Hava Durumu

#Ihracat

- Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fikret Aslan: “Bursa büyürken Bursalı neden yoksullaşıyor?” Haber

Fikret Aslan: “Bursa büyürken Bursalı neden yoksullaşıyor?”

Anahtar Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından parti binasında düzenlenen 6 aylık değerlendirme toplantısına; Genel Başkan Yardımcısı Emine Küçükali, Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda basın mensubu katıldı. Aslan, konuşmasına “Siyaset güvenini, ölçüsünü ve ahlakını kaybetti. Siyasetin yeni güven merkezi Anahtar Parti’dir” diyerek başladı. HUKUK ENDEKSİNDE 118. SIRAYA GERİLEDİK Türkiye’nin Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ndeki gerilemesine vurgu yapan Aslan, “2009’da 61. sırada olan Türkiye, 2015’te 80’e, 2024’te 117’ye, 2025’te ise 118. sıraya geriledi. Son iki yılda en çok gerileyen ülke konumundayız. Temel haklar kategorisinde 143 ülke arasında 134. sıradayız. Kamuoyu araştırmaları halkın yüzde 75-80’inin adalet sistemine güvenmediğini gösteriyor. Geç işleyen adalet, adalet değildir” dedi. “ÇALIŞARAK BATIYORUZ” Esnaf ve sanayi ziyaretlerinden edindikleri izlenimleri aktaran Aslan, “Cadde cadde, sokak sokak gezdik. Vatandaşın ortak feryadı: ‘Çalışarak batıyoruz.’ Bursa milyarlarca dolarlık ihracat yapıyor ama kepenk kapatan esnafın sayısı hızla artıyor. İşveren eleman bulamıyor, gençler işsiz. Çalışanların geliri temel ihtiyaçları karşılamıyor” ifadelerini kullandı. TARİHİ BİR DÖNÜŞÜMÜN ARDINDAN Tekstil sektöründeki çöküşe dikkat çeken Aslan, “Vişne Caddesi’nde 5 yıl önce 100 bin dolar hava parası verilen dükkanlar şimdi kiracı arıyor. Makinelerini yükleyip Mısır’a giden iş adamlarını görüyoruz. Devlet aklıyla planlama yapılmadı. Avrupa ülkeleri dönüşümü planlı yaparken, biz alın teriyle alınan makineleri geçmiş kredilere kurban ediyoruz” dedi. BURSA KÜÇÜLÜYOR Bursa’nın ekonomik verilerini rakamlarla değerlendiren Aslan, “2010’da Bursa’nın ihracatı 11 milyar dolardı ve Türkiye ihracatından yüzde 10 pay alıyordu. 2025’te ihracat 17 milyar dolara çıksa da pay yüzde 6’ya düştü. Kocaeli, Gaziantep, Sakarya gibi iller jet hızıyla büyürken Bursa küçülüyor. Bu, Bursa milletvekillerinin sorunlarla yeterince ilgilenmediğini gösteriyor” diye konuştu. AÇLIK VİZYONU ELEŞTİRİSİ Alım gücündeki düşüşe de değinen Aslan, “Aralık 2025 itibarıyla 41 milyon vatandaş kredi kartı borcunu ödeyemez durumda. Açlık sınırı 38 bin TL iken emekli ve asgari ücretlinin durumu ortada. Türkiye Yüzyılı vizyonunun bize getirdiği somut veri ‘Açlık Vizyonu’dur” dedi. SAĞLIKTA KRONİK SORUNLAR Bursa’nın sağlık sorunlarını sıralayan Aslan, nüfus artışına göre yatırım yetersizliği, şehir hastanesine ulaşım, hekim ve randevu eksikliği gibi başlıklara dikkat çekti. Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nin defalarca ertelenen açılışına tepki gösteren Aslan, “2022’de bitmesi gereken hastane, 2023, 2024 derken 2026’ya geldik. Resmi açıklamalara göre yüklenici firma işi bıraktı. Peki cihazlar var mı, neden açılamıyor? Hukuk ve ekonomi bozulduğu gibi sağlık da bozuldu” dedi. Aslan, konuşmasını “Anahtar Parti iktidarında bunların hepsi düzelecektir” diyerek tamamladı ve sözü Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mimar Emine Küçükali’ye bıraktı. EMİNE KÜÇÜKALİ: "YEŞİL BURSA'YI BETON YAPILAR İŞGAL ETMİŞ DURUMDA" Fikret Aslan'ın ardından söz alan Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Emine Küçükali ise çevre, afet ve şehircilik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen yıl yaşanan orman yangınlarının ardından Bursa'daki çalışmaları yerinde incelediklerini belirten Küçükali, ilgili kurumlarla görüşerek bilgi aldıklarını söyledi. "Geçen yıl Bursa'da yaşanan orman yangınlarında gözümüz de kalbimiz de Bursa'daydı. Bugün, bir yıl sonra yeniden geldik. Ormanlarımız yeniden kazanılıyor mu diye hem kurumlarımızdan bilgi aldık hem de sahada incelemelerde bulunduk." Yürütülen rehabilitasyon çalışmalarının olumlu ilerlediğini ifade eden Küçükali, eksik görülen konuların da takipçisi olacaklarını belirtti. "ASIL BAŞARI YANGININ HİÇ ÇIKMAMASIDIR" Yangın sonrası müdahaleden çok önleyici tedbirlerin önemine dikkat çeken Küçükali, özellikle orman köylerinde yaşayan vatandaşların eğitilmesi gerektiğini söyledi. "Asıl başarı yangın çıktıktan sonra müdahale etmek değil, yangının hiç çıkmamasını sağlamaktır." "ŞEHİRCİLİK SADECE BİNA YAPMAK DEĞİLDİR" Konuşmasının önemli bölümünü Bursa'daki kentleşmeye ayıran Küçükali, şehir planlamasının insan odaklı olması gerektiğini ifade etti. "Şehircilik sadece bina yapmak değildir. Şehircilik; insanın huzur içinde yaşayacağı, çocukların güvenle büyüyeceği yaşam alanları oluşturmaktır." Bursa'nın doğal kimliğini kaybetmeye başladığını savunan Küçükali, şu değerlendirmede bulundu: "Yeşil Bursa dediğimiz, tarihiyle ve doğasıyla örnek gösterilen Bursa'yı bugün beton yapılar işgal etmiş durumda." TOKİ VE PLANSIZ YAPILAŞMA ELEŞTİRİSİ Yoğun konut üretiminin altyapı sorunlarını beraberinde getirdiğini belirten Küçükali, şehirlerin taşıma kapasitesinin göz ardı edildiğini ifade etti. "Bir bölgeyi belli bir nüfusa göre planlıyorsunuz, ardından iki katı yoğunlukta yapılaşmaya izin veriyorsunuz. Kanalizasyonu, elektriği, suyu bu yükü nasıl taşıyacak? Bugün yaşadığımız trafik ve altyapı sorunlarının temel nedeni plansızlıktır." "RAYLI SİSTEM GÜÇLENDİRİLMELİ" Bursa gibi büyük bir sanayi kentinde ulaşım yatırımlarının yeniden planlanması gerektiğini söyleyen Küçükali, yeni yolların tek başına çözüm olmadığını ifade etti. "Trafik sorununu sadece yol yaparak çözemezsiniz. Doğru planlama yapan ülkeler raylı sistemlerini geliştirir." GENÇLER İÇİN SPOR YATIRIMI ÇAĞRISI Macaristan örneğini veren Küçükali, spor yatırımlarının yalnızca başarı değil sosyal güvenlik açısından da önemli olduğunu belirtti. "Devlet gençlerin hayatındaki boşlukları sporla doldurursa uyuşturucu ve suç örgütleri o boşluğu dolduramaz." Konuşmasının sonunda Bursa basınının kentin sorunlarını gündemde tutmasını önemsediklerini ifade eden Küçükali, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu: “Çiftçi Üretiyor, Kazanan Başkaları Oluyor” Haber

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu: “Çiftçi Üretiyor, Kazanan Başkaları Oluyor”

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, açıklanan hububat alım fiyatlarına sert tepki göstererek, tarım sektörünün yıllardır ihmal edildiğini ve üreticinin alın terinin karşılığını alamadığını söyledi. Çiftçinin artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve geciken ödemeler arasında adeta hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirten Kadıoğlu, mevcut tarım politikalarının üreticiyi değil aracıyı ve ithalatçı lobileri koruduğunu savundu. Türkiye'nin en önemli tarım bölgelerinden biri olan Bursa’da üreticilerin büyük bir umutsuzluk içinde hasat sezonuna girdiğini ifade eden Kadıoğlu, açıklanan fiyatların çiftçinin beklentilerinin çok uzağında kaldığını belirtti. “Bugün tarlada alın teri döken çiftçi kazanamıyor. Mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun ve sulama maliyetlerinin sürekli arttığı bir ortamda açıklanan alım fiyatları üreticinin yükünü hafifletmek yerine daha da ağırlaştırıyor. Çiftçi üretiyor, ancak kazanan yine başkaları oluyor” dedi. “Üretici Bekleyemiyor, Mecburen Satıyor” Çiftçinin ekonomik baskılar nedeniyle ürününü elinde tutma şansının bulunmadığını vurgulayan Kadıoğlu, üreticinin hasat sonrası adeta bir borç ödeme döngüsünün içine itildiğini söyledi. “Çiftçimizin önünde yeni sezon hazırlıkları var. Sulama giderleri var. Banka kredileri, kredi kartı borçları, ödenmesi gereken çekler ve faturalar var. Üretici ürününü bekletip fiyatların yükselmesini bekleyemiyor. Çünkü nakde ulaşmak zorunda. Bu nedenle açıklanan fiyatlar ne olursa olsun satış yapmak zorunda bırakılıyor. Bu bir tercih değil, ekonomik mecburiyettir.” “Toprak Mahsulleri Ofisi Çiftçiye Değil, Soruna Dönüşüyor” Toprak Mahsulleri Ofisi'nin ödeme süreçlerini de eleştiren Kadıoğlu, ürününü teslim eden çiftçinin haftalarca parasını beklemek zorunda bırakıldığını ifade etti. “Çiftçi bugün nakde ihtiyaç duyuyor. Ancak ürününü teslim ediyor ve haftalarca ödeme bekliyor. Üretici zaten yüksek maliyetlerin altında ezilmiş durumda. Bir de ödeme gecikmeleri nedeniyle yeni borçlanmalara yönelmek zorunda kalıyor. Çiftçinin finansman yükü her geçen gün büyüyor. Tarımı ayakta tutmak istiyorsanız önce üreticinin nefes almasını sağlayacaksınız.” “Rekolte Yüksek Ama Kazanç Düşük” Bu yıl yağışların olumlu seyretmesi nedeniyle birçok bölgede verim beklentisinin yükseldiğine dikkat çeken Kadıoğlu, yüksek rekoltenin çiftçi için avantaja dönüşmesi gerekirken tam tersine fiyat baskısına dönüştüğünü söyledi. “Geçen yıl kuraklık yaşandı, don felaketleri yaşandı, üretim düştü. Bu yıl ise çiftçi tüm zorluklara rağmen üretmeye devam etti ve tarlalarda bereket var. Ancak ne yazık ki Türkiye’de çiftçinin kaderi değişmiyor. Üretim artınca fiyatlar düşürülüyor, üretim azalınca maliyetler yükseliyor. Her şart altında kaybeden yine üretici oluyor. Bu anlayış değişmediği sürece tarımın geleceğini kurtarmak mümkün değildir.” “Türkiye Tarımda Dev Olabilir Ama Yanlış Politikalar Engel Oluyor” Türkiye'nin sahip olduğu üretim potansiyeline rağmen yanlış planlamalar nedeniyle tarımda hak ettiği noktaya ulaşamadığını ifade eden Kadıoğlu, ihracat odaklı yeni bir tarım vizyonuna ihtiyaç olduğunu söyledi. “Türkiye bereketli topraklarıyla, güçlü çiftçisiyle ve üretim kapasitesiyle dünyanın sayılı tarım ülkelerinden biri olabilir. Ancak plansızlık, öngörüsüzlük ve günü kurtarmaya yönelik politikalar nedeniyle çiftçi üretimden uzaklaşıyor. Yüksek rekolte doğru ihracat politikalarıyla desteklenebilse hem üretici kazanır hem ülke ekonomisi güçlenir. Sorun üretmekte değil, üretileni değerlendirememektedir.” “Çiftçinin Feryadı Artık Görmezden Gelinemez” Tarım sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntıların artık kritik seviyeye ulaştığını belirten Kadıoğlu, çiftçilerin taleplerinin duyulması gerektiğini söyledi. “Çiftçimiz bağırmak istemiyor, sesini duyurmak istiyor. Bugün Anadolu’nun dört bir yanında üretici aynı soruyu soruyor: Üretiyoruz ama neden kazanamıyoruz? Bu sorunun cevabı yıllardır yanlış uygulanan tarım politikalarında saklıdır. Çiftçinin kazanamadığı bir yerde üretim sürdürülemez. Üretimin olmadığı yerde ise gıda güvenliği tehlikeye girer.” “Tarım Milli Güvenlik Meselesidir” Açıklamasının sonunda tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, üreticiyi koruyan politikaların artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyledi. “Tarım ve hayvancılık yalnızca ekonomik faaliyet değildir. Bu alanlar aynı zamanda gıda güvenliğinin, stratejik bağımsızlığın ve milli geleceğin teminatıdır. Kendi çiftçisini koruyamayan ülkeler yarın sofralarındaki ekmeği dahi dışarıdan almak zorunda kalır. Üreten çiftçiyi destekleyen, emeğin hakkını veren, maliyetleri düşüren ve üretimi teşvik eden politikalar vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir. Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin ayakta kalması demektir. Tarım çökerse sadece çiftçi değil, 86 milyon kaybeder.”

Bursa’dan dünyaya açılan güç: CEMKA, Busworld Türkiye 2026’da yerini alıyor Haber

Bursa’dan dünyaya açılan güç: CEMKA, Busworld Türkiye 2026’da yerini alıyor

Otobüs ve ticari araç sektörüne yönelik poliüretan koltuk, yanmaz malzeme ve yanmaz sünger üretimi gerçekleştiren CEMKA, aynı zamanda OEM ana tedarikçilerine trim parçaları sağlayarak Türkiye otomotiv yan sanayisinin önemli oyuncuları arasında bulunuyor. Bursa’daki kalıphane, mühendislik ve üretim tesislerinin yanı sıra Sakarya Arifiye’de faaliyet gösteren metal üretim bölümüyle de sektörün ihtiyaçlarına cevap veren firma, 25 yıldır başta savunma sanayi ve otobüs üreticileri olmak üzere ticari araç sektörüne katma değer sunuyor. Yeni Fabrika Yatırımıyla Büyümesini Sürdürüyor Küresel ekonomik dalgalanmaların yaşandığı, sanayi kuruluşlarının yatırım kararlarını ertelediği bir dönemde CEMKA’nın yeni fabrika yatırımına başlaması, şirketin geleceğe duyduğu güvenin ve üretime olan inancının en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Toplam 90 kişilik istihdam sağlayan kuruluşun Bursa’da 65, Sakarya’da ise 25 çalışanı bulunuyor. Bünyesinde 14 beyaz yakalı personelin görev yaptığı şirket, aile şirketi yapısını koruyarak kurumsal büyümesini sürdürüyor. Şirket yönetimi İsmail Gökhan Özkul ve eşi Derya Özkul ile birlikte sağlanıyor. Busworld Türkiye’nin Önemi Her Geçen Yıl Artıyor 17-19 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek Busworld Türkiye 2026, Türkiye’nin en büyük otobüs ve tur otobüsü fuarı olmasının yanı sıra, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarından sektör temsilcilerini bir araya getiren uluslararası bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Otobüs üreticileri, yan sanayi firmaları, teknoloji geliştiricileri ve tedarikçilerin buluştuğu fuar, yeni iş birliklerinin kurulmasına, ihracat bağlantılarının geliştirilmesine ve Türk sanayisinin küresel pazarlardaki görünürlüğünün artırılmasına katkı sağlıyor. “Üreten Firmalar Türkiye’nin Gücüdür” CEMKA Yöneticilerinden İsmail Gökhan Özkul, üretim yapan ve istihdam oluşturan firmaların Türkiye ekonomisinin lokomotifi olduğunu belirterek, “Üretimden, ihracattan ve teknolojik gelişimden vazgeçmeden yolumuza devam ediyoruz. Busworld gibi uluslararası organizasyonlar, firmaların sadece ürünlerini sergilediği alanlar değil; aynı zamanda yeni pazarlar oluşturduğu, ihracat ağlarını genişlettiği ve ülke ekonomisine katkı sağlayan stratejik platformlardır. CEMKA olarak 25 yıllık tecrübemizle sektörümüzü ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeyi sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu. "Odağımız anlaşmalı olduğumuz firmalar" Özkul ayrıca, "Biz perakende ürün üretmiyoruz, odağımızı ve gücümüzü tamamıyla anlaşmalı olduğumuz firmalara daha kaliteli ve daha hızlı ürün teslim etmeye harcıyoruz" diyerek önemli bir detay vermiş oldu. Yeni fabrika yatırımı, istihdam gücü ve yüksek katma değerli üretimiyle dikkat çeken CEMKA’nın Busworld Türkiye 2026’daki katılımı, yalnızca firma açısından değil, Bursa sanayisinin ve Türk otomotiv yan sanayisinin uluslararası arenadaki gücünü göstermesi bakımından da önem taşıyor. Ekonomik zorlukların konuşulduğu bir dönemde yatırım yapmaya, üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam eden firmaların varlığı, Türkiye’nin sanayi geleceği adına umut verici bir tablo ortaya koyuyor.

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi Haber

BALKANTÜRKSİAD Balnet-2 Üyeleri Kahvaltı Programında Bir Araya Geldi

Balkan kökenli iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan BALKANTÜRKSİAD bünyesinde faaliyet gösteren Balnet-2 üyeleri, düzenlenen kahvaltı programında bir araya gelerek hem dernek faaliyetlerini değerlendirdi hem de iş dünyasının güncel gündemine ilişkin kapsamlı istişarelerde bulundu. Program, Uzay Pastanesi Geçit Şubesi ev sahipliğinde, samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gözlendiği organizasyon, üyeler arasındaki iletişimi güçlendirme ve yeni iş birliklerine zemin hazırlama açısından önemli bir buluşma olarak öne çıktı. İş Dünyasının Gündemi Masaya Yatırıldı Kahvaltı programı boyunca katılımcılar, Türkiye ve bölge ekonomisindeki güncel gelişmeleri ele alarak sektör bazlı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle üretim, ticaret, ihracat ve yatırım alanlarında yaşanan değişimlerin iş dünyasına etkileri üzerine fikir alışverişi yapıldı. Balnet-2 üyeleri, küresel ekonomik dalgalanmaların yerel iş süreçlerine yansımaları, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni pazar arayışları gibi konuların önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağına dikkat çekti. Bu doğrultuda, dernek bünyesinde gerçekleştirilecek ortak projelerin ve iş geliştirme faaliyetlerinin artırılmasının gerekliliği vurgulandı. Kurumsal Dayanışma ve İş Birliği Vurgusu BALKANTÜRKSİAD çatısı altında düzenlenen etkinlikte, üyeler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi en önemli başlıklardan biri oldu. Katılımcılar, bu tür organizasyonların sadece sosyal bir buluşma olmanın ötesinde, iş geliştirme ve ortaklık fırsatları yaratma açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Balnet-2 yapılanmasının, özellikle aynı vizyona sahip iş insanlarını bir araya getirerek güçlü bir sinerji oluşturduğu belirtilirken, düzenli toplantı ve etkinliklerle bu yapının daha da güçlendirileceği dile getirildi. Sunumlar ve Değerlendirmeler Yapıldı Program kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda, derneğin mevcut çalışmaları, hedefleri ve gelecek dönem projeleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Katılımcılar, sunumların ardından söz alarak kendi sektörlerine ilişkin görüşlerini paylaştı ve karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda ayrıca, iş dünyasında rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler, yenilikçi yaklaşımlar ve girişimcilik fırsatları üzerine de görüş alışverişi gerçekleştirildi. Geniş Katılım Dikkat Çekti Kahvaltı programına Balnet-2 Başkanı Burcu Aydın başta olmak üzere; Ersin Aslan, Ali Erzincanlıoğlu, Okan Dursun, Erdal Yıldırok, Samet Cebel, Berk Tunakan ve Hasan Bilgiç katılım sağladı. Katılımcılar, bu tür buluşmaların süreklilik kazanmasının hem kurumsal bağları güçlendireceğini hem de yeni iş fırsatlarının önünü açacağını belirtti. Gelecek Dönem İçin Güçlü Mesaj Etkinlik, yapılan değerlendirmeler ve karşılıklı görüş alışverişlerinin ardından sona ererken, Balnet-2 üyeleri önümüzdeki süreçte daha fazla ortak projeye imza atma ve iş dünyasında daha etkin rol alma konusunda kararlılık mesajı verdi. Düzenlenen bu tür organizasyonların, yalnızca mevcut ilişkileri pekiştirmekle kalmayıp aynı zamanda yeni iş birliklerinin de kapısını araladığı ifade edilirken, BALKANTÜRKSİAD’ın bölgesel ve ulusal ölçekteki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların da devam edeceği vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.