Hava Durumu

#Koordinasyon

- Koordinasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koordinasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gözler Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş.'de Haber

Gözler Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş.'de

Mustafakemalpaşa'da son günlerde vatandaşların yoğun şekilde gündeme taşıdığı sinek ve haşere ilaçlama hizmetleriyle ilgili yetki tartışması kamuoyunda dikkat çekmeye devam ediyor. Yaz aylarının etkisini artırmasıyla birlikte sivrisinek ve diğer haşerelerin çoğalması, özellikle ilçe merkezinde ve kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların şikâyetlerini artırırken, hizmetin hangi kurumun sorumluluğunda olduğu konusu da yeniden gündeme geldi. Edinilen bilgilere göre, kamuoyunda zaman zaman Mustafakemalpaşa Belediyesi'nin sorumluluğunda olduğu düşünülen sinek ilaçlama çalışmalarının, mevcut görev dağılımı kapsamında Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından değil, Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Tarım A.Ş. tarafından yürütüldüğü ifade edilmektedir. Bu durumun kamuoyunda yanlış anlaşılmalara neden olduğu belirtilirken, vatandaşların taleplerini yönlendirecekleri kurum konusunda da bilgi eksikliği yaşandığı dile getirilmektedir. Özellikle yaz mevsiminde artış gösteren sivrisinek popülasyonu nedeniyle ilaçlama çalışmalarının düzenli ve etkin şekilde sürdürülmesi büyük önem taşırken, hizmetin planlanması ve uygulanmasına ilişkin yetkinin hangi kurumda olduğunun net bir şekilde açıklanması beklenmektedir. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydınlık Geleceğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekerek, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına yetkili kurumların gerekli açıklamaları gecikmeden yapması gerektiğini ifade etti. Özen, yaptığı değerlendirmede şu görüşlere yer verdi: "Mustafakemalpaşa'da gündeme gelen sinek ilaçlama hizmetleri konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu hizmetin sorumluluğunun Mustafakemalpaşa Belediyesi'ne değil, Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş. birimine ait olduğu ifade edilmektedir. Vatandaşlarımızın yanlış bilgilendirilmemesi, taleplerini doğru kuruma iletebilmesi ve herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına yetkili kurumların kamuoyuna açık ve net bir açıklama yapmasını bekliyoruz. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz." İlçede yaşayan vatandaşlar ise özellikle yaz aylarında sinek ve haşere yoğunluğunun yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirterek ilaçlama çalışmalarının daha sık ve planlı şekilde gerçekleştirilmesini talep ediyor. Mahalle sakinleri, sorumluluğun hangi kuruma ait olduğundan bağımsız olarak hizmetlerin aksatılmadan sürdürülmesini ve yetkili kurumların koordinasyon içerisinde hareket etmesini beklediklerini ifade ediyor. Kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi, vatandaşların doğru bilgilendirilmesi ve hizmet sürecine ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş.'nin konuya ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmasının beklendiği belirtiliyor. Öte yandan Aydınlık Geleceğin Partisi yetkilileri, vatandaşlardan gelen şikâyetleri yakından takip etmeyi sürdüreceklerini ve sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi adına konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini açıkladı.

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç'ten Orman Yangınları Sezonu Öncesi Kritik Uyarı Haber

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç'ten Orman Yangınları Sezonu Öncesi Kritik Uyarı

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç, orman yangınları sezonunun başlamasıyla birlikte kamuoyuna yönelik dikkat çeken bir basın açıklaması yaptı. "Yangınlardan Sonra Üzülmeyelim" başlığıyla yayımlanan açıklamada, orman yangınlarının yalnızca doğayı değil, insan hayatını, yaban yaşamını, ülke ekonomisini ve gelecek nesillerin ortak mirasını tehdit eden büyük bir milli mesele olduğuna vurgu yapıldı. Genç, her yıl yaz aylarında yaşanan orman yangınlarının ardından toplumun büyük üzüntü yaşadığını belirterek, "Bir vatandaş olarak orman yangınlarına çok üzülüyorum, konuyu bilmiyorum, ne yapabilirim?" diyen herkese seslendi. Açıklamasında, orman yangınlarıyla mücadelede doğru bilinen yanlışlara dikkat çeken Genç, yangın söndürmenin yalnızca fedakârlık değil; bilimsel planlama, liyakatli yönetim, güçlü koordinasyon ve zamanında alınan kararlarla başarıya ulaşabileceğini ifade etti. "Orman Yangınlarının Ana Sorumlusu Orman Genel Müdürlüğüdür" Muzaffer Genç açıklamasında, Anayasa ve ilgili kanunlarla yetkilendirilen Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM), orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesinden birinci derecede sorumlu kamu kurumu olduğunu belirtti. Büyükşehir Yasası ve Bütünleşik Şehir Yasası kapsamında kırsal alan yangınlarının bazı bölgelerde büyükşehir belediyeleri, diğer illerde ise il özel idarelerinin görev alanında bulunduğunu hatırlatan Genç, buna rağmen kırsal alanlarla ormanların iç içe geçmiş yapısı nedeniyle her kırsal yangının kısa sürede orman yangınına dönüşme riski taşıdığını söyledi. Bu nedenle hiçbir kurumun "Yangın kırsal alanda başladı, bizim sorumluluğumuzda değil." anlayışıyla hareket edemeyeceğini belirten Genç, ormanların korunmasının bütün kamu kurumlarının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. "Vatandaşın Duyarlılığı Değerlidir; Ancak Yangın Alanına Gelişi Müdahaleyi Zorlaştırabilir" Basın açıklamasında toplumda yaygın olarak görülen önemli bir yanlış uygulamaya da dikkat çekildi. Genç, vatandaşların iyi niyetle yangın bölgelerine gitmesinin çoğu zaman profesyonel ekiplerin çalışmalarını zorlaştırdığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Yangın bölgesine kontrolsüz şekilde gelen vatandaşlar ve sivil araçlar, müdahale ekiplerinin hareket alanını daraltmakta, yalnızca yaklaşık dört metre genişliğindeki orman yollarında ciddi trafik kilitlenmeleri oluşturmaktadır. Bu durum, yangına müdahale eden profesyonel ekiplerin hızını ve etkinliğini azaltmakta, zaman kaybına neden olmakta ve yangının büyümesine zemin hazırlamaktadır." Genç, vatandaşların en büyük katkısının yangını erken fark ederek 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmek ve yetkililerin çalışmalarına engel olmayacak şekilde hareket etmek olduğunu vurguladı. Yangın İhbarından Müdahaleye Kadar Süreç Nasıl İşliyor? Açıklamada, Türkiye'de orman yangınlarına müdahale sisteminin işleyişine de ayrıntılı şekilde yer verildi. Yangınların yüksek noktalarda bulunan gözetleme kuleleri, vatandaşlar, köylüler, çobanlar ve teknolojik imkanlar kapsamında kullanılan İHA'lar aracılığıyla tespit edildiği belirtildi. Türkiye genelinde görev yapan 271 Orman İşletme Müdürlüğünden hangisinin görev alanında yangın çıkmışsa ihbarın doğrudan ilgili işletmeye ulaştığı ifade edildi. İhbarı alan işletme müdürlüğünün, en yakın arazözleri saniyeler içinde harekete geçirdiği, ilk ekip olay yerine ulaşıncaya kadar yangının gözetleme kulelerinden sürekli takip edildiği anlatıldı. Yangına ilk ulaşan ekiplerin ise yangının büyüklüğü, rüzgârın yönü ve şiddeti, arazi yapısı ile yayılma hızını merkeze aktararak müdahalenin kapsamını belirlediği kaydedildi. "Liyakat İşte Tam Bu Noktada Başlıyor" Muzaffer Genç açıklamasında özellikle yangın yönetimindeki karar vericilerin önemine dikkat çekti. Yangın amirinin veya işletme müdürünün sadece mevcut durumu değil, yangının saatler sonra ulaşabileceği noktaları da doğru öngörmesi gerektiğini belirten Genç, bunun bilgi, tecrübe ve liyakat gerektiren hayati bir süreç olduğunu söyledi. Genç, "Reaktif yönetim değil, proaktif yönetim hayat kurtarır." ifadelerini kullanarak, doğru tahminlerde bulunan yöneticilerin daha yangının ilk dakikalarında; ihtiyaç duyulan sayıda arazöz, iş makinesi, helikopter, yangın söndürme uçağı, teknik personel, destek ekipleri, belediyelerden yüksek tonajlı su tankerleri, jandarmadan güvenlik ve trafik ekipleri, sağlık ekipleri ve ambulanslar, diğer kamu kurumlarının araç ve personel desteğini eksiksiz şekilde talep etmesi gerektiğini ifade etti. "Araç Çokluğu Değil, Doğru Yönetim Başarı Getirir" Açıklamada dikkat çekilen önemli başlıklardan biri de yangın sahasındaki koordinasyon oldu. Genç, yüzlerce aracın kontrolsüz şekilde aynı noktaya yönlendirilmesinin başarı anlamına gelmediğini belirterek, ihtiyaçtan fazla araç ve personelin sahada karmaşaya neden olabileceğini söyledi. Başarının; doğru zamanda, doğru sayıda ekip, doğru cephede konuşlandırılan araçlar ve etkin koordinasyonla mümkün olacağını ifade eden Genç, rüzgârın yönü, hızı, arazi eğimi ve yangının ilerleme istikametinin doğru okunmasının müdahalenin kaderini belirlediğini vurguladı. Yanlış konuşlandırılan ekiplerin hem yangını durduramayacağını hem de can ve mal kayıplarına neden olabileceğini dile getiren Genç, bu konuda yaşanan acı örneklerin hafızalardaki yerini koruduğunu söyledi. "2025 Yılındaki Büyük Kayıp Alarm Niteliğindedir" Basın açıklamasında 2025 yılı orman yangını verileri de değerlendirildi. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde 3 bin 224 orman yangını meydana geldiğini hatırlatan Genç, bu yangınlarda yaklaşık 815 bin dönüm orman alanının zarar gördüğünü belirtti. Bu rakamın yangın başına ortalama yaklaşık 250 dönüm alanın kül olması anlamına geldiğini ifade eden Genç, uzun yıllar ortalamasına göre bu rakamın yaklaşık 40 dönüm seviyelerinde olması gerektiğini söyledi. Bu büyük farkın üzerinde ciddiyetle durulması gerektiğini belirten Genç, yangın yönetiminin her yönüyle yeniden değerlendirilmesinin önemine işaret etti. "Türkiye'nin Güçlü Bir Yangın Filosuna Sahip Olmasına Rağmen Başarı Yönetimle Mümkündür" Muzaffer Genç, Orman Genel Müdürlüğünün sahip olduğu kara ve hava gücünün önemli bir kapasite oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: Yaklaşık 20 bin aktif personel, 1.400 arazöz, 357 su ikmal aracı, 41 su tankeri, 2.750 ilk müdahale aracı, 216 dozer, 127 treyler, 5 yakıt tankeri, 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracı ile Türkiye'nin güçlü bir müdahale kapasitesine sahip olduğunu belirten Genç, bunlara belediyelerin binlerce su tankeri, diğer kamu kurumlarının iş makineleri ve gerektiğinde özel sektörün makine parklarının da eklendiğini söyledi. Ancak böylesine büyük bir gücün ancak doğru planlama, etkin koordinasyon, isabetli öngörü ve liyakatli yöneticilerle başarıya ulaşabileceğini vurgulayan Genç, teknolojik imkânların tek başına yeterli olmadığını ifade etti. "Can Kaybının da Doğa Kaybının da Yaşanmadığı Bir Sezon Mümkün" Açıklamasının sonunda tüm vatandaşlara çağrıda bulunan Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç, ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını, içinde binlerce canlı türünü barındıran büyük bir yaşam alanı olduğunu belirtti. Doğru yönetim anlayışı, güçlü koordinasyon, bilimsel planlama ve zamanında alınacak kararlarla; ağaçların, yaban hayatının, kuşların, kaplumbağaların, kelebeklerin ve insanların zarar görmediği bir yangın sezonunun mümkün olduğunu ifade eden Genç, vatandaşlardan da yangın riskine karşı azami dikkat göstermelerini istedi. Açıklamasını, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözüyle tamamladı: "Ağaç, çiçek ve yeşillik uygarlık demektir." Genç, tüm vatandaşların desteği, duyarlılığı ve dualarıyla Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelede başarılı, can kayıplarının yaşanmadığı ve doğanın korunduğu bir sezon geçirmesini temenni etti.

Saadet Partisi Bursa’dan Orman Yangınlarına Karşı Kapsamlı Analiz Raporu: “Asıl Mücadele Yangın Çıkmadan Başlamalı” Haber

Saadet Partisi Bursa’dan Orman Yangınlarına Karşı Kapsamlı Analiz Raporu: “Asıl Mücadele Yangın Çıkmadan Başlamalı”

İklim krizi, plansız yapılaşma ve yetersiz önleyici politikalar masaya yatırıldı; Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, orman yangınlarıyla mücadelede köklü reform çağrısında bulundu. İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, yangınların yalnızca söndürme kapasitesiyle değil, bilimsel planlama ve önleyici tedbirlerle engellenebileceğini vurguladı. Son yıllarda Türkiye'nin birçok bölgesinde art arda yaşanan büyük orman yangınları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı da yangınlarla mücadelede önleyici tedbirlerin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir analiz raporu hazırladı. Hazırlanan raporun kamuoyuyla paylaşılması amacıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, yalnızca yangınlara müdahale kapasitesinin artırılmasının yeterli olmayacağını belirterek, esas çözümün yangın çıkmasını engelleyecek uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesi olduğunu ifade etti. "Yangınlar artık sadece çevre sorunu değil" Konuşmasına son yıllarda yaşanan büyük orman yangınlarının oluşturduğu tabloyu değerlendirerek başlayan Yurtsever, orman yangınlarının artık yalnızca ağaç kaybı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Yangınların doğal yaşamı, biyolojik çeşitliliği, tarımsal üretimi, yerleşim alanlarını, insan hayatını ve ekonomik faaliyetleri doğrudan tehdit ettiğini belirten Yurtsever, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte risk seviyesinin her geçen yıl daha da arttığını dile getirdi. Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklık dönemleri ve aşırı hava olaylarının yangın sezonunu uzattığını belirten Yurtsever, buna plansız kentleşme ve yanlış arazi kullanım politikalarının da eklenmesiyle riskin çok daha büyük boyutlara ulaştığını ifade etti. "Ormanlar milletimizin ortak servetidir" Saadet Partisi'nin çevre anlayışına da değinen Yurtsever, ormanların yalnızca ekonomik bir kaynak değil, gelecek nesillere bırakılması gereken ortak bir miras olduğunu söyledi. "Ormanlarımız milletimizin ortak serveti ve çevresel güvenliğimizin en önemli unsurlarından biridir." diyen Yurtsever, çevre politikalarının kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli koruma esasına göre oluşturulması gerektiğini kaydetti. Parti olarak yangın çıktıktan sonra gerçekleştirilen müdahalelerin önemli olduğunu ancak esas başarının yangınların hiç çıkmamasını sağlayacak politikalar üretmekten geçtiğini vurguladı. "Sorun uçak sayısından ibaret değil" Kamuoyunda sıkça tartışılan yangın söndürme uçağı ve helikopter sayısına da değinen Yurtsever, tartışmanın yalnızca hava araçları üzerinden yürütülmesini eksik bir yaklaşım olarak değerlendirdi. "Asıl mesele birkaç uçağın ya da helikopterin sayısı değildir." diyen Yurtsever, temel sorunun yangın riskini azaltacak planlama anlayışının yeterince oluşturulamaması olduğunu söyledi. Orman alanlarının giderek yerleşim bölgeleriyle iç içe geçtiğini belirten Yurtsever, kontrolsüz yapılaşma, orman içlerine kadar uzanan yerleşimler ve denetimsiz insan faaliyetlerinin yangın riskini ciddi biçimde artırdığına dikkat çekti. Koruyucu tampon bölgeler önerildi Hazırlanan analiz raporunda yer alan çözüm önerilerini de paylaşan Yurtsever, ilk olarak ormanlarla yerleşim alanları arasında koruyucu tampon bölgeler oluşturulmasını önerdi. Bu bölgelerin hem yangının yerleşim alanlarına sıçramasını engelleyeceğini hem de müdahale ekiplerine güvenli çalışma alanı sağlayacağını ifade eden Yurtsever, orman kenarlarındaki yeni yapılaşmalarda güvenli mesafe kriterlerinin tavizsiz uygulanması gerektiğini belirtti. Ayrıca yangına dayanıklı yapı malzemelerinin zorunlu hâle getirilmesi ve yapı standartlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Yangın emniyet yolları yeniden planlanmalı Raporda altyapı eksikliklerine de dikkat çekildi. Yangın emniyet yolları ile yangın şeritlerinin yıllardır ihmal edildiğini ifade eden Yurtsever, bu alanların yeniden planlanması ve bakım çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini dile getirdi. Yangın ekiplerinin bölgelere daha kısa sürede ulaşmasını sağlayacak ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yurtsever, ilk müdahale süresinin kısaltılmasının yangının büyümesini engelleyen en önemli faktörlerden biri olduğuna işaret etti. Kurumlar arasında güçlü koordinasyon çağrısı Yangın yönetiminde yaşanan koordinasyon sorunlarına da değinen Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı, farklı kurumların görev aldığı süreçlerde zaman zaman yetki karmaşasının yaşandığını söyledi. Bu durumun müdahale süreçlerini yavaşlatabildiğini belirten Yurtsever, görev ve sorumlulukların açık şekilde belirlendiği, hızlı karar alabilen ve tüm kurumların ortak hareket ettiği güçlü bir koordinasyon mekanizmasının kurulması gerektiğini ifade etti. Vatandaşlar ve gönüllüler sürece daha fazla dahil edilmeli Yurtsever, yangınlarla mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının sorumluluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguladı. Toplumun bilinçlendirilmesi, gönüllülük sisteminin yaygınlaştırılması ve vatandaşların yangın riskleri konusunda düzenli eğitimlerden geçirilmesinin önemine dikkat çeken Yurtsever, özellikle gençlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel toplulukların afet yönetim süreçlerine aktif biçimde katılmasının teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Yapay zekâ ve dijital teknolojiler önerildi Hazırlanan raporda teknolojik altyapının güçlendirilmesine yönelik öneriler de yer aldı. Yurtsever, yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleri, insansız hava araçları, dijital risk haritaları ve gelişmiş izleme teknolojilerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, üniversiteler, araştırma merkezleri ve kamu kurumları arasında daha güçlü iş birliklerinin kurulmasının önemine dikkat çekti. Bilimsel veriler ışığında hazırlanacak risk analizlerinin yangınların önlenmesinde önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. "Tabiat bize emanet" Konuşmasının sonunda çevreye bakış açılarının temelinde ahlaki sorumluluk anlayışının bulunduğunu belirten Yurtsever, şu değerlendirmede bulundu: "Bizim anlayışımızda tabiat üzerinde sınırsız tasarrufta bulunulacak bir kaynak değil, korunması gereken bir emanettir. Ormanlarımızı korumak yalnızca çevre politikası değil; aynı zamanda vicdani, insani ve ahlaki bir sorumluluktur." Tüm kurumlara ortak mücadele çağrısı Basın açıklamasının sonunda Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, merkezi yönetim, yerel yönetimler, akademik çevreler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. Yangınlarla mücadelede başarıya ulaşmanın yalnızca müdahale kapasitesini artırmakla değil; bilimsel planlama, güçlü koordinasyon, teknolojik yatırımlar, toplumsal bilinç ve önleyici politikaların birlikte uygulanmasıyla mümkün olacağı vurgulandı. Hazırlanan analiz raporunda, Türkiye'nin değişen iklim koşullarına uygun yeni bir orman yönetim modeli oluşturmasının artık ertelenemez bir ihtiyaç hâline geldiği belirtilirken, önleyici tedbirlerin güçlendirilmesinin hem doğal varlıkların korunması hem de can ve mal kayıplarının önlenmesi açısından stratejik önem taşıdığı ifade edildi.

DSP Bursa Teşkilatı Kongre Sürecine Kilitlendi Haber

DSP Bursa Teşkilatı Kongre Sürecine Kilitlendi

Mehmet Seskır: “Birlik ve Güçlü Teşkilat Anlayışıyla DSP’yi Bursa’da Daha Güçlü Yarınlara Taşıyacağız” Demokratik Sol Parti (DSP) Bursa teşkilatı, yaklaşan il kongresi öncesinde kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. DSP Bursa İl Yönetimi ile ilçe başkanlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü yapılacak olan DSP Bursa İl Kongresi süreci tüm yönleriyle ele alındı. Toplantıda teşkilat yapısından saha çalışmalarına, organizasyon planlamasından izlenecek yol haritasına kadar birçok önemli başlık masaya yatırıldı. DSP Bursa’da teşkilatlanma çalışmalarını sürdüren ve kongre hazırlık sürecini yakından yöneten Mehmet Seskır, toplantının ardından yaptığı açıklamada, partinin Bursa’daki siyasi gücünü daha da artırmak için kararlılıkla çalıştıklarını ifade etti. Kongre Öncesi Kapsamlı Değerlendirme Gerçekleştirilen toplantıda, il kongresinin yalnızca bir seçim süreci olmadığı; aynı zamanda partinin Bursa’daki gelecek vizyonunun şekillendirileceği önemli bir dönüm noktası olduğu vurgulandı. İl ve ilçe teşkilatlarının koordinasyon içinde hareket etmesinin önemine dikkat çekilen toplantıda; teşkilat yapılanmasının güçlendirilmesi, mahalle bazlı saha organizasyonlarının artırılması, üye çalışmalarının hızlandırılması, gençlik ve kadın kollarının aktif hale getirilmesi, kongre organizasyonunun eksiksiz yürütülmesi gibi konular detaylı şekilde değerlendirildi. Toplantıda ayrıca DSP’nin Bursa’daki siyasi etkisini artıracak stratejik çalışmalar üzerine fikir alışverişinde bulunulduğu öğrenildi. “DSP Bursa’da Yeniden Güçlü Bir Yükseliş Hedefliyor” Mehmet Seskır yaptığı açıklamada, DSP’nin köklü siyasi geçmişine vurgu yaparak Bursa’da yeniden güçlü bir yapılanma oluşturmak için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Seskır açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Gerçekleştirdiğimiz DSP Bursa İl Yönetimi ve İlçe Başkanları toplantımızda, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştireceğimiz il kongremiz ile ilgili önemli kararlar aldık. Kongre sürecimizi yalnızca bir organizasyon olarak değil, partimizin Bursa’daki geleceğini şekillendirecek önemli bir süreç olarak değerlendiriyoruz.” “Teşkilatlarımızla Omuz Omuza Çalışıyoruz” Toplantının son derece verimli geçtiğini belirten Mehmet Seskır, teşkilatlar arasındaki dayanışmanın DSP’nin en büyük gücü olduğunu ifade etti. “Teşkilat yapımız, organizasyon planlamamız, saha çalışmalarımız ve yol haritamız üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. İlçe başkanlarımızın görüşleri ve sahadan gelen değerlendirmeler bizim için son derece kıymetlidir. Bursa’nın her noktasında daha aktif, daha dinamik ve vatandaşla daha güçlü iletişim kuran bir teşkilat modeli oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. Saha Çalışmaları Hız Kazanacak Toplantıda özellikle saha çalışmalarına ağırlık verilmesi yönünde ortak görüş oluştuğu belirtildi. DSP Bursa teşkilatının önümüzdeki süreçte vatandaşlarla daha fazla bir araya geleceği, esnaf ziyaretleri, mahalle buluşmaları ve sosyal projelerle saha çalışmalarını yoğunlaştıracağı ifade edildi. Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, kongre süreci boyunca Bursa’nın tüm ilçelerinde teşkilat buluşmaları gerçekleştirilecek ve parti politikaları vatandaşlara daha etkin şekilde anlatılacak. “Birlik ve Beraberlik En Büyük Gücümüz” DSP’nin temelinde dayanışma kültürünün bulunduğunu vurgulayan Mehmet Seskır, parti içerisinde birlik ve beraberlik mesajı verdi. “Birlik, beraberlik ve güçlü teşkilat anlayışıyla çıktığımız bu yolda DSP’yi Bursa’da daha güçlü yarınlara taşımak adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Amacımız sadece kongre yapmak değil; halkın sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve Bursa’da yeniden güçlü bir siyasi alternatif oluşturan bir DSP yapısını inşa etmektir.” ifadelerini kullandı. Kongreye Yoğun Katılım Bekleniyor 13 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilecek DSP Bursa İl Kongresi’ne parti yöneticileri, delegeler, ilçe teşkilatları ve çok sayıda partilinin katılması bekleniyor. Kongrede yeni dönem hedefleri, teşkilat çalışmaları ve Bursa’ya yönelik siyasi projelerin de kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor. DSP Bursa teşkilatının, kongre sürecini partinin yeniden yapılanma ve güçlenme süreci olarak değerlendirdiği belirtilirken, önümüzdeki dönemde Bursa siyasetinde daha aktif bir rol üstlenmeyi hedeflediği ifade ediliyor.

Börü Arama Kurtarma’dan Stratejik Eğitim Seferberliği: Operasyonel Hazırlıkta Yeni Eşik Aşıldı Haber

Börü Arama Kurtarma’dan Stratejik Eğitim Seferberliği: Operasyonel Hazırlıkta Yeni Eşik Aşıldı

Afet ve acil durumlara müdahale kapasitesini sürekli olarak ileri taşımayı hedefleyen Börü Arama Kurtarma, kapsamlı ve çok katmanlı bir eğitim kampını başarıyla tamamlayarak sahaya hazırlık düzeyinde dikkat çekici bir sıçramaya imza attı. Teorik çerçeve ile yoğun saha uygulamalarını bir araya getiren program, ekiplerin yalnızca teknik yeterliliğini değil, aynı zamanda kriz anı reflekslerini ve koordinasyon becerilerini de üst seviyeye taşıdı. Eğitim süreci, operasyonel disiplinin temelini oluşturan ayrıntılı bir brifing ile başladı. Enkaz arama-kurtarma faaliyetleri öncesinde gerçekleştirilen bu kritik aşamada, görev dağılımları, müdahale senaryoları ve emniyet protokolleri titizlikle aktarıldı. Ekip liderlerinin stratejik yönlendirmeleri doğrultusunda personelin sahaya intikal öncesi hazırlık seviyesi pekiştirilirken, operasyonel farkındalık en üst düzeye çıkarıldı. Programın uygulama safhasında ise arama-kurtarma faaliyetlerinin bel kemiğini oluşturan ip ve düğüm teknikleri mercek altına alındı. Katılımcılar; sabitleme, emniyet alma ve yük aktarımı gibi hayati öneme sahip becerileri sahada birebir uygulayarak pekiştirdi. Bu kapsamda yürütülen yoğun pratikler, ekiplerin teknik donanımını güçlendirirken eş zamanlı olarak birlikte çalışma kültürünü ve koordinasyon kabiliyetini de ileri taşıdı. Saha çalışmalarının tamamlanmasının ardından düzenlenen kapsamlı kapanış ve değerlendirme oturumu, kampın en kritik aşamalarından biri olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen tüm faaliyetler teknik ve operasyonel boyutlarıyla detaylı biçimde analiz edilirken, ekip performansı çok yönlü kriterler üzerinden değerlendirildi. Bireysel yetkinlikler, ekip içi iletişim, görev disiplinine uyum ve kriz anındaki refleksler titizlikle incelenerek geri bildirimler paylaşıldı. Bu analizler doğrultusunda güçlü yönler kayıt altına alınırken, gelişime açık alanlar için somut iyileştirme başlıkları belirlendi. Özellikle emniyet, disiplin ve iletişim protokollerine ilişkin kritik hatırlatmalar yapılarak, sahada karşılaşılabilecek risklere karşı kurumsal farkındalık daha da artırıldı. Eğitim kampı, ekipler arası dayanışmayı güçlendiren ve kurumsal aidiyet duygusunu pekiştiren güçlü bir kapanışla tamamlandı. Yüksek motivasyon ve sağlam ekip ruhuyla sonlanan programın, Börü Arama Kurtarma’nın sahaya hazır olma kapasitesine stratejik düzeyde katkı sağladığı vurgulandı. Börü Arama Kurtarma, bu tür kapsamlı eğitim faaliyetleri aracılığıyla afet ve acil durumlara karşı müdahale gücünü sürekli geliştirmeyi, her koşulda etkin ve profesyonel görev icra edebilecek donanımlı ekipler yetiştirmeyi kararlılıkla sürdürüyor.

Zeydan Karalar’dan CHP Bursa İl Başkanlığı’na Ziyaret: Kent Gündemi ve Yerel Yönetim Süreci Masaya Yatırıldı Haber

Zeydan Karalar’dan CHP Bursa İl Başkanlığı’na Ziyaret: Kent Gündemi ve Yerel Yönetim Süreci Masaya Yatırıldı

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önde gelen isimlerinden Zeydan Karalar, CHP Bursa İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Ziyarette, Bursa’nın güncel sorunları, yerel yönetim süreçleri ve son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler ayrıntılı şekilde ele alındı. Bursa’nın kronik sorunları gündemdeydi Gerçekleştirilen görüşmede Bursa’nın uzun süredir çözüm bekleyen temel sorunları masaya yatırıldı. Özellikle hızlı nüfus artışıyla birlikte büyüyen ulaşım problemleri, plansız kentleşme, sanayi ve çevre dengesi, altyapı yetersizlikleri ve ekonomik zorlukların kente etkileri detaylı şekilde değerlendirildi. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, yerel yönetimlerin bu sorunlara yönelik atabileceği adımlar üzerinde duruldu. Zeydan Karalar’ın, Adana’daki yerel yönetim deneyimlerini paylaşarak, büyükşehir belediyeciliğinde karşılaşılan benzer sorunlara yönelik çözüm önerilerini aktardığı öğrenildi. Bu kapsamda sosyal belediyecilik uygulamaları, kaynak yönetimi ve halk odaklı hizmet anlayışının önemine dikkat çekildi. “Bozbey sonrası süreç” değerlendirildi Toplantının önemli başlıklarından birini de Mustafa Bozbey sonrası Bursa’daki yerel yönetim süreci oluşturdu. Görüşmede, yeni dönemde belediyecilik anlayışının nasıl şekillendiği, mevcut projelerin durumu ve kamuoyundaki yansımalar kapsamlı biçimde ele alındı. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın, Bursa’da CHP örgütünün saha çalışmaları, seçmen beklentileri ve yerel yönetimle koordinasyon konularında bilgi verdiği; Karalar’ın ise bu sürecin sağlıklı ilerlemesi adına parti içi uyum ve ortak aklın önemine vurgu yaptığı belirtildi. Parti örgütü ve yerel yönetim ilişkisi öne çıktı Ziyarette ayrıca parti örgütü ile yerel yönetimler arasındaki iletişim ve iş birliği konuları da gündeme geldi. CHP’nin yerelde daha etkin ve çözüm odaklı bir politika üretmesi için örgütlerin sahadaki rolünün güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Karalar’ın, Bursa gibi stratejik bir şehirde parti çalışmalarının sadece seçim dönemleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, sürekli sahada olmanın ve vatandaşla doğrudan temas kurmanın önemine dikkat çektiği kaydedildi. Ortak mesaj: “Bursa için daha güçlü iş birliği” Görüşmenin sonunda her iki isim de Bursa’nın sorunlarının çözümü için daha güçlü bir iş birliği ve koordinasyon içinde çalışılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. CHP’nin yerel yönetim anlayışının temelinde şeffaflık, katılımcılık ve sosyal adalet ilkelerinin bulunduğu vurgulanarak, Bursa’da bu yaklaşımın daha da güçlendirilmesi hedefi dile getirildi. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve ilerleyen süreçte benzer istişare toplantılarının sürdürülmesi temennisiyle sona erdi.

DSP Çanakkale İl Başkanı Çetin Gürler, Bursa İl Başkanlığını Ziyaret Etti: İlçe Başkanlarıyla Sıcak Karşılama Haber

DSP Çanakkale İl Başkanı Çetin Gürler, Bursa İl Başkanlığını Ziyaret Etti: İlçe Başkanlarıyla Sıcak Karşılama

Bursa – Demokratik Sol Parti (DSP) Çanakkale İl Başkanı Çetin Gürler, Bursa İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek, Bursa’daki ilçe başkanları ve parti yöneticileriyle bir araya geldi. DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır’ın ev sahipliğinde gerçekleşen ziyaret, parti içi dayanışma ve yerel yönetim işbirliği açısından önemli mesajlar içeriyor. İlçe Başkanlarıyla Bir Araya Geldi Ziyaret sırasında DSP Osmangazi İlçe Başkanı Nalan Usta, Nilüfer İlçe Başkanı Aslıhan Ocakbaşı, Yıldırım İlçe Başkanı Mehmet Tuncer ve Gürsu İlçe Başkanı Mustafa Yazıcı da hazır bulundu. İlçe başkanlarının katılımıyla gerçekleşen karşılamada, Bursa’nın çeşitli ilçelerinden gelen temsilciler, parti içi koordinasyon ve önümüzdeki döneme dair planlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Bursa İl Başkanlığı’ndan Teşekkür Mesajı DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, Çanakkale İl Başkanı Çetin Gürler ve ekibine teşekkürlerini iletti: “Çanakkale İl Başkanımız Sayın Çetin Gürler’in Bursa’ya gerçekleştirdiği bu anlamlı ziyaret, partimiz için büyük önem taşıyor. İlçe başkanlarımızla birlikte kendisini karşılamaktan ve misafir etmekten büyük memnuniyet duyduk. Bursamıza ve il binamıza göstermiş olduğu ilgiden dolayı kendisine sonsuz teşekkür ederiz.” Parti İçi Dayanışma ve Yerel İşbirliği Ziyaret, DSP’nin Bursa ve Çanakkale teşkilatları arasında bağları güçlendirme, yerel çalışmaların koordinasyonunu artırma ve önümüzdeki dönemde ortak projeler geliştirme amacı taşıyor. İlçe başkanlarının da katılımıyla, Bursa’daki ilçe yönetimlerinin sorunları ve çözüm önerileri konusunda karşılıklı bilgi paylaşımı sağlandı. Mehmet Seskır, bu tür ziyaretlerin parti içi dayanışmayı pekiştirdiğini ve yerel yönetimlerde daha etkin bir koordinasyon sağladığını belirterek, önümüzdeki dönemde bu tür etkileşimlerin devam edeceğini ifade etti. “DSP olarak hem il hem de ilçe teşkilatlarımızın birlik ve beraberliğini güçlendirmek, halkımıza daha etkin hizmet sunabilmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu ziyaret, partimizin tüm kademelerinde dayanışma ve işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.” DSP Çanakkale İl Başkanı Çetin Gürler’in Bursa ziyareti, parti içi koordinasyon ve bölgesel işbirliği açısından model niteliğinde bir etkinlik olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.