Hava Durumu

#Koordinasyon

- Koordinasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koordinasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler: "Afetlerde ilk dakikalar hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor" Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler: "Afetlerde ilk dakikalar hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor"

BURSA / İZNİK – Türkiye'nin deprem kuşağında bulunması, son yıllarda artış gösteren orman yangınları, endüstriyel kazalar ve diğer felaketler, afetlere hazırlık sürecini yeniden gündeme getirerek en kritik başlıklar arasına taşıdı. DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, afet yönetiminde giderek önem kazanan "Taktik Tıp" yaklaşımına dair kapsamlı bir değerlendirme yaparak, afetlerin ilk dakikalarında gerçekleştirilen müdahalelerin binlerce kişinin hayatını kurtarmadaki kritik rolünü vurguladı. Genişler; büyük depremlerden sel felaketlerine, orman yangınlarından patlamalara kadar kitlesel yaralanmalara yol açan tüm afetlerde ilk saatlerin hayati öneme sahip olduğunu belirterek, klasik sağlık hizmetlerinin bu olağanüstü koşullarda tek başına yeterli olmayabileceğini ifade etti. Kaosun Ortasında Yaşam Mücadelesi Afetlerin sadece yapıları değil, şehirlerin genel işleyişini etkilediğini belirten Genişler, büyük bir deprem anında ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle özetledi: "Yer sarsılıyor, binalar saniyeler içinde yıkılıyor, elektrikler kesiliyor, iletişim ağları çöküyor. Ambulanslar yolların kapanması nedeniyle ilerleyemiyor. Hastaneler kısa sürede doluyor. Arama kurtarma ekipleri enkaz altındaki yaşam mücadelesini sürdürürken, sağlık ekipleri sınırlı imkanlarla çok sayıda yaralıya ulaşmaya çalışıyor." Bu durumun yalnızca depremlere özgü olmadığını dile getiren Genişler; heyelanlar, büyük patlamalar, endüstriyel kazalar ve benzeri felaketlerde de benzer kriz ortamlarının yaşandığını söyledi. "En Kritik Soru: Önce Kime Müdahale Edilecek?" Afet sahasındaki en büyük sorunun, kısıtlı imkanlarla hangi yaralılara öncelik verileceği olduğunu ifade eden Genişler, modern afet yönetiminin bu noktasında "Taktik Tıp" yaklaşımının esas alınması gerektiğini dile getirdi. Genişler, "Afetlerde tüm yaralılara aynı anda müdahale etmek çoğu zaman mümkün değildir. Mevcut kaynaklarla mümkün olan en fazla insanın hayatını kurtarmaya yönelik bir önceliklendirme yapılması gerekir. İşte taktik tıp bu anlayış üzerine kuruludur." dedi. Artan Riskler Yeni Yaklaşımları Zorunlu Kılıyor İklim değişikliğinin doğal afetlerin sıklığını ve şiddetini artırdığına dikkat çeken Genişler; hızlı kentleşme, nüfus yoğunluğu ve kritik altyapıların riskli bölgelerde bulunmasının afetlerin etkisini daha da büyüttüğünü belirtti. Genişler'e göre artık sadece tedavi bilgisi yeterli değil; kriz yönetimi, güvenlik, lojistik, koordinasyon ve hızlı karar alma yetenekleri de afet müdahalelerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Altın Saat Hayat Kurtarıyor Travma tıbbında "Altın Saat" olarak tanımlanan ilk 60 dakikanın önemine değinen Genişler, ağır yaralanmalarda bu süre zarfında yapılacak doğru müdahalenin hayatta kalma oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirtti. Durdurulamayan kanamalar, hava yolu tıkanıklıkları, solunum problemleri ve hipotermi gibi durumların saniyelerle yarıştığını ifade eden Genişler, "Afetlerde zaman yalnızca ilerlemez; aynı zamanda yaşam umudunu da tüketir." değerlendirmesinde bulundu. Taktik Tıp Nedir? Taktik tıbbın sadece acil sağlık hizmetlerinden ibaret olmadığını belirten Genişler; bu sistemin olay yeri güvenliği, ekiplerin korunması, kaynak yönetimi, tahliye stratejileri ve kurumlar arası koordinasyonu içeren kapsamlı bir kriz yönetimi modeli olduğunu söyledi. Genişler, bu yaklaşımın ilk olarak askeri operasyonlar için geliştirildiğini, günümüzde ise deprem, sel, endüstriyel kazalar ve kitlesel yaralanmaların yaşandığı birçok sivil olayda başarıyla uygulandığını ifade etti. "Afet Sahası Hastane Değildir" Afet bölgelerindeki koşulların hastane ortamından tamamen farklı olduğuna dikkat çeken Genişler; yıkılmış yapılar, artçı sarsıntılar, yangınlar, gaz kaçakları, elektrik hatları, kimyasal riskler ve panik halindeki kalabalıklar nedeniyle sağlık hizmeti sunumunun son derece karmaşık hale geldiğini söyledi. Bu nedenle, afet bölgelerinde görev yapan ekiplerin bu olağanüstü şartlara uygun eğitimler almasının hayati önem taşıdığını belirtti. Müdahalenin İlk Kuralı Güvenlik Taktik tıbbın temel prensiplerinden birinin "Kurtarıcı yaralanırsa kurtarma işlemi durur" anlayışı olduğunu vurgulayan Genişler, olay yerine ulaşan ekiplerin öncelikli olarak risk değerlendirmesi yapması gerektiğini ifade etti. Güvenliği sağlanmamış alanlarda yapılacak müdahalelerin hem sağlık çalışanlarını hem de yaralıları daha büyük tehlikelere atabileceğini söyleyen Genişler, planlı ve koordineli hareket etmenin önemine dikkat çekti. Kapsamlı Araştırma Dosyası Hazırlanıyor Recep Genişler; afet yönetimi ve taktik tıp politikalarını daha geniş bir çerçevede ele alarak Türkiye'nin afet risk haritası, deprem ve sel yönetimi, KBRN durumları, UMKE, AFAD, 112 Acil Sağlık, itfaiye ve güvenlik güçlerinin koordinasyonu, triyaj sistemi, psikolojik ilk yardım ve gönüllü destek sistemlerini içeren kapsamlı bir araştırma dosyası planladığını belirtti. Hazırlanacak bu çalışma ile afetlere hazırlık konusunda kamuoyunda farkındalık oluşturmayı ve stratejik yönetimin önemine dikkat çekmeyi amaçladığını açıkça ifade etti.

Çekirge’de asfalt tepkisi: Vatandaş çözüm bekliyor Haber

Çekirge’de asfalt tepkisi: Vatandaş çözüm bekliyor

Osmangazi Belediyesi'ne aylar önce iletilen asfalt ve yol tadilat taleplerine verilen cevaplar, Çekirge Mahallesi'nde tartışmaya neden oldu. Belediyenin incelemelerinde bazı yollar için sit alanı, özel sıralı yetki ve yetki sınırları açıklanırken, mahalle sakinlerinin yıllar içinde yollarının yenilenmesi için tarih somut ve çözüm planı talep ediliyor. Bursa'nın Osmangazi ilçesine bağlı Çekirge Mahallesi'nde yıpranan belgesi ile ilgili yeterliliğin başvurularının ardından belediyeden gelen yanıtlar, yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Mahalle aralıkları, çok sayıda sokakta asfaltların uzun süre yenilenmediğini, mevcut bozulmaların ise zaman zaman yapılan yamalarla giderilmeye çalışıldığını belirterek, kapsamlı bakım ve asfalt çalışmasını istedi. Başvurularda Kadıköşkü, Gonca Gül, 1. Meşelik, Çimenli, 3. Dağ, 3. Tepe, 2. Çamlı, Gül, Esen, Çelik, Çevik, Şahin ve Çinici sokaklarının yanı sıra farklı güzergâhlarda da yol düzenlemesi talep edildi. Belediyeden farklı gerekçeler 15 Mayıs 2026 tarihindeki 10586091 kullanım başvurusuna ilişkin belediye incelemesinde bazı sokakların imar planındaki statülerine ve mülkiyet durumlarına dikkat çekildi. Fen İşleri Müdürlüğü'nün değerlendirmesine göre Çimenli, 3. Dağ, 3. Tepe, 2. Çamlı, 1. Meşelik ve Selvinaz sokaklarının bazı bölümleri 1. derece doğal sit alanı içerisinde bulunmaktadır. Gül, Çinici, 3. Esen, 1. Çevik, 3. Şahin, 5. Çimen ve Mehmet Çıkmazı için ise 3. derece doğal sit sınırı ve özel mülkiyet durumlarına işaret edildi. Mustafa Sokak'ın ayrıcalıklı oturma alanında, Eskicioğlu Sokak'ın ise özel sınırlarında tutulduğu belirtildi. Hamam Caddesi için Büyükşehir Belediyesi işaretlemesi yapıldı Belediyenin cevabında Hamam Caddesi açısından ise yetki konusu öne çıktı. Güzergâhın ana arter niteliğinde olduğuek, yol üzerindeki görev ve sorumluluğun Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğu ifade edildi. Kadıköşkü ve Gonca Gül sokaklarının ise ihaleler kapsamındaki çalışmalar programı kapsamında değerlendirileceği bildirildi. Vatandaşların kafasındaki soru: “Bu tarihsel süreçte nasıl asfaltlandı?” Belediyenin gerekçeleri mahalle sakinlerini ikna etmiş değil. Çekirge'de yaşayanların, bugün sit alanı veya farklı mülkiyet statüleri nedeniyle çalışma yapılamadığı belirtilen bazı tarihlerde geçmiş yıllarda yol açma, düzenleme ve asfaltlamanın gerçekleştirildiğini hatırlatıyor. Mahalle sıcaklıkları bu nedenle, “Madem bu alanlarda hukuki engeller var, geçmişte bu yollar nasıl yapıldı ve asfaltlandı?” ayrıntıların yanıtlanması istiyor. Vatandaşlara göre sorun yalnızca asfaltın yenilenip yenilenmeyeceği değil. Yıllardır kullanılan yolların mevcut parçaları hangi kurum tarafından ve hangi çalışmanın iyileştirilip açık bir şekilde ortaya konulması gerekiyor. “Yetki tartışması yerine çözüm istiyoruz” Mahalle sakinlerinin, belediyelerin yetki sınırlarının bulunabildiğini kabul ederken, farklı kişilerin sorumluluk alanlarındaki koordinasyonun sürdürülmesini savunuyor. Özellikle Osmangazi Belediyesi ile Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğundaki bağlantılar konusunda ortak çalışma yapanların, kurumlar arasındaki görev paylaşımının kendi açısından bir sakatlık tazminatına dönüşmemesi dileğini sunuyor. Vatandaşların talebi, “Bu yolun kimin sorumluluğunda?” Bunların ötesinde, “Bu yol ne zaman yapılacak?” sorularına yanıt verin. Çekirge'de hizmet seviyesi yükseliyor Mahalle nüfus, seçimlerde belediyeye yüksek oranda destek verildiğini hatırlatarak hizmet beklentilerini de dile getiriyor. Bazılarının, Çekirge'nin köklü yüksek oylarına rağmen özellikle yol ve altyapı konusunda yeterli hizmet alamadıklarını savunuyorlar. Mahalledeki tepkinin programında ise belediyenin verdiği yanıtların çözüm takviminin içermemesi mevcut. Vatandaşlar, belediyeden yalnızca mevcut engellerin sıralanması değil, bu engellerin aşılması için hangi kurumların görüşüleceğini ve hangi kişilerin saklandığının açıklanmasını istiyor. Gözler somut çalışma takviminde Yaklaşık üç ay önce başlayan başvuru sürecinin ardından Çekirge sakinlerinin artık somut bir yol haritasına dönüşmüş durumda. Mahallede hangi sokakların belediye tarafından yenileneceği, hangi güzergâhlarda Büyükşehir Belediyesi'nin devreye gireceği, sit alanı veya özel mülkiyet nedeniyle çalışma yapılamayan bölge için nasıl bir yöntemle uygulanacağı merak ediliyor. Çekirge, yıllar boyunca kullanılan ve zaman içinde yıpranan yollar için herkesin sorumluluğu tartışmasına katılmadan bir araya gelerek ve vatandaş odaklı, takvim belli bir çözümün ortaya çıkmasını bekliyor. Mahallede gözler şimdi belediyelerden gelecek yeni adımlara çevrilmiş durumda.

MHP Bursa’da kongre öncesi saha ve teşkilat mesaisi Haber

MHP Bursa’da kongre öncesi saha ve teşkilat mesaisi

BURSA – MHP Bursa teşkilatında yaklaşan 15. Olağan İl Kongresi öncesi hareketlilik artarken, ilçe başkanlarının katılımıyla toplantıda kongre hazırlıklarının yanı sıra teşkilatın sahadaki çalışmaları ve beklenen periyodun hedefine yatırıldı. MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin başkanlığında düzenlenen istişare toplantısında, il ve ilçe teşkilatlarının mevcut çalışmaları değerlendirildi. Kongre takviminin sağlıklı şekilde sürdürülmesi, organizasyon kademeleri arasında koordinasyonun sağlanması ve saha uygulamalarının daha etkin hale getirilmesine ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. KONGRE ÖNCESİ SAHA NOTLARI MASADA Toplantının gündeminde kongre organizasyonunun yanı sıra ilçelerden gelen saha değerlendirmeleri de yer aldı. İlçe başkanları, kendi bölgelerindeki çiçeklerle temaslar ve gözlemlerini aktaran yerel haberler aktarıldı. Böylece kongre hazırlıkları, yalnızca organizasyon liderliği üzerinden değil, teşkilatların sahadaki mevcut durumu ve gelecek dönemdeki çalışma kapasitesi açısından ele alındı. İLÇELERDEN GELEN GÖRÜŞLER DEĞERLENDİRİLDİ Bursa'nın farklı bölgelerindeki teşkilat, aynı hedef kitlesinin temsilinin öne çıkan inançlarından biri oldu. İlçe başkanlarının görüş ve önerilerinin dinlendiği toplantıda, sahadan gelen değerlendirmelerin il yönetiminin planlamalarının yansıtılması üzerinde duruldu. Teşkilat içindeki iletişim kanallarının açık kopmasının, hem kongre sürecinin hem de sonrasındaki bölümlerin daha iyi bir şekilde saklanmasına katkı sağladığı değerlendirildi. KONGRE SONRASI DÖNEME HAZIRLIK Toplantıda dikkat çeken bir diğer başlık ise kongre sonrasına yönelik planlamalar oldu. Olağan İl Kongresi'nin ardından teşkilatın hız kesmeden sürdürülmesi, ilçelerdeki saha özelliklerinin ve tercihle doğrudan ilişkilerin noktasındaki hedeflerin değerlendirilmesi yapıldı. Bu kapsamlı toplantı, MHP Bursa teşkilatında kongreye ilişkin hazırlıkların sıra yanı yeni dönem çalışma hikayelerinin da şekillendirildiği bir buluşma ile desteklendi. “BİRLİK VE BERABERLİK” MESAJI İl Başkanı Muhammet Tekin'in başkanlık ettiği toplantıda, kongre sürecinin teşkilat bütünlüğü içerisinde bölmeli olduğu vurgulandı. Teşkilatlanmanın farklı aşamalarının ortak hedeflerinin hareket ettirilmesinin önemine dikkat edilirken, il ve ilçe başkanlıkları arasında koordinasyonun süreç boyunca daha da ayrılma yönünde değerlendirmeler yapıldı. MHP Bursa teşkilatında kongre sürecinde, parti içi istişare biriminin işletildiği ve ilçe teşkilatlarının görüntülerin doğrudan alınan bir süreç olarak hedefleniyor. GÖZLER KONGRE TAKVİMİNDE İlçe başkanlarının katılımıyla yapılacak toplantının ardından MHP Bursa teşkilatında kongre hazırlıklarının önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaşması bekleniyor. Teşkilat yönetimi açısından kongrenin yalnızca bir seçim süreci değil, yeni dönem çalışma anlayışının ve saha görünürlüğünün de şekilleneceği bir benzer olarak değerlendirildiği görülüyor. Bursa teşkilatının temel gündem ise kongre süreci koordinasyonu içerisinde organize etmek, teşkilat içi iletişimi güçlü tutmak ve kongre sonrasında sahada çalışmak daha yüksek tempoyla devam etmek olarak öne çıkıyor.

Gözler Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş.'de Haber

Gözler Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş.'de

Mustafakemalpaşa'da son günlerde yoğunlaşan haşere saldırıları sürerken, ilaçlama hizmetlerindeki yetki tartışmaları kamuoyunda gündem olmaya devam ediyor. Yaz aylarının etkisiyle artan haşere popülasyonu, özellikle ilçe merkezi ve kırsal mahallelerde yaşayanların sorunlarını artırırken, hizmetin hangi birimin sorumluluğunda olduğu konusu yeniden tartışılmaya başlandı. Edinilen bilgilere göre, kamuoyunda zaman zaman Mustafakemalpaşa Belediyesi'nin sorumluluğunda olduğu sanılan sivrisinek ilaçlama çalışmaları, mevcut görev paylaşımı kapsamında Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından değil, Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Tarım A.Ş. tarafından yürütülmektedir. Bu durumun kamuoyunda yanlış anlaşılmalara yol açtığı belirtilirken, taleplerin yönlendirileceği kurum konusunda bilgi eksikliği yaşandığı dile getiriliyor. Özellikle yaz mevsiminde artış gösteren şikayetler nedeniyle ilaçlamanın düzenli ve etkin şekilde sürdürülmesi büyük önem taşırken, hizmetin planlanması ve kapasitesine ilişkin yetkinin hangi kurumda olduğu konusunun netleştirilmesi bekleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydınlık Geleceğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekerek, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına yetkili merciler tarafından gerekli açıklamaların gecikmeden yapılması gerektiğini ifade etti. Özen, yaptığı değerlendirmede şu görüşlere yer verdi: "Mustafakemalpaşa'da şikayetleri gelen ilaçlama hizmetleri konusunda kamuoyuna doğru bilgi verilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu hizmetin sorumluluğu Mustafakemalpaşa Belediyesi'ne değil, Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş. birimine aittir. Vatandaşlarımızın yanlış yönlendirilmemesi, taleplerini doğru kuruma iletmesi ve herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına açık ve net bir açıklama bekliyoruz." İlçede yaşayanlar ise özellikle yaz aylarında haşere artışının yaşam koşullarını olumsuz etkilediğini belirterek, ilaçlamanın daha sık ve planlı şekilde gerçekleştirilmesini talep ediyor. Sorumluluğun hangi kurumda olduğundan bağımsız olarak hizmetlerin aksatılmadan sürdürülmesini ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanarak hareket edilmesini istiyorlar. Kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi amacıyla, soru işaretlerinin giderilmesi için Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş.'den ayrıntılı bir açıklama yapılması beklendiği belirtiliyor. Öte yandan Aydınlık Geleceğin Partisi, vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda faaliyetleri takip etmeyi sürdüreceklerini ve sürecin şeffaf bir şekilde ilerlemesi adına konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini açıkladı.

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç'ten Orman Yangınları Sezonu Öncesi Kritik Uyarı Haber

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç'ten Orman Yangınları Sezonu Öncesi Kritik Uyarı

Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç, orman yangınları sezonunun gelişiyle birlikte kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. "Yangınlardan Sonra Üzülmeyelim" başlığıyla paylaşılan açıklamada, orman yangınlarının sadece doğayı değil; insan canını, yaban hayatını, ülke ekonomisini ve gelecek nesillere bırakılacak ortak mirası tehdit eden ciddi bir milli kriz olduğu vurgulandı. Genç, özellikle yaz aylarında meydana gelen orman yangınlarının toplumda derin üzüntülere yol açtığını belirterek, bir vatandaş olarak bu duruma çok üzüldüğünü ifade etti. Yangınla mücadeledeki yaygın yanlışlara değinen Genç, söndürme çalışmalarının yalnızca fedakarlıkla değil; doğru planlama, liyakatli yönetim, güçlü koordinasyon ve zamanında alınan kritik kararlarla başarıya ulaşabileceğini kaydetti. "Orman Yangınlarının Ana Sorumlusu Orman Genel Müdürlüğüdür" Muzaffer Genç, Anayasa ve ilgili kanunlarca yetkilendirilen Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM), orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesinden birinci derecede sorumlu olan kamu kurumu olduğunu hatırlattı. Büyükşehir rejimi ve Bütünleşik Şehir sistemi kapsamındaki bazı kırsal alanların büyükşehir belediyelerinin, diğer illerde ise il özel idarelerinin sorumluluğunda olduğunu belirten Genç, ancak gezi alanları ile ormanların iç içe geçmiş yapısı nedeniyle her türlü kıvılcımın kısa sürede büyük yangınlara dönüşme riski taşıdığını dile getirdi. Bu nedenle "Yangın gezi alanında başladı, bizim sorumluluğumuzda değil" yaklaşımıyla hareket edilmemesi gerektiğini vurgulayan Genç, ormanların korunmasının tüm kamu kurumlarının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. "Vatandaşın Duyarlılığı Değerlidir; Ancak Yangın Alanına Gelişi Müdahaleyi Zorlaştırabilir" Basın açıklamasında, toplumda sıkça rastlanan hatalı bir uygulamaya da dikkat çekildi. Genç, iyi niyetle dahi olsa vatandaşların yangın bölgelerine gitmesinin profesyonel ekiplerin çalışmasını zorlaştırdığını belirterek şu uyarılarda bulundu: "Kontrolsüz şekilde gelen sivil araçlar, müdahale ekiplerinin yolunu kapatmakta ve özellikle yaklaşık dört metrelik dar orman yollarında ciddi trafik kilitlenmelerine yol açmaktadır. Bu durum, profesyonel ekiplerin olay yerine ulaşımını geciktirerek zaman kaybına neden olmakta ve yangının şiddetlenmesine zemin hazırlamaktadır." Genç, vatandaşların en büyük katkının 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber vererek yangını erken fark ettirmek olduğunu vurguladı. Yangın İhbarından Müdahaleye Kadar Süreç Nasıl İşliyor? Açıklamada, Türkiye'deki orman yangınlarına müdahale sisteminin işleyişine dair detaylara yer verildi. Yangınların; yüksek noktalardaki gözetleme kuleleri, vatandaşlar, köylüler, çobanlar ve teknolojik imkanlar kapsamında kullanılan İHA'lar aracılığıyla tespit edildiği belirtildi. Türkiye genelinde görev yapan 271 Orman İşletme Müdürlüğü'nden hangisinin sorumluluk alanında ise ihbarın doğrudan ilgili işletmeye ulaştırıldığı aktarıldı. İhbarı alan işletme müdürlüğünün, en yakın arazözleri saniyeler içinde harekete geçirdiği ve ilk ekip olay yerine varana kadar yangının kulelerden takip edilmeye devam ettiği anlatıldı. Olay yerine ulaşan ilk ekiplerin yangının büyüklüğü, rüzgarın hızı ve yönü, arazi yapısı gibi bilgileri merkeze aktararak müdahalenin kapsamını belirledikleri kaydedildi. "Liyakat İşte Tam Bu Noktada Başlıyor" Muzaffer Genç, açıklamasında sahadaki karar vericilerin önemine özellikle dikkat çekti. Yangın amirinin veya işletme müdürünün sadece anı değil, saatler sonrasını da öngörerek strateji geliştirmesi gerektiğini belirten Genç, bunun bilgi, deneyim ve liyakat gerektiren hayati bir süreç olduğunu söyledi. Genç, "Reaktif yönetim değil, proaktif yönetim hayat kurtarır" diyerek, doğru tahminlerle ilk dakikalarda; sayıda arazöz, iş makinesi, helikopter, söndürme uçağı, teknik personel, destek ekipleri, belediyelerden yüksek tonajlı su tankerleri, jandarma güvenlik ve trafik ekipleri, sağlık ekipleri ve ambulanslar, diğer kamu idarelerinin araçları ve personel merkezleri eksiksiz şekilde talep edilmesinin önemini ifade etti. "Araç Çokluğu Değil, Doğru Yönetim Başarı Getirir" Açıklamada dikkat çekilen bir diğer önemli nokta ise sahadaki koordinasyon oldu. Genç, çok sayıda aracın kontrolsüzce aynı noktaya yönlendirilmesinin bir başarı olmadığını, aksine ihtiyaçtan fazla aracın sahada karmaşaya yol açabileceğini belirtti. Başarının; doğru sayıda ekibin, doğru cephelere yerleştirilmesi ve etkin koordine edilmesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Genç; rüzgar yönü, hızı, arazi eğimi ve yangının ilerleme istikametinin doğru analiz edilmesinin müdahalenin kaderini belirlediğini söyledi. Yanlış konumlandırılan ekiplerin yangını durduramayacağı gibi can kayıplarına da yol açabileceğini belirten Genç, bu konuda geçmişte yaşanan acı örneklerin unutulmadığını ifade etti. "2025 Yılındaki Büyük Kayıp Alarm Veren Bir Tablodur" Basın açıklamasında 2025 yılı orman yangını verileri de analiz edildi. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde 3 bin 224 orman yangını meydana geldiğini hatırlatan Genç, bu yangınlar sonucunda yaklaşık 815 bin dekarlarca orman alanının zarar gördüğünü belirtti. Bu rakamların yangın başına ortalama 250 dönüm alanın kül olduğu anlamına geldiğini belirten Genç, geçmiş yıllarda bu ortalamanın yaklaşık 40 dönüm seviyelerinde olduğunu söyledi. Söz konusu büyük farkın üzerinde ciddiyetle durulması gerektiğini vurgulayan Genç, yönetim anlayışının her yönüyle yeniden değerlendirilmesinin önemine işaret etti. "Türkiye'nin Güçlü Bir Yangın Filosuna Sahip Olmasına Rağmen Başarı Yönetimle Mümkündür" Muzaffer Genç, Orman Genel Müdürlüğü'nün sahip olduğu kara ve hava gücünün önemli bir kapasite oluşturduğunu belirterek şu detayları paylaştı: Yaklaşık 20 bin aktif personel, 1.400 arazöz, 357 su ikmal aracı, 41 su tankeri, 2.750 müdahale aracı, 216 dozer, 127 treyler, 5 yakıt tankeri, 28 hava söndürme platformu, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracı ile Türkiye'nin güçlü bir envantere sahip olduğunu belirten Genç, bunlara belediyelerin su tankerleri ve diğer kamu kurumlarının iş makinelerinin de eklendiğini söyledi. Ancak böylesine büyük bir gücün ancak doğru planlama, etkin koordinasyon, isabetli hedefler ve liyakatli yönetimle başarıya dönüşebileceğini vurgulayan Genç, teknolojik imkanların tek başına yeterli olmadığını ifade etti. "Can Kaybının da Doğa Kaybının da Yaşanmadığı Bir Sezon Mümkün" Açıklamasının sonunda tüm topluma çağrıda bulunan Hürriyetçi Tarım ve Orman Sendikası Genel Başkanı Muzaffer Genç, ormanların sadece ağaçlardan ibaret olmadığını, içinde binlerce canlıyı barındıran devasa bir yaşam alanı olduğunu belirtti. Doğru yönetim, güçlü koordinasyon, planlı çalışma ve zamanında alınacak kararlarla; ağaçların, yabani hayvanların, kuşların, kelebeklerin ve insanların zarar görmediği bir sezonun mümkün olduğunu ifade eden Genç, vatandaşlardan yangın riskine karşı azami dikkat göstermelerini istedi. Açıklamasını, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözüyle tamamladı: "Ağaç, çiçek ve doğa uygarlık demektir." Genç, tüm kalbiyle ve dualarıyla, Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelede başarılı olduğu, can kayıplarının yaşanmadığı ve doğanın korunduğu bir sezon geçirmesini temenni etti.

Saadet Partisi Bursa’dan Orman Yangınlarına Karşı Kapsamlı Analiz Raporu: “Asıl Mücadele Yangın Çıkmadan Başlamalı” Haber

Saadet Partisi Bursa’dan Orman Yangınlarına Karşı Kapsamlı Analiz Raporu: “Asıl Mücadele Yangın Çıkmadan Başlamalı”

İklim krizi, plansız yapılaşma ve yetersiz politikalar masaya yatırıldı; Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, orman yangınlarıyla mücadelede, reform arayışında bulunuyordu. İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, parlamaların yalnızca söndürme kapasitesiyle olmadığını, yapısal planlama ve programlamanın engellenemeyeceğini vurguladı. Son yıllarda Türkiye'nin birçok bölgesinde sanat arda yaşanan büyük orman patlamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı da çoğalmalarla mücadelede nemlendirmenin tedavisine yönelik kapsamlı bir analiz raporu hazırlandı. Hazırlanan raporun kamuoyuyla paylaşılması amacıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, yalnızca parçalara müdahale kapasitesinin işlemlerin yeterli olmayacağını belirtti, esas çözümün patlamanın engelleneceği uzun vadeli ekonomilerin hayata döndüğünü ifade etti. "Yangınlar artık sadece çevre sorunu değil" Konuşmasında son yıllarda yaşanan büyük orman yangınlarının oluşturduğu tabloyu değerlendirerek başlayan Yurtsever, orman yangınlarının artık yalnızca ağaç kaybı olarak görülmemesi olduğunu söyledi. Yangınların doğal yaşam, biyolojik bölünme, yönetim üretimi, dağılım bölgeleri, insan yaşamları ve ekonomik sistemler doğrudan tehdit ederek yurtsever, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte riskin her geçen yıl daha da arttığını dile getirdi. Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklık dönemleri ve aşırı hava olaylarının mevsimi uzattığını belirten Yurtsever, buna plansız kentleşme ve yanlış arazi kullanım politikalarının da eklenmesiyle riskin çok daha büyük boyutlara ulaşmasını ifade etti. "Ormanlar milletimizin ortak hizmetidir" Saadet Partisi'nin çevre anlayışına da değinen Yurtsever, ormanların yalnızca ekonomik bir kaynak olmadığını, gelecek nesillere bırakılması gereken bir miras olduğunu söyledi. "Ormanlarımızın milletimizin ortak hizmeti ve konsantrasyonumuzun en önemli unsurlarından biridir." diyen Yurtsever, çevre politikalarının kısa vadeli çözümlerin yerine uzun vadeli koruma esasına göre çalıştırıldığını kaydetti. Kısmi olarak patlamanın ortaya çıkmasından sonra harcamaların önemli olduğu ancak esas başarının patlamaların hiç çıkmamasını sağlayacak politikalar büyümeden durduğu vurgulandı. "Sorun uçağın yapısından ibaret değil" Kamuoyunda yaygın olarak tartışılan yangın söndürme uçağı ve helikopterin de değinen yurtsever, tartışmanın yalnızca hava araçları üzerinden devamını eksik bir yaklaşım olarak ele aldığını söyledi. "Asıl meselesinin kaç tane helikopterin kaçtığı bilinmiyor." diyen Yurtsever, temel sorun sorun riskini azaltacak planlama anlayışının yeterince oluşturulamayacağını söyledi. Ormanın sürekli olarak yerleşim bölgeleriyle iç içe geçerek Yurtsever, kontrolsüz yapılaşma, orman içlerine kadar uzanan yerleşimler ve denetimsiz insan patlama riskinin ciddi biçimde artırıldığına dikkat çekildi. Koruyucu tampon bölgesi önerildi Hazırlanan analiz raporunda yer alan çözüm önerilerini de paylaşan Yurtsever, ilk olarak ormanlarla yerleşim alanları arasında koruyucu tampon bölgelerini önerdi. Bu bölgelerin hem kızarıklığının yayılmasının engelleneceği hem de müdahale ekiplerinin güvenli çalışma alanını sağlayacağını ifade eden Yurtsever, orman kenarlarındaki yeni yapılaşmalarda güvenli mesafe kriterlerinin tavizsiz zayıflamasını belirtti. Ayrıca yanmaya dayanıklı yapı malzemelerinin zorunlu hale getirilmesi ve yapı standartlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Yangın emniyet yolları yeniden planlanmalı Raporda altyapı eksikliklerine dikkat çekildi. Yangın emniyet yolları ile arıza şeritlerinin yıllar boyunca ihmal edilmesinden dolayı Yurtsever, bu aralıkların yeniden planlanması ve bakımın hızlandırılması işlemi dile getirildi. Yangın ekiplerinin bölgelere daha kısa sürede ulaşmasını sağlayacak ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yurtsever, ilk müdahale süresinin kısaltılmasının yangının büyümesini engelleyen en önemli faktörlerden biri olduğuna işaret etti. Kurumlar arasında güçlü koordinasyon çağrısı Yangın yönetiminde yaşanan koordinasyon sorunlarına da değinen Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı, farklı kurumların görev aldığı süreçlerde zaman zaman yetki karmaşasının yaşandığını söyledi. Bu durumun müdahale süreçlerini yavaşlatabildiğini belirten Yurtsever, görev ve sorumlulukların açık şekilde belirlendiği, hızlı karar alabilen ve tüm kurumların ortak hareket ettiği güçlü bir koordinasyon mekanizmasının kurulması gerektiğini ifade etti. Vatandaşlar ve gönüllüler sürece daha fazla dahil edilmeli Yurtsever, yangınlarla mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının sorumluluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguladı. Toplumun bilinçlendirilmesi, gönüllülük sisteminin yaygınlaştırılması ve vatandaşların yangın riskleri konusunda düzenli eğitimlerden geçirilmesinin önemine dikkat çeken Yurtsever, özellikle gençlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel toplulukların afet yönetim süreçlerine aktif biçimde katılmasının teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Yapay zekâ ve dijital teknolojiler önerildi Hazırlanan raporda teknolojik altyapının güçlendirilmesine yönelik öneriler de yer aldı. Yurtsever, yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleri, insansız hava araçları, dijital risk haritaları ve gelişmiş izleme teknolojilerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, üniversiteler, araştırma merkezleri ve kamu kurumları arasında daha güçlü iş birliklerinin kurulmasının önemine dikkat çekti. Bilimsel veriler ışığında hazırlanacak risk analizlerinin yangınların önlenmesinde önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. "Tabiat bize emanet" Konuşmasının sonunda çevreye bakış açılarının temelinde ahlaki sorumluluk anlayışının bulunduğunu belirten Yurtsever, şu değerlendirmede bulundu: "Bizim anlayışımızda tabiat üzerinde sınırsız tasarrufta bulunulacak bir kaynak değil, korunması gereken bir emanettir. Ormanlarımızı korumak yalnızca çevre politikası değil; aynı zamanda vicdani, insani ve ahlaki bir sorumluluktur." Tüm kurumlara ortak mücadele çağrısı Basın açıklamasının sonunda Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, merkezi yönetim, yerel yönetimler, akademik çevreler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. Yangınlarla mücadelede başarıya ulaşmanın yalnızca müdahale kapasitesini artırmakla değil; bilimsel planlama, güçlü koordinasyon, teknolojik yatırımlar, toplumsal bilinç ve önleyici politikaların birlikte uygulanmasıyla mümkün olacağı vurgulandı. Hazırlanan analiz raporunda, Türkiye'nin iklim şartlarına uygun yeni bir orman yönetim modeli oluşturmasının artık ertelenemez bir ihtiyaç hâline geldiği belirtilirken, filtrelenmesinin hem doğal olarak korunmasını hem de can ve mallarının önlenmesinin yeniden değerlendirilmesi önem taşıdığı ifade edildi.

DSP Bursa Teşkilatı Kongre Sürecine Kilitlendi Haber

DSP Bursa Teşkilatı Kongre Sürecine Kilitlendi

Mehmet Seskır: “Birlik ve Güçlü Teşkilat Anlayışıyla DSP'yi Bursa'da Daha Güçlü Yarınlara Taşıyacağız” Demokratik Sol Parti (DSP) Bursa teşkilatı, önümüzdeki il kongresi öncesinde kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenledi. DSP Bursa İl Yönetimi ile ilçe başkanlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü yapılacak olan DSP Bursa İl Kongresi'nin tüm süreciyle seçildi. Toplantının teşkilat yapısının sahadaki düzeni, organizasyonundan izlenecek yol haritasına kadar birçok önemli temel temele yatırıldı. DSP Bursa'da teşkilatlanma çalışmaları sürdüren ve kongre hazırlık süreci sürecini yöneten Mehmet Seskır, toplantının ardından yaptığı açıklamada, partinin Bursa'daki siyasi gücünü daha da artırmak için kararlılıkla çalıştığını ifade etti. Kongre Öncesi Kapsamlı Değerlendirme Gerçekleştirilen toplantıda, il kongresinin yalnızca bir seçim süreci yoktu; Aynı zamanda partinin Bursa'daki gelecek vizyonunun şekillendirileceği önemli bir dönüm noktasında olduğu vurgulandı. İl ve ilçe teşkilatlarının koordinasyonu içinde hareket etmenin önemine dikkat edilen toplantıda; teşkilat yapılanmasının güçlendirilmesi, mahalle bazlı saha organizasyonlarının artırılması, üye çalışmalarının hızlandırılması, gençlik ve kadın kollarının aktif hale getirilmesi, kongre organizasyonunun eksiksiz yürütülmesi gibi konular detaylı şekilde değerlendirildi. Toplantıda ayrıca DSP’nin Bursa’daki siyasi etkisini artıracak stratejik çalışmalar üzerine fikir alışverişinde bulunulduğu öğrenildi. “DSP Bursa’da Yeniden Güçlü Bir Yükseliş Hedefliyor” Mehmet Seskır yaptığı açıklamada, DSP’nin köklü siyasi geçmişine vurgu yaparak Bursa’da yeniden güçlü bir yapılanma oluşturmak için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Seskır açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Gerçekleştirdiğimiz DSP Bursa İl Yönetimi ve İlçe Başkanları toplantımızda, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştireceğimiz il kongremiz ile ilgili önemli kararlar aldık. Kongre sürecimizi yalnızca bir organizasyon olarak değil, partimizin Bursa’daki geleceğini şekillendirecek önemli bir süreç olarak değerlendiriyoruz.” “Teşkilatlarımızla Omuz Omuza Çalışıyoruz” Toplantının son derece verimli geçtiğini belirten Mehmet Seskır, teşkilatlar arasındaki dayanışmanın DSP’nin en büyük gücü olduğunu ifade etti. “Teşkilat yapımız, organizasyon planlamamız, saha çalışmalarımız ve yol haritamız üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. İlçe başkanlarımızın görüşleri ve sahadan gelen değerlendirmeler bizim için son derece kıymetlidir. Bursa’nın her noktasında daha aktif, daha dinamik ve vatandaşla daha güçlü iletişim kuran bir teşkilat modeli oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. Saha Çalışmaları Hız Kazanacak Toplantıda özellikle saha çalışmalarına ağırlık verilmesi yönünde ortak görüş oluştuğu belirtildi. DSP Bursa teşkilatının önümüzdeki süreçte vatandaşlarla daha fazla bir araya geleceği, esnaf ziyaretleri, mahalle buluşmaları ve sosyal projelerle saha çalışmalarını yoğunlaştıracağı ifade edildi. Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, kongre süreci boyunca Bursa’nın tüm ilçelerinde teşkilat buluşmaları gerçekleştirilecek ve parti politikaları vatandaşlara daha etkin şekilde anlatılacak. “Birlik ve Beraberlik En Büyük Gücümüz” DSP’nin temelinde dayanışma kültürünün bulunduğunu vurgulayan Mehmet Seskır, parti içerisinde birlik ve beraberlik mesajı verdi. “Birlik, beraberlik ve güçlü teşkilat anlayışıyla çıktığımız bu yolda DSP’yi Bursa’da daha güçlü yarınlara taşımak adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Amacımız sadece kongre yapmak değil; halkın sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve Bursa’da yeniden güçlü bir siyasi alternatif oluşturan bir DSP yapısını inşa etmektir.” ifadelerini kullandı. Kongreye Yoğun Katılım Bekleniyor 13 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilecek DSP Bursa İl Kongresi’ne parti yöneticileri, delegeler, ilçe teşkilatları ve çok sayıda partilinin katılması bekleniyor. Kongrede yeni dönem hedefleri, teşkilat çalışmaları ve Bursa’ya yönelik siyasi projelerin de kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor. DSP Bursa teşkilatının, kongre sürecinin partinin yeniden yapılanma ve güçlenme süreci olarak değerlendirildiği belirtilirken, önümüzdeki dönemde Bursa siyasetinde daha aktif bir rol üstlenmeyi hedeflediği ifade ediliyor.

Börü Arama Kurtarma’dan Stratejik Eğitim Seferberliği: Operasyonel Hazırlıkta Yeni Eşik Aşıldı Haber

Börü Arama Kurtarma’dan Stratejik Eğitim Seferberliği: Operasyonel Hazırlıkta Yeni Eşik Aşıldı

Afet ve acil durum müdahalesinin sürekli olarak ileri taşımayı sağlaması Börü Arama Kurtarma, özet ve çok katmanlı bir eğitim kampını başarıyla tamamlayarak sahaya hazırlık düzeyinde dikkat çekici bir yayılmaya imza attı. Teorik çerçeve ile yoğun saha kaydı bir araya gelen program, ekiplerin yalnızca teknik yeterliliği değil, aynı zamanda kriz anı reflekslerini ve koordine yeteneklerini de üst seviyeye taşıdı. Eğitim sistemi, disiplinin kuralları ayrıntılı bir brifing ile başladı. Enkaz arama-kurtarma işlemleri öncesinde bu kritik aşamada, görev dağılımları, müdahale senaryoları ve emniyet protokolleri verileri aktarıldı. Ekip bilgilerinin oluşturulması yönlendirmeleri belgelendirme sahaya intikal öncesi hazırlık seviyesi güçlendirilirken, kalıcı olarak en üst düzeydeki mesafe kaldırıldı. Programın uygulama aşamasında ise arama-kurtarma bilgileri bel kemiğini oluşturan ip ve düğüm teknikleri kopyası alındı. Katılımcılar; belirlenen, emniyet alma ve yük aktarımı gibi hayati öneme sahip olan sahada bireyselliklerin pekiştirilmesidi. Bu kapasite yoğun pratikler, ekipmanların teknik donanımını detaylandırırken eş zamanlı olarak birlikte çalışma kültürü ve koordineli yeteneği de ileri düzeyde desteklenir. Sahanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesinin ardından kapsamlı bir şekilde devam etmesi ve değerlendirilmesi, kampın en kritik aşamalarından biri olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen tüm faaliyetler teknik ve boyutlarıyla ayrıntılı biçimde analiz edilirken, ekip performansı çok yönlü aralıklar üzerinden değerlendirilir. Bireysel gruplar, ekip içi iletişim, görev disiplinine uyum ve kriz anındaki refleksler incelenerek geri bildirimler paylaşıldı. Bu analizler doğrultusunda güçlü yönler kaydı alınırken, geliştirilecek açık alanlar için somut parçalar belirlendi. Özellikle emniyet, disiplin ve iletişim protokollerine ilişkin kritik hatırlatmalar faaliyetleri, sahada karşılaşılabilecek risklere karşı kurumsal olarak daha da artırıldı. Eğitim kampı, ekipler arası dayanışmayı güçlendirmek ve kurumsal yardımlaşmayı pekiştirmek, güçlü bir devamla tamamlandı. Yüksek motivasyon ve güçlü ekip ruhuyla sonlanan program, Börü Arama Kurtarma'nın sahaya hazır olma parçalarının bir araya getirilebilecek düzeydeki bileşenleri vurgulandı. Börü Arama Kurtarma, bu tür kapsamlı eğitim faaliyetleri aracılığıyla afet ve acil durumlara karşı müdahale gücü sürekli iyileştirmeyi, her koşulda etkin ve profesyonel görevde oynanabilir donanımlı ekipler yetiştirmeyi kararlılıkla sürdürüyor.

Zeydan Karalar’dan CHP Bursa İl Başkanlığı’na Ziyaret: Kent Gündemi ve Yerel Yönetim Süreci Masaya Yatırıldı Haber

Zeydan Karalar’dan CHP Bursa İl Başkanlığı’na Ziyaret: Kent Gündemi ve Yerel Yönetim Süreci Masaya Yatırıldı

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önde gelen isimlerinden Zeydan Karalar, CHP Bursa İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Ziyarette, Bursa’nın güncel sorunları, yerel yönetim süreçleri ve son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler ayrıntılı şekilde ele alındı. Bursa’nın kronik sorunları gündemdeydi Gerçekleştirilen görüşmede Bursa’nın uzun süredir çözüm bekleyen temel sorunları masaya yatırıldı. Özellikle hızlı nüfus artışıyla birlikte büyüyen ulaşım problemleri, plansız kentleşme, sanayi ve çevre dengesi, altyapı yetersizlikleri ve ekonomik zorlukların kente etkileri detaylı şekilde değerlendirildi. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, yerel yönetimlerin bu sorunlara yönelik atabileceği adımlar üzerinde duruldu. Zeydan Karalar’ın, Adana’daki yerel yönetim deneyimlerini paylaşarak, büyükşehir belediyeciliğinde karşılaşılan benzer sorunlara yönelik çözüm önerilerini aktardığı öğrenildi. Bu kapsamda sosyal belediyecilik uygulamaları, kaynak yönetimi ve halk odaklı hizmet anlayışının önemine dikkat çekildi. “Bozbey sonrası süreç” değerlendirildi Toplantının önemli başlıklarından birini de Mustafa Bozbey sonrası Bursa’daki yerel yönetim süreci oluşturdu. Görüşmede, yeni dönemde belediyecilik anlayışının nasıl şekillendiği, mevcut projelerin durumu ve kamuoyundaki yansımalar kapsamlı biçimde ele alındı. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın, Bursa’da CHP örgütünün saha çalışmaları, seçmen beklentileri ve yerel yönetimle koordinasyon konularında bilgi verdiği; Karalar’ın ise bu sürecin sağlıklı ilerlemesi adına parti içi uyum ve ortak aklın önemine vurgu yaptığı belirtildi. Parti örgütü ve yerel yönetim ilişkisi öne çıktı Ziyarette ayrıca parti örgütü ile yerel yönetimler arasındaki iletişim ve iş birliği konuları da gündeme geldi. CHP’nin yerelde daha etkin ve çözüm odaklı bir politika üretmesi için örgütlerin sahadaki rolünün güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Karalar’ın, Bursa gibi stratejik bir şehirde parti çalışmalarının sadece seçim dönemleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, sürekli sahada olmanın ve vatandaşla doğrudan temas kurmanın önemine dikkat çektiği kaydedildi. Ortak mesaj: “Bursa için daha güçlü iş birliği” Görüşmenin sonunda her iki isim de Bursa’nın sorunlarının çözümü için daha güçlü bir iş birliği ve koordinasyon içinde çalışılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. CHP’nin yerel yönetim anlayışının temelinde şeffaflık, katılımcılık ve sosyal adalet ilkelerinin bulunduğu vurgulanarak, Bursa’da bu yaklaşımın daha da güçlendirilmesi hedefi dile getirildi. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve ilerleyen süreçte benzer istişare toplantılarının sürdürülmesi temennisiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.