Hava Durumu

#Kamu Yararı

- Kamu Yararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Yararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" Gündemiyle Gerçekleşen Belediye Meclis Toplantısını Takip Etti Haber

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" Gündemiyle Gerçekleşen Belediye Meclis Toplantısını Takip Etti

Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanlığı, Nilüfer Belediye Meclisi'nin Temmuz ayı ilk birleşimine teşkilatı temsilen katılım sağlayarak kamuoyunun yakından takip ettiği "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" ana gündemli oturumda yerini aldı. Çok sayıda mahalle muhtarının ve vatandaşın da katılım gösterdiği toplantıda, çevre, halk sağlığı, şehir planlaması ve gelecek nesillere bırakılacak yaşam alanlarının korunması konuları ön plana çıktı. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanlığı adına Yerel Yönetimler ve Mahalli İdareler Başkanı Mehmet Kumdereli ile Sivil Toplum Kuruluşları ve Halkla İlişkiler Başkanı Hakan Bulut'un hazır bulunduğu toplantıda, vatandaşların ve muhtarların dile getirdiği çevresel kaygılar dikkatle takip edildi. Meclis oturumunda özellikle ilçede oluşturulması planlanan atık ve depolama alanlarına ilişkin tartışmalar yoğun şekilde gündeme gelirken, mahalle muhtarları ve toplantıyı izleyen vatandaşlar "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" çağrısıyla çevresel hassasiyetlerini ortaya koydu. Katılımcılar, çevrenin korunmasının yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da ilgilendiren temel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Toplantı süresince zaman zaman Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) meclis üyeleri arasında görüş ayrılıkları nedeniyle gergin anlar yaşandı. Farklı değerlendirmelerin sert tartışmalara dönüştüğü oturumda, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Öztürk'ün devreye girerek sağduyulu yaklaşımıyla meclis düzenini yeniden sağlaması ve oturumu sükûnet içerisinde devam ettirmesi dikkat çekti. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından yapılan değerlendirmede, çevreyi ilgilendiren kararların yalnızca siyasi bakış açılarıyla değil; bilimsel veriler, şehircilik ilkeleri, çevresel sürdürülebilirlik, kamu yararı ve halkın ortak iradesi doğrultusunda ele alınmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, yerel yönetimlerin temel görevinin vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek, doğal çevreyi korumak ve şehirlerin sağlıklı gelişimini güvence altına almak olduğu belirtilerek şu değerlendirmelere yer verildi: "Çevre meselesi hiçbir siyasi partinin tek başına sahiplenebileceği bir konu değildir. Temiz hava, sağlıklı su kaynakları, verimli tarım alanları ve yaşanabilir şehirler toplumun ortak değeridir. Yerel yönetimlerin alacağı her karar; yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların yaşayacağı çevreyi de doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle çevreyle ilgili tüm projelerde şeffaflık, katılımcılık ve ortak akıl esas alınmalıdır." Saadet Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı, mahalle muhtarlarının ve vatandaşların toplantıya yoğun katılım göstermesini yerel demokrasinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi. Halkın doğrudan sürece dâhil olmasının, yerel yönetim anlayışının güçlenmesine ve alınacak kararların toplumsal meşruiyet kazanmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Yerel Yönetimler ve Mahalli İdareler Başkanı Mehmet Kumdereli ile Sivil Toplum Kuruluşları ve Halkla İlişkiler Başkanı Hakan Bulut, çevreyi ve halk sağlığını ilgilendiren tüm gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceklerini belirterek, Saadet Partisi'nin insan odaklı belediyecilik anlayışı doğrultusunda şehirlerin doğal dokusunun korunmasını, çevreye duyarlı yatırımların desteklenmesini ve vatandaşların taleplerinin karar alma süreçlerine etkin şekilde yansıtılmasını önemsediklerini ifade ettiler. Saadet Partisi Nilüfer İlçe Başkanlığı, çevreye, insan sağlığına ve şehirlerin sürdürülebilir gelişimine ilişkin her konuda yapıcı bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceğini, kamu yararını önceleyen tüm girişimlerin yanında olmaya devam edeceğini ve Nilüfer'in doğal yapısını koruyacak politikaların takipçisi olacağını kamuoyuna saygıyla duyurdu. Toplantıya, Beşevler Mahallesi Muhtarı ve Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer ile Karacaoba Mahallesi Muhtarı ve Nilüfer İlçe Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar da katılım sağladı. Bölgedeki çok sayıda mahalle muhtarının da hazır bulunduğu oturumda, muhtarlar çevre ve halk sağlığı konusundaki hassasiyetlerini dile getiren kısa konuşmalar gerçekleştirdi. Muhtarlar, "Nilüfer'e Çöplük İstemiyoruz" yazılı pankartlarla tepkilerini demokratik ve barışçıl bir şekilde ortaya koyarken, çevreyi ilgilendiren kararların mahalle sakinlerinin görüşleri alınarak, şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguladılar. Yapılan açıklamalarda, doğal yaşam alanlarının korunmasının, tarım arazilerinin, su kaynaklarının ve yaşam kalitesinin gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılmasının yerel yönetimlerin öncelikli sorumlulukları arasında yer aldığı ifade edildi. Toplantıda sergilenen bu ortak duruş, çevre konusunda siyasi görüşlerden bağımsız olarak toplumun farklı kesimlerinin aynı hassasiyet etrafında buluşabildiğini gösterirken, muhtarların ve vatandaşların katılımı da yerel demokrasinin güçlendirilmesi açısından önemli bir örnek olarak değerlendirildi.

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz” Haber

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz”

BURSA – Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamu alımları ve ihale sistemine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımına yönelik mevcut anlayışı sert sözlerle eleştirdi. Kamu alımlarında şeffaflığın giderek ortadan kalktığını, rekabetin zayıfladığını ve istisnai uygulamaların olağan hale getirildiğini savunan Yurtsever, “Milletin alın teriyle oluşan kaynaklar üzerinde hiç kimsenin sınırsız tasarruf hakkı yoktur” dedi. Türkiye’nin ağır ekonomik şartlardan geçtiğini belirten Yurtsever, milyonlarca vatandaşın hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetiyle mücadele ettiği bir dönemde kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının her zamankinden daha önemli hale geldiğini ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Yurtsever, buna karşın kamu harcamalarındaki tartışmaların toplum vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturduğunu kaydetti. “Kamu alımları sistemi yıllar içerisinde yapılan düzenlemelerle asli yapısından uzaklaştırılmıştır” diyen Yurtsever, açık rekabeti esas alan ihale anlayışının yerini giderek daha kapalı ve denetlenmesi zor yöntemlere bıraktığını savundu. “İstisnalar Kural Haline Getirildi” Açıklamasında kamu alımlarındaki istisna uygulamalarına dikkat çeken Yurtsever, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir ülkede istisnalar çoğaldıkça şeffaflık azalır, şeffaflık azaldıkça da milletin devlete olan güveni zarar görür. Kamu alımlarında açık ihale yöntemi temel kural olması gerekirken, bugün istisnai yöntemlerin giderek yaygınlaşması kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Devletin kasasından çıkan her kuruşun hesabı millete verilmelidir.” Yurtsever, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin zayıflamasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda demokratik bir sorun olduğunu belirterek, kamu kaynaklarının kullanımında toplumun bilgi alma hakkının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “86 Milyonun Hakkı Korunmalıdır” Saadet Partisi olarak kamu malını bir emanet olarak gördüklerini vurgulayan Yurtsever, kamu kaynaklarının belli kesimlerin değil bütün vatandaşların ortak değeri olduğunu ifade etti. “Bu kaynaklar herhangi bir grubun, çevrenin veya ayrıcalıklı kesimin değil; 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkıdır. Milletin vergileriyle oluşan bütçe üzerinde tasarruf yapılırken öncelik her zaman kamu yararı olmalıdır. Kamu kaynakları siyasi, bürokratik veya ekonomik güç odaklarının değil, milletin emanetidir” dedi. “Türkiye İsrafı Değil Tasarrufu Konuşmalıdır” Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ortadayken kamu yönetiminde tasarruf kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yurtsever, kamu harcamalarında verimlilik ve denetimin artırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. “Bugün vatandaş pazarda, markette ve faturalarında ağır bir yük hissederken devlet yönetiminde en küçük israfın bile kabul edilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin ihtiyacı kamu kaynaklarını hoyratça tüketen anlayışlar değil, tasarrufu esas alan, adaleti önceleyen ve milletin emanetine sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır” diye konuştu. “Her Kuruşun Hesabı Sorulmalıdır” Açıklamasının sonunda kamu yönetiminde şeffaflık ve dürüstlük çağrısını yineleyen Yurtsever, devletin harcadığı her kuruşun kamuoyu tarafından denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. “Millet fedakârlık yaparken kamu yönetiminin de aynı hassasiyeti göstermesi gerekir. Her kuruşun hesabının verildiği, ihalelerin şeffaf biçimde yürütüldüğü, denetim mekanizmalarının güçlü çalıştığı bir sistem hem ekonomik kayıpları önleyecek hem de devlete duyulan güveni artıracaktır. Kamu malına emanet gözüyle bakılmadıkça ne israf önlenebilir ne de adalet tesis edilebilir.” Saadet Partili Yurtsever’in açıklamaları, kamu ihaleleri, kamu harcamaları ve devlet yönetiminde şeffaflık tartışmalarının yeniden gündemde olduğu bir dönemde dikkat çeken eleştiriler arasında yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.