Hava Durumu

#Kayıt Dışı

- Kayıt Dışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayıt Dışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi'nden Turizm Sektörüne İlişkin Kapsamlı Değerlendirme: "Fahiş Fiyat Tartışmaları Türkiye'nin Turizm İmajına Zarar Veriyor" Haber

Saadet Partisi'nden Turizm Sektörüne İlişkin Kapsamlı Değerlendirme: "Fahiş Fiyat Tartışmaları Türkiye'nin Turizm İmajına Zarar Veriyor"

Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, turizm sektöründe son yıllarda giderek büyüyen yapısal sorunlara ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Türkiye'nin sahip olduğu yüksek turizm potansiyeline rağmen sektörün ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu belirten Yurtsever, özellikle fahiş fiyat uygulamaları, artan maliyetler, denetim eksiklikleri ve hizmet kalitesindeki farklılıkların hem sektörün sürdürülebilir büyümesini hem de Türkiye'nin uluslararası turizmdeki itibarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Turizmin Türkiye ekonomisinin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Yurtsever, sektörün yalnızca döviz girdisi sağlayan bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, turizmin istihdam oluşturan, şehir ekonomilerini canlandıran, esnafın gelirini artıran ve kültürel değerlerin korunmasına katkı sunan çok yönlü bir kalkınma alanı olduğunun altını çizdi. "Türkiye Dünyanın En Önemli Turizm Ülkelerinden Biri" Basın açıklamasında Türkiye'nin doğal güzellikleri, tarihi mirası, kültürel zenginliği ve eşsiz coğrafi konumuyla dünyanın en önemli turizm destinasyonları arasında yer aldığına vurgu yapan Yurtsever, sektörün ülke ekonomisine sağladığı katkının her geçen yıl daha da önem kazandığını söyledi. Turizmin milyonlarca kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağladığını ifade eden Yurtsever, sektörün otellerden restoranlara, ulaşımdan perakendeye, tarımdan kültür sanat faaliyetlerine kadar birçok alanı beslediğini belirtti. "Ziyaretçi Sayısı Artıyor, Gelir Aynı Oranda Yükselmiyor" Türkiye'nin son yıllarda turist sayısında önemli artışlar yaşadığına dikkat çeken Yurtsever, buna rağmen turizm gelirlerinin aynı oranda yükselmemesinin sektörün yapısal sorunlarının devam ettiğini ortaya koyduğunu söyledi. Turizmde yalnızca ziyaretçi sayısının artmasının yeterli olmadığını dile getiren Yurtsever, kişi başına düşen turizm harcamasının artırılması gerektiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye sahip olduğu potansiyelin çok daha üzerinde gelir elde edebilecek imkânlara sahiptir. Ancak yüksek maliyetler, hizmet kalitesindeki farklılıklar, denetim eksiklikleri, kayıt dışı faaliyetler ve kamuoyunda sıkça tartışılan fahiş fiyat uygulamaları sektörün sürdürülebilir gelişiminin önünde önemli engeller oluşturmaktadır." "Fahiş Fiyat Tartışmaları Turizm İmajını Zedeliyor" Son dönemde özellikle turizm merkezlerinde gündeme gelen yüksek fiyat uygulamalarının hem yerli hem de yabancı turistler açısından önemli sorunlara neden olduğunu belirten Yurtsever, fiyatlandırmalarda şeffaflığın sağlanmasının zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Turizm bölgelerinde bazı işletmelerde görülen aşırı fiyat artışlarının Türkiye'nin uluslararası turizm algısına zarar verdiğini dile getiren Yurtsever, şu ifadeleri kullandı: "Turizm bölgelerinde yaşanan yüksek fiyat uygulamaları ve şeffaf olmayan fiyatlandırmalar, yerli vatandaşlarımızın tatil yapma imkânlarını önemli ölçüde sınırlandırırken, ülkemizi ziyaret eden yabancı misafirlerin memnuniyet seviyesini de düşürmektedir. Sosyal medyada ve uluslararası basında yer alan olumsuz haberler, Türkiye'nin turizm markasına zarar verebilmekte ve uzun vadede rekabet gücünü olumsuz etkileyebilmektedir." "İşletmelerin Maliyet Yükü de Görmezden Gelinmemeli" Sorunun yalnızca fiyat artışlarından ibaret olmadığını belirten Yurtsever, turizm işletmelerinin de ağır ekonomik koşullar altında faaliyet göstermeye çalıştığını söyledi. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, kira artışları, personel giderleri, gıda maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu kaydeden Yurtsever, sürdürülebilir turizm politikalarının ancak sektörün tüm paydaşlarının sorunlarını dikkate alan bütüncül yaklaşımlarla mümkün olacağını ifade etti. "Nitelikli Personel Eksikliği Hizmet Kalitesini Düşürüyor" Turizm sektörünün en önemli sorunlarından birinin de insan kaynağı olduğunu belirten Yurtsever, nitelikli personel eksikliği nedeniyle hizmet standartlarında önemli farklılıklar oluştuğunu söyledi. Mevsimlik çalışma sistemi nedeniyle çalışanların uzun vadeli istihdam güvencesinden uzak kaldığını belirten Yurtsever, düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin eksikliklerin sektörde personel sirkülasyonunu artırdığını ifade etti. Deneyimli çalışanların farklı sektörlere yönelmesinin hizmet kalitesini olumsuz etkilediğini vurgulayan Yurtsever, turizmde kalıcı başarının ancak eğitimli ve mesleki yeterliliğe sahip insan kaynağıyla mümkün olabileceğini dile getirdi. "Kayıt Dışı Faaliyetler Haksız Rekabete Yol Açıyor" Turizm sektöründe kayıt dışı faaliyetlerin de önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Yurtsever, yetersiz denetimlerin kurallara uygun şekilde faaliyet gösteren işletmeleri zor durumda bıraktığını söyledi. Vergi yükümlülüklerini yerine getiren ve yasal mevzuata uygun çalışan işletmelerin kayıt dışı faaliyet gösteren işletmeler karşısında haksız rekabete maruz kaldığını belirten Yurtsever, etkin denetim mekanizmalarının oluşturulmasının sektör açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. "Turizm Sadece Döviz Geliri Değildir" Saadet Partisi olarak turizme bakış açılarını da açıklayan Yurtsever, turizmin yalnızca ekonomik kazanç sağlayan bir sektör olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Turizmin şehirlerin kalkınmasına katkı sağlayan, küçük esnafı destekleyen, kültürel mirası koruyan ve toplumsal refahı artıran stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Yurtsever, turizm politikalarının uzun vadeli planlamalarla oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Çözüm Önerilerini Sıraladı Turizm sektörünün daha güçlü bir yapıya kavuşabilmesi için çeşitli önerilerde bulunan Yurtsever, öncelikle fiyat şeffaflığının sağlanması gerektiğini belirtti. Etkin denetim sistemlerinin kurulmasının, kayıt dışılıkla kararlı mücadele edilmesinin ve sektör çalışanlarının eğitimine daha fazla yatırım yapılmasının önemine işaret eden Yurtsever, alternatif turizm alanlarının geliştirilmesi gerektiğini de ifade etti. Türkiye'nin yalnızca deniz, kum ve güneş turizmiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yurtsever, kültür, sağlık, gastronomi, doğa, inanç ve kongre turizmi gibi yüksek katma değer üreten alanlarda çok daha güçlü politikalar geliştirilmesinin hem turist sayısını hem de kişi başına düşen turizm gelirini artıracağını söyledi. "Türkiye Potansiyelini Ortaya Çıkarabilir" Açıklamasının sonunda Türkiye'nin turizm alanında çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Nebi Yurtsever, doğru planlama, güçlü denetim mekanizmaları ve sürdürülebilir politikalarla sektörün mevcut sorunlarının çözülebileceğini ifade etti. Yurtsever, "Türkiye'nin turizm sektöründeki yapısal sorunlarını çözmek ve sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla ortaya çıkarmak mümkündür. Bunun için sektörün tüm paydaşlarının ortak akılla hareket ettiği, şeffaflığın esas alındığı, kaliteyi önceleyen ve sürdürülebilirliği hedefleyen politikaların hayata geçirilmesi gerekmektedir." diyerek açıklamasını tamamladı.

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı” Haber

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı”

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı. İl eş sözcüleri İlminur Yiğitoğlu ve Sayım Gültekin imzasını taşıyan açıklamada, 2026 yılı 1 Mayıs’ının yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda emek, demokrasi, barış ve ekoloji mücadelesinin güçlendirileceği tarihsel bir dönemeç olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, toplumsal muhalefetin ortak bir zeminde buluşmasının önemine dikkat çekilerek, tüm yurttaşlara birlikte mücadele çağrısı yapıldı. “Dünya ve Türkiye derin bir krizden geçiyor” Açıklamada, küresel ölçekte artan eşitsizlikler, yaygınlaşan savaşlar ve güçlenen otoriter yönetimlerin emekçiler üzerindeki etkilerine değinildi. Bu sürecin, işçi sınıfı açısından daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve hak kaybı anlamına geldiği ifade edildi. Türkiye’de de benzer bir tablonun yaşandığı belirtilerek, geniş halk kesimlerinin ağır bir geçim kriziyle karşı karşıya bırakıldığı kaydedildi. 2026 1 Mayıs’ının, bu koşullar altında emekçilerin taleplerini daha güçlü dile getirdiği ve ortak mücadele iradesini pekiştirdiği kritik bir eşik olduğu ifade edildi. “Asgari ücret açlık sınırının altında, emekliler yoksullukla karşı karşıya” Metinde, Türkiye’de emek sömürüsünün yapısal bir nitelik kazandığına dikkat çekildi. Asgari ücretin milyonlarca çalışan için ortalama ücret haline geldiği ve bu ücretin açlık sınırının altında kaldığı belirtilirken, emeklilerin de insanca yaşam koşullarından uzaklaştığı ifade edildi. Kayıt dışı çalışan işçilerin ise denetimsizlik, güvencesizlik ve düşük ücret sarmalında ağır bir sömürüye maruz kaldığı vurgulandı. Ayrıca esnek çalışma modelleri, taşeronlaşma ve dijital platformlar üzerinden yürüyen “platform ekonomisi”nin emek yapısını parçaladığı ve ortak hak mücadelesini zayıflattığı değerlendirmesi yapıldı. “Yeni örgütlenme modelleri şart” İşçi sınıfının yapısal dönüşüm geçirdiği belirtilen açıklamada, geçmişte daha örgütlü ve kolektif olan yapının yerini bugün daha dağınık ve güvencesiz çalışma biçimlerinin aldığı ifade edildi. Bu durumun sınıf dayanışmasını zayıflattığı ve sermaye lehine bir tablo yarattığı belirtildi. Bu nedenle mevcut örgütlenme biçimlerinin yetersiz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, kayıt dışı çalışanlar, platform işçileri, göçmen emekçiler ve güvencesiz tüm kesimleri kapsayan yeni bir sendikal yaklaşımın geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. “Savaş politikaları emekçileri doğrudan etkiliyor” Açıklamada küresel ölçekte artan savaş riskine de geniş yer verildi. Savaşların, enerji kaynakları ve doğal varlıklar üzerindeki emperyalist rekabetten beslendiği belirtilerek, bu politikaların emekçiler için daha fazla yoksulluk, baskı ve sömürü anlamına geldiği ifade edildi. Emperyalist politikalara karşı mücadelenin, barış ve demokrasi talepleriyle birlikte ele alınması gerektiği kaydedildi. “Emek, demokrasi ve barış birbirinden ayrı düşünülemez” Yeşil Sol Parti, demokratik hakların güvence altına alınmadığı bir ortamda emekçilerin kazanımlarını koruyamayacağını vurguladı. Aynı şekilde savaş politikalarının sürdüğü bir düzende toplumsal refahın ve adaletin sağlanamayacağı ifade edildi. Bu nedenle mücadelenin hem emek sömürüsüne hem de otoriterleşme ve savaş politikalarına karşı bütünlüklü bir hat üzerinden yürütülmesi gerektiği belirtildi. “1 Mayıs ortak mücadelenin büyütülmesi için fırsat” Açıklamanın sonunda, 2026 1 Mayıs’ının emekçilerin birliğini güçlendiren, toplumsal muhalefetin ortaklaştığı bir zemin haline getirilmesi gerektiği ifade edildi. Yeşil Sol Parti, tüm emekçileri, emeklileri, gençleri ve halk kesimlerini; emeğin haklarını, demokratik bir toplumsal düzeni ve kalıcı barışı birlikte savunmaya çağırdı. “Emek, demokrasi, barış ve ekolojik bir yaşam için mücadeleyi birlikte büyüteceğiz” denilen açıklama, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganıyla son buldu.

IMEI Oyununa Büyük Darbe: Usulsüz Telefon Kayıtlarına Sıkı Denetim! Haber

IMEI Oyununa Büyük Darbe: Usulsüz Telefon Kayıtlarına Sıkı Denetim!

Yurt dışından getirilen telefonlara yönelik uygulanan “3 yılda 1 pasaport kaydı” kuralının etrafından dolananlara kötü haber geldi. Özellikle çift SIM kartlı cihazlar üzerinden yapılan hileli işlemler, artık sistem tarafından tek tek tespit ediliyor. Uzun süredir bazı kullanıcılar, çift SIM’li telefonların ikinci IMEI numarasını farklı bir cihaz gibi göstererek kayıt ücreti ödemeden birden fazla telefonu aktif hale getiriyordu. Bu yöntemle ciddi vergi kaybı oluşurken, durum yetkililerin dikkatinden kaçmadı. 2026 BAŞINDA DÜĞMEYE BASILDI 1 Ocak 2026 itibarıyla denetimleri sıkılaştıran Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), yaptığı incelemelerde yüz binlerce cihazda usulsüzlük tespit etti. Gerçek IMEI yerine başka cihazlara ait numaraların kullanıldığı belirlenirken, bu cihazlar “kayıt dışı” statüsüne alındı. KULLANICILARA UYARI GİTTİ Yılın ilk aylarından itibaren ilgili cihaz sahiplerine SMS ile bilgilendirme yapılırken, mağduriyet yaşanmaması adına 120 günlük süre tanındı. Ancak bu süre hızla sona eriyor. SON TARİH: 1 MAYIS Verilen sürenin dolmasıyla birlikte, 1 Mayıs’tan sonra kayıt dışı olduğu belirlenen cihazların şebeke bağlantıları kesilecek. Ayrıca e-SIM ya da çift hat üzerinden süre uzatma yöntemleri de artık geçerli olmayacak. NE YAPMALI? Cihazınızın kapanmasını istemiyorsanız şu adımları mutlaka uygulayın: Telefonunuzdan *#06# tuşlayarak IMEI numaranızı öğrenine-Devlet üzerinden IMEI sorgulaması yapınEğer cihazınız kayıt dışı görünüyorsa, 1 Mayıs’a kadar 45.253 TL kayıt ücretini yatırın

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.