve kendilerine destek veren tüm Bursalı sanatseverlere teşekkür etti. BURSA'DA SANAT DOLU BİR SEZON Yeni sezona güçlü bir başlangıç yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 20 yıllık birikimini sahneye taşımaya devam ediyor. Klasik Türk tiyatrosunun sevilen eserlerini yeniden izleyiciyle buluşturan topluluk, Bursa'nın kültür ve sanat yaşamına katkı sunmayı sürdürüyor.

Erzurum Oltu İnci Köyü Derneği hizmete açıldı  Haber

Erzurum Oltu İnci Köyü Derneği hizmete açıldı 

Erzurum Oltu İnci Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği, yoğun katılımla Gürsu'da hizmete açıldı. Açılışa Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman, Erzurum Dernekleri Federasyonu Başkanı Savaş Albayrak, Oltu Dernekleri Federasyonu Başkanı Fatih Hiçdurmaz, Gençlik ve Spor Bursa İl Müdürü Rahmi Ersoy, Muradiye Camii Baş İmam Hatibi Muhammet Lütfi Taşçı, farklı siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri, Erzurumlu dernek başkanları ve yöneticileri ile çok sayıda İnci Köylü katıldı. Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, protokol konuşmaları ile devam etti. Dernek Başkanı Yüksek Kaya yaptığı konuşmada dernek binasının İnci Köylülerin bayram yeri olacağını belirtti. Kaya, "60 yıldır Gürsu'da örf ve adetlerimizi yaşatırken Bursa'nın da kültürüne ortak olduk" dedi. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, sayıları 2 bini bulan İnci köylülerin Gürsu'da her zaman yararlı işler yaptıklarının altını çizerken belediyenin kapısının derneğe her zaman açık olacağını vurguladı. Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Erzurum Dernekleri Federasyonu Başkanı Savaş Albayrak, Oltu Dernekleri Federasyonu Başkanı Fatih Hiçdurmaz, Gençlik ve Spor Bursa İl Müdürü Rahmi Ersoy da konuşma yaparken Erzurumluların şehre kattığı değeri vurgulayıp birlik ve beraberlik mesajı verdiler. Açılışın hayırlı olmasını dilediler. Protokol konuşmalarının ardından cağ kebabı ikramı yapıldı ve program sona erdi.

MUDANYA KİTAP FUARI’NDAKİ SÖZLER TARTIŞMA YARATTI: MHP’DEN SERT TEPKİ Haber

MUDANYA KİTAP FUARI’NDAKİ SÖZLER TARTIŞMA YARATTI: MHP’DEN SERT TEPKİ

Mudanya Belediyesi tarafından düzenlenen 8. Kitap Fuarı’nda şair Şükrü Erbaş’ın bir söyleşi sırasında Kur’an-ı Kerim ve dini değerlere ilişkin kullandığı ifadeler siyasi tartışmaya neden oldu. MHP Mudanya İlçe Başkanı Gökhan Güleç, söz konusu açıklamalara tepki göstererek, “Sanat ve ifade özgürlüğü, milletimizin mukaddes değerlerine yönelik saygısızlığın gerekçesi olamaz” dedi. Kültür ve sanat etkinlikleriyle devam eden Mudanya 8. Kitap Fuarı, gerçekleştirilen bir söyleşinin ardından siyasetin de gündemine taşındı. Şair Şükrü Erbaş’ın program sırasında dile getirdiği sözlere Milliyetçi Hareket Partisi Mudanya İlçe Başkanlığı’ndan tepki geldi. İlçe Başkanı Gökhan Güleç, yaptığı açıklamada kullanılan ifadelerin toplumun dini hassasiyetlerini rencide ettiğini savundu. “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN DE SORUMLULUĞU VARDIR” Sanat ve ifade özgürlüğünün demokratik toplum açısından önem taşıdığını belirten Güleç, bunun toplumun kutsal kabul ettiği değerlere yönelik her türlü söylemi meşru hale getirmediğini ifade etti. Güleç, “Sanat ve ifade özgürlüğü elbette değerlidir. Ancak hiçbir özgürlük, başka insanların kutsal kabul ettiği değerlere yönelik aşağılayıcı veya rencide edici ifadeleri meşru hale getiremez. Şairlik, yazarlık ya da sanatçılık hiç kimseye milletimizin mukaddesatına karşı istediği şekilde konuşma ayrıcalığı vermez” ifadelerini kullandı. Türkiye’de farklı inanç ve düşüncelerin bir arada yaşadığına dikkat çeken Güleç, özellikle kamu kurumları ve belediyeler tarafından düzenlenen organizasyonlarda kullanılan dile daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini savundu. MUDANYA BELEDİYESİ’NE DE ELEŞTİRİ MHP’nin tepkisi yalnızca söyleşide kullanılan ifadelerle sınırlı kalmadı. Güleç, organizasyonun Mudanya Belediyesi tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle belediye yönetimini de eleştirdi. Belediyelerin toplumun tamamına hizmet etmekle yükümlü olduğunu belirten Güleç, kamu kaynaklarıyla düzenlenen kültür ve sanat faaliyetlerinde farklı toplumsal kesimlerin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Güleç, “Belediyeler yalnızca kendilerine oy verenlerin ya da kendileriyle aynı siyasi düşünceyi paylaşanların belediyesi değildir. O şehirde yaşayan herkesin ortak kurumudur. Kamu imkanlarıyla gerçekleştirilen etkinliklerde toplumun inançlarına ve değerlerine saygı gösterilmesi gerekir” dedi. Mudanya Belediyesi yönetiminin söz konusu program konusunda daha hassas davranması gerektiğini savunan Güleç, benzer tartışmaların kültür ve sanat etkinliklerinin önüne geçmemesi gerektiğini ifade etti. “KÜLTÜR VE SANATA KARŞI DEĞİLİZ” Kitap fuarları ve sanat etkinliklerine karşı olmadıklarının altını çizen Güleç, eleştirilerinin doğrudan kullanılan ifadelere yönelik olduğunu söyledi. Mudanya’nın kültürel etkinliklerle anılmasını önemsediklerini belirten Güleç, “Mudanya'nın kültür ve sanat hayatının gelişmesini elbette istiyoruz. Kitap fuarlarına, kültürel etkinliklere ve sanat faaliyetlerine karşı değiliz. Ancak kültür ve sanat adı altında toplumun kutsal kabul ettiği değerlere yönelik saygısızlığın kabul edilmesini de beklemeyin” ifadelerini kullandı. “MUDANYA HALKININ DEĞERLERİ YOK SAYILAMAZ” Milli ve manevi değerlerin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini söyleyen Güleç, MHP olarak bu konudaki tavırlarının devam edeceğini kaydetti. Tepkilerini demokratik ve hukuki zeminde sürdüreceklerini ifade eden Güleç, benzer organizasyon ve açıklamaların da takipçisi olacaklarını belirtti. Güleç, “Bizim itirazımız yalnızca belirli bir etkinliğe ya da kişiye yönelik değil. Toplumun mukaddes değerlerinin küçümsenmesinin zaman içerisinde sıradanlaştırılmasına karşıyız. Milli ve manevi değerler konusunda sessiz kalmayacağız” dedi. GÜLEÇ: “MUDANYA SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Açıklamasının sonunda sert mesajlar veren MHP Mudanya İlçe Başkanı Gökhan Güleç, karşılıklı saygının farklı düşünce ve inançların bir arada yaşayabilmesinin temel şartlarından biri olduğunu söyledi. Güleç, şu ifadeleri kullandı: “Mudanya sahipsiz değildir. Mudanya halkının inançları ve değerleri sahipsiz değildir. Türk milletinin mukaddesatı sahipsiz değildir. Hiç kimse ifade özgürlüğünü toplumun inançlarına yönelik her türlü sözün dokunulmazlığı olarak görmemelidir.” MHP Mudanya İlçe Başkanlığı’nın açıklamasıyla birlikte Kitap Fuarı’ndaki söyleşi siyasi gündeme taşınırken, tartışmanın odağında ifade özgürlüğünün sınırları, dini değerlere yönelik hassasiyet ve belediyelerin düzenlediği kültürel etkinliklerdeki sorumluluğu yer aldı.

DOCA Tirilye Ultra 2026: Antik Yolların İzinde Nefes Kesen Ultra Maraton Haber

DOCA Tirilye Ultra 2026: Antik Yolların İzinde Nefes Kesen Ultra Maraton

Bursa'nın Mudanya ilçesinde bu yıl birincisi düzenlenen DOCA Tirilye Ultra 2026, 6 Haziran'da tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan parkurunda koşuldu. DOCA Textile Tech PAKKENS tarafından düzenlenen yarış, yalnızca bir spor etkinliğinin yayınlanma tarihini, kültür, doğa ve ticaret yollarını bir araya getiren uluslararası nitelikte bir ultra maraton olarak dikkat çekti. Geçen yıl ilki gerçekleşen organizasyon, bu yıl artan katılım ve genişleyen ilgiyle çok daha büyük bir ölçeğe ulaştı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen sporcuların yoğun ilgisiyle yarışan kişi sayısı 1040'a ulaştı. Kayıtların 6 Mayıs'ta sona ermesinin ardından dahi çok sayıda sporcunun yarışa katılmak için organizasyonla temasa geçtiği öğrenildi. Bursa dışından gelen bazı sporcu gruplarının bölgesel erken erişim marinada kamp kurduğu, organizasyon öncesi yurt hazırlıklarının dahil olduğu ve Tirilye'de yarış atmosferini günler öncesinden yaşamaya başladığı belirtildi. Üç Farklı Parkurda Zorlu Mücadele DOCA Tirilye Ultra 2026, üç ayrı mesafeden takip: 54K Ultra Parkur 29K Orta Mesafe Koşusu 15K Kısa Parkur Katılımcılar, zeytin ağaçlarının gölgesinde uzanan patikalardan deniz manzaralı yamaçlara, tarihi köylerden antik limanlara kadar uzanan zorlu bir coğrafyada mücadele etti. Organizasyona ayrıca Bursa Koşu Akademisi gönüllüleri ve Mudanya Belediyesi de destek verdi. Bu yönüyle etkinlik, kamu kurumları, sivil toplum ve özel sektör iş birliğinin örnek bir modeli olarak değerlendirildi. “Sadece Bir Yarış Değil, Bir Hikâye Yazılıyor” Organizasyonu gerçekleştiren DOCA Textile Tech PAKKENS, teknik spor tekstili alanında uluslararası markalara üretim yapan, ihracat kapasitesi yüksek bir sanayi kuruluşu olarak biliniyor. Kurucusu ve Genel Müdürü Mustafa Demiralay liderliğinde faaliyet gösteren şirket, yalnızca üretim alanında değil; spor, kültür ve sanat etkinliklerine verdiği destekle de öne çıkıyor. Şirket yetkilileri, ULTRAİL markasıyla yürütülen bu organizasyonun, antik çağdan günümüze uzanan tarihi ticaret yolları üzerinde bir “spor hafızası” oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu yönüyle Tirilye Ultra, yalnızca bir koşu yarışı değil; geçmişle bugünü birleştiren kültürel bir anlatı niteliği taşıyor. Tarihin İçinden Geçen Parkur Etkinliği farklı kılan en önemli unsurlardan biri ise parkurun kendisi oldu. Yarış güzergâhı, Antik Çağ’dan bu yana kullanılan ticaret yolları ve yerleşim bölgeleri üzerinden geçerek katılımcılara benzersiz bir deneyim sundu. İnsanlık tarihinin en eski dinamiklerinden biri olan ticaret yolları, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel etkileşimin de temelini oluşturdu. Uzmanlara göre İpek Yolu gibi güzergâhlar, medeniyetlerin gelişiminde kritik rol oynadı. DOCA Tirilye Ultra parkuru da bu tarihsel mirası modern sporla buluşturan özel bir rota olarak öne çıkıyor. Ultra Maraton Nedir? Ultra maratonlar, klasik maraton mesafesi olan 42 kilometre 195 metreyi aşan tüm koşu yarışlarını kapsayan bir branş olarak tanımlanıyor. Tirilye Ultra’da olduğu gibi doğa ile iç içe gerçekleştirilen yarışlar ise “trail koşusu” kategorisinde değerlendiriliyor. Trail koşuları; asfalt dışı zeminlerde, patikalarda, orman yollarında ve dağlık arazilerde yapılan, hem fiziksel dayanıklılık hem de doğa ile uyum gerektiren zorlu spor etkinlikleri olarak biliniyor. Bu tür yarışlar, genellikle değişken zemin yapısı, yükselti farkları ve uzun mesafeler nedeniyle sporculara yüksek düzeyde kondisyon ve mental dayanıklılık gerektiriyor. Tirilye’den Kapanca’ya Uzanan Eşsiz Güzergâh 54 kilometrelik ana parkur, Mudanya’nın en özel doğal ve tarihi noktalarını birbirine bağlayan geniş bir rota üzerinden oluşturuldu. DOCA PAKKENS İK ve Kurumsal İletişim Müdürü Hakkı Şenkeser, parkurun detaylarını şu sözlerle anlattı: "Yaklaşık 54 kilometre uzunluğa ve 2157 metre irtifa taşınabiliruna sahip bu parkur Tirilye Sahili'nden başlıyor. Deniz solumuzda kalacak şekilde Kumyaka'nın üst bölgelerine ve zeytinliklere arasındaki patikalara ulaşıyoruz. Çepni ve Akköy üzerinden ilerleyerek Dereköy'de bulunan 1857 yapımısal olarak geçişin geçiyoruz." Şenkeser, parkurun devamında Mirzaoba, Yalıçiftlik Barajı ve Ketendere sahil hattına ulaşıldığını belirterek, Kapanca Antik Limanı'nın etkileyici manzarasının sporculara eşsiz bir deneyim sunduğunu ifade etti. Parkurun devamında 8. yüzyıla tarihlenen Aya Yani Manastırı'na ulaşıldığını, orman içi geçişlerin ardından Tirilye'nin kuş bakışını aldığını söyleyen Şenkeser, yarışın finalinin tarihi Taş Mektep önünden geçilerek Tirilye Meydanı'nda olduğunu söyledi. Ayrıca parkurun önemli bir özelliğinin de asfalt kullanımının yüzde 10'un altında olduğu vurgulandı. Bölgeye Katkı ve Uluslararası Tanıtım Organizasyon, yalnızca sportif bir etkinlik değil; aynı zamanda Mudanya ve ülkenin ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayan önemli bir turizm hareketi olarak değerlendiriliyor. Tirilye, Kumyaka, Dereköy, Mirzaoba, Yalıçiftlik ve Kapanca Antik Limanı gibi noktalarda yarış sayesinde daha geniş kitlelere tanıtılıyor, bölgenin doğa sporları açısından potansiyelinin öne çıkarıldığı ifade ediliyor. “Müthiş Bir Organizasyon” Katılımcılar ve organizasyon projeleri, DOCA Tirilye Ultra 2026'yı genel anlamda yüksek organizasyon seçenekleri, güçlü gönüllülerin desteği ve zorlu ama keyifli bir parkuruyla değerlendirdi. Etkinlik, hem profesyonel ultra koşucular hem de doğa sporlarına ilgi duyan amatör sporcular için muhteşem bir deneyim olarak kayıtlara geçti. DOCA Tirilye Ultra, ikinci yılda yalnızca bir yarış değil; Tarih, doğa ve insanların bilgilerini bir araya getiren büyük bir hikaye olarak öne çıktı.

DAĞDER’DEN ADİL TEMSİL ÇAĞRISI Haber

DAĞDER’DEN ADİL TEMSİL ÇAĞRISI

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde yeni dönemde atama ve görevlendirme genişlerken, DAĞDER Bursa'nın kalıcı değerlerinden biri olan dağ bölgesel insanının da bu süreçte liyakat, temsil ve hakkaniyet temelinde değerlendirilmesi gerektiği şekilde ifade edildi. Bursa'nın Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan ilçeleri ile Osmangazi dağ köyleri başta olmak üzere dağ bölgesi; tarihi, kültürü, emeği, üretimi ve vefasıyla Bursa'nın sosyal dokusunda önemli bir yere sahiptir. Dağ bölgesi insanı, Bursa'nın emek, kültür ve vefa omuzlamış kadim bir topluluktur. Bu nedenle yerel yönetimlerde ve önemli kadrolarda temsil edilme hakkı vardı, sadece bir beklenti değil; aynı zamanda hakkaniyetin gereğidir. DAĞDER Başkanı Derya Başak, Bursa Büyükşehir Belediyesinde devam eden yeni atama ve görevlendirmelerin dağılımına ilişkin değerlendirmede, dağ bölgelerinin yetişmiş insan kaynağının mutlaka dikkate alınarak toplandığını vurguladı. Başkan Başak açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bursa'nın emek, kültür, vefa ve aidiyet omuzlamış kadim bir topluluğutur. Dağ yöremiz, bu şehirde her zaman güçlü bir yer edinmiştir. Bugün Bursa Büyükşehir Belediyesinde yeni ve görevlendirme büyümelerini sürdürürken, dağın yetişmiş insanın kaynağının da liyakat, temsil ve hakkaniyet çalışmalarını bekliyoruz. Bu bir istek değil; Bursa'nın, adil yönetim ve sosyal sosyal Sağlıklı bir şekilde talep etmek ; dağın sesinin olmasıyla bu süreci takip ediyoruz. Temsil ve hakkaniyet temelinde hak ettikleri adil "Temsiyi görmelisiniz." DAĞDER camiasının ve dağ yöresi hemşehrilerinin bu süreci dikkatle takip ettiği belirtilirken, Bursa'nın ortak akıllarıyla, adil temsil anlayışıyla ve liyakat temelli kadrolarla daha güçlü bir şekilde taşınacağı ifade edildi. “Dağ bölgesi; Bursa'nın yaşadığı değil, Bursa'nın bölgeleridir.”

“Yeni Nesil Köy Enstitüleri” hayata geçiyor: Kırsalda kültür seferberliği başladı Haber

“Yeni Nesil Köy Enstitüleri” hayata geçiyor: Kırsalda kültür seferberliği başladı

Köy enstitülerinin 86. yılında tanıtılan “İHT Kırsal Kütüphane” projesi büyüyor. Gaziantep'te başarıyla tamamlanan pilot uygulamanın ardından ikinci durak Bursa Mustafakemalpaşa Taşpınar Köyü oluyor. ADD Gemlik Şubesi'nde düzenlenen "ulusal egemenlik" konulu panelde tanıtılan proje büyük ilgi gördü. Kırsalda yeni bir aydınlanma hamlesi Yeni nesil köy fakülteleri yaklaşımıyla devam eden proje, köylerde mini kültür merkezleri oluşturmayı hedefliyor. “İHT Kırsal Kütüphane” adıyla sürdürülen çalışma, her yaştan okuyucuya hitap eden alanlarda sürdürmekte eğitim ve kültür hayatını canlandırmayı amaçlıyor. İlk örnek, Gaziantep Nizip'te Pilot çalışma yıllarından oluşan, Gaziantep'in Nizip ilçesine bağlı Köseler Köyü'nde başarıyla tamamlandı. Burada kurulan kırsal üreme, yeni nesil köy enstitülerine örnek bir model olarak uygulandı. İkinci etap Bursa'da Projenin ikinci etabı Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Taşpınar Köyü'nde hayata geçirilecek. 1923 kitaptan hazırlanmak için hazırlıklar başladı. Kitap sayıları, Cumhuriyet'in kuruluşunda atıf yapılarak simgesel bir anlam taşıyor. Cumhuriyetin ikinci yüzyıldaki en büyük destekçisi, çağdaş bir gezi yaşam tarzının en büyük destekçisi köylüler oldu. Şimdiden birçok köyden kurulum için talep geldiği bildirildi. Projeye katkı sağlayan kurumlar Proje, geniş bir iş birliği ağıyla yürütülmektedir. Katkı'nın sunduğu hizmetler şöyle: • İHT Kırsal Kütüphane • Kuluçkahane Fikir Kulübü • TMMOB • Z Doğa Derneği • BAOB Bileşenleri • Alevi Kültür Dernekleri • Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu • Bağımsız Türkiye Partisi • Cumhuriyet Halk Partisi Projesinin koordinasyonu Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi tarafından yürütülüyor. Ayrıca tüm siyasi parti ve sivil toplum projeleri davet edildi. Tanıtıma yoğun katılım Gemlik'te toplantı tanıtım toplantısına Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, ADD Gemlik Şube Başkanı Canan Bölük, Z Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Göksu İnayet ile Cumhuriyet Halk Partisi ve Bağımsız Türkiye Partisi'nin katılımına katılarak projeye desteklerini açıkladı. Gazeteci Burhan Kurtulmuş tanıtım yaptı. Kitap bağış bağlantıları Projeye destek vermek isteyen kitaplarını şu noktalara bırakabilecek: • Nilpark'ta bulunan ADD Bursa Şubesi • İlçelerdeki ADD mağazaları • Görükle'de Z Doğa Derneği • Bursa Uludağ Üniversitesi'nde Z Doğa Derneği • Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) – 7/24 güvenlik ofisi Hedef: sürdürülebilir ve çağdaş gezi yaşam “Yeni Nesil Köy Enstitüleri” vizyonu, yalnızca takvimle sınırlandırılmış eğitim, üretim ve kültür bir araya gelen sürdürülebilir bir gezi yaşam modeli oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye çapında yaygınlaşması planlanan proje, yürüyüşte yeni bir kalkınma ve aydınlanma hareketi olarak görülüyor.

BURSA’DA ÖZBEKİSTAN RÜZGÂRI: KÜLTÜR, TARİH VE KARDEŞLİK AYNI ÇATIDA BULUŞTU Haber

BURSA’DA ÖZBEKİSTAN RÜZGÂRI: KÜLTÜR, TARİH VE KARDEŞLİK AYNI ÇATIDA BULUŞTU

Özbekistan Turizm ve Kültür Tanıtım Günü kapsamında Bursa'da anlamlı ve yoğun katılımlı bir program düzenlendi. Bursa Uludağ Üniversitesi Türk resimleri Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi (TUDAM) bünyesinde faaliyet gösteren Ali Şir Nevai Özbek Dili ve Kültürü Merkezi ile Özbekistan Ankara Büyükelçiliği işinde düzenlenen etkinlikte, Özbekistan'ın büyüdüğü ve turizm potansiyeli tanıtılırken, aynı zamanda büyük güç Emir Temur'un 690. doğum yılı da anıldı. Program Şehitler İçin Saygı Duruşuyla Başladı Program, vatan uğruna can veren aziz şehitlerinin anısına biriktirilmesiyle saygı duruşu ile başladı. Ardından Türkiye ve Özbekistan milli marşlarının okunmasıyla salonda duygu dolu anlar yaşandı. “İpek Yolu'nun Kalbini Yeniden Hatırlıyoruz” Programın açılışında konuşan Surayyo Khodjoeva, Özbekistan’ın kadim İpek Yolu mirasıyla şekillenen zengin kültürünün, dil ve sanat aracılığıyla nesilden nesile aktarıldığını belirtti. Dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir medeniyet taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Khodjoeva, Ali Şir Nevai’nin düşüncelerine atıfta bulundu. Semerkant, Buhara ve Hiva gibi şehirlerdeki mimari eserlerin yalnızca estetik değil, aynı zamanda bir medeniyetin mühendislik birikimini yansıttığını ifade etti. Andican 2026’da Türk Dünyasının Kültür Başkenti Programda öne çıkan başlıklardan biri de Andican’ın 2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesi oldu. Türk Devletleri Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş, bu gelişmenin Türk dünyası açısından önemli bir kültürel buluşma zemini oluşturacağını belirterek, Andican merkezli etkinliklerin Semerkant, Buhara ve Hiva gibi kadim şehirleri de kapsayacağını söyledi. “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” Vurgusu Bursa İl Göç İdaresi Müdürü Haşim Özcan, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” sözünü hatırlatarak Türk dünyası arasındaki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Türk Dünyası Yörük Türkmen Federasyonu Genel Sekreteri Cemal Akkuş ise iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel kökler ve akrabalık bağlarıyla güçlenen derin bir kardeşlik ilişkisi olduğunu ifade etti. “Her Öğrenci Bir Kültür Elçisi” Programın en dikkat çeken konuşmalarından birini gerçekleştiren Rustam Narbaev, Türkiye’de eğitim gören Özbek öğrencilerin yalnızca birey değil, aynı zamanda ülkelerinin temsilcileri olduğunu vurguladı. Narbaev, “Saygıdeğer hocalarım, değerli konuklar! Sevgili öğrenciler, sevgili gençler! Öncelikle, Özbekistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği adına, bugün sizlerle bir araya gelip samimi bir sohbet gerçekleştirebilmek benim için büyük bir onur ve sorumluluk olduğunu vurgulamak isterim. Konuşmama başlamadan önce konuşma yapan tüm saygıdeğer misafirlerimizi teşekkürümü izah ederek konuşmama devam etmek isterim. Sevgili öğrenciler! Bugün her biriniz sadece bir öğrenci değilsiniz. Sizler, vatanımız Özbekistan'ın gerçek temsilcileri, başka bir deyişle elçilerisiniz. Evet, her biriniz birer elçisiniz; Türkiye'de ülkemizin yüzünü, kültürünü, değerlerini ve prestijini temsil ediyorsunuz. Sizler burada sadece eğitim görmüyorsunuz. Davranışlarınız, yüksek kültürünüz ve samimi tutumunuzla Özbekistan’ın yüksek değerlerini sergiliyorsunuz. Attığınız her adımda, söylediğiniz her sözde vatanımızın onurunu savunuyorsunuz. Bugün size büyük bir güven duyulmaktadır. Sizden sadece iyi uzmanlar olmanız değil, aynı zamanda bilginiz ve potansiyelinizle ülkemizin büyüklüğünü sergileyecek, açık görüşlü, ruhsal olgunluğa sahip bireyler olmanız beklenmektedir. Sayın katılımcılar! Kardeş ülkemiz Türkiye halkına içten şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Bizim için Türkiye sadece bir ortak devlet değil, tarihsel, kültürel ve manevi açıdan yakın olduğumuz kardeş bir ülkedir. Özellikle siz sevgili öğrencilerimizi eğiten Türk öğretim görevlilerine ve profesörlere derin şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Onların sıkı çalışması, özverisi ve bilgisi, sizin gelişiminiz için büyük önem taşımaktadır. Sevgili dostlar! Bugün, Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler tüm zamanların en yüksek seviyesindedir. İki ülke arasındaki dostluk, güven ve stratejik ortaklık bağları her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bu durum, elbette sizler gibi gençler için daha da büyük fırsatlar yaratmaktadır. Aynı zamanda, bizler sporda da büyük başarılara imza atmaya çalışan halklarız. Türk dünyası ülkelerinin 2026 Dünya Kupası’na katılımı, sadece bir spor başarısı değil, halklarımızın birliği, iradesi ve potansiyelinin muhteşem bir ifadesidir. Bu durum size ilham vermeli ve kendi alanlarınızda en yüksek zirveleri fethetmeniz için cesaretlendirmelidir. Sevgili gençler! Şunu daima unutmayın: Sizler- elçilerimizsiniz, Sizler- vatanımızın umudusunuz, Sizler -geleceğimizi inşa edecek nesilsiniz. Bilgiyi arayın, çaba gösterin, kendinizi geliştirin ve hayallerinizden asla vazgeçmeyin. Size inanıyoruz. Anavatan sizi bekliyor. Sizinle bir mutluluğumuzu paylaşmak isterim bu sene futbolda Dünya Küpesine iki Türk Dünyası ülkeleri de katılacak ve bizler için ikisi de şampiyondur. İlginiz için teşekkür ederim! Akademisyenlerden Özbekistan'a Özel Vurgu Üniversitenin İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Çelik, Özbekistan'ın Türk dünyasının kültürel ve manevi açıdan en önemli özelliklerinden biri olduğunu belirterek, Özbek dili ve geçmişine yönelik ailelerin kendisi için önemli bir savaşçı olduğunu ifade etti. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi bölümü- Doç. Dr. Minara Aliyeva Çınar ise iki ülke arasındaki ilişkileri özellikle eğitim alanında son yıllarda önemli bir ivme kazandığını ve bu dayanıklılık için yeni fırsatlar sağladığını vurguladı. Turizmde Yükselen İlgi Turizm sektör yöneticisi Kadir Genç, Özbekistan'ın tarihi ve kültürel zenginliklerinin giderek daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, Bursa'dan düzenlenen turların her geçen yıl arttığını söyledi. Kültür ve Lezzet Aynı Sofrada Buluştu Programın ikinci bölümünde geleneksel Türk çadırı atmosferinde Özbek kültürü tanıtıldı. Dünyaca ünlü katılımcılara Özbek Pilavı ikram edilirken, samimi sohbetler eşliğinde kültürel etkileşim güçlendi. Görsel Sunumlar Yoğun İlgi Gördü Etkinlikte Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının yer aldığı videolar, iki ülke arasındaki iş birliğini anlatan tanıtımlar ve turizm içerikleri mevcutdan büyük ilgi gördü. Ayrıca Emir Temur'un hayatı ve bakımı üzerine sunumuna da dikkat edildi. Bursa'da düzenlenen bu kapsamlı organizasyon, yalnızca bir tanıtım etkinliğinin yaygınlaştığı Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihsel, kültürel ve gönül bağlarını pekiştirdi. Program, hem geçmişin izlerini hatırlattı hem de geleceğe yönelik ortak bir vizyon ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.