Hava Durumu

#Hukuki Süreç

- Hukuki Süreç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuki Süreç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürsu’daki Avukat Cinayetinde İlk Duruşma İçin Geri Sayım: Kocaefe Davası 23 Eylül’de Başlıyor Haber

Gürsu’daki Avukat Cinayetinde İlk Duruşma İçin Geri Sayım: Kocaefe Davası 23 Eylül’de Başlıyor

Bursa'nın Gürsu ilçesindeki avukat Hatice Kocaefe'nin sağlık durumunun kaybolduğu saldırıyla ilgili davada ilk duruşmanın 23 Eylül 2026'da yapıldığı bildirildi. Soruşturma kapsamında 5 kişi tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Davanın ilk duruşmasında baroların da geniş katılımla hazır olmaları bekleniyor. BURSA - Gürsu'da 28 Nisan 2026'da meydana gelen ve avukat Hatice Kocaefe'nin hayatını kaybettiği saldırının ardından adli süreçte yeni bir aşamaya geçiliyor. Kocaefe'nin tedavisine ilişkin davanın ilk duruşması 23 Eylül 2026 Çarşamba günü Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaşanıyor. İstanbul Barosu'na kayıtlı Kocaefe'nin, ablası Elif Çalışkan'ın ticari yaptırımın tahsili amacıyla yürüttüğü hukuki süreç nedeniyle hedef alınırken iddia edilirken, olay aynı zamanda avukatların mesleki faaliyetlerinde karşı karşıya kalınan tehdit ve şiddet tartışmasını da şiddetlendi. OLAYIN ARKASINDAKİ İDDİA: TİCARİ ALACAK Soruşturma dosyasına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre olayın, Gürsu’daki meyve ticareti nedeniyle ortaya çıkan bir alacak anlaşmazlığından kaynaklandığı öne sürüldü. İddiaya göre Hakkı Çetin’in, Elif Çalışkan’a ait soğuk hava deposuyla yaptığı ticari işlemler kapsamında yaklaşık 5 milyon liralık borcu bulunuyordu. Alacağın tahsili için hukuki sürecin başlatılması üzerine Çalışkan, avukat olan kardeşi Hatice Kocaefe’den destek aldı. İcra takibinin ardından taraflar arasındaki anlaşmazlığın büyüdüğü, hukuki işlemlerin geri çekilmesi yönünde baskı ve tehditlerde bulunulduğu iddiaları soruşturma dosyasına yansıdı. 28 NİSAN’DA SİLAHLAR KONUŞTU Soruşturmanın konusu olan saldırı, 28 Nisan’da Gürsu’nun Ağaköy Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Hatice Kocaefe, ablası Elif Çalışkan ve babaları Rahmi Kocaefe’nin birlikte bulunduğu sırada bir araçla bölgeye gelen saldırgan tarafından ateş açıldı. Kurşunların isabet ettiği Elif Çalışkan yaralanırken, Hatice Kocaefe ağır yaralandı. Sağlık ekiplerince Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Kocaefe, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Saldırı anının çevrede bulunan güvenlik kameralarına yansıdığı ve görüntülerin soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi. 5 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Saldırının ardından başlatılan soruşturmada 7 kişi gözaltına alındı. Soruşturma sürecinde Hakkı Çetin’in yanı sıra A.Ç., E.Ü., S.S. ve H.S. tutuklandı. V.A. ve S.U. hakkında ise adli kontrol kararı uygulandı. Şüpheliler yönünden dosyada kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, suça azmettirme, suçluya yardım etme ve suçluyu kayırma gibi farklı suçlamaların bulunduğu bildirildi. Sanıkların yargılama sırasında olayda hangi rolü üstlendikleri ve üzerlerine atılı suçlardan sorumlu olup olmadıkları mahkeme tarafından değerlendirilecek. SANIKTAN “TESADÜFEN KARŞILAŞTIM” SAVUNMASI Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de Hakkı Çetin’in savunması oldu. Çetin’in, Kocaefe ve ailesini olay günü tesadüfen gördüğünü, saldırının önceden planlanmadığını ve ateş ederken öldürme amacı taşımadığını ileri sürdüğü aktarıldı. Buna karşın soruşturma kapsamında incelenen güvenlik kamerası görüntülerinde, şüphelinin olay öncesinde bölgede otomobiliyle bulunduğuna ilişkin tespitlerin yer aldığı belirtildi. Söz konusu görüntülerin, saldırının planlı olup olmadığı konusunda yargılamada ele alınması beklenen deliller arasında bulunduğu ifade edildi. BAROLARDAN DAVAYA YAKIN TAKİP Kocaefe’nin öldürülmesinin ardından Bursa Barosu davaya müdahil olma talebinde bulundu. Bursa Barosu, olayın yalnızca bireysel bir cinayet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, avukatların yürüttükleri mesleki faaliyetler nedeniyle tehdit edilmesinin ve hedef alınmasının savunma hakkı açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı. İstanbul Barosu ve Türkiye Barolar Birliği de süreci yakından takip eden kurumlar arasında yer aldı. İLK DURUŞMA 23 EYLÜL’DE Kocaefe cinayetiyle ilgili davanın ilk duruşması 23 Eylül 2026 saat 10.00'da Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaşandı. Duruşmaya Türkiye Barolar Birliği'nin, farklı illerden barolar ve Avukat Hakları Merkezlerinden çok sayıda avukatın katılımı bekleniyor. İlk celsede sanıkların savunmalarının toplanması, dosyadaki delillerin değerlendirilmesi ve olayın öncesinde iddiaların mahkeme önünde sunulması bekleniyor. GÖZLER MAHKEMENİN VERECEĞİ KARARDA Hatice Kocaefe'nin ölümüyle birlikte saldırı, bir ticari alacak anlaşmazlığının ötesinde, avukatların mesleklerini yerine getirirken karşılaşılabilen tehdit ve şiddet tehdidi yeniden alevlendi. Davada mahkemenin değerlendireceği açıklamalar arasında saldırının nasıl gerçekleştiği, olayın planlanıp planlandığı, sanıkların saldırıdaki rolleri ve Kocaefe'nin faaliyet faaliyetinin ortaya çıktığı olup olmadığı iddialar mevcut. 23 Eylül'de başlayacak yargılama, hem Kocaefe standardının standardında hem de savunma makamına yönelik şiddet tartışması açısından hukuk camiası tarafından yakından takip edilecek.

Çataltepe’de 18 yıllık bekleyişe tepki: ÇATSANDER’den “Tüm iddialar araştırılsın” çağrısı Haber

Çataltepe’de 18 yıllık bekleyişe tepki: ÇATSANDER’den “Tüm iddialar araştırılsın” çağrısı

Bursa'da yıllardır tamamlanmayı bekleyen Çataltepe Sanayi Sitesi Projesi, bu kez mağdur esnafın tepkisiyle gündeme geldi. Çataltepe Sanayi Sitesi Mağdurları Dayanışma Derneği (ÇATSANDER), yaklaşık 18 yıldır sonuçlandırılmayan projeyle ilgili süreci yer alan tüm iddiaların bağımsız bir şekilde incelenmesini istedi. Dernek yönetimi tarafından yapılan, binlerce esnafın yıllardır iş yeri politikasında olduğu belirtilirken, artık yalnızca bir sanayi yatırımı çıktığı ve ciddi bir mağduriyet kaydına dönüştüğü savunuldu. “ESNAF 18 YILDIR BEKLYOR” ÇATSANDER Başkanı Zekai Akdoğan, Başkan Yardımcısı Mehmet Kuş ve Başkanvekili Aydın Çitil imzasıyla yayınlandı, 2008 yılında Bursa esnafının ihtiyacının karşılanmak amacıyla başlatıldığı hatırlatıldı. Dernek, yaklaşık 3 bin 200 esnafın proje kapsamındaki arsa ve altyapı bedellerini ödediğini, ancak aradan geçen yıllara rağmen iş yerlerine kavuşamadığını belirtti. Açıklamada, yüksek enflasyon, ekonomik para birimleri ve artan inşaat masraflarının geçen süre ile birlikte esnafın üzerindeki yükü daha da artırıldığı ifade edildi. HUKUKİ SÜREÇ VE DEVİR İDDİALARI GÜNDEMDE ÇATSANDER açıklamasında, kalıcı geçmişte yaşanan hukuki sorunlar nedeniyle de uzun süre ilerleyemediği belirtildi. Dernek yönetimi, deneme sürecinin devamının ardından yeniden ilerlemesini beklediklerini ancak bu kez bazı devirlerde ve geniş kapsamlı programlarla ilgili yeni soru işaretlerinin ortaya çıktığını öne sürdü. Açıklamada özellikle 2018 yılında kurulan BESKOOP'a yaklaşık 3 milyon metrekarelik sanayiye ait ihaleler ve bedelsiz şekilde devredildiği iddiası gündeme getirildi. ÇATSANDER, söz konusu sürecin hangi hukuki gerekçeyle gerçekleştirildiğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. “İŞLEMLERİN HUKUKİ DAYANAĞI AÇIKLANMALI” Dernek ayrıca, devir işlemlerinin BESOB Genel Kurulu tarafından verilen açık bir yetkiye dayanıp dayanmadığını savundu. TOKİ'nin süreçte yanıltılabileceğine iddiaların da bulunduğu ÇATSANDER, söz konusu iddiaların bağımsız yargılama makamlarının incelemesi sırasında incelemede bulundu. Dernek açıklamada, kamu yararını ilgilendiren böylesine büyük farklılık bir projede tüm çözümün şeffaf biçimde ortaya çıkması gerektiği vurgulandı. MAĞDURİYETİN BOYUTUNA DİKKAT ÇEKİLDİ ÇATSANDER, yaşanan sürecin yalnızca iş yeri sahibi olamama sorunuyla sınırlı olmadığını belirtti. Açıklamada, yıllardır yatırım yapılamayan, işletmesini büyütemeyen ve ekonomik verim nedeniyle borç yükü altında kalan esnafın bulunduğu ortaya çıkarıldı. Dernek, uzun süreli beklemenin ekonomik kayıplarının yanı sıra sosyal ve psikolojik sorunların da beraberinde geldiğini savundu. VALİLİK RAPORU İÇİN AÇIKLAMA TALEBİ ÇATSANDER'in gündeme getirdiği bir diğer konu ise Bursa Valiliği tarafından toplanan komisyonun hazırladığı rapor oldu. Dernek, söz konusu inceleme raporlarının kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. Mağdur esnafın sürdürdüğü incelemelerin çözümlerini bilmeden haklarını elinde bulunduran yönetimi, raporun gizli kalmaması gerektiğini savundu. “SORUMLULAR HESAP VERMELİ” Açıklamanın sonunda ÇATSANDER, Çataltepe Sanayi Sitesi sürecinde hukuka aykırı işlem, kamu zararı veya ihmali bulunup bulunmadığının tüm görev olayları ile ortaya çıkmasını istedi. Dernek, herhangi bir sorumluluk tespitinde ilgili kişiler hakkında gerekli idari ve cezai bölümlerin işletilmesi organizasyonunda bulunuyordu. ÇATSANDER'in açıklamasında, “Bursa esnafı daha fazla beklemek istemiyor” mesajı öne çıkarken, yaklaşık 18 yıllık sürecin bütün ayrıntılarıyla aydınlatılması ve varsa sorumluların hukuk önünde hesap verilmesi istendi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde Büyük Tasfiye İddiası: Bozbey Döneminde Alınan Personellerin İşine Son Veriliyor Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde Büyük Tasfiye İddiası: Bozbey Döneminde Alınan Personellerin İşine Son Veriliyor

Mustafa Bozbey yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi, kamuoyunu sarsan kişisel operasyon iddialarıyla öne çıktı. Belediyede yaşanan görev değişiklikleri ve işten çıkmalar kentte büyük tepkiye neden oldu, kapsamlı çalışanların kapı önüne konulduğu yöndeki iddialar Bursa siyasetinde adeta deprem etkisi yarattı. İddialara göre, Mustafa Bozbey döneminde belediye bünyesine alınan çok sayıdaki görevine verildi. Belediye koridorlarında yazışmaların her geçen gün bildirildiği belirtilirken, işten ayrılan parçaların önemli bir bölümünde herhangi bir yeterliliğin gösterilmeden işsiz bırakıldığı öne sürülüyor. Özellikle ekonomik vatandaşın belini büktüğü bir dönemde iddia edilen bu toplu işten çıkarmalar, kamu vicdanında ciddi rahatsızlıklar oluştu. Belediyede yıllardır emek hizmetleri karşılığında çalışanların bir gecede işsiz bırakıldığı iddiaları, “liyakat mı, siyasi hesaplaşma mı?” sorularını da beraberinde getirdi. Kulislerde konuşulan iddialar bununla sınırlı değil. Belediye içindeki bazı birimlerde geniş kadro değişimleri devam ediyor, yeni bir yapılanma adı altında sistemli bir kişisel mali tabloların yürütüldüğü sürüp gidiyor. İş akitleri sona eren personelin yaşadığı mağduriyetin geçen gün büyüdüğü belirtilirken, ailelerin ciddi ekonomik çıkmaza sürüklendiği ifade ediliyor. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı oynananlara tepki gösterirken, “emek kıyımı”, “belediyede büyük tazminatlar” ve “çalışanlar neden hedefte?” dikkat dikkat dikkat. İşten çıkarıldığı bazı kişisellerin hukuki süreçlerini başlattığı ya da hazırlandığı da iddialar arasında yer aldı. Tüm bu gelişmeler yaşanırken şimdi Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimine çevrilmiş durumda. Kamuoyu, iddiaların doğru olup olmadığı hakkında net ve kapsamlı bir açıklama bekliyor. Belediye yönetiminin sessizliğini koruması ise tartışmaları daha da büyütüyor. Bursa'da yaşanan bu gelişmenin önümüzdeki günlerde siyasi ve hukuki boyutuyla daha da büyümesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.