Hava Durumu

#Kentsel Dönüşüm

- Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mehmet Koçer’in Oluşturduğu Yeni Yönetim Genel Merkezden Onay Aldı: İYİ Parti Osmangazi’de Yeni Dönem Resmen Başladı Haber

Mehmet Koçer’in Oluşturduğu Yeni Yönetim Genel Merkezden Onay Aldı: İYİ Parti Osmangazi’de Yeni Dönem Resmen Başladı

Bursa siyasetinde son dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri İYİ Parti Osmangazi İlçe Teşkilatı’nda yaşandı. İlçe Başkanı Mehmet Koçer tarafından titizlikle hazırlanan ve farklı toplumsal kesimleri temsil eden yeni yönetim kurulu listesi, önce İl Başkanlığı’nın değerlendirmesinden geçti, ardından Genel Merkez tarafından onaylanarak resmiyet kazandı. Böylece İYİ Parti Osmangazi İlçe Teşkilatı, 75 kişiden oluşan yeni yönetim kadrosuyla birlikte sahaya inmeye hazırlanırken, teşkilatın önümüzdeki dönemde Osmangazi’nin kronikleşmiş sorunlarına yönelik kapsamlı çalışmalar yürütmesi bekleniyor. Yeni yönetim yapısının yalnızca parti içi bir görev dağılımı olmadığına dikkat çekilirken, farklı yaş gruplarını, farklı meslek dallarını ve toplumun çeşitli kesimlerini bir araya getiren güçlü bir temsil modeli oluşturulduğu ifade ediliyor. Kadınların ve gençlerin yönetim içerisindeki temsil oranının artırılması da dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor. Osmangazi’nin Biriken Sorunları Masaya Yatırılacak Türkiye'nin en büyük ilçelerinden biri olan Osmangazi, yıllardır çözüm bekleyen birçok temel sorunla karşı karşıya bulunuyor. Nüfus bakımından birçok Anadolu ilini geride bırakan ilçede trafik yoğunluğu, plansız yapılaşma, otopark eksikliği, kentsel dönüşüm süreçlerindeki belirsizlikler, sosyal donatı alanlarının yetersizliği, genç işsizliği ve mahalleler arasındaki hizmet eşitsizlikleri vatandaşların en çok dile getirdiği konular arasında bulunuyor. İYİ Parti Osmangazi İlçe Yönetimi'nin yeni dönemde özellikle bu başlıklar üzerinde yoğunlaşacağı belirtilirken, vatandaşların yıllardır dile getirdiği taleplerin yerinde tespit edilerek çözüm önerilerine dönüştürülmesi hedefleniyor. Teşkilat kaynakları, ilçenin özellikle eski yerleşim bölgelerinde yaşayan vatandaşların uzun süredir aynı sorunları gündeme getirdiğini ancak kalıcı çözümlerin üretilemediğini savunuyor. Yeni dönemde bu sorunların yalnızca eleştirilmesi değil, somut projelerle kamuoyunun önüne getirilmesi planlanıyor. Bursa’nın Hak Ettiği Yatırımları Alamadığı Eleştirisi Yeni yönetim tarafından yapılan değerlendirmelerde Bursa’nın Türkiye ekonomisine sağladığı katkının büyüklüğüne rağmen merkezi yatırımlardan yeterli pay alamadığı yönündeki eleştiriler de öne çıkıyor. Türkiye'nin sanayi üretiminde, ihracatında, otomotiv sektöründe ve tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip olan Bursa’nın, ulaşım yatırımları, çevre projeleri, raylı sistem çalışmaları ve altyapı hizmetlerinde aynı ölçüde destek göremediği ifade ediliyor. Parti yöneticileri, özellikle kent içi ulaşım problemlerinin her geçen gün daha da büyüdüğünü vurgulayarak Bursa’nın uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ulaşım master planına ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Kentsel Dönüşüm En Önemli Gündem Maddelerinden Biri Olacak İYİ Parti Osmangazi İlçe Yönetimi'nin önümüzdeki dönemde üzerinde en fazla duracağı konuların başında kentsel dönüşüm geliyor. Deprem gerçeğinin göz ardı edilemeyeceğini vurgulayan teşkilat temsilcileri, riskli yapı stokunun bulunduğu bölgelerde dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini savunuyor. Ancak bunun yapılırken vatandaşların mağdur edilmemesi, süreçlerin şeffaf yürütülmesi ve mülkiyet haklarının korunması gerektiğinin de altı çiziliyor. Özellikle ilçenin eski mahallelerinde yaşayan vatandaşların planlama, tapu ve dönüşüm süreçlerinde yaşadığı sorunlara yönelik kapsamlı bir yol haritası hazırlanması hedefleniyor. Gençler ve Kadınlar Yeni Dönemin Merkezinde Yer Alacak Yeni yönetimin öncelikli çalışma alanlarından bir diğerinin ise gençlerin ve kadınların yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlar olduğu belirtiliyor. Üniversite mezunu gençlerin iş bulma konusunda yaşadığı zorluklar, yükselen hayat pahalılığı, barınma problemleri ve ekonomik belirsizlikler Bursa genelinde önemli bir sorun olarak değerlendiriliyor. Parti yöneticileri, gençlerin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmasının doğru olmadığını, eğitimden istihdama, girişimcilikten sosyal yaşama kadar her alanda desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor. Kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını sağlayacak projelerin de yeni dönemin temel çalışma başlıkları arasında yer alacağı belirtiliyor. Mahalle Mahalle Çalışma Yürütülecek Mehmet Koçer başkanlığındaki yeni yönetimin önümüzdeki süreçte mahalle ziyaretleri, esnaf buluşmaları, sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler ve vatandaş toplantıları gerçekleştireceği öğrenildi. Her mahallede vatandaşların sorunlarının yerinde dinlenmesi, hazırlanan raporların hem Bursa kamuoyuna hem de Genel Merkez’e sunulması planlanıyor. Teşkilatın yalnızca eleştiren değil, çözüm üreten bir siyaset anlayışıyla hareket edeceği belirtilirken, şu başlıklar yeni dönemin temel çalışma alanları arasında gösteriliyor: Trafik ve ulaşım sorunlarına yönelik alternatif projeler, Depreme dayanıklı kentleşme politikaları, Gençlere yönelik istihdam ve girişimcilik destekleri, Mahalle bazlı sosyal yaşam alanlarının artırılması, Esnafın ekonomik yükünü hafifletecek yerel çözümler, Çevre ve yeşil alan projeleri, Kadınların ekonomik ve sosyal yaşama katılımını güçlendirecek çalışmalar. İYİ Parti Osmangazi İlçe Yönetim Kurulu (Alfabetik Sıralama) Ahmet Kamanlı Aksel Sözüçetin Ali Osman Tekkaş Asiye Karakaş Ayşe Akengin Ayşe Alkaya Bahar Yılgın Baki Öz Beytiye Ersavaş Cemil Güneri Emine Öniz Ercan Güler Erdinç Sezgin Erdoğan Üsküplü Erol Güven Fatma Satıcı Ferhat Hiçdurmaz Feridun Rüstem Kaya Gencal Örnek Gökben Erkahraman Gülbin Ayaydın Gülten Burunç Hakan Çapkın Halil Çoban Harun Alptekin Hasan Burhan Hasbi Akça Hayati Bilik Hayriye Can Himmet Demirci Hüseyin Bursalı Hüseyin Dönmez İbrahim Akman İbrahim Altın İbrahim Erdem İbrahim Kabran İbrahim Yıldırım Kemal Arıkan Koray Kozoğlu Leman Çohadar Mehmet Emin Sezer Mehmet Güven Mehmet Koçer Melek Aydoğan Meltem Satıcı Metin Sertler Mert Yavuz Nadir Kaba Nesrin Adar Nurcan Karataş Nurdan Özdemir Oğuz Sallamacı Önder Sevinç Özcan Gönülal Özcan Üncül Özgür Taslak Rukiye Kuru Sedat Çinici Selma Çalışır Selvinaz Arı Semiha Güner Seval Aynalı Sözen Sevil Yabancıoğlu Sezgin Ülgü Şafak Temiz Şenöz Yükselen Şevket Damar Tahir Otman Tarık Emre Tuğberk Mete Kuş Ülkü Zaman Yavuz Yemişçi Yücel Koyuncu Zaim Türksever Zekeriya Çevik Yeni yönetimin önümüzdeki günlerde kamuoyuna kapsamlı bir çalışma programı ve yol haritası açıklaması beklenirken, İYİ Parti Osmangazi Teşkilatı’nın yerel siyasette daha görünür, daha aktif ve daha çözüm odaklı bir rol üstlenmeye hazırlandığı değerlendiriliyor. Bursa’nın ve Osmangazi’nin temel sorunlarını gündemde tutmayı hedefleyen yeni yönetim, saha çalışmalarıyla vatandaşın talep ve beklentilerini doğrudan siyaset gündemine taşımayı amaçlıyor.

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz” Haber

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz”

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral, kentin kronikleşen sorunlarının daha yakından takip edilmesi, çözüm yollarının somutlaştırılması ve kamuoyunda güçlü bir farkındalık oluşturulması amacıyla kapsamlı bir adım attıklarını duyurdu. Göral, Bursa’nın farklı alanlardaki ihtiyaçlarına doğrudan temas edecek şekilde 12 ayrı ihtisas komisyonu kurulacağını açıkladı. Yaptığı değerlendirmede mevcut sorunların artık ertelenemez bir noktaya geldiğine dikkat çeken Göral, “Bursa’nın meseleleri günübirlik yaklaşımlarla çözülemez. Eğer sorunları doğru tespit etmez ve kalıcı çözümler üretmezsek, yarın çok daha ağır bedellerle karşı karşıya kalırız” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda oluşturulacak komisyonların yalnızca rapor hazırlayan yapılar olmayacağını vurgulayan Göral, sahadan veri toplayan, vatandaşla doğrudan temas kuran ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara taşıyan aktif bir yapı hedeflediklerini belirtti. Kurulacak 12 ihtisas komisyonunun; ekonomi, sanayi, tarım, eğitim, sağlık, çevre, ulaşım, kentsel dönüşüm, sosyal politikalar, gençlik ve spor, kadın ve aile ile yerel yönetimler gibi Bursa’nın temel dinamiklerini kapsayacağını ifade eden Göral, her bir komisyonun alanında uzman isimlerden oluşacağını söyledi. Göral, “Artık sorunları uzaktan izleyen değil, sahaya inen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçiriyoruz” dedi. Vatandaşların sürece aktif katılımının önemine de değinen Göral, bu komisyonların toplumla güçlü bir etkileşim içinde çalışacağını belirtti. Amaçlarının yalnızca sorunları tespit etmek değil, aynı zamanda bu sorunların kamuoyunda daha fazla görünür olmasını sağlamak olduğunu ifade eden Göral, “Bir sorun konuşulmuyorsa, çözümü de gecikir. Biz Bursa’nın gerçek gündemini görünür kılmakta kararlıyız” şeklinde konuştu. Açıklamasında uyarıcı mesajlara da yer veren Göral, özellikle plansız şehirleşme, çevresel riskler ve ekonomik daralma gibi başlıklarda gerekli önlemler alınmadığı takdirde Bursa’nın geleceğinin ciddi tehdit altında olabileceğini dile getirdi. “Bugün görmezden gelinen her sorun, yarının daha büyük krizlerine dönüşür. Bu nedenle tüm kurumları ve yetkilileri sorumluluk almaya davet ediyoruz” diyen Göral, iş birliği çağrısında bulundu. Komisyonların hazırlayacağı raporların düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılacağını da açıklayan Göral, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ön planda tutulacağını vurguladı. Ayrıca bu çalışmaların yalnızca siyasi bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bu bir Bursa meselesidir. Kim taşın altına elini koyarsa, biz onunla birlikte çalışmaya hazırız” dedi. Son olarak Bursa halkına seslenen Göral, “Şehrimizin sorunlarını birlikte konuşacak, birlikte çözeceğiz. Sessiz kalmak, sorunları büyütmekten başka bir işe yaramaz. Herkesi bu sürecin parçası olmaya davet ediyorum” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Bursa Bilinçli Bir Şekilde Körleniyor! Haber

Bursa Bilinçli Bir Şekilde Körleniyor!

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, yaptığı sert ve dikkat çeken açıklamayla merkezi hükümeti hedef aldı. Kaya, Türkiye’nin en kritik sanayi ve yerleşim merkezlerinden biri olan Bursa’nın kentsel dönüşüm konusunda “bilinçli şekilde ihmal edildiğini” vurgulayarak, mevcut politikaları açıkça eleştirdi. Kaya, deprem gerçeğinin her geçen gün daha yıkıcı biçimde kendini hatırlattığını belirterek, Bursa’nın mevcut yapı stokunun alarm verdiğini ifade etti. Bilimsel veriler ve saha gözlemlerine dikkat çeken Kaya, şehrin yapı kalitesi ve risk durumu açısından “en tehlikeli illerden biri” olduğunun altını çizdi. Merkezi hükümetin kentsel dönüşüm desteklerini büyük ölçüde İstanbul’la sınırlı tutmasını “kabul edilemez bir çifte standart” olarak nitelendiren Kaya, “Yarısı Bizden” kampanyası ve 3 milyon TL’ye kadar 0,69 faizli kredi imkânının Bursa’ya uygulanmamasını açık bir eşitsizlik olarak değerlendirdi. Açıklamasında sert ifadeler kullanan Kaya, “Deprem şehirler arasında ayrım yapmazken, devletin ayrım yapması vicdanları yaralamaktadır” diyerek sosyal devlet anlayışının zedelendiğini söyledi. “GERÇEK BEKA SORUNU DEPREMDİR” Kaya, Türkiye’nin en büyük beka sorununun deprem olduğunu vurgulayarak, Gölcük ve Kahramanmaraş depremlerini örnek gösterdi. “Saniyeler süren depremler, aylar süren savaşlardan daha fazla can almıştır. Bu gerçek inkâr edilemez” ifadelerini kullandı. “ÇAĞRIMIZ NET, TAVRIMIZ SERT” İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı adına konuşan Kaya, çağrılarının açık olduğunu belirtti: Bursa’nın kentsel dönüşüm ihtiyacının artık ertelenemeyeceğini söyleyen Kaya, İstanbul’da uygulanan desteklerin derhal Bursa’da da hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. 3 milyon TL’ye kadar düşük faizli finansman desteğinin Bursalı vatandaşlara sunulmamasını “açık ihmal” olarak nitelendirdi. Kaya, olası bir felaketin yaşanması halinde sorumluluğun gerekli adımları atmayanlarda olacağını sert bir dille ifade ederek, “Bu vebalin altından kimse kalkamaz” dedi. Açıklamasını kararlı bir mesajla sonlandıran Kaya, Bursa’nın kaderinin ihmallerle belirlenmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Bu mücadeleden geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.

SERT ÇIKIŞ: “BU BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL, AÇIKÇA MAĞDURİYET ÜRETME DÜZENİ!” Haber

SERT ÇIKIŞ: “BU BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL, AÇIKÇA MAĞDURİYET ÜRETME DÜZENİ!”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, yaptığı açıklamayla hem kentsel dönüşüm politikalarına hem de tarım-toprak çelişkisine sert sözlerle yüklendi. Hacıoğlu, “Bu ülkede sorun artık teknik değil, doğrudan adalet sorunudur” diyerek mevcut sistemin vatandaş aleyhine işlediğini açıkça dile getirdi. “Mülkiyet Yoksa Dönüşüm Değil, Felaket Vardır!” Hacıoğlu’nun en net vurgusu, milyonlarca insanın barınma hakkının hâlâ hukuki güvence altında olmaması oldu. Kamuoyuna yansıyan görüntülerin gerçeği saklamadığını belirten Hacıoğlu, kentsel dönüşüm adı altında yürütülen süreçlerin vatandaşta güven değil korku yarattığını söyledi: “Altını kalın çizgilerle çiziyoruz: Mülkiyeti olmayan bir yapıda kentsel dönüşüm olmaz! Olursa bunun adı dönüşüm değil, açıkça mağduriyet üretmektir.” Bugün tapusu, yapı kaydı veya resmi statüsü bulunmayan milyonlarca yapının dönüşüm kapsamına alınmasının ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Hacıoğlu, şu risklere dikkat çekti: Hak sahipliğinin belirsiz bırakılması Yerinde dönüşüm yerine vatandaşın yerinden edilmesi Ağır borç yükleriyle karşı karşıya kalınması Sosyal bağların koparılması ve yaşam düzeninin altüst edilmesi “Önce Yapı Kayıt, Sonra Dönüşüm!” Hacıoğlu’na göre çözüm açık ama bilinçli şekilde erteleniyor: “Yapı kayıt sistemi olmadan yapılan her dönüşüm, çözüm değil yeni bir krizdir.” Yapı kayıt sisteminin yalnızca teknik bir düzenleme değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesi olduğunu vurgulayan Hacıoğlu, bu sistemin: Mülkiyet hakkını güvence altına alacağını Devlet-vatandaş ilişkisini yeniden tesis edeceğini Dönüşüm süreçlerini adil hale getireceğini Afet riskleri için sağlıklı veri oluşturacağını ifade etti “KENTSEL DEĞİL, RANTSAL DÖNÜŞÜM DAYATILIYOR!” Sahadan gelen tepkilerin artık gizlenemez noktaya ulaştığını söyleyen Hacıoğlu, vatandaşın talebini şu sözlerle özetledi: “Biz kentsel dönüşüm değil, rantsal dönüşüm görüyoruz! İnsanlar evlerini değil, hayatlarını kaybetme korkusu yaşıyor.” Vatandaşın talebinin son derece net ve meşru olduğunu belirten Hacıoğlu: “Önce hakkımızı verin, sonra dönüşümü konuşalım!” diyerek çağrısını yineledi. MECLİS’E AÇIK ÇAĞRI İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin talepleri ise net: Yapı kayıt düzenlemesi derhal Meclis’e getirilmeli Mülkiyet sorunları çözüme kavuşturulmalı Kentsel dönüşüm adil bir zemine oturtulmalı Hacıoğlu’nun sert uyarısı dikkat çekti: “Adalet yoksa dönüşüm de yoktur! Olsa olsa insanları yerinden etmek vardır.” TARIM ÜZERİNDEN İKİYÜZLÜLÜK ELEŞTİRİSİ: “BETONA GELİNCE SERBEST, VATANDAŞA GELİNCE YASAK!” Açıklamanın ikinci bölümünde ise hedefte bu kez tarım politikaları ve şehirleşme anlayışı vardı. Hacıoğlu, üretim modeli üzerinden çarpıcı bir karşılaştırma yaparak mevcut sistemin çelişkilerini gözler önüne serdi. 700 metrekarelik bir arazide klasik tarım yapan bir vatandaşın neredeyse hiçbir gelir elde edemediğini belirten Hacıoğlu, buna karşılık aynı alanın doğru planlandığında katbekat fazla ekonomik değer üretebildiğini söyledi. “650 kilo mısırdan elde edilen gelirle bir ailenin temel gıda ihtiyacı bile karşılanamazken, aynı alan doğru kullanıldığında adeta bir yaşam sistemine dönüşür.” Ancak asıl sert çıkış, tarım arazilerinin imara açılması konusundaydı: “Şu an oturduğunuz evlerin büyük çoğunluğu 20-30 yıl önce tarım arazisiydi. O zaman sorun yoktu da, vatandaş kendi tarlasına küçük bir yapı yaptığında mı ‘tarım düşmanı’ oluyor?” “BU DÜZEN MİLLİ SERVETİ YOK EDİYOR!” Hacıoğlu, sistemin çifte standart üzerine kurulu olduğunu savundu: Büyük projeler için tarım arazileri kolayca imara açılıyor Vatandaş kendi arazisinde yapılaşınca suçlu ilan ediliyor “Eğer gerçekten toprağı korumak istiyorsanız, o zaman buyurun şehirlerin büyük bölümünü yıkın! Çünkü hepsinin altında bir zamanlar tarım vardı.” “ADALET İMZAYLA DEĞİL, VİCDANLA OLUR!” Açıklamanın en çarpıcı cümlesi ise şu oldu: “Bir imzayla toprağı imara açınca ‘yasal’, vatandaş kullanınca ‘suç’ oluyor. Bu adalet değil, açık bir çifte standarttır.” “BAHÇELİ YAŞAM LÜKS DEĞİL, HAKTIR!” Hacıoğlu, şehirleşme politikalarının insanları doğadan kopardığını belirterek, bahçeli yaşamın bir ayrıcalık değil temel bir hak olduğunu söyledi. Langa Caddesi örneğini veren Hacıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir zamanlar bostan olan yerler bugün beton yığını. Ama o toprakların hafızası hâlâ yaşıyor. Langa hıyarı hâlâ bir efsane olarak anılıyorsa, bu bize neyi kaybettiğimizi anlatmaya yeter.” SON SÖZ: “BU ARTIK BİR UYARI DEĞİL, AÇIK BİR İSYANDIR” İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin açıklaması, yalnızca bir basın metni değil; büyüyen bir toplumsal tepkinin sert bir dışavurumu olarak değerlendiriliyor. Mesaj net: Mülkiyet çözülmeden dönüşüm olmaz. Adalet sağlanmadan sistem işlemez. Toprak korunmadan gelecek kurulmaz. Ve en önemlisi: Vatandaş yok sayılarak hiçbir politika ayakta kalmaz.

Hobi Bahçesi Çıkmazında Devlet Güvencesi mi Geliyor! Haber

Hobi Bahçesi Çıkmazında Devlet Güvencesi mi Geliyor!

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Hacıoğlu’dan damga vuran açıklama! Gazeteci Şamil Tayyar’ın aktardığı bilgilere göre, Türkiye’nin uzun süredir görmezden gelinen en büyük şehircilik problemlerinden biri artık geri dönülemez bir noktaya gelmiş durumda. Kamuoyunda “hobi bahçeleri” olarak bilinen ancak gerçekte imarsız yapılaşmaların yaygınlaştığı alanlar, yaklaşık 7 milyon vatandaşı doğrudan etkileyen devasa bir krize dönüşmüş durumda. Şamil Tayyar’ın gece saatlerinde yaptığı açıklamalar, meselenin artık ertelenemeyecek bir toplumsal ve hukuki kırılma yarattığını gözler önüne serdi. İddialara göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla, mevcut uygulamaların doğurabileceği kitlesel mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla kapsamlı bir düzenleme süreci başlatıldı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz koordinasyonunda; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in bir araya gelerek yeni bir çalışma yürüteceği bildirildi. “YILLARDIR BİRİKEN İHMALİN FATURASI” Toplantı gündeminde, mevcut yönetmeliklerin katı ve sahaya uyumsuz uygulanması halinde ortaya çıkabilecek milyonlarca kişilik mağduriyet riski açıkça masaya yatırıldı. Uzmanlara göre sorun artık teknik bir imar meselesi olmaktan çıkmış, doğrudan sosyal bir krize dönüşmüş durumda. Eleştirilerin odağında ise yıllardır süren plansızlık, parçalı mevzuat ve sahadaki gerçeklik ile masa başı düzenlemeler arasındaki derin kopukluk yer alıyor. Bu tablo, “kaçak yapı” tartışmasının çok ötesine geçerek, devlet-vatandaş ilişkisini zorlayan bir yapısal soruna işaret ediyor. “BU SADECE HOBİ BAHÇESİ MESELESİ DEĞİL” İmar Yasasına Takılanlar Derneği, gelinen noktayı yalnızca bir yapılaşma sorunu olarak görmenin artık mümkün olmadığını vurguluyor. Yapılan açıklamada şu çarpıcı değerlendirme öne çıkıyor: Bu yapılar yalnızca “kaçak yapı” kategorisine sıkıştırılamaz. Ortada, yıllara yayılan idari boşlukların ve plansızlığın ürettiği bir fiili durum vardır. Mevcut yaklaşımın yalnızca yıkım ve cezaya dayanması sürdürülebilir değildir. “SERT UYGULAMA DEĞİL, GERÇEKÇİ ÇÖZÜM ZORUNLULUĞU” Sahadaki milyonlarca yapı dikkate alındığında, sadece yaptırım odaklı politikaların yeni krizler doğuracağı değerlendirmesi öne çıkıyor. Bu nedenle çağrı, daha kapsayıcı ve gerçekçi bir düzenleme yapılması yönünde yoğunlaşıyor. Öne çıkan çözüm önerileri arasında: Mevcut yapıların yerinde tespiti ve sınıflandırılması Sağlam yapıların ekonomiye kazandırılması Riskli alanların ise kentsel dönüşüm kapsamına alınması Tüm sürecin bütüncül bir imar reformu ile ele alınması yer alıyor. ARTIK ERTELEME LÜKSÜ KALMADI Gelinen noktada mesele yalnızca “hobi bahçeleri” başlığıyla sınırlandırılamayacak kadar büyümüş durumda. Sorunun kapsamı, yapı kayıt mağdurlarından imar planı bulunmayan alanlarda yaşayanlara kadar geniş bir kesimi içine alıyor. Artık tartışma, “ne yapılmalı?” sorusundan çok daha kritik bir aşamada: Mevcut fiili durum nasıl yönetilecek ve milyonlarca insanı etkileyecek bir sosyal kırılma nasıl önlenecek?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.