Hava Durumu

#İklim Krizi

- İklim Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SİVİLAY’dan Av Turizmi Uygulamasına Tepki: “Canlıların Yaşam Hakkı İhale Konusu Yapılamaz” Haber

SİVİLAY’dan Av Turizmi Uygulamasına Tepki: “Canlıların Yaşam Hakkı İhale Konusu Yapılamaz”

Bursa merkezli SİVİLAY Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Bağcı Uzun, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2026–2027 Av Turizmi Uygulama Talimatı ile açılan av kotalarına yönelik sert açıklamalarda yer aldı. Uzun, özellikle Bursa'nın İnegöl Devlet Avlağı'nda bir kızıl geyik için açılan av kotası ve buna karşılık kaydedilen 225 bin TL'lik avlama bedelini eleyerek, uygulamanın doğa korumasıyla çeliştiğini savundu. “Bir canlının yaşamı fiyatlandırılamaz” SİVİLAY tarafından yapılan, Türkiye genelinde kızıl geyik, yaban keçisi, melez yaban keçisi, çengelboynuzlu dağ keçisi ve Anadolu yaban koyunu gibi türler için seçici av kotasının belirlenmesinin kamu vicdanında ciddi hastalıklar yaratıldığı ifade edildi. Sibel Bağcı Uzun, yaban hayvanlarının ekosistemlerinin bir parçası olduğunu belirterek, bu türlerin ekonomik bir değerinin üzerinden avlanmaya açılmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, “Canlıların yaşam hakkı ihaleleri konusu yapılamaz” ifadesi öne çıkarken, özellikle kızıl geyiklerin orman ekosistemindeki rolüne dikkat çekildi. Bu türlerin bitki örtüsünün dengelenmesi, doğal yaşamın sürdürülmesi ve biyolojik çeşitliliğin bakış açısından kritik öneme sahip olduğu belirtildi. Av turizmi politikalarına eleştiri SİVİLAY, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün temel görevinin yaban hayatının korunması olduğunu hatırlatarak, av turizmi kapsamında gelir elde edilecek “çelişkili bir yaklaşım” olarak değerlendirildi. Açıklamada, yabancı sermayenin ekonomik bir meta haline getirilmesinin koruma politikalarıyla bağdaşmadığı ifade edildi. Kuruluş, özellikle iklim krizi, orman yangınları, habitat kaybı ve kuraklık gibi tehditlerin arttığı bir ortamda av kotası uygulamalarının yeniden gözden kaybolmasını savundu. Daha önce iptal edilenler hatırlatıldı Açıklamada, Bursa ve Türkiye'nin farklı bölgelerinde tarihsel olarak benzer ihalelere yönelik kamuoyunda tepkiler ve açılan davalar sonucunda bazı mekanların iptal edildiği ya da durdurulduğu hatırlatıldı. SİVİLAY, bu durumun mevcut tartışmaların toplumsal mülkiyet haklarının arttığını gösterdiğini belirtti. “Doğa korunmalı, ticari meta yapılmamalıdır” Sibel Bağcı Uzun, doğanın korunmasının ancak bilimsel ve etik temeller üzerine inşa edilebileceğini ifade ederek, turizmi politikalarının bağımsız bilim insanları ve sivil toplumların toplumların katılımıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamada ayrıca, yerli paranın gelir kaynağı olmadığı, gelecek nesillere aktarılması gereken ortak doğal mirasların olduğu vurgulandı. SİVİLAY'dan üç maddelik çağrı SİVİLAY, açıklamanın sonunda resmi olarak şu çağrılarda bulundu: İnegöl Devlet Avlağı başta olmak üzere koruma türlerinde av kotalarının iptal edilmesi Turizmi politikalarının bilim insanları ve STK'ların gösterilmesiyle yeniden düzenlenmesi Yaban sıcaklığın ekonomik değil, ekolojik değer üzerinden korunması Sonuç SİVİLAY, av turizmi uygulamalarının doğa koruma anlayışıyla yeniden ele alınmasını savunarak, yabancıların korunmasının yalnızca tanıtım değil aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Açıklamada, “doğanın bir fiyatı olamaz” vurgusu öne çıkarıldı.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Sert Çıkış: “İznik Gölü’nü Göz Göre Göre Kurutuyorlar!” Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler’den Sert Çıkış: “İznik Gölü’nü Göz Göre Göre Kurutuyorlar!”

Bursa'nın en önemli doğal miraslarından biri olan İznik Gölü'nde yaşanan dramatik su kaybı, kamuoyunda giderek büyüyen bir endişeye dönüşürken, DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler'den dikkat etme ve sert ifadeler içeren bir açıklama geldi. Genişler, yağışlara rağmen göl seviyesinde yükselmemesinin “doğal değil, tamamen insan kaynaklı bir felaket” olduğunu vurgulayarak kurumsale yüklendi. “Yağmur Yağıyor Ama Göl Dolmuyor: Bu Bir Yönetim Krizidir” Recep Genişler, son dönemde artan yağışlara rağmen İznik Gölü'nün su seviyesinde toparlanmamasını eleştirerek, "Yağış var ama sonuç yok. Çünkü sorun gökyüzünde değil, kırılma yapılan yanlışlarda. Bu artık bir doğa olayı değil, açık bir yönetim krizidir" ifadesini kullandı. Sanayiye Sert Eleştiri: “Göl Adeta Fabrikalara Tahsis Edilmiş” Genişler, göldeki sanayi tesislerinin kontrolsüz su kullanımını dikkat çekmeyi, denetim eksikliğini hedef aldı: "Sanayi tesisleri aralığı sınırsız bir kaynak gibi kullanılıyor. Su çekiliyor ama geri dönüş yok. Denetim yok, yaptırımlar yok. İznik Gölü kısmen bazı fabrikalara tahsis edilmiş durumda. Bu kabul edilemez." Tarım Politikalarına Tepki: “Vahşi Sulama Devam Ediyor” Tarımda modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılmamasını da eleştiren Genişler, yabani sulamanın göl üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti: "Çiftçi suçlanamaz, çünkü doğru yönlendirme yapılamıyor. Hâlâ ilkel sulama yöntemleri kullanılıyor. Damla sulama gibi sistemler teşvik edilmediği sürece bu israf devam edecek. Gölün suyu bilinçsizce tüketiliyor." İklim Krizi ve Kurumsal İhmalkârlık İklim değişikliğinin etkilerine de değinen Genişler, artan sıcaklıkların buharlaşmasını hızlandırdığını ancak asıl sorunun buna karşı önlem alınmaması olduğunu söyledi: "Evet, iklim krizi var. Ama bu krizle mücadele etmek için rejimin görevi. Siz hiçbir önlem almazsanız, buharlaşma artar, kaynaklar kurur. İznik Gölü kaderine terk edilmiş durumda." “Gölü Besleyen Damarlar Kurutuldu” Gölü besleyen dere ve büyümenin zayıflamasına da dikkat etme Genişler, plansız su yönetiminin ekosisteminin çökme noktasına geldiğini ifade etti: "Gölü besleyen damarlar bir kurutuldu. Dereler ya kurudu ya da bakış açısı değiştirildi. Bu göl kendi kendini yenileyemez hale getirildi." Sazlık Tahribatı: “Doğal Kalkan Yok Edildi” Kıyı bölgelerinde yaşanan tahribata da değinen Genişler, sazlık ürünlerinin yok olmasının büyük bir ekolojik hata olduğunu belirtti: "Sazlıklar bu gölde akciğeriydi. Yakıldı, kesildi, yok edildi. Doğal koruma aralıkları kaldırıldılar. Bu sadece çevre katliamı değil, ihanettir." “Bu Gidişle İznik Gölü Haritadan Silinecek” Açıklamanın sonunda resmi çağrıda bulunan Genişler, acil önlem alınmazsa geri dönüş olmayan bir süre boyunca girileceğini vurguladı: "Eğer bugün radikal olaylar alınmazsa, çok geç olacak. İznik Gölü'ne göre yok oluyor. Bu sadece İznik'in değil, Türkiye'nin kaybı olur. Herkes sorumluluk almak zorundadır." İznik Gölü'nde yaşanan bu kritik süreç, su yönetimi politikalarının yeniden tartışılmasının nedeni, bölgedeki kamuoyundaki gelişmeler tarafından yakından takip ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.