Hava Durumu

#Kamu Hizmeti

- Kamu Hizmeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Hizmeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİKÖY MAHALLESİ'NİN ORTAK ATM TALEBİ GÜNDEMDE: "BANKACILIK HİZMETİ LÜKS DEĞİL, TEMEL BİR İHTİYAÇTIR" Haber

YENİKÖY MAHALLESİ'NİN ORTAK ATM TALEBİ GÜNDEMDE: "BANKACILIK HİZMETİ LÜKS DEĞİL, TEMEL BİR İHTİYAÇTIR"

Orhangazi'nin en yoğun nüfusa sahip mahallelerinden biri olan Yeniköy Mahallesi'nde yıllardır dile getirilen önemli bir sorun, vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Mahallede herhangi bir bankaya ait ATM'nin bulunmaması nedeniyle vatandaşlar, en temel bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilmek için ilçe merkezine gitmek zorunda kalıyor. İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, Yeniköy Mahallesi sakinlerinin haklı talebini kamuoyuyla paylaşarak, ilgili kurum ve kuruluşları mahallede ortak ATM kurulması için harekete geçmeye davet etti. "VATANDAŞLAR BANKACILIK HİZMETİNE ULAŞMAK İÇİN KİLOMETRELERCE YOL GİDİYOR" Teknolojinin ve dijitalleşmenin hızla geliştiği günümüzde bankacılık hizmetlerine erişimin temel bir vatandaşlık hizmeti haline geldiğini belirten Bülent Bakış, Yeniköy Mahallesi'nde yaşayan vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığını söyledi. Mahalle sakinlerinin; Emekli maaşlarını çekebilmek, Sosyal yardım ve destek ödemelerini alabilmek, Para yatırma işlemlerini gerçekleştirebilmek, Fatura ve diğer bankacılık işlemlerini yapabilmek, için ilçe merkezine gitmek zorunda kaldığını ifade eden Bakış, bu durumun özellikle belirli kesimler açısından ciddi sorunlar doğurduğunu belirtti. YAŞLILAR VE ENGELLİ VATANDAŞLAR DAHA FAZLA MAĞDUR OLUYOR Yeniköy Mahallesi'nde ATM bulunmamasının en büyük mağduriyetini yaşlı vatandaşlar, emekliler ve engelli bireylerin yaşadığını vurgulayan Bakış, ulaşım imkânlarının herkes için aynı olmadığını söyledi. Özellikle; Özel aracı bulunmayan vatandaşlar, İleri yaşta olan emekliler, Engelli bireyler, Düzenli olarak bankacılık işlemi yapmak zorunda kalan mahalle sakinleri, ATM hizmetlerinin bulunmaması nedeniyle hem zaman hem de maddi kayıp yaşamak zorunda kalıyor. Vatandaşların yalnızca para çekmek için ilçe merkezine gitmek zorunda kalmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade eden Bakış, modern şehircilik anlayışında temel hizmetlerin vatandaşın ayağına götürülmesi gerektiğini belirtti. "ORTAK ATM UYGULAMASI EN DOĞRU ÇÖZÜM" İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, Yeniköy Mahallesi'nde tek bir bankaya ait ATM kurulmasından ziyade tüm bankaların ortak kullanımına açık bir Ortak ATM sisteminin hayata geçirilmesinin daha verimli ve ekonomik bir çözüm olacağı ifade edildi. Ortak ATM uygulaması sayesinde vatandaşlar; Birden fazla bankanın hizmetlerinden yararlanabilecek, Para çekme ve yatırma işlemlerini mahallelerinde gerçekleştirebilecek, İlçe merkezine gitme zorunluluğundan kurtulacak, Ulaşım masraflarından tasarruf sağlayabilecek. NÜFUS HER GEÇEN GÜN ARTIYOR Yeniköy Mahallesi'nin Orhangazi'nin en yoğun nüfuslu mahallelerinden biri olduğuna dikkat çeken Bülent Bakış, mahalledeki nüfus artışının bankacılık hizmetlerine olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırdığını ifade etti. Bakış, günümüzde ATM hizmetlerinin yalnızca bankacılık işlemlerinden ibaret olmadığını belirterek, ATM'lerin vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıran önemli bir kamu hizmeti niteliği taşıdığını söyledi. "Bankacılık hizmetlerine erişim artık bir ayrıcalık değil, temel bir ihtiyaçtır. Nüfusu her geçen gün artan Yeniköy Mahallemizin bu hizmetten mahrum bırakılması kabul edilemez." İLGİLİ KURUMLARA ÇAĞRI İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, başta bankalar olmak üzere ilgili tüm kurumlara çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Mahallemizde yaşayan vatandaşlarımızın uzun süredir dile getirdiği bu haklı talebin bir an önce karşılanmasını istiyoruz. Başta ilgili bankalar olmak üzere Türkiye Bankalar Birliği ve konuyla ilgili tüm kurumları Yeniköy Mahallesi'nde ortak ATM kurulması için gerekli çalışmaları başlatmaya davet ediyoruz." Bakış, yerel yönetimler ve ilgili kurumların vatandaşların günlük hayatını kolaylaştıracak hizmetlere öncelik vermesi gerektiğini vurguladı. "TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ" İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanlığı, Yeniköy Mahallesi sakinlerinin bu haklı talebinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, bankacılık hizmetlerine erişimin temel bir vatandaşlık hakkı olduğunu ifade etti. Mahalle sakinlerinin beklentisinin oldukça makul ve uygulanabilir olduğuna dikkat çeken Bülent Bakış, ortak ATM uygulamasının hayata geçirilmesiyle birlikte hem vatandaşların mağduriyetinin giderileceğini hem de kamu hizmetlerinin vatandaş odaklı anlayışla sunulmasına önemli bir katkı sağlanacağını söyledi. "Yeniköy Mahallesi'nin talebi nettir" "Vatandaşlarımız maaşını çekebilmek, parasını yatırabilmek ve en temel bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilmek için kilometrelerce yol gitmek zorunda kalmamalıdır. Yeniköy Mahallesi'nin ortak ATM talebi haklı ve meşrudur. Bu talebin takipçisi olmaya devam edeceğiz." Yeniköy Mahallesi sakinleri ise, yıllardır dile getirdikleri ATM talebinin ilgili kurumlar tarafından dikkate alınmasını ve mahallelerine en kısa sürede ortak kullanım alanına sahip bir ATM kazandırılmasını bekliyor.

YENİ Parti’den Bursa Çevre Otoyolu Tepkisi: “Yolları Şirketlerin Gelir Kapısına Çevirmeyin” Haber

YENİ Parti’den Bursa Çevre Otoyolu Tepkisi: “Yolları Şirketlerin Gelir Kapısına Çevirmeyin”

YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, köprü ve otoyolların özelleştirme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki kesiminin de bu kapsama dahil edildiğini ifade eden Yeşiltaş, “Bursa’nın yollarını halktan koparamazsınız. Kamu malını şirketlerin kazanç kapısına dönüştüremezsiniz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan özelleştirme kararı, YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş tarafından eleştirildi. Söz konusu karar kapsamında Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı ile Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümün yer almasına dikkat çeken Yeşiltaş, iktidarın özelleştirme hamlelerinin temel ulaşım altyapısına kadar uzandığını savundu. “ŞİMDİ SIRA YOLLARA GELDİ” Türkiye’nin kamu varlıklarının uzun süredir özelleştirme politikalarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Yeşiltaş, gelinen aşamada köprü ve otoyolların da bu sürece eklendiğini söyledi. Yeşiltaş, “Türkiye’nin ortak birikimini yıllardır satarak bitiremediler. Şimdi ise sıra yollarımıza geldi. Yetinmeyip Bursa’nın yollarına da göz diktiler” şeklinde konuştu. “BURSALILARIN VERGİLERİYLE YAPILDI” Bursa Çevre Otoyolu’nun bir kamu yatırımı olduğunun altını çizen Yeşiltaş, yolun özel şirketlere gelir getirecek bir modele dönüştürülmesine karşı olduklarını vurguladı. Yeşiltaş, “Bursa Çevre Otoyolu sadece asfalt ve betondan ibaret değildir. Burası Bursalıların vergileriyle, kamu kaynaklarıyla inşa edilmiş bir altyapıdır. Şimdi bu yolu 30 yıllığına özel şirketlerin gelir kapısı yapmak istiyorlar” diye belirtti. Özelleştirmelerin fabrikalardan arazilere, limanlardan çeşitli kamu işletmelerine kadar geniş bir sahada uygulandığını ifade eden Yeşiltaş, köprü ve otoyolların da aynı mantığın bir parçası haline getirildiğini öne sürdü. “ADI DEĞİŞSE DE SONUÇ DEĞİŞMİYOR” Kararda işletme hakkının verilmesi, kiralama ve gelir ortaklığı gibi farklı yöntemlerin öngörüldüğüne değinen Yeşiltaş, kullanılan yöntemin özelleştirmenin özünü değiştirmediğini savundu. “Bize ‘satmıyoruz, işletme hakkını devrediyoruz’ diyebilirler” diyen Yeşiltaş, “Halkın vergileriyle inşa edilen bir yol, kamu yararı yerine özel şirketlerin kâr hesabına göre işletilecekse bunun adı kamu hizmeti olmaz. Bunun adı özelleştirmedir” ifadelerini kullandı. 30 YILLIK SÜREYE TEPKİ Özelleştirme işlemlerinin 2031 yılına kadar tamamlanmasının ve işletme süresinin 30 yıl olarak belirlenmesinin ayrıca tartışılması gerektiğini dile getiren Yeşiltaş, bu kararların gelecek nesilleri de etkileyeceğini söyledi. Yeşiltaş, “Bugün alınan kararın bedelini sadece bugünün yurttaşı değil, çocuklarımız ve torunlarımız da ödeyecek. Ülkenin geleceğini onlarca yıllığına şirketlerin insafına bağlayamazsınız” dedi. “BURSA’NIN İHTİYACI DAHA FAZLA ULAŞIM YATIRIMI” Bursa’nın hızla artan nüfusu ve sanayisi nedeniyle ağır bir trafik yükü altında olduğunu belirten Yeşiltaş, mevcut ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kentin asıl ihtiyacının yeni ulaşım yatırımları ve vatandaşın ulaşım maliyetlerini düşürecek uygulamalar olduğunu söyleyen Yeşiltaş, mevcut yolların özel sektör tarafından işletilmesinin çözüm olmadığını savundu. “YOL KAMUNUNDUR” Ulaşım altyapısının temel bir kamu hizmeti olduğunu vurgulayan Yeşiltaş, yapılacak işlemlerde kamu yararının esas alınması gerektiğini söyledi. Yeşiltaş, “Devlet vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için vardır. Her özelleştirmede şu soruyu sormak gerekir: Bu işlem vatandaşın mı, yoksa belirli şirketlerin mi yararına?” diye konuştu. “BURSA’NIN HAKKINI SAVUNACAĞIZ” YENİ Parti olarak Bursa Çevre Otoyolu'na dair süreci yakından takip edeceklerini açıklayan Yeşiltaş, kamu varlıklarının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri dışında özel çıkarlara devredilmesine karşı olduklarını belirtti. Yeşiltaş açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa’nın toprağını, suyunu, ormanını, ulaşım altyapısını ve ortak değerlerini kimse babasının malı gibi dağıtamaz. Bursa’nın yolunu da, yeşilini de, suyunu da, toprağını da ve geleceğini de savunacağız. Bursa’nın yollarını halktan koparamazsınız. Kamu malını özelleştirme adı altında parsel parsel devredemezsiniz. YENİ Parti olarak kamu kaynaklarının özel çıkarlara aktarılmasının karşısında duracağız. İlk seçimde iktidar olduktan sonra milletimizin ihtiyacı olan adımları atacak, bütün otoyolları yeniden devletleştireceğiz.”

DSP’den Temizlik Emekçilerine Saha Ziyareti: “Sorunları Yerinde Dinliyoruz” Haber

DSP’den Temizlik Emekçilerine Saha Ziyareti: “Sorunları Yerinde Dinliyoruz”

Demokratik Sol Parti (DSP) İl Başkanı Mehmet Seskır, kentteki işçi işçileriyle bir araya gelerek çalışma koşulları, ekonomik zorluklar ve beklentiler üzerine görüş alışverişinde bulundu. Sabahın erken saatleri mesaiye başlayan temizlik emekçilerini ziyaret eden Seskır, çalışanların talep ve önerilerini yerinde dinledi. Demokratik Sol Parti (DSP) İl Başkanı Mehmet Seskır , günün ilk ışıklarında göreve uygun temizlik işçileriyle buluşarak çalışma koşullarını, ekonomik açıdan ve sosyal hakların düşüncelerine göre beklentileridi. Saha ziyaretleri kapsamında çalışanlarla sohbet eden Seskır, temizlik personelinin kentsel sürdürülebilirliği ve toplumsal sağlığın korunmasının kritik bir sorumluluğunun üstlendiğini belirtti. “Şehrin görünmeyen kahramanları” Temizlik çalışanlarının zorlu hava şartlarına ve ağır iş yüküne rağmen kamu hizmeti sunmaya devam ettiğini vurgulayan Seskır, “Vatandaşlarımız temiz sokaklara uyanıyorsa bunda gece gündüz demeden çalışan temizlik emekçilerimizin büyük payı var.Onların şehirlerimizin görünmeyen kahramanları” dedi. Yapılan görüşmelerde; hayat pahalılığı, ücretler, çalışma saatleri, fazla mesai, iş yükü, sosyal haklar ve iş güvenliği gibi konular ön planın çıkarılarak genişletilmesiyle getirildi. Özellikle yoğun trafik altında ve çeşitli atıklarla temas halinde çalışarak dayanıklılığa dayanıklılığa dikkat çeken Seskır, koruyucu kıyafet ve ekipmanların eksiksiz bakımının sağlandığını vurguladı. Talepler rapor edildi Çalışanlardan gelen tüm görüş ve taleplerin kayıt belgesi alındığını Seskırarak, bu taleplerin özet bir rapor haline getirilerek ilgili kurumlara iletileceğini duyurdu. Saha ziyaretlerinin farklı meslek gruplarıyla devam edeceğini söyleyen Seskır, "Sorunları masanın başında değil, sahada doğrudan vatandaşımızdan dinliyoruz. Çözüm üretmenin ilk adımı, insanların sesine kulak vermektir" ifadesini kullandı. DSP'nin emek, sosyal adalet ve dayanıklılığını esas alan politikalarını sürdüreceğini belirten Seskır, temizlik çalışanlarının yaşam ve çalışma koşullarının tercih edilebilir yöndeki taleplerin takipçisi olacaklarını kaydetti. Seskır, DSP'nin sosyal adalet ve dayanışma politikaları çerçevesinde toplumun her kesimiyle buluşmaya devam edeceklerini ifade ederek, temizlik sorunlarının sorunlarının takipçisi olacaklarını ve çözüm odaklı yaklaşımı sürdüreceklerini söyledi.

Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Cihangir Dinç: “Halk Eğitim Merkezi İlçe Merkezinde Olmalı” Haber

Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Cihangir Dinç: “Halk Eğitim Merkezi İlçe Merkezinde Olmalı”

Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Cihangir Dinç, Gemlik Halk Eğitim Merkezi'nin mevcut konumunun, özellikle kursiyerler için ciddi ulaşım sıkıntıları yarattığını ifade ederek, merkezin ilçedeki mevcut durumuna dikkat çekti. Halk Eğitim Merkezlerinin toplumun tüm kesimlerine hitap eden kritik eğitim kurumları olduğunu belirten Dinç, kadınların eğitime erişiminin kolaylaştırılmasının sosyal ve ekonomik kalkınma adına büyük önem taşıdığını vurguladı. Halk Eğitim Merkezlerinin sadece kurs verilen yerler olmadığını ifade eden Dinç, bu merkezlerin mesleki becerilerin kazanılması, kişisel gelişimin desteklenmesi ve ekonomik hayata katılmak isteyenler için önemli fırsatlar sunması gerektiğini belirtti. Özellikle kadınların yoğun ilgi gösterdiği kursların, bireysel gelişimin yanı sıra aile ekonomilerine de ciddi katkılar sağladığını dile getirdi. "KURSİYERLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ KADINLARDAN OLUŞUYOR" Gemlik Halk Eğitim Merkezi'nde eğitim alanların önemli bir kısmını kadınların oluşturduğunu ifade eden Cihangir Dinç, mevcut yerleşimin merkezi noktalardan uzak olması nedeniyle birçok vatandaşın derslere katılımda zorluk yaşadığını söyledi. Dinç, "Halk Eğitim Merkezleri, hayat boyu öğrenme anlayışının en temel uygulama alanlarındandır. Burada sunulan kurslar sayesinde kadınlarımız hem yeni meslekler ediniyor hem de ekonomik anlamda üretime katkı sağlıyor. Ancak merkezin ilçenin uzak bir noktasında yer alması, özellikle ulaşım imkanları kısıtlı olan vatandaşlarımız için ciddi engeller oluşturuyor" dedi. "KADINLARIN EĞİTİME ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRILMALI" Kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda daha etkin rol alabilmeleri için eğitim olanaklarına erişimin kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Dinç, Halk Eğitim Merkezi'nin yeniden yapılandırılmasının önemine işaret etti. Özellikle ev hanımlarının ve çalışan kadınların kurslara katılımları sırasında zaman ve ulaşım kaynaklı çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını belirten Dinç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Meslek edinmek, kendini geliştirmek veya aile bütçesine destek olmak amacıyla Halk Eğitim Merkezi kurslarına katılan kadınların önündeki ulaşım engelleri kaldırılmalıdır. Eğitim hizmetinin vatandaşın ayağına götürülmesi gerekirken, vatandaşın bu hizmetlere ulaşmakta zorlanması kabul edilebilir bir durum değildir." "HALK EĞİTİM MERKEZİ GEMLİK'İN KALBİNDE OLMALI" Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Cihangir Dinç, Halk Eğitim Merkezi'nin ilçe merkezinde hizmet vermesinin hem kurslara olan ilgiyi artıracağını hem de daha fazla vatandaşın bu imkanlardan faydalanmasını sağlayacağını ifade etti. İlçenin ulaşım akslarına daha uygun bir konumda hizmet verecek bir Halk Eğitim Merkezi'nin, eğitimde fırsat eşitliğine de önemli katkılar sunacağını söyleyen Dinç, merkezin sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda sosyal dayanışma ve üretimin merkezi olduğunu belirtti. YETKİLİLERE ÇAĞRI Açıklamalarında bulunan Cihangir Dinç, Gemlik'teki mevcut durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti: "Kadınlarımızın, gençlerimizin ve tüm vatandaşlarımızın eğitim hizmetlerinden daha etkin yararlanabilmesi için Halk Eğitim Merkezi'nin ilçe genelinde daha erişilebilir olacağı yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Bu konuda ilgili kurumları gerekli çalışmaları başlatmaya davet ediyoruz." EĞİTİME YAPILAN YATIRIM TOPLUMA YAPILAN YATIRIMDIR Saadet Partisi Gemlik İlçe Başkanı Cihangir Dinç, eğitimin toplumun her kesimine kolay ve eşit şekilde ulaştırılmasının sosyal kalkınmanın temel taşlarından biri olduğunu belirterek, Halk Eğitim Merkezlerinin daha erişilebilir hale getirilmesinin Gemlik'e sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Dinç, özellikle kadınların mesleki ve kişisel gelişimlerini destekleyecek sistemlerin önünün açılması gerektiğini vurgulayarak, eğitim hizmetlerinin sunumunun yaşamı kolaylaştıracak şekilde planlanmasının gerçek kamu hizmeti anlayışının bir gereği olduğunu sözlerine ekledi.

Memur Emeklileri Platformu'ndan Anayasa Mahkemesi'ne Sert Çağrı: "Üç Yıldır Süren Hak Kaybı Sessiz Bir Çığlığa Dönüştü" Haber

Memur Emeklileri Platformu'ndan Anayasa Mahkemesi'ne Sert Çağrı: "Üç Yıldır Süren Hak Kaybı Sessiz Bir Çığlığa Dönüştü"

Memur Emeklileri Platformu, Temmuz 2023'te bu yana memur emeklilerine ödenmeyen seyyanen ilave ödemenin yol açtığı zararlara ilişkin dikkat çekici bir bildiri yayımladı. "Sessiz Çığlığın İlanıdır" liderliğiyle kamuoyuna duyurulan bildiride, yaklaşık üç yıldır devam ettiği belirtilen hak kaybının asker emeklisini ekonomik ve sosyal açıdan ağır bir çıkmaza sürüklendiği savunuldu. Platform, Anayasa Mahkemesi'ni (AYM) dosyaya parlaklık sorunları ve kusuriyetinin giderilmesi için acilen karar çalışmaya çağrıldı. Platform tarafından yapılan açıklamada, Temmuz 2023'te bu yana memur emeklilerinin anayasal hak olarak değerlendirdikleri seyyanen ilave ödeme artışından yararlanamadıkları, bunun da maaşlarda ciddi gelir kaybı neden olduğu ifade edildi. Bildiride, yaklaşık 36 ülkede devam ettiği belirtilen kullanım yalnızca ekonomik bir sorun olmadığı, aynı zamanda sosyal devlet ilkesi, hukuk devleti anlayışı ve insan onuru açısından önem da dikkate alınması gereken ciddi bir hak ciddiyeti öne çıktığı öne sürüldü. "Hak Kaybı Milyonlarca Emekliyi Yoksulluğa Sürükleniyor" Açıklamada, memur emeklilerinin maaşlarında oluşan gelir kaybının temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamayı karmaşıklaştırdığı, özellikle yüksek enflasyon ve artan yaşam süreleri boyunca emeklilerin beslenmesi, barınma, sağlık ve ilaç giderlerini karşılamakta zorluk çektiği ifade edildi. Platform, uzun süre kamu hizmetinde görev yapan memur emekliliklerinin emeklilik süresini insanca yaşayabilecek bir gelire sahip olmalarını vurgulayarak, mevcut kullanımın sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını savundu. AYM'nin Tedbir Kararı Vermesi Talep Edildi Bildiride, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesine çalıştırılarak, tedbir kararı verilebilmesi için dosyada "yaşam hakkı ile maddi ve manevi bütünlüğe yönelik ağır tehlike" cezasının memurun emeklileri açısından ileri sürüldü. Platform ayrıntılarında, ekonomik yoksunluğun yalnızca maddi kayıp olarak değerlendirilmesi gerekli görülen ek şu görüşlere yer verildi: Kaybın emeklilerin beslenmesi ve barınmanın olumsuz bozulması, İlaç ve tedavi giderlerinin karşılanmasının güçlendiği, İleri yaş grubundaki emeklilerin sağlık harcamalarının artırıldığı, Sürekli ekonomik baskının psikolojik ve sosyal etkilerin doğurduğu ifade edildi. Açıklamada, yaşam hakkının yalnızca fiziksel saldırılarla sınırlı yorumlanamayacağı, ekonomik yoksunluğun da bireysel yaşam özgürlüğü ve sağlık haklarının doğrudan sunulan unsurlar arasında yer aldığı savunuldu. "Memur Emeklileri Çalışma Hayatının Son Sınırına Kadar Hizmet Verdi" Platformda, memur emeklilerinin diğer emekli gruplarından farklı olarak büyük bölmelerin saklandığı yaş haddine kadar sürdürüldüğüne dikkat çekildi. Açıklamada, kamu görevlilerinin önemli bir bölümünün 65 yaş sınırına kadar uğraştığı, uzun yıllar devlet hizmetinde bulunan bu kişilerin emeklilik döneminde, ekonomik koşullarla mücadele etmek zorunda kaldıkları ifade edildi. Özellikle 60 yaş üstü emeklilerin kronik sağlık sorunları nedeniyle yeniden çalışma hayatına dönmelerinin çoğu zaman mümkün olmadığı belirtilirken, tek geçişli emekli aylıklarının olduğu vurgulandı. "Geciken Adalet, Telafisi İmkânsız Sonuçlar Doğuruyor" Bildirinin en dikkat süresinin uzatılmasından biri ise yargılamanın değerlendirilmesi oldu. Platform, Anayasa Mahkemesi'nde devam eden sürecin devam ettiğini ileri yaştaki memurların emeklilerine yönelik olarak geri döndürülmesinin mümkün olmayan sonuçların doğurduğunu savundu. Açıklamada, yaşları kaydedilen yüksek olan memur emeklilerinin uzun süreler boyunca fiziksel olarak depolanacak zamanlarının kullanıma sunulduğu, geciken her günün yeni mağduriyetleri oluşturularak bir araya getirildi. Platform, adaletin makul bir süreçteki gelişiminin hukuk devletinin temel politikalarından biri olduğunu belirtirken, uzun bacakların hak arama özgürlüğünün genişlediğini ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi'ne Acil Çağrı Memur Emeklileri Platformu, açıklamanın sonunda Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan çağrıda bulunarak, seyyanen ilave ödemeye ilişkin mağduriyetin silahlı olarak değerlendirilmesini istedi. Platform ayrıntılarında, kısıtlamaların yeni bir ayrıcalık ya da sosyal yardım olmadığı, uzun süreli kamu hizmeti sırasında kazanıldığı açıkça mali hakların teslim edildiği vurgulandı. Açıklamada, "Bizler sadaka değil, uzun süre boyunca hak ettiğimiz ücretinin tamamını tamamlamak istiyoruz." Anayasa Mahkemesi'nin ileri yaştaki subay emeklilerinin sağlık durumları, ekonomik durumlarını ve geri gönderilemeyecek süreleri dikkate alarak hızlandırması talep edildi. Platform, kamuoyuna yaptığı çağrıda ise memur emeklilerinin yaşadıkları mağduriyetin yalnızca ekonomik bir sorun olarak değil, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, çözümün gecikmeden hayata dönüşünü istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.