Hava Durumu

#Kriz Yönetimi

- Kriz Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kriz Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yunuseli Spor'da Teknik Direktörlük Görevine Gümüşhaneli Yücel Bayram Getirildi Haber

Yunuseli Spor'da Teknik Direktörlük Görevine Gümüşhaneli Yücel Bayram Getirildi

Yunuseli Spor'da teknik direktörlük görevine UEFA C Lisans sahibi Yücel Bayram getirildi. Bursa amatör futbolunun deneyimli isimlerinden olan Yücel Bayram, yeni dönemde Yunuseli Spor'un başarısı için görev yapacak. Uludağ Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü mezunu olan Bayram, aynı zamanda UEFA C Lisansına sahip. Ali Kuşçu Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan Bayram'ın, 8 yıllık amatör futbolculuk deneyiminin yanı sıra Bursa amatör futbolunda 15 yılı aşkın antrenörlük tecrübesi bulunuyor. 11 YIL GALATASARAY FUTBOL OKULU'NDA GÖREV YAPTI Antrenörlük kariyerinin önemli bölümünü Galatasaray Futbol Okulu'nda geçiren Yücel Bayram, 11 yıl boyunca genç yeteneklerin keşfedilmesi, temel futbol eğitimi ve altyapı disiplini kazandırılması süreçlerinde görev aldı. Bayram, Galatasaray Futbol Okulu'nun ardından Bursa Tütün Spor U14 ve Hürriyet Spor U15 takımlarında görev yaptı. Bu süreçte futbolcuların yaş gruplarına uygun teknik, taktik ve zihinsel gelişimlerine yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Son olarak Hürriyet Spor A Takımı'nda antrenörlük görevini üstlenen Bayram; performans futbolu, maç analizi, takım dinamikleri ve kriz yönetimi alanlarında da deneyim kazandı. EĞİTİMCİ KİMLİĞİYLE ÖNE ÇIKIYOR Beden eğitimi öğretmeni olması nedeniyle spor pedagojisi alanında da deneyime sahip olan Bayram, futbolcuların yalnızca sportif gelişimlerine değil, aynı zamanda disiplin, takım ruhu, sorumluluk ve bireysel gelişimlerine de önem veren bir çalışma anlayışına sahip. Yunuseli Spor'da yeni bir dönemin başlangıcını yapan Yücel Bayram'ın, sahip olduğu futbol ve eğitim tecrübesini kulübün hedefleri doğrultusunda sahaya yansıtması bekleniyor. Yücel Bayram'a Yunuseli Spor'daki yeni görevinde başarılar diliyoruz.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler: "Afetlerde ilk dakikalar hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor" Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler: "Afetlerde ilk dakikalar hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor"

BURSA / İZNİK – Türkiye'nin deprem kuşağında bulunması, son yıllarda artış gösteren orman yangınları, endüstriyel kazalar ve diğer felaketler, afetlere hazırlık sürecini yeniden gündeme getirerek en kritik başlıklar arasına taşıdı. DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, afet yönetiminde giderek önem kazanan "Taktik Tıp" yaklaşımına dair kapsamlı bir değerlendirme yaparak, afetlerin ilk dakikalarında gerçekleştirilen müdahalelerin binlerce kişinin hayatını kurtarmadaki kritik rolünü vurguladı. Genişler; büyük depremlerden sel felaketlerine, orman yangınlarından patlamalara kadar kitlesel yaralanmalara yol açan tüm afetlerde ilk saatlerin hayati öneme sahip olduğunu belirterek, klasik sağlık hizmetlerinin bu olağanüstü koşullarda tek başına yeterli olmayabileceğini ifade etti. Kaosun Ortasında Yaşam Mücadelesi Afetlerin sadece yapıları değil, şehirlerin genel işleyişini etkilediğini belirten Genişler, büyük bir deprem anında ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle özetledi: "Yer sarsılıyor, binalar saniyeler içinde yıkılıyor, elektrikler kesiliyor, iletişim ağları çöküyor. Ambulanslar yolların kapanması nedeniyle ilerleyemiyor. Hastaneler kısa sürede doluyor. Arama kurtarma ekipleri enkaz altındaki yaşam mücadelesini sürdürürken, sağlık ekipleri sınırlı imkanlarla çok sayıda yaralıya ulaşmaya çalışıyor." Bu durumun yalnızca depremlere özgü olmadığını dile getiren Genişler; heyelanlar, büyük patlamalar, endüstriyel kazalar ve benzeri felaketlerde de benzer kriz ortamlarının yaşandığını söyledi. "En Kritik Soru: Önce Kime Müdahale Edilecek?" Afet sahasındaki en büyük sorunun, kısıtlı imkanlarla hangi yaralılara öncelik verileceği olduğunu ifade eden Genişler, modern afet yönetiminin bu noktasında "Taktik Tıp" yaklaşımının esas alınması gerektiğini dile getirdi. Genişler, "Afetlerde tüm yaralılara aynı anda müdahale etmek çoğu zaman mümkün değildir. Mevcut kaynaklarla mümkün olan en fazla insanın hayatını kurtarmaya yönelik bir önceliklendirme yapılması gerekir. İşte taktik tıp bu anlayış üzerine kuruludur." dedi. Artan Riskler Yeni Yaklaşımları Zorunlu Kılıyor İklim değişikliğinin doğal afetlerin sıklığını ve şiddetini artırdığına dikkat çeken Genişler; hızlı kentleşme, nüfus yoğunluğu ve kritik altyapıların riskli bölgelerde bulunmasının afetlerin etkisini daha da büyüttüğünü belirtti. Genişler'e göre artık sadece tedavi bilgisi yeterli değil; kriz yönetimi, güvenlik, lojistik, koordinasyon ve hızlı karar alma yetenekleri de afet müdahalelerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Altın Saat Hayat Kurtarıyor Travma tıbbında "Altın Saat" olarak tanımlanan ilk 60 dakikanın önemine değinen Genişler, ağır yaralanmalarda bu süre zarfında yapılacak doğru müdahalenin hayatta kalma oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Durdurulamayan kanamalar, hava yolu tıkanıklıkları, solunum problemleri ve hipotermi gibi durumların saniyelerle yarıştığını ifade eden Genişler, "Afetlerde zaman yalnızca ilerlemez; aynı zamanda yaşam umudunu da tüketir." değerlendirmesinde bulundu. Taktik Tıp Nedir? Taktik tıbbın sadece acil sağlık hizmetlerinden ibaret olmadığını belirten Genişler; bu sistemin olay yeri güvenliği, ekiplerin korunması, kaynak yönetimi, tahliye stratejileri ve kurumlar arası koordinasyonu içeren kapsamlı bir kriz yönetimi modeli olduğunu söyledi. Genişler, bu yaklaşımın ilk olarak askeri operasyonlar için geliştirildiğini, günümüzde ise deprem, sel, endüstriyel kazalar ve kitlesel yaralanmaların yaşandığı birçok sivil olayda başarıyla uygulandığını ifade etti. "Afet Sahası Hastane Değildir" Afet bölgelerindeki koşulların hastane ortamından tamamen farklı olduğuna dikkat çeken Genişler; yıkılmış yapılar, artçı sarsıntılar, yangınlar, gaz kaçakları, elektrik hatları, kimyasal riskler ve panik halindeki kalabalıklar nedeniyle sağlık hizmeti sunumunun son derece karmaşık hale geldiğini söyledi. Bu nedenle, afet bölgelerinde görev yapan ekiplerin bu olağanüstü şartlara uygun eğitimler almasının hayati önem taşıdığını belirtti. Müdahalenin İlk Kuralı Güvenlik Taktik tıbbın temel prensiplerinden birinin "Kurtarıcı yaralanırsa kurtarma işlemi durur" anlayışı olduğunu vurgulayan Genişler, olay yerine ulaşan ekiplerin öncelikli olarak risk değerlendirmesi yapması gerektiğini ifade etti. Güvenliği sağlanmamış alanlarda yapılacak müdahalelerin hem sağlık çalışanlarını hem de yaralıları daha büyük tehlikelere atabileceğini söyleyen Genişler, planlı ve koordineli hareket etmenin önemine dikkat çekti. Kapsamlı Araştırma Dosyası Hazırlanıyor Recep Genişler; afet yönetimi ve taktik tıp politikalarını daha geniş bir çerçevede ele alarak Türkiye'nin afet risk haritası, deprem ve sel yönetimi, KBRN durumları, UMKE, AFAD, 112 Acil Sağlık, itfaiye ve güvenlik güçlerinin koordinasyonu, triyaj sistemi, psikolojik ilk yardım ve gönüllü destek sistemlerini içeren kapsamlı bir araştırma dosyası planladığını belirtti. Hazırlanacak bu çalışma ile afetlere hazırlık konusunda kamuoyunda farkındalık oluşturmayı ve stratejik yönetimin önemine dikkat çekmeyi amaçladığını açıkça ifade etti.

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!” Haber

A Parti Bursa’dan okullarda şiddete karşı sert çıkış: “Artık yeter!”

Anahtar Parti Genel Merkez Eğitim Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde organize edilen basın açıklaması, Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleşti. Açıklamaya Eğitim Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Kemal Karakaya, ilçe başkanları ve il-ilçe yöneticileri ile parti mensupları katıldı. “Her Çocuk Devlete Emanet” Toplumun derin bir endişe içinde olduğunu vurgulayan Aslan, velilerin çocuklarını okula gönderirken artık tedirginlik yaşadığını ifade etti. Okulların güvenli alanlar olması gerektiğinin altını çizen Aslan, “Okul kapısından giren her çocuk bizlere emanettir. Ancak bugün bu emaneti korumakta ciddi zafiyetler yaşandığı ortadadır” diye konuştu. “Sadece Kınamak Yetmez” Yaşanan olayların ardından yalnızca kınama mesajlarıyla ilerlemenin yetersiz olduğunu dile getiren Aslan, somut ve profesyonel adımlar atılması gerektiğini belirtti. Güvenlik meselesinin temennilerle değil, sistemli çözümlerle ele alınması gerektiğini vurguladı. 3 Maddelik Güvenlik Çağrısı Aslan, eğitim kurumlarında uygulanması gereken üç temel öneriyi kamuoyuyla paylaştı: 1-Özel eğitimli güvenlik personeli: Çocuk psikolojisi, kriz yönetimi ve öfke kontrolü alanlarında eğitim almış uzmanların okullarda görev yapması 2-Akıllı kartlı giriş sistemleri: Okullara giriş-çıkışların kontrol altına alınması *3-Yapay zekâ destekli güvenlik: Şüpheli hareketlerin önceden tespit edilerek emniyet birimlerine anlık bildirilmesi “Güvenli Okul, Güvenli Gelecek” Eğitimde şiddetin sadece kınanarak sona ermeyeceğini vurgulayan Aslan, “Çocuklarımızın korkmadan teneffüse çıkabildiği, öğretmenlerimizin can güvenliği endişesi taşımadığı bir eğitim ortamı istiyoruz” dedi. Açıklamasında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için rahmet dileyen Aslan, yetkililere çağrıda bulunarak okulların birer “güven adasına” dönüştürülmesi için önerilerinin hızla hayata geçirilmesini istedi. Basın açıklaması, “Çocuklarını koruyamayanların koruyacak başka hiçbir şeyi kalmaz. Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır” sözleriyle sona erdi.

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık: “Yeni Yönetim Sistemi Kurumsal Dengeleri Zayıflattı” Haber

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık: “Yeni Yönetim Sistemi Kurumsal Dengeleri Zayıflattı”

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık, Türkiye'de 2017 referandumu ve 2018 seçimleri sonrasında hayata geçirilmesi yeni yönetim sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Altınışık, sistemin devletin yönetiminde hızlı ve merkezi bir karar alma yapısı oluşturuldunu ancak bunun yanında önemli kurumsal tartışmaların da ortaya çıktığını ifade etti. “Yürütmede Merkezileşme, Karar Süreçlerinde Hız Sağladı” Altınışık, yeni yönetim modeliyle birlikte yayımlanmanın büyük ölçüde merkezileştiğini ve karar almanın hızlandığını belirtti. Bu durumun kısa süreli, günlük idari avantajların gösterilmesini sağlayan Altınışık, özellikle kriz yönetimi ve hızlı bir şekilde koordine edilmesi açısından sistemin etkili olabileceğine dikkat çekti. Ancak bu hızın, kararların farklı görüşlerinin dağılımını bölüştüğünü ve dengeden kaynaklanan mekanizmaların yoğunlaştığı yöndeki eleştirileri de birlikte ortaya çıktığını söyledi. “Meclisin Denetim Gücü Zayıfladı” Altınışık bilgilendirmesinde, yeni sistemle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yasama ve denetim faaliyetlerinde belirgin bir gerilemenin yaşandığı ileri sürüldü. Yasama sürecinin etkinliğinin azaldığını, yürütme üzerindeki denetim sisteminin ise daha kapsamlı hale geldiğini ifade etti. Ayrıca yargının bağımsızlığının kamuoyunda oluşan tartışmalara da değinen Altınışık, bu durumun hukuk devletini ilkesine yönelik güven algısını devam ettireceğini savundu. “Bürokratik Yapıda Koordinasyon Sorunları Yaşanıyor” Altınışık, sistem değişiklikleriyle birlikte bürokratik yapıda önemli dönüşümlerin yaşandığını belirtti. Kurumlar arası koordinasyonun zaman zaman zayıfladığına ve finansal istikrarın aksaklıklara ayrıldığına dikkat çekildi. Bu korumanın kamu yönetimi verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından bazı zorlukların oluşmasını ifade etti. “Daha Güçlü Denetim ve Kurumsal Denge Gerekiyor” Ensari Altınışık, uzun ömürlü, daha sağlıklı bir yönetim yapısı için denge ve denetimin gelişmesinin devam ettiğini vurguladı. açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: “Meclisin ve yargının denetim gücü çalışıyor, uzman kadroların yeniden etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası ayrılmanın büyük önemi var.” Altınışık, daha şeffaf, hesap verebilir ve kurumsal kapasitesi güçlü bir yönetim yapısı Türkiye'nin demokratik kalkınma bakış açısının kritik olduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.