Hava Durumu

#Kadın Emeği

- Kadın Emeği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Emeği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Yeni Lezzet Merkezi Gürsu! Kadınların El Emeği Turşular Seri Üretime Geçti Haber

Bursa’nın Yeni Lezzet Merkezi Gürsu! Kadınların El Emeği Turşular Seri Üretime Geçti

GÜRSU OVASI’NIN ÜRÜNLERİ KATMA DEĞERE DÖNÜŞÜYOR Bursa’nın önemli tarım merkezlerinden Gürsu, meyve ve sebze üretimindeki gücünü yeni bir alana taşıyor. Üç yıl önce doğal ve sağlıklı gıda üretimi hedefiyle başlatılan çalışmalar, Gürsu Yaş Sebze ve Meyve Kurutma Tesisi’nde ticari üretime dönüştü. İlçede yetiştirilen armut, sultani üzüm ve çeşitli meyveler, geleneksel yöntemlerle turşuya dönüştürülerek ekonomiye kazandırılıyor. Projeyle hem yerel tarım ürünlerinin değerlendirilmesi hem de üretimde oluşabilecek kayıpların azaltılması hedefleniyor. GÜRSULU KADINLAR ÜRETİMİN MERKEZİNDE Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın seçim vaatleri arasında bulunan tesis, kadın istihdamına sağladığı katkıyla da dikkat çekiyor. Üretimde tamamen el emeğine dayalı geleneksel yöntemler kullanılıyor. Gürsulu kadınlar, turşuları fabrikasyon üretim yerine tek tek hazırlayarak ürünlere farklı bir değer katıyor. Kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen proje, aynı zamanda yerel kalkınmanın önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. KAMİL DÖNMEZ: “ÜÇ YILLIK EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALIYORUZ” Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Kamil Dönmez, üretim sürecinin üç yıl önce başladığını belirterek ilçenin tarımsal potansiyelini farklı ürünlerle değerlendirdiklerini söyledi. Dönmez, “Biz üç yıl önce sağlıklı ve doğal üretim hedefiyle kolları sıvadık. Gürsu’nun meyvecilikteki gücünü farklı bir alana taşıdık. İlçemizin armudu, sultani üzümü ve birçok meyvesini turşuya dönüştürüyoruz” ifadelerini kullandı. Son bir ay içerisinde seri üretime geçildiğini açıklayan Dönmez, yeni ürün geliştirme çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Kooperatifin önümüzdeki dönemde e-ticaret sistemini devreye almayı planladığını ifade eden Dönmez, Gürsu’da üretilen turşuların market raflarında daha geniş yer bulmasını hedeflediklerini kaydetti. BAŞKAN IŞIK: “BURSA’NIN ARTIK YENİ BİR TURŞU NOKTASI VAR” Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, projenin yalnızca gıda üretimi açısından değil, tarımsal kalkınma ve kadın istihdamı bakımından da önemli olduğunu vurguladı. Ürünlerin pastörizasyon yöntemiyle hazırlandığını ve iki yıllık raf ömrüne sahip olduğunu belirten Işık, şunları söyledi: “Yeni lezzetler ve farklı tekniklerle Bursa gastronomisine sağlıklı ürünler kazandırdık. Bursa’nın artık yeni bir turşu noktası var. Bu üretim modeli aslında tam anlamıyla yerel kalkınma ve tarımsal üretim modelinin de örneğidir. Kooperatifimiz emeğiyle, biz de yer desteğimizle ortaya bu güzel işi çıkardık. Son derece mutluyum.” HİBİSKUS, ZENCEFİL VE KUŞKONMAZLA FARKLI LEZZETLER Gürsu’da üretilen turşular, alışılmış tariflerin dışına çıkan içerikleriyle dikkat çekiyor. Düşük tuz oranıyla hazırlanan ürünlerde hibiskus ve zencefil gibi aromalar kullanılıyor. Böylece geleneksel turşu kültürüne farklı tatlar kazandırılması amaçlanıyor. Tesiste yürütülen Ar-Ge çalışmaları kapsamında kuşkonmaz turşusu gibi yeni ürünlerin geliştirilmesi de planlanıyor. SIRADAKİ HEDEF DOĞAL MEYVE SUYU ÜRETİMİ Gürsu’daki üretim tesisinin gelecek hedefleri arasında katkısız meyve suyu üretimi de bulunuyor. Özellikle tarımsal ürünlerin değerlendirilmesi ve meyve kayıplarının azaltılması amacıyla geliştirilen proje sayesinde Gürsu Ovası’nın ekonomik potansiyelinin artırılması bekleniyor. Geleneksel üretimi yenilikçi tariflerle birleştiren Gürsu, kadın emeği ve kooperatifçilik modeliyle Bursa’nın gıda sektöründe yeni bir üretim merkezi olma yolunda ilerliyor.

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Haber

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız”

“Cumalıkızık betonlaşmasıyla değil; tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Cumalıkızık'ın karşı karşıya geldiği yerde, dikkat çekmek amacıyla tarihi köyde genel bir basın toplantısı düzenlendi. İlçe Başkanı İsmail Seyis'in liderliğinde düzenlenen programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe üyeleri ile çok sayıda partili katıldı. Cumalıkızık'ın tarihi kişiliği, doğal yapısı ve köyün korunmasına yönelik güçlü mesajların yaşandığı toplantıda, özellikle köylünün sürecinin dışında bırakılmaması gerektiği vurgulandı. Basın açıklamasında Cumalıkızık'ın yalnızca tarihi evlerden oluşmadığı; Kadın emeği, üretim kültürü, sosyal hafızası ve yaşayan köy kimliğiyle birlikte korunması gereken eşsiz bir miras alanı olduğu ifade edildi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Toplantıda yapılan açıklamalarda, son yıllarda artan turizm baskısı, betonlaşma tehdidi ve ekonomik zorlukların Cumalıkızık’ın özgün yapısını tehdit ettiği belirtildi. İYİ Parti heyeti adına yapılan değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı: “Cumalıkızık’ın tarihi dokusunun, doğasının ve köylüsünün birlikte korunması gerekiyor. Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız.” Açıklamada, köy halkının ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmediği bir koruma anlayışının sürdürülebilir olmayacağı vurgulanırken, özellikle kadın üreticilerin ve yerel esnafın korunmasının UNESCO sürecinin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. “Cumalıkızık’ın Hafızasına ve Kadın Emeğine Sahip Çıkacağız” Basın toplantısında Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir merkez olarak değerlendirilmesine yönelik eleştiriler de dikkat çekti. Parti yöneticileri, köyün yaşayan kültürünün giderek ticari baskı altında kaldığını belirterek şu mesajı verdi: “Cumalıkızık’ın hafızasına, kadın emeğine, üreticisine ve köy kültürüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.” Açıklamada, geleneksel üretim kültürünün korunmasının sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Özellikle kadınların ürettiği yerel ürünlerin ve kırsal yaşam kültürünün, Cumalıkızık’ın UNESCO kimliğinin önemli parçalarından biri olduğu ifade edildi. “Betonlaşma Değil, Koruma Öncelikli Olmalı” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri de bölgedeki yapılaşma baskısı oldu. İYİ Parti heyeti, Cumalıkızık’ın geleceğinin yeni beton projeleriyle değil; tarihi ve doğal dokunun korunmasıyla güvence altına alınabileceğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “UNESCO Dünya Mirası olan Cumalıkızık’ın geleceği; betonlaşmayla değil, tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir.” Son dönemde bölgede artan ziyaretçi yoğunluğu, otopark baskısı, altyapı eksiklikleri ve çevresel tehditlerin köyün özgün yapısını zorladığı ifade edilirken, plansız uygulamaların tarihi mirasa zarar verebileceği uyarısında bulunuldu. Yetkililere “Şeffaf ve Katılımcı Yönetim” Çağrısı İYİ Parti yöneticileri açıklamalarında, Cumalıkızık’a ilişkin karar süreçlerinde köy halkının daha aktif rol alması gerektiğini de vurguladı. Yetkililere yapılan çağrıda şu mesaj öne çıktı: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin parçası yapan şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hareket edilmelidir.” Cumalıkızık’ın geleceğine ilişkin planlamaların yalnızca bürokratik kararlarla değil; köy halkı, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticilerin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiği belirtildi. “Cumalıkızık Hepimizin Ortak Mirasıdır” Toplantının sonunda Cumalıkızık’ın siyasi tartışmaların ötesinde ortak bir kültürel değer olduğu vurgulandı. İYİ Parti heyeti, tarihi köyün korunmasının yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin ortak sorumluluğu olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “Cumalıkızık hepimizin ortak mirasıdır.” Program sonunda parti yöneticileri köy esnafı ve vatandaşlarla da bir araya gelerek bölgedeki sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Cumalıkızık’ın korunmasına yönelik çalışmaların takipçisi olacaklarını belirten heyet, tarihi köyün özgün kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti. İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çıkışı: “Bu Mirası Ranta Teslim Etmeyeceğiz” “Köylüyü yok sayarak Cumalıkızık’ı koruyamazsınız” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı’nın Cumalıkızık’ta düzenlediği basın toplantısında konuşan İlçe Başkanı İsmail Seyis, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi köyün karşı karşıya olduğu sorunlara sert sözlerle tepki gösterdi. Seyis, Cumalıkızık’ın yıllardır plansızlık, denetimsizlik ve rant baskısı altında bırakıldığını savunarak yetkililere ağır eleştiriler yöneltti. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile partililerin katıldığı açıklamada konuşan Seyis, Cumalıkızık’ın “turizm adı altında tüketildiğini” söyledi. “UNESCO Tabelası Asmakla Koruma Olmaz” Cumalıkızık’ın yalnızca fotoğraf çekilen turistik bir alan gibi yönetildiğini ifade eden İsmail Seyis, mevcut anlayışın tarihi mirası korumaktan uzak olduğunu dile getirdi. Seyis açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “UNESCO tabelası asmakla koruma olmaz. Eğer köyün insanı ekonomik olarak ayakta kalamıyorsa, tarihi evler kaderine terk ediliyorsa, altyapı çökmüşse, yangın riski varsa burada başarı hikâyesi anlatamazsınız.” Köyde yaşayan vatandaşların yıllardır çözüm beklediğini söyleyen Seyis, sorunların görmezden gelindiğini savundu. “Cumalıkızık Turizm Baskısıyla Nefes Alamıyor” İsmail Seyis, kontrolsüz ziyaretçi yoğunluğunun tarihi köyü ciddi şekilde yıprattığını belirterek mevcut yönetim anlayışını eleştirdi. “Bir günde on binlerce insanı buraya getirip sonra bunu başarı diye anlatıyorlar. Bu tarihi sokaklar stadyum değil. Cumalıkızık turizm baskısıyla artık nefes alamıyor.” Seyis, köyün altyapısının mevcut yoğunluğu kaldırmadığını ifade ederek: otopark sorunlarının büyüdüğünü, güvenlik risklerinin arttığını, tarihi yapıların zarar gördüğünü, köy yaşamının giderek bozulduğunu söyledi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Basın açıklamasında en sert mesajlardan biri köy halkının yaşadığı ekonomik sıkıntılar üzerine verildi. İsmail Seyis, köylünün yıllardır yalnız bırakıldığını ifade ederek şu sözleri kullandı: “Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız. Buradaki insanlar sadece turizme hizmet eden figüran değildir. Bu köyün gerçek sahipleri yıllardır destek bekliyor.” Seyis, özellikle restorasyon süreçlerinde vatandaşların mağdur edildiğini öne sürerek, birçok tarihi evin hâlâ kaderine terk edildiğini söyledi. “Bazı binalar restore edilirken vatandaşın evi çürümeye bırakılıyor. İnsanlar yıllardır sıra bekliyor. Böyle koruma anlayışı olmaz.” “Cumalıkızık Betonlaşmaya Teslim Ediliyor” Konuşmasında bölgesel yapılaşma baskısına da dikkat çeken Seyis, tarihi alan uzunluğunda plansız büyümenin ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. “Cumalıkızık'ın çevresi betonla çevriliyken kimse hesap vermiyor. Tarihin korunması yerine rant projeleriyle ilgili öneri gelen bir anlayışı kabul etmiyoruz.” Seyis, UNESCO ticaretinin ticari hesaplarla yönetilemeyeceğini söyleyerek: "Cumalıkızık birkaç kişiden ekonomik olarak kurban edilemez. Bu miras hepimizin." adanmış. “Kadın Emeği ve Köy Kültürü İlçe Yok Sayılıyor” İYİ Parti Yıldırım Başkanı İsmail Seyis, Cumalıkızık'ın yalnızca taş binalardan oluşmadığını da vurguladı. Kadın emeğinin, geleneksel üretimin ve köy kültürünün giderek zayıfladığını söyleyen Seyis şu ifadeleri kullandı: "Cumalıkızık'ın hafızası yok oluyor. Kadın emeği yok deniyor. Köy kültürü giderek ticari bir dekor haline getiriliyor. Buna sessiz kalmayacağız." Yerel bölgelerdeki büyümenin ifade eden Seyis, köylerin bölümlerinin korunmasının ancak hayatta kalan paralarla genişlemesinin mümkün olduğunu söyledi. Yetkililere Sert Çağrı: “Köylüyü Dışlayan Anlayıştan Vazgeçin” Seyis konuşmasının sonunda resmi olarak doğrudan çağrıda bulunuldu. Cumalıkızık'a ilişkin kararların masa başında değil, köy halkıyla birlikte çalışmayı amaçlayan Seyis şöyle konuştu: "Köylüyü dışlayan değil, ürünün son halini ortaya koyan bir anlayış istiyoruz. Şeffaf olmayan, kamuoyu dinlemeyen hiçbir planın başarılı olmaması yok." İYİ Parti olarak Cumalıkızık'ın tarihi, kültürel ve sosyal yapının korunması için mücadele edeceklerini ifade eden Seyis, şu cümleyle tamamladı: "Cumalıkızık sahipsiz değildir. Bu tarihin oluşumu ranta teslim olmayacak."

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür” Haber

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür”

Bursa'nın dünya çapında kayıtlı tarihi miras bölgelerinin Cumalıkızık'ın geleceği, Tayyare Kültür Merkezi'nde kapsamlı bir değerlendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından düzenlenen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu tehditler, koruma sorunları, onarım eksiklikleri ve sürdürülebilir yönetim modeli ayrıntılı biçimde ele alındı. Toplantının merkezinde ise Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan'ın kapsamlı değerlendirmesi yer aldı. Özaslan, Cumalıkızık'ın bugün yalnızca fiziksel yıpranma olmadığını, aynı zamanda yoğun turizm baskısı, plansız büyüme, ekonomik eşitsizlik ve kentleşme tehdidi altında bulunduğunu söyledi. Yerel yöneticiler, akademisyen katılımcılar, alan başkanlıkları, sivil toplum temsilcileri, koruma üyeleri ve köy sakinleri yer aldı. Toplantı boyunca ortak görüş, Cumalıkızık'ın “sadece turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı” yönünde birleşti. İlker Özaslan: “Bir Günde 34 Bin Kişi Başarı Değil, Alarmdır” Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, toplantıda yaptığı konuşmada ziyaretçilerin artık ciddi bir tehdidin boyutuna ulaştığını vurguladı. Geçen yıl Cumalıkızık'ın bir gündemi yaklaşık 34 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Özaslan, bu yoğunluğun artık “övülecek bir tablo” değil, günlük olarak devam edecek bir krize dikkat çekti. Özaslan şu ifadeleri kullandı: "UNESCO Dünya Mirası tanımı sınırsız turist kabul etmek anlamına gelmiyor. Bir günde 34 bin kişinin geldiği bir tarih köyde artık koruma-kullanma tehlikesi ciddi şekilde zarar görmeye başlıyor. Bu sayı bazı günlerde durma doluluğuna ulaşıyor. Böyle bir baskıyı tarihi bir köyün kaldırılması mümkün değil." Cumalıkızık'ın taşıma kapasitesinin raporlanmasının belirlenmesini ifade etmeyen Özaslan, kontrollü ziyaretçi yönetimi, rezervasyon sistemi ve zaman planlamalı turizm modelinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. “Cumalıkızık Bir Açık Hava AVM'sine Dönüştürülemez” Toplantıda turizmin özetlendiği üzerine dikkat edilerek değerlendirme yapıldı. İlker Özaslan, Cumalıkızık'ın yalnızca yoğun insan trafiği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirttiğini söyledi: "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değildir. Cumalıkızık bir açık hava AVM'si değildir. Burada yaşayan bir kültür alanıdır. İnsanlar burada yalnızca alışveriş yapmıyor; basit yıllık bir yaşam biçimine tanıklık ediyor." Özaslan, köy ekonomisinin mevcut ziyaretçi baskısına göre şekillenmeye zorlanmasının geleneksel yaşamın bozabileceğini ifade etti. Yapı Stoğu Endişe Veriyor: “151 Yapı Müdahale Bekliyor” Toplantıda genel güncel yapı envanteri, köyün fiziksel durumunun aralıkları ortaya konuldu. Cumalıkızık'ta: 259 evin bulunduğu, bunların 168'inin tarihi yapı niteliğinde olduğu, 21'inin tamamen yıkıldığı, 17'sinin harap durumda olduğu, toplam 38'inin ise oturulamaz halde bulunduğu açıklandı. İlker Özaslan, özellikle köylüye ait tarihi evlerin onarım sürecinde geri planın korunmasının ciddi bir sorun yarattığını belirtti. "Kamu yapıları restore edilirken köydeki evlerin büyük bir kısmı destekleniyor. İnsanlar yıllardır bekliyor. 'Benim evim neden geri yüklenemiyor?' Artık köyde çok yaygın. Korumanın yalnızca köylünün omuzlarına bırakırsanız sürdürülebilir bir model kuramazsınız.” Toplantıda yaklaşık 113 evin restorasyonu bekleniyor, harabe yapılarla birlikte yaklaşık 151 yıllık acil müdahalenin yapıldığı belirtildi. “Köylüyü Suçlamak Kolay, Destek Vermek Zor” Toplantı tarihi yapılarında görülen uygunsuz müzakereler de gündeme geldi. Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70'inde usule uygun olmayan değişikliklerin bulunduğu belirtilirken, İlker Özaslan bu durumun yalnızca “bilinçsizlik” ile açıklanamayacağını söyledi. “Köylüyü suçlamak kolay ama insanlar ekonomik olarak yalnız bırakıldı. Restorasyon maliyetleri çok yüksek. İnsanlar yıllardır destek bekliyor. Destek mekanizması güçlü kurulmadan koruma bilinci tek başına yeterli olmaz.” Özaslan, koruma politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Öncelik Piknik Alanı Değil, Güvenlik ve Altyapı Olmalı” Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de altyapı ve güvenlik eksiklikleri oldu. Katılımcılar; sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, yangın riskleri, yönlendirme sorunları, otopark baskısı, güvenlik eksiklikleri gibi sorunların artık kritik seviyeye ulaştığını ifade etti. İlker Özaslan, bu süreçte önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Yoğun ziyaretçi baskısı sürerken yeni piknik alanları yapmak doğru öncelik değildir. Önce altyapıyı, güvenliği, koruma sistemlerini ve afet hazırlığını güçlendirmeliyiz.” “Cumalıkızık İçeriden Değil, Dışarıdan Gelen Baskıyla Yok Olabilir” Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri de Bursa’daki hızlı kentleşme ve rant baskısına ilişkin oldu. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın çevresindeki yapılaşmanın giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “Cumalıkızık içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir. Bursa büyüyor, kent baskısı köylere dayanıyor. Tarım alanları kayboluyor, doğal doku daralıyor. Eğer çevresel koruma politikaları güçlendirilmezse UNESCO alanını korumak tek başına yeterli olmayacaktır.” Uzmanlar, yalnızca köy merkezinin değil, çevresel bütünlüğün de korunması gerektiğine dikkat çekti. “Kadın Emeği ve Köy Belleği Korunmadan UNESCO Süreci Eksik Kalır” Toplantıda yalnızca fiziksel restorasyon değil, kültürel mirasın yaşayan unsurları da gündeme geldi. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın asıl değerinin günlük yaşam kültürü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Köyün belleği, kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliği korunmadan yalnızca binaları restore etmek yeterli olmaz.” Bu kapsamda boş kamu yapılarının; kadın üretim merkezleri, kültürel buluşma alanları, ziyaretçi karşılama merkezleri, sağlık destek noktaları olarak değerlendirilmesi önerildi. Uluslararası İş Birliği ve Yeni Koruma Modelleri Toplantıda Cumalıkızık’ın uluslararası ölçekte daha etkin tanıtılması ve koruma ağlarına dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı. Safranbolu başta olmak üzere farklı UNESCO miras alanlarıyla deneyim paylaşımı yapılması, Avrupa’daki koruma modellerinin incelenmesi ve yabancı uzmanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi önerildi. Ayrıca İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bu Mesele Siyaset Üstüdür” Toplantının sonunda ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışı ön plana çıktı. Kurumların, hücrelerin ve hücrelerin birlikte hareket etmesini vurgulayan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu mücadele siyasetin üstüdür. Amaçların doğru korunan bir mirastan ayrılmasıdır. Cumalıkızık yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin da emanetidir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.