Hava Durumu

#Kentleşme

- Kentleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi Nilüfer’de Kongre Heyecanı: Gözler Yeni Dönemde Haber

Saadet Partisi Nilüfer’de Kongre Heyecanı: Gözler Yeni Dönemde

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, 10. Olağan İlçe Kongresi’ne hazırlanıyor. Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Musa Öztürk’ün katılımıyla gerçekleştirilecek kongrede teşkilatın yeni dönem yönetimi şekillenecek. İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık’ın yeni dönemde öne çıkan isimlerden biri olması dikkatleri kongreye çevirdi. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı’nda kongre hazırlıkları sürüyor. Partinin 10. Olağan Nilüfer İlçe Kongresi, 4 Ekim 2026 Pazar günü saat 19.30’da gerçekleştirilecek. Kongreye Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Musa Öztürk de katılacak. Mevcut İlçe Başkanı Ramazan Can’ın görev yaptığı teşkilatta kongreyle birlikte yeni dönem yönetiminin belirlenmesi bekleniyor. ENSARİ ALTINIŞIK İSMİ ÖNE ÇIKIYOR Yeni dönem öncesinde dikkat çeken isimlerden biri Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık oldu. Altınışık, son dönemde Nilüfer’de gerçekleştirilen çok sayıda saha programı, kurum ve sivil toplum kuruluşu ziyaretinde parti heyetleriyle birlikte yer aldı. Mahalle muhtarlarıyla gerçekleştirilen görüşmelerden Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ziyaretine, sivil toplum kuruluşlarından çeşitli yerel programlara kadar farklı temaslarda bulunan Altınışık’ın kongre sonrasında üstleneceği görev merak ediliyor. YENİ DÖNEMDE YEREL GÜNDEM ÖNE ÇIKACAK Kongrenin ardından oluşacak yeni yönetimin önündeki önemli başlıklardan birini Nilüfer’in yerel gündeminin oluşturması bekleniyor. Hızlı yapılaşma, ulaşım ve trafik, altyapı, çevre, yeşil alanlar, tarım alanlarının korunması ve mahallelerin farklılaşan ihtiyaçları ilçedeki siyasi tartışmaların önemli başlıkları arasında bulunuyor. Özellikle merkez mahallelerle kırsal mahallelerin farklı ihtiyaçlara sahip olması, siyasi partilerin saha çalışmalarında mahalle bazlı politikaları da ön plana çıkarıyor. SAADET PARTİSİ SAHA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Saadet Partisi Nilüfer teşkilatı son dönemde mahalle ve esnaf ziyaretlerinin yanı sıra yerel yönetim çalışmalarını da takip ediyor. Teşkilat, Balkan ve Kurtuluş mahallelerinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelirken, Nilüfer Belediyesi Meclis toplantılarına da temsilci düzeyinde katılım sağladı. Kamu kurumları, mahalle muhtarları ve sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirilen temaslar da teşkilatın son dönem programları arasında yer aldı. GÖZLER 4 EKİM’DEKİ KONGREDE Saadet Partisi Nilüfer 10. Olağan İlçe Kongresi, teşkilatın önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritasının da ilk işaretlerini verecek. Yeni yönetimin belirlenmesinin yanı sıra Nilüfer’in ulaşım, kentleşme, çevre, esnaf, sosyal politikalar ve mahallelerin ihtiyaçlarına ilişkin hangi başlıkları önceliklendireceği kongre sonrasında netleşecek. 4 Ekim’de gerçekleştirilecek kongreyle birlikte Saadet Partisi Nilüfer teşkilatında yeni dönemin yönetim kadrosu ve çalışma programı şekillenecek.

BTSO SEÇİMLERİ ÖNCESİ BURSA’NIN SU VE SANAYİ GELECEĞİ TARTIŞMAYA AÇILDI Haber

BTSO SEÇİMLERİ ÖNCESİ BURSA’NIN SU VE SANAYİ GELECEĞİ TARTIŞMAYA AÇILDI

Necati Şahin, BTSO seçimlerinin yalnızca oda yönetiminin belirleneceği bir sürecin olmadığını belirterek, Bursa'nın sanayi politikası, tarım alanları, su kaynakları ve büyümenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şahin'in açıklamasında Çınarcık Barajı ile TEKNOSAB arasındaki su tahsisi iddiaları öne çıktı. BURSA – İnşaat mühendisi ve Bursa'daki çeşitli meslek kuruluşları ile spor camiasında görevliler üstlenen Necati Şahin, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) seçimlerini dikkate alarak bir değerlendirme yaptı. Şahin, gelecek seçimde yalnızca BTSO'nun yeni yönetiminin belirlenmesi olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek, Bursa'nın gelecek yıllardaki sanayi ve kentleşme tercihleri ​​açısından önemli bir döneme girildiğini savundu. Bursa'da 48 yıldır yaşadığını belirten Şahin, rekabetçi sıra yanı kentte yaşadığında da aktif kişilerin üstlendiğini, geçmişte Bursaspor'un yönetiminde asbaşkanlık yaptığını ve İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nde 10. yıl başkanlık görevinde bulunduğunu hatırlattı. Şahin’in değerlendirmesinde Bursa’nın sanayi büyümesi ile doğal kaynakların korunması arasındaki denge başlıca gündem maddesi oldu. “BTSO SEÇİMLERİ BURSA’NIN GELECEĞİYLE İLGİLİ” BTSO seçimlerinin rutin bir oda seçimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Şahin, Bursa’nın sanayi politikalarının kentin havası, su kaynakları, tarım alanları ve doğal varlıkları üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Bursa’nın ekonomik gücünün korunması gerektiğini belirten Şahin, sanayileşmenin doğal kaynaklar üzerindeki baskısının da dikkate alınması gerektiğini dile getirdi. Şahin’in açıklamasında özellikle Çınarcık Barajı ve TEKNOSAB arasında gündeme gelen su bağlantısı ve su tahsisi konusu dikkat çekti. ÇINARCIK BARAJI İÇİN PLANLANAN KULLANIMLAR Şahin, Çınarcık Barajı’nın Bursa’nın uzun vadeli su ihtiyacına katkı sağlamak amacıyla planlandığını belirtti. Barajın Orhaneli Çayı üzerinde bulunduğunu aktaran Şahin, yıllık içme ve kullanma suyu kapasitesinin 140 milyon metreküp olarak öngörüldüğünü ifade etti. Şahin’e göre barajın planlama aşamasında birden fazla kullanım amacı bulunuyordu. Bunlar arasında Mustafakemalpaşa Ovası’nın sulanması, Bursa’nın gelecekteki içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasına katkı sunulması, Uluabat Gölü’ne can suyu bırakılması ve bu su üzerinden enerji üretimi yer alıyordu. Şahin, barajın ilk planlandığı dönemde bugün TEKNOSAB ve çevresinde bulunan sanayi yapılanmasının mevcut planlamada bulunmadığını ileri sürdü. TEKNOSAB’A SU TAHSİSİ İDDİASI Açıklamanın en dikkat çekici bölümünü ise Çınarcık Barajı’ndan TEKNOSAB’a su tahsisiyle ilgili iddialar oluşturdu. Şahin, Bursa’nın içme suyu sistemine yönelik çalışmalar tamamlanmadan önce TEKNOSAB için bir su isale sisteminin devreye alındığını öne sürdü. Bunun yanı sıra Şahin, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ile yapılan bir protokol kapsamında Çınarcık Barajı’nın yıllık kapasitesinin yarısına karşılık gelen yaklaşık 70 milyon metreküplük suyun TEKNOSAB’a tahsis edildiğini iddia etti. Şahin, söz konusu tahsisin hukuki ve teknik dayanaklarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundu. “SANAYİ BÖLGELERİ ARASINDA FARKLI UYGULAMA OLMAMALI” Bursa’daki organize sanayi bölgelerinin su ihtiyaçlarını farklı yöntemlerle karşıladığını belirten Şahin, sanayi kuruluşlarının alternatif su kaynaklarına yönelmesi gerektiğini ifade etti. Bazı organize sanayi bölgelerinde gölet, arıtılmış atık su ve yeniden kullanım sistemlerinden yararlanıldığını aktaran Şahin, TEKNOSAB açısından da benzer alternatiflerin değerlendirilmesini istedi. Şahin, özellikle deniz suyunun arıtılarak sanayi kullanımına kazandırılmasının seçeneklerden biri olabileceğini dile getirdi. Sanayi bölgelerine su sağlanmasında farklı standartların uygulanmasının doğru olmayacağını savunan Şahin, Bursa’nın su kaynaklarının bütün sanayi bölgeleri açısından eşit ve sürdürülebilir bir anlayışla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “İÇME SUYU YETERSİZ KALIRSA TAHSİS KESİLEBİLİR” İDDİASI Necati Şahin, DSİ ile birlikte sunulduğu protokolde Bursa'nın kullanma ve kullanma suyunun karşılanma sorunu yaşanması durumunda TEKNOSAB'a verilen suyun kesilebileceğine ilişkin bir hüküm bulunduğunu ileri sürdü. Şahin, böyle bir hükümler halinde bunun hem küresel hem de TEKNOSAB'daki bireysel bakış açısını açık biçimlendirme sürecini ifade etti. Bu iddia, Bursa'nın artan evinde ve sanayi yatırımlarının karşısında su tüketiminin nasıl karşılanacağı tartışmasının yeniden gündeme getirilmesini destekledi. ERDEM SAKER'İN SÖZLERİNE ATIF Şahin, değerlendirmesinde eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Erdem Saker'in 2024 yılında EKO HABER'de yayımlanan taleplerinde bulunmaktaydı. Saker'in geçmişte Çınarcık Barajı'nın planlama ve yapım aşamasında görev yaparak genişlediğini söyleyen Şahin, Bursa'nın su tutulması konusunda Saker'in değerlendirmelerinin önem taşıdığını söyledi. Şahin, Saker'in katıldığı, “Çınarcık Barajı'nın 1 bardak suyu bile TEKNOSAB'a verilemez” şeklindeki ifadeyle aktardı. SANAYİ BÜYÜMELİ, ANCAK KAYNAKLAR KORUMALI Şahin'in açıklaması, BTSO seçimleri üzerinden Bursa'nın kalkınma modeli tartışmasını da gündeme taşıdı. Türkiye'nin önemli sanayi kentlerinden biri olan Bursa'da sanayi yatırımlarının ekonomik büyüme ve istihdam açısından önemli olduğunu belirten Şahin, buna karşılık tarım arazileri, su havzaları, ormanlar ve doğal oluşumların da çoğalması da dikkat çekti. Özellikle sanayi yatırımlarının artmasıyla birlikte su tüketimi, tarım topraklarının korunması, şiddet etkileri ve altyapı ihtiyacının daha fazla kalkınmayı başlatan Şahin, ekonomik büyüme ile büyümenin sürdürülebilirliğin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “BURSA'NIN GELECEĞİ İÇİN KARAR VERİLECEK” BTSO seçimlerinin Bursa'nın ekonomik gelişmeleri açısından önemli bir fırsat olduğunu savunan Şahin, odanın yalnızca ticari ve sanayi hedefi olmadığını, kentin doğal gelişim konusunda da tercih eğitimi aldığını belirtti. Şahin, sanayi politikalarının belirlenmesinde kısa vadeli ekonomik kazançların yanı sıra gelecek kuşakların su, tarım ve çevre ihtiyaçlarının da çoğalmasına katılması gerektiğini vurguladı. Açıklamanın sonunda Bursa'nın ortak bir yaşam alanına dikkat çeken Şahin, değerlendirmesini “Başka Bursa yok. Bursa hepimizin” sözleriyle tamamladı. Öte yandan Şahin'in açıklamasında yer alan Çınarcık Barajı'nın kullanım amacı, TEKNOSAB'a su dağıtımları, isale hattı ve DSİ protokolüne ilişkin iddiaların ilgili kayıtlar ve resmi belgelerin üzerinden ayrıca doğrulanması gerekiyor. Söz konusu iddialara ilişkin DSİ, TEKNOSAB, BTSO ve ilgili yerel yönetimlerin açıklamaları da tartışmanın tüm gelişmelerle ortaya çıkmasının önemini taşıyor.

Anahtar Parti’den şehir plancılarıyla Bursa’nın geleceği için istişare Haber

Anahtar Parti’den şehir plancılarıyla Bursa’nın geleceği için istişare

BURSA – Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir ve ilçeyi kabul etti, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi Başkanı Cenk Köklü ve yönetim kurulunu ziyaret etti. Bursa görüşmesinin kentleşme sistemi, kesilme dönüşüm ve planlama politikaları ele alınırken, meslek odaları ve kişisel toplumlarla daha güçlü iletişimin önemine dikkat çekildi. Ziyarette, Bursa'nın geleceğine ilişkin kararların yalnızca siyasi veya idari bakış açısıyla değil, şehircilikteki bölünmeler ve sahadan gelen görüşlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği şekilde öne çıktı. GÜNDEM BURSA'NIN KENTSEL GELECEĞİ Bursa'nın hızlı nüfus artışı, yapılaşma baskısı, ulaşım sorunları ve mevcut yapı stokunun oluşması risklerin ele alındığında görüşmede, geçiş dönüşüm başlığı özel olarak değerlendirildi. Kentselin sadece yapıların yenilenmesi şeklinde ele alınması gerekli iken; Ulaşım, altyapı, yeşil alanlar, sosyal donatı alanları ve yaşam alanlarının de dönüşüm politikalarının parçası olması gerektiği şekilde düzenlenmiştir. Özellikle Bursa'nın deprem riskinin değerlendirilmesi şehircilik politikalarının uzun vadeli bir perspektifle değişiminin öneminin vurgulanması yapıldı. “PLANLAMA ORTAK AKILLA YÜRÜTÜLMELİ” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, şehirdeki farklı parçaların toplanmasının önemine dikkat çekti. Meslek odaları, yerel yönetimler, akademik çevreler, sivil toplum kuruluşları ve organize eden planlamaların dahil edilmesinin daha sağlıklı sonuçların ortaya çıkarılabileceği değerlendirmesinde bulunuldu. Görüşmede, özellikle şehir plancılarının kentlerin ilişkileriyle ilgili olduğu teknik bilgi ve saha deneyiminin karar alma verilerinde daha etkin kullanımının Bursa açısından önemli olduğu mesajı verildi. OSMANGAZİ'NİN SORUNLARI DA MASADA Görüşmede Osmangazi ilçesinin kentleşme kaynaklı sorunlar da ele alınırken, ilçe performansındaki planlamaların Bursa'nın genel şehircilik yaklaşımından bağımsız olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi. Nüfus yoğunluğu, ulaşım, yapılaşma, sosyal donatı alanları ve ayırma dönüşümü gibi başlıkların birbiriyle bağlantılı olduğu ifade edilirken, ilçenin gereksinimlerinin dikkate alınmaması alan bütüncül planlamanın gerekliliği üzerinde duruldu. MESLEK ODALARIYLA İLETİŞİM VURGUSU Anahtar Parti Osmangazi teşkilatının ziyaretinde, siyasi yapılar ile meslek odaları arasındaki iletişimin ileride gündeme gelmesi gündeme geldi. Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi'nin kent yönetimine ilişkin bilgi ve deneyiminin Bursa'nın geleceğine dair tartışmalara katkı sağlayabileceği belirtilirken, benzer istişarelerin farklı meslekler ve sivil toplum bölgeleriyle de sürdürülmesinin hedeflendiği kaydedildi. Bu karşılıklı ziyaret, bir ılımlı buluşmadan ziyade Bursa'nın şehircilik dağılımının dağılımının perspektifiyle değerlendirildiği bir görüşme olarak öne çıktı. “SORUNU TESPİT ETMEK KADAR ÇÖZÜM ÖNEMLİ” Görüşmede, Bursa'nın uzun yaşamında bulunan şehircilik sorunlarının günübirlik uygulamalarıyla değil, sürdürülebilir politikalarla ele alınmasının gözden geçirilmesi paylaşıldı. Kentsel dönüşüm, ulaşım, yeni yapılaşma alanları, yeşil alanın korunması ve altyapı gibi ana merkezlerin birbirinden kopuk biçimde ele alınmasının yeni sorunların doğurabileceği şekilde kullanılırken, şehrin koşullarında uzun vadeli bakış açısının önemine dikkat çekildi. İSTİŞARE TRAFİĞİ SÜRECEK Ziyaretin ardından Anahtar Parti Osmangazi İlçe Seçimi tarafından yapılan değerlendirmede, Bursa'nın farklı kesimlerle görüş alışverişinin sorunlarına ilişkin sorunların sürdürüleceği belirtildi. İlçe Başkanı İsmail Demir, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi Başkanı Cenk Köklü ve yönetim kuruluna görüşme ve ev sahiplikleri için teşekkür ederken, kentle ilgili temasların devam mesajını verdi. Anahtar Parti Osmangazi teşkilatının temaslarında öne çıkan tedavi yöntemleri ise Bursa'nın geleceğine ilişkin kararların daha geniş bir istişare zemini içerisinde şekillendirilmesi oldu. Kentleşme ve dönüşüm ilişkilerinin yaşandığı dönemde Bursa'nın en önemli gündemleri arasında yer alması sırasında, siyasi yapılar ile meslek odaları arasındaki bu tür temasların şehircilik politikalarına ilişkin tartışmaları daha geniş bir zemine taşıması hedefleniyor.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ Haber

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ

BURSA – Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa'da anlamlı bir düğün organizasyonunda partililer, eski yol arkadaşları ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Demokrat Parti Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Ahmet Okur'un oğlunun düğün merasimi, siyaset ve teşkilat camiasından çok sayıda aynı adı çatı altında buluşturdu. Bursa'da gerçekleşen düğün törenlerine Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın yanı sıra, Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral, geçmiş dönemlerde Demokrat Parti çatısı altında görev yapmış çok sayıda isim, teşkilat mensubu ve partili katılımını sağladı. Organizasyon, yalnızca bir aile mutluluğuna ortak olunan özel bir günün ötesinde, Demokrat Parti camiasının geçmişten günümüze uzanan dostluk ve dayanışma bağlarının yeniden güçlendiği bir buluşma ile desteklendi. Bursa'da Teşkilat ve Siyaset Buluşması Düğün programı eski ve yeni dönem Demokrat Partililerin bir araya gelmesi dikkat çekerken, uzun yıllar parti teşkilatlarında görev yapan isimlerin de yer aldığı görüldü. Genel Başkan Gültekin Uysal, program boyunca davetlilerle yakından ilgilenirken, eski yol arkadaşlarıyla sohbet ederek ülke ve değerlendirmelerde yerel uyarıda bulundu. Samimi atmosfer içerisinde gerçekleşen buluşmada, siyaset tartışmasının yanı sıra Bursa'nın ekonomik, sosyal ve yerel sorunları da ele alındı. Bursa'nın Sorunları Masaya Yatırıldı Bursa'nın Türkiye ekonomik ekonomisinin oluşturulduğu bir kentte dikkat çekenler, kentlere sahip olan sanayi, tarım, ticaret ve turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi dikkate alınmadı dile getirildi. Bursa'nın hızla büyüyen, kentleşme baskısı ve altyapı hizmetlerinin önemli temelleri arasında yer alan değerlendirmelerde; Ulaşım, trafik yoğunluğu, plansız yapılaşma, çevre sorunları, sanayi bölgelerinin geleceği ve yönetiminin korunması gibi konuların kentteki siyasi politikaları arasında yer aldı. Türkiye'nin önemli sanayi değişiminin biri olan Bursa'da üretim gücünün korunması, küçük ve orta olanların neler olduğu, ihracat kapasitesinin harcanması ve sanayinin genel dönüşüm aktarımlarının hazırlanmasının önemi vurgulandı. Ekonomi ve Üretim Gündemi Bursa'nın otomotiv, tekstil, makine, tarım ve gıda sektörlerinde Türkiye'nin lokomotiflerin korunmasından birisine dikkat edilirken, ekonomik koşulların üretici, esnaf ve çalışan kesimler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Katılımcıların artan büyüme, finansmana erişim sorunları, gençlerin üretim maliyetleri ve ekonomik kazançların şehir ekonomilerine bakışlarının yakından takip edilmesi sürecini belirtti. Özellikle Bursa'nın üretim kapasitesinin sürdürülebilir olması için uzun vadede şehirdeki gösteriye ve ekonomik politikalara ihtiyaç olduğu öne çıktı. Tarım Alanlarının Korunması ve Kent Dengesi Düğün buluşmasında Bursa'nın müzakere projesi de gündeme gelen konular arasında yer aldı. Verimli ovalarıyla Türkiye'nin önemli tarım teşviklerinden biri olan Bursa'da tarım arazilerinin korunması, kırsal kalkınmanın büyümesi ve üreticilerin yetiştirilmesi ifade edildi. Sanayi ve tarım arasındaki dengenin korunmasının Bursa'nın gelecek açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, plansız büyümenin kent varlığına zarar vermemesi gerektiği paylaşıldı. Demokrat Parti Camiası Yeniden Bir Araya Geldi Ahmet Okur'un düğün töreniyle gerçekleşen buluşma, Demokrat Parti teşkilatları açısından önemli bir dayanışma görüntüsü oluştu. Geçmiş dönemlerde partide görev alan adlarının aynı şekilde saklandığı, partinin içindeki vefa ve dostluk bağlarının devam ettiğinin göstergesi olarak değerlendirildi. Katılımcıların yanı sıra siyasi, siyasi görüş alışverişlerinin yanı sıra geçmiş dönem çalışmalarını hatırlayarak teşkilat kültürünün önemine vurgu yaptı. Uysal'dan Bursa Mesajı Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın Bursa ziyaretinde, Türkiye açısından bakıldığında dikkat çekildiği ve Bursa'nın sorunlarının ayrıntılı takip edilmesi gereken mesaj verildi. Uysal'ın, ekonomik ekonomik koşulları, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar ve Bursa'nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi. Bursa'daki buluşma, Demokrat Parti camiasının farklı dönemlerinden isimlerini bir araya getiren, dostluk ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı anlamlı bir organizasyon olarak kayıtlara geçti.

Mahmut Arıkan Bursa'dan Güçlü Mesajlar Verdi: "2029'da Bursa'yı Milli Görüş Belediyeciliğiyle Buluşturacağız" Haber

Mahmut Arıkan Bursa'dan Güçlü Mesajlar Verdi: "2029'da Bursa'yı Milli Görüş Belediyeciliğiyle Buluşturacağız"

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Bursa’nın Osmangazi ilçesinde düzenlenen “Geleneksel Milli Görüş Kardeşlik Buluşması”nda partililerle bir araya geldi. Arıkan, 2029 yerel seçimlerini işaret ederek Bursa’yı Milli Görüş belediyeciliğiyle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Tuzaklı Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen programa Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir, Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, il ve ilçe teşkilatları ile çok sayıda partili katıldı. Arıkan konuşmasında Milli Görüş hareketinin temelinde kardeşlik, adalet ve toplumsal dayanışmanın bulunduğunu belirterek, “İlk seçimde Saadet Partimizi, Milli Görüş’ü iktidara getireceğiz” dedi. Bursa’nın trafik, ulaşım, plansız kentleşme ve betonlaşma gibi sorunlarına da değinen Arıkan, 2029 yerel seçimlerine ilişkin iddialı konuştu. “2029 seçimlerinde Bursa’mızı Milli Görüş belediyeciliğiyle yeniden buluşturmayı hedefliyoruz. Yeşil Bursa’yı yeniden gerçek anlamda Yeşil Bursa yapacağız. İnsan odaklı şehircilik anlayışını hâkim kılacağız.” ifadelerini kullandı. Siyasette kutuplaşma yerine kardeşlik anlayışını savunduklarını belirten Arıkan, hiçbir siyasi partiyi düşman olarak görmediklerini ve Türkiye’de yaşayan herkesin huzuru ve refahı için siyaset yaptıklarını söyledi. Program, birlik ve beraberlik mesajlarının ardından toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Saadet Partisi Bursa’dan Orman Yangınlarına Karşı Kapsamlı Analiz Raporu: “Asıl Mücadele Yangın Çıkmadan Başlamalı” Haber

Saadet Partisi Bursa’dan Orman Yangınlarına Karşı Kapsamlı Analiz Raporu: “Asıl Mücadele Yangın Çıkmadan Başlamalı”

İklim krizi, plansız yapılaşma ve yetersiz politikalar masaya yatırıldı; Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, orman yangınlarıyla mücadelede, reform arayışında bulunuyordu. İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, parlamaların yalnızca söndürme kapasitesiyle olmadığını, yapısal planlama ve programlamanın engellenemeyeceğini vurguladı. Son yıllarda Türkiye'nin birçok bölgesinde sanat arda yaşanan büyük orman patlamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı da çoğalmalarla mücadelede nemlendirmenin tedavisine yönelik kapsamlı bir analiz raporu hazırlandı. Hazırlanan raporun kamuoyuyla paylaşılması amacıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, yalnızca parçalara müdahale kapasitesinin işlemlerin yeterli olmayacağını belirtti, esas çözümün patlamanın engelleneceği uzun vadeli ekonomilerin hayata döndüğünü ifade etti. "Yangınlar artık sadece çevre sorunu değil" Konuşmasında son yıllarda yaşanan büyük orman yangınlarının oluşturduğu tabloyu değerlendirerek başlayan Yurtsever, orman yangınlarının artık yalnızca ağaç kaybı olarak görülmemesi olduğunu söyledi. Yangınların doğal yaşam, biyolojik bölünme, yönetim üretimi, dağılım bölgeleri, insan yaşamları ve ekonomik sistemler doğrudan tehdit ederek yurtsever, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte riskin her geçen yıl daha da arttığını dile getirdi. Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklık dönemleri ve aşırı hava olaylarının mevsimi uzattığını belirten Yurtsever, buna plansız kentleşme ve yanlış arazi kullanım politikalarının da eklenmesiyle riskin çok daha büyük boyutlara ulaşmasını ifade etti. "Ormanlar milletimizin ortak hizmetidir" Saadet Partisi'nin çevre anlayışına da değinen Yurtsever, ormanların yalnızca ekonomik bir kaynak olmadığını, gelecek nesillere bırakılması gereken bir miras olduğunu söyledi. "Ormanlarımızın milletimizin ortak hizmeti ve konsantrasyonumuzun en önemli unsurlarından biridir." diyen Yurtsever, çevre politikalarının kısa vadeli çözümlerin yerine uzun vadeli koruma esasına göre çalıştırıldığını kaydetti. Kısmi olarak patlamanın ortaya çıkmasından sonra harcamaların önemli olduğu ancak esas başarının patlamaların hiç çıkmamasını sağlayacak politikalar büyümeden durduğu vurgulandı. "Sorun uçağın yapısından ibaret değil" Kamuoyunda yaygın olarak tartışılan yangın söndürme uçağı ve helikopterin de değinen yurtsever, tartışmanın yalnızca hava araçları üzerinden devamını eksik bir yaklaşım olarak ele aldığını söyledi. "Asıl meselesinin kaç tane helikopterin kaçtığı bilinmiyor." diyen Yurtsever, temel sorun sorun riskini azaltacak planlama anlayışının yeterince oluşturulamayacağını söyledi. Ormanın sürekli olarak yerleşim bölgeleriyle iç içe geçerek Yurtsever, kontrolsüz yapılaşma, orman içlerine kadar uzanan yerleşimler ve denetimsiz insan patlama riskinin ciddi biçimde artırıldığına dikkat çekildi. Koruyucu tampon bölgesi önerildi Hazırlanan analiz raporunda yer alan çözüm önerilerini de paylaşan Yurtsever, ilk olarak ormanlarla yerleşim alanları arasında koruyucu tampon bölgelerini önerdi. Bu bölgelerin hem kızarıklığının yayılmasının engelleneceği hem de müdahale ekiplerinin güvenli çalışma alanını sağlayacağını ifade eden Yurtsever, orman kenarlarındaki yeni yapılaşmalarda güvenli mesafe kriterlerinin tavizsiz zayıflamasını belirtti. Ayrıca yanmaya dayanıklı yapı malzemelerinin zorunlu hale getirilmesi ve yapı standartlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Yangın emniyet yolları yeniden planlanmalı Raporda altyapı eksikliklerine dikkat çekildi. Yangın emniyet yolları ile arıza şeritlerinin yıllar boyunca ihmal edilmesinden dolayı Yurtsever, bu aralıkların yeniden planlanması ve bakımın hızlandırılması işlemi dile getirildi. Yangın ekiplerinin bölgelere daha kısa sürede ulaşmasını sağlayacak ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yurtsever, ilk müdahale süresinin kısaltılmasının yangının büyümesini engelleyen en önemli faktörlerden biri olduğuna işaret etti. Kurumlar arasında güçlü koordinasyon çağrısı Yangın yönetiminde yaşanan koordinasyon sorunlarına da değinen Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı, farklı kurumların görev aldığı süreçlerde zaman zaman yetki karmaşasının yaşandığını söyledi. Bu durumun müdahale süreçlerini yavaşlatabildiğini belirten Yurtsever, görev ve sorumlulukların açık şekilde belirlendiği, hızlı karar alabilen ve tüm kurumların ortak hareket ettiği güçlü bir koordinasyon mekanizmasının kurulması gerektiğini ifade etti. Vatandaşlar ve gönüllüler sürece daha fazla dahil edilmeli Yurtsever, yangınlarla mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının sorumluluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguladı. Toplumun bilinçlendirilmesi, gönüllülük sisteminin yaygınlaştırılması ve vatandaşların yangın riskleri konusunda düzenli eğitimlerden geçirilmesinin önemine dikkat çeken Yurtsever, özellikle gençlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel toplulukların afet yönetim süreçlerine aktif biçimde katılmasının teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Yapay zekâ ve dijital teknolojiler önerildi Hazırlanan raporda teknolojik altyapının güçlendirilmesine yönelik öneriler de yer aldı. Yurtsever, yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleri, insansız hava araçları, dijital risk haritaları ve gelişmiş izleme teknolojilerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, üniversiteler, araştırma merkezleri ve kamu kurumları arasında daha güçlü iş birliklerinin kurulmasının önemine dikkat çekti. Bilimsel veriler ışığında hazırlanacak risk analizlerinin yangınların önlenmesinde önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. "Tabiat bize emanet" Konuşmasının sonunda çevreye bakış açılarının temelinde ahlaki sorumluluk anlayışının bulunduğunu belirten Yurtsever, şu değerlendirmede bulundu: "Bizim anlayışımızda tabiat üzerinde sınırsız tasarrufta bulunulacak bir kaynak değil, korunması gereken bir emanettir. Ormanlarımızı korumak yalnızca çevre politikası değil; aynı zamanda vicdani, insani ve ahlaki bir sorumluluktur." Tüm kurumlara ortak mücadele çağrısı Basın açıklamasının sonunda Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, merkezi yönetim, yerel yönetimler, akademik çevreler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlara ortak hareket etme çağrısında bulundu. Yangınlarla mücadelede başarıya ulaşmanın yalnızca müdahale kapasitesini artırmakla değil; bilimsel planlama, güçlü koordinasyon, teknolojik yatırımlar, toplumsal bilinç ve önleyici politikaların birlikte uygulanmasıyla mümkün olacağı vurgulandı. Hazırlanan analiz raporunda, Türkiye'nin iklim şartlarına uygun yeni bir orman yönetim modeli oluşturmasının artık ertelenemez bir ihtiyaç hâline geldiği belirtilirken, filtrelenmesinin hem doğal olarak korunmasını hem de can ve mallarının önlenmesinin yeniden değerlendirilmesi önem taşıdığı ifade edildi.

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür” Haber

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür”

Bursa'nın dünya çapında kayıtlı tarihi miras bölgelerinin Cumalıkızık'ın geleceği, Tayyare Kültür Merkezi'nde kapsamlı bir değerlendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından düzenlenen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu tehditler, koruma sorunları, onarım eksiklikleri ve sürdürülebilir yönetim modeli ayrıntılı biçimde ele alındı. Toplantının merkezinde ise Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan'ın kapsamlı değerlendirmesi yer aldı. Özaslan, Cumalıkızık'ın bugün yalnızca fiziksel yıpranma olmadığını, aynı zamanda yoğun turizm baskısı, plansız büyüme, ekonomik eşitsizlik ve kentleşme tehdidi altında bulunduğunu söyledi. Yerel yöneticiler, akademisyen katılımcılar, alan başkanlıkları, sivil toplum temsilcileri, koruma üyeleri ve köy sakinleri yer aldı. Toplantı boyunca ortak görüş, Cumalıkızık'ın “sadece turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı” yönünde birleşti. İlker Özaslan: “Bir Günde 34 Bin Kişi Başarı Değil, Alarmdır” Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, toplantıda yaptığı konuşmada ziyaretçilerin artık ciddi bir tehdidin boyutuna ulaştığını vurguladı. Geçen yıl Cumalıkızık'ın bir gündemi yaklaşık 34 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Özaslan, bu yoğunluğun artık “övülecek bir tablo” değil, günlük olarak devam edecek bir krize dikkat çekti. Özaslan şu ifadeleri kullandı: "UNESCO Dünya Mirası tanımı sınırsız turist kabul etmek anlamına gelmiyor. Bir günde 34 bin kişinin geldiği bir tarih köyde artık koruma-kullanma tehlikesi ciddi şekilde zarar görmeye başlıyor. Bu sayı bazı günlerde durma doluluğuna ulaşıyor. Böyle bir baskıyı tarihi bir köyün kaldırılması mümkün değil." Cumalıkızık'ın taşıma kapasitesinin raporlanmasının belirlenmesini ifade etmeyen Özaslan, kontrollü ziyaretçi yönetimi, rezervasyon sistemi ve zaman planlamalı turizm modelinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. “Cumalıkızık Bir Açık Hava AVM'sine Dönüştürülemez” Toplantıda turizmin özetlendiği üzerine dikkat edilerek değerlendirme yapıldı. İlker Özaslan, Cumalıkızık'ın yalnızca yoğun insan trafiği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirttiğini söyledi: "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değildir. Cumalıkızık bir açık hava AVM'si değildir. Burada yaşayan bir kültür alanıdır. İnsanlar burada yalnızca alışveriş yapmıyor; basit yıllık bir yaşam biçimine tanıklık ediyor." Özaslan, köy ekonomisinin mevcut ziyaretçi baskısına göre şekillenmeye zorlanmasının geleneksel yaşamın bozabileceğini ifade etti. Yapı Stoğu Endişe Veriyor: “151 Yapı Müdahale Bekliyor” Toplantıda genel güncel yapı envanteri, köyün fiziksel durumunun aralıkları ortaya konuldu. Cumalıkızık'ta: 259 evin bulunduğu, bunların 168'inin tarihi yapı niteliğinde olduğu, 21'inin tamamen yıkıldığı, 17'sinin harap durumda olduğu, toplam 38'inin ise oturulamaz halde bulunduğu açıklandı. İlker Özaslan, özellikle köylüye ait tarihi evlerin onarım sürecinde geri planın korunmasının ciddi bir sorun yarattığını belirtti. "Kamu yapıları restore edilirken köydeki evlerin büyük bir kısmı destekleniyor. İnsanlar yıllardır bekliyor. 'Benim evim neden geri yüklenemiyor?' Artık köyde çok yaygın. Korumanın yalnızca köylünün omuzlarına bırakırsanız sürdürülebilir bir model kuramazsınız.” Toplantıda yaklaşık 113 evin restorasyonu bekleniyor, harabe yapılarla birlikte yaklaşık 151 yıllık acil müdahalenin yapıldığı belirtildi. “Köylüyü Suçlamak Kolay, Destek Vermek Zor” Toplantı tarihi yapılarında görülen uygunsuz müzakereler de gündeme geldi. Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70'inde usule uygun olmayan değişikliklerin bulunduğu belirtilirken, İlker Özaslan bu durumun yalnızca “bilinçsizlik” ile açıklanamayacağını söyledi. “Köylüyü suçlamak kolay ama insanlar ekonomik olarak yalnız bırakıldı. Restorasyon maliyetleri çok yüksek. İnsanlar yıllardır destek bekliyor. Destek mekanizması güçlü kurulmadan koruma bilinci tek başına yeterli olmaz.” Özaslan, koruma politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Öncelik Piknik Alanı Değil, Güvenlik ve Altyapı Olmalı” Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de altyapı ve güvenlik eksiklikleri oldu. Katılımcılar; sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, yangın riskleri, yönlendirme sorunları, otopark baskısı, güvenlik eksiklikleri gibi sorunların artık kritik seviyeye ulaştığını ifade etti. İlker Özaslan, bu süreçte önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Yoğun ziyaretçi baskısı sürerken yeni piknik alanları yapmak doğru öncelik değildir. Önce altyapıyı, güvenliği, koruma sistemlerini ve afet hazırlığını güçlendirmeliyiz.” “Cumalıkızık İçeriden Değil, Dışarıdan Gelen Baskıyla Yok Olabilir” Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri de Bursa’daki hızlı kentleşme ve rant baskısına ilişkin oldu. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın çevresindeki yapılaşmanın giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “Cumalıkızık içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir. Bursa büyüyor, kent baskısı köylere dayanıyor. Tarım alanları kayboluyor, doğal doku daralıyor. Eğer çevresel koruma politikaları güçlendirilmezse UNESCO alanını korumak tek başına yeterli olmayacaktır.” Uzmanlar, yalnızca köy merkezinin değil, çevresel bütünlüğün de korunması gerektiğine dikkat çekti. “Kadın Emeği ve Köy Belleği Korunmadan UNESCO Süreci Eksik Kalır” Toplantıda yalnızca fiziksel restorasyon değil, kültürel mirasın yaşayan unsurları da gündeme geldi. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın asıl değerinin günlük yaşam kültürü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Köyün belleği, kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliği korunmadan yalnızca binaları restore etmek yeterli olmaz.” Bu kapsamda boş kamu yapılarının; kadın üretim merkezleri, kültürel buluşma alanları, ziyaretçi karşılama merkezleri, sağlık destek noktaları olarak değerlendirilmesi önerildi. Uluslararası İş Birliği ve Yeni Koruma Modelleri Toplantıda Cumalıkızık’ın uluslararası ölçekte daha etkin tanıtılması ve koruma ağlarına dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı. Safranbolu başta olmak üzere farklı UNESCO miras alanlarıyla deneyim paylaşımı yapılması, Avrupa’daki koruma modellerinin incelenmesi ve yabancı uzmanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi önerildi. Ayrıca İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bu Mesele Siyaset Üstüdür” Toplantının sonunda ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışı ön plana çıktı. Kurumların, hücrelerin ve hücrelerin birlikte hareket etmesini vurgulayan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu mücadele siyasetin üstüdür. Amaçların doğru korunan bir mirastan ayrılmasıdır. Cumalıkızık yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin da emanetidir."

Zeydan Karalar’dan CHP Bursa İl Başkanlığı’na Ziyaret: Kent Gündemi ve Yerel Yönetim Süreci Masaya Yatırıldı Haber

Zeydan Karalar’dan CHP Bursa İl Başkanlığı’na Ziyaret: Kent Gündemi ve Yerel Yönetim Süreci Masaya Yatırıldı

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önde gelen isimlerinden Zeydan Karalar, CHP Bursa İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Ziyarette, Bursa’nın güncel sorunları, yerel yönetim süreçleri ve son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler ayrıntılı şekilde ele alındı. Bursa’nın kronik sorunları gündemdeydi Gerçekleştirilen görüşmede Bursa’nın uzun süredir çözüm bekleyen temel sorunları masaya yatırıldı. Özellikle hızlı nüfus artışıyla birlikte büyüyen ulaşım problemleri, plansız kentleşme, sanayi ve çevre dengesi, altyapı yetersizlikleri ve ekonomik zorlukların kente etkileri detaylı şekilde değerlendirildi. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, yerel yönetimlerin bu sorunlara yönelik atabileceği adımlar üzerinde duruldu. Zeydan Karalar’ın, Adana’daki yerel yönetim deneyimlerini paylaşarak, büyükşehir belediyeciliğinde karşılaşılan benzer sorunlara yönelik çözüm önerilerini aktardığı öğrenildi. Bu kapsamda sosyal belediyecilik uygulamaları, kaynak yönetimi ve halk odaklı hizmet anlayışının önemine dikkat çekildi. “Bozbey sonrası süreç” değerlendirildi Toplantının önemli başlıklarından birini de Mustafa Bozbey sonrası Bursa’daki yerel yönetim süreci oluşturdu. Görüşmede, yeni dönemde belediyecilik anlayışının nasıl şekillendiği, mevcut projelerin durumu ve kamuoyundaki yansımalar kapsamlı biçimde ele alındı. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın, Bursa’da CHP örgütünün saha çalışmaları, seçmen beklentileri ve yerel yönetimle koordinasyon konularında bilgi verdiği; Karalar’ın ise bu sürecin sağlıklı ilerlemesi adına parti içi uyum ve ortak aklın önemine vurgu yaptığı belirtildi. Parti örgütü ve yerel yönetim ilişkisi öne çıktı Ziyarette ayrıca parti örgütü ile yerel yönetimler arasındaki iletişim ve iş birliği konuları da gündeme geldi. CHP’nin yerelde daha etkin ve çözüm odaklı bir politika üretmesi için örgütlerin sahadaki rolünün güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Karalar’ın, Bursa gibi stratejik bir şehirde parti çalışmalarının sadece seçim dönemleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, sürekli sahada olmanın ve vatandaşla doğrudan temas kurmanın önemine dikkat çektiği kaydedildi. Ortak mesaj: “Bursa için daha güçlü iş birliği” Görüşmenin sonunda her iki isim de Bursa’nın sorunlarının çözümü için daha güçlü bir iş birliği ve koordinasyon içinde çalışılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. CHP’nin yerel yönetim anlayışının temelinde şeffaflık, katılımcılık ve sosyal adalet ilkelerinin bulunduğu vurgulanarak, Bursa’da bu yaklaşımın daha da güçlendirilmesi hedefi dile getirildi. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve ilerleyen süreçte benzer istişare toplantılarının sürdürülmesi temennisiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.