Hava Durumu

#Kamu Yararı

- Kamu Yararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Yararı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti’den Bursa Çevre Otoyolu Tepkisi: “Yolları Şirketlerin Gelir Kapısına Çevirmeyin” Haber

YENİ Parti’den Bursa Çevre Otoyolu Tepkisi: “Yolları Şirketlerin Gelir Kapısına Çevirmeyin”

YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, köprü ve otoyolların özelleştirme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki kesiminin de bu kapsama dahil edildiğini ifade eden Yeşiltaş, “Bursa’nın yollarını halktan koparamazsınız. Kamu malını şirketlerin kazanç kapısına dönüştüremezsiniz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan özelleştirme kararı, YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş tarafından eleştirildi. Söz konusu karar kapsamında Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı ile Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümün yer almasına dikkat çeken Yeşiltaş, iktidarın özelleştirme hamlelerinin temel ulaşım altyapısına kadar uzandığını savundu. “ŞİMDİ SIRA YOLLARA GELDİ” Türkiye’nin kamu varlıklarının uzun süredir özelleştirme politikalarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Yeşiltaş, gelinen aşamada köprü ve otoyolların da bu sürece eklendiğini söyledi. Yeşiltaş, “Türkiye’nin ortak birikimini yıllardır satarak bitiremediler. Şimdi ise sıra yollarımıza geldi. Yetinmeyip Bursa’nın yollarına da göz diktiler” şeklinde konuştu. “BURSALILARIN VERGİLERİYLE YAPILDI” Bursa Çevre Otoyolu’nun bir kamu yatırımı olduğunun altını çizen Yeşiltaş, yolun özel şirketlere gelir getirecek bir modele dönüştürülmesine karşı olduklarını vurguladı. Yeşiltaş, “Bursa Çevre Otoyolu sadece asfalt ve betondan ibaret değildir. Burası Bursalıların vergileriyle, kamu kaynaklarıyla inşa edilmiş bir altyapıdır. Şimdi bu yolu 30 yıllığına özel şirketlerin gelir kapısı yapmak istiyorlar” diye belirtti. Özelleştirmelerin fabrikalardan arazilere, limanlardan çeşitli kamu işletmelerine kadar geniş bir sahada uygulandığını ifade eden Yeşiltaş, köprü ve otoyolların da aynı mantığın bir parçası haline getirildiğini öne sürdü. “ADI DEĞİŞSE DE SONUÇ DEĞİŞMİYOR” Kararda işletme hakkının verilmesi, kiralama ve gelir ortaklığı gibi farklı yöntemlerin öngörüldüğüne değinen Yeşiltaş, kullanılan yöntemin özelleştirmenin özünü değiştirmediğini savundu. “Bize ‘satmıyoruz, işletme hakkını devrediyoruz’ diyebilirler” diyen Yeşiltaş, “Halkın vergileriyle inşa edilen bir yol, kamu yararı yerine özel şirketlerin kâr hesabına göre işletilecekse bunun adı kamu hizmeti olmaz. Bunun adı özelleştirmedir” ifadelerini kullandı. 30 YILLIK SÜREYE TEPKİ Özelleştirme işlemlerinin 2031 yılına kadar tamamlanmasının ve işletme süresinin 30 yıl olarak belirlenmesinin ayrıca tartışılması gerektiğini dile getiren Yeşiltaş, bu kararların gelecek nesilleri de etkileyeceğini söyledi. Yeşiltaş, “Bugün alınan kararın bedelini sadece bugünün yurttaşı değil, çocuklarımız ve torunlarımız da ödeyecek. Ülkenin geleceğini onlarca yıllığına şirketlerin insafına bağlayamazsınız” dedi. “BURSA’NIN İHTİYACI DAHA FAZLA ULAŞIM YATIRIMI” Bursa’nın hızla artan nüfusu ve sanayisi nedeniyle ağır bir trafik yükü altında olduğunu belirten Yeşiltaş, mevcut ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kentin asıl ihtiyacının yeni ulaşım yatırımları ve vatandaşın ulaşım maliyetlerini düşürecek uygulamalar olduğunu söyleyen Yeşiltaş, mevcut yolların özel sektör tarafından işletilmesinin çözüm olmadığını savundu. “YOL KAMUNUNDUR” Ulaşım altyapısının temel bir kamu hizmeti olduğunu vurgulayan Yeşiltaş, yapılacak işlemlerde kamu yararının esas alınması gerektiğini söyledi. Yeşiltaş, “Devlet vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için vardır. Her özelleştirmede şu soruyu sormak gerekir: Bu işlem vatandaşın mı, yoksa belirli şirketlerin mi yararına?” diye konuştu. “BURSA’NIN HAKKINI SAVUNACAĞIZ” YENİ Parti olarak Bursa Çevre Otoyolu'na dair süreci yakından takip edeceklerini açıklayan Yeşiltaş, kamu varlıklarının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri dışında özel çıkarlara devredilmesine karşı olduklarını belirtti. Yeşiltaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa’nın toprağını, suyunu, ormanını, ulaşım altyapısını ve ortak değerlerini kimse babasının malı gibi dağıtamaz. Bursa’nın yolunu da, yeşilini de, suyunu da, toprağını da ve geleceğini de savunacağız. Bursa’nın yollarını halktan koparamazsınız. Kamu malını özelleştirme adı altında parsel parsel devredemezsiniz. YENİ Parti olarak kamu kaynaklarının özel çıkarlara aktarılmasının karşısında duracağız. İlk seçimde iktidar olduktan sonra milletimizin ihtiyacı olan adımları atacak, bütün otoyolları yeniden devletleştireceğiz.”

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz” Haber

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz”

BURSA – Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamu alımları ve ihale sistemi devam etmekte olup, Türkiye'de kamuya yönelik kullanıma yönelik mevcut anlayış sert sözlerle eleştirdi. Kamu alımlarında şeffaflığın giderek ortadan kaybolduğunu, rekabetin zayıfladığını ve istisnai uygulamaların olağan hale getirildiğini savunan Yurtsever, “Milletin alın terinden oluşan kaynaklar üzerinde hiç kimseden tasarruf hakkı yoktur” dedi. Türkiye'nin ağır ekonomik koşullarının sona erdiği Yurtsever, dünyanın her yerindeki vatandaşın hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetiyle mücadele ettiği bir dönemdeki kamunun nasıl gerçekleştiğini ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Yurtsever, buna karşılık kamu harcamalarındaki tartışmaların toplumsal vicdanında ciddi soruların oluştuğunu kaydetti. “Kamu alımları sistemi yıllar içerisinde yapılan düzenlemelerle kayıtlardan çıkarılmıştır” diyen Yurtsever, açık rekabeti esas alan ihale anlayışının yerinin giderek daha kapalı ve ısınması zor kopyaların ayrılmasını savundu. “İstisnalar Kural Haline Getirildi” Açıklamada kamu alımlarındaki istisna uygulamalarına dikkat çeken Yurtsever, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir ülkede istisnalar çoğaldıkça şeffaflık artar, şeffaflık azaldıkça da milletin devlete olan güveni zarar görür. Kamu alımlarında açık ihale yöntemi temel kural olması gerekirken, bugün istisnai yöntemler giderek yaygınlaştığında ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Devletin kasalarından çıkan her kuruşun hesabı millete." Yurtsever, kamu yönetiminin hesap verebilirliğinin zayıflamasının yalnızca ekonomik olmadığını, aynı zamanda demokratik bir sorun olduğunu belirterek, kamu hizmetlerinin kullanımında toplumsal bilgi alma olanağının bozulmasının olduğunu söyledi. “86 Milyonun Hakkı Korunmalıdır” Saadet Partisi olarak kamu malını bir emanet olarak gördüklerini vurgulayan Yurtsever, kamu harcamalarının belli kesimlerin değil bütünlüklü ortak değer olduğunu ifade etti. "Bu finansman herhangi bir grup, çevrenin veya ayrıcalıklı kesimin değil; 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkıdır. Milletin vergileriyle oluşan bütçe üzerinde tasarrufluluk kolaylığı her zaman kamuya ait olmalıdır. Kamu maliyeleri siyasi, bürokratik veya ekonomik güç odaklarının değil, milletin emanetidir" dedi. “Türkiye İsrafı Değil Tasarrufu Konuşmalıdır” Türkiye'nin ekonomik gerçekleri ortadayken kamu yönetimi tasarruf bilgilerinin ayrılmasını değiştirerek Yurtsever, kamu harcamalarında verimlilik ve denetimin çalışmalarının zorunlu olduğunu ifade etti. "Bugün vatandaş pazarında, piyasada ve faturalarında ağır bir yük gösterirken devletin en küçük israfın bile kabul edilmesi mümkün değildir. Türkiye'nin ihtiyaçlarının kamu kaynakları hoyratça tüketen anlayışlar değil, tasarruf esası alan, adaleti önceleyen ve milletin emanetine sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır" diye konuştu. “Her Kuruşun Hesabı Sorulmalıdır” Açıklamanın sonuna kadar kamu yönetiminin şeffaflık ve dürüstlük çağrısını yineleyen Yurtsever, bütçenin harcandığı her kuruşun kamuoyu tarafından denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. "Darı fedakarlık yaparken kamu yönetiminin de aynı esnekliği göstermesi gerekir. Her kuruşun hesabının verilmesi, ihalelerin şeffaf biçimde yürütülmesi, denetim bloğunun güçlü bir sistem hem ekonomik kayıpları önleyecek hem de devlete fiili güveni artıracaktır. Kamu malına emanet gözüyle bakılmadıkça ne israf önlenebilir ne de adalet tesis edilebilir." Saadet Partili Yurtsever'in açıklamaları, kamu ihaleleri, kamu harcamaları ve devletin yönettiği şeffaflık tartışmalarının yeniden gündemde olduğu bir dönemde dikkat çeken eleştiriler arasında yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.