Hava Durumu

#Iş Birliği

- Iş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı'nda Ekonomi ve Esnafın Geleceği Masaya Yatırıldı Haber

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı'nda Ekonomi ve Esnafın Geleceği Masaya Yatırıldı

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı, Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan esnaf ve sanatkârların karşı karşıya bulunduğu ekonomik koşulların değerlendirildiği anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Genel Başkan Vekili Sayın Bahri Şarlı'nın gerçekleştirdiği hayırlı olsun ziyareti, yalnızca nezaket çerçevesinde gerçekleşen bir buluşma olmanın ötesinde; üretim, istihdam, finansmana erişim ve yerel kalkınma başlıklarının ele alındığı önemli bir istişare ortamına dönüştü. Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır, Sayın Bahri Şarlı'yı il başkanlığında ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, gerçekleştirilen ziyaretin toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirtti. İl Başkanı Mehmet Seskır yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının yalnızca büyük yatırımlarla değil, mahalle aralarındaki küçük işletmelerden organize sanayi bölgelerine kadar üretim zincirinin her halkasını oluşturan esnaf ve sanatkârların ayakta kalmasıyla mümkün olacağını vurguladı. Seskır, esnafın yalnızca ticaret yapan bir kesim olmadığını; aynı zamanda sosyal hayatın düzenleyicisi, istihdamın önemli bir kaynağı, üretimin sürdürülebilirliğini sağlayan temel aktörlerden biri olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Ekonomik istikrarın en önemli göstergelerinden biri güçlü bir esnaf yapısıdır. Çarşıların canlı olduğu, üretimin sürdüğü, küçük işletmelerin güven içinde faaliyet gösterdiği bir ekonomi; aynı zamanda güçlü bir toplumsal yapının da temelini oluşturur. Esnafımızın yaşadığı her sorun doğrudan piyasalara, üretime, tüketiciye ve istihdama yansımaktadır. Bu nedenle esnafın desteklenmesi yalnızca belirli bir meslek grubunun değil, ülke ekonomisinin tamamının geleceğini ilgilendiren stratejik bir meseledir." Görüşmede özellikle son dönemde işletmelerin karşı karşıya kaldığı finansman maliyetleri, krediye erişim güçlükleri, yükselen girdi fiyatları, enflasyonun ticaret hayatına etkileri, kira ve enerji maliyetlerindeki artışlar ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Ekonomik büyümenin tabana yayılması için üretimin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekilen görüşmede, kredi ve kefalet kooperatiflerinin esnafın finansmana erişiminde üstlendiği kritik rolün daha da güçlendirilmesinin önemine işaret edildi. Esnafın uygun koşullarda kredi kullanabilmesinin, işletmelerini büyütebilmesinin ve yeni istihdam alanları oluşturabilmesinin ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı. İl Başkanı Mehmet Seskır, ekonomik kalkınmanın yalnızca makro ekonomik verilerle değerlendirilemeyeceğini belirterek, vatandaşın alım gücü, işletmelerin sürdürülebilirliği, gençlerin istihdamı ve üretim kapasitesinin birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Seskır açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: "Ekonomi; yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Gerçek ekonomik başarı, esnafın kepengini güvenle açabildiği, üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, gençlerin umutla iş bulabildiği ve vatandaşın refah seviyesinin yükseldiği bir düzenin kurulmasıyla mümkündür. Demokratik Sol Parti olarak sosyal adalet ilkesi doğrultusunda üretimi önceleyen, emeği koruyan, esnafı destekleyen ve gelir dağılımında adaleti esas alan ekonomik politikaların her zaman savunucusu olmaya devam edeceğiz." Ziyarette ayrıca yerel yönetimlerin ekonomik kalkınmadaki rolü, kooperatifçilik anlayışının geliştirilmesi, üretim odaklı ekonomi politikalarının yaygınlaştırılması ve yerel ticaretin güçlendirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Katılımcılar, güçlü bir ekonomik yapının ancak kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve meslek kuruluşlarının ortak akıl ve iş birliği içerisinde hareket etmesiyle mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Genel Başkan Vekili Sayın Bahri Şarlı'nın nazik hayırlı olsun ziyareti, karşılıklı iyi niyet temennileri ve ülkenin ekonomik geleceğine yönelik yapıcı değerlendirmeler eşliğinde sona erdi. Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Sayın Bahri Şarlı'ya nazik ziyaretleri ve samimi temennileri dolayısıyla teşekkür edilerek şu ifadelere yer verildi: "Toplumsal dayanışmanın, ortak aklın ve karşılıklı istişarenin her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın; birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, esnafımızın sorunlarının çözümüne katkı sağlayacak ortak çalışmaların gelişmesine ve ülkemizin ekonomik kalkınma hedeflerine olumlu katkılar sunmasını temenni ediyoruz. Üreten, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturan esnaf ve sanatkârlarımızın yanında olmaya, onların sesi olmaya ve ekonomik refahın toplumun tüm kesimlerine yayılması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi Haber

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi

Balkan kökenli iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan BALKANTÜRKSİAD bünyesinde faaliyet gösteren Balnet-2 üyeleri, düzenlenen kahvaltı programında bir araya gelerek hem dernek faaliyetlerini değerlendirdi hem de iş dünyasının güncel gündemine ilişkin kapsamlı istişarelerde bulundu. Program, Uzay Pastanesi Geçit Şubesi ev sahipliğinde, samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gözlendiği organizasyon, üyeler arasındaki iletişimi güçlendirme ve yeni iş birliklerine zemin hazırlama açısından önemli bir buluşma olarak öne çıktı. İş Dünyasının Gündemi Masaya Yatırıldı Kahvaltı programı boyunca katılımcılar, Türkiye ve bölge ekonomisindeki güncel gelişmeleri ele alarak sektör bazlı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle üretim, ticaret, ihracat ve yatırım alanlarında yaşanan değişimlerin iş dünyasına etkileri üzerine fikir alışverişi yapıldı. Balnet-2 üyeleri, küresel ekonomik dalgalanmaların yerel iş süreçlerine yansımaları, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni pazar arayışları gibi konuların önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağına dikkat çekti. Bu doğrultuda, dernek bünyesinde gerçekleştirilecek ortak projelerin ve iş geliştirme faaliyetlerinin artırılmasının gerekliliği vurgulandı. Kurumsal Dayanışma ve İş Birliği Vurgusu BALKANTÜRKSİAD çatısı altında düzenlenen etkinlikte, üyeler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi en önemli başlıklardan biri oldu. Katılımcılar, bu tür organizasyonların sadece sosyal bir buluşma olmanın ötesinde, iş geliştirme ve ortaklık fırsatları yaratma açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Balnet-2 yapılanmasının, özellikle aynı vizyona sahip iş insanlarını bir araya getirerek güçlü bir sinerji oluşturduğu belirtilirken, düzenli toplantı ve etkinliklerle bu yapının daha da güçlendirileceği dile getirildi. Sunumlar ve Değerlendirmeler Yapıldı Program kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda, derneğin mevcut çalışmaları, hedefleri ve gelecek dönem projeleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Katılımcılar, sunumların ardından söz alarak kendi sektörlerine ilişkin görüşlerini paylaştı ve karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda ayrıca, iş dünyasında rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler, yenilikçi yaklaşımlar ve girişimcilik fırsatları üzerine de görüş alışverişi gerçekleştirildi. Geniş Katılım Dikkat Çekti Kahvaltı programına Balnet-2 Başkanı Burcu Aydın başta olmak üzere; Ersin Aslan, Ali Erzincanlıoğlu, Okan Dursun, Erdal Yıldırok, Samet Cebel, Berk Tunakan ve Hasan Bilgiç katılım sağladı. Katılımcılar, bu tür buluşmaların süreklilik kazanmasının hem kurumsal bağları güçlendireceğini hem de yeni iş fırsatlarının önünü açacağını belirtti. Gelecek Dönem İçin Güçlü Mesaj Etkinlik, yapılan değerlendirmeler ve karşılıklı görüş alışverişlerinin ardından sona ererken, Balnet-2 üyeleri önümüzdeki süreçte daha fazla ortak projeye imza atma ve iş dünyasında daha etkin rol alma konusunda kararlılık mesajı verdi. Düzenlenen bu tür organizasyonların, yalnızca mevcut ilişkileri pekiştirmekle kalmayıp aynı zamanda yeni iş birliklerinin de kapısını araladığı ifade edilirken, BALKANTÜRKSİAD’ın bölgesel ve ulusal ölçekteki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların da devam edeceği vurgulandı.

Eğitim Bir-Sen'den okul saldırılarına sert tepki! Haber

Eğitim Bir-Sen'den okul saldırılarına sert tepki!

Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırıya ilişkin Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği açıklamasında, eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına dikkat çekti. “ŞİDDET OLAYLARI, TOPLUMSAL SORUN HALİNE GELMİŞTİR” Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, “Bugün buraya Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen menfur saldırıyı protesto etmek üzere toplanmış bulunuyoruz. Bir kez daha görülmüştür ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiş, toplumsal çürümeyi gün yüzüne çıkarmıştır” dedi. “ÇÖZÜM ÜRETMEKTE İSTEKSİZ DAVRANILIYOR” Eğitim sistemimizin en önemli paydaşlarından biri olarak; daha iyi bir eğitim, daha iyi bir müfredat, pedagojik yöntemler, daha ileri amaçlar üzerine kafa yormamız gerekirken eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarını konuşmak durumunda kaldıklarını belirten Acar, hal böyle iken yetkililerin çözüm üretmekte yetersiz kaldığını veya isteksiz davrandığını söyledi. “CAN GÜVENLİĞİ, EĞİTİM-ÖĞRETİMİN ÖNÜNE GEÇTİ” Eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i adiyeden bir hale geldiğini ifade eden Acar, eğitim çağındaki çocukların şiddete başvurduğu, silaha kolayca ulaşarak pervasızca suç işlediği bir zaman diliminde olunduğunu belirtti. Aklına esenin, aklı kesenin ya da aklı başında olmayanın öğretmene, okul yöneticisine, eğitim çalışanına, öğrenciye şiddet uyguladığı, can güvenliğinin eğitim-öğretimin önüne geçtiği bir zemine doğru hızla yol alındığını ifade eden Acar, eğitimciye şiddetin bireysel suç vakaları olmaktan çıkarak eğitim, aile ve toplum politikalarının sorgulanmasını gerektiren bir iş güvenliği sorununa dönüştüğünü söyledi. “GEREKLİ TEDBİRLER ALINMALI” Evrensel hukuk ve anayasada ifadesini bulan hayat hakkı ve can güvenliği ilkesi çerçevesinde devletin ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önleme yükümlülüğü olduğunu ifade eden Acar, devletin vatandaşlarını korumak için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu söyledi. Aynı şekilde devletin okullarda güvenli ve huzurlu bir çalışma ve eğitim-öğretim ortamı tesis etmek durumunda olduğunu belirten Acar, MEB’in birinci önceliğinin eğitim kurumlarında güvenlik olması gerektiğini vurguladı. Acar, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının yalnızca güvenlik boyutuyla değil; sosyal, psikolojik, eğitsel ve değerler yönleriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Okulların temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacı karşılanmalı.Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri daha etkin ve daha erişilebilir hale getirilmeli, öğrenci sayısına bakılmaksızın her okula rehber öğretmen verilmeli, riskli okulların rehber öğretmen normu artırılmalı.Okul-aile iş birliği, okul güvenliği ekseninde yeniden ele alınmalı.Riskli durumların erken tespiti ve önlenmesine yönelik mekanizmalar, daha işlevsel hale getirilmeli.Öğretmene saygıyı yeniden tesis etmek için hem millî-manevî değerlerimizden, köklü geleneklerimizden hem de dünyadaki örnek uygulamalardan faydalanmalıyız.Öğretmenliğin itibar kazanması ve eğitim sistemimizin istendik seviyeye gelmesi için öğretmenlik mesleğinin öncelikle tercih edilmesini sağlayacak maddî-manevî koşulları oluşturmalı, millî-manevî eğitime önem vermeliyiz.Eğitim süreçlerinde öğrencilerin yalnızca akademik değil; sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimlerini de destekleyen bütüncül bir yaklaşıma daha fazla ağırlık verilmeli.Okula aidiyet duygusunu geliştirecek, insana saygıyı artıracak tedbirler alınmalı.Emniyet iş birliği ile okul giriş ve çıkışlarında ve okul çevresinde daha etkin denetimler yapılmalı.MEB’in merkez ve taşra teşkilatında okul güvenliği ile alakalı ayrı bir birim kurulmalı.Tüm okul türlerinde disiplin mevzuatı okul güvenliği ekseninde yeniden ele alınmalı.Cezai ehliyet yaşı düşürülmeli.” “SALDIRIYI BİR KEZ DAHA LANETLİYORUZ” Acar, Siverek’te yaşanan menfur olayın eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin son örneği olması gerektiğini belirterek, eğitimcilerin her türlü şiddet ve saldırı karşısında savunmasız bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Acar, “Eğitimciye yönelik şiddeti protesto ettiğimiz, yetkilileri daha etkin tedbirler almaya davet ettiğimiz açıklamamız burada sona ermiştir. Siverek’te, menfur saldırıda yaralanan 16 canımıza Cenab-ı Allah’tan acil şifalar diliyor, menfur saldırıyı bir kez daha lanetliyor, eğitimde şiddetin takipçisi olmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.