Hava Durumu

#İstanbul

- İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Martı TAG Davasında Kritik Karar! Mahkemeden Paylaşımlı Yolculuk İçin Önemli Hüküm Haber

Martı TAG Davasında Kritik Karar! Mahkemeden Paylaşımlı Yolculuk İçin Önemli Hüküm

Türkiye'de ulaşım sektöründe uzun süredir tartışmalara neden olan Martı TAG uygulamasıyla ilgili hukuki süreçte yeni bir aşamaya gelindi. Taksi esnafı temsilcileri tarafından açılan haksız rekabet davasında, 14. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar gündeme damga vurdu. İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası, Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası ile çeşitli taksi odalarının taraf olduğu davada, paylaşımlı yolculuk hizmetlerinin hukuki durumu değerlendirildi. MAHKEMEDEN GENEL YASAKLAMA KARARINA RET Yaklaşık dört yıldır devam eden davada mahkeme, mevcut mevzuatta açıkça yasaklanmayan bir ticari faaliyetin yalnızca yargı kararıyla tamamen yasaklanamayacağına dikkat çekti. Kararda, ticari faaliyetlere yönelik yasakların, izinlerin ve ruhsatlandırma şartlarının belirlenmesinde yasama organı ile ilgili idari kurumların yetkili olduğu vurgulandı. PAYLAŞIMLI YOLCULUKTA GİRİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU Mahkemenin değerlendirmesinde, teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan yeni ulaşım modellerinin girişim özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiğine işaret edildi. Dijital platformlar üzerinden sunulan paylaşımlı yolculuk hizmetlerinin hukuki çerçevesinin açık biçimde belirlenmesi gerektiği ifade edildi. TAKSİCİLER VE MARTI TAG ARASINDAKİ TARTIŞMADA YENİ DÖNEM Martı TAG uygulaması ile taksi esnafı arasında uzun süredir devam eden tartışmalar, özellikle yolcu taşımacılığında rekabet koşulları ve ruhsatlandırma uygulamaları üzerinde yoğunlaşıyor. Verilen karar, paylaşımlı yolculuk sistemlerinin hukuki statüsüne ilişkin tartışmalarda önemli bir gelişme olarak öne çıktı. GÖZLER YENİ YASAL DÜZENLEMELERDE Mahkeme kararında, kent içi ulaşımda değişen ihtiyaçlara uygun yeni yasal düzenlemelerin önemine de dikkat çekildi. Kararın, Martı TAG'ın bütün faaliyetlerinin koşulsuz olarak serbest bırakıldığı veya mevcut taşımacılık mevzuatından muaf tutulduğu anlamına gelmediği belirtilirken, uygulamanın geleceğine ilişkin hukuki ve idari süreçlerin önemini koruduğu değerlendiriliyor. ULAŞIM SEKTÖRÜNDE YENİ BİR SAYFA AÇILABİLİR Martı TAG ve taksi odaları arasındaki davada verilen hüküm, dijital ulaşım platformları ile geleneksel taşımacılık sektörü arasındaki rekabetin geleceği açısından dikkat çekici bir gelişme oldu. Paylaşımlı yolculuk hizmetlerinin hangi şartlarla faaliyet göstereceğine ilişkin tartışmaların, yeni yasal düzenleme çalışmalarıyla devam etmesi bekleniyor.

BURSA MERKEZLİ DOLANDIRICILIK OPERASYONU: 4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Haber

BURSA MERKEZLİ DOLANDIRICILIK OPERASYONU: 4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında İstanbul, İzmir ve Hatay’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Gözaltına alınan 7 şüpheliden 4’ü tutuklanırken, firari 1 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Bursa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin koordineli çalışmaları sonucunda, bilişim sistemleri kullanılarak vatandaşların dolandırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatıldı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüphelilerin adresleri tespit edildi. 3 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON Savcılık talimatıyla ekipler, şüphelilerin İstanbul, İzmir ve Hatay’daki adreslerine eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda toplam 7 şüpheli gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda dolandırıcılık suçuyla bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda materyale el konuldu. 4 ŞÜPHELİ CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 7 şüpheliden 3’ü hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında firari durumda bulunan 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi. Bursa Emniyet Müdürlüğü, vatandaşları mağdur eden dolandırıcılık yapılanmalarıyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı.

MUBI FEST İSTANBUL SİNEMA VE MÜZİĞİ AYNI GECEDE BULUŞTURDU Haber

MUBI FEST İSTANBUL SİNEMA VE MÜZİĞİ AYNI GECEDE BULUŞTURDU

MUBI FEST İstanbul, Paribu Art’ta düzenlenen özel açılış gecesiyle başladı. Sinema, sanat ve iş dünyasından çok sayıda ismin katıldığı gecede Paweł Pawlikowski’nin yeni filmi “Ata Yurdu (Fatherland)” Türkiye’de ilk kez seyirci karşısına çıkarken, gecenin finalini Mirkelam konseri yaptı. İstanbul’un kültür-sanat takvimine hareketlilik getiren MUBI FEST İstanbul’un açılışı, 4 Eylül Cuma akşamı gerçekleştirildi. Festivalin açılış gecesine Arif Pişkin, Nezaket Erden, Fadik Sevin Atasoy, Gürgen Öz, Ece Dizdar ve Serdar Orçin’in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. “ATA YURDU” TÜRKİYE’DE İLK KEZ GÖSTERİLDİ Gecenin sinema ayağında, Paweł Pawlikowski imzalı “Ata Yurdu (Fatherland)” filminin Türkiye prömiyeri gerçekleştirildi. Cannes Film Festivali’nden ödülle dönen yapım, festival seyircisinin karşısına ilk kez İstanbul’da çıktı. Alicia Kapudağ’ın performansının ardından gerçekleştirilen film gösterimi, gecenin en dikkat çeken etkinliklerinden biri oldu. MİRKELAM SAHNEYE ÇIKTI Sinema gösteriminin ardından festival bu kez müzikle devam etti. Açılış partisinde sahne alan Mirkelam, sevilen şarkılarını davetliler için seslendirdi. Sahne performansı ve enerjisiyle geceye renk katan Mirkelam, MUBI FEST İstanbul’un sinema ile müziği bir araya getiren açılışına damga vurdu. CANNES’TAN İSTANBUL’A DİKKAT ÇEKEN YAPIMLAR 5-6 Eylül tarihlerinde Paribu Art’ta devam edecek festival, dünya sinemasının yeni ve dikkat çeken yapımlarını İstanbul’daki sinemaseverlerle buluşturacak. Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerlerini gerçekleştiren Arthur Harari’nin “The Unknown”, Lukas Dhont’un “Coward”, Na Hong-jin’in “Hope” ve Jane Schoenbrun’un “Miyazma Kampı (Camp Miasma)” filmleri festival kapsamında Türkiye’de ilk kez gösterilecek. Programda ayrıca Cannes Jüri Ödülü sahibi Oliver Laxe imzalı “Sirat”, Markus Schleinzer’in “Rose” filmi ile Alejandro González Iñárritu’nun “Paramparça Aşklar Köpekler (Amores Perros)” filminin 25. yılı için hazırlanan 4K restorasyonu da yer alıyor. FESTİVAL 6 EYLÜL’E KADAR SÜRECEK MUBI FEST İstanbul yalnızca film gösterimleriyle sınırlı kalmayacak. Festival boyunca söyleşiler, canlı müzik performansları, özel etkinlikler ve farklı yeme-içme alanları ziyaretçilerle buluşacak. Sinema ve müziği aynı çatı altında buluşturan festival, 6 Eylül Pazar akşamına kadar Paribu Art’ta devam edecek.

Yunus Aydın Perspektifiyle Bursa Ulaşımı: Viyadük Eksikliği mi, Bilinçli Tercih mi? Haber

Yunus Aydın Perspektifiyle Bursa Ulaşımı: Viyadük Eksikliği mi, Bilinçli Tercih mi?

Türkiye'nin en güçlü sanayi kentlerinden biri olan Bursa, üretim kapasitesi ve ekonomik dinamizmiyle öne çıkarken, şehir içi ulaşım politikalarında diğer büyükşehirlerden ayrışan bir model izliyor. İstanbul, İzmir ve Ankara gibi metropollerde yaygın olarak kullanılan şehir içi viyadük elde etme Bursa'da neredeyse hiç bulunmaması, kentte dikkat çekici bir farklılık olarak öne çıkıyor. Bu eksiklik bir eksiklik mi yoksa kalmış bir şehircilik tercihi mi olduğu sorusu, Uludağ Organize Sanayi Bölgesi geçmiş dönem Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aydın'ın değerlendirmeleriyle çok boyutlu şekilde ele alınıyor. Türkiye'de Viyadüklerin Rolü Türkiye'de özellikle büyükşehirlerde viyadükler, yoğun trafik, şehir içi ulaşımı ayırarak kesintisiz ulaşım sağlama olanağı görüyor. Mecidiyeköy'deki viyadük sistemi, İstanbul'un en yoğun arterlerinden biri olan D-100 (E-5) üzerinden transit şerit şehir içinden ayrıştırarak önemli bir rahatlama sağlıyor. Bu yapı, Bursa'daki Kent Meydanı ve Heykel gibi yoğun merkezlerle benzer bir işlevi üstlenebilecek potansiyele işaret ediyor. Bornova viyadükleri ise İzmir’de adeta bir “üst ulaşım koridoru” oluşturarak özellikle liman bağlantılarında kritik rol oynuyor. Bu model, Bursa’da Görükle ile Kestel hattı arasında kesintisiz bir üst yol alternatifi olarak değerlendiriliyor. Başkent Ankara’da ise viyadükler çoğunlukla coğrafi zorunlulukların sonucu olarak ortaya çıkıyor. Dikmen ve Kuzey Ankara aksında yer alan yapılar, vadiler arasında kesintisiz ulaşım sağlıyor. Bursa’nın Tercihi: Yer Altı Çözümleri Bursa’da ise uzun yıllardır öncelikli tercih “battı-çıktı” (dalçık) sistemleri oldu. Şehir, viyadük yerine trafiği yer altına almayı tercih ederek farklı bir planlama yaklaşımı benimsedi. Bu tercihin arkasında öne çıkan temel unsurlar şöyle sıralanıyor: Tarihi ve estetik hassasiyetler: Osmanlı mirası ve Uludağ silueti, şehir üstünde büyük beton yapıların oluşmasına karşı çekince oluşturdu. Şehir dokusu: Yoğun yerleşim alanları arasında viyadük geçirmek, kamulaştırma ve görsel etki açısından zorluklar barındırıyor. Planlama yaklaşımı: Yerel yönetimler uzun yıllar boyunca “üstten değil alttan çözüm” modelini benimsedi. Ancak artan nüfus, genişleyen sanayi alanları ve özellikle organize sanayi bölgelerine yönelen ağır vasıta trafiği, mevcut sistemin sınırlarını zorlamaya başladı. Sanayi Kenti İçin Yeni Ulaşım Modeli Arayışı Uludağ OSB’nin eski başkanı Yunus Aydın, Bursa’nın artık klasik şehir kimliğinin ötesine geçtiğini vurguluyor: “Bursa artık sadece bir şehir değil, aynı zamanda dev bir üretim merkezi. Organize sanayi bölgeleri arasındaki bağlantılar ve liman erişimi, şehir içi trafikten bağımsız düşünülmek zorunda.” Bu çerçevede özellikle İzmir Yolu ile Ankara Yolu aksında planlanabilecek viyadük sistemlerinin, ulaşımda yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği ifade ediliyor. Olası Viyadük Sisteminin Avantajları Kesintisiz ulaşım: Sinyalizasyon ve kavşaklardan bağımsız bir ekspres hat oluşturulabilir. Zaman ve yakıt tasarrufu: Özellikle sanayi lojistiğinde verimlilik artışı sağlar. Kritik noktaların rahatlaması: Acemler gibi yoğun kavşaklarda %30-40 oranında rahatlama mümkün olabilir. Maliyet avantajı: Bazı projelerde yer altı çözümlerine göre daha ekonomik olabilir. Tartışmanın Odağı: Şehir Silueti Viyadük projelerinin en çok tartışılan yönü ise görsel etkisi. Bursa gibi tarihi ve doğal kimliği güçlü bir şehirde, yüksek beton yapıların kent estetiğine etkisi önemli bir tartışma başlığı olarak öne çıkıyor. Bu nedenle olası projelerde mimari tasarım, çevresel uyum ve şehir siluetiyle entegrasyon kritik önem taşıyor. Gelecek Perspektifi: Hibrit Ulaşım Modeli Uzmanlara göre Bursa’nın ulaşım geleceği, tek bir modele bağlı kalmak yerine hibrit çözümlerde şekillenecek. Battı-çıktı sistemleri, raylı ulaşım ve sınırlı viyadük uygulamalarının birlikte planlanması, daha sürdürülebilir bir ulaşım altyapısı oluşturabilir. Özellikle Görükle – Kestel hattında geliştirilebilir çok katlı ulaşım sistemi, hem şehir içi bölünme hem de sanayi lojistiğini dönüştürme potansiyeline sahip. Sonuç Bursa'da viyadüklerin günümüze kadar tercih edilmemesi bir eksiklikten çok, geçmiş planlama anlayışının bir olarak değerlendirilmesi yapılıyor. Ancak model ihtiyaçları, artan üretim kapasitesi ve lojistik talepler, bu yaklaşımın yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Sanayi, nüfus ve baskı baskısının arttığı yeni dönemde Bursa'nın, daha cesur ve gelişmiş ulaşım çözümlerine yönelmesi kaçınılmaz görünüyor.

Bursa Bilinçli Bir Şekilde Körleniyor! Haber

Bursa Bilinçli Bir Şekilde Körleniyor!

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, yaptığı sert ve dikkat çekici açıklamayla merkezi yönetimi hedef aldı. Kaya, Türkiye'nin en kritik sanayi ve dağılımının biri olan Bursa'nın dönüşüm konusunda “bilinçli şekilde ihmal edildiğini” vurgulayarak, mevcut politikaları açıkça eleştirdi. Kaya, deprem gerçeğinin her geçen gün daha yıkıcı biçimde kendini gösterdiğini hatırlatarak, Bursa'nın mevcut yapısının stokunun alarma geçtiğini ifade etti. Bilimsel veriler ve saha gözlemlerine dikkat çeken Kaya, şehrin yapı kalitesi ve risk durumu açısından “en tehlikeli illerden biri”nin devam ettiğini çizdi. Merkezini kesen dönüşüm desteklerini büyük ölçüde İstanbul'la sınırlı tutmasını “kabul edilemez bir çifte standart” olarak nitelendiren Kaya, “Yarısı Bizden” kampanyası ve 3 milyon TL'ye kadar 0,69 faizli kredi imkânının Bursa'ya uygulanmamasını açık bir eşitsizlik olarak değerlendirdi. Açıklamada sert ifadeleri kullanan Kaya, "Deprem şehirleri arasında ayrımcılık yapmazken, haksız ayrımcılık yapma vicdanları yaralıyor" diyerek sosyal devlet anlayışının zedelendiğini söyledi. “GERÇEK BEKA SORUNU DEPREMDİR” Kaya, Türkiye'nin en büyük depremin deprem olduğunu vurgulayarak, Gölcük ve Kahramanmaraş depremlerinin örneğini gösterdi. "Saniyeler süren depremler, aylar süren savaşlardan daha fazla can alabilir. Bu gerçek inkar edilemez" ifadesini kullandı. “ÇAĞRIMIZ NET, TAVRIMIZ SERT” İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı adına konuşan Kaya, çağrılarının açık olduğunu belirtti: Bursa'nın nihai dönüşüm sürecinin artık ertelenemeyeceğini söyleyen Kaya, İstanbul'da uygulanan desteklerin tamamıyla Bursa'da da hayata dönüştürülmesi dile getirildi. 3 milyon TL'ye kadar düşük faizli kaynak desteğinin Bursalılara sunulmamasını “açık ihmal” olarak nitelendirdi. Kaya, olası bir felaketin yaşanması halinde sorumluluğun gerekli adımlarda atmayanlarda genişleme sert bir dille ifade ederek, “Bu vebalin altından kimse kalkamaz” dedi. Açıklamasını kararlı bir mesajla sonlandıran Kaya, Bursa'nın kaderinin ihmallerle belirlenmesine izin vereceklerini belirterek, “Bu mücadeleden geri adım atmayacağız” ifadesini kullandı.

BULTÜRK’ten Bursa’da Tarih ve Kültür Buluşması Haber

BULTÜRK’ten Bursa’da Tarih ve Kültür Buluşması

“Rumeli'ye Geçiş” Konferansı ve “Kırcaali Efsanesi” Belgeseli Gençlerle Buluştu BULTÜRK Derneği, Bursa'da tarih ve kültür bilincini güçlendiremeye yönelik dikkat çekici bir etkinliğe imza attı. Hürriyet Anadolu Lisesi ev sahipliğinde düzenlenen programda, “Rumeli'ye Geçiş” konulu konferans ile “Kırcaali Efsanesi” belgesel gösterimi bir araya getirilerek özet özet bir tarih planı sunuldu. Tarihsel Arka Plan: 93 Harbi'nden Günümüze Programın açılış konuşmasını BULTÜRK Genel Sekreteri Aysu Akbaş gerçekleştirdi. Akbaş, 93 Harbi olarak bilinen Rus Türk Savaşı'ndan bu yana Bulgaristan Türklerinin yaşadığı tarihte özetlenerek, güçlü bir küresel çerçeveye sunuldu. Konuşmasında BULTÜRK'ün faaliyetlerine de değinen Akbaş, özellikle Bulgaristan'da Türk toplumunun siyasi temsilinin gidişatının önemini vurguladı. Bu bağlamda “Kırcaali Efsanesi” belgeselinin, Balkan Türklerinin hafızasını canlı tutan önemli bir eser olduğunu ifade etti. Konuşmalarda Öne Çıkan Temalar: Kimlik ve Medeniyet Bilinci Etkinliğin öne çıkan rollerinden biri olan eski Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk, Bulgaristan Türklerine yönelik çalışmaları hatırlatarak belgeselin önemine dikkat çekti ve BULTÜRK yönetimini tebrik etti. Arzu Ünal ise konuşmasında yapısal süreçte daha geniş bir perspektiften seçildi. Buhara'dan Ahlat'a, Anadolu'dan Çanakkale'ye ve oradan Kırcaali'ye uzanan yolculuğu; Hoca Ahmed Yesevi ve Ebu Mansur el-Maturidi çizgisinde bir “medeniyet yürüyüşü” olarak tanımladılar. Bu süreçte aynı zamanda “Nizam-ı Âlem”, “Turan” ve “Kızılelma” ideallerini de temsil ettiğini vurguladı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nden Banu Özdemir ise Kırcaali anlatımının yalnızca bir bilimsel anlatı olmadığını, aynı zamanda bir bilinç ve dava meselesinin ifade edilerek bu tür askerlerin tüm Türk oluşumlarının ulaştırılması olduğunu belirtti. Eğitimcilerden Tam Destek Etkinliğe ev sahipliği yapan Okul Müdürü Hasan Çetin, Bulgaristan ziyareti sırasında Kırcaali'de bulunduğunu ve türbeyi ziyaret ettiğini belirttiği bu tür kişilerin gençlerin tarih bilgisinin güçlü olduğunu söyledi. Müdür yardımcısı Feyza Çağlar da belgeselin daha geniş kitlelere ulaştırılması çalışmasını vurgulayarak, kültürel verimliliğin aktarımında eğitimin rolüne dikkat çekti. “Tarihi Yazmak Bizim Sorumluluğumuz” Programın en dikkat çekici mesajlarından biri BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk'ten geldi. Ulutürk, gençlere hitaben yaptığı konuşmada tarih bilincinin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: > “Tarihi bize hep başkaları anlattı. Artık kendi tarihimizi kendimiz yazmalıyız.” Gençlerin üretken olmasını vurgulayan Ulutürk, örnek olarak bir öğrencinin hazırladığı Kırcaali'nin ayrıntılı boyama kitabını göstererek herkesin kendi imkanlarıyla tarih ve kültüre katkı sunabileceğini ifade etti. Ulutürk ayrıca, Osmanlı İmparatorluğu için Rumeli'ye geçişin bir dönüm noktası olduğunu hatırlatarak, bu süreçte İstanbul'un fethi ve bütünlük bakışının incelenmesindeki kritik rolüne dikkat çekti. Yoğun Katılım, Anlamlı Kapanış Yoğun katılımla gerçekleşen program, hem konferans hem de belgesel gösterim sayesinde Rumeli tarihi ve Balkan Türklerinin kültürel zenginlikleri hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Etkinlik sonunda düzenlenenlere BULTÜRK tarafından plaket ve kupa takdim edilirken, sunulana “Kırcaali” sergilenen kitaplar hediye edildi. Kültürel Hafızaya Katkı BULTÜRK katılıyor, bu tür etkinliklerin temel amacının genç nesillere tarih bilincini öğrenme ve Balkan Türklerinin kültürel mirasını yaşatmak olduğunu belirtti. Bursa'da gerçekleşen bu program, yalnızca bir konferans ve belgesel gösterimlerin tarihlerinin; geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kuran, kültürel hafızayı diri tutan önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.

Göçmen Kaçakçılığı ve Kaçak Yabancı Uyruklu Şahısların Barındırılmasına Yönelik Operasyon Düzenlendi Haber

Göçmen Kaçakçılığı ve Kaçak Yabancı Uyruklu Şahısların Barındırılmasına Yönelik Operasyon Düzenlendi

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, düzenli göçle mücadele kapsamında yabancı uyruklu kişilerin kaçak olarak çalıştırıldığı ve barındırıldığı adreslere yönelik operasyonlarda toplam 28 yabancı uyruklu kişi tespit edildi.  23 yabancı uyruklu şahsın Yıldırım ilçesinde bir iş yerinde çalışmasına izinleri olmadan kaçak olarak çalıştırıldığı,  5 yabancı uyruklu şahsın ise Nilüfer ilçesindeki bir adreste yasa dışı olarak barındırıldığı,  Tespit edilenlerden 11'inin çocuk, 17'sinin büyüdüğü ve  5 şahsın kimliksiz olarak yurda yasa dışı yollardan giriş yaptığı. Yapılan incelemede, yabancı uyruklu kişilerin kişi başı aylık 20 Bin TL ücret karşılığında çalıştırıldığı, barındırılan kişiler için ise aylık 16 Bin TL karşılığında kalacak yer temin edildiği tespit edilmiştir. Kaçak olarak yabancı uyruklu kişiyi çalıştıran iş yeri sahibi hakkında gerekli idari işlemler uygulanmış, yabancı kişilerin barındırıldığı kaydedilen 2 şüpheli kişi yakalanarak gözaltına alınmıştır. Kimliksiz olduğu kaydedilen yabancı uyruklu kişiler ise işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edilmiştir. 2. Bursa-Ankara yolu İnegöl otoban bağlantı bağlantısı, Kütahya ilinden yasa dışı giriş yapan yabancı uyruklu kişilerin ücret karşılığında taşındığı tespit edilen araçta yapılan kontrolde, sürücü hariç yolcu durumunda 4 yabancı uyruklu bulunduğu yerde, bunlardan 1 şahsın yol izin belgesine tabi farklı ile kayıtlı olduğu, 3 şahsın ise kimliksiz olarak yasa dışı yollardan giriş yaptığı. Şahıslar işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edildi. Yapılan araştırmada, yabancı kişilerin 18 Bin TL ücret karşılığında Kütahya'dan İstanbul'a götürülmek üzere araç sürücüsü ile anlaştıkları tespit edilmiştir. Organizatörün sürücü ölümlerini kaybetmesi, kullandığı araç ise korsanlık nedeniyle yediemin otoparkına çekilmesidir. Şüpheli makam adlilara sevk edilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.